Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

GÖLELİ STK’LARIN SANAL KURTULUŞ SAVAŞI DEVAM EDİYOR!

GÖLELİ STK’LARIN

SANAL KURTULUŞ SAVAŞI

DEVAM EDİYOR!

Geçtiğimiz günlerde lüks toplantı salonlarından birinde halaylar eşlisinde Göle’nin 106. yıl dönümünü kutlayan Göle STK’larının sanal savaşı devam ediyor.
Son seçimleri ardından başına kayyum veya mutlak butlan bir genel başkanın atanmasına ramak kala olağanüsüt kongreye gidip, kayyum veya mutlak butlan başkanı atamasının önüne geçen Göle Dernekler Federasyonu ile İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği arasında sanalda yaşanan savaş devam ediyor.

GÖL/FED Başkanı Eren Küpeli’nin bir siyasetçi, bir gazeteci edası içine girip, gittiği Göle’de kendinse ait sanal sayfada yaptığı çekim ve görüntülerle başta Göle Belediye Başkanına olmak üzere yere yetiklerin yetersizliğine, başarısızlığına dikkat çekmesine tepki gösteren İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yılmaz Yeni, Küpel’nin bu çıkışana tepk göstererek, ‘Federasyonumuzun resmi, yapıcı, birleştirici ve ilçemizin gerçek sorunlarına odaklanan kurumsal bir üslubu benimsemesi gerek’ dedi.

Her iki Başkanın karşılıklı sanal savaşını ortaya koyan son açıklamaları şöyle;

Önce Yılmaz Yeni’nin mesajı..

KAMUOYUNA VE GÖLE DERNEKLER FEDERASYONU BAŞKANLIĞI’NA

Göle Dernekler Federasyonu’nun saygıdeğer yönetimi ve kamuoyunun dikkatine;

Son dönemde Federasyon çatısı altında ve sosyal mecralarda paylaşılan kimi video ve açıklamaların, sivil toplum kuruluşumuzun ciddiyetine ve üstlendiği sorumluluk misyonuna tam olarak hizmet etmediği gözlemlenmektedir. Göle halkı ve kurumlarımız adına, gündemi fuzuli yere meşgul eden yaklaşımlardan uzaklaşılması ve sivil toplum kuruluşu vakarına yakışır, kurumsal bir dille hareket edilmesi elzem bir hal almıştır.

Bu doğrultuda, aşağıda yer alan hayati konuların şeffaf ve kurumsal bir ciddiyetle aydınlatılması gerekmektedir:

1. Eğitim Yardımları ve Burs Faaliyetleri:

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Federasyonumuzun asli sorumluluklarından biri olan öğrencilere destek konusu öncelikli gündem maddemiz olmalıdır. Federasyon olarak bu dönem kaç öğrencimize burs imkânı sağlandığına dair somut verilerin, her türlü spekülasyondan uzak bir şekilde, resmi rakamlarla kamuoyuna ilan edilmesini talep ediyoruz.

2. Belediye Taşınmaz Tasarrufları Hakkında:

Yerel yönetimlerin, yasal mevzuatlar çerçevesinde mülkiyetlerinde bulunan arsa ve taşınmazların satışını gerçekleştirmesi hukuki bir tasarruf olup suç teşkil etmemektedir. Bu tür rutin idari ve yasal uygulamaların manipüle edilerek polemik konusu yapılması, ilçemizin enerjisini boşa harcamaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.

3. Okçu Köyü Mezarlığı ve Sosyal Dayanışma:

Okçu Köyü Mezarlığı, tarihsel ve manevi olarak Göle Belediye Başkanımız Sayın Gökhan Budak’ın aile büyüklerine (dedesine) ait bir mülk/vakıf arazisi niteliğindedir. Buna rağmen, geçmişten bugüne sergilenen büyük bir toplumsal dayanışma örneğiyle; Göle’de ikamet eden ve buraya aidiyet hisseden tüm hemşehrilerimizin cenazelerinin ayrım gözetmeksizin defin işlemine açık tutulmuştur. Bu derece yapıcı ve birleştirici bir yaklaşımın asılsız iddialarla tartışmaya açılması toplumsal huzura katkı sunmamaktadır.

Sonuç ve Çağrı:

Göle Dernekler Federasyonu yönetimi ve Sayın Başkan Eren Küpeli’den beklentimiz; toplumsal birliği zedeleyecek, kurumsal kimliğe yakışmayan, kişisel ya da fevri video paylaşımlarına son verilmesidir. Federasyonumuzun resmi, yapıcı, birleştirici ve ilçemizin gerçek sorunlarına odaklanan kurumsal bir üslubu benimsemesi; tüm Göle camiasının ortak arzusudur. Gereğini bilgilerinize rica eder, kamuoyuna saygıyla sunarız.

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür,

Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yılmaz Yeni

Buda Göle Dernekler Federasyonu başkanı Eren Küpeli’nin Yeni’ye cevabı..

Yılmaz başkan, Göle milli servetleri elden gitmiş satılanlara göz yumuyorsun siz de bu konuda sorumluluk sahibisiniz. Göle’nin yıllar içinde elinden çıkan taşınmazları neden kamuoyunda yeterince gündeme getirilmiyor? Göle’nin değerleri birer birer elden giderken neden sessiz kalınıyor? Neden bu satılanlara karşı destek oluyorsun?.. Sinema binası gitmiş…Eski Mal Meydanı’nın bulunduğu bölgede 25 dönümlük arsa gitmiş… Yeni Mal Meydanı’ndaki iki arsa gitmiş…Oltu Caddesi’ndeki sokak arası yolu gitmiş…İş Bankası’nın yanındaki yol gitmiş…Senin gibi bunca haksızlığa göz mü yumayım. Haksızlık karşısında susayımmı?.. Caddeler, arsalar, taşınmazlar… Göle’nin hafızası ve ortak değerleri birer birer elden çıkmış. Cadde ismi satılmış…. Sokak satılmış…. Daha saymakla bitmiyor. Bunca satılanlar nasıl göz yumuyorsun.. Bizde senin gibi göz mü yumalım. Haksızlık karşısında susalım senin gibi.Sayın Göle Belediye Başkanına sorun geçmişten bugüne Göle’de hangi taşınmazlar satıldı? Hangi dönemlerde satıldı? Bu satış kararlarını kimler aldı ve kimler onayladı?Bunların tamamı belgeleriyle ortaya konulmalı. Amacımız kimseyi haksız yere suçlamak değil; Göle’nin geçmişini, bugününü ve geleceğini ilgilendiren bu meseleye açıklık getirmektir.Göle halkı gerçekleri bilmek istiyor. Göle’nin ortak değerlerine ne oldu, bunu hep birlikte öğrenelim. Sende sivil toplum kuruluşun köy dernek başkanısın sende araştır biz konuda araştırmaya, sorgulamaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye davet ediyorum. Senide kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. GÖL/FED Başkanı Eren Küpeli

GÖLELİ İŞ İNSANINDAN

BÖLGE STK’LARINA ÇAĞRI..

“ARANIZDA KAVGA EDERCESİNE

TARTIŞMAYI BIRAKIN;

YAPTIĞINIZ GÜZEL İŞLERLE

KAMUOYU SİZİ TARTIŞSIN!”

Sivil toplum kuruluşlarını kişisel çatışmaları bir kenara bırakarak Göle’nin temel sorunlarına odaklanmaya ve birlik içinde hareket etmeye çağıran Akkoç, kurumların birbirleriyle kavga etmek yerine doğayı koruma, eğitim kalitesini artırma ve hayvancılığı geliştirme gibi konularda somut projeler üretmeleri gerektiğini vurguladı.

İstanbul’daki derneklerin çokluğunu bir ayrılık değil, doğru yönetildiği takdirde bir dayanışma fırsatı olarak gören Akkoç, toplumsal enerjinin ilçeye yatırım çekmek için kullanılmasını önermektedir.

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı, İş insanı Selçuk Akkoç bireysel hırslardan arınıp ortak akıl ile hareket etmenin bölge ekonomisi ve gençlerin geleceği için taşıdığı hayati önem üzerinde duyurulması gerektiğini ve Göle’nin kalkınması adına tüm paydaşları “biz” bilinciyle ve çözüm odaklı bir vizyonla birleşmeye davet eden bir çağrı niteliğindedir.’ diyerek bölge stk’larına yönelik önelim mesajlar verdi.

Göleli iş insanı ve İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı Selçuk Akkoç, bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerine birlik, beraberlik ve sağduyu çağrısında bulundu.

Göle’nin çözüm bekleyen çok sayıda sorunu bulunduğunu belirten Akkoç, STK yöneticilerinin kamuoyu önünde birbirlerini hedef alan ve zaman zaman kavgaya varan tartışmalarının Göle’ye hiçbir katkı sağlamadığını ifade ederek tarafları sağduyuya ve uzlaşmaya davet etti.

Akkoç, “Göle’nin sorunları bu kadar açık ve ortadayken, enerjimizi birbirimizle tartışmaya değil, bu sorunlara çözüm üretmeye harcamalıyız. STK’lar birbirleriyle yarışacaksa, bunu tartışmalarla değil; ürettikleri projelerle, yaptıkları hizmetlerle ve Göle’ye kazandırdıkları değerlerle yapmalıdır. Bırakalım kamuoyu, kimin ne kadar güzel iş yaptığını tartışsın.” dedi.

“GÖLE’NİN ASIL GÜNDEMİ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ OLMALI”

Göle’nin adını aldığı yeşil doğasının korunması gerektiğine dikkat çeken Akkoç, her yıl çeşitli gerekçelerle ağaçların kesildiğini, ancak yerine yeterince yeni fidan dikilmediğini belirterek doğanın korunması konusunda daha duyarlı olunması gerektiğini söyledi.

Akkoç şöyle devam etti:

“Yeşil Göle’nin doğal güzelliklerini korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bölgeyi temsil ettiğini söyleyen STK’ların bu konulara daha fazla eğilmesini bekliyoruz.

Göle’nin içme suyu sorunu, eğitimde yaşanan sıkıntılar, okul ve yurtların durumu, gençlerin ilçede tutulamaması, hayvancılığın geleceği, tarım, turizm ve Göle’nin yeterince tanıtılamayan doğal güzellikleri konuşulmalıdır.

Endemik bitkileri, doğal zenginlikleri ve hayvancılık kültürüyle önemli bir potansiyele sahip olan Göle’nin bugün yeniden hayvan hastalıklarıyla mücadele etmek zorunda kalması bile başlı başına gündemimiz olmalıdır. Göle’nin geleceğini konuşmamız gereken bir dönemde, küçük meseleler üzerinden birbirimizi hedef almak doğru değildir.”

“BEN DEĞİL, BİZ DEMENİN ZAMANI GELDİ”

STK başkanlarına özellikle birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Akkoç, “Artık ‘ben’ demeyi bırakıp ‘biz’ demenin zamanı gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Akkoç, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Göle hepimizin. Göle’nin geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur. Dernekler, federasyonlar ve farklı sivil toplum kuruluşları birbirlerinin rakibi değildir. Tam tersine, aynı amaç için çalışan ve birbirini tamamlaması gereken yapılardır.

Elbette farklı düşünceler olacaktır. Elbette eleştiri yapılacaktır. Ancak eleştiri, hakarete ve kişisel tartışmaya dönüşmemelidir. Farklılıklarımızı kavga nedeni değil, ortak akıl oluşturmanın bir fırsatı olarak görmeliyiz.”

“GÖLE’NİN SORUNLARINI KONUŞALIM”

Göleli hemşerilerin siyasette ve kamu hayatında daha etkin olması gerektiğine de dikkat çeken Akkoç, enerjinin kişisel tartışmalara değil, Göle’nin sorunlarının gündeme taşınmasına harcanması gerektiğini belirtti.

Akkoç:

“Göleli hemşehrilerimizin ülkemizin farklı kentlerinde ve özellikle büyük metropollerde önemli görevler üstlenmesi hepimiz için gurur vericidir. Ancak bizlerin konuşması gereken asıl mesele, Göle’nin sorunlarının nasıl daha güçlü şekilde gündeme getirileceğidir.

Göleli siyasilerimizin, bürokratlarımızın, iş insanlarımızın, akademisyenlerimizin ve STK’larımızın ortak bir anlayışla hareket ederek Göle’nin sorunlarını ilgili makamların önüne koyması gerekir.

Köy derneklerinden federasyonlara kadar bütün sivil toplum yapılarımızın birbirini yıpratmak yerine birbirine güç vermesi gerekiyor. Çünkü kişisel tartışmalardan Göle kazanmaz; ancak ortak projelerden, ortak mücadeleden ve ortak akıldan Göle kazanır.”

“İSTANBUL’DA DAHA FAZLA GÖLE DERNEĞİ OLMASI KAYIP DEĞİL, KAZANÇTIR”

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı olduğunu hatırlatan Akkoç, İstanbul’un farklı ilçelerinde yeni Göle derneklerinin kurulmasının bölünme değil, doğru yönetildiği takdirde Gölelilerin sosyal dayanışmasını güçlendirecek bir fırsat olduğunu söyledi.

Akkoç, “İstanbul gibi yaklaşık 20 milyonluk bir dünya kentinde birden fazla Göle derneğinin bulunmasını bölünme olarak görmemek gerekir. Önemli olan bu yapıların birbirine düşman olması değil, aynı hedef için birlikte çalışabilmesidir. Daha fazla dernek, daha fazla insanın sürece katılması ve daha fazla proje anlamına gelebilir.” dedi.

“GÖLE’NİN GELECEĞİNİ TARTIŞALIM”

Akkoç, açıklamasının sonunda Göleli iş insanlarına, kadınlara, gençlere, gurbetçilere, aydınlara ve tüm hemşerilerine seslenerek birlik çağrısını yineledi:

“Göle’nin geleceğini tartışalım. Gençlerimizi nasıl Göle’de tutacağımızı tartışalım. Eğitimimizi, turizmimizi, tarımımızı, hayvancılığımızı, doğamızı ve ekonomimizi nasıl geliştireceğimizi tartışalım. Göle’yi nasıl daha güçlü tanıtacağımızı, ilçemize nasıl yatırım kazandıracağımızı konuşalım.

Ama birbirimizi yıpratacak, kişisel polemiklere dönüşecek ve Göle’ye hiçbir şey kazandırmayacak tartışmaların artık son bulmasını istiyorum.

Aranızda kavga edercesine tartışmayı bırakın; yaptığınız güzel işlerle kamuoyu sizi tartışsın!

Göle’nin ihtiyacı kavga değil; birliktir, ortak akıldır, projedir ve vizyondur.

106 yıl önce Göleli önderlerin liderliğinde verilen mücadele ve yerel milislerin katkılarıyla bugün onurla andığımız kurtuluş günümüzün ruhuna yakışan da budur.

Ben de sınırların ötesinden, yıllardır Almanya’da yaşayan bir Göleli ve iş insanı olarak bütün hemşerilerime sesleniyorum:

Gelin birbirimizi tüketmeyelim. Birbirimize güç verelim.

Gelin ‘ben’ değil, ‘biz’ diyelim.

Gelin Göle’nin sorunlarını kavga ederek değil, projeler üreterek çözelim.

Tüm Göleli hemşerilerimi sevgi, saygı ve kardeşlik duygularıyla selamlıyor; daha güçlü, daha birlik ve daha güzel bir Göle için herkesi ortak akla ve dayanışmaya davet ediyorum.”

Selçuk Akkoç
Göleli İş İnsanı
İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı

DERNEKLER KAVGA EDE DURUREN

DEM Partili Vekil,

Göle’deki orman katliamına dikkat çekti

Okullar kapanan, İlçeyi Erzurum ilçesi konumuna getiren belediyenin arazilerinin yok pahasına satıldığı, ormanlarının doğranmaya devam ettiği, içme su sorunun çözülemediği, Kuş gribinin yeniden görüldüğü, ŞAP hastalığının yeniden görülmeye başladığı Ardahan’ın Göle ilçesi derneklerinin kavga ederek kurtuluş yıl dönümünü kutlamaya çalışa dursun Göle’ye ‘Yeşil Göle’ adını veren ormanları doğranmaya devam ediyor.

Dernekleri gibi ki siyasilerinin ses çıkarmadığı Ormanların kesilmesine tepki Iğdır Milletvekilliden geldi.

DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, Göle Köprülü Beldesinde ağaç katliamının yapıldığını ileri sürerek, yetkililere seslendi, ” Ağaç katliamını durdurun” çağrısında bulundu.

Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Göle ilçesindeki gençleştirme adı altında yapılan ağaç kesimlerine dikkat çekti.

Vekil Hun sarıçam ormanlarının talan edildiğine vurgu yaparak, ” Ardahan Göle Köprülü beldesinde “orman gençleştirme” adı altında yürütülen ağaç katliamını kabul etmiyoruz. sürekli ağaç kesip yerine tek bir fidan dikmeyen, ormanlarımızı rant uğruna birilerine peşkeş çeken talan düzenine karşıyız.

Bu ağaçlar kuşların yuvası, toprağın nefesi, yarınlarımızın nefes alma kaynağıdır. Sarıçamlarımızı iş makinelerine ve rant çevrelerine teslim etmeyeceğiz. Adına “gençleştirme” diyerek talanı meşrulaştıramazsınız! Ardahan’ın ormanları sahipsiz değildir. Bu kıyımı derhâl durdurun!” dedi.

Göle’nin 106. kurtuluş yıl dönümünü kutlayan
HAKAN YILMAZ
BELEDİYE BAŞKANLARINI ZİYARET ETTİ..

Adı yapılacak ilk seçimde Ardahan Milletvekili adayı olacak isimlerin başında gelen Ardahanlı iş insanı Hakan Yılmaz ilçesi Göle’nin kurtuluş yıl dönümünü kutladıktan sonra yönetiminde olduğu AK Parti İstanbul İl Yöneticileri birlikte partilisi belediye başkanlarını ziyaret edip, çalışmaları hakkında bilgi alış-verişinde bulundu.

Memleketinin bu güzelim ülkenin kuruluşu esnasında yerel milisler önderliğinde verdiği mücadelenin tarih yazdığına dikkat çeken AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurullu Üyesi İş insanı Yılmaz, şanlı tarihi ile gurur ve onur duyduğum İlçem Göle’yi, vilayetim Ardahan’ı İstanbul metropolünde en iyi şekilde temsil etmeye gayet ettiğini belirtirken, ülkenin en büyük kenti, dünyanın en büyük metropolü İstanbul siyasetinde varlıklarını hissettirme amacıyla, başta Sayın Cumhurbaşkanımız, patimizin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti İl Başkanımız Abdullah Özdemir ve heyetimizin başkanı sayın Abduhalim Aksu ile birlikte yerel yöneticilerimiz, Belediye başkanlarımızı ziyaret edip, kendileri ie bilgi alışverişinde bulunduklarını belirtti.

GÖLE ANADOLU’YA AÇILDI..

1 Kasım 2025 Tarihli Haber

39 ilçeli, 152 köyü olan 16 Milyonluk İstanbul’da Esenyurt’a sıkışmış olan Ardahan diasporanın yanlışına dikkat çeken Göleliler, ‘Avrupa ve Anadolu yakalı İstanbul’un Anadolu yakasında da varız’ diyerek, milyonların yaşadığı İstanbul’un Anadolu yakasında yeni bir İstanbul Anadolu Yakası Göle Derneği isimli yeni bir kurdular.

Aynı zamanda Göle’nin en büyük köylerinden olan ve Göle siyaseti üzerinden etkisi olan Senemoğlu köyünün Dernek Başkanı da olan Yılmaz Yeni’nin öncülüğünde kurulan yeni Göle Derneği yeni yerinde hizmet vermeye başladı.

4 Yıllık çalışmalarını tamamladıklarını ve İstanbul Dernekler masasına yaptıkları başvuru ile İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği adlı bir dernek kurduklarını belirten yeni Göle Derneğinin kurucu başkanı Yılmaz Yeni yaptığı açıklamada İstanbul’un her yerinde olduğu gibi Anadolu yakasında da 38 Bin Gölelinin yaşadığına dikkat çekerek, Rasim Pakır, İdris Yıldırmcı, Enver Keskin, Hayati Oğuzhan ve Ersin Zencirci’nin yönetimini oluşturduğu İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneğinin bir yere sıkışmış olan anlayıştan uzak tüm Göleliler hitap eden anlayışla Gölelilerin en güçlü ve en etkin derneği olacağına inandığını belirtti.

Basın özgürlüğü de Ardahan gibi sonlarda!

Biri, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gümrük kapısı olmak üzere Kafkaslara açılan Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapılarına sahip olmasına karşın 203 gümrük kapısı arasına ithalatta, ihracattan sonlarda olan Ardahan’ın eğitimde, sağlıkta, yatırımda 81 kentin için de alt sıralarda olduğu gibi ülkemiz de Basın Özgürlüğü endeksine göre 180 ülke içerisinde 158. sırada yer alıyor.
Basının demokrasiyi korumaktaki rolünü vurgulamak, etik gazeteciliği ön plana çıkarmak ve dünyada basının sansür edildiği ülkelere mesaj göndermek için her yıl kutlanan 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü hüzünle kutlanıyor.

İnsan Hakları Kurulundan açıklama..
3 Mayıs, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1993 yılında aldığı karar ile tüm dünyada Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmaktadır.
Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ülkemiz özelinde Anayasamız ile basın özgürlüğü güvence altına alınmıştır.
Basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma ve insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunma göreviyle Kurumumuzun da önemli bir paydaşı olarak görevini sürdürmektedir.
Hepimiz biliyoruz ki, basın demokratik hayatımızın vazgeçilmez bir unsuru, haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracıdır. Tarafsız ve objektif bir biçimde haber ve bilgi akışı sağlayarak toplumu aydınlatma ve doğru bilgilendirme görevi yapmaktadır. Basının bu görevini özgürce yapabilmesi ve yaptığı görevin amacına ulaşmasında, hiç kuşkusuz basın hürriyetinin büyük önemi bulunmaktadır. Ülkemiz koşullarında bu hak, tüm basın mensuplarımıza sunulmaktadır. Basınımız da bu görevi yerine getirirken; gerçeklik, güncellik, kamu yararı, özel hayata saygı ve gazetecilik etik değerleri gibi denge unsurlarını da gözetmek durumundadır.
Zorlu süreçlerden geçtiğimiz bu günlerde; basın mensuplarımız büyük bir sorumluluk üstlenerek, COVID-19 salgın sürecinde gece gündüz demeden ve mesai mefhumu gözetmeksizin, kamuoyunu bilinçlendirmeye gayret etmektedirler. Bu zorlu mesailerini büyük bir özveriyle sürdüren, etik değerlere bağlı, demokrasinin kesintiye uğrama riskiyle karşı karşıya kalınan darbe girişimlerinde dahi her zaman millet iradesinden yana tavır koyan tüm basın mensuplarımızın, ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutluyorum; kendilerine başarılar diliyorum. Ülkemizde insan hak ve hürriyetlerinin daha ileri düzeye ulaşması için gösterdikleri çaba için ayrıca teşekkür ediyorum.
Süleyman Arslan TİHEK Başkanı

EN SON GÖZALTINA ALINIP, TUTUKLANAN GAZETECİLER

Fon soruşturmasıyla ilgili ‘kamuoyunu yanıltıcı’ açıklamalar yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandığı ülkede son aylarda gözaltına alınıp, tutuklanan gazeteciler şöyle;

  • 26-09-2026

  • 16-08-2016

  • 11-09-2026

  • 02-10-2026

  • 01-02-2010

  • 02-10-2025

  • 20-01-2007

  • 28-09-2026

  • 06-10-2026

  • 01-04-2003

  • 19-12-2014

  • 28-08-2026

  • 24-08-2023

  • 02-03-2015

  • 27-10-2025

  • 01-02-2004

  • 05-02-2026

  • 04-09-2026

  • 26-02-2019

  • 11-01-2022

  • 13-09-2026

  • Sosyete sofrasından fakir sofrasına!

    Halk arasında sosyete yiyeceği olarak anılan “kavılca” buğdayı fakir sofralarına lezzet katacak.
    Ardahanlı çiftçi Nejdet Kanbir’in, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) desteğiyle kurulacak tesis ile kaybolmaya yüz tutan ve lezzeti ile öne çıkan kavılca buğdayı yeniden üretilip işlenerek sofralara lezzet katacak.
    İşlenmesi zor olduğu için çiftçilerce ekilmemesi yüzünden kaybolmaya yüz tutan kavılca buğdayının yeniden üretilerek her kesime yayılması ve tüketilmesini isteyen çiftçi Kanbir, Çıldır ilçesi Aşıkşenlik bölgesinde 8 yıl önce Ensar Korkut’tan 15 kilo buğday alıp ekti.
    İlk ekimde yüksek verim alan Kanbir, bunun üzerine lezzeti ve organikliği ile öne çıkan bu buğdayın yaygınlaştırılması ve özellikle işlenmesi amacıyla tesis kurmak için hazırlanan projesini TKDK’ye sundu.
    Kanbir, projenin onaylanmasıyla bir yandan tesis kurmak için hazırlıklara başladı, diğer yandan da üretimini artırıp bu yıl 15 ton kavılca tohumunu toprakla buluşturdu.
    Her yıl üretimini artırıp TKDK’nin onayladığı proje ile işlenip piyasaya sürülmesinin yanı sıra komşularına da tohum vererek “sosyete yiyeceği” olarak nitelendirilen ürünün yaygınlaşmasını isteyen Kanbir, hem ürünün satışından gelir elde etmek hem de kavılcanın her kesimdeki insanların sofralarına da lezzet katmasını amaçlıyor.
    Nejdet Kanbir, kavılcanın gerek lezzet ve gerekse sağlık için son derece önemli ürün olması sebebiyle bu ürünün yok olmasını önlemeye çalıştığını anlattı.

    Çıldır’da yaklaşık 10 yıl önce bir kaç kişinin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için Kavılca ektiğini anlatan Kanbir, “Kavılca üretimi İşlemesi zor olduğu için o dönemler ilkel usullerle yapılıyordu, aileler 30-40 kilo kadar ekiyordu. Ayrıca hazır bulgur ve pirinç köylere kadar gelince kavılcaya olan talepte azaldı. Kimse zahmetiyle uğraşmadı.” diye konuştu.Kanbir, kendisinin ise kavılcayı ilgi duyup araştırdığını ardından ilçeye bağlı Meryem köyünde oturan Ensar Korkut’tan aldığı 15 kilogram buğdayı ektiğini anlatarak, yüksek verim alınca üretimi yaygınlaştırmaya karar verip TKDK’ye başvurduğunu anlattı.Son 2 yılda ise üretimini artırdığını ve işleme tesisi kurarak ürünü her kesime yaymayı amaçladığını dile getiren Kanbir, şunları kaydetti:“Daha çok lezzeti için tüketilen bu ürün aslında çok da sağlıklı. Yaptığımız testlerde bunu gördük. Başta şeker hastaları olmak üzere birçok hastalık için iyi geldiği belirtilen gıda. Şeker hastası olan babam bu ürünü kullandıktan sonra artık ilaç kullanmamaya başladı. Şu an gayette sağlıklı.”“Genetiği ile oynanmamış, unutulmuş ürün”Kanbir, kavılcanın Doğu Anadolu’ya uygun bir ürün olduğuna da işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:“15 kilogram tohumla başladığım üretimde bu yıl 15 ton kavılca tohumunu komşularımın desteğiyle toprakla buluşturdum. Bu ürün bu bölgede bire 10 veya bire 12 veriyor. Kavılca ektiğimiz tarlalara hiçbir kimyasal madde de girmemiştir. TKDK’daki projemizin faaliyete girmesiyle bunun işlemesi de kolay olacak. Kavılcanın yaygınlaşması için komşularımıza da tohum verip teşvik ediyoruz. Komşularımızın üretimini de uygun fiyatla biz alacağız. Kavılcanın kilosu şu an 20-25 lira ancak bu buğdayı halkımızın tüketmesi lazım. Ürünün işlenebildiğini gören diğer çiftçiler de ekecek. Kavılca şu an bu sosyete yiyeceği ancak biz herkesin tüketmesi için çalışıyoruz. Genetiğiyle oynanmamış, unutulmuş bir ürün.”Kavılcanın bir yıl arayla dinlendirilmiş toprağa ekildiğini dile getiren Kanbir, kavılcaya devlet desteğinin olmasını da istediğini sözlerine ekledi.TKDK Ardahan Koordinatörü Yusuf Güder de Nejdet Kanbir’in “Kavılca İşleme Projesi”nin onaylandığını kaydetti.Projenin bölgede tek olduğunu anlatan Güder, “Bu projenin benzeri bölgemizde yok, bu açıdan önemli. Proje ile kavılca buğdayı işlenmiş olacak. Bedeli yaklaşık 340 bin 344 lira olan projenin yüzde 65’i hibedir. Kurulacak tesis inşallah bölgemiz ve ürünümüz için önemli hizmet olur. Böylece ürün işlenip pazarlanabilecek.” dedi.

  • Gökdemir Milletvekili Gibi..

    Aynı zamanda Ardahan Müstakil İş İnsanları Deneği Ardahan İl Temsilci olan Demokrasi ve Atılım Partisi Ardahan İl Başkanı, Hoçvanlı, İş insanı Orhan Gökdemir, partisinin Genel Başkanı ile birlikte DEVA Partisinin Grup toplantısına katıldı.
    Partisi ile Saadet Partisi’nin ‘Yeni Yol’ adlı grubunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı grup toplantısına katılan Gökdemir’in partisinin Genel Başkanı, eski ekonomi bakanı Ali Babacan ve geçtiğimiz günler de Ardahan İl Başkanlığında açan Saadet Partisi Mahmut Arıkan ile birlikte katıldığı ‘Yeni Yol’ TBMM’si grup toplantısına katılan Gökdemir’in partisiningenel başkanı Ali Babacanile bir hayli samimi olduğu görüldü.

    Ankara’nın yanı sıra Ardahan’ın iş dünyasında önemli firmaların Yönetim Kurulu Başkanı da olan Ardahan Hoçvanlı, iş insanı Orhan Gökdemir’in adeta bir milletvekili edasıyla iki önemli partinin genel başkanı ile birlikte katıldığı TBMM’ Yeni Yol Grup toplantısına giderken ülkede yaşanan gündeminin yanı sıra Ardahan’la ilgili sorunları ve kendisinin de katılacağı pazar günü yapılacak olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimi ile ilgili genel başkanlara aktardığı öğrenildi.

    GAZETECİ ARDAHAN’DAN DEĞİL,

    KARS’TA MİLLETVEKİLİ

    ADAYI OLDUĞUNU AÇIKLADI!

    Türkücü Belediye Başkanının, ‘Umdun şehri’ diyerek her sabah mesaj attığı ama kendisinin bir dönem milletvekili, bir dönem Ankara Ardahan vakfı başkanı, iki dönemdir de belediye başkanı olduğu ve 1992 yılından bu yana bekleneni alamadığından her geçen yıl umudunu yitirip, hızla devam eden göç ile boşalan Ardahan’da değil, Kars’ta milletvekili adayı oldu.

    Daha önce Ardahan’da aday olabileceğini belirten, ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçen Gazeteci Suat İncedere Kars’ta milletvekili adayı olduğunu resmen açıklayıp, çalışmalarına başladı.

    ‘Benim rakibim sorunlardır. Ben bir partinin sermayesi değilim, hiçbir milletvekili adayının da rakibi değilim. Ben bölgenin sorunlarına rakibim, çözümlerine adayım.’ diyerek seçim çalışmalarına başlayan Gazeteci İncedere, ‘Kişinin aynası yaptığı iştir. Kişinin yeteneği ortaya koyduğu işlerden anlaşılır. Bir kişinin aklının, yeteneklerinin seviyesini gerçekleştirmiş eylemlerden anlaşılır. “Lafla peynir gemisi yürümez.” ‘Boş torbaya da at gelmez.” Ne yazıktır ki, bugün ortalık bu dizelerde anlatılan insan tipleriyle kaynıyor. Lâfa gelince mangalda kül bırakmayanlar, herkesi, her şeyi eleştirirler: Sokaktaki yurttaştan tutun, peygamberleri bile eleştirirler… Ne var ki, gerçekte kendi çevrelerine, çoluk çocuklarına bile söz geçiremezler, kendi evlerinde bile huzur ve düzen sağlayamazlar.’ sözleri ile yola çıktığını belirtti.

    GAZETECİ SUAT İNCEDERE, KARS MİLLETVEKİLLİĞİ ADAYLIĞINI AÇIKLADI..

    Karslı duayen gazeteci Suat İncedere, Kars milletvekilliği adaylığını kamuoyuna duyurdu.

    Kılıçdaroğlu’nun ‘Mutlak Butlan’ olarak genel başkanlığına atanması ardından CHP’den ayrılıp, kuranların Genel Başkanlığını Özgür Özel’in  yaptığı Yeni Parti’de aday olmayı düşündüğünü öğrendiğimiz İncedere, adaylık açıklamasında siyaset ve toplumsal yaşamda sözden çok yapılan işlerin önemine dikkat çekerek, halkın desteğinin çalışmalarla kazanılabileceğini ifade etti.

    İncedere, açıklamasında “Kişinin aynası yaptığı iştir. Kişinin yeteneği ortaya koyduğu işlerden anlaşılır” ifadelerine yer verirken, “Lafla peynir gemisi yürümez” ve “Boş torbaya da at gelmez” sözleriyle de düşüncelerini dile getirdi.

    Toplumda çok konuşan ancak ortaya somut bir çalışma koymayan insanların bulunduğunu belirten İncedere, eleştirinin öncelikle kişinin kendisini sorgulamasıyla başlaması gerektiğini savundu.

    Açıklamasında farklı örnekler üzerinden değerlendirmelerde bulunan İncedere, siyasette ve toplumsal yaşamda samimiyet, sorumluluk ve icraatın önemine vurgu yaptı.

    İncedere, açıklamasının devamında Mustafa Kemal Atatürk’e atfedilen, “Mitingle, gösteriyle, protesto ile büyük gayeler gerçekleştirilemez. Bunun için mutlaka halkın desteği şarttır” sözlerine yer vererek, siyasetçilerin halkın desteğini kazanmasının önemine dikkat çekti.

    “Halkın desteği için güzel fikirleri, halkçı ve rasyonel programları hayata geçirmek, onları halkın faydalanacağı işler haline getirmek gerekir” diyen İncedere, açıklamasını “Saygılarımla” ifadeleriyle tamamladı.

    Suat İncedere’nin Kars milletvekilliği adaylığına ilişkin açıklamasının, önümüzdeki süreçte kent kamuoyunda nasıl karşılık bulacağı ise takip edilecek.

    BOŞALAN POSOF’A GERİ DÖNÜŞ..

    Yıllardan beri devamlı göç veren ve Nüfusu 2 Bin’ in altına düşmesiyle baş başa bulunan Ardahan’ın Gürcistan’a açılan 2 bin 18 kişinin yaşadığı için ilçe unvanının kayıp etmekle karşı karşıya bulunan serhat ilçe Posof’un köylerine geri dönüşler başladı.
    49 köyü ve mahalleleriyle beraber 56 yerleşim yeri olmasına rağmen nüfusu 2 binin altına düşme ile karşı karşıya gelen Posof’un bazı köylerde yaşayan bile kalmadığı bilinmekte.
    Başta Yurtdışında ve Türkiye’nin değişik illerinde yerleşen Posoflulardan bazıları tekrar köylerine dönmeye başladılar.
    Alınan bilgilere göre şimdiye kadar 400 aile Posof’a dönüş yaptılar.
    Genelde köylere dönen Posoflular yıkılan evlerinin yerine yeniden evler yapıyorlar.
    Posof Belediyesinin de iş makineleri desteği ile yeni evlerin yapılmasına devam ediliyor. Fransa dan Eminbey (Cilvana) köyüne geri gelen İhsan Coşkun ve diğer kardeşleriyle beraber 6 dairelik apartman yapmaya başladılar.
    Sadece 5 ev kalan Sarıdarı (Tepesnde-Stepantzminda) köyünde ise yeni ev sayısı 17’ye yükseldi. 90 haneden 3 haneye inen Yaylaaltı (Satel) köyünde ise 9 yeni ev yapıldı.

Yaylalara Özgürlük..

Yaşanan göç dolaysıyla terk edilen hayvancılığın boş kalan yaylaların kiralanma döneminin başladığı şu günlerde muhtarlarla bir araya gelen Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek yabancı hayvan yetiştiricilerinin kiralamaya çalıştığı meraların korunması başta olmak üzere, hayvan hırsızlığıyla mücadele, tarım, hayvancılık sağlık, asayiş ve güvenlik konuları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Vali Hayrettin Çiçek başkanlığında, ‘meraların korunması’ gündemiyle muhtarlar toplantısı gerçekleştirildi.
Valilik Toplantı Salonunda bir araya geldiği merkeze bağlı köy ve mahallelerin muhtarları ile bir süre sohbet ederek, görevlerinde başarılar dileyen Valim, meraların korunması başta olmak üzere, hayvan hırsızlığıyla mücadele, tarım, hayvancılık sağlık, asayiş ve güvenlik konuları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Muhtarların, kırsalda devletin en yetkili görevlisi olduğunu belirten Vali Hayrettin Çiçek, vatandaşlarımızın derdi ve sıkıntısıyla ilgilenmenin yanı sıra devletin menfaatini korumakla da görevli olduklarına dikkat çekti.
Köy meralarının korunması noktasında muhtarların birinci derece sorumlu kişiler olduğuna da değinen Vali, meralarda hayvan otlatma sezonunun başlamasıyla birlikte mera kapasitesinin dışında hayvan otlatılması ve meraların düzensiz kullanılması gibi sorunların yaşanabileceğini, bu konularda muhtarların ilgili kamu kurumları ile irtibat halinde olmaları gerektiğini kaydetti.
Vali Çiçek daha sonra muhtarların köyleriyle ilgili ilettiği sorun, sıkıntı ve talepleri dinleyerek ilgili kurum müdürlerinin ilgilenmesi yönünde talimatlarda bulundu.

ARSİAD ve AGC HEYETİ

İSTANBUL VALİSİNİ ZİYARET ETTİ..

24/04/2024 TARHLİ HABER

‘Güçlü bir Ardahan Lobisi’ parolasıyla iki dönem başkanlığı yaptığı İstanbul Ardahan Dernekler Federasyonu başkanlığı döneminde ortaya koyduğu çalışma ve çabalarla Ardahan’ı ülkenin en büyük kenti İstanbul’da tanıtmaya çalışan, KAI, KAISİAD gibi çanta, tabela stk’larının gölgesinde ismi kalan Ardahan adını öne çıkarmaya çalışan ve Ardahanlıların ülkenin yanı sıra dünyanın en büyük kenti metropolünde siyasal, sosyal, kültürel olarak verdikleri mücadelelerine katkı sunmaya çalışan Gazeteci Fakir Yılmaz ve ARSİAD ile AGC heyetinden önemli bir ziyaret daha geldi.


Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı Ardahanlı İş İnsanları ve Sanayiciler Derneği İstanbul Valisi Davut Gül’ü ziyaret etti.

 

Ardahanlı iş insanları ve gazetecilerle birlikte İstanbul Valilik binasında ARSİAD ve AGC heyetini akşam 21.30’da makamında kabul eden Vali Gül kendisini ziyaret edip, Ardahan ve Ardahanlılar hakkında bilgi veren heyete teşekkür etti.


Yaklaşık 30 Ardahanlı iş insanı ve Ardahanlı gazetecinin katıldığı toplantıda her yıl Haziran ayı ile Temmuz ayları arasında Ardahan Damal ilçesi sınırları içinde bulunan Karadağ’a yansıyan Atatürk’ün silueti posteri ve Ardahan Balı ile Kaşarı hediye edildi.


Ardahanlıların yanı sıra Valisi Hayrettin Çiçek’in, Ardahanlı Van Valisi Ozan Balcı’nın ve Ardahanlı Eskişehir Vali Yardımcısı Salih Altun’un selamlarını İstanbul Valisi Davut Gül’e ileten AGC ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz vali Gül’ün başında olduğu ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol alan İstanbul’da ki Ardahanlıların yanı sıra Ardahan’ın genel bir tanıtımını sundu.


Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen ziyaret sonrası Ardahanlılarla birlikte toplu bir fotoğraf çeken ve Ardahanlılara selamlarını ileten Vali Davut Gül memleketi Erzurum’a komşu olan serhat Ardahan gibi 81 kentimizle hep birlikte güzel günlerde kardeşçe yaşamasına yönelik ortaya koyan çabalarla birlikte ülkemize, İstanbul’a güç kattığını söyleyerek kendisini ziyaret eden Ardahan heyetine teşekkür etti.

**SALI GÜNÜDE ŞİŞLİ BELEDİYESİN DE OLACAKLAR..

İstanbul Valisini ziyaret ardından bir açıklama yapan ARSİAD ve AGC Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bu ziyaretimiz gibi önümüzde ki günlerde önemli ziyaret ve girişimlerde bulunmaya, Ardahan’ı, Ardahanlıları İstanbul’a hissettirmeye devam edeceklerini belirtirken önümüzde ki Salı günüde Şişli Belediyesini ziyaret edeceklerini belirterek bu ziyarete ve Ardahan’ı tanıtmak, anlatmak amacı taşıyan sonraki çalışma, çabalara ve de ziyaretlere katılmak isteyen tüm Ardahanlıları duyarlı olmaya davet etti.

Bu kongre iptal edilir!

22.04.2024 Tarihli Haber

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın 2 dönem başkanlığını yaptıktan sonra görevi şu an İstanbul Çekmeköy Belediye Başkanı olan Orhan Çerkez’e bıraktığı Ardahan Dernekler Federasyonu 5. Kongresini yaptı.
Göle Dernekler Federasyonuna üye derneklerinin tümünün üye olduğu kongre öncesi yaşanan tartışmaların devam edeceğine benzer bir kongre sonucunda Ardahan Bağdeşen (Kinzodamal) Köyü Derneği Kurucu Başkanı Şemsettin Şenel ile yarışan ve Göle Federasyonun yanı sıra Göle Derneklerinin tam kadro delegele ile yoğun ilgi gösterdiği Ardahan Göle Karlıyazı (Kirziyan) köy derneğinin üyesi Engin Demirkuş ARDAFED’in yeni başkanı seçildi.

POSOFLULARIN OLMADIĞI

ARDA/FED 2. GÖLFED OLDU..

Kongre öncesi son anda üye dernek sayısının 79’a fırladığı ve bu sayıya göre en az 400 delegesinin oy kullanması beklenirken, bu sayının 189’da çıkması ve Demirkuş’un 106, Şemsettin Şenel 83 oy almasıyla sonuçlanan kongre de eski başkanlar yaptıkları ve birlik çağrısı ile sonlandırdıkları konuşmaları ardından Ardahan toplumuna birik mesajı için birlikte fotoğraf verdiler.

Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu kongresi komediye döndü.
Yerel veya Ulusal bir gazeteye ilan verilmeden kongre ilanı sanalda paylaşılan ve 21 Nisan’da Şişli’de yapılacağı söylenen Ardahan Dernekler Federasyonunun ilk kongresinin 21 Nisan’da toplanmayan divana ve alınamayan karara rağmen yapılmadı.
Kongrenin yapılacağı söylenen 21 Nisan’da delege çizelgesi ortada olmadığı gibi yasal zorunluluk olan divan kurulup, kongrede çoğunluk sağlanamadığı kayıt altına alınmadığı gibi kongreye gelenlere kongre değil kahvaltılı toplantı olduğu söylendi.


Ve aynı gün genel başkanının da katılmadığı toplantıda yapılamayan ve neden yapılmadığı kayıt altına alınmadığı görülen ARDAFED’in 5. Kongresi sanalda ilan edilen duyuruda belirtildiği gibi İstanbul Şişli’de yapılamadığı gibi bu kez 28 Nisan’a ertelendiği ve Şişli’de değil, İstanbul Çekmeköy’de yapılacağı duyuruldu.
64 Derneğin üyesi olduğu federasyonun bir hafta içinde üye dernek sayısı bir anda 79’a fırladığı görülürken bu derneklerin ve diğer bir çok derneğin yasa gereği kendi kongrelerinde federasyona üye olma kararı olmadan aynı derneklerin yönetimlerince alınan kararlarla al acele federasyona kayıt edildiği ve dernekler yasasına uygun olamayan delegelere oy kullanma hakkı verildi.

28 Nisan’da Çekmeköy’de yapılacağı duyurulan kongre de oy kullanacak olan derneklerin ve delegelerinin bir çoğunun yasal olmadığı belirtilirse de bu uyarıyı dikkate almayan federasyon yönetimi al acele formalite bir kongre ile kongreyi adeta gerçek delegelerden kaçırdığı iddialarına rağmen kongrenin yasal olmadığı ve iptal edileceği belirtilmekte.

 

AGC ve ARSİAD’LA BİRLİKTE

İSTABUL VALİSİNİ ZİYARET EDECEKLER..

22.04.2024 tarihli haberler

Başkanlıklarını Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı Ardahan Gazeteciler Cemiyet ile Sanayici ve İş İnsanları Derneği bugün önemli bir ziyarette bulunacaklar.
Ardahan Dernekler Federasyonu başkanlığı boyunca önemli etkinlik ve ziyaretleriyle tanınan, TEMPO TV’de GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programın Moderatörlüğünüde yapan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası ile yürütmeye çalıştığı çalışmalar çerçevesinde 16 Milyonluk bir kentin en üst devlet temsilcisi olan İstanbul Valisi Davut Gül’e yapılacak ziyarette Ardahan ve Ardahanlıların bu yöndeki çabası bir rapor halinde anlatılmasının hedeflenildiği öğrenildi.
Konu hakkında yapılan ve İstanbul’da ki Ardahanlı iş insanları ve gazetecilerinde davet edildiği ziyaretle ilgili şu açıklama yapıldı..

Başkanlıklarını Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yaptığı Ardahan Gazeteciler Cemiyet ile Sanayici ve İş İnsanları Derneği bugün önemli bir ziyarette bulunacaklar.
Ardahan Dernekler Federasyonu başkanlığı boyunca önemli etkinlik ve ziyaretleriyle tanınan, TEMPO TV’de GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programın Moderatörlüğünü de yapan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası ile yürütmeye çalıştığı çalışmalar çerçevesinde 16 Milyonluk bir kentin en üst devlet temsilcisi olan İstanbul Valisi Davut Gül’e yapılacak ziyarette Ardahan ve Ardahanlıların bu yöndeki çabası bir rapor halinde anlatılmasının hedeflenildiği öğrenildi.
Konu hakkında yapılan ve İstanbul’da ki Ardahanlı iş insanları ve gazetecilerinde davet edildiği ziyaretle ilgili şu açıklama yapıldı..

Merhaba..
Sayın Ardahanlı iş insanı,
Sevgili meslektaşım, Ardahanlı Gazeteci..
Bu akşam saat 21.30’da seninle birlikte elit bir grubun olduğu
Ardahanlı İş Adamları ve Sanayiciler Derneği ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti olarak İstanbul Valisi Davut Gül ile İstanbul Cagaloğlu’n da bulunan valilik makamında kendisiyle istediğimiz randevunun olumlu karşılanmasıyla valinin kendisiyle bizzat bir görüşmemiz olacak..
Konu İstanbul’da ki Ardahan, Ardahanlı iş insanları, gazetecileri ve Ardahan lobimizin etkisi olacak..
Müsaitsen yarın akşam saat 21.O0 da İstanbul/Cağaloğlu’n da bulunan Valilik binası önünde ol.. Birlikte valiyle görüşelim..
Olumlu döşünü bekliyor saygılar sunuyorum..
Fakir Yılmaz/Gazeteci
AGC ve ARSİAD Başkanı
05322678015-05354183258

 

ARDAHAN’DA 23 NİSAN..

Tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 80.Yıl Dönümü  etkinlikleri renkli görüntülere sahne oldu.

Ardahan Şehir Stadyumunda düzenlenen çeşitli etkinliklerle coşku ile kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları çerçevesinde Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, makam koltuğunu Cemal ve Zekiye Vatan İlkokulu 1. sınıf öğrencisi Zeynep Balcı’ya devretti.

Vali Hayrettin Çiçek’in makamında gerçekleşen temsili yer değiştirmeye, çocuk Vali Zeynep Balcı ile birlikte İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Uzantı ve okul müdürü Nesrin Yörükoğlu katıldı.

Çocuk Vali Zeynep Balcı, Valilik makamında oturmaktan gurur duyduğunu belirtti. Vali Hayrettin Çiçek, temsili makam değiştirmenin ardından Çocuk Vali Zeynep Balcı’nın 23 Nisan Bayramını kutladı ve çeşitli hediyeler vererek uğurladı.


7 BELEDİYELİ ARDAHAN’DA CHP 4

AK PARTİ 1, BAĞIMSIZ ve BBP BİR..

5 ilçesi 1 beldesi olan Ardahan’da AK Parti sadece Hanak’ta seçim kazanırken Ardahan merkezde mevcut CHP’li Belediye Başkanı Faruk Demir ile birlikte Göle, Posof ve Çıldır’da da kazandı.
CHP’nin kalesi olarak bilinen Damal’da ise Bağımsız aday kazanırken, Ardahan’ın tek beldesi Köprülüde Büyük Birlik Partisi adayı kazandı. Batı kentlerinde Ardahanlıları yok sayıp, Bursa Gemlik hariç Ardahanlı siyasileri aday etmeyen AK Parti ülke genelinde ve Gemlik’te olduğu gibi Ardahan’da da kayıp ederken İstanbul Çekmeköy’de ve Kocaeli Derince’de birer Ardahanlıyı aday eden ve kazanan CHP 7 belediyesi olan Ardahan merkez dahil 4 belediye başkanlığı kazandı.

1Nisan 2024 Tarihli Haberler

Ardahan’da 220 oy ile CHP seçimi önde bitirirken, AK Parti ‘şaibe var’ diyerek sonuçlara itiraz etmeye hazırlanıyor. Çıldır, Göle ve Posof’ta CHP kazanırken, Hanak’ta AK Parti kazandı., Damal’da Bağımsız aday Kemal Çamlıyurt kazandı. Ardahan’da tek Köprülü Beldesinde Büyük Birlik Partisi adayının kazandığı öğrenildi.

Ardahan’dan sonra Göle ve Posof’ta da yıllar sonra CHP,

Damal’da ise 30 yıl sonra CHP’siz!

Geçtiğimiz seçimlerde 20 sonra Ardahan’ı alan CHP Ardahan’ın en büyük ilçesi Göle’de, sınır ilçe Posof’ta da belediye başkanlığı kazanırken, CHP’nin Ardahan kalesi olarak bilinen Damal’da ise bu unvanını Bağımsız aday Kemal Çamlıyurt’a kaptırdı. Çıldır’da da 10 yıl sonra belediyeyi kazanan CHP’nin yanında AK Partili tek belde Köprülü’de BBP ilk kez belediye başkanlığı kazandı.

ARDAHAN’DA FARUK DEMİR

BAYDAR KARŞISINDA 2. KEZ KAZANDI..

ÇILDIR’DA NÜRETTİN AYGÜN

KAYIP ETTİĞİ KOLTUĞUNU GERİ ALDI..

GÖLE’DE 20 YIL SONRA 

GÖKHAN BUDAK İLE CHP DEDİ..

CHP POSOF’TA ERDEM DEMİRCİ İLE

DEVRİM YAPTI, ULGAR’I DELDİ..

HANAK ERDAL KURUKAYA  İLE

10 YIL SONRA YENİDEN AK PARTİ DEDİ..

KEMAL ÇAMLIYUIRT DAMAL’DA TARİH YAZDI

CHP’NİN KALESİYEDİ..

GÖLE KÖPRÜLÜ’DE BBP KAZANDI!

ARDAHAN’DA SANDIKLAR KAPANDI,

OY TASVİRİ BAŞLADI..

AK PARTİ, CHP ve DEVA’nın yarıştığı Ardahan’da seçim sandıkları kapandı.
69 bn 874 seçmenin olduğu Ardahan Merkezin yanı sıra 5 ilçesinde, bir Beldesinde sandık başına giden seçmenler merkez de 45, Göle’de 15, Damal’da 10, Hanak ve Çıldır’da 9 ve Posof’ta 6 sandıkta oy kullandı.
Tüm ülkede olduğu gibi Ardahan’da pazar günü sandık başına giden seçmeler sabah 07.00’de itibaren oy vermeye başlamıştılar. Saat: 16.00’da kapandı. Oy tasviri sonra oy sayımına başlanacak.

HOÇVAN’DA 2 KÖYDE MUHTARLIK KAVGASI!

Kent merkezlerinde sakin geçen Mahalli idareler Seçimleri 2024 Ardahan merkeze bağlı Çağlayık (Erdemel) ile Köpürdük köylerinde yarışan muhtar adayları arasında kavgaya döndü. Her iki köyde çıkan muhtarlık tartışmalarının bir anda kavgaya döndüğü öğrenirlerken yaralıların olduğu kavga jandarma tarafından büyümeden önlendiği öğrenildi.

ÇILDIRLILAR

MEMLEKET’E OY VERMEYE GELDİLER..

Turgay Şirin’in Memleket Partisinden Belediye Başkanlığına aday olduğu Çıldır’a oy kullanmaya gelen bir çok gurbetçinin yanı sıra köylere de memleket dışında olan ama oyları memlekette olan bir çok seçmenin memlekete oy kullanmaya geldiği götürüldü.

Yüreğim Kars’ta Kaldı..
Ardahan’dan bir başka kente giderken hep düşünür, hep kendi kendime mırıldarım, ‘Ya bu bizim idareciler acaba hiç mi başka kentlere, kasabalara gidip, gelmezler’ diye..
Saçmalama; ‘Tabi ki giderler, hem de uçakla’ diyenleriniz olacak şimdi!
Evet, ama hemen kızmayınız, önce bir dinleyin de inanıyorum ki sizlerde bana hak vereceksiniz..
Geçtiğim günlerde bir işim için birer gün arayla iki kez eski vilayetimiz Kars’a gittim.
Üç yıldır bir türlü tam bitmeyen bölünmüş yoldan yol alırken Kars’a ulaştım..
Hem de geçtiğimiz gün kargo ile bana gelen ve sevgili Neşe Doster’in ele aldığı, ‘Yüreğim Kars’ta kaldı’ isimli kente..
‘Yeter ki başkan olayım’ diye kendisine asıl sarılacak olan partiye değil, sistemin içinde birbirine benzeyen partileri gezen sevgili dostum Naif Alibeyoğlu’nun bir zamanlar yönettiği 36 plakalı kent Kars’a girerken yine aynı soruyu kendi, kendime soramadan edemedim..
Çünkü Alibeyoğlu dönemindeki gibi, Filtekin’nin de başkanlığını yaptığı Kars’a girerken Ardahan’a girdiğimi sanıyordum, dağda, taşta, köyde, yaylada kırılmayan, ama Ardahan’ın giriş, çıkış yollarında gezerken, cadde ve sokaklarını dolaşırken dökülen zavallı GAZETECİ isimli aracımın az daha ön ekipmanları dökülecekti..
Kars’ı bildiğimden beri değişmeyen kent girişi ve çıkışı yollarının halen o olağanüstü bozukluğu tek başına iktidar olan AK Partili Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş döneminde de aynıydı..
Babamın dostu CHP’li Selahattin Filtekin dönemini de hatırlatan manzarayı 42 yaşında ki bir gazeteci olarak o yolları halen aynı şekilde gördüğümde bir çoğunuz gibi neler mırıldadığımı sanırım, tahmin edebiliyorsunuz..
Ama şurada yine yanı başımızda ki Erzurum’a değil, Oltu’ya, Tortum’a giderken bu mırıldamayı yapmam, tam tersine, ‘Ya bu bizim yöneticiler hiç mi bu kentlerin giriş, çıkışlarını görmezler’ diye yine kendi kendime konuşurum..
Evet maalesef Ardahan’ın olduğu gibi Kars’ın yöneticileri de o başında bulundukları kentlerin giriş, çıkışlarında ki yollara hiç mi hiç bakmazlar..
Çünkü Kars’ın girişinde girip, sanayisine doğru yol alırken Kafkas Üniversitesinin yanı sıra özelleştirme adı altında devletçe terk edilen, iktidarlara yakınlık, yalakalık yapanlarca 5 kuruşa alınıp, harabeye çevrilen, Göle’de ki TİGEM gibi perişan halde işletilmeyen Kars Yem Fabrikası, Kars Un Fabrikası, Kars Süt Fabrikası gibi onca kapalı fabrika ve Kars Öğrenci Yurdu, Organize Sanayi, Çimento Fabrikasının da üzerinde bulunduğu yolu benim gibi çoğu yabancı kentlerin çocukları olan Üniversite öğrencileri de geçiyordu..
Sadece onlar ve ben mi ki;
Hayır! Adeta; ‘Bu şehirlere girmeyin’ diyen mayın tarlası gibi Ardahan ve Kars gibi kent girişlerini geçip, hallerini düşünürken önümde 0001 nolu kırmızı plakalı araçta geçiyordu,
O yarım metreye varan, çukurlara girip, çıkarak yol alan aracın Kars Valisinin aracın içinde olduğunu fark ederken, arkasına takılan o Ardahan’da ki gibi çok çalışmış edasıyla her biri bir aracın arka koltuğuna yaslanmış olan onca üst düzey bürokratların konvoyu da geçer o yollardan.. Kars Kafkas Üniversitesi’nin Rektörü de ..
Ama Neşe Doster gibi değerli bir yazarın bile görüp, kitabının bir yaprağını açmadığı bu kentlerde bunları yazacak olan gazeteciler ise ortalıkta yoktular..
**Pul yalayıp, Kul parasına alışanlar..
Aslında, “Kul parasına alışanlar” dememiz gerekirken yazımızın içeriği belli olsun diye ve yazımıza konu olan şahsın eski pul yalayanlardan olduğu bilinsin diye yazımızın başlığını “Pul parasına alışanlar” koyduk.
Teknolojinin gelişmediği, eğitimin bu günden beter olduğu bir dönemde boyunlarına taktıkları kırmızı kravatlarla memurluk yapıp kral Faruklardan daha kralcı kesilip kendisinin halktan büyük olduğunu sananların hatta parasını alıp haberini yaptığı adamı bile beğenmeyen ve başların ayak olduğunu sanıp son seçimde Milletvekili adaylığını da düşünen bu pul yalayanlar şimdi emekli oldukları köhne evlerinin köşelerinde ADSL parasını ödemekten zorlandıkları beyinleri gibi küçük remli bilgisayarlarla Ardahan haberlerini, yani masa başında ve uzaktan Ardahan haberleri yaparlar.
Görenin kız mı oğlan mı diye merak ettiği bu dansözcüler bizim haberciliğimizle yarıştıklarını sanıp eskiden pul yaladıkları gibi şimdide internet aracılığıyla birilerinin şeylerini yaladıklarını görüyoruz.
Dün yaladıkları vekilin aday olmaması ardından yeni yalamaları arayan bu pul yalayanlar, bizim belediyeyle ilgili haberlerimiz ardından fırsat bulup kral Faruk’tan daha çok kral kesilip alıştıkları pul yalamaya devam ettiklerini görüyoruz.
Erkekçe bizimle yüz yüze gelemeyip yaladıklarının salyalarıyla bana saldırdıklarını sanan bu tipler burada ki babası katil olanların ihbarcılığıyla, haber yaptıklarını sanırlarken kendilerini kaç kişi okuduğuna da anlamazlar, bilmezler ve haberciliğin pul yalamak olmadığını, elli kez kendilerine koyup anlatmamıza karşın bir türlü anlamazlar.
Çıldırlı olup, Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı başta olmak üzere Ardahan’ın onca sorununu yazmayıp, kuyruklarına bastıklarımızın acısını çeken bu pul yalayanlar bilmelidirler ki; Yanlarında Kral Faruklar olsa da karşıların da halkın sesi, kulağı, gözü olan ve en çok okunan Fakir Yılmaz hep olacaktır..

DİĞER VİDEOLAR