Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

SON ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARLA KATLEDİLMEYE DEVAM EDİLEN ARDAHAN’IN SARIÇAM ORMANLARI!

HABERLERİMİZİ SESLİ DİNLEMEK İÇİN

ARDAHAN RADYO‘YU TIKLA

ARDAHA🎧RADYO🦿🧏‍♂️🎧DİNLEMEK İÇİN TIKLA👇🏿 https://www.facebook.com/530918079/videos/1422232643169229

TEMPO TV’de canlı olarak yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ bu pazar, saat: 15.00’da yine dopdolu..

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..

Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,

Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..

https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/

https://arsiv2.kuzeyanadolugazetesi.com/

 

SON ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARLA

KATLEDİLMEYE DEVAM EDİLEN

ARDAHAN’IN SARIÇAM ORMANLARI!

‘ORMAN GENÇLEŞTİRME YALANI ADI ALTINDA

TALANA DEVAM BİTENE KADAR KESİN HİÇ DURMAYIN DEVAM’

Ardahan’da daha yeni çekilen bu fotoğraflar Göle’den Hanak”a kadar devam eden vahşi ve acımasız orman kesimleri süre dursun çevreciler, dernekler, başta seçim telaşına giren Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, Ardahan Barosu olmak üzere yazları saz, kışları kaz ve kime verdiklerini açıklamadıkları burs diyerek cırtık atan diyerek cırtık atan stk’lar, sanal ormanlar da ‘yol asfalttık, filanla görüştük, filana ziyaret gittik’ diyen siyasiler ve basın başta olmak üzere kimseden se çıkmıyor.

Bizde susamaktansa daha yeni gazetemize gelen Mucahit Kavak’ın 16.09.2026 günü, akşam saat 18.06’da çektiği son fotoğraflarla konuşmaya devam ediyoruz..

İşete daha dün çekilen fotoğraflarla Ebliya Çelebinin yüz yıllar önce bölgeye geldiğinde ormanlık alandan göremediği ve adını Meşe Ardahan koyduğu, Yalanızçam ve Yeşil Göle adlarını veren Ardahan ormanlarını en son hali bu diyoruz..

ŞAVŞAT STK’LARI ORMANINA,

DOĞASINA SAHİP ÇIKARKEN

BİZİMKİLER ORTADA YOK!

Önüne çekilecek olan Beşikkaya HES Barajı ile Azerbaycan’a kadar uzanan ve Bakü’nün içme suyu olan Kura Nehrinin Artvin’de ki barajlara akıtılması hedeflendiği, onca HES’ten sonra GES’lerin yapılmaya çalışıldığı Yeni Partili Belediyesi olan Ardahan’da sessizce izlenirken, AK Partili Belediyenin başında olduğu Şavşat’ta doğacılar susmuyor

Başta kira ödeyemediği için İstanbul’un merkezi denen Şişli’den bir kenar mahalleye taşınan, 0 212 232 75 75 nolu telefonu hacizlik olup, kapanan kongresine kısa bir süre kalan Ardahan Dernekler Federasyonu olmak üzere kendisine bağlı olan derneklerle sanalda kavga eden Göle Dernekler Federasyonu, Belediye Başkanı ile kavgalı olan Damal Dernekler Federasyonu, 3’e bölündüğü ileri sürülen Çıldır Federasyonu olmak üzere federasyonlaşamam Posof ve Hanak Derneklerinin ortada olmadığı şu günlerde Göle ve Hanak’ta ‘genişletme, yenileme’ adı altında katliama varan orman kesimlerini devam ettiği, doğasını doluya çeviren HES’le yetmedi , GES’lerin yapılmak istediği, Kura Nehrinin önüne çekilmeye hazırlanılan Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümün Karadeniz’e akıtılacağı Ardahan’ın stk’lar ortada gözükmediği şu günlerde ‘Ardahan’a bağlanması gerekir’ denen Şavşat Federasyon ve derneklerinde önemli çalışma ve çaba.

Havaalanı yapılan, yeni gümrük kapısı ve demiryolu yapılan, futbol takımı 1. Futbol liginde oynayan, GES, GES, GİS ve RES’lerle Kafkas Arısının Gen merkezi olan doğası yok edilen, 1,9 milyar liralık yatırımla bölgeye kazandırılan Ünlendi Barajı tarım barajı ile Çukurova’ya kafa tutacak olan ve nüfusu 90 binlere düşen Ardahan nazaran her yıl nüfusu artıp, 250 binlere doğu giden Iğdır’ın alıp, başını giderken Ardahan’ın İl dışında bulunan stk’ların yanında Ardahan merkezde ki yarı resmi stkların da ses çıkmazken, Ardahan’a komşu olan Şavşat Stk’ları doğasın için alanlarda.

Seçim telaşı içinde olan Ardahan ve Ticaret Sanayi Odası, hayvancılığın yanında tarımdan sorumlu Ardahan ve Göle Ziraat Odaları, kasasında 6 milyon nakit parası olan ama 6 değil, bir hayvan yetişicisine katkı sunmamakla eleştirilen Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği, Ardahan Belediyesi tarafından yapılan ancak BAL ligi takının parasızlıkta profesyonel ligden düşüp, Amatör liglere atıldığı türkücü belediye başkanının döneminde 3 yıldır BAL festivalinin yapılmasına katkı sunamayan Ardahan Arıcılar Birliği, Koyun, Keçi Yetişicileri Birliği ile Çiftçi Koruma Dernekler gibi 150’ye yakın dernekten de ses olmadığı biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapılı, yılladır bir çivi çakılmayan OGS’si olan, Millet Bahçesi , Milli Egemenlik parkından perişan durumda olan Ardahan’ın yer altı madenlerine göz diken, doğasının beton, kum ve inşaatçılar tarafından altının üstüne getirilirken, Şavşat Dernekleri Federasyonu, Şavşat’ta yapılması planlanan Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesine karşı yürütülen hukuki süreçte önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.

Dava kapsamında hazırlanan ikinci bilirkişi raporunun şirket lehine görüş bildirdiği aktarıldı.
Bilirkişi heyeti, projenin çevreye, su kaynaklarına, tarım ve hayvancılığa ciddi bir zarar vermeyeceğini savunurken; Federasyon rapordaki eksikliklere ve çelişkilere dikkat çekti. Daha önce alanında uzman bilim insanlarına hazırlatılan bilimsel mütalaadaki jeolojik risklerin, kuş göç yollarının, su kaynaklarının ve mera alanlarının raporda göz ardı edildiği vurgulandı. Bölgedeki su kaynaklarında başlangıç analizleri yapılmadan ve devasa hafriyat ile yol çalışmalarının etkisi hesaba katılmadan karar verildiği ifade edildi.
Şavşat Dernekleri Federasyonu, hukuki mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirterek şu açıklamada bulundu: “Bizim karşı olduğumuz yenilenebilir enerji değildir; Şavşat’ın doğasını, suyunu ve yaşam alanlarını korumaktır. Rapordaki çelişkilere karşı uzman hocalarımızın hazırlayacağı yeni teknik mütalaa ile gerekli tüm itirazlar mahkemeye sunulacaktır.”

Stk’cılar ise eğlencedeydi!

Öte yandan yaklaşan kış öncesi yoğun bir şekilde çalışan bölge insanı bin bir sorunla baş başa çayır, tarla ve yaylalarda olduğu şu günlerde Kışları kaz geceleri, yazları se sazlı eğlence etkinlikleri ile başka zaman ortada gözükmeyen STK başkanları ise İstanbul’da Damal federasyonun bilet karşılığında İstanbul’da düzenlediği bol eğlenceli etkinlikte Hoçvan, Çıldır, Göle federasyon başkanları ile poz veriyordular.

ORMAN BAKANLIĞI VE TRT

ORMANLARI KESMEK İÇİN

DOLU’YU BAHANE! ETTİ!

EVLİYA-ÇELEBİNİN YÜZ YILLAR ÖNCE GELİP, ORMANLAR İÇİNDE GÖREMEDİĞİ İÇİN ADINI, ‘MEŞE ARDAHAN! KOYDUĞU ARAHA’IN ORMANLANI KESMEYE DEVAM ETMEK İÇİN TRT’YE YAPTIRDIĞI ‘ÖZEL) HABER İLE YENİ BİR BAHANE ÖNE SÜRDÜ..

2000-2020 yılları arasında en çok değiştirilen yasa olarak kayırlara geçen Orman Kanununu geride kalan Ocak ayında bi kez daha değişip,  6831 Sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerinin uygulanmasına ilişkin yeni bir yönetmelik daha yayınlan ve  Yönetmeliğin 4. Maddesinde ormandan “kamu yararı” gerekçesiyle izin verilecek yerler genişletilmiş ve ne yazık ki ormanlar ucuz arsa konumuna getiren Orman Bakanlığı, bölünmüş yol ve HES’lere sarıçamları kurban edilen Ardahan’da orman kesimine ara vermeden devam ediyor.

DOLU ÇILDIR’I VURDU, ORMAN GÖLE VE ARDAHAN ÇAMLARINI DOĞRUYOR!

Her yıl ‘Yenileme, Genişletme, Seyrekleştirme’ adı altından katliama varan ormanlık kesimleri yapan Orman Bakanlığı son günlerde bölgede etkili olan Dolu’yu bahane ederek, devam eden ve yıl sonuna kadar yapacağı orman kesimlerine yol açtı.

Göle’de yağmayan, Çıldırlı vuran Dolu yağışlarını fırsata çeviren ve TRT ekibine ‘Ardahan’ın Akciğerleri  Temizleniyor.. Çürüyen ağaçlar ve zararlı böcekler temizleniyor.. Fidanlar dikiliyor.. Dolunu vurduğu ağaçlar kesilecek..’ diyerek  haber yaptıran Orman Bakanlığına bağlı Erzurum Orman Müdürlüğü, Ardahan’ı saran ormanlık Yalanızçam Ormanlarını kesime devam edeceğini alenen duyururken konuyla ilgili orman mühendisleri ile yaptığımız görüşmede Doluyu bahane edip, Orman kesmenin değil Türkiye’de dünyada örneği yok’ dediler.

Orman mühendisleri dolu vursa vursa daha yeni bir, iki yaşında ki fidanlara vurur, Oda mümkün değil, çünkü gökyüzünü güçlü bir çatı misali kapatan Yalanızçaın şimşekte bile yanmayan yapraklarını korumasındadır. Bu olsa olsa orman kesimi için yol açmak ve basın aracılığı ile enformasyon yapmaktan öte bir şey olamaz’ dediler.

‘Kentin zaten yok denecek olan ve İl yüzölçümünün yaklaşık %6‘sını oluşturan ormanlık alanı kesmek, satmak ve gelir elde etmek için bir çabadan başka bir şet değil’ diyen Orman Mühendisleri tarım alanlarına büyük zarar veren dolunun zarar gördüğü köylüye yardımcı olunacağına var olan ormanlarını kesmek için yine o vatandaşın elektik faturasından bile gelir elde eden TRT’ye bu yönde saçma bir haber yaptırıp, orman kesimine alt yapı oluşturması geçekten üzüntü veridi diyerek, Göle Orman Müdürlüğü kapatan, Ardahan’ın Ormanlarını Erzurum’un sınırları içinde gösteren Orman Bakanlığına ve orman Bölge Müdürlüğüne tepki gösterdiler.

HANAK’TA DA YOL İÇİN ORMAN KESİMİ!

Öte yandan daha önce Ölçek köyü yakınlarında Çıldır’a giden yol için büyük bir orman kesimi yapan mevcut Karayolları bu kez Hanak yolunun Posof’a giden yönünü bölmek için Hanak Mesire alanında olduğu bölgede bulunan ormanlık alanlarında ki sarıçamları kesip, yok ettiği ve yeni yol için alan açtığı da öğrenildi.

Çevreci geçinenlerin yanında yerel basın ve bölge stk’larının ses çıkarmadığı bu doğayı katleden gelişmelere, ‘Ardahan Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün bölgede yapılacak olan yeni HES, GESlerin meraları yok ettiği ve hayvancılığa zarar vereceğini belirtmesine rağmen şimdi de Heve köyünde GES yapılması için harekete geçildiği görüldü.

İLK GES LİSENSIZ MI? Yıllarıdır Düz Ardahan Ovasının ortasında kurullu olmasına karşın lisansız olduğu öne sürülen Ardahan ovasının ortasına yapılan ve Lisansız GES olarak kayırtlarda olduğu görülen merkezde ki Güneş Enerjisi Santrali GES’in yanına 2 tane GES daha kurulmak istenmekte.

Ardahan merkez Alagöz köyüne kurulmak istenen GES’in yanında bu kez Derindere köyüne yeni bir GES yapılacak.

İktidara yakınlığıyla bilinen şirketlerin başında gelen  Kiler Holding şirketlerinden Kiler Tekstil Enerji Yatırımları San. Ve Tic. A.Ş., Ardahan’da kurmayı planladığı 95 MW’lık Çıldır Depolamalı Güneş Enerji Santrali’nin yerini ikinci kez değiştiriyor.

Şirket daha önce Çıldır ilçesine yapak istediği ve adını da ‘Çıldır’ koyduğu GES’in Çıldır’da kurulmak istenen alanda bazı engeller çıkınca bu kez Merkez ilçesi Hoçvan Gölgeli ve Tazeköy Köylerin de yapmak istediği GES portesi buraya da uymayınca bu kez Ardahan merkeze yöneldiği öğrenildi. Değişiklik kararı Ardahan Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün proje sahasındaki bazı parsellerin mera vasfına sahip olduğu ve hayvancılığa zarar vereceği görüşü üzerine alındığı öğrenildi.

Değişiklik ile şirket Ardahan ili, Merkez ilçesi, Derindere (Hıve) köyü, Yayla mevki, 103 ada, 3 parsel sınırları içerisinde 1.423.645,84 m2 alanda “Çıldır Güneş Enerji Santrali (95 MWm/95 MWe/142,37 ha) ve Elektrik Depolama Tesisi (95 MWe /95 MWh) kurup işletmeyi planlıyor.

ÇILDIR ve HOÇVAN’A

KURULMASI ÇEVRECİ TARIM

TARAFINDAN ENGELLENEN

  3. GES BARAJI

DERİNDERE KÖYÜNE YAPILACAK!

ÇEVRECİLER, BASIN, STK’LARDAN SES ÇIKMAZKEN TARIM MÜDÜRLÜĞÜ HES ve GES’LERE TEK BAŞINA DİRENİYOR  DİRENİYOR!

Yıllardır içme suyu sorunu yaşayan Göle ilçesini saran Allahüekber dağlarından çıkıp, önce Göle Ovasını, ardından Ardahan Ovası ve Hanak ile Çıldır meralarına hayat verdikten sonra Gürcistan’a geçip burada çevresine yapılan çevre düzenlemeleri ile Eskişehir Porsuk nehrinin güzelliğini 10 katına döndürülen ve ulaştığı Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye içme suyu olan Kura Nehri üzerinde yapılacak olan Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümü Artvin’e aktarılması hedeflenen Kura Nehrinin doğasını alt üst eden, der yataklarını kurutan HES’lerin yanında yapılması düşünülen GES’lerin mera ve tarım alanlarını kurutacağını belirten Tarım Müdürlüğünün direncine karşın Ardahan’da Alagöz’den sonra 3 GES için yeni bir köy belirlendi.

Yollar onarılmıyor, Ormanlar doğranıyor!

Kimse duymuyor..

Posof Türkgözü, Çıldır Aktaş Gümrük kapıları ve Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın kent içleri dahil, köy ve yayla yollarının olağanüstü bozuk olması ve onarılmasının yanında Allahuekber  dağlarından başlayıp, Yalanızçam, Meşe Hanak, Çıldır ve Posof’a kadar uzanan yeşil çamları ‘genişletme, yenileme’ adı altında katliama varırcasına doğranarak kesilmesini ne kimse duyuyor, ne dur diyor nede görüyor.


Bir iki duyarlı stk yetkilisi ve basın mensubunun çabaları ise bugüne dek yaşanan bu iki önemli olaya duyarsız toplum ve basın, medya anlayışı eklenince soruna güçleri yetmiyor.

Onca fidanı unutan toplum
Dilan’ı da, Narin’i de unutur!

Önce paravan şirketlerden gerçekte olmayan mal alışı yapmak ve daha sonra bunları sahte belgelerle başka şirketlere satmakla suçlanan Dilan Polat olayı ardından 19 gündür kayıp olan ve bir çuvalın içinde cansız bedeniyle bulunan Narin’in olayına kilitlenen kamuoyu başta ‘genişletme, yenilime’ adı altında süren yeşil fidanları katliam denecek derecede kesimi olmak üzere bunlara benzer ülke gündemini yakından ilgilendiren bir çok şeyi de kısa sürede unuttu.

Ardahan’ın Göle İlçesine başlayan ve hala devan eden orman kesiminin kent merkezinin dibin de olan Çamlıçatak (Gölebert) ve diğer ormanlık alanlarda devam ederken ‘Orman platformu’, ‘Doğayı çok seven stk’lar’ rollerini oynayanlar da oynadıkları oyun bitmişçesine bir anda susup, kenara çekildiler.

Köylünün kendi yaptığı

GES elektriğine

Özel İdareden %50 zam!..

Ardahan Ovasının ortasında kurulu olan ve kaç kilovat enerji ürettiği, kaç tl vergi verdiği, kimin işlettiği doğru dürüst bilinmeyen GES”lerden birinin de Alagöz köyüne yapılmak istendiği şu günlerde Ardahan’ın 10 Köyü, İl Özel İdare ve Tanap’ın ortaklaşa yaptıkları GES’in ürettiği elektriğe %50 zam yapılaması GES’e ortak olan köylerin tepkisine neden oldu.

İlhan Gültekin’in Göle Belediye Başkanlığı dönem de Göle Belediyesine, Yücel Akkoç’un Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde de Göle Köprülü Belediyesine yaptırılan ve her iki belediyeye büyük miktarda maddi kaynak sağlayan GES’lerde birinin yapıldığı ve Ardahan merkeze bağlı 10 köyün faydalandığı Güneş Enerji Santralinin ürettiği elektriğe %50 zam yapan  Aras Edaş ve İl Özel İdare, köy başı 300 bin TL. alarak GES’e ortak ettiği ortak köylerine zamlı elektrik vermeye başladı.

Ardahan merkeze bağlı Ortageçit (Sazara) Köyü, Balıkçılar (Duduna) Köyü, Dağcı (Tikkoş) Köyü, Hacıali Köyü, Beşiktaş (Mucuc) Köyü, Ağaçlı (Gellik) Köyü, Çalabaş Köyü, Kartalpınar (Fahğrel) Köyü, Yaylacık Köyü, Küçük Sütlüce Köyü (Şişka), Hoçvan Hasköy ve Ölçek Köylerinin köy başı 300 Bin TL. verip, ortak olduğu GES’in ürettiği ve köylerin içme suyu terfi pompaları enerjisini  sağlanırken, ilk anlaşmada, köy başı gelen elektrik faturasının %25’nin ödeyecekleri ancak bunun bugün %75’e çıkarıldığını belirterek kendilerinin parasıyla yapılan GES’in ürettiği elektriğe bu kadar yüksek fatura %75’nı ödetilmeye zorlanmasına tepki gösterdiler.

GENEL SEKREETER: BEN DEĞİL,  BÜNYEMDE Kİ KÖYLERE HİZMET ZAM YAPTI!

Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ardahan Genel Sekreteri Murat Bilal Emin kendisine bağlı olan İl Özel İdarenin bünyesinde bulunan ve bir vali yardımcısının yanında bir AK Partili diğer CHP’li olmak üzere 2 İl Genel Meclis Üyesinin yanına 2 köy muhtarının başında olduğu Köylere Hizmet Götürme Birliğinin bu zammı yaptığını söylemesi ise dikkat çeken diğer ilginç bir konu oldu. Buna neden ise; Adı geçen zammı yaptığı söylenen Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin Ardahan Valiliği Genel Sekreterliği bünyesinde olması ve İl Özel İdarenin Köylere Hizmet Götürme Birliğinin zammının kendisiyle alakası olmadığını söylemesiydi.

VALİ’DE RET ETTİ!
Öte yandan Alagöz köyünün dağına yapılması planlanan Dev GES Barajını ret eden Ardahan İl Genel Meclisi kararını onaylayan Ardahan Valisi de Alagöz köyüne GES yapılmasına isin vermedi.

Ardahan merkez de ki sivil toplum kuruluşlarının yanında bölgede ki basın ve medyanın oralı olmadığı, il dışında ki çok doğa sever (!) stk’ların sanalla da ki bir iki tepkisinden sonra unutulan Ardahan’a meşe, Göle’ye yeşil adını veren orman kesimleri ara verilmeden devam ediyor.

Katliam derecesine varan bölgenin diğer önemli bir simgesi hayat veren yeşil çamların kesimlerde kesim, taşıma ve bir iki ağaç dalı almakla kendilerini karşı sayan orman köylüler ve bir çok konuya olduğu gibi orman kesimine de sesiz kalan muhtarlarda yaşanan onca olumsuzu iki gün hatta iki saat içinde unutanlar kervanında olmaya devam eder ülkede.

İKTİDARIN MECLİS ÜYESİ

MUHALEFET MECLİS ÜYESİ GİBİ İKTİDARI ELEŞTİRDİ!

Promosyon tartışmalarının yaşandığı, AK Partili Meclis Üyesinin katılmadığı, CHP’li Meclis Üyesinin Köylere Hizmet Götürme Birliği Üyesi olduğu, meclis başkanının CHP’li olduğu Ardahan İl Genel Meclisi Haziran Ayının il toplantısına konuşan AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi olan Mahmut Toprak bölgede yeniden başlayan orman kesimlerini sert bir dille eleştirdi.

Şu an AK Parti Göle İlçe Başkanının belediyeye ait eski binada kendisi, ve Göle Belediye yeni, eski başkanlarının kullandığı makam masasını, koltuklarında siyaset yaptığı Göle eski Belediye Başkanlığı ve Göle İlçe Özel İdare Müdürlüğü de yapan eski İmam AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi Mahmut Toprak Meclis kürsünde yaptığı konuşmada, ‘Son dönemde özellikle Göle-Canibeğ ve Serinçayır bölgelerinde “gençleştirme” veya “ekonomik işletme” adı altında yürütülen yoğun ağaç kesimlerinin hemşerilerimiz ve bizler nezdinde büyük bir endişe uyandırdığını dile getiren Toprak, çevre politikalarına yönelik eleştiri ve endişelerini sert bir dille aktardı.

AK Partili Mahmut Toprak’ın bu konuşmasını dinleyenler ‘Maşallah sanki muhalefet partisi İl Genel Meclis Üyesi gibi konuşup, iktidarı eleştirdi’ diyemeden kendilerini adamadılar.

Buda kesilmiş kütük seli!.

Yağmurların sel olup, derelerde taştığı ve bir çok köy merkezini bastığı Ardahan’da katliam denecek vahşi bir kesimle yere serilen sarıçamlar sele kapılan ağaçlar misali yok ediliyor..

Ardahan’da orman kesimine tepki: ‘Bu katliamı durduralım’
Ardahan Göle Dernekler Federasyon Genel Başkanı Eren Küpeli, Göle ilçesinde orman kesim işlerini yapan şirketin damgasız ağaçları kestiğini ileri sürdü: “Bu katliamı durduralım.”
Ardahan’da Göle ilçesinde orman kesim işlerini yapan şirketin damgasız ağaçları kestiğini ileri süren Ardahan Göle Dernekler Federasyon Genel Başkanı ve Okçu Köyü Dernek Başkanı Eren Küpeli, “Bu katliama dur demek için vicdanlı insanlara, STK ve siyasilere çağrıda bulunuyorum. Bu sorun hepimizin sorunu, buyurun gelin bu sorunu hep birlikte yok edelim. Gelin arkamızda durun, bu katliamı durduralım” dedi.
Küpeli, “Bu sorun hepimizin sorunu. Buyurun gelin, bu sorunu hep birlikte yok edelim. Bu sorun benim çocuğumun, sizlerin çocuğunuzun geleceğinin yok olması sorunudur. Bu sorun milli servet sorunudur, bu sorun yaşam sorunudur, bu sorun oksijen sorunudur. Orman İşletmesi Müdürlüğü, Çevre Şehircilik Bakanlığı bu ağaçları kesmek için kendine rant yolu açıyor. Gelin arkamızda durun bu katliamı durduralım” çağrısında bulundu.

Oruç Ayı Muharrem Ayında
Yaş odun kesilemez dense de!

Muharrem orucu tutulan şu günlerde, ‘Hiçbir şekilde su içilmez, et yenmez; bir cennet meyvesi olduğu düşüncesiyle elma yenmez; soğan, ekmek vb. şeyler kesilmez, hayvan kesilmez, yaş odun kesilmez, aynaya bakılmaz, saç taranmaz, banyo yapılmaz, tıraş olunmaz, içki içilmez, eğlence yapılmaz’ dense de Ardahan’da yaş ve genç odunlar tek tek değil, toptan kesilip, doğranmaya devam ediyor.


Başta Göle’de olmak üzere ‘Gençleştirme, Genişletme’ adı altında bölgede yeniden başlayan orman kesimi esnasında genç ve yaş oldukları alenen görünen sarı çamlar tek tek değil, vahşice ve adeta katliam yapılırcasına doğranmaya devam ederken başta çevreciler olmak üzere yöre basını, ileri gelenleri ve muhalefetin sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.

ARDAHAN’IN ORMANLARI İÇİN

ANKARA’YA ÇAĞRI

Ardahan’da son dönemde kamuoyunda tartışmalara neden olan orman kesim çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, Göle ilçesine bağlı Köprülü Beldesi Canibey Yaylası mevkiinde yürütülen üretim faaliyetleriyle ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. İncesu, bölgede yaklaşık 3 bin 200 metrelik üretim çalışmasının planlandığını, ancak vatandaşlardan gelen bilgiler doğrultusunda faaliyetlerin yalnızca “gençleştirme çalışması” olarak değerlendirilmesinin ötesinde ciddi soru işaretleri barındırdığını savundu.

Milletvekili İncesu, yaptığı açıklamada Ardahan’ın en önemli doğal zenginliklerinden biri olan orman alanlarının korunmasının hayati öneme sahip olduğunu belirterek, yıllardır devam eden kesim faaliyetlerine ilişkin denetim ve şeffaflık taleplerinin arttığını ifade etti. “Ardahan’ın Ormanını Ardahan Korusun” Konuya ilişkin sosyal medya hesabından da açıklama yapan İncesu, bölge halkının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların dile getirdiği endişeleri TBMM’ye taşıdıklarını belirtti.

İncesu açıklamasında, kesim faaliyetlerinin kapsamı, denetimi, ihale süreçleri ve çalıştırılan personelin durumuna ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Ardahan’ın doğasına, ormanlarına ve geleceğine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bölge halkının talepleri doğrultusunda konuyu Meclis gündemine taşıdık. Ardahan’ın ormanını Ardahan korusun, Orman Bölge Müdürlüğü Ardahan’a kurulsun.” Dokuz Soruluk Önerge TBMM Başkanlığı’na sunulan soru önergesinde, Canibey Yaylası’nda planlanan çalışmalarla ilgili çok sayıda başlık yer aldı.

İncesu, Bakan Yumaklı’dan; * Kaç ağacın kesileceği, * Üretim miktarının ne olacağı, * Çalışmaların hangi teknik raporlara dayandığı, * İhalenin hangi kooperatif veya yükleniciye verildiği, * Çalışanların kooperatif üyesi olup olmadığı, * Taşeron işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı, * Son yıllarda Ardahan’daki orman üretim faaliyetlerinde yaşanan iş kazaları, * İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri gibi konularda açıklama istedi. Orman Bölge Müdürlüğü Talebi Yeniden Gündemde CHP’li vekilin açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise Ardahan’a bağımsız bir Orman Bölge Müdürlüğü kurulması talebi oldu. İncesu, Ardahan’ın orman varlığına ilişkin kararların ve denetim süreçlerinin bölgenin ihtiyaçlarını daha iyi bilen yerel kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğini savunurken, yıllardır dile getirilen Orman Bölge Müdürlüğü talebini yeniden gündeme taşıdı.

SARIÇAMLARI DEVRİLEN GÖLE’DE

AĞAÇ KATLİAMINA KÖYLÛDEN DESTEK!..

Başta Ardahan’ın Göle ilçesinde olmak üzere bir çok alanda Orman Müdürlüklerince yapılan orman katliamına Orman Köylülerinin destek verdiğini belirten Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Bölgede yaşanan orman kesimleri gibi onca sorun karşısında sesiz kalıp, oralı olmayan stk’ların yanı sıra bölge basının duyarsızlığı, barolar, diğer sivil toplum kuruluşları, muhalefet parti temsilcileri başta olmak üzere siyasiler gibi Orman Köylüleri de suçludur’ dedi.

KASABIN KÖPEĞİ MİSALİ!
Gazeteci Fakir Yılmaz gazeteci geçinip, gerçek sorunları görmeyen ve başta kışları kaz, yazları saz gecelerinde bol bol poz veren stk başkanlarına olmak üzere siyasilere, iş insanlarına yayın evi, stüdyosu olmayan, siyasilere uzattıkları sahte mikrofonlarla haber yapanların olduğu gibi bölgede ki kurum ve kuruluşların görmediği diğer bir olayda Orman Köylülerin ağaç katliamına ortak oluşlarıdır.
‘Yerelde olduğu gibi ulusalda ses getirmeyen içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktıklarını belirten stk’ların yanında orman katliamında, kesimde küçük çıkarları uğruna taşımada para kazanan orman köylülerin ağaç katliamının baş suçlularıdır’ diyerek asıl önemli diğer bir sorunun da bu katliama ortak olan orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları, traktörülerdir’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz orman kesimini çeken duyarlı stk başkanlarına muhabirlerimize saldıran, orman katliamının yaşandığı alana sokmayan Orman Korum Muhafızlarından çok bu katliama ortak olan Orman Köylüleridir’ diyerek yaşanan katliama bir başka yönüne dikkat çekti.
Bu durumun adeta Demircinin köpeği hikayesine ve Bölge Orman Köylüsünün bindiği dalı kesen masala benzediğine dikkat eken AGC/ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bölgede yaşanan bu katılama göz yuman herkesi kınadığını da belirtti.

Tartışmalar Sürecek Gibi Görünüyor.. Özellikle Göle ve çevresindeki ormanlık alanlarda son yıllarda gerçekleştirilen kesim faaliyetleri zaman zaman kamuoyunda tartışmalara neden olurken, üretim çalışmalarıyla ilgili farklı görüşler de bulunuyor. Yetkililer söz konusu uygulamaların ormancılık mevzuatı çerçevesinde ve teknik raporlar doğrultusunda yürütüldüğünü belirtirken, bazı vatandaşlar ise kesimlerin boyutu ve denetim süreçleri konusunda daha fazla şeffaflık talep ediyor. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu’nun soru önergesine Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilecek yanıtın, Ardahan’daki orman çalışmalarıyla ilgili tartışmalara yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.

AK PARTİLİLERİN BİLE KARŞI ÇIKTIĞI

ORMAN KESİMİ YENİDEN!

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolaysıyla bir açıklama yapan AK Parti Ardahan İl Teşkilatının, ‘Bir ağacı yaşatmak geleceği yaşatmaktır. Bir damla suyu korumak medeniyeti korumaktır. Ve bugün Türkiye, yalnızca kendi çevresini koruyan bir ülke değil; çevre adaleti, iklim sorumluluğu ve sürdürülebilir kalkınma konusunda küresel ölçekte söz söyleyen öncü ülkelerden biridir.’  derken aynı Ardahan’da orman kesimine tepkiler gün geçtikçe artıyor.

Meydana gelen trafik kazası ardından 25 yaşındaki Ömürcan Çelik’in kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği Ardahan AK Parti  İl Teşkilatının, ‘Bu anlayışın en önemli göstergelerinden biri olarak ülkemiz, Kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacaktır. 196 ülkenin temsilcilerini buluşturacak bu tarihi zirve, yalnızca bir diplomasi platformu değil; insanlığın ortak geleceğine ilişkin kararların şekilleneceği küresel bir vicdan buluşması olacaktır.’ diyerek 5 Haziran Dünya Çevre Gününü kutladığı, AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi olan Mahmut Toprak bölgede yeniden başlayan orman kesimlerini sert bir dille eleştirdiği Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Dedeşen Mahallesi (Köyü) Yaylasında yapılan ağaç kesimi yerel ve ulusal basına yansımasıyla tepkiler yeniden artmaya başladı.

İktidar partisi AK Partililerin, ‘5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlu olsun.’ diyerek çevre gününü kutladığı bir esnada, ‘Herkes sessizliğe bürünmüş memleketimizin sarı çam ormanları yok ediliyor. Bölgemizin tek geçim kaynağı olan hayvancılık doğa katliamlarıyla bitiriliyor kesimi yapan kurum amirleri tahin sürelerini doldurup gidecek bu memleket bu köyler bu ormanlar bizim sahip çıkalım resimde de görüldüğü gibi ne çürüyen nede yaşlı ağaç kesimi yapılmıyor tamamı ince ve genç ağaçlar.’ diyen vatandaşlar her yıl aynı adlarla katliam derecesin de yapılan Oman katliamına tepki göstermeleri yerelin olduğu gibi ulusal basının manşetlerinde yeniden yer alamaya başladığı görüldü.

ORMANLARI BİZ KESERSEK NORMAL, MÜTEHİT KESERSE KATLİAM!

Bir zamanlar oldukça büyük bir alanı ormanlık olan ve Evliya-Çelebinin adına ‘Meşe Ardahan’ dediği Ardahan’da her yıl ‘Genişletme, yenileme, güncelleme’ denerek katliam derecesine varan orman kesiminine yönelik tepkilerin yeniden arttığı şu günlerde Orman Müdürlükleri başta olmak üzere yerel idarecilerinde ‘Bu yönde ortaya konan tepkilerin samimi olmadığı, buna nede ise bölge köylüsünün kesimin kendilerine verilmesi hallinde sustuğunu, oralı olmadığı, göz yumduğu gibi kesimini destelediği ama bu kesimin kendilerine değil, müteahhit firmaya verildiği takdirde Orman Katliam denerek kıyametler koparıp, savunmaya geçtiklerini belirtmeleri’ bölgede yaşanan kesimin bu ilginç durumunun görüldüğü Ardahan’da her yıl yapılan orman kesiminin katliam değil, bakım olduğunu ancak burada ilginç bir durumun yaşandığını ileri sürdükleri de görülmekte.

Yılmaz: Bölgede ki Ağaç Katliamına

Köylülerden Gizli Destek Var!

Ardahan’ın Göle ilçesi başta olmak üzere birçok bölgede Orman Müdürlüklerince yapılan orman kesimlerine, orman köylülerinin destek verdiği belirtiliyor. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve SARDAFED, ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, orman kesimlerinin yarattığı sorunlar karşısında sessiz kalan sivil toplum kuruluşları, barolar, muhalefet partileri ve bölge basını gibi orman köylülerini de eleştirdi.

‘Zeytin ağaçlarının, dut fidanlıklarının maden aramaya, inşaat yapmaya devam ettiği ülkede gerçek doğa severlerce bu yönde yapılan eylem ve tepkiler karşında sus/pus olanların orman kesimi diyerek bağırmaları samimi bir durum değildir’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz, Göle’de kapatılan Orman Müdürlüğüne tepki göstermedikleri gibi Erzurum’un bölge ormanları üzerinde etkisini sürdürmek için Göle’nin içine kadar diktiği sınır levhasının göremeyen bölgede ki orman köylülerinin küçük çıkarlar uğruna orman kesimlerine ‘gizlice’ destek verdiklerini ve bu katliamın baş suçluları arasında yer aldıklarını vurguladı.

Bu orman kesimlerinin yapıldığı Hanak’ta eşimle birlikte kesim alanına gidip, resim ve görüntü çektiğim sırada bana, ‘Biz yemiye alıp para kesiyoruz, kestiğimiz ağaçları traktörlerimizle taşıyıp para kazanıyoruz’ diyerek tepki gösteren Hanak’lı köylülerle ilgili ona haber yappan biri olarak bu sözde tepkilere inanmadığını belirten Yılmaz, “Bölgede yaşanan orman kesimlerine karşı sessiz kalan ve içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktığını iddia eden sivil toplum kuruluşlarının da bu katliamlara sanal ortamlarda yalandan, desinler için yazdıkları bir iki kelime ile sözde tepkileriyle bu orman katliamına asıl suç ortaklarıdır,” dedi.

‘Bunca ormanımız var. Ama çalınan ağaçları tahtaya çevirmekten öteye geçmeyen bir iki hızarcıdan başka neden Bolu’da diğer kentlerde olduğu gibi Ağaç sanayisinin olmadığını, bu ormanlardan niye bir kaşık, bir beşik, bir çocukların kayası iç için kızak yapılmadığını sormayan bölgenin Orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları ve traktör sahiplerinin de bu katliamda önemli bir rol oynadığını belirten Gazeteci Fakir Yılmaz, duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanlarına ve gazetecilere saldıran orman köylülerinin de sorunun bir parçası olduğunu ifade etti. Orman köylülerinin, orman koruma muhafızlarından daha fazla bu katliama ortak olduğunu belirten Yılmaz, yaşanan duruma dikkat çekti.

AGC/SARDAFED, ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, geçen yıllarda yaptığımız, yazdığımız onca durumun bu yıl yeniden yaşandığı bu durumun, “Demircinin köpeği” hikayesine ve “Bindiği dalı kesen” masalına benzediğini söyledi. Yılmaz, bölgede yaşanan bu katliama göz yuman herkesi kınadığını belirterek, bu duruma duyarlı olunması gerektiğini vurguladı.

ORMANLAR YALNICA YANMIYOR,
KESLİLEREKTE YOK EDİLİYOR!..

Yakıcı havaların tüm etkisiyle hüküm sürdüğü şu günlerde geçen yıllara nazaran bu yıl daha çok çıkan orman yangınların tartışılırken bir orman katliamı da bizzat resmi kurumlar tarafından yapılıyor.

Kışın saz, kaz yazın saz etkinliklerinde halay çekmekten başını kaldırmayan stk’ların, tatil keyfine çıkan siyasilerin ortada görünmediği, basının resmi kurumlardan gelen hazır bilgileri, 2al yapıştır2la habercilik yaptığı bir zamanda ‘Gençleştirme, yenileme ve genişletme’ adı altında ‘Sadece yaşlı ağaçları kesiyoruz’ diyen Orman Bakanlığının özel sektöre ihale ettiği orman kesimi işini yapan firmalar daha çok para kazanmak için yaşlı, genç demeden çamları devirmeye devam ettiği yeşil çamlarla çevrili Ardahan’da yeni bir orman katliamı daha yaşanıyor.

Orman katliamını yerinde inceleyen ve kendisine ait sanal sayfada yaşanan katliamı ağlarcasına görüntüleyen Ardahan Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli, ‘ülkede ormanlar yanıyor diye kızılca kıyamet koparanların Ardahan yöresinden vahşice doğranarak, yere serilen sarı çamları her nedense kimse görmüyor, görmek istemiyor’ dedi.
Kura Vadisi’nin etrafındaki parçalanmış dört küçük sarıçam ormanından ve bu ormanları çevreleyen çayırlardan oluşan Ardahan dağları ve vadilerine bulunan ormanlarıyla ülkenin en az ormanın olduğu İller sıralamasında Ardahan son sıralarda yer alırken bu kesimlerin var olanları da yok etmekten öte bir şey olmadığını söyleyen GÖL/FED Başkan Küpeli, aralarında kara çaylak, şahin, kızıl şahin, küçük orman kartalı, delice ve doğan, kara akbabanın da dahil olduğu çok sayıda akbaba ve kartal türü ve önemli kuş ürediği orman yol edilirken insanlar ve dünya için oksijen depoları gibi hayvanların  yuvalarının da yere serilen çamlarla yok edildiğini belirtti.

Kendilerine çevre dostu diyen stk’ların, siyasilerin, aydınların nerede olduğunu ve niye bu her yıl yaşanan orman katliamına karşı çıkmadığını da soran Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli ‘köylere giden yolların olağanüstü bozuk olmasına rağmen orman kesimi için ormanların içine yapılan yolların asfalt gibi yollarını aratmadığını  da belirtip, bunun ağaçları daha iyi kesip, taşımak için olduğunda söyledi.

Göle’nin ormanlarını kurtaramadılar,
İstanbul’a incir ağacı diktiler!..

Başta Göle’de olan üzere Ardahan’ın yalanız çamlarının yanı sıra Göle’nin yeşil çamlarını ‘genişletme, yenileme’ adı altında her yıl vahşice ve katliam derecesine kesilmesi karşında başarısı olan stk’lardan Göle Dernekler Federasyonu Göle’de yapılan çam kesimlerini önlemeyi başaramazken, İstanbul’a incir ağacı dikti.


Göle’de ki ormanları kesmekle ünlü Orman bakanlığının yurt genelinden gerçekleştirdiği Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Bir fidan alıp, diken Göle Dernekler Federasyonu yöneticileri verdikleri pozla iş yaptıklarını belirtirlerken Göle’de ve Ardahan’da her yıl yaşanan orman kesimini neden engelleyemediklerinin konusunda ki duyarsızlıklarını da bir kez daha ilan etmiş oldular.

Önümüzde ki aylarda yapılacak olan ve mevcut yönetimi başarısız gören bir çok isimin başkanlığına ve yönetimine aday olduğu Göle Dernekler Federasyonunun İstanbul Sulatnbeyli, Pendik ilçeleri arasında bulunan ve zaten ormanlık alan olan ormanlık alanda bir afiş bir fidanla verdiği pozla ‘orman seven stk’ olarak görünmeye çalışmasını gören Göleliler, ‘Göle’nin ormanlarını kurtarmadılar, İstanbul’a incir ağacı diktiler’ diyemeden kendilerini alamadılar.

Göle’de ağaç katliamına köylüler destek mi veriyor?
Ardahan’ın Göle ilçesi başta olmak üzere birçok bölgede Orman Müdürlüklerince gerçekleştirilen orman kesimlerine, orman köylülerinin destek verdiği ileri sürüldü. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, orman kesimlerinin yarattığı sorunlar karşısında sessiz kalan sivil toplum kuruluşları, barolar, muhalefet partileri ve bölge basını gibi orman köylülerini eleştirdi.
Yılmaz, orman köylülerinin küçük çıkarlar uğruna orman kesimlerine destek verdiklerini ve bu faaliyetlerin baş suçluları arasında yer aldıklarını vurguladı. Yılmaz, “Bölgede yaşanan orman kesimlerine karşı sessiz kalan ve içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktığını iddia eden sivil toplum kuruluşları da bu katliamın suç ortaklarıdır” dedi.
Orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları ve traktör sahiplerinin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirtti. Duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanlarına ve gazetecilere saldıran orman köylülerinin de sorunun bir parçası olduğunu dile getirdi. Orman köylülerinin, orman koruma muhafızlarından daha fazla bu katliama ortak olduğunu belirten Yılmaz, yaşanan duruma dikkat çekti.
Gazeteci Fakir Yılmaz, bu durumu “Demircinin köpeği” hikayesi ve “Bindiği dalı kesen” masalına benzettiğini ifade etti. Yılmaz, bölgede yaşanan bu katliama göz yuman herkesi kınadığını belirterek, bu duruma duyarlılık gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

DERNEK BAŞKANI ACAR DAĞ’DAN

MUSTAFA KÜPELİ’YE AĞIR SUÇLAMA..

Kirasını ödemediği için icralık olup, 5 yıldan fazladır bulunduğu genel merkezinden kapı dışı edilen Ardahan Dernekler Federasyonu Arda-Fed’in Çevre ve Doğa Komisyonu ve Serinçayır (Çölpenek) Köyü Kültür Derneği Başkanı Acar Dağ’dan Mustafa Küpeli’ye ağır suçlamalar.
Küpeli’nin kendi özel çıkarları uğruna önüne engel olduğunu ve stk’ların içine sızmış bir ajan olduğunu ileri süren Acar Dağ’ın Mustafa Küpeli ile ilgili iddiaları şöyle;

KONUŞMAYAYIM DİYORUM AMA BİZ SUSTUKÇA BİRİLERİ SUSTURDUM ZANEDİYOR

Ardahan Dernekler Federasyonu Doğa Komisyonu çalışmalarına engel çıkartıp, kendini ön planda tutmaya çalışan, elindeki gazete ve sosyal haber kanallarını silah gibi kullanmaya çalışanları bu toplumun beynini karıştırdığı sürece Hiç bir stk dan başarı beklemeyin, bunlar gazeteci değil, stk’ların içine sızmış birer ajandır, bunlar menfaat çıkar üzerine kurulmuş kendini Ardahan’ın beyni sananlar bir gün mutlaka çamurlu su olarak ayaklar altına sızarlar.

BÖLGEMİZDE DOĞAMIZ KATLEDİLİRKEN, ARDA-FED DOĞA KOMİSYON ÇALIŞMALARINI SABOTE ETMEYE ÇALIŞAN BU KOMİSYONU YOK SAYARAK GAZETESİNİN GÜCÜNE GÜVENİP SÖZDE KENDİ BAŞINA PANELLER, TOPLANTILAR DÜZENLEYEN ŞOV YAPAN BİRİLERİNİN OYUNUNA GELMEYECEĞİZ.
Kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan doğamızın varlığını yok eden ve bunu fırsata çevirenler.

ÇOK CESUR GAZETECİ İSENİZ ARDAHAN YALNIZ ÇAM VE GÖLE ORMANLARI YILDIZ ENTEGRE VE KASTAMONU GRUP, 2 DEV ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKİLDİĞİNİ NEDEN YAZAMIYORSUNUZ,
Doğanın nimetlerinden faydalanmak isterken, doğa üzerinden ticaret yapmak, doğayı rant kapısı görmek demek doğanın genleriyle oynamaktan Sadece Ardahan’ımızı değil dünyanın kaderiyle oynamak ve Dünyanın geleceğini yok eden büyük bir tehlikenin içerisindeyiz.
Doğa sever gibi duruş sergileyenler, doğa katledilirken bunu fırsata çevirenler, Doğa üzerinden Şov yapmaya kalkışanlar, STK LAR, Gazeteler, Gazeteciler, amacın Doğayı korumak, kurtarmak olmadığını açık ve net 2024 yılı içerisinde çok iyi anladım.

BİZ ORMAN KESİLMESİN DİYORUZ, SİZ DİYORSUNUZ HIZARLA DEĞİL VİNÇ İLE KESİLSİN. ORMANI DAHA HIZLI KESTİRMEK İÇİN ÖNERİ SUNUYORSUNUZ.
Birileri kendini ön planda tutmak için çabalarken, Gerçek anlamda doğaya aşık, var gücü ile uğraş verirken, aman bunu engelleyelim biz öne çıkalım, paneller düzenleyelim, ORMAN VİNÇ İLE KESİLSİN şov yapalım gazetelere çıkalım canlı yayınlara çıkalım biz konuşalım, ARDA-FED doğa komisyonuna Fırsat vermeyelim çabası içerisine girenler sonrada herkes kabuğuna çekilir, biz kendimizi kahraman ilan ederiz düşüncesi var oldukça başarılı olamayız.
Bu durum da burada bireyleri değil doğayı öne çıkartmalıyız, hiç bir birey, hiç bir dernek, hiç bir federasyon burada tek başına başarı elde edemez, zaten amaç doğa için başarı elde etmek değil, niyet sadece birileri kendini ön planda tutması demektir, egoistliktir.
Ardafed doğa komisyonu çalışma başlattı, bunu duyan egoistler hemen şovlarına başladılar, yıllardır kesilen ormanları görmeyenler sanki orman yeni kesilmiş gibi hemen baş rollere soyundular, siyanür ile zehirlenecek olan ve ormanı peşkeş çekilen Ardahan’ımızı kurtarmak için İstanbul’da sadece üç beş dernek ile toplantıları düzenleyen Göle Fed, Göle’de Sadece 10 kişinin katıldığı panel düzenleyen Gazeteci, yıllardır duyduğumuz alıştığımız konular, aynı söylemler, biz bunları zaten biliyoruz, ama sahaya inmeye korkarlar. Paneller toplantılar bitti herkes evine döndü konuşmalar orada kaldı ve unutuldu, sonuç sıfır.
Kendini Göle’nin abisi hatta Kars Ardahan Iğdır’ın abisi olarak tanımlayan, her platformda kendini onursal başkan diye tanıtan Gazeteciye üç kuruş para ver hiç haber değeri olmayan konuları manşet yapar, ama doğa ile ilgili önemli bir konuyu sevmediği kişinin ona para vermeyeni haber yapmaz, yani bu gibi kişiler bu toplumun başına bela olmuş, atom karınca gibi her yere zıplayan Mustafa Küpeli ve avanesi olan şahsiyetler ölmediği sürece bu toplum doğru yolu bulamaz.
Arda-Fed Çevre ve Doğa Komisyonu

ve Serinçayır Köyü Kültür Derneği Başkanı Acar DAĞ

Ormanları kıtır, kıtır kesilirken
Siyanürlü Altın için sondajlar kurulurken
GÖLELİLER FESİTVALE, CIRTIK ATMADA!

Ardahan’ın mera olan doğasının büyük bölümü de bu barajları yapan ağır tonajlı araçlar tarafından rast gele verilen geçişler dolaysıyla bir sakız gibi çiğnenip, kullanılmaz hale geldiği görülüyor.
‘Gençleştirme yapıyoruz’ adı altında yetkisinde bulunan ormanları vahşice doğrayarak yok ettiğiyle suçlanan Orman İşletmelerinin yanı sıra Ardahan Çevre ve Orman Müdürlüğü de bölgede gerçekleştirilen HES Barajlarına olduğu gibi bu barajların yapımına malzeme sağlayan Taş, Kum ve Beton Santrallerine de gelişi güzel izin verdiği de görülüyor.
Son olarak Hanak İlçesi Sevimli, Çıldır İlçesi Kotanlı, Köroğlu HES’lerine malzemesi için kum ocaklarana ve beton santrallerine izin verildiğini belirtilen Çevre Müdürlüğü daha önce de, Doğal Hayatı Koruma alanı olarak ilan edilen Posof’ta gerçekleşen üç HES Barajına ve bu barajların yapımı için kum ve de beton santrallerine izin vermişti.

**Petrol ve Doğalgaz yetmedi, Demiryolu.
Son yıllarda çevreye büyük hasar veren yatırımların ard arda yapıldığı Ardahan İl sınırları içinde ki BTC ve BOTAŞ tarafından gerçekleştirilen petrol ve doğalgaz boru hatlarının yapımı sırasında metre karelerce mera alanları kullanılmaz hale gelmişti.
BTC ve Botaş tarafından gerçekleşen petrol ve doğalgaz hattının bitimi ardından şimdi de Kars-Tiflis-Bakü Demir yolu için mera alanları, tarlalar hatta köylerin dinamitlerle, ağır tonajlı araçlarla, taş, kum ve beton santralleriyle yok ediliyor.
Kısacası birkaç yıl önce BTC ve Botaş tarafından yapılan iki boru hattının inşası ardından şimdi de Çıldır, Posof ve Hanak’ta yapımlarına başlanan HES Barajları, Ardahan, Siyanürlü Altın’da aranacak olan Göle, Hanak, Damal’da süren ağaç kesimi ve ile Çıldır’da yapımı son sürat devam eden Demiryoluyla Ardahan’ın güzelim, bin bir çiçekli, çam kokulu doğası katledilmeye devam ediyor, yetkili ve ilgililer gibi Ardahanlılarda seyrediyor.

**Doğranan ağaçlar nereye götürülüyor, kime, nasıl, hangi ihale ile satılıyor?..
Başta Posof’ta olmak üzere doğayı kullanılmaz hale getiren Doğalgaz geçerken, bu imkandan halen faydalanamayan, yapımları süren HES Barajlarında bir Ardahanlı bile çalıştırılmayan, sınırları içinde iken son anda değiştirilen projesiyle bölgeye hiçbir faydası olmayacak denilen Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu’nun doğasını katlettiği görülen Ardahan vahşice doğranan ormanlarından da faydalanamıyor.
Kesilen binlerce ağcın depolanmasına bile sınırları içinde izin verilmediği görülen Ardahan’ın kesilen ağaçları da Erzurum ili sınırları içinde bulunan Karınca düzündeki depolara taşındığı ve bu ağaçların bir dalından bile faydalanılmadığı da olayın diğer acı bir yönü olması dikkatlerden kaçmıyor.

Bu güzelliklere kıymayın efendiler!

‘Yenileme ve Genişletme’ adı altında yapılan orman kesiminin adeta sarıçam katliamına döndüğü Kafkas Arısın Gen Merkezi bin bir çiçekli yaylalara sahip, Ardahan’da yapılan 3 HES barajına bir yenisi daha eklenmeye ve kentin simgesi Kura Nehrinin önüne yapılacak olan Beşikkaya HES Barajıyla yönünü Çoruh nehri üzerinde yapılan barajlara akması için planlar hazırlanırken şimdi de ‘Çok Altın var’ denerek bölgede siyanürle Altın aranacağı yönünde bir firmaya ruhsat verildiği öğrenildi.

Bir dönemde ‘petrol var’ denerek diğer adı Dağ arısı olan Kafkas Arısının baş ürettiği bin bir çiçeğe bürünmüş doğasının delik değiş edildiği Ardahan’da geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan Doğalgaz Boru Hattın ile Tanap’ın geçirdiği ikinci petrol ve doğalgaz boru hattıyla yeşil ormanlarla süslü doğasının yanında tarihi kalıntıların yok edildi.

Yaylarında ‘yazlık ev’ adı altında betonlara boğulduğu görülen Ardahan’ın Göle ilçesi ovası peynir şıratlarının gelişi güzel doğaya bırakılan mandıralarla dolarken Çıldır ovasının ortasında geçirilen Aktaş Gümrüğüne giden yol ova gibi DSİ’nin derelerin suyunu bir araya toplama çalışması da başta Alabalıkları olmak üzere birçok su ürünü yok etti.

Göle’den sonra Ardahan merkez Çamlıçatak (Gölebert) Ormanlarından devam eden orman kesiminin ara verilmeden devam ettiği Ardahan’da katliam derecesine varan orman kesimleri ardından toplanan çamların depolara taşınırken, bu ormanların kesimine katkı sunan köy muhtarları da stk ve siyasiler gibi sesiz kaldılar.


Ormanları gözleri önünde kesilen köylünün de ‘Belki bir iki dal da bize düşer..’ diyerek yaşanan orman katliamına gözlerini kapatarak katliam derecesine varan orman kesimine karşı duyarsız kaldığı görülen Ardahan’da milletvekillide festival ve şenlik kurdelesi kesmekle meşgul olurken, Belediye ve İl Genel Meclis Üyeleri gibi ‘halkın haklarını savunacağız’ diyerek halktan aldıkları oyları ile seçilen köy azaları da diğerleri gibi yaşanan onca soruna olduğu gibi orman kesimine karşı sesiz kalanlar arasında yer aldılar.
Orman kesimleri gibi dere ve nehirlerinin önü HES Barajlarıyla kesildiğinden dolayı değişen doğası dolaysıyla Temmuz ayı boyunca yağan yağmurlarla verim vermeyip, çürüyen ekili alanları gibi yağmurun yıkadığı çiçeklerden bal alamayan arıların da zor günler yaşadığı Ardahan’da yaşanan bu duyarsızlık hâlâ devam ediyor.

Kestik, Kütük Ettik, Küfeye Koyduk..
Konuşmayıp, Sustuk, Bol, Bol Poz verdik..!

Erdoğan’ın, ‘Nasılsa sırtlarında küfe yok’ diyerek eleştirdiği muhalefetin, ‘Taşıyamıyorsan, ver küfeyi bize..’ dediği şu günlerde ‘Genişletme, Yenileme’ adı altından yeşil çamların devrilmeye devam ettiği Ardahan orman kesimi devam ede durdun yerelde olduğu gibi ulusalda da güçlü bir sesin çıkmaması dikkatlerden kaçmıyor.

Bir yandan ‘ara yok ondan hizmet edemiyoruz’ diyen ama büyük bütçeli paraların harcandığı ve bol, bol pozların verildiği festival ve şenliklerle gün dolduran Belediyelerin yanı sıra dernek ve federasyonların da için de bulunduğu sivili toplum kuruluşları gibi yaşananlara karşı sessizliğini koruyan siyasiler, yarı resmi birlik ve odaların da bölgede yaşanan orman kesimi karşında sesiz kaldığı dikkat çeken bölgede yerel ve ulusal basında aynı sessizliği bürünmüş durumda.

ORMAN NASIL KESİLİR DERSİ Mİ?

Ormanları kesilmeye devam eden Ardahan’da Orman Müdürlüğü de çalışanlarına eğitim verdi.

Ardahan, Kars ve Artvin İl Tarım ve Orman Müdürlükleri personelleri, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talimatıyla 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında kapsamlı bir hizmet içi eğitim programına tabi tutuldu. Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlükleri personellerine yönelik gerçekleştirilen bu eğitim, bölgenin tarımsal altyapısının güçlendirilmesi ve arazilerin etkin kullanımı konularında bilgi ve becerilerin artırılması amacıyla düzenlendi.

Eğitim programında, 5403 sayılı kanunun temel ilkeleri, toprak koruma stratejileri, arazi kullanımı yönetimi ve güncel mevzuatlar gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Katılımcılar, yasa çerçevesinde toprak ve arazi kullanımı ile ilgili en iyi uygulamaları öğrenerek, bölgesel tarım politikalarının daha etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamayı hedefliyorlar. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen eğitimlerin, bölge tarımında önemli bir dönüm noktası olacağı ve tarımsal verimliliğin artırılmasına katkı sağlayacağı vurgulandı. 

Çiçek Denizi Ardahan

2 bine yakını endemik türü, 2 binin değişik bitki türü toplam 4 binin üzerinde çiçek ve bitki türleri ile başta arıcılık için olmak üzere çok önemli bir potansiyele sahip, dağlara mera ve yaylalara sahip Ardahan’ın yollarında güller açmazsa da dağlarında, yayla ve meraları renge renk çiçekler açmış durumda.

Kışın metrelerce kar, ilkbaharda bitki çeşitliliği, yaz aylarında ise serin havasıyla binlerce yerli turistin ve yazlıkçıların uğrak yeri olan Ardahan, Ardahan merkezin yanı sıra Göle, Hanak, Damal, Posof ve Çıldır ovalarında, yaylalarında ve etrafını çeviren bin bir çiçekle adeta çiçek denizini oluşturuyor.

3 bin 170 rakımlı ve bir yanı Ardahan’ın Hoçvan havzasında diğer yanı Çıldır ovasında yer alan Kısır dağı, yeşil çamlarla süslü Yalanızçam, Kura nehrinin dibinde doğup, Hazar’a kadar uzanan Allahüekber dağı, Duğu Anadolu Bölgesi ile Karadeniz’in arasında sınır olan Saharadağı , altında geçecek olan tünelin bir türlü açılamadığı Ulgar dağı ve Türkiye ve Gürcistan’ın ortak gölü olan Aktaş gölünün yanı sıra Aktaş Gümrük Kapısının ardından olduğu Çıldır Mozoret tepesi gibi dağlarında bin bir çiçekle oluşan renk cümbüşüyle Ardahan doğası doyumsuz bir manzaraya sahne oluyor.

Yemyeşil örtüsü ve çiçek tarlalarıyla göz kamaştıran Ardahan’ın doğası başta fotoğrafçıların olmak üzere doğa severlerin yoğun ilgisini çekiyor.

Turist ve yazlıkçılar dağlarında, mera ve yaylalarında oluşturduğu renk cümbüşünü izlemek için Bin 900 rakımlı Gürcistan ile Ermenistan’ın olduğu Kafkasların sınır kenti Ardahan’a akın ediyor. Kışın metrelerce kar, ilkbaharda bitki çeşitliliği, yaz aylarında ise serin havasıyla binlerce yerli turistin ve yazlıkçıların uğrak yeri olan Ardahan, Ardahan ve Göle ovasında oluşan renk cümbüşüyle doyumsuz bir manzaraya sahne oluyor.

Yemyeşil örtüsü ve çiçek tarlalarıyla göz kamaştıran Ardahan, doğa severlerin ilgisini çekiyor. Turist ve yazlıkçılar tüm doğasında oluşturduğu renk cümbüşünü izlemek için Ardahan’a akın ediyor.  El değmemiş bir coğrafyaya sahip olan Ardahan coğrafyasında bin metrekarelik bir alanda çeşit çeşit, rengârenk bir sürü çiçek bulunmakta.

Osmanlı Devleti’nin, 1878’deki Rusya ile yaptığı savaştan yenilgiyle ayrılmasının ardından, yardım karşılığı İngiltere’ye kiralanan ve 5 Kasım 1914’te ise İngiltere tarafından tamamen ilhak edilen Kıbrıs’ın yarısının özgürleşmesine ve kendi başına devlet olmasına büyük katkı sunan Ecevit-Erbakan Hükümetinin emri üzerine 50 yıl önce Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen Barış Harekatı’nın anıldığı şu günlerde birçok Kıbrıs gazisinin olduğu Kısır dağının eteğinde ki köyler hala susuz.

Ardahan Merkez 21 pare köyün yanı sıra adı Tepesu olmasına karşın suyu olmayan Gürcübeg, yaylası olmaması rağmen adı Yaylacık olan köy, Malakanlarını bir zamanlar yaşadığı, şu an üretilmese de Gravyer kaşarı, değirmencilik gibi bir çok şeyin bizlere öğretildiği Şişka, Büyük Harziyan, Kocaköy ve köyündeki hayvanların su beklediği İstanbul Çekmeköy Belediyesinin Ardahanlı Belediye Başkanında köyü olan Alagöz köyünün faydalanacağı ‘Sütlüceler Su Projesi’nin artık tozlu raflarda indirilmesin ve hayata geçirilmesini bekliyor.

Kısır dağının diğer yanında bulunan Çıldır Gölünü besleyen altı su kaynağı olan Kısır Dağının suyunun içme suyu olarak verilmesini isteyen bölge halkı, ‘Kıbrıs’ı kurtardık, ama Hoçvan’ı susuzluktan kurtaramadım’ diyerek Vali Hüseyin Çiçek’e seslenerek, ‘Sayın valin hiç değilse sen buraya bir çiçek ek diyerek İl Özel İdare kanalıyla yapılması gereken projenin artık hayata geçirilmesin istemekteler.

Çıldır Gölünde Ne Petrol, Nede Gaz
Endemik Bitki ‘Anadolu Zilasuru’ Keşfedildi!

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri tarafından keşfedilen yeni endemik bitki Çıldır Gölü çevresindeki yaklaşık 300 metrekarelik bir alanda bulundu. Bitkiye “Anadolu Zilasuru” ismi verilirken, neslinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu öğrenildi.
RTEÜ Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Serdar Makbul, Dr. Öğr. Üyesi Seher Güven ve Karadeniz Teknik Üniversitesi(KTÜ) Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kamil Coşkunçelebi’nin yer aldığı çalışma ile dünyada sadece Ardahan Çıldır Gölü etrafında yayılış gösteren yeni bir otsu endemik bitki türü keşfedildi.

Araştırıcılar tarafından, Çıldır Gölü mevkiinden topladıkları farklı bir bitkiye ait örnekler üzerinde yaklaşık yedi yıl süren detaylı incelemeler sonucunda bu türün bilim dünyası için yeni bir bitki türü olduğu kararına varıldı. “Vincetoxicum anatolicum” adı verilen bu yeni bitki türü uluslararası hakemli bir dergi olan “Nordic Journal of Botany” adlı dergide yayınlayarak bilim dünyasına yeni endemik bir tür olarak tanıtıldı. Tükçe’nin farklı yörelerinde ”zilasur, dağ biberi, gavur biberi” olarak bilinen Vincetoxicum cinsine mensup bu yeni türe yayılış gösterdiği Anadolu topraklarına atıf yaparak “anatolicum” ismi verildi.

“Kayalık ve taşlık bir alanda bu bitkiyi bulduk”
Türkiye’nin önemli bir bitki biyoçeşitliliğine sahip bir ülke olduğunu söyleyen RTEÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Makbul, “Kaynaklar Türkiye’nin neredeyse Avrupa kıtasının tamamına yakın bir biyoçeşitliliğin Türkiye’de olduğunu gösterir. Bu alanda görev yapan araştırmacılar, botanikçiler bitkilerin canlandığı mevsimlerde arazide araştırmalar yapar. Bizde 2013 yılında Ardahan ilinde bulunan Çıldır Gölü civarında araştırma çalışmalarımızı sürdürürken ilginç bazı bitki örnekleri farkettiğimizi gördük. Örneklerimizi uygun koşullarda incelemek üzere laboratuvarımıza taşıdık.’ dedi. Yaklaşık 7 yıllık önemli bir incelemenin sonucunda, dünyadaki örnekleri inceleyerek bu bitkiye dünyada daha önce rastlanmadığı kanaatine vardık. Uluslararası bilimsel bir dergide bunu yayınlayarak literatüre kazandırdık. Bitkinin ismine bilimsel kurallar çerçevesinde, Türkçe isim veremediğimiz için bitkiye “vincetoxicum anatolicum” ismini verdik. Bilim dünyamıza hayırlı olsun. Bitkinin zehirli olduğu yönünde birtakım bilgiler bulunuyor. Bitki yaklaşık 50 santimetre boyuna kadar uzayabilmekte. Sarımsı, morumsu çiçekleri var. Yaprakları bütün halinde. Zakkumgiller ailesinden olan bir bitki. Otsu bir bitki olduğu için kökleri toprak altına fazla gitmez. Kayalık ve taşlık bir alanda bu bitkiyi bulduk. 200-300 metrekarelik bir alanda bu bitkiyi bulduk” dedi.

“Bitkinin korunması talebinde bulunduk”

Doktora tez çalımasını “vincetoxicum anatolicum” üzerine yapan RTEÜ Biyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Seher Güven, “Keşfettiğimiz bu bitki türü dünyada sadece Çıldır Gölü etrafında yayılış gösteren endemik yeni bir tür olduğuna karar verdik. Biz bu çalışmayla sadece Türkiye’nin değil bu bitki grubunun biyoçeşitliliğine katkı sağladık. Bu grup bitkiler anti-viral, anti-bakteriyel, anti-fungal ve anti-kanserojen gibi önemli bileşenleri içerdiğinden dolayı tıbbi bitki olma potansiyeline sahip. Dolayısıyla bu tür biyokimyasal çalışmalara yeni bir kaynak oluşturmuş olduk. Çıldır Gölü çevresi turizm potansiyeli nedeniyle yoğun faaliyetlere maruz kalıyor. Bu bitki nesli tükenmekte olan bitki kategorisinde kırmızı listede yer alıyor. Nesli tükenmekte olan bitki kategorisinde olduğu için bitkinin korunması talebinde bulunduk” diye konuştu.

Türkçe ismi “Anadolu Zilasuru” olarak belirlendi

Yeni türün dahil olduğu Vincetoxicum cinsi, Türkiye’de 11 farklı türle temsil ediliyor. Bunların içerisinde sadece Türkiye’de yayılış gösteren endemik bitkiler de yer alıyor. Bu bitki Türkiye’de bitki biyoçeşitliliğine katkı sağlamakla birlikte aynı zamanda Vincetoxicum taksonlarının tıbbi ve etnobotonik açıdan değerli olması sebebiyle bu alanda yapılacak biyokimyasal çalışmalar için de yeni bitki kaynakları oluşturuyor. Bu grup bitkiler anti-viral, anti-bakteriyel, anti-fungal ve anti-kanserojen gibi önemli bileşenleri içerdiğinden dolayı tıbbi bitki olma potansiyeline sahip. Bulunduğu habitatta popülasyonların az sayıda birey ile temsil edilmesinden ve popülasyonların yol yapımı, otlatma ve ekoturizm faaliyetlerinden olumsuz etkilenmesi muhtemel olduğundan, bu yeni keşfedilen bitki Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi (IUCN) kriterlerine göre tehlike altında (EN) kategorisinde yer alan endemik bir tür olarak önerildi.

Mavi Göl’de Gizemli Yeşil Işık!

Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan sınırında bulunan ve adını ilçeye veren Çıldır Gölünde kameralara takılan gizemli Yeşil Işık heyecana neden oluyor.
Görenlerin ‘Acaba UFO’mu?’ diyerek heyecanlandığı Çıldır Gölüne yansıyan yeşil ışık bir kez daha görülüp, kameralara takıldı.

Daha önce bir kaç kez daha görülen gizemli yeşil ışık bu kez gün doğarken gölün karşı kıyısından, yine aynı noktada farklı bir açıdan tekrar görüldü.
Geçtiğimiz ay gün batımında çekilen fotoğraflar arasında göl kenarında bir yeşil ışık görünüyordu.
Son olarak geçtiğimiz günlerde Gölebakan (Meredis) köyünden Güven Karataş adlı vatandaşın Kısır dağı eteğinden gün doğarken çekmiş olduğu fotoğrafta aynı noktada “gizemli” aynı yeşil ışığın fotoğrafa yansıdığı görüldü.

Kimsenin bir anlam veremediği yeşil ışık farklı açılardan aynı noktada ikinci kez görülmesi insanlarda merak konusu olurken, göl kenarında bulunan ve gizemli işiği gören köylüler ışığın yandığı noktada daha önce geniş çaplı yapılan aramada herhangi bir bulguya rastlan anamamıştı.
Kışları tüm yüzeyi donan ve doğal bir buz pistine dönen yazları ise mavi suları ile görenleri kendisine hayran bırakan Sarı Balıklı Çıldır Gölünde görülen bu manzara ardından vatandaşlar, ‘yabancı turistler olmazsa da yerli ve UFO’larına binip gelen uzaylılar gölü izliyorlar’ diyemeden kendilerini alamadıkları görülmekte.

Göl Dibindeki Eski Şehir

Yer Yüzeyine Çıkarılamadı! 

Eskiden Çıldır Gölü’nün dibinde bir şehir varmış. Buranın beyi Akçakale’de oturuyormuş. Çukurda kurulmuş olan bu şehrin dokuz burma musluklu çeşmesi varmış. Bey “Gece gündüz çeşmeden su alanlar sakın çeşmeyi kapatmayı unutmasınlar yoksa şehri su basar” demiş. Şehirde kadın erkek bu buyruğa uyarmış.

Bir gün akşamın karanlığı basmışken çeşmeden su doldurmakta olan bir kıza yedi yıldır gurbette olan ağabeyinin geldiğini müjdelemişler. Dokuz burma musluklu çeşmenin bir musluğundan su dolduran kız sevindiğinden evine koşup giderken burmayı kapatmayı unutmuş. O gece karanlığında çukur yerlerdeki evleri su basmış ve dokuz burmalı çeşmenin yeri de kaybolmuş.

Evi biraz yüksekte olanlar işin farkına varınca çoluk çocuğun elinden tutarak hiçbir eşya almadan yokuş yukarı kaçmışlar. Ertesi gün şehirden ancak kilisenin kümbeti görülmüş ve akşama kadar onlar da sular altında kalmış Şehirden sağ kurtulup, kaçanlar Akçakale adasına gelmişler.

Çıldır Gölü işte dibindeki o dokuz burmalı çeşmenin suyundan ortaya çıkmıştır. Eğer (Güneydeki) Taşbaşı’ndan bu gölün ayağı Zarşat’a (Arpaçay) doğru akmasaydı Akçakala adası ile öteki köyleri de su basacağına inanılır.

10 Bin Yıllık Ada Ağcakala..

Akçakale Adası’nda 10 Bin Yıllık Tarih Çıldır Gölü sınırlarında bulunan “Akçakale Adası/Ada Şehri”, doğal güzelliklerinin yanı sıra 10 bin yıllık tarihin de izlerini taşıyor.
Çıldır Gölü sınırlarında bulunan “Akçakale Adası/Ada Şehri”, doğal güzelliklerinin yanı sıra 10 bin yıllık tarihin de izlerini taşıyor. Ardahan ve Kars sınırlarında bulunan antik kent olma özelliğine sahip Akçakale’de, Neolitik dönemden günümüze pek çok mimari yapının kalıntılarını görmek mümkün.

AKÇAKALE – AĞCAKALA “ADA ŞEHRİ”

Ardahan’a 70, Kars’a ise 86 kilometre uzaklıkta bulunan Akçakale, doğal güzelliklerinin yanı sıra 10 bin yıllık tarihin de izlerini taşıyor.
Karayla bağlantısı bulunmayan Ada Şehri’nde, sonradan eklenen köprü ile giriş çıkışların sağlandığı belirtiliyor. Akçakale’nin tarihine yönelik yapılan araştırmalarda; tümülüs ve eteklerine kurulmuş olan taş damların Neolitik devir işçiliğine uygun bir biçimde yapıldığı, dikilitaşlar, kurganlar, harçlı duvar yıkıntıları ile mimari kalıntıları oldukça belirgin olan bir kale izine rastlanılıyor.

Kaleye, Ermenilerin “Pağkatsıs”, Türk ve Rus kayıtlarında “Ağcakala” olarak bilindiği ve daha sonradan bu ismin, “Akçakale” olarak adanın karşısındaki köye verildiği belirtiliyor.

Ardahan’ın Yer Yüzeyine

Çıkmayı Bekleyen Arkeolojik Buluntuları..

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ÖZEL Haberi

Hala bir müzesi olmayan, bugüne kadar yapılan yer altı kazıların ya tesadüflerle yada Ermeni düşmanlığı üzerine oturtulan ‘Topu Mezar ‘ bulma derdi yüzünden ciddi anlamda bir Arkeolojik çalışma yapılamayan Ardahan’da üzerinde yılda bir festival yapılan ama adı Göl olmasına karşın balık değil, tavuk ızgaralar yendiği Çıldır Ağcakale adasının altında olduğu söylenen yer altı şehrinin yer yüzeyine çıkarılma çalışması ayrılan bütçeye rağmen nedense bir anda kesintiye uğrayıp, adeta unutturuldu.

Halbuki; 2016-2018 yılları arasında gerçekleştirilen Ardahan İli arkeolojik araştırmalar, Ardahan’ın (Artan) Merkez, Çıldır ((Çaldur) ) ve Göle (Kola), Ölçek (Orçoki), Balıkçılar (Duduna), Sulakyurt (Sarzep), Gölgeli (Gelgeli), Samanbeyli (Sixirpet), Çağlayık (Erdamel), Hasköy (Horis), Beşiktaş (Mucuc) ve Bağdaşan (Kinzodamal); Çıldır ilçesinde Akçakale (Tetrtsihe), Semiha Şakir (Çayistar), Kotanlı (Skarebi), Eskibeyrehatun (Begrehatun), Doğankaya (Helevan) ve Yıldırımtepe (Rabat); Göle ilçesinde ise Kayaaltı (Anzav), Köprülü (Korveng), Çobanköy, Bellitepe (Urut), Kuzupınarı (Komk), Dedeşen (Dadaşani), Balçeşme (Lelevarginis)  ve Durucasu (Kırdımal) köylerinde yoğunlaştırılmıştır.

Bahsi geçen bu yerleşimlerin yakın çevrelerinde, büyük bir kısmı Tunç ve Demir Çağlarına tarihlenen çok sayıda yeni arkeolojik buluntu noktası tespit edilmiştir. Aynı zamanda, daha önceki araştırmalarda belgelenen Akçakale Adası Ören Yeri, Senger Tepe Kalesi ve Şeytan Kalesi de 2016-2018 yıllarında araştırılmıştır.

Çıldır’daki Akçakale Adası Ören Yeri, Ardahan’ın en önemli Eskiçağ arkeolojik buluntu alanlarından biridir. 2016 yılında Akçakale’deki çalışmaların asıl amacı buradaki tüm mimari kalıntıların detaylı bir planını çıkarabilmekti. Adanın kuzeydoğu kenarında daha önceki araştırmalarda kurgan olarak tanımlanan anıtsal bir mezar yer almaktadır. Mezar odası 6,50 x 3,50 m ebatlarındadır. Mezar odasına giriş doğu kenardandır ve girişin önünde bir dromos yer alır.

Mezar odasının merkezinde kyklopik bir taş dikme, tavanın ağırlığını taşımaktadır ve tavan taşları da oldukça büyük boyutludur. Adanın kuzey kesiminde ve yukarıda bahsedilen mezarın hemen kuzeyinde ayrıca kromlek (çevrek taş) olarak adlandırılan bir kalıntı grubu daha vardır ve bu kalıntıların da yine Tunç Çağı’ndan mezarlar olmaları gerekmektedir.

Akçakale Adası buluntularından bir diğeri adanın kuzeybatı kenarındaki bir tepe üzerine inşa edilmiş üçgen planlı bir kaledir. 65 x 41 x 50 m boyutlarında ki kale kuru duvar tekniğinde inşa edilmiştir ve kale içerisinde birbirine bitişik durumda.

Çıldır Gölü Kamp Keyfi

Çıldır Gölü kenarında özel bir firmanın işlettiği dingin, salaş bir  yer. 10.000 m2 lik devasa alanında kamping olarak  kullanabileceğiniz Çıldır gölü kampı ziyaretçilerini bekliyor.

Çıldır Gölü, doğası, her şeyi ile Türkiye’de en sevdiğimiz kamp  alanına aday. diyen işletmecilerinin  Arpaçay Köyü’nün yerlilerinin beraber  işlettiği bir yer. Yani kafa dinleyebileceğiniz, göl kenarında huzur  verici bir kamp yeri.

Jandarma Droneyle Uyardı..

Hanak İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince Alaçam (Aşağı Dikkan)-Baştoklu (Yukarı Dikkan) Ormanları bölgesinde, Orman Yangınlarıyla Mücadele ve Suda Boğulma Olaylarının Önlenmesine Yönelik Alınacak Tedbirler kapsamında, araziden fiziki şekilde ve havadan drone cihazı marifetiyle kontrol ve keşif faaliyetleri gerçekleştirilmiş olup, bölge halkıyla yüz yüze görüşmeler yapılarak gerekli bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları icra edildi.

DİĞER VİDEOLAR