Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

ASKF VE ZAFER KUPASI ADI ALTINDA KİM YADA KİMLER NE RANT ELDE EDİYOR?!

Bu haberin fotoğrafı yok

Adı Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) olan BAL ligine yılladır yapışıp, kalan Ziraat Türkiye Kupa maçları şansını da Karsspor ile karışılacak olan Gölespor’a kaptıran ve mevcut Doğubayazıtlı başkanın istifasıyla kongre kararı aldığını duyuran Serhat Adanaspor’un önümüzde ki sezona liglere katılmak için aradığı parayı bir gün önce ‘bulduk, her şey tamam’ denen sonra da denen sonrada bulmadık, Allahtan gün uzatıldı’ denen şu günlerde mevcut spor sahasını yenilemektense, Ziraat Kupası maçlarına çıkacak Göle’nin yanı sıra valinin Millet Bahçesi gibi ışıkları yanmıyor’ diye dert yanan çocuklara ‘parmaklarınızı şıkırdatın ışıklanır’ dediği Posof sahasının düzelip, top oynanacak hale sokması beklenen İl Spor Müdürlüğünün bütçesi 500 bin TL. olduğu söylenen Zafer Turnuvasını kan revan için de götürmeye kalkmasını izlerken UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu rövanşında, Fransa Ligue 1 ekibi Olimpik Lyonu Muriqi ve Archie Brown’ın golleriyle 2-1 galip ayrılarak adını Şampiyonlar Ligi’ne yazdıran Fenerbahçeli .bende merak etiğim bir iki konuya bu kavgaya pardon tartışmalara bugünkü yazımla girmek istiyorum.
Evet, Ardahan’da düzenlenen ve organizasyonunda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile futbolun yerel paydaşlarının yer aldığı Zafer Turnuvası, futboluyla değil, neredeyse her yıl tekrarlanan şiddet olaylarıyla gündeme gelmeye devam ediyor.
Resmî kayıt ve disiplin mekanizmalarının nasıl işletildiği tartışmalı olan, futbol oyun kurallarının eksik uygulandığı yönünde ciddi eleştirilerin bulunduğu, saha güvenliği ve sağlık tedbirlerinin yeterliliği konusunda soru işaretleri taşıyan bu turnuvanın neden ve kimlerin ısrarıyla sürdürüldüğü artık kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır.
Dahası, kısa süre içerisinde yaklaşık 500 bin liralık bir harcama yapıldığı iddia edilen organizasyon için bu paranın hangi kalemlere, hangi usulle ve kimlere ödendiğinin de açıklanması gerekiyor.
Çünkü ortada artık yalnızca bir futbol turnuvası yok.
Ortada kamu kaynaklarının kullanımı, sporcu ve hakem güvenliği, şehrin huzuru ve kamu kurumlarının sorumluluğu meselesi var.

ZAFER KUPASI, “UTANÇ KUPASI”NA DÖNÜŞTÜ
Geçmiş yıllarda avukatlar ile özel harekât polislerinin karıştığı kavga dahil birçok olayla gündeme gelen Zafer Kupası, dün gece yaşananlarla birlikte bir kez daha şiddetin gölgesinde kaldı.
Müsabaka boyunca hakeme yoğun itirazlarda bulunan, saha içerisinde hakemin duyabileceği şekilde hakaret ettiği öne sürülen futbolcular ve kenar yönetiminin oluşturduğu gerginlik, karşılaşmanın son bölümünde yaşanan penaltı pozisyonunun ardından kontrolden çıktı.
İddiaya göre maçın orta hakemine arkadan fiziki müdahalede bulunuldu. Hakemin kendisine yönelik bu müdahaleye refleks göstermesinin ardından olayların dozu daha da arttı.
Yaşanan arbedede orta hakem saldırıya uğrayarak hastanelik oldu.
Olayların bununla da sınırlı kalmadığı, EADANS SK oyuncularının rakip Kilim Mobilyaspor yöneticileri ve futbolcularıyla da kavga ettiği belirtildi.
Bütün bunların ardından sorulması gereken soru çok açık:
Bu turnuvanın devam etmesi için daha ne yaşanması gerekiyor?

HAKEMLER SALDIRIYA UĞRADI, TURNUVA DURDU; SONRA HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DEVAM ETTİ
Daha geçtiğimiz hafta hakemlere yönelik saldırıların ardından hakem camiasının turnuvadan çekilmesi üzerine organizasyona ara verilmişti.
Ancak turnuva pazartesi günü yeniden başlatıldı.
Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla önceki olaylara karışan takım ve futbolcular hakkında turnuvadan men gibi caydırıcı yaptırımlar uygulanmadan organizasyonun devam ettirilmesi, yaşanan son olayların ardından çok daha ciddi biçimde sorgulanmalıdır.
Burada İl Hakem Kurulu’nun aldığı karar da tartışmaya açıktır.
Turnuvanın devam edebilmesi adına yeniden hakem görevlendirilmesi iyi niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Ancak birkaç gün önce iki hakemin şiddete uğradığı bir organizasyona yeterli güvenlik tedbirlerinin sağlandığından emin olunmadan yeniden hakem gönderilmesi, istemeden de olsa mevcut düzensizliğin devamına zemin hazırlamıştır.
Ve dün gece iki hakem daha kendisini olayların ortasında bulmuştur.

AMATÖR FUTBOLU DA BALTALIYOR..
Zafer Turnuvası’nın yalnızca güvenlik yönü değil, Ardahan amatör futboluna verdiği zarar da tartışılmalıdır.
Futbolcuların herhangi bir ciddi lisans, disiplin ve sportif sorumluluk mekanizması olmaksızın bu tür organizasyonlarda yer alabilmesi, şehirdeki futbol enerjisinin gerçek amatör liglerden uzaklaşmasına neden oluyor.
Bir tarafta sezon boyunca kulüp yönetmeye, lisans çıkarmaya, deplasmana gitmeye, antrenman yapmaya ve federasyon kurallarına uymaya çalışan amatör kulüpler…
Diğer tarafta birkaç haftalık, kuralları ve yaptırım mekanizmaları sürekli tartışılan bir turnuva.
Bu yapının Ardahan amatör futboluna ne kazandırdığı açıklanmalıdır.

GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ İLE ASKF’YE SORUYORUZ
Turnuvanın organizasyonunda Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli ile ASKF’nin etkin rol aldığı yönündeki iddialar kamuoyunda uzun süredir konuşuluyor.
Bu nedenle artık açık ve şeffaf cevaplara ihtiyaç var.
Turnuvanın toplam bütçesi ne kadar?
Yaklaşık 500 bin lira harcandığı iddiası doğru mu?
Doğruysa bu para hangi kalemlerde kullanıldı?
Organizasyonda görev alan kamu personeline mesai veya başka bir ad altında ödeme yapıldı mı?
Yapıldıysa kimlere, hangi görev karşılığında ve ne kadar ödeme yapıldı?
Turnuvanın resmî statüsü nedir?
Futbolcular hangi lisans veya kayıt sistemiyle müsabakalara çıkıyor?
Disiplin hükümlerini kim uyguluyor?
Hakeme saldıran futbolcular hakkında hangi yaptırımlar uygulanıyor?
Müsabakaların güvenlik planını kim hazırlıyor?
Sağlık tedbirlerinden kim sorumlu?
Ve en önemlisi:
Bütün bu olaylara rağmen bu turnuvanın devam etmesinde neden bu kadar ısrar ediliyor?
ASKF’nin asli sorumluluk alanı olan amatör futbolun gelişmesine zarar verdiği yönünde ciddi eleştiriler bulunan böyle bir organizasyonda hangi gerekçeyle yer aldığı da ayrıca açıklanmalıdır.

HAKEMLER HASTANEDE, SOSYAL MEDYADA “ZAFER TURNUVASI DEVAM EDİYOR”
Dün gece yaşananların ardından ortaya çıkan görüntü ise tartışmanın belki de en çarpıcı tarafı oldu.
Hakemlerin hastanede tedavi gördüğü saatlerde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarından “Zafer Turnuvası devam ediyor” paylaşımının yapılması, yaşanan olayların ciddiyetinin kurum tarafından yeterince kavranıp kavranmadığı sorusunu beraberinde getirdi.
Bir spor organizasyonunun amacı insanları bir araya getirmek, spor kültürünü geliştirmek ve gençleri spora teşvik etmektir.
Eğer bir organizasyon her yıl kavgalarla, hakem saldırılarıyla, güvenlik tartışmalarıyla ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına ilişkin sorularla gündeme geliyorsa artık mesele futbol olmaktan çıkmıştır.
Zafer Kupası’nın kime ne kazandırdığı bilinmiyor; ancak Ardahan’a ne kaybettirdiği her geçen gün daha açık görülüyor.
Şimdi Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile ASKF’nin kamuoyuna açık bir şekilde cevap vermesi gerekiyor:
Bu turnuva neden devam ediyor?
Harcanan para ne kadar ve nereye harcanıyor?
Yaşanan şiddetin sorumluluğunu kim üstlenecek?
Ve son olarak:
Bazlarının tutuklanıp, hapse girmesi ve yeni bir hakemin daha hastanelik olması mı gerekiyor, yoksa artık birileri “yeter” diyecek mi?
Bilmem ama Ardahan’da olduğu gibi sporda da heç iyi şeyler olmuyor desek yeridir..

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..

Ardahan’da düzenlenen Zafer Kupası adlı futbol turnuvasında yaşanan şiddet olayları ve yolsuzluk iddiaları, yerel spor camiasında büyük bir tartışma konusu haline gelmiştir. Turnuva sırasında hakemlere yönelik gerçekleşen fiziki saldırılar ve bitmek bilmeyen kavgalar, organizasyonun spor ruhundan uzaklaşarak bir güvenlik sorunu haline geldiğini gözler önüne sermektedir. Gazeteci Fakir Yılmaz, organizasyon için harcanan yaklaşık 500 bin liralık kamu kaynağının şeffaf olmayan kullanımı ve denetimsizliği hakkında yetkili kurumlardan acil cevaplar beklemektedir. Amatör futbolun gelişimine katkı sağlamak yerine mevcut düzene zarar veren bu yapının, disiplin mekanizmalarından yoksun olması eleştirilerin odağında yer almaktadır. Yazar, kentin huzurunu bozan ve sporcu sağlığını tehdit eden bu ısrarlı organizasyonun arkasındaki rant iddialarının üzerine gidilmesi gerektiğini savunmaktadır. Sonuç olarak kaynak, sporun birleştirici gücünün yerini kaos ve belirsizliğe bıraktığı bu “utanç tablosuna” karşı bir kamuoyu duyarlılığı oluşturmayı hedeflemektedir.