Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Göle, Hanak yetmedi Posof!

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın sunduğu

‘Gazetecilerle Gündem’ Pazar Günleri

Uydu Üzerinde Yayın Yapan Ulusal Tv, TEMPO TV’de..

İzlemek için yukarı da ki linki TIKla..

YENİ KANALIMIZA ÜCRETSİZ 1 TIK İLE  ABONE OLMANIZI RİCA EDERİZ..

YouTube https://www.youtube.com/@fakirajansardahan

yukarıda ki videonun sesini açarak izleyebileceğiniz TIKla..

GAZETECİLERLE GÜNDEM  PAZAR GÜNLERİ SAAT: 15.00’TE

TEMPO TV EKRANLARINDA

 

Videolu Haberlerimiz İçin Yukarıda ki Videonun Sesini Açabilirsiniz..

REKLAMLARINIZ

yüz binlerin okuduğu gazetelerimiz,

sitelerimiz ve sanal ortamlarımız da.. Ara yayınla de.. 05354183258

Ardahanlı iş insanı Gürsoy Karataş’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı BYM Fashion Giyimde yıl sonu indirimler bir TIK’la Gar dolabınızda.. www.bymfashion.com

EHLİYETİNİZİ ALMAK İÇİN ÖNCE BİZE ULAŞIN 

TAY SÜRÜCÜ KURSLARI

Veysel Karatay
0 532 324 02 35

Mesajlarınız ve reklamlarınızla haber sitelerimiz, gazetelerimiz,

TEMPO TV, YouTube ArdahanHaberTV’de ve sanal ortamlarımızda binlere ulaşır..

Sende ara mesaj, reklam ver.. 05354183258

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..

Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,

Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..

https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/

Ç

Göle, Hanak yetmedi Posof!

‘Yenilme’, ‘Güncelleme’ adı altında bu yılda ormanları adeta doğranan Ardahan’da Göle’ye ‘Yeşil Göle’ adını veren sarıçamlardan sonra, Hanak ve Posof’ta da ‘katliam’a varan orman kesimleri ara vermeden devam ediyor.
Ardahan’ın Göle ilçesinde başlayıp, Yalanızçam, Çamlıçatak (Gölebert), Hanak’tan sonra şimdi de Gürcistan’a sınır Posof’ta orman kesimlerine başlanıldı.
Ara vermeden devam eden orman kesimlerine karşı sesiz kalan muhalefet partilerinin yanı sıra yerel stk’ların yanı sıra ‘kışlık yakacak, ağaç kesimi, odun taşıma’ karşılığında susan orman köylülerinin yanında yerel basının duyarsızlığını fırsata çeviren Orman Müdürlükleri, başta batıdaki stk’lar ve duyarlı çevreci, basının çıkışlarına karşın Posof Alköy’de ki gibi daha fidan denecek genç, yaşlı demeden orman katliamına varan bölgede ki ormanlardaki çam kesimlerine devam ediyor.

ORMANLARI KESEREK GÖLE’Yİ KURTARMAYA DEVAM!..
Başta Göle’de olmak üzere bölgede ara verilmeden devam eden orman kesimine kamuoyu suskun Federasyon ve Derneklerin belediyeyeler ait salonlarda 106. kurtuluş yıl dönümünü halaylar eşliğinde kurtardığı şu günlerde, Posof, Hanak, Çamlıçatak ve Göle’de katliama varan derece orman kesimleri hızla sürüyor.

ŞAVŞAT STK’LARI ORMANINA,

DOĞASINA SAHİP ÇIKARKEN

BİZİMKİLER ORTADA YOK!

Önüne çekilecek olan Beşikkaya HES Barajı ile Azerbaycan’a kadar uzanan ve Bakü’nün içme suyu olan Kura Nehrinin Artvin’de ki barajlara akıtılması hedeflendiği, onca HES’ten sonra GES’lerin yapılmaya çalışıldığı Yeni Partili Belediyesi olan Ardahan’da sessizce izlenirken, AK Partili Belediyenin başında olduğu Şavşat’ta doğacılar susmuyor

Başta kira ödeyemediği için İstanbul’un merkezi denen Şişli’den bir kenar mahalleye taşınan, 0 212 232 75 75 nolu telefonu hacizlik olup, kapanan kongresine kısa bir süre kalan Ardahan Dernekler Federasyonu olmak üzere kendisine bağlı olan derneklerle sanalda kavga eden Göle Dernekler Federasyonu, Belediye Başkanı ile kavgalı olan Damal Dernekler Federasyonu, 3’e bölündüğü ileri sürülen Çıldır Federasyonu olmak üzere federasyonlaşamam Posof ve Hanak Derneklerinin ortada olmadığı şu günlerde Göle ve Hanak’ta ‘genişletme, yenileme’ adı altında katliama varan orman kesimlerini devam ettiği, doğasını doluya çeviren HES’le yetmedi , GES’lerin yapılmak istediği, Kura Nehrinin önüne çekilmeye hazırlanılan Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümün Karadeniz’e akıtılacağı Ardahan’ın stk’lar ortada gözükmediği şu günlerde ‘Ardahan’a bağlanması gerekir’ denen Şavşat Federasyonu ve derneklerinde önemli çalışma ve çaba.

Havaalanı yapılan, yeni gümrük kapısı ve demiryolu yapılan, futbol takımı 1. Futbol liginde oynayan, GES, GES, GİS ve RES’lerle Kafkas Arısının Gen merkezi olan doğası yok edilen, 1,9 milyar liralık yatırımla bölgeye kazandırılan Ünlendi Barajı tarım barajı ile Çukurova’ya kafa tutacak olan ve nüfusu 90 binlere düşen Ardahan nazaran her yıl nüfusu artıp, 250 binlere doğu giden Iğdır’ın alıp, başını giderken Ardahan’ın İl dışında bulunan stk’ların yanında Ardahan merkezde ki yarı resmi stkların da ses çıkmazken, Ardahan’a komşu olan Şavşat Stk’ları doğasın için alanlarda.

Seçim telaşı içinde olan Ardahan ve Ticaret Sanayi Odası, hayvancılığın yanında tarımdan sorumlu Ardahan ve Göle Ziraat Odaları, kasasında 6 milyon nakit parası olan ama 6 değil, bir hayvan yetişicisine katkı sunmamakla eleştirilen Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği, Ardahan Belediyesi tarafından yapılan ancak BAL ligi takının parasızlıkta profesyonel ligden düşüp, Amatör liglere atıldığı türkücü belediye başkanının döneminde 3 yıldır BAL festivalinin yapılmasına katkı sunamayan Ardahan Arıcılar Birliği, Koyun, Keçi Yetişicileri Birliği ile Çiftçi Koruma Dernekler gibi 150’ye yakın dernekten de ses olmadığı biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapılı, yılladır bir çivi çakılmayan OGS’si olan, Millet Bahçesi , Milli Egemenlik parkından perişan durumda olan Ardahan’ın yer altı madenlerine göz diken, doğasının beton, kum ve inşaatçılar tarafından altının üstüne getirilirken, Şavşat Dernekleri Federasyonu, Şavşat’ta yapılması planlanan Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesine karşı yürütülen hukuki süreçte önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.

Dava kapsamında hazırlanan ikinci bilirkişi raporunun şirket lehine görüş bildirdiği aktarıldı.
Bilirkişi heyeti, projenin çevreye, su kaynaklarına, tarım ve hayvancılığa ciddi bir zarar vermeyeceğini savunurken; Federasyon rapordaki eksikliklere ve çelişkilere dikkat çekti. Daha önce alanında uzman bilim insanlarına hazırlatılan bilimsel mütalaadaki jeolojik risklerin, kuş göç yollarının, su kaynaklarının ve mera alanlarının raporda göz ardı edildiği vurgulandı. Bölgedeki su kaynaklarında başlangıç analizleri yapılmadan ve devasa hafriyat ile yol çalışmalarının etkisi hesaba katılmadan karar verildiği ifade edildi.

Şavşat Dernekleri Federasyonu, hukuki mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirterek şu açıklamada bulundu: “Bizim karşı olduğumuz yenilenebilir enerji değildir; Şavşat’ın doğasını, suyunu ve yaşam alanlarını korumaktır. Rapordaki çelişkilere karşı uzman hocalarımızın hazırlayacağı yeni teknik mütalaa ile gerekli tüm itirazlar mahkemeye sunulacaktır.”

Stk’cılar ise eğlencedeydi!

Öte yandan yaklaşan kış öncesi yoğun bir şekilde çalışan bölge insanı bin bir sorunla baş başa çayır, tarla ve yaylalarda olduğu şu günlerde Kışları kaz geceleri, yazları se sazlı eğlence etkinlikleri ile başka zaman ortada gözükmeyen STK başkanları ise İstanbul’da Damal federasyonun bilet karşılığında İstanbul’da düzenlediği bol eğlenceli etkinlikte Hoçvan, Çıldır, Göle federasyon başkanları ile poz veriyordular.

Yollar onarılmıyor, Ormanlar doğranıyor!

Kimse duymuyor..

Posof Türkgözü, Çıldır Aktaş Gümrük kapıları ve Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın kent içleri dahil, köy ve yayla yollarının olağanüstü bozuk olması ve onarılmasının yanında Allahuekber  dağlarından başlayıp, Yalanızçam, Meşe Hanak, Çıldır ve Posof’a kadar uzanan yeşil çamları ‘genişletme, yenileme’ adı altında katliama varırcasına doğranarak kesilmesini ne kimse duyuyor, ne dur diyor nede görüyor.


Bir iki duyarlı stk yetkilisi ve basın mensubunun çabaları ise bugüne dek yaşanan bu iki önemli olaya duyarsız toplum ve basın, medya anlayışı eklenince soruna güçleri yetmiyor.

ORMAN BAKANLIĞI VE TRT

ORMANLARI KESMEK İÇİN

DOLU’YU BAHANE! ETTİ!

EVLİYA-ÇELEBİNİN YÜZ YILLAR ÖNCE GELİP, ORMANLAR İÇİNDE GÖREMEDİĞİ İÇİN ADINI, ‘MEŞE ARDAHAN! KOYDUĞU ARAHA’IN ORMANLANI KESMEYE DEVAM ETMEK İÇİN TRT’YE YAPTIRDIĞI ‘ÖZEL) HABER İLE YENİ BİR BAHANE ÖNE SÜRDÜ..

2000-2020 yılları arasında en çok değiştirilen yasa olarak kayırlara geçen Orman Kanununu geride kalan Ocak ayında bi kez daha değişip,  6831 Sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerinin uygulanmasına ilişkin yeni bir yönetmelik daha yayınlan ve  Yönetmeliğin 4. Maddesinde ormandan “kamu yararı” gerekçesiyle izin verilecek yerler genişletilmiş ve ne yazık ki ormanlar ucuz arsa konumuna getiren Orman Bakanlığı, bölünmüş yol ve HES’lere sarıçamları kurban edilen Ardahan’da orman kesimine ara vermeden devam ediyor.

DOLU ÇILDIR’I VURDU, ORMAN GÖLE VE ARDAHAN ÇAMLARINI DOĞRUYOR!

Her yıl ‘Yenileme, Genişletme, Seyrekleştirme’ adı altından katliama varan ormanlık kesimleri yapan Orman Bakanlığı son günlerde bölgede etkili olan Dolu’yu bahane ederek, devam eden ve yıl sonuna kadar yapacağı orman kesimlerine yol açtı.

Göle’de yağmayan, Çıldırlı vuran Dolu yağışlarını fırsata çeviren ve TRT ekibine ‘Ardahan’ın Akciğerleri  Temizleniyor.. Çürüyen ağaçlar ve zararlı böcekler temizleniyor.. Fidanlar dikiliyor.. Dolunu vurduğu ağaçlar kesilecek..’ diyerek  haber yaptıran Orman Bakanlığına bağlı Erzurum Orman Müdürlüğü, Ardahan’ı saran ormanlık Yalanızçam Ormanlarını kesime devam edeceğini alenen duyururken konuyla ilgili orman mühendisleri ile yaptığımız görüşmede Doluyu bahane edip, Orman kesmenin değil Türkiye’de dünyada örneği yok’ dediler.

Orman mühendisleri dolu vursa vursa daha yeni bir, iki yaşında ki fidanlara vurur, Oda mümkün değil, çünkü gökyüzünü güçlü bir çatı misali kapatan Yalanızçaın şimşekte bile yanmayan yapraklarını korumasındadır. Bu olsa olsa orman kesimi için yol açmak ve basın aracılığı ile enformasyon yapmaktan öte bir şey olamaz’ dediler.

‘Kentin zaten yok denecek olan ve İl yüzölçümünün yaklaşık %6‘sını oluşturan ormanlık alanı kesmek, satmak ve gelir elde etmek için bir çabadan başka bir şet değil’ diyen Orman Mühendisleri tarım alanlarına büyük zarar veren dolunun zarar gördüğü köylüye yardımcı olunacağına var olan ormanlarını kesmek için yine o vatandaşın elektik faturasından bile gelir elde eden TRT’ye bu yönde saçma bir haber yaptırıp, orman kesimine alt yapı oluşturması geçekten üzüntü veridi diyerek, Göle Orman Müdürlüğü kapatan, Ardahan’ın Ormanlarını Erzurum’un sınırları içinde gösteren Orman Bakanlığına ve orman Bölge Müdürlüğüne tepki gösterdiler.

HANAK’TA DA YOL İÇİN ORMAN KESİMİ!

Öte yandan daha önce Ölçek köyü yakınlarında Çıldır’a giden yol için büyük bir orman kesimi yapan mevcut Karayolları bu kez Hanak yolunun Posof’a giden yönünü bölmek için Hanak Mesire alanında olduğu bölgede bulunan ormanlık alanlarında ki sarıçamları kesip, yok ettiği ve yeni yol için alan açtığı da öğrenildi.

Bizde susamaktansa daha yeni gazetemize gelen Mucahit Kavak’ın 16.09.2026 günü, akşam saat 18.06’da çektiği son fotoğraflarla konuşmaya devam ediyoruz..

İşete daha dün çekilen fotoğraflarla Ebliya Çelebinin yüz yıllar önce bölgeye geldiğinde ormanlık alandan göremediği ve adını Meşe Ardahan koyduğu, Yalanızçam ve Yeşil Göle adlarını veren Ardahan ormanlarını en son hali bu diyoruz..

Onca fidanı unutan toplum
Dilan’ı da, Narin’i de unutur!

Önce paravan şirketlerden gerçekte olmayan mal alışı yapmak ve daha sonra bunları sahte belgelerle başka şirketlere satmakla suçlanan Dilan Polat olayı ardından 19 gündür kayıp olan ve bir çuvalın içinde cansız bedeniyle bulunan Narin’in olayına kilitlenen kamuoyu başta ‘genişletme, yenilime’ adı altında süren yeşil fidanları katliam denecek derecede kesimi olmak üzere bunlara benzer ülke gündemini yakından ilgilendiren bir çok şeyi de kısa sürede unuttu.

Ardahan’ın Göle İlçesine başlayan ve hala devan eden orman kesiminin kent merkezinin dibin de olan Çamlıçatak (Gölebert) ve diğer ormanlık alanlarda devam ederken ‘Orman platformu’, ‘Doğayı çok seven stk’lar’ rollerini oynayanlar da oynadıkları oyun bitmişçesine bir anda susup, kenara çekildiler.

Ardahan merkez de ki sivil toplum kuruluşlarının yanında bölgede ki basın ve medyanın oralı olmadığı, il dışında ki çok doğa sever (!) stk’ların sanalla da ki bir iki tepkisinden sonra unutulan Ardahan’a meşe, Göle’ye yeşil adını veren orman kesimleri ara verilmeden devam ediyor.

Katliam derecesine varan bölgenin diğer önemli bir simgesi hayat veren yeşil çamların kesimlerde kesim, taşıma ve bir iki ağaç dalı almakla kendilerini karşı sayan orman köylüler ve bir çok konuya olduğu gibi orman kesimine de sesiz kalan muhtarlarda yaşanan onca olumsuzu iki gün hatta iki saat içinde unutanlar kervanında olmaya devam eder ülkede.

İKTİDARIN MECLİS ÜYESİ

MUHALEFET MECLİS ÜYESİ GİBİ İKTİDARI ELEŞTİRDİ!

Promosyon tartışmalarının yaşandığı, AK Partili Meclis Üyesinin katılmadığı, CHP’li Meclis Üyesinin Köylere Hizmet Götürme Birliği Üyesi olduğu, meclis başkanının CHP’li olduğu Ardahan İl Genel Meclisi Haziran Ayının il toplantısına konuşan AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi olan Mahmut Toprak bölgede yeniden başlayan orman kesimlerini sert bir dille eleştirdi.

Şu an AK Parti Göle İlçe Başkanının belediyeye ait eski binada kendisi, ve Göle Belediye yeni, eski başkanlarının kullandığı makam masasını, koltuklarında siyaset yaptığı Göle eski Belediye Başkanlığı ve Göle İlçe Özel İdare Müdürlüğü de yapan eski İmam AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi Mahmut Toprak Meclis kürsünde yaptığı konuşmada, ‘Son dönemde özellikle Göle-Canibeğ ve Serinçayır bölgelerinde “gençleştirme” veya “ekonomik işletme” adı altında yürütülen yoğun ağaç kesimlerinin hemşerilerimiz ve bizler nezdinde büyük bir endişe uyandırdığını dile getiren Toprak, çevre politikalarına yönelik eleştiri ve endişelerini sert bir dille aktardı.

AK Partili Mahmut Toprak’ın bu konuşmasını dinleyenler ‘Maşallah sanki muhalefet partisi İl Genel Meclis Üyesi gibi konuşup, iktidarı eleştirdi’ diyemeden kendilerini adamadılar.

Buda kesilmiş kütük seli!.

Yağmurların sel olup, derelerde taştığı ve bir çok köy merkezini bastığı Ardahan’da katliam denecek vahşi bir kesimle yere serilen sarıçamlar sele kapılan ağaçlar misali yok ediliyor..

Ardahan’da orman kesimine tepki: ‘Bu katliamı durduralım’
Ardahan Göle Dernekler Federasyon Genel Başkanı Eren Küpeli, Göle ilçesinde orman kesim işlerini yapan şirketin damgasız ağaçları kestiğini ileri sürdü: “Bu katliamı durduralım.”
Ardahan’da Göle ilçesinde orman kesim işlerini yapan şirketin damgasız ağaçları kestiğini ileri süren Ardahan Göle Dernekler Federasyon Genel Başkanı ve Okçu Köyü Dernek Başkanı Eren Küpeli, “Bu katliama dur demek için vicdanlı insanlara, STK ve siyasilere çağrıda bulunuyorum. Bu sorun hepimizin sorunu, buyurun gelin bu sorunu hep birlikte yok edelim. Gelin arkamızda durun, bu katliamı durduralım” dedi.
Küpeli, “Bu sorun hepimizin sorunu. Buyurun gelin, bu sorunu hep birlikte yok edelim. Bu sorun benim çocuğumun, sizlerin çocuğunuzun geleceğinin yok olması sorunudur. Bu sorun milli servet sorunudur, bu sorun yaşam sorunudur, bu sorun oksijen sorunudur. Orman İşletmesi Müdürlüğü, Çevre Şehircilik Bakanlığı bu ağaçları kesmek için kendine rant yolu açıyor. Gelin arkamızda durun bu katliamı durduralım” çağrısında bulundu.

Oruç Ayı Muharrem Ayında
Yaş odun kesilemez dense de!

Muharrem orucu tutulan şu günlerde, ‘Hiçbir şekilde su içilmez, et yenmez; bir cennet meyvesi olduğu düşüncesiyle elma yenmez; soğan, ekmek vb. şeyler kesilmez, hayvan kesilmez, yaş odun kesilmez, aynaya bakılmaz, saç taranmaz, banyo yapılmaz, tıraş olunmaz, içki içilmez, eğlence yapılmaz’ dense de Ardahan’da yaş ve genç odunlar tek tek değil, toptan kesilip, doğranmaya devam ediyor.


Başta Göle’de olmak üzere ‘Gençleştirme, Genişletme’ adı altında bölgede yeniden başlayan orman kesimi esnasında genç ve yaş oldukları alenen görünen sarı çamlar tek tek değil, vahşice ve adeta katliam yapılırcasına doğranmaya devam ederken başta çevreciler olmak üzere yöre basını, ileri gelenleri ve muhalefetin sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.

ARDAHAN’IN ORMANLARI İÇİN

ANKARA’YA ÇAĞRI

Ardahan’da son dönemde kamuoyunda tartışmalara neden olan orman kesim çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, Göle ilçesine bağlı Köprülü Beldesi Canibey Yaylası mevkiinde yürütülen üretim faaliyetleriyle ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. İncesu, bölgede yaklaşık 3 bin 200 metrelik üretim çalışmasının planlandığını, ancak vatandaşlardan gelen bilgiler doğrultusunda faaliyetlerin yalnızca “gençleştirme çalışması” olarak değerlendirilmesinin ötesinde ciddi soru işaretleri barındırdığını savundu.

Milletvekili İncesu, yaptığı açıklamada Ardahan’ın en önemli doğal zenginliklerinden biri olan orman alanlarının korunmasının hayati öneme sahip olduğunu belirterek, yıllardır devam eden kesim faaliyetlerine ilişkin denetim ve şeffaflık taleplerinin arttığını ifade etti. “Ardahan’ın Ormanını Ardahan Korusun” Konuya ilişkin sosyal medya hesabından da açıklama yapan İncesu, bölge halkının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların dile getirdiği endişeleri TBMM’ye taşıdıklarını belirtti.

İncesu açıklamasında, kesim faaliyetlerinin kapsamı, denetimi, ihale süreçleri ve çalıştırılan personelin durumuna ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Ardahan’ın doğasına, ormanlarına ve geleceğine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bölge halkının talepleri doğrultusunda konuyu Meclis gündemine taşıdık. Ardahan’ın ormanını Ardahan korusun, Orman Bölge Müdürlüğü Ardahan’a kurulsun.” Dokuz Soruluk Önerge TBMM Başkanlığı’na sunulan soru önergesinde, Canibey Yaylası’nda planlanan çalışmalarla ilgili çok sayıda başlık yer aldı.

İncesu, Bakan Yumaklı’dan; * Kaç ağacın kesileceği, * Üretim miktarının ne olacağı, * Çalışmaların hangi teknik raporlara dayandığı, * İhalenin hangi kooperatif veya yükleniciye verildiği, * Çalışanların kooperatif üyesi olup olmadığı, * Taşeron işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı, * Son yıllarda Ardahan’daki orman üretim faaliyetlerinde yaşanan iş kazaları, * İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri gibi konularda açıklama istedi. Orman Bölge Müdürlüğü Talebi Yeniden Gündemde CHP’li vekilin açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise Ardahan’a bağımsız bir Orman Bölge Müdürlüğü kurulması talebi oldu. İncesu, Ardahan’ın orman varlığına ilişkin kararların ve denetim süreçlerinin bölgenin ihtiyaçlarını daha iyi bilen yerel kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğini savunurken, yıllardır dile getirilen Orman Bölge Müdürlüğü talebini yeniden gündeme taşıdı.

SARIÇAMLARI DEVRİLEN GÖLE’DE

AĞAÇ KATLİAMINA KÖYLÛDEN DESTEK!..

Başta Ardahan’ın Göle ilçesinde olmak üzere bir çok alanda Orman Müdürlüklerince yapılan orman katliamına Orman Köylülerinin destek verdiğini belirten Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Bölgede yaşanan orman kesimleri gibi onca sorun karşısında sesiz kalıp, oralı olmayan stk’ların yanı sıra bölge basının duyarsızlığı, barolar, diğer sivil toplum kuruluşları, muhalefet parti temsilcileri başta olmak üzere siyasiler gibi Orman Köylüleri de suçludur’ dedi.

KASABIN KÖPEĞİ MİSALİ!
Gazeteci Fakir Yılmaz gazeteci geçinip, gerçek sorunları görmeyen ve başta kışları kaz, yazları saz gecelerinde bol bol poz veren stk başkanlarına olmak üzere siyasilere, iş insanlarına yayın evi, stüdyosu olmayan, siyasilere uzattıkları sahte mikrofonlarla haber yapanların olduğu gibi bölgede ki kurum ve kuruluşların görmediği diğer bir olayda Orman Köylülerin ağaç katliamına ortak oluşlarıdır.
‘Yerelde olduğu gibi ulusalda ses getirmeyen içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktıklarını belirten stk’ların yanında orman katliamında, kesimde küçük çıkarları uğruna taşımada para kazanan orman köylülerin ağaç katliamının baş suçlularıdır’ diyerek asıl önemli diğer bir sorunun da bu katliama ortak olan orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları, traktörülerdir’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz orman kesimini çeken duyarlı stk başkanlarına muhabirlerimize saldıran, orman katliamının yaşandığı alana sokmayan Orman Korum Muhafızlarından çok bu katliama ortak olan Orman Köylüleridir’ diyerek yaşanan katliama bir başka yönüne dikkat çekti.
Bu durumun adeta Demircinin köpeği hikayesine ve Bölge Orman Köylüsünün bindiği dalı kesen masala benzediğine dikkat eken AGC/ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bölgede yaşanan bu katılama göz yuman herkesi kınadığını da belirtti.

Tartışmalar Sürecek Gibi Görünüyor.. Özellikle Göle ve çevresindeki ormanlık alanlarda son yıllarda gerçekleştirilen kesim faaliyetleri zaman zaman kamuoyunda tartışmalara neden olurken, üretim çalışmalarıyla ilgili farklı görüşler de bulunuyor. Yetkililer söz konusu uygulamaların ormancılık mevzuatı çerçevesinde ve teknik raporlar doğrultusunda yürütüldüğünü belirtirken, bazı vatandaşlar ise kesimlerin boyutu ve denetim süreçleri konusunda daha fazla şeffaflık talep ediyor. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu’nun soru önergesine Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilecek yanıtın, Ardahan’daki orman çalışmalarıyla ilgili tartışmalara yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.

AK PARTİLİLERİN BİLE KARŞI ÇIKTIĞI

ORMAN KESİMİ YENİDEN!

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolaysıyla bir açıklama yapan AK Parti Ardahan İl Teşkilatının, ‘Bir ağacı yaşatmak geleceği yaşatmaktır. Bir damla suyu korumak medeniyeti korumaktır. Ve bugün Türkiye, yalnızca kendi çevresini koruyan bir ülke değil; çevre adaleti, iklim sorumluluğu ve sürdürülebilir kalkınma konusunda küresel ölçekte söz söyleyen öncü ülkelerden biridir.’  derken aynı Ardahan’da orman kesimine tepkiler gün geçtikçe artıyor.

Ardahan AK Parti  İl Teşkilatının, ‘Bu anlayışın en önemli göstergelerinden biri olarak ülkemiz, Kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacaktır. 196 ülkenin temsilcilerini buluşturacak bu tarihi zirve, yalnızca bir diplomasi platformu değil; insanlığın ortak geleceğine ilişkin kararların şekilleneceği küresel bir vicdan buluşması olacaktır.’ diyerek 5 Haziran Dünya Çevre Gününü kutladığı, AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi olan Mahmut Toprak bölgede yeniden başlayan orman kesimlerini sert bir dille eleştirdiği Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Dedeşen Mahallesi (Köyü) Yaylasında yapılan ağaç kesimi yerel ve ulusal basına yansımasıyla tepkiler yeniden artmaya başladı.

İktidar partisi AK Partililerin, ‘5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlu olsun.’ diyerek çevre gününü kutladığı bir esnada, ‘Herkes sessizliğe bürünmüş memleketimizin sarı çam ormanları yok ediliyor. Bölgemizin tek geçim kaynağı olan hayvancılık doğa katliamlarıyla bitiriliyor kesimi yapan kurum amirleri tahin sürelerini doldurup gidecek bu memleket bu köyler bu ormanlar bizim sahip çıkalım resimde de görüldüğü gibi ne çürüyen nede yaşlı ağaç kesimi yapılmıyor tamamı ince ve genç ağaçlar.’ diyen vatandaşlar her yıl aynı adlarla katliam derecesin de yapılan Oman katliamına tepki göstermeleri yerelin olduğu gibi ulusal basının manşetlerinde yeniden yer alamaya başladığı görüldü.

ORMANLARI BİZ KESERSEK NORMAL, MÜTEHİT KESERSE KATLİAM!

Bir zamanlar oldukça büyük bir alanı ormanlık olan ve Evliya-Çelebinin adına ‘Meşe Ardahan’ dediği Ardahan’da her yıl ‘Genişletme, yenileme, güncelleme’ denerek katliam derecesine varan orman kesiminine yönelik tepkilerin yeniden arttığı şu günlerde Orman Müdürlükleri başta olmak üzere yerel idarecilerinde ‘Bu yönde ortaya konan tepkilerin samimi olmadığı, buna nede ise bölge köylüsünün kesimin kendilerine verilmesi hallinde sustuğunu, oralı olmadığı, göz yumduğu gibi kesimini destelediği ama bu kesimin kendilerine değil, müteahhit firmaya verildiği takdirde Orman Katliam denerek kıyametler koparıp, savunmaya geçtiklerini belirtmeleri’ bölgede yaşanan kesimin bu ilginç durumunun görüldüğü Ardahan’da her yıl yapılan orman kesiminin katliam değil, bakım olduğunu ancak burada ilginç bir durumun yaşandığını ileri sürdükleri de görülmekte.

Yılmaz: Bölgede ki Ağaç Katliamına

Köylülerden Gizli Destek Var!

Ardahan’ın Göle ilçesi başta olmak üzere birçok bölgede Orman Müdürlüklerince yapılan orman kesimlerine, orman köylülerinin destek verdiği belirtiliyor. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve SARDAFED, ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, orman kesimlerinin yarattığı sorunlar karşısında sessiz kalan sivil toplum kuruluşları, barolar, muhalefet partileri ve bölge basını gibi orman köylülerini de eleştirdi.

‘Zeytin ağaçlarının, dut fidanlıklarının maden aramaya, inşaat yapmaya devam ettiği ülkede gerçek doğa severlerce bu yönde yapılan eylem ve tepkiler karşında sus/pus olanların orman kesimi diyerek bağırmaları samimi bir durum değildir’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz, Göle’de kapatılan Orman Müdürlüğüne tepki göstermedikleri gibi Erzurum’un bölge ormanları üzerinde etkisini sürdürmek için Göle’nin içine kadar diktiği sınır levhasının göremeyen bölgede ki orman köylülerinin küçük çıkarlar uğruna orman kesimlerine ‘gizlice’ destek verdiklerini ve bu katliamın baş suçluları arasında yer aldıklarını vurguladı.

Bu orman kesimlerinin yapıldığı Hanak’ta eşimle birlikte kesim alanına gidip, resim ve görüntü çektiğim sırada bana, ‘Biz yemiye alıp para kesiyoruz, kestiğimiz ağaçları traktörlerimizle taşıyıp para kazanıyoruz’ diyerek tepki gösteren Hanak’lı köylülerle ilgili ona haber yappan biri olarak bu sözde tepkilere inanmadığını belirten Yılmaz, “Bölgede yaşanan orman kesimlerine karşı sessiz kalan ve içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktığını iddia eden sivil toplum kuruluşlarının da bu katliamlara sanal ortamlarda yalandan, desinler için yazdıkları bir iki kelime ile sözde tepkileriyle bu orman katliamına asıl suç ortaklarıdır,” dedi.

‘Bunca ormanımız var. Ama çalınan ağaçları tahtaya çevirmekten öteye geçmeyen bir iki hızarcıdan başka neden Bolu’da diğer kentlerde olduğu gibi Ağaç sanayisinin olmadığını, bu ormanlardan niye bir kaşık, bir beşik, bir çocukların kayası iç için kızak yapılmadığını sormayan bölgenin Orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları ve traktör sahiplerinin de bu katliamda önemli bir rol oynadığını belirten Gazeteci Fakir Yılmaz, duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanlarına ve gazetecilere saldıran orman köylülerinin de sorunun bir parçası olduğunu ifade etti. Orman köylülerinin, orman koruma muhafızlarından daha fazla bu katliama ortak olduğunu belirten Yılmaz, yaşanan duruma dikkat çekti.

AGC/SARDAFED, ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, geçen yıllarda yaptığımız, yazdığımız onca durumun bu yıl yeniden yaşandığı bu durumun, “Demircinin köpeği” hikayesine ve “Bindiği dalı kesen” masalına benzediğini söyledi. Yılmaz, bölgede yaşanan bu katliama göz yuman herkesi kınadığını belirterek, bu duruma duyarlı olunması gerektiğini vurguladı.

ORMANLAR YALNICA YANMIYOR,
KESLİLEREKTE YOK EDİLİYOR!..

Yakıcı havaların tüm etkisiyle hüküm sürdüğü şu günlerde geçen yıllara nazaran bu yıl daha çok çıkan orman yangınların tartışılırken bir orman katliamı da bizzat resmi kurumlar tarafından yapılıyor.

Kışın saz, kaz yazın saz etkinliklerinde halay çekmekten başını kaldırmayan stk’ların, tatil keyfine çıkan siyasilerin ortada görünmediği, basının resmi kurumlardan gelen hazır bilgileri, 2al yapıştır2la habercilik yaptığı bir zamanda ‘Gençleştirme, yenileme ve genişletme’ adı altında ‘Sadece yaşlı ağaçları kesiyoruz’ diyen Orman Bakanlığının özel sektöre ihale ettiği orman kesimi işini yapan firmalar daha çok para kazanmak için yaşlı, genç demeden çamları devirmeye devam ettiği yeşil çamlarla çevrili Ardahan’da yeni bir orman katliamı daha yaşanıyor.

Orman katliamını yerinde inceleyen ve kendisine ait sanal sayfada yaşanan katliamı ağlarcasına görüntüleyen Ardahan Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli, ‘ülkede ormanlar yanıyor diye kızılca kıyamet koparanların Ardahan yöresinden vahşice doğranarak, yere serilen sarı çamları her nedense kimse görmüyor, görmek istemiyor’ dedi.
Kura Vadisi’nin etrafındaki parçalanmış dört küçük sarıçam ormanından ve bu ormanları çevreleyen çayırlardan oluşan Ardahan dağları ve vadilerine bulunan ormanlarıyla ülkenin en az ormanın olduğu İller sıralamasında Ardahan son sıralarda yer alırken bu kesimlerin var olanları da yok etmekten öte bir şey olmadığını söyleyen GÖL/FED Başkan Küpeli, aralarında kara çaylak, şahin, kızıl şahin, küçük orman kartalı, delice ve doğan, kara akbabanın da dahil olduğu çok sayıda akbaba ve kartal türü ve önemli kuş ürediği orman yol edilirken insanlar ve dünya için oksijen depoları gibi hayvanların  yuvalarının da yere serilen çamlarla yok edildiğini belirtti.

Kendilerine çevre dostu diyen stk’ların, siyasilerin, aydınların nerede olduğunu ve niye bu her yıl yaşanan orman katliamına karşı çıkmadığını da soran Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli ‘köylere giden yolların olağanüstü bozuk olmasına rağmen orman kesimi için ormanların içine yapılan yolların asfalt gibi yollarını aratmadığını  da belirtip, bunun ağaçları daha iyi kesip, taşımak için olduğunda söyledi.

Göle’nin ormanlarını kurtaramadılar,
İstanbul’a incir ağacı diktiler!..

Başta Göle’de olan üzere Ardahan’ın yalanız çamlarının yanı sıra Göle’nin yeşil çamlarını ‘genişletme, yenileme’ adı altında her yıl vahşice ve katliam derecesine kesilmesi karşında başarısı olan stk’lardan Göle Dernekler Federasyonu Göle’de yapılan çam kesimlerini önlemeyi başaramazken, İstanbul’a incir ağacı dikti.

Göle’de ki ormanları kesmekle ünlü Orman bakanlığının yurt genelinden gerçekleştirdiği Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Bir fidan alıp, diken Göle Dernekler Federasyonu yöneticileri verdikleri pozla iş yaptıklarını belirtirlerken Göle’de ve Ardahan’da her yıl yaşanan orman kesimini neden engelleyemediklerinin konusunda ki duyarsızlıklarını da bir kez daha ilan etmiş oldular.

Önümüzde ki aylarda yapılacak olan ve mevcut yönetimi başarısız gören bir çok isimin başkanlığına ve yönetimine aday olduğu Göle Dernekler Federasyonunun İstanbul Sulatnbeyli, Pendik ilçeleri arasında bulunan ve zaten ormanlık alan olan ormanlık alanda bir afiş bir fidanla verdiği pozla ‘orman seven stk’ olarak görünmeye çalışmasını gören Göleliler, ‘Göle’nin ormanlarını kurtarmadılar, İstanbul’a incir ağacı diktiler’ diyemeden kendilerini alamadılar.

Göle’de ağaç katliamına köylüler destek mi veriyor?
Ardahan’ın Göle ilçesi başta olmak üzere birçok bölgede Orman Müdürlüklerince gerçekleştirilen orman kesimlerine, orman köylülerinin destek verdiği ileri sürüldü. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, orman kesimlerinin yarattığı sorunlar karşısında sessiz kalan sivil toplum kuruluşları, barolar, muhalefet partileri ve bölge basını gibi orman köylülerini eleştirdi.
Yılmaz, orman köylülerinin küçük çıkarlar uğruna orman kesimlerine destek verdiklerini ve bu faaliyetlerin baş suçluları arasında yer aldıklarını vurguladı. Yılmaz, “Bölgede yaşanan orman kesimlerine karşı sessiz kalan ve içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktığını iddia eden sivil toplum kuruluşları da bu katliamın suç ortaklarıdır” dedi.
Orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları ve traktör sahiplerinin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirtti. Duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanlarına ve gazetecilere saldıran orman köylülerinin de sorunun bir parçası olduğunu dile getirdi. Orman köylülerinin, orman koruma muhafızlarından daha fazla bu katliama ortak olduğunu belirten Yılmaz, yaşanan duruma dikkat çekti.
Gazeteci Fakir Yılmaz, bu durumu “Demircinin köpeği” hikayesi ve “Bindiği dalı kesen” masalına benzettiğini ifade etti. Yılmaz, bölgede yaşanan bu katliama göz yuman herkesi kınadığını belirterek, bu duruma duyarlılık gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

DERNEK BAŞKANI ACAR DAĞ’DAN

MUSTAFA KÜPELİ’YE AĞIR SUÇLAMA..

Kirasını ödemediği için icralık olup, 5 yıldan fazladır bulunduğu genel merkezinden kapı dışı edilen Ardahan Dernekler Federasyonu Arda-Fed’in Çevre ve Doğa Komisyonu ve Serinçayır (Çölpenek) Köyü Kültür Derneği Başkanı Acar Dağ’dan Mustafa Küpeli’ye ağır suçlamalar.
Küpeli’nin kendi özel çıkarları uğruna önüne engel olduğunu ve stk’ların içine sızmış bir ajan olduğunu ileri süren Acar Dağ’ın Mustafa Küpeli ile ilgili iddiaları şöyle;

KONUŞMAYAYIM DİYORUM AMA BİZ SUSTUKÇA BİRİLERİ SUSTURDUM ZANEDİYOR

Ardahan Dernekler Federasyonu Doğa Komisyonu çalışmalarına engel çıkartıp, kendini ön planda tutmaya çalışan, elindeki gazete ve sosyal haber kanallarını silah gibi kullanmaya çalışanları bu toplumun beynini karıştırdığı sürece Hiç bir stk dan başarı beklemeyin, bunlar gazeteci değil, stk’ların içine sızmış birer ajandır, bunlar menfaat çıkar üzerine kurulmuş kendini Ardahan’ın beyni sananlar bir gün mutlaka çamurlu su olarak ayaklar altına sızarlar.

BÖLGEMİZDE DOĞAMIZ KATLEDİLİRKEN, ARDA-FED DOĞA KOMİSYON ÇALIŞMALARINI SABOTE ETMEYE ÇALIŞAN BU KOMİSYONU YOK SAYARAK GAZETESİNİN GÜCÜNE GÜVENİP SÖZDE KENDİ BAŞINA PANELLER, TOPLANTILAR DÜZENLEYEN ŞOV YAPAN BİRİLERİNİN OYUNUNA GELMEYECEĞİZ.
Kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan doğamızın varlığını yok eden ve bunu fırsata çevirenler.

ÇOK CESUR GAZETECİ İSENİZ ARDAHAN YALNIZ ÇAM VE GÖLE ORMANLARI YILDIZ ENTEGRE VE KASTAMONU GRUP, 2 DEV ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKİLDİĞİNİ NEDEN YAZAMIYORSUNUZ,
Doğanın nimetlerinden faydalanmak isterken, doğa üzerinden ticaret yapmak, doğayı rant kapısı görmek demek doğanın genleriyle oynamaktan Sadece Ardahan’ımızı değil dünyanın kaderiyle oynamak ve Dünyanın geleceğini yok eden büyük bir tehlikenin içerisindeyiz.
Doğa sever gibi duruş sergileyenler, doğa katledilirken bunu fırsata çevirenler, Doğa üzerinden Şov yapmaya kalkışanlar, STK LAR, Gazeteler, Gazeteciler, amacın Doğayı korumak, kurtarmak olmadığını açık ve net 2024 yılı içerisinde çok iyi anladım.

BİZ ORMAN KESİLMESİN DİYORUZ, SİZ DİYORSUNUZ HIZARLA DEĞİL VİNÇ İLE KESİLSİN. ORMANI DAHA HIZLI KESTİRMEK İÇİN ÖNERİ SUNUYORSUNUZ.
Birileri kendini ön planda tutmak için çabalarken, Gerçek anlamda doğaya aşık, var gücü ile uğraş verirken, aman bunu engelleyelim biz öne çıkalım, paneller düzenleyelim, ORMAN VİNÇ İLE KESİLSİN şov yapalım gazetelere çıkalım canlı yayınlara çıkalım biz konuşalım, ARDA-FED doğa komisyonuna Fırsat vermeyelim çabası içerisine girenler sonrada herkes kabuğuna çekilir, biz kendimizi kahraman ilan ederiz düşüncesi var oldukça başarılı olamayız.
Bu durum da burada bireyleri değil doğayı öne çıkartmalıyız, hiç bir birey, hiç bir dernek, hiç bir federasyon burada tek başına başarı elde edemez, zaten amaç doğa için başarı elde etmek değil, niyet sadece birileri kendini ön planda tutması demektir, egoistliktir.
Ardafed doğa komisyonu çalışma başlattı, bunu duyan egoistler hemen şovlarına başladılar, yıllardır kesilen ormanları görmeyenler sanki orman yeni kesilmiş gibi hemen baş rollere soyundular, siyanür ile zehirlenecek olan ve ormanı peşkeş çekilen Ardahan’ımızı kurtarmak için İstanbul’da sadece üç beş dernek ile toplantıları düzenleyen Göle Fed, Göle’de Sadece 10 kişinin katıldığı panel düzenleyen Gazeteci, yıllardır duyduğumuz alıştığımız konular, aynı söylemler, biz bunları zaten biliyoruz, ama sahaya inmeye korkarlar. Paneller toplantılar bitti herkes evine döndü konuşmalar orada kaldı ve unutuldu, sonuç sıfır.
Kendini Göle’nin abisi hatta Kars Ardahan Iğdır’ın abisi olarak tanımlayan, her platformda kendini onursal başkan diye tanıtan Gazeteciye üç kuruş para ver hiç haber değeri olmayan konuları manşet yapar, ama doğa ile ilgili önemli bir konuyu sevmediği kişinin ona para vermeyeni haber yapmaz, yani bu gibi kişiler bu toplumun başına bela olmuş, atom karınca gibi her yere zıplayan Mustafa Küpeli ve avanesi olan şahsiyetler ölmediği sürece bu toplum doğru yolu bulamaz.
Arda-Fed Çevre ve Doğa Komisyonu

ve Serinçayır Köyü Kültür Derneği Başkanı Acar DAĞ

Ormanları kıtır, kıtır kesilirken
Siyanürlü Altın için sondajlar kurulurken
GÖLELİLER FESİTVALE, CIRTIK ATMADA!

Ardahan’ın mera olan doğasının büyük bölümü de bu barajları yapan ağır tonajlı araçlar tarafından rast gele verilen geçişler dolaysıyla bir sakız gibi çiğnenip, kullanılmaz hale geldiği görülüyor.
‘Gençleştirme yapıyoruz’ adı altında yetkisinde bulunan ormanları vahşice doğrayarak yok ettiğiyle suçlanan Orman İşletmelerinin yanı sıra Ardahan Çevre ve Orman Müdürlüğü de bölgede gerçekleştirilen HES Barajlarına olduğu gibi bu barajların yapımına malzeme sağlayan Taş, Kum ve Beton Santrallerine de gelişi güzel izin verdiği de görülüyor.
Son olarak Hanak İlçesi Sevimli, Çıldır İlçesi Kotanlı, Köroğlu HES’lerine malzemesi için kum ocaklarana ve beton santrallerine izin verildiğini belirtilen Çevre Müdürlüğü daha önce de, Doğal Hayatı Koruma alanı olarak ilan edilen Posof’ta gerçekleşen üç HES Barajına ve bu barajların yapımı için kum ve de beton santrallerine izin vermişti.

**Petrol ve Doğalgaz yetmedi, Demiryolu.
Son yıllarda çevreye büyük hasar veren yatırımların ard arda yapıldığı Ardahan İl sınırları içinde ki BTC ve BOTAŞ tarafından gerçekleştirilen petrol ve doğalgaz boru hatlarının yapımı sırasında metre karelerce mera alanları kullanılmaz hale gelmişti.
BTC ve Botaş tarafından gerçekleşen petrol ve doğalgaz hattının bitimi ardından şimdi de Kars-Tiflis-Bakü Demir yolu için mera alanları, tarlalar hatta köylerin dinamitlerle, ağır tonajlı araçlarla, taş, kum ve beton santralleriyle yok ediliyor.
Kısacası birkaç yıl önce BTC ve Botaş tarafından yapılan iki boru hattının inşası ardından şimdi de Çıldır, Posof ve Hanak’ta yapımlarına başlanan HES Barajları, Ardahan, Siyanürlü Altın’da aranacak olan Göle, Hanak, Damal’da süren ağaç kesimi ve ile Çıldır’da yapımı son sürat devam eden Demiryoluyla Ardahan’ın güzelim, bin bir çiçekli, çam kokulu doğası katledilmeye devam ediyor, yetkili ve ilgililer gibi Ardahanlılarda seyrediyor.

**Doğranan ağaçlar nereye götürülüyor, kime, nasıl, hangi ihale ile satılıyor?..
Başta Posof’ta olmak üzere doğayı kullanılmaz hale getiren Doğalgaz geçerken, bu imkandan halen faydalanamayan, yapımları süren HES Barajlarında bir Ardahanlı bile çalıştırılmayan, sınırları içinde iken son anda değiştirilen projesiyle bölgeye hiçbir faydası olmayacak denilen Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu’nun doğasını katlettiği görülen Ardahan vahşice doğranan ormanlarından da faydalanamıyor.
Kesilen binlerce ağcın depolanmasına bile sınırları içinde izin verilmediği görülen Ardahan’ın kesilen ağaçları da Erzurum ili sınırları içinde bulunan Karınca düzündeki depolara taşındığı ve bu ağaçların bir dalından bile faydalanılmadığı da olayın diğer acı bir yönü olması dikkatlerden kaçmıyor.

Bu güzelliklere kıymayın efendiler!

‘Yenileme ve Genişletme’ adı altında yapılan orman kesiminin adeta sarıçam katliamına döndüğü Kafkas Arısın Gen Merkezi bin bir çiçekli yaylalara sahip, Ardahan’da yapılan 3 HES barajına bir yenisi daha eklenmeye ve kentin simgesi Kura Nehrinin önüne yapılacak olan Beşikkaya HES Barajıyla yönünü Çoruh nehri üzerinde yapılan barajlara akması için planlar hazırlanırken şimdi de ‘Çok Altın var’ denerek bölgede siyanürle Altın aranacağı yönünde bir firmaya ruhsat verildiği öğrenildi.

Bir dönemde ‘petrol var’ denerek diğer adı Dağ arısı olan Kafkas Arısının baş ürettiği bin bir çiçeğe bürünmüş doğasının delik değiş edildiği Ardahan’da geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan Doğalgaz Boru Hattın ile Tanap’ın geçirdiği ikinci petrol ve doğalgaz boru hattıyla yeşil ormanlarla süslü doğasının yanında tarihi kalıntıların yok edildi.

Yaylarında ‘yazlık ev’ adı altında betonlara boğulduğu görülen Ardahan’ın Göle ilçesi ovası peynir şıratlarının gelişi güzel doğaya bırakılan mandıralarla dolarken Çıldır ovasının ortasında geçirilen Aktaş Gümrüğüne giden yol ova gibi DSİ’nin derelerin suyunu bir araya toplama çalışması da başta Alabalıkları olmak üzere birçok su ürünü yok etti.

Göle’den sonra Ardahan merkez Çamlıçatak (Gölebert) Ormanlarından devam eden orman kesiminin ara verilmeden devam ettiği Ardahan’da katliam derecesine varan orman kesimleri ardından toplanan çamların depolara taşınırken, bu ormanların kesimine katkı sunan köy muhtarları da stk ve siyasiler gibi sesiz kaldılar.

Ormanları gözleri önünde kesilen köylünün de ‘Belki bir iki dal da bize düşer..’ diyerek yaşanan orman katliamına gözlerini kapatarak katliam derecesine varan orman kesimine karşı duyarsız kaldığı görülen Ardahan’da milletvekillide festival ve şenlik kurdelesi kesmekle meşgul olurken, Belediye ve İl Genel Meclis Üyeleri gibi ‘halkın haklarını savunacağız’ diyerek halktan aldıkları oyları ile seçilen köy azaları da diğerleri gibi yaşanan onca soruna olduğu gibi orman kesimine karşı sesiz kalanlar arasında yer aldılar.
Orman kesimleri gibi dere ve nehirlerinin önü HES Barajlarıyla kesildiğinden dolayı değişen doğası dolaysıyla Temmuz ayı boyunca yağan yağmurlarla verim vermeyip, çürüyen ekili alanları gibi yağmurun yıkadığı çiçeklerden bal alamayan arıların da zor günler yaşadığı Ardahan’da yaşanan bu duyarsızlık hâlâ devam ediyor.

Kestik, Kütük Ettik, Küfeye Koyduk..
Konuşmayıp, Sustuk, Bol, Bol Poz verdik..!

Erdoğan’ın, ‘Nasılsa sırtlarında küfe yok’ diyerek eleştirdiği muhalefetin, ‘Taşıyamıyorsan, ver küfeyi bize..’ dediği şu günlerde ‘Genişletme, Yenileme’ adı altından yeşil çamların devrilmeye devam ettiği Ardahan orman kesimi devam ede durdun yerelde olduğu gibi ulusalda da güçlü bir sesin çıkmaması dikkatlerden kaçmıyor.

Bir yandan ‘ara yok ondan hizmet edemiyoruz’ diyen ama büyük bütçeli paraların harcandığı ve bol, bol pozların verildiği festival ve şenliklerle gün dolduran Belediyelerin yanı sıra dernek ve federasyonların da için de bulunduğu sivili toplum kuruluşları gibi yaşananlara karşı sessizliğini koruyan siyasiler, yarı resmi birlik ve odaların da bölgede yaşanan orman kesimi karşında sesiz kaldığı dikkat çeken bölgede yerel ve ulusal basında aynı sessizliği bürünmüş durumda.

ORMAN NASIL KESİLİR DERSİ Mİ?

Ormanları kesilmeye devam eden Ardahan’da Orman Müdürlüğü de çalışanlarına eğitim verdi.

Ardahan, Kars ve Artvin İl Tarım ve Orman Müdürlükleri personelleri, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talimatıyla 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında kapsamlı bir hizmet içi eğitim programına tabi tutuldu. Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlükleri personellerine yönelik gerçekleştirilen bu eğitim, bölgenin tarımsal altyapısının güçlendirilmesi ve arazilerin etkin kullanımı konularında bilgi ve becerilerin artırılması amacıyla düzenlendi.

Eğitim programında, 5403 sayılı kanunun temel ilkeleri, toprak koruma stratejileri, arazi kullanımı yönetimi ve güncel mevzuatlar gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Katılımcılar, yasa çerçevesinde toprak ve arazi kullanımı ile ilgili en iyi uygulamaları öğrenerek, bölgesel tarım politikalarının daha etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamayı hedefliyorlar. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen eğitimlerin, bölge tarımında önemli bir dönüm noktası olacağı ve tarımsal verimliliğin artırılmasına katkı sağlayacağı vurgulandı. 

KAVGA EDEREK,

GÖLEYİ

İSTANBUL’DA KURTARACAKLAR!

Yapılan anlaşmalar gereği 106 yıl önce yeniden Türkiye’ye bırakılan Ardahan’ın ilçelerinden olan Göle bugün kurtuluşunun 106. yıl dönümünü kutlayacak. Göle Kaymakamlığı ile Göle Belediyesinin birlikte organize ettiği etkinliklerle bugün Gölede yapılacak olan kutsamaların yanında İstanbul’da ki derneklerde bir kurtuluş gecesi düzenleyecek.

Derneklerin sanal ortamda kavga ederek hazırlığını yaptığı etkinliğim İstanbul Esenyut’ta olacağı öğrenildi.

GÖLELİ STK’LARIN

SANAL KURTULUŞ SAVAŞI

DEVAM EDİYOR!

Geçtiğimiz günlerde lüks toplantı salonlarından birinde halaylar eşlisinde Göle’nin 106. yıl dönümünü kutlayan Göle STK’larının sanal savaşı devam ediyor.
Son seçimleri ardından başına kayyum veya mutlak butlan bir genel başkanın atanmasına ramak kala olağanüsüt kongreye gidip, kayyum veya mutlak butlan başkanı atamasının önüne geçen Göle Dernekler Federasyonu ile İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği arasında sanalda yaşanan savaş devam ediyor.

GÖL/FED Başkanı Eren Küpeli’nin bir siyasetçi, bir gazeteci edası içine girip, gittiği Göle’de kendinse ait sanal sayfada yaptığı çekim ve görüntülerle başta Göle Belediye Başkanına olmak üzere yere yetiklerin yetersizliğine, başarısızlığına dikkat çekmesine tepki gösteren İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yılmaz Yeni, Küpel’nin bu çıkışana tepk göstererek, ‘Federasyonumuzun resmi, yapıcı, birleştirici ve ilçemizin gerçek sorunlarına odaklanan kurumsal bir üslubu benimsemesi gerek’ dedi.

Her iki Başkanın karşılıklı sanal savaşını ortaya koyan son açıklamaları şöyle;

Önce Yılmaz Yeni’nin mesajı..

KAMUOYUNA VE GÖLE DERNEKLER FEDERASYONU BAŞKANLIĞI’NA

Göle Dernekler Federasyonu’nun saygıdeğer yönetimi ve kamuoyunun dikkatine;

Son dönemde Federasyon çatısı altında ve sosyal mecralarda paylaşılan kimi video ve açıklamaların, sivil toplum kuruluşumuzun ciddiyetine ve üstlendiği sorumluluk misyonuna tam olarak hizmet etmediği gözlemlenmektedir. Göle halkı ve kurumlarımız adına, gündemi fuzuli yere meşgul eden yaklaşımlardan uzaklaşılması ve sivil toplum kuruluşu vakarına yakışır, kurumsal bir dille hareket edilmesi elzem bir hal almıştır.

Bu doğrultuda, aşağıda yer alan hayati konuların şeffaf ve kurumsal bir ciddiyetle aydınlatılması gerekmektedir:

1. Eğitim Yardımları ve Burs Faaliyetleri:

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Federasyonumuzun asli sorumluluklarından biri olan öğrencilere destek konusu öncelikli gündem maddemiz olmalıdır. Federasyon olarak bu dönem kaç öğrencimize burs imkânı sağlandığına dair somut verilerin, her türlü spekülasyondan uzak bir şekilde, resmi rakamlarla kamuoyuna ilan edilmesini talep ediyoruz.

2. Belediye Taşınmaz Tasarrufları Hakkında:

Yerel yönetimlerin, yasal mevzuatlar çerçevesinde mülkiyetlerinde bulunan arsa ve taşınmazların satışını gerçekleştirmesi hukuki bir tasarruf olup suç teşkil etmemektedir. Bu tür rutin idari ve yasal uygulamaların manipüle edilerek polemik konusu yapılması, ilçemizin enerjisini boşa harcamaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.

3. Okçu Köyü Mezarlığı ve Sosyal Dayanışma:

Okçu Köyü Mezarlığı, tarihsel ve manevi olarak Göle Belediye Başkanımız Sayın Gökhan Budak’ın aile büyüklerine (dedesine) ait bir mülk/vakıf arazisi niteliğindedir. Buna rağmen, geçmişten bugüne sergilenen büyük bir toplumsal dayanışma örneğiyle; Göle’de ikamet eden ve buraya aidiyet hisseden tüm hemşehrilerimizin cenazelerinin ayrım gözetmeksizin defin işlemine açık tutulmuştur. Bu derece yapıcı ve birleştirici bir yaklaşımın asılsız iddialarla tartışmaya açılması toplumsal huzura katkı sunmamaktadır.

Sonuç ve Çağrı:

Göle Dernekler Federasyonu yönetimi ve Sayın Başkan Eren Küpeli’den beklentimiz; toplumsal birliği zedeleyecek, kurumsal kimliğe yakışmayan, kişisel ya da fevri video paylaşımlarına son verilmesidir. Federasyonumuzun resmi, yapıcı, birleştirici ve ilçemizin gerçek sorunlarına odaklanan kurumsal bir üslubu benimsemesi; tüm Göle camiasının ortak arzusudur. Gereğini bilgilerinize rica eder, kamuoyuna saygıyla sunarız.

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür,

Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yılmaz Yeni

Buda Göle Dernekler Federasyonu başkanı Eren Küpeli’nin Yeni’ye cevabı..

Yılmaz başkan, Göle milli servetleri elden gitmiş satılanlara göz yumuyorsun siz de bu konuda sorumluluk sahibisiniz. Göle’nin yıllar içinde elinden çıkan taşınmazları neden kamuoyunda yeterince gündeme getirilmiyor? Göle’nin değerleri birer birer elden giderken neden sessiz kalınıyor? Neden bu satılanlara karşı destek oluyorsun?.. Sinema binası gitmiş…Eski Mal Meydanı’nın bulunduğu bölgede 25 dönümlük arsa gitmiş… Yeni Mal Meydanı’ndaki iki arsa gitmiş…Oltu Caddesi’ndeki sokak arası yolu gitmiş…İş Bankası’nın yanındaki yol gitmiş…Senin gibi bunca haksızlığa göz mü yumayım. Haksızlık karşısında susayımmı?.. Caddeler, arsalar, taşınmazlar… Göle’nin hafızası ve ortak değerleri birer birer elden çıkmış. Cadde ismi satılmış…. Sokak satılmış…. Daha saymakla bitmiyor. Bunca satılanlar nasıl göz yumuyorsun.. Bizde senin gibi göz mü yumalım. Haksızlık karşısında susalım senin gibi.Sayın Göle Belediye Başkanına sorun geçmişten bugüne Göle’de hangi taşınmazlar satıldı? Hangi dönemlerde satıldı? Bu satış kararlarını kimler aldı ve kimler onayladı?Bunların tamamı belgeleriyle ortaya konulmalı. Amacımız kimseyi haksız yere suçlamak değil; Göle’nin geçmişini, bugününü ve geleceğini ilgilendiren bu meseleye açıklık getirmektir.Göle halkı gerçekleri bilmek istiyor. Göle’nin ortak değerlerine ne oldu, bunu hep birlikte öğrenelim. Sende sivil toplum kuruluşun köy dernek başkanısın sende araştır biz konuda araştırmaya, sorgulamaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye davet ediyorum. Senide kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. GÖL/FED Başkanı Eren Küpeli

GÖLELİ İŞ İNSANINDAN

BÖLGE STK’LARINA ÇAĞRI..

“ARANIZDA KAVGA EDERCESİNE

TARTIŞMAYI BIRAKIN;

YAPTIĞINIZ GÜZEL İŞLERLE

KAMUOYU SİZİ TARTIŞSIN!”

Sivil toplum kuruluşlarını kişisel çatışmaları bir kenara bırakarak Göle’nin temel sorunlarına odaklanmaya ve birlik içinde hareket etmeye çağıran Akkoç, kurumların birbirleriyle kavga etmek yerine doğayı koruma, eğitim kalitesini artırma ve hayvancılığı geliştirme gibi konularda somut projeler üretmeleri gerektiğini vurguladı.

İstanbul’daki derneklerin çokluğunu bir ayrılık değil, doğru yönetildiği takdirde bir dayanışma fırsatı olarak gören Akkoç, toplumsal enerjinin ilçeye yatırım çekmek için kullanılmasını önermektedir.

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı, İş insanı Selçuk Akkoç bireysel hırslardan arınıp ortak akıl ile hareket etmenin bölge ekonomisi ve gençlerin geleceği için taşıdığı hayati önem üzerinde duyurulması gerektiğini ve Göle’nin kalkınması adına tüm paydaşları “biz” bilinciyle ve çözüm odaklı bir vizyonla birleşmeye davet eden bir çağrı niteliğindedir.’ diyerek bölge stk’larına yönelik önelim mesajlar verdi.

Göleli iş insanı ve İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı Selçuk Akkoç, bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerine birlik, beraberlik ve sağduyu çağrısında bulundu.

Göle’nin çözüm bekleyen çok sayıda sorunu bulunduğunu belirten Akkoç, STK yöneticilerinin kamuoyu önünde birbirlerini hedef alan ve zaman zaman kavgaya varan tartışmalarının Göle’ye hiçbir katkı sağlamadığını ifade ederek tarafları sağduyuya ve uzlaşmaya davet etti.

Akkoç, “Göle’nin sorunları bu kadar açık ve ortadayken, enerjimizi birbirimizle tartışmaya değil, bu sorunlara çözüm üretmeye harcamalıyız. STK’lar birbirleriyle yarışacaksa, bunu tartışmalarla değil; ürettikleri projelerle, yaptıkları hizmetlerle ve Göle’ye kazandırdıkları değerlerle yapmalıdır. Bırakalım kamuoyu, kimin ne kadar güzel iş yaptığını tartışsın.” dedi.

“GÖLE’NİN ASIL GÜNDEMİ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ OLMALI”

Göle’nin adını aldığı yeşil doğasının korunması gerektiğine dikkat çeken Akkoç, her yıl çeşitli gerekçelerle ağaçların kesildiğini, ancak yerine yeterince yeni fidan dikilmediğini belirterek doğanın korunması konusunda daha duyarlı olunması gerektiğini söyledi.

Akkoç şöyle devam etti:

“Yeşil Göle’nin doğal güzelliklerini korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bölgeyi temsil ettiğini söyleyen STK’ların bu konulara daha fazla eğilmesini bekliyoruz.

Göle’nin içme suyu sorunu, eğitimde yaşanan sıkıntılar, okul ve yurtların durumu, gençlerin ilçede tutulamaması, hayvancılığın geleceği, tarım, turizm ve Göle’nin yeterince tanıtılamayan doğal güzellikleri konuşulmalıdır.

Endemik bitkileri, doğal zenginlikleri ve hayvancılık kültürüyle önemli bir potansiyele sahip olan Göle’nin bugün yeniden hayvan hastalıklarıyla mücadele etmek zorunda kalması bile başlı başına gündemimiz olmalıdır. Göle’nin geleceğini konuşmamız gereken bir dönemde, küçük meseleler üzerinden birbirimizi hedef almak doğru değildir.”

“BEN DEĞİL, BİZ DEMENİN ZAMANI GELDİ”

STK başkanlarına özellikle birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Akkoç, “Artık ‘ben’ demeyi bırakıp ‘biz’ demenin zamanı gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Akkoç, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Göle hepimizin. Göle’nin geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur. Dernekler, federasyonlar ve farklı sivil toplum kuruluşları birbirlerinin rakibi değildir. Tam tersine, aynı amaç için çalışan ve birbirini tamamlaması gereken yapılardır.

Elbette farklı düşünceler olacaktır. Elbette eleştiri yapılacaktır. Ancak eleştiri, hakarete ve kişisel tartışmaya dönüşmemelidir. Farklılıklarımızı kavga nedeni değil, ortak akıl oluşturmanın bir fırsatı olarak görmeliyiz.”

“GÖLE’NİN SORUNLARINI KONUŞALIM”

Göleli hemşerilerin siyasette ve kamu hayatında daha etkin olması gerektiğine de dikkat çeken Akkoç, enerjinin kişisel tartışmalara değil, Göle’nin sorunlarının gündeme taşınmasına harcanması gerektiğini belirtti.

Akkoç:

“Göleli hemşehrilerimizin ülkemizin farklı kentlerinde ve özellikle büyük metropollerde önemli görevler üstlenmesi hepimiz için gurur vericidir. Ancak bizlerin konuşması gereken asıl mesele, Göle’nin sorunlarının nasıl daha güçlü şekilde gündeme getirileceğidir.

Göleli siyasilerimizin, bürokratlarımızın, iş insanlarımızın, akademisyenlerimizin ve STK’larımızın ortak bir anlayışla hareket ederek Göle’nin sorunlarını ilgili makamların önüne koyması gerekir.

Köy derneklerinden federasyonlara kadar bütün sivil toplum yapılarımızın birbirini yıpratmak yerine birbirine güç vermesi gerekiyor. Çünkü kişisel tartışmalardan Göle kazanmaz; ancak ortak projelerden, ortak mücadeleden ve ortak akıldan Göle kazanır.”

“İSTANBUL’DA DAHA FAZLA GÖLE DERNEĞİ OLMASI KAYIP DEĞİL, KAZANÇTIR”

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı olduğunu hatırlatan Akkoç, İstanbul’un farklı ilçelerinde yeni Göle derneklerinin kurulmasının bölünme değil, doğru yönetildiği takdirde Gölelilerin sosyal dayanışmasını güçlendirecek bir fırsat olduğunu söyledi.

Akkoç, “İstanbul gibi yaklaşık 20 milyonluk bir dünya kentinde birden fazla Göle derneğinin bulunmasını bölünme olarak görmemek gerekir. Önemli olan bu yapıların birbirine düşman olması değil, aynı hedef için birlikte çalışabilmesidir. Daha fazla dernek, daha fazla insanın sürece katılması ve daha fazla proje anlamına gelebilir.” dedi.

“GÖLE’NİN GELECEĞİNİ TARTIŞALIM”

Akkoç, açıklamasının sonunda Göleli iş insanlarına, kadınlara, gençlere, gurbetçilere, aydınlara ve tüm hemşerilerine seslenerek birlik çağrısını yineledi:

“Göle’nin geleceğini tartışalım. Gençlerimizi nasıl Göle’de tutacağımızı tartışalım. Eğitimimizi, turizmimizi, tarımımızı, hayvancılığımızı, doğamızı ve ekonomimizi nasıl geliştireceğimizi tartışalım. Göle’yi nasıl daha güçlü tanıtacağımızı, ilçemize nasıl yatırım kazandıracağımızı konuşalım.

Ama birbirimizi yıpratacak, kişisel polemiklere dönüşecek ve Göle’ye hiçbir şey kazandırmayacak tartışmaların artık son bulmasını istiyorum.

Aranızda kavga edercesine tartışmayı bırakın; yaptığınız güzel işlerle kamuoyu sizi tartışsın!

Göle’nin ihtiyacı kavga değil; birliktir, ortak akıldır, projedir ve vizyondur.

106 yıl önce Göleli önderlerin liderliğinde verilen mücadele ve yerel milislerin katkılarıyla bugün onurla andığımız kurtuluş günümüzün ruhuna yakışan da budur.

Ben de sınırların ötesinden, yıllardır Almanya’da yaşayan bir Göleli ve iş insanı olarak bütün hemşerilerime sesleniyorum:

Gelin birbirimizi tüketmeyelim. Birbirimize güç verelim.

Gelin ‘ben’ değil, ‘biz’ diyelim.

Gelin Göle’nin sorunlarını kavga ederek değil, projeler üreterek çözelim.

Tüm Göleli hemşerilerimi sevgi, saygı ve kardeşlik duygularıyla selamlıyor; daha güçlü, daha birlik ve daha güzel bir Göle için herkesi ortak akla ve dayanışmaya davet ediyorum.”

Selçuk Akkoç
Göleli İş İnsanı
İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı

DERNEKLER KAVGA EDE DURUREN

DEM Partili Vekil,

Göle’deki orman katliamına dikkat çekti

Okullar kapanan, İlçeyi Erzurum ilçesi konumuna getiren belediyenin arazilerinin yok pahasına satıldığı, ormanlarının doğranmaya devam ettiği, içme su sorunun çözülemediği, Kuş gribinin yeniden görüldüğü, ŞAP hastalığının yeniden görülmeye başladığı Ardahan’ın Göle ilçesi derneklerinin kavga ederek kurtuluş yıl dönümünü kutlamaya çalışa dursun Göle’ye ‘Yeşil Göle’ adını veren ormanları doğranmaya devam ediyor.

Dernekleri gibi ki siyasilerinin ses çıkarmadığı Ormanların kesilmesine tepki Iğdır Milletvekilliden geldi.

DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, Göle Köprülü Beldesinde ağaç katliamının yapıldığını ileri sürerek, yetkililere seslendi, ” Ağaç katliamını durdurun” çağrısında bulundu.

Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Göle ilçesindeki gençleştirme adı altında yapılan ağaç kesimlerine dikkat çekti.

Vekil Hun sarıçam ormanlarının talan edildiğine vurgu yaparak, ” Ardahan Göle Köprülü beldesinde “orman gençleştirme” adı altında yürütülen ağaç katliamını kabul etmiyoruz. sürekli ağaç kesip yerine tek bir fidan dikmeyen, ormanlarımızı rant uğruna birilerine peşkeş çeken talan düzenine karşıyız.

Bu ağaçlar kuşların yuvası, toprağın nefesi, yarınlarımızın nefes alma kaynağıdır. Sarıçamlarımızı iş makinelerine ve rant çevrelerine teslim etmeyeceğiz. Adına “gençleştirme” diyerek talanı meşrulaştıramazsınız! Ardahan’ın ormanları sahipsiz değildir. Bu kıyımı derhâl durdurun!” dedi.

GÖLE ANADOLU’YA AÇILDI..

1 Kasım 2025 Tarihli Haber

39 ilçeli, 152 köyü olan 16 Milyonluk İstanbul’da Esenyurt’a sıkışmış olan Ardahan diasporanın yanlışına dikkat çeken Göleliler, ‘Avrupa ve Anadolu yakalı İstanbul’un Anadolu yakasında da varız’ diyerek, milyonların yaşadığı İstanbul’un Anadolu yakasında yeni bir İstanbul Anadolu Yakası Göle Derneği isimli yeni bir kurdular.

Aynı zamanda Göle’nin en büyük köylerinden olan ve Göle siyaseti üzerinden etkisi olan Senemoğlu köyünün Dernek Başkanı da olan Yılmaz Yeni’nin öncülüğünde kurulan yeni Göle Derneği yeni yerinde hizmet vermeye başladı.

4 Yıllık çalışmalarını tamamladıklarını ve İstanbul Dernekler masasına yaptıkları başvuru ile İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği adlı bir dernek kurduklarını belirten yeni Göle Derneğinin kurucu başkanı Yılmaz Yeni yaptığı açıklamada İstanbul’un her yerinde olduğu gibi Anadolu yakasında da 38 Bin Gölelinin yaşadığına dikkat çekerek, Rasim Pakır, İdris Yıldırmcı, Enver Keskin, Hayati Oğuzhan ve Ersin Zencirci’nin yönetimini oluşturduğu İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneğinin bir yere sıkışmış olan anlayıştan uzak tüm Göleliler hitap eden anlayışla Gölelilerin en güçlü ve en etkin derneği olacağına inandığını belirtti.

Göle’nin 106. kurtuluş yıl dönümünü kutlayan
HAKAN YILMAZ
BELEDİYE BAŞKANLARINI ZİYARET ETTİ..

Adı yapılacak ilk seçimde Ardahan Milletvekili adayı olacak isimlerin başında gelen Ardahanlı iş insanı Hakan Yılmaz ilçesi Göle’nin kurtuluş yıl dönümünü kutladıktan sonra yönetiminde olduğu AK Parti İstanbul İl Yöneticileri birlikte partilisi belediye başkanlarını ziyaret edip, çalışmaları hakkında bilgi alış-verişinde bulundu.

Memleketinin bu güzelim ülkenin kuruluşu esnasında yerel milisler önderliğinde verdiği mücadelenin tarih yazdığına dikkat çeken AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurullu Üyesi İş insanı Yılmaz, şanlı tarihi ile gurur ve onur duyduğum İlçem Göle’yi, vilayetim Ardahan’ı İstanbul metropolünde en iyi şekilde temsil etmeye gayet ettiğini belirtirken, ülkenin en büyük kenti, dünyanın en büyük metropolü İstanbul siyasetinde varlıklarını hissettirme amacıyla, başta Sayın Cumhurbaşkanımız, patimizin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti İl Başkanımız Abdullah Özdemir ve heyetimizin başkanı sayın Abduhalim Aksu ile birlikte yerel yöneticilerimiz, Belediye başkanlarımızı ziyaret edip, kendileri ie bilgi alışverişinde bulunduklarını belirtti.

GÖLE ANADOLU’YA AÇILDI..

1 Kasım 2025 Tarihli Haber

39 ilçeli, 152 köyü olan 16 Milyonluk İstanbul’da Esenyurt’a sıkışmış olan Ardahan diasporanın yanlışına dikkat çeken Göleliler, ‘Avrupa ve Anadolu yakalı İstanbul’un Anadolu yakasında da varız’ diyerek, milyonların yaşadığı İstanbul’un Anadolu yakasında yeni bir İstanbul Anadolu Yakası Göle Derneği isimli yeni bir kurdular.

Aynı zamanda Göle’nin en büyük köylerinden olan ve Göle siyaseti üzerinden etkisi olan Senemoğlu köyünün Dernek Başkanı da olan Yılmaz Yeni’nin öncülüğünde kurulan yeni Göle Derneği yeni yerinde hizmet vermeye başladı.

4 Yıllık çalışmalarını tamamladıklarını ve İstanbul Dernekler masasına yaptıkları başvuru ile İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği adlı bir dernek kurduklarını belirten yeni Göle Derneğinin kurucu başkanı Yılmaz Yeni yaptığı açıklamada İstanbul’un her yerinde olduğu gibi Anadolu yakasında da 38 Bin Gölelinin yaşadığına dikkat çekerek, Rasim Pakır, İdris Yıldırmcı, Enver Keskin, Hayati Oğuzhan ve Ersin Zencirci’nin yönetimini oluşturduğu İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneğinin bir yere sıkışmış olan anlayıştan uzak tüm Göleliler hitap eden anlayışla Gölelilerin en güçlü ve en etkin derneği olacağına inandığını belirtti.

Basın özgürlüğü de Ardahan gibi sonlarda!

Biri, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gümrük kapısı olmak üzere Kafkaslara açılan Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapılarına sahip olmasına karşın 203 gümrük kapısı arasına ithalatta, ihracattan sonlarda olan Ardahan’ın eğitimde, sağlıkta, yatırımda 81 kentin için de alt sıralarda olduğu gibi ülkemiz de Basın Özgürlüğü endeksine göre 180 ülke içerisinde 158. sırada yer alıyor.
Basının demokrasiyi korumaktaki rolünü vurgulamak, etik gazeteciliği ön plana çıkarmak ve dünyada basının sansür edildiği ülkelere mesaj göndermek için her yıl kutlanan 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü hüzünle kutlanıyor.

İnsan Hakları Kurulundan açıklama..
3 Mayıs, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1993 yılında aldığı karar ile tüm dünyada Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmaktadır.
Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ülkemiz özelinde Anayasamız ile basın özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
Basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma ve insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunma göreviyle Kurumumuzun da önemli bir paydaşı olarak görevini sürdürmektedir.
Hepimiz biliyoruz ki, basın demokratik hayatımızın vazgeçilmez bir unsuru, haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracıdır. Tarafsız ve objektif bir biçimde haber ve bilgi akışı sağlayarak toplumu aydınlatma ve doğru bilgilendirme görevi yapmaktadır. Basının bu görevini özgürce yapabilmesi ve yaptığı görevin amacına ulaşmasında, hiç kuşkusuz basın hürriyetinin büyük önemi bulunmaktadır. Ülkemiz koşullarında bu hak, tüm basın mensuplarımıza sunulmaktadır. Basınımız da bu görevi yerine getirirken; gerçeklik, güncellik, kamu yararı, özel hayata saygı ve gazetecilik etik değerleri gibi denge unsurlarını da gözetmek durumundadır.
Zorlu süreçlerden geçtiğimiz bu günlerde; basın mensuplarımız büyük bir sorumluluk üstlenerek, COVID-19 salgın sürecinde gece gündüz demeden ve mesai mefhumu gözetmeksizin, kamuoyunu bilinçlendirmeye gayret etmektedirler. Bu zorlu mesailerini büyük bir özveriyle sürdüren, etik değerlere bağlı, demokrasinin kesintiye uğrama riskiyle karşı karşıya kalınan darbe girişimlerinde dahi her zaman millet iradesinden yana tavır koyan tüm basın mensuplarımızın, ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutluyorum; kendilerine başarılar diliyorum. Ülkemizde insan hak ve hürriyetlerinin daha ileri düzeye ulaşması için gösterdikleri çaba için ayrıca teşekkür ediyorum.
Süleyman Arslan TİHEK Başkanı

EN SON GÖZALTINA ALINIP, TUTUKLANAN GAZETECİLER

Fon soruşturmasıyla ilgili ‘kamuoyunu yanıltıcı’ açıklamalar yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandığı ülkede son aylarda gözaltına alınıp, tutuklanan gazeteciler şöyle;

  • 26-09-2026

  • 16-08-2016

  • 11-09-2026

  • 02-10-2026

  • 01-02-2010

  • 02-10-2025

  • 20-01-2007

  • 28-09-2026

  • 06-10-2026

  • 01-04-2003

  • 19-12-2014

  • 28-08-2026

  • 24-08-2023

  • 02-03-2015

  • 27-10-2025

  • 01-02-2004

  • 05-02-2026

  • 04-09-2026

  • 26-02-2019

  • 11-01-2022

  • 13-09-2026

  • Sosyete sofrasından fakir sofrasına!

    Halk arasında sosyete yiyeceği olarak anılan “kavılca” buğdayı fakir sofralarına lezzet katacak.
    Ardahanlı çiftçi Nejdet Kanbir’in, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) desteğiyle kurulacak tesis ile kaybolmaya yüz tutan ve lezzeti ile öne çıkan kavılca buğdayı yeniden üretilip işlenerek sofralara lezzet katacak.
    İşlenmesi zor olduğu için çiftçilerce ekilmemesi yüzünden kaybolmaya yüz tutan kavılca buğdayının yeniden üretilerek her kesime yayılması ve tüketilmesini isteyen çiftçi Kanbir, Çıldır ilçesi Aşıkşenlik bölgesinde 8 yıl önce Ensar Korkut’tan 15 kilo buğday alıp ekti.
    İlk ekimde yüksek verim alan Kanbir, bunun üzerine lezzeti ve organikliği ile öne çıkan bu buğdayın yaygınlaştırılması ve özellikle işlenmesi amacıyla tesis kurmak için hazırlanan projesini TKDK’ye sundu.
    Kanbir, projenin onaylanmasıyla bir yandan tesis kurmak için hazırlıklara başladı, diğer yandan da üretimini artırıp bu yıl 15 ton kavılca tohumunu toprakla buluşturdu.
    Her yıl üretimini artırıp TKDK’nin onayladığı proje ile işlenip piyasaya sürülmesinin yanı sıra komşularına da tohum vererek “sosyete yiyeceği” olarak nitelendirilen ürünün yaygınlaşmasını isteyen Kanbir, hem ürünün satışından gelir elde etmek hem de kavılcanın her kesimdeki insanların sofralarına da lezzet katmasını amaçlıyor.
    Nejdet Kanbir, kavılcanın gerek lezzet ve gerekse sağlık için son derece önemli ürün olması sebebiyle bu ürünün yok olmasını önlemeye çalıştığını anlattı.

    Çıldır’da yaklaşık 10 yıl önce bir kaç kişinin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için Kavılca ektiğini anlatan Kanbir, “Kavılca üretimi İşlemesi zor olduğu için o dönemler ilkel usullerle yapılıyordu, aileler 30-40 kilo kadar ekiyordu. Ayrıca hazır bulgur ve pirinç köylere kadar gelince kavılcaya olan talepte azaldı. Kimse zahmetiyle uğraşmadı.” diye konuştu.Kanbir, kendisinin ise kavılcayı ilgi duyup araştırdığını ardından ilçeye bağlı Meryem köyünde oturan Ensar Korkut’tan aldığı 15 kilogram buğdayı ektiğini anlatarak, yüksek verim alınca üretimi yaygınlaştırmaya karar verip TKDK’ye başvurduğunu anlattı.Son 2 yılda ise üretimini artırdığını ve işleme tesisi kurarak ürünü her kesime yaymayı amaçladığını dile getiren Kanbir, şunları kaydetti:“Daha çok lezzeti için tüketilen bu ürün aslında çok da sağlıklı. Yaptığımız testlerde bunu gördük. Başta şeker hastaları olmak üzere birçok hastalık için iyi geldiği belirtilen gıda. Şeker hastası olan babam bu ürünü kullandıktan sonra artık ilaç kullanmamaya başladı. Şu an gayette sağlıklı.”“Genetiği ile oynanmamış, unutulmuş ürün”Kanbir, kavılcanın Doğu Anadolu’ya uygun bir ürün olduğuna da işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:“15 kilogram tohumla başladığım üretimde bu yıl 15 ton kavılca tohumunu komşularımın desteğiyle toprakla buluşturdum. Bu ürün bu bölgede bire 10 veya bire 12 veriyor. Kavılca ektiğimiz tarlalara hiçbir kimyasal madde de girmemiştir. TKDK’daki projemizin faaliyete girmesiyle bunun işlemesi de kolay olacak. Kavılcanın yaygınlaşması için komşularımıza da tohum verip teşvik ediyoruz. Komşularımızın üretimini de uygun fiyatla biz alacağız. Kavılcanın kilosu şu an 20-25 lira ancak bu buğdayı halkımızın tüketmesi lazım. Ürünün işlenebildiğini gören diğer çiftçiler de ekecek. Kavılca şu an bu sosyete yiyeceği ancak biz herkesin tüketmesi için çalışıyoruz. Genetiğiyle oynanmamış, unutulmuş bir ürün.”Kavılcanın bir yıl arayla dinlendirilmiş toprağa ekildiğini dile getiren Kanbir, kavılcaya devlet desteğinin olmasını da istediğini sözlerine ekledi.TKDK Ardahan Koordinatörü Yusuf Güder de Nejdet Kanbir’in “Kavılca İşleme Projesi”nin onaylandığını kaydetti.Projenin bölgede tek olduğunu anlatan Güder, “Bu projenin benzeri bölgemizde yok, bu açıdan önemli. Proje ile kavılca buğdayı işlenmiş olacak. Bedeli yaklaşık 340 bin 344 lira olan projenin yüzde 65’i hibedir. Kurulacak tesis inşallah bölgemiz ve ürünümüz için önemli hizmet olur. Böylece ürün işlenip pazarlanabilecek.” dedi.

  • Gökdemir Milletvekili Gibi..

    Aynı zamanda Ardahan Müstakil İş İnsanları Deneği Ardahan İl Temsilci olan Demokrasi ve Atılım Partisi Ardahan İl Başkanı, Hoçvanlı, İş insanı Orhan Gökdemir, partisinin Genel Başkanı ile birlikte DEVA Partisinin Grup toplantısına katıldı.
    Partisi ile Saadet Partisi’nin ‘Yeni Yol’ adlı grubunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı grup toplantısına katılan Gökdemir’in partisinin Genel Başkanı, eski ekonomi bakanı Ali Babacan ve geçtiğimiz günler de Ardahan İl Başkanlığında açan Saadet Partisi Mahmut Arıkan ile birlikte katıldığı ‘Yeni Yol’ TBMM’si grup toplantısına katılan Gökdemir’in partisiningenel başkanı Ali Babacanile bir hayli samimi olduğu görüldü.

    Ankara’nın yanı sıra Ardahan’ın iş dünyasında önemli firmaların Yönetim Kurulu Başkanı da olan Ardahan Hoçvanlı, iş insanı Orhan Gökdemir’in adeta bir milletvekili edasıyla iki önemli partinin genel başkanı ile birlikte katıldığı TBMM’ Yeni Yol Grup toplantısına giderken ülkede yaşanan gündeminin yanı sıra Ardahan’la ilgili sorunları ve kendisinin de katılacağı pazar günü yapılacak olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimi ile ilgili genel başkanlara aktardığı öğrenildi.

    GAZETECİ ARDAHAN’DAN DEĞİL,

    KARS’TA MİLLETVEKİLİ

    ADAYI OLDUĞUNU AÇIKLADI!

    Türkücü Belediye Başkanının, ‘Umdun şehri’ diyerek her sabah mesaj attığı ama kendisinin bir dönem milletvekili, bir dönem Ankara Ardahan vakfı başkanı, iki dönemdir de belediye başkanı olduğu ve 1992 yılından bu yana bekleneni alamadığından her geçen yıl umudunu yitirip, hızla devam eden göç ile boşalan Ardahan’da değil, Kars’ta milletvekili adayı oldu.

    Daha önce Ardahan’da aday olabileceğini belirten, ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçen Gazeteci Suat İncedere Kars’ta milletvekili adayı olduğunu resmen açıklayıp, çalışmalarına başladı.

    ‘Benim rakibim sorunlardır. Ben bir partinin sermayesi değilim, hiçbir milletvekili adayının da rakibi değilim. Ben bölgenin sorunlarına rakibim, çözümlerine adayım.’ diyerek seçim çalışmalarına başlayan Gazeteci İncedere, ‘Kişinin aynası yaptığı iştir. Kişinin yeteneği ortaya koyduğu işlerden anlaşılır. Bir kişinin aklının, yeteneklerinin seviyesini gerçekleştirmiş eylemlerden anlaşılır. “Lafla peynir gemisi yürümez.” ‘Boş torbaya da at gelmez.” Ne yazıktır ki, bugün ortalık bu dizelerde anlatılan insan tipleriyle kaynıyor. Lâfa gelince mangalda kül bırakmayanlar, herkesi, her şeyi eleştirirler: Sokaktaki yurttaştan tutun, peygamberleri bile eleştirirler… Ne var ki, gerçekte kendi çevrelerine, çoluk çocuklarına bile söz geçiremezler, kendi evlerinde bile huzur ve düzen sağlayamazlar.’ sözleri ile yola çıktığını belirtti.

    GAZETECİ SUAT İNCEDERE, KARS MİLLETVEKİLLİĞİ ADAYLIĞINI AÇIKLADI..

    Karslı duayen gazeteci Suat İncedere, Kars milletvekilliği adaylığını kamuoyuna duyurdu.

    Kılıçdaroğlu’nun ‘Mutlak Butlan’ olarak genel başkanlığına atanması ardından CHP’den ayrılıp, kuranların Genel Başkanlığını Özgür Özel’in  yaptığı Yeni Parti’de aday olmayı düşündüğünü öğrendiğimiz İncedere, adaylık açıklamasında siyaset ve toplumsal yaşamda sözden çok yapılan işlerin önemine dikkat çekerek, halkın desteğinin çalışmalarla kazanılabileceğini ifade etti.

    İncedere, açıklamasında “Kişinin aynası yaptığı iştir. Kişinin yeteneği ortaya koyduğu işlerden anlaşılır” ifadelerine yer verirken, “Lafla peynir gemisi yürümez” ve “Boş torbaya da at gelmez” sözleriyle de düşüncelerini dile getirdi.

    Toplumda çok konuşan ancak ortaya somut bir çalışma koymayan insanların bulunduğunu belirten İncedere, eleştirinin öncelikle kişinin kendisini sorgulamasıyla başlaması gerektiğini savundu.

    Açıklamasında farklı örnekler üzerinden değerlendirmelerde bulunan İncedere, siyasette ve toplumsal yaşamda samimiyet, sorumluluk ve icraatın önemine vurgu yaptı.

    İncedere, açıklamasının devamında Mustafa Kemal Atatürk’e atfedilen, “Mitingle, gösteriyle, protesto ile büyük gayeler gerçekleştirilemez. Bunun için mutlaka halkın desteği şarttır” sözlerine yer vererek, siyasetçilerin halkın desteğini kazanmasının önemine dikkat çekti.

    “Halkın desteği için güzel fikirleri, halkçı ve rasyonel programları hayata geçirmek, onları halkın faydalanacağı işler haline getirmek gerekir” diyen İncedere, açıklamasını “Saygılarımla” ifadeleriyle tamamladı.

    Suat İncedere’nin Kars milletvekilliği adaylığına ilişkin açıklamasının, önümüzdeki süreçte kent kamuoyunda nasıl karşılık bulacağı ise takip edilecek.

    BOŞALAN POSOF’A GERİ DÖNÜŞ..

    Yıllardan beri devamlı göç veren ve Nüfusu 2 Bin’ in altına düşmesiyle baş başa bulunan Ardahan’ın Gürcistan’a açılan 2 bin 18 kişinin yaşadığı için ilçe unvanının kayıp etmekle karşı karşıya bulunan serhat ilçe Posof’un köylerine geri dönüşler başladı.
    49 köyü ve mahalleleriyle beraber 56 yerleşim yeri olmasına rağmen nüfusu 2 binin altına düşme ile karşı karşıya gelen Posof’un bazı köylerde yaşayan bile kalmadığı bilinmekte.
    Başta Yurtdışında ve Türkiye’nin değişik illerinde yerleşen Posoflulardan bazıları tekrar köylerine dönmeye başladılar.
    Alınan bilgilere göre şimdiye kadar 400 aile Posof’a dönüş yaptılar.
    Genelde köylere dönen Posoflular yıkılan evlerinin yerine yeniden evler yapıyorlar.
    Posof Belediyesinin de iş makineleri desteği ile yeni evlerin yapılmasına devam ediliyor. Fransa dan Eminbey (Cilvana) köyüne geri gelen İhsan Coşkun ve diğer kardeşleriyle beraber 6 dairelik apartman yapmaya başladılar.
    Sadece 5 ev kalan Sarıdarı (Tepesnde-Stepantzminda) köyünde ise yeni ev sayısı 17’ye yükseldi. 90 haneden 3 haneye inen Yaylaaltı (Satel) köyünde ise 9 yeni ev yapıldı.

Yaylalara Özgürlük..

Yaşanan göç dolaysıyla terk edilen hayvancılığın boş kalan yaylaların kiralanma döneminin başladığı şu günlerde muhtarlarla bir araya gelen Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek yabancı hayvan yetiştiricilerinin kiralamaya çalıştığı meraların korunması başta olmak üzere, hayvan hırsızlığıyla mücadele, tarım, hayvancılık sağlık, asayiş ve güvenlik konuları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Vali Hayrettin Çiçek başkanlığında, ‘meraların korunması’ gündemiyle muhtarlar toplantısı gerçekleştirildi.
Valilik Toplantı Salonunda bir araya geldiği merkeze bağlı köy ve mahallelerin muhtarları ile bir süre sohbet ederek, görevlerinde başarılar dileyen Valim, meraların korunması başta olmak üzere, hayvan hırsızlığıyla mücadele, tarım, hayvancılık sağlık, asayiş ve güvenlik konuları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Muhtarların, kırsalda devletin en yetkili görevlisi olduğunu belirten Vali Hayrettin Çiçek, vatandaşlarımızın derdi ve sıkıntısıyla ilgilenmenin yanı sıra devletin menfaatini korumakla da görevli olduklarına dikkat çekti.
Köy meralarının korunması noktasında muhtarların birinci derece sorumlu kişiler olduğuna da değinen Vali, meralarda hayvan otlatma sezonunun başlamasıyla birlikte mera kapasitesinin dışında hayvan otlatılması ve meraların düzensiz kullanılması gibi sorunların yaşanabileceğini, bu konularda muhtarların ilgili kamu kurumları ile irtibat halinde olmaları gerektiğini kaydetti.
Vali Çiçek daha sonra muhtarların köyleriyle ilgili ilettiği sorun, sıkıntı ve talepleri dinleyerek ilgili kurum müdürlerinin ilgilenmesi yönünde talimatlarda bulundu.

ARSİAD ve AGC HEYETİ

İSTANBUL VALİSİNİ ZİYARET ETTİ..

24/04/2024 TARHLİ HABER

‘Güçlü bir Ardahan Lobisi’ parolasıyla iki dönem başkanlığı yaptığı İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu başkanlığı döneminde ortaya koyduğu çalışma ve çabalarla Ardahan’ı ülkenin en büyük kenti İstanbul’da tanıtmaya çalışan, KAI, KAISİAD gibi çanta, tabela stk’larının gölgesinde ismi kalan Ardahan adını öne çıkarmaya çalışan ve Ardahanlıların ülkenin yanı sıra dünyanın en büyük kenti metropolünde siyasal, sosyal, kültürel olarak verdikleri mücadelelerine katkı sunmaya çalışan Gazeteci Fakir Yılmaz ve ARSİAD ile AGC heyetinden önemli bir ziyaret daha geldi.

Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı Ardahanlı İş İnsanları ve Sanayiciler Derneği İstanbul Valisi Davut Gül’ü ziyaret etti.

Ardahanlı iş insanları ve gazetecilerle birlikte İstanbul Valilik binasında ARSİAD ve AGC heyetini akşam 21.30’da makamında kabul eden Vali Gül kendisini ziyaret edip, Ardahan ve Ardahanlılar hakkında bilgi veren heyete teşekkür etti.

Yaklaşık 30 Ardahanlı iş insanı ve Ardahanlı gazetecinin katıldığı toplantıda her yıl Haziran ayı ile Temmuz ayları arasında Ardahan Damal ilçesi sınırları içinde bulunan Karadağ’a yansıyan Atatürk’ün silueti posteri ve Ardahan Balı ile Kaşarı hediye edildi.

Ardahanlıların yanı sıra Valisi Hayrettin Çiçek’in, Ardahanlı Van Valisi Ozan Balcı’nın ve Ardahanlı Eskişehir Vali Yardımcısı Salih Altun’un selamlarını İstanbul Valisi Davut Gül’e ileten AGC ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz vali Gül’ün başında olduğu ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alan İstanbul’da ki Ardahanlıların yanı sıra Ardahan’ın genel bir tanıtımını sundu.

Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen ziyaret sonrası Ardahanlılarla birlikte toplu bir fotoğraf çeken ve Ardahanlılara selamlarını ileten Vali Davut Gül memleketi Erzurum’a komşu olan serhat Ardahan gibi 81 kentimizle hep birlikte güzel günlerde kardeşçe yaşamasına yönelik ortaya koyan çabalarla birlikte ülkemize, İstanbul’a güç kattığını söyleyerek kendisini ziyaret eden Ardahan heyetine teşekkür etti.

**SALI GÜNÜDE ŞİŞLİ BELEDİYESİN DE OLACAKLAR..

İstanbul Valisini ziyaret ardından bir açıklama yapan ARSİAD ve AGC Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bu ziyaretimiz gibi önümüzde ki günlerde önemli ziyaret ve girişimlerde bulunmaya, Ardahan’ı, Ardahanlıları İstanbul’a hissettirmeye devam edeceklerini belirtirken önümüzde ki Salı günüde Şişli Belediyesini ziyaret edeceklerini belirterek bu ziyarete ve Ardahan’ı tanıtmak, anlatmak amacı taşıyan sonraki çalışma, çabalara ve de ziyaretlere katılmak isteyen tüm Ardahanlıları duyarlı olmaya davet etti.

Bu kongre iptal edilir!

22.04.2024 Tarihli Haber

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın 2 dönem başkanlığını yaptıktan sonra görevi şu an İstanbul Çekmeköy Belediye Başkanı olan Orhan Çerkez’e bıraktığı Ardahan Dernekler Federasyonu 5. Kongresini yaptı.
Göle Dernekler Federasyonuna üye derneklerinin tümünün üye olduğu kongre öncesi yaşanan tartışmaların devam edeceğine benzer bir kongre sonucunda Ardahan Bağdeşen (Kinzodamal) Köyü Derneği Kurucu Başkanı Şemsettin Şenel ile yarışan ve Göle Federasyonun yanı sıra Göle Derneklerinin tam kadro delegele ile yoğun ilgi gösterdiği Ardahan Göle Karlıyazı (Kirziyan) köy derneğinin üyesi Engin Demirkuş ARDAFED’in yeni başkanı seçildi.

POSOFLULARIN OLMADIĞI

ARDA/FED 2. GÖLFED OLDU..

Kongre öncesi son anda üye dernek sayısının 79’a fırladığı ve bu sayıya göre en az 400 delegesinin oy kullanması beklenirken, bu sayının 189’da çıkması ve Demirkuş’un 106, Şemsettin Şenel 83 oy almasıyla sonuçlanan kongre de eski başkanlar yaptıkları ve birlik çağrısı ile sonlandırdıkları konuşmaları ardından Ardahan toplumuna birik mesajı için birlikte fotoğraf verdiler.

Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu kongresi komediye döndü.
Yerel veya Ulusal bir gazeteye ilan verilmeden kongre ilanı sanalda paylaşılan ve 21 Nisan’da Şişli’de yapılacağı söylenen Ardahan Dernekler Federasyonunun ilk kongresinin 21 Nisan’da toplanmayan divana ve alınamayan karara rağmen yapılmadı.
Kongrenin yapılacağı söylenen 21 Nisan’da delege çizelgesi ortada olmadığı gibi yasal zorunluluk olan divan kurulup, kongrede çoğunluk sağlanamadığı kayıt altına alınmadığı gibi kongreye gelenlere kongre değil kahvaltılı toplantı olduğu söylendi.

Ve aynı gün genel başkanının da katılmadığı toplantıda yapılamayan ve neden yapılmadığı kayıt altına alınmadığı görülen ARDAFED’in 5. Kongresi sanalda ilan edilen duyuruda belirtildiği gibi İstanbul Şişli’de yapılamadığı gibi bu kez 28 Nisan’a ertelendiği ve Şişli’de değil, İstanbul Çekmeköy’de yapılacağı duyuruldu.
64 Derneğin üyesi olduğu federasyonun bir hafta içinde üye dernek sayısı bir anda 79’a fırladığı görülürken bu derneklerin ve diğer bir çok derneğin yasa gereği kendi kongrelerinde federasyona üye olma kararı olmadan aynı derneklerin yönetimlerince alınan kararlarla al acele federasyona kayıt edildiği ve dernekler yasasına uygun olamayan delegelere oy kullanma hakkı verildi.

28 Nisan’da Çekmeköy’de yapılacağı duyurulan kongre de oy kullanacak olan derneklerin ve delegelerinin bir çoğunun yasal olmadığı belirtilirse de bu uyarıyı dikkate almayan federasyon yönetimi al acele formalite bir kongre ile kongreyi adeta gerçek delegelerden kaçırdığı iddialarına rağmen kongrenin yasal olmadığı ve iptal edileceği belirtilmekte.

 

AGC ve ARSİAD’LA BİRLİKTE

İSTABUL VALİSİNİ ZİYARET EDECEKLER..

22.04.2024 tarihli haberler

Başkanlıklarını Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı Ardahan Gazeteciler Cemiyet ile Sanayici ve İş İnsanları Derneği bugün önemli bir ziyarette bulunacaklar.
Ardahan Dernekler Federasyonu başkanlığı boyunca önemli etkinlik ve ziyaretleriyle tanınan, TEMPO TV’de GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programın Moderatörlüğünüde yapan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası ile yürütmeye çalıştığı çalışmalar çerçevesinde 16 Milyonluk bir kentin en üst devlet temsilcisi olan İstanbul Valisi Davut Gül’e yapılacak ziyarette Ardahan ve Ardahanlıların bu yöndeki çabası bir rapor halinde anlatılmasının hedeflenildiği öğrenildi.
Konu hakkında yapılan ve İstanbul’da ki Ardahanlı iş insanları ve gazetecilerinde davet edildiği ziyaretle ilgili şu açıklama yapıldı..

Başkanlıklarını Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı Ardahan Gazeteciler Cemiyet ile Sanayici ve İş İnsanları Derneği bugün önemli bir ziyarette bulunacaklar.
Ardahan Dernekler Federasyonu başkanlığı boyunca önemli etkinlik ve ziyaretleriyle tanınan, TEMPO TV’de GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programın Moderatörlüğünü de yapan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası ile yürütmeye çalıştığı çalışmalar çerçevesinde 16 Milyonluk bir kentin en üst devlet temsilcisi olan İstanbul Valisi Davut Gül’e yapılacak ziyarette Ardahan ve Ardahanlıların bu yöndeki çabası bir rapor halinde anlatılmasının hedeflenildiği öğrenildi.
Konu hakkında yapılan ve İstanbul’da ki Ardahanlı iş insanları ve gazetecilerinde davet edildiği ziyaretle ilgili şu açıklama yapıldı..

Merhaba..
Sayın Ardahanlı iş insanı,
Sevgili meslektaşım, Ardahanlı Gazeteci..
Bu akşam saat 21.30’da seninle birlikte elit bir grubun olduğu
Ardahanlı İş Adamları ve Sanayiciler Derneği ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti olarak İstanbul Valisi Davut Gül ile İstanbul Cagaloğlu’n da bulunan valilik makamında kendisiyle istediğimiz randevunun olumlu karşılanmasıyla valinin kendisiyle bizzat bir görüşmemiz olacak..
Konu İstanbul’da ki Ardahan, Ardahanlı iş insanları, gazetecileri ve Ardahan lobimizin etkisi olacak..
Müsaitsen yarın akşam saat 21.O0 da İstanbul/Cağaloğlu’n da bulunan Valilik binası önünde ol.. Birlikte valiyle görüşelim..
Olumlu döşünü bekliyor saygılar sunuyorum..
Fakir Yılmaz/Gazeteci
AGC ve ARSİAD Başkanı
05322678015-05354183258

 

ARDAHAN’DA 23 NİSAN..

Tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 80.Yıl Dönümü  etkinlikleri renkli görüntülere sahne oldu.

Ardahan Şehir Stadyumunda düzenlenen çeşitli etkinliklerle coşku ile kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, makam koltuğunu Cemal ve Zekiye Vatan İlkokulu 1. sınıf öğrencisi Zeynep Balcı’ya devretti.

Vali Hayrettin Çiçek’in makamında gerçekleşen temsili yer değiştirmeye, çocuk Vali Zeynep Balcı ile birlikte İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Uzantı ve okul müdürü Nesrin Yörükoğlu katıldı.

Çocuk Vali Zeynep Balcı, Valilik makamında oturmaktan gurur duyduğunu belirtti. Vali Hayrettin Çiçek, temsili makam değiştirmenin ardından Çocuk Vali Zeynep Balcı’nın 23 Nisan Bayramını kutladı ve çeşitli hediyeler vererek uğurladı.


7 BELEDİYELİ ARDAHAN’DA CHP 4

AK PARTİ 1, BAĞIMSIZ ve BBP BİR..

5 ilçesi 1 beldesi olan Ardahan’da AK Parti sadece Hanak’ta seçim kazanırken Ardahan merkezde mevcut CHP’li Belediye Başkanı Faruk Demir ile birlikte Göle, Posof ve Çıldır’da da kazandı.
CHP’nin kalesi olarak bilinen Damal’da ise Bağımsız aday kazanırken, Ardahan’ın tek beldesi Köprülüde Büyük Birlik Partisi adayı kazandı. Batı kentlerinde Ardahanlıları yok sayıp, Bursa Gemlik hariç Ardahanlı siyasileri aday etmeyen AK Parti ülke genelinde ve Gemlik’te olduğu gibi Ardahan’da da kayıp ederken İstanbul Çekmeköy’de ve Kocaeli Derince’de birer Ardahanlıyı aday eden ve kazanan CHP 7 belediyesi olan Ardahan merkez dahil 4 belediye başkanlığı kazandı.

1Nisan 2024 Tarihli Haberler

Ardahan’da 220 oy ile CHP seçimi önde bitirirken, AK Parti ‘şaibe var’ diyerek sonuçlara itiraz etmeye hazırlanıyor. Çıldır, Göle ve Posof’ta CHP kazanırken, Hanak’ta AK Parti kazandı., Damal’da Bağımsız aday Kemal Çamlıyurt kazandı. Ardahan’da tek Köprülü Beldesinde Büyük Birlik Partisi adayının kazandığı öğrenildi.

Ardahan’dan sonra Göle ve Posof’ta da yıllar sonra CHP,

Damal’da ise 30 yıl sonra CHP’siz!

Geçtiğimiz seçimlerde 20 sonra Ardahan’ı alan CHP Ardahan’ın en büyük ilçesi Göle’de, sınır ilçe Posof’ta da belediye başkanlığı kazanırken, CHP’nin Ardahan kalesi olarak bilinen Damal’da ise bu unvanını Bağımsız aday Kemal Çamlıyurt’a kaptırdı. Çıldır’da da 10 yıl sonra belediyeyi kazanan CHP’nin yanında AK Partili tek belde Köprülü’de BBP ilk kez belediye başkanlığı kazandı.

ARDAHAN’DA FARUK DEMİR

BAYDAR KARŞISINDA 2. KEZ KAZANDI..

ÇILDIR’DA NÜRETTİN AYGÜN

KAYIP ETTİĞİ KOLTUĞUNU GERİ ALDI..

GÖLE’DE 20 YIL SONRA 

GÖKHAN BUDAK İLE CHP DEDİ..

CHP POSOF’TA ERDEM DEMİRCİ İLE

DEVRİM YAPTI, ULGAR’I DELDİ..

HANAK ERDAL KURUKAYA  İLE

10 YIL SONRA YENİDEN AK PARTİ DEDİ..

KEMAL ÇAMLIYUIRT DAMAL’DA TARİH YAZDI

CHP’NİN KALESİYEDİ..

GÖLE KÖPRÜLÜ’DE BBP KAZANDI!

ARDAHAN’DA SANDIKLAR KAPANDI,

OY TASVİRİ BAŞLADI..

AK PARTİ, CHP ve DEVA’nın yarıştığı Ardahan’da seçim sandıkları kapandı.
69 bn 874 seçmenin olduğu Ardahan Merkezin yanı sıra 5 ilçesinde, bir Beldesinde sandık başına giden seçmenler merkez de 45, Göle’de 15, Damal’da 10, Hanak ve Çıldır’da 9 ve Posof’ta 6 sandıkta oy kullandı.
Tüm ülkede olduğu gibi Ardahan’da pazar günü sandık başına giden seçmeler sabah 07.00’de itibaren oy vermeye başlamıştılar. Saat: 16.00’da kapandı. Oy tasviri sonra oy sayımına başlanacak.

HOÇVAN’DA 2 KÖYDE MUHTARLIK KAVGASI!

Kent merkezlerinde sakin geçen Mahalli idareler Seçimleri 2024 Ardahan merkeze bağlı Çağlayık (Erdemel) ile Köpürdük köylerinde yarışan muhtar adayları arasında kavgaya döndü. Her iki köyde çıkan muhtarlık tartışmalarının bir anda kavgaya döndüğü öğrenirlerken yaralıların olduğu kavga jandarma tarafından büyümeden önlendiği öğrenildi.

ÇILDIRLILAR

MEMLEKET’E OY VERMEYE GELDİLER..

Turgay Şirin’in Memleket Partisinden Belediye Başkanlığına aday olduğu Çıldır’a oy kullanmaya gelen bir çok gurbetçinin yanı sıra köylere de memleket dışında olan ama oyları memlekette olan bir çok seçmenin memlekete oy kullanmaya geldiği götürüldü.

Yüreğim Kars’ta Kaldı..
Ardahan’dan bir başka kente giderken hep düşünür, hep kendi kendime mırıldarım, ‘Ya bu bizim idareciler acaba hiç mi başka kentlere, kasabalara gidip, gelmezler’ diye..
Saçmalama; ‘Tabi ki giderler, hem de uçakla’ diyenleriniz olacak şimdi!
Evet, ama hemen kızmayınız, önce bir dinleyin de inanıyorum ki sizlerde bana hak vereceksiniz..
Geçtiğim günlerde bir işim için birer gün arayla iki kez eski vilayetimiz Kars’a gittim.
Üç yıldır bir türlü tam bitmeyen bölünmüş yoldan yol alırken Kars’a ulaştım..
Hem de geçtiğimiz gün kargo ile bana gelen ve sevgili Neşe Doster’in ele aldığı, ‘Yüreğim Kars’ta kaldı’ isimli kente..
‘Yeter ki başkan olayım’ diye kendisine asıl sarılacak olan partiye değil, sistemin içinde birbirine benzeyen partileri gezen sevgili dostum Naif Alibeyoğlu’nun bir zamanlar yönettiği 36 plakalı kent Kars’a girerken yine aynı soruyu kendi, kendime soramadan edemedim..
Çünkü Alibeyoğlu dönemindeki gibi, Filtekin’nin de başkanlığını yaptığı Kars’a girerken Ardahan’a girdiğimi sanıyordum, dağda, taşta, köyde, yaylada kırılmayan, ama Ardahan’ın giriş, çıkış yollarında gezerken, cadde ve sokaklarını dolaşırken dökülen zavallı GAZETECİ isimli aracımın az daha ön ekipmanları dökülecekti..
Kars’ı bildiğimden beri değişmeyen kent girişi ve çıkışı yollarının halen o olağanüstü bozukluğu tek başına iktidar olan AK Partili Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş döneminde de aynıydı..
Babamın dostu CHP’li Selahattin Filtekin dönemini de hatırlatan manzarayı 42 yaşında ki bir gazeteci olarak o yolları halen aynı şekilde gördüğümde bir çoğunuz gibi neler mırıldadığımı sanırım, tahmin edebiliyorsunuz..
Ama şurada yine yanı başımızda ki Erzurum’a değil, Oltu’ya, Tortum’a giderken bu mırıldamayı yapmam, tam tersine, ‘Ya bu bizim yöneticiler hiç mi bu kentlerin giriş, çıkışlarını görmezler’ diye yine kendi kendime konuşurum..
Evet maalesef Ardahan’ın olduğu gibi Kars’ın yöneticileri de o başında bulundukları kentlerin giriş, çıkışlarında ki yollara hiç mi hiç bakmazlar..
Çünkü Kars’ın girişinde girip, sanayisine doğru yol alırken Kafkas Üniversitesinin yanı sıra özelleştirme adı altında devletçe terk edilen, iktidarlara yakınlık, yalakalık yapanlarca 5 kuruşa alınıp, harabeye çevrilen, Göle’de ki TİGEM gibi perişan halde işletilmeyen Kars Yem Fabrikası, Kars Un Fabrikası, Kars Süt Fabrikası gibi onca kapalı fabrika ve Kars Öğrenci Yurdu, Organize Sanayi, Çimento Fabrikasının da üzerinde bulunduğu yolu benim gibi çoğu yabancı kentlerin çocukları olan Üniversite öğrencileri de geçiyordu..
Sadece onlar ve ben mi ki;
Hayır! Adeta; ‘Bu şehirlere girmeyin’ diyen mayın tarlası gibi Ardahan ve Kars gibi kent girişlerini geçip, hallerini düşünürken önümde 0001 nolu kırmızı plakalı araçta geçiyordu,
O yarım metreye varan, çukurlara girip, çıkarak yol alan aracın Kars Valisinin aracın içinde olduğunu fark ederken, arkasına takılan o Ardahan’da ki gibi çok çalışmış edasıyla her biri bir aracın arka koltuğuna yaslanmış olan onca üst düzey bürokratların konvoyu da geçer o yollardan.. Kars Kafkas Üniversitesi’nin Rektörü de ..
Ama Neşe Doster gibi değerli bir yazarın bile görüp, kitabının bir yaprağını açmadığı bu kentlerde bunları yazacak olan gazeteciler ise ortalıkta yoktular..
**Pul yalayıp, Kul parasına alışanlar..
Aslında, “Kul parasına alışanlar” dememiz gerekirken yazımızın içeriği belli olsun diye ve yazımıza konu olan şahsın eski pul yalayanlardan olduğu bilinsin diye yazımızın başlığını “Pul parasına alışanlar” koyduk.
Teknolojinin gelişmediği, eğitimin bu günden beter olduğu bir dönemde boyunlarına taktıkları kırmızı kravatlarla memurluk yapıp kral Faruklardan daha kralcı kesilip kendisinin halktan büyük olduğunu sananların hatta parasını alıp haberini yaptığı adamı bile beğenmeyen ve başların ayak olduğunu sanıp son seçimde Milletvekili adaylığını da düşünen bu pul yalayanlar şimdi emekli oldukları köhne evlerinin köşelerinde ADSL parasını ödemekten zorlandıkları beyinleri gibi küçük remli bilgisayarlarla Ardahan haberlerini, yani masa başında ve uzaktan Ardahan haberleri yaparlar.
Görenin kız mı oğlan mı diye merak ettiği bu dansözcüler bizim haberciliğimizle yarıştıklarını sanıp eskiden pul yaladıkları gibi şimdide internet aracılığıyla birilerinin şeylerini yaladıklarını görüyoruz.
Dün yaladıkları vekilin aday olmaması ardından yeni yalamaları arayan bu pul yalayanlar, bizim belediyeyle ilgili haberlerimiz ardından fırsat bulup kral Faruk’tan daha çok kral kesilip alıştıkları pul yalamaya devam ettiklerini görüyoruz.
Erkekçe bizimle yüz yüze gelemeyip yaladıklarının salyalarıyla bana saldırdıklarını sanan bu tipler burada ki babası katil olanların ihbarcılığıyla, haber yaptıklarını sanırlarken kendilerini kaç kişi okuduğuna da anlamazlar, bilmezler ve haberciliğin pul yalamak olmadığını, elli kez kendilerine koyup anlatmamıza karşın bir türlü anlamazlar.
Çıldırlı olup, Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı başta olmak üzere Ardahan’ın onca sorununu yazmayıp, kuyruklarına bastıklarımızın acısını çeken bu pul yalayanlar bilmelidirler ki; Yanlarında Kral Faruklar olsa da karşıların da halkın sesi, kulağı, gözü olan ve en çok okunan Fakir Yılmaz hep olacaktır..

DİĞER VİDEOLAR