Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

AK PARTİ İLÇE BAŞKANI BELEDİYENİN MAKAMINA ÇÖKTÜ!

‘Yerelde Ulusa Gazetecilik..’ diyen Gazetelerimizin Manşetlerinde ve Sanal sayfalarımız, TEMPO TV’DE..
Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik, Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/FAKİR YILMAZ
**KANADI KIRIK KILÇIK YOL!..
Kürt Alevisi Kemal Kılıçdaroğlu’nun Andımız’ın kaldırılmasını desteklediğine ilişkin bir habere yaptığı yorumda “kripto kılıç artığı” ifadesini kullanarak Kılıçdaroğlu’na hakaret eden, sonrasında bu adi bakışa gelen tepkiler üzerine geçte olsa cahilliğini anlayıp, “Cehaletimi bağışlayın” diyen kıçı, kırık diye onca tepki üzerine çark eden Gazeteci Mine G. Kırıkkanat’ın ‘Kılçık’ lafı bana bir siyasinin o ünlü söylemini de hatırlattı.
Evet, adeta ’emekli bürokrasi derneği’ kurup, kendisin ziyarete gelenlerin emekli olduklarını yada işten atıldıklarını saklarcasına yani ’emekli’ veya ayrılan yada kendisi gibi ‘eski’ demeden ‘falan bey, filan hanım beni ziyaret etti, filan eteğimi öptü..’ dercesine paylaşımlarla adeta goy goy yapan Saffet Kaya’nın o kılçık demir yolu’ dediği yoldan da haber alamadığımızı bana hatırlatan kıçı olmazsa da Aktaş Gölüne gelmeye başlayan göçmen kuşları da soyadıyla bana ‘kılçık yolu’ hatırlatan kadın gazeteciyi oncası gibi bir kenara bırakıp, Gürcistan ve Ermenistan’a sınır Çıldır’a gitmek istiyorum.
Çünkü Gürcistan ve Ermenistan’a sınır, 2 gümrük kapısı olmasına rağmen kurulmayan sınır ticaret merkezi, olmayan gümrük müdürlüğü, akıl edilmeyen bir konsolosluğa rağmen bu iki ülke ve gümrük kapısında çok iş yapmışçasına Kuzey Kıbrıs’ı tanımayan, Posof’tan başlayıp, Nahiye, Belde değil, İlçe olmak isteyen ama bu yöndeki talebini, ‘Referandum istiyoruz’ diyen bir dilekçe ile anlatamayan, muhtar olamayan birinin başkanı olduğu derneğe üye olan muhtarları olan Kısır dağının boşa akan suyunu içme suyu şebekesine sokturamayan Hoçvan üzerinden geçirdiği gazı İsrail’e ulaştıran Azerbaycan ile ticaret için içi boş toplantılar yapan Ardahan Ticaret ve Sanayi odasının mevcut başkan ile yönetiminde bulunanların yeniden aday oldukları ATSO seçimlerini konu edeceğim bugünkü yazımda..
Çünkü, ‘Çıldır’ı olduğu gibi bölgenin kalkınması için önemli bir merkez olan Aktaş Gümrük Kapısının yanı sıra erimeye başlayan ve şu günlerde buzul kutbunu andıran, bir yakası beyaz buzlarla, diğer yakası içilecek temizlikte olan mas mavi suları ile göz kamaştıran, ama etrafında doğru dürüst bir turistik konaklama, restoran olmayan Çıldır gölünün yanı başında geçen ama üzerinde ne bir tren durağı, ne bir antrepo bulunmayan, demir ipekyolu denen Kars-Tiflis Bakü Demiryolu üzerine bir tren durağı, bir antrepo için çaba göstermesi gereken kurumun başında sizce hangi kurum geliyor?’ diye bir soru sormam gerekiyor..
Evet..
Seçimden seçime Çıldırlı, Ardahanlı, Posoflu, Hanaklı, Damallı kesilen ama ‘Bu gümrük kapısı, ülkedeki diğer onca gümrük kapısı gibi çalışmaz, çalıştırılmaz.. Niye ithalatta, ihracatta sıfır çeker?’ diyerek kapısının önünde ne bir açıklamalarını görmediklerimizin nerde geçtiğini bizzat gidip, görmediği Aktaş’tan, Ardahan’a uzanacak denen o Kılçık yol ne oldu?
Ve Aktaş Gümrük kapısının yanı başında geçen tren raylarının üzerinde bir fotoğrafına rastlamadıklarımızın, ‘Bu, 2 ülkeye komşu kentte biri Demir yolu olmak üzere, Hoçvan Hasköy’ kadar giren 3 rakamlı marketler gibi 3 gümrük kapısı olmasına rağmen, uluslar arası iki petrol ve doğalgaz boru hattı sınırları içinde geçmesine karşın bu kentte neden bir konsolosluk, bir gümrük müdürlüğü yok?’ diye sorup, akıl edemezlerken kısa adı ATSO olan ve bu kapılardan da birinci sorumlu olan kurumların başında gelen Ardahan ve Ticaret Sanayi Odası Başkanlık ve yönetimindekiler seçilmek için neden, ‘bizde, bende adayım’ derler..
Bilmem ama başta ATSO’nun mevcut başkanı olmak üzere ‘Bende ATSO’ya başkan yada yönetimi yani ‘ATSO’ya adayım’ diyenler 50 yıl boyunca kağıt üzerinde açık görünen ama gerçekte kapalı olan ama bizim yıllar önce Çıldır’a gidip, 9 köyü Kars tarafından son anda çalınan Çıldır’ın ilk gazetesi ‘Çıldır Gazetesi’ni çıkardığımız da bu rezil durumu fark edip, 3 yıl boyunca bu rezaleti gündemde tutup, resmen ve gerçekten açılmasına büyük katkı sunduğumuz Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı için ne yapmıştırlar?
Ve bunlar, türkücü belediye başkanının da yediği ama parasını ödemediği ileri sürülen balıklardan yemek için Atalay’ın oraya giderken içtikleri beyaz suyun etkisiyle, ‘Çıldır gölü ağaçlanmalıdır’ derken bölgede ve Ardahan’da değil bir ağaçları bir fidanları bile olmayanların ‘Kılçık yol’ denen demir yolu gibi yıllardır yerine gelmeyen onca söz vaatlerinde öteye geçmediğini niye anlamazlarken ve her seçimden, seçime ‘Eye mende Çıldırlıyım..’ derken bir zamanlar eyalet olan, Aşıkşenliğin Çıldır’ı için, onun vilayeti Ardahan için ne yapmıştırlar?
Bilmiyorum ama sanırım küçük esnafı korumakla, bakkal esnafının hak, hukukunu savunmakla sorunlu ESOBB Başkan Vekilinin, ‘Gazeteci Fakir Yılmaz’ın yazdığı gibi değil, ben aslında Hoçvan’ı ilçe yapmak için 3 rakamlı marketi köye getirdim..’ dediği gibi 3 kez milletvekili olmasına rağmen ‘Bu kez kesin bakan olacağım, kılçık yolu getireceğim hele beni bir daha seçin..’ diyerek yıllarca yalan edip, oy isteyen, seçilen ama ‘Geçte olsa, beni bir hayli yorsa da Çıldır gölünün balıklarının en kılçıklısı olan sazan kılçığı misali tükürülüp, siyasetin çöpüne atıldı..’ dediğim birilerinin boğazında kalan O; ‘Kılçık yol’ gibi ‘ha bu ay ha gelecek ay yapılacak’ denen ama hala ilan edilmeyen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde bu soruları sorması gerekenleri başında gelen ben değil, seçimi bir türlü ilan edilmeyen ATSO seçiminde oy kullanacak olan ve Nahiye hatta köy olmayla yüz yüze kalan 2 bin 1 nüfuslu Çıldırlı esnaftır, tüccardır, iş insanıdır..
Çünkü, köylü çekildikten sonra öğleden sonra dükkanlarını kapatan ve günün yarısını boş geçiren ve ‘Aktaş Gümrük kapısı niye iş yapmıyor?’ diye soran, sorması gerekenlerin başında gelenler, ‘kale bulduk’ denerek gömü için kazınıldığı söylenen Göle TİGEM’de ki gibi ‘yer altında ki şehri yer yüzüne çıkaracağız..’ diye kazınıp, bırakılan Ağca adası, Kurkala gibi yolu olmayan İblis (Şeytan) kalası olan Aktaş gölü olan, bölgede geçen Kura nehrine gem vuran 2 HES’ten baraj balıkçılığı yapılmasını akıl edemeyen Çıldırlılardır..
Çünkü, Adliye, Aşıkşenlik, Suğara kapatılırken, Gürcistan ile ortak gölün adını alan Aktaş Gümrük Kapısının kağıt üzerinde 50 yıl açık görünürken ortada gözükmeyenlerin seçimden seçime Çıldırlı olup, karşımıza çıkanları o esnafların, Çıldırlıların yanı sıra Ardahanlılar, Göleliler, Hocvanlılar, Goevengliler, Hanaklılar, Damallılar ve Çıldır iyi tanırlar.. Yani, kağıt üzerinde 50 yıl açık görünüp, bizim gibi bir kaç kişinin mücadelesi ile zor, bela resmen açılan Aktaş Gümrük Kapısının asıl sahipleridir..
Ve ‘bilinmeyen dil’ denen Kürt dili gibi ‘Bu yol niye trafiğe açılmıyor?’ diye Ulgar’ı delemeyen Ulaştırma Bakanlığına verilen önergede, ‘Ele bir yol yok’ denen Ardahan-Ardanuç yolu gibi 50 yıldır 577 metre ancak delinen tüneli halâ açılamayan Ulgar dağının o yakasında bulunan, Çıldır Aktaş gümrüğü gibi müdürsüz, konsolosuz Türkgözü yani Badele adlı gümrük kapısı olan ama dernekler Hanak stk’ları gibi halâ federasyonlaşamayan, imkânsızlıklar dolaysıyla Göle’ye maça gidemeyen futbol takımları olan Posoflular, kısacası tüm Ardahanlılar ATSO seçiminde kendisinden oy isteyecekleri birde bu gözle değerlendirmeli ve ‘Kılçık’ yoldan mı buraya geldiniz demeliler..

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın sunduğu

‘Gazetecilerle Gündem’ Pazar Günleri

Uydu Üzerinde Yayın Yapan Ulusal Tv, TEMPO TV’de..

İzlemek için yukarı da ki linki TIKla..

YENİ KANALIMIZA ÜCRETSİZ 1 TIK İLE  ABONE OLMANIZI RİCA EDERİZ..

YouTube https://www.youtube.com/@fakirajansardahan

yukarıda ki videonun sesini açarak izleyebileceğiniz TIKla..

GAZETECİLERLE GÜNDEM  PAZAR GÜNLERİ SAAT: 15.00’TE

TEMPO TV EKRANLARINDA

 

Videolu Haberlerimiz İçin Yukarıda ki Videonun Sesini Açabilirsiniz..

REKLAMLARINIZ

yüz binlerin okuduğu gazetelerimiz,

sitelerimiz ve sanal ortamlarımız da.. Ara yayınla de.. 05354183258

Ardahanlı iş insanı Gürsoy Karataş’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı BYM Fashion Giyimde yıl sonu indirimler bir TIK’la Gar dolabınızda.. www.bymfashion.com

EHLİYETİNİZİ ALMAK İÇİN ÖNCE BİZE ULAŞIN 

TAY SÜRÜCÜ KURSLARI

Veysel Karatay
0 532 324 02 35

Mesajlarınız ve reklamlarınızla haber sitelerimiz, gazetelerimiz,

TEMPO TV, YouTube ArdahanHaberTV’de ve sanal ortamlarımızda binlere ulaşır..

Sende ara mesaj, reklam ver.. 05354183258

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..

Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,

Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..

https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/

AK PARTİ İLÇE BAŞKANI

BELEDİYENİN MAKAMINA ÇÖKTÜ!

Eski kaymakamlık binasının bulunulduğu yere yapılan yeni binaya taşınan Göle Belediye Belediyesinin eski binası ve başkanın makamı dahil, tüm malzemeleri AK Parti İlçe Başkanlığına verildi.

Yıllarca Göle Belediye Başkanlarının kullandığı koltuk, masa ve makama oturan AK Parti İlçe Başkanının bu rahatlığı dikkat çekerken, başta bir tezek bulup, ateş yakamadığından Newroz!u kutlamayıp, AK Parti’yi ziyaret giden DEM Parti’nin Göle İlçe Örgütü ve diğer siyasi partilerin yanından ilçedeki siyasi ve stk’ların halkın olan, resmi kurumun olan bina ve eşyaların bir siyasi partiye sunulması karşısında  sessizliği dikkat çekiyor.

Onlarda Karatay’ı ziyarete mi gidecekler?

İl olarak yayın grubunuzun gazetelerinden olan Posof Gazetesinin, ‘Belediyenin makamına oturdu’ manşeti ile gündeme taşıdığı bu ilginç durum karşında suskunluğu sürdüren Göle Belediyesi ve AK Parti İlçe Başkanının Devletin Malzeme Listesinde olan makam araçlarını, binayı hangi yasal yollarla kullandığını da merak edilmekte.

Belediyenin, halkın, kamuoyunun olan binaya ve Göle Belediyesinin başkanlarının kullandığı makama çöken AK Parti İlçe Başkanının Sinan Kataray’ın etik olmayan bu durum karşısında sessizliğini koruyup, kendisini ziyarete gelenlerle bol bol pozlar vermeye devam ederken, CHP; DEM; ve diğer siyasilerinden kendisini ziyaret gelmesini bekler gibi.

Köylü Üniversiteli AK Parti İlçe Başkanı Sinan Karatay’ın keyifli pozları

En son CHP’den seçilip, AK Parti’ye geçen Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak’ın kullandığı makam koltuğuna oturan köyde oturup, ilçe de siyaset yapmaya gelen Üniversiteli AK Parti İlçe Başkanı Sinan Karatay’ın belediyenin yani halkın olan binada ve makamında kendisini ziyarete gelip, ama ‘Başkan bu yaptığınız doğru mu?’ diye sormayan vatandaşlar birlikte verdiği pozlar keyif çatarken, muhalefetin sessizliğin nedeni merak edilmekte.

Son olarak günlük mesaisi siyasi ve bürokratlarla bol bol fotoğraflar çekerek siyaset yapan Ünsal Kılıç’ın gidip, belediyenin, halkın olan makamında kutladığı AK Parti İlçe Başkanı Karatay’ın bu durum karşısında bir açıklama yapmadığı da dikkat çeken diğer bir konu olarak Göle kamuoyunun önünde durmakta.

‘HOÇVAN İLÇE OLSUN’ DİYENLER

AÇILAN İMZA KAMPANYASINA 1 İMZA BİLE ATMIYORLAR!..

Tarihsel süreçte idari yapı değişiklikleri, bölgedeki yoğun nüfus hareketleri, sınır düzenlemeleri ve modern ulus-devlet yapısına geçiş süreçleri (köy isimlerinin Türkçe ile değiştirilmesi, idari birimlerin sadeleştirilmesi) gibi nedenlerle nahiye statüsünü kayıp eden Ardahan’ın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Hoçvan’ın yeniden İlçe olması açılan imza kampanyasına başta Hoçvanlıların olmak üzere Ardahanlılardan bir imza bile yok!

Hoçvan bölgesinin ilçe olması yönünde https://www.change.org/ adlı site üzeninden başlattığı imza kampanyasına başta ‘Hoçvan İlçe Olsun, Hoçvan’ı ben ilçe yaptıracağım ondan 3’lü marketi Hasköy’e getirttim’ diyenler olmak üzere 21 pare köylü, 20 bine yakın nüfusu olan, seçimlerde 6 bin oyu bulunan Hoçvanlılardan, Ardahanlılardan imza yok..

Aylardır açılan imza kampanyasına bugüne kadar 306 kişinin imza attığı görülen https://www.change.org/ adlı sitede ki imza kampanyasına bir imza ile destek vermeyenlerin sanal ortamda Hoçvanlı kesilip, Ardahanlı olup bol bol şow yapmaları ise dikkatlerden kaçmıyor.

Nüfusu, yerleşim yapısı ve tarihsel kimliği ile ilçe olma kriterlerini fiilen karşılayan, içerisinde barındırdığı ekonomik potansiyel ve güçlü yerel kaynaklar da bu amaç için yeterli desteği sağlamasına karşın İlçe veya Belde edilmesi için bugüne kadar atılan adımların sonuç vermezken bunun nedeni bu yönde arlan adımların ya samimiyetsiz yada sonuç vermeyen eylemler dolaysıyla gerçekleşmezken, yeniden başlatılan imza kampanyasına da gerekli desteğin olmadığı görülmekte.

‘Bölgenin coğrafi konumu ve dağınık yerleşim yapısı, kamu hizmetlerine erişimi oldukça zorlaştırmakta ve eğitim, sağlık, altyapı gibi temel hizmetlerin etkin sunumunu engellemektedir. Hoçvan’ın ilçe statüsü kazanması, kamu hizmetlerinin daha hızlı, eşit ve verimli şekilde yürütülmesine olanak tanıyacak, bu da bölge halkının yaşam standardını önemli ölçüde artıracaktır.’ dense de başta Ardahan’ın en büyük dağı olan ve bir yakası Çıldır Gölünün su kaynağını besleyen Kısır dağının boşa akan suyunun Hoçvan’ın 21 pare köyüne içme suyu olarak verilmesi konusunda bir araya gelemeyen veya Hoçvan’ın yeniden nahiye, belde yada ilçe olması için referanduma gidilememesi gibi başlatılan imza kampanyasına da destek yok.

İlçe statüsü yalnızca bir idari değişiklik değil, aynı zamanda Hoçvan halkının toplumsal ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak bir adım olacağı ve bu değişiklik sayesinde, bölgeye daha fazla yatırım çekebileceği ve yerel kalkınma projeleri daha hızlı hayata geçirilebileceği, bunun da işsizlik oranını düşürüp, ekonomik refah seviyesini yükselteceğine dikkat çekilen Hoçvan’ın yeni bir statüye kavuşması için başlatılan çalışmalara başta, Hoçvanlı Köy Muhtarları Derneği bile olmayan Hoçvan yerelinde olmak üzere Ardahan merkezde beklene destek te gelmemekte.

İlçe olmanın getireceği idari avantajlar sayesinde, yerel halkın karar mekanizmalarına katılımı artacak ve bu da demokratik katılımı teşvik edecektir. Bu süreç, Hoçvan halkı için daha adil ve katılımcı bir yönetim yapısının önünü açacaktır.’ dense de başta bölge siyasileri ve bu bölgede en çok oyu alan siyasi partilerde de bir adım atılmadığı görülen şu günlerde https://www.change.org adlı sitede açılan imza kampanyasına bir elin parmağını geçmeyecek kadar az olması ile bu yönde ki umutları bir kez daha söndürmüş durumda.

ARDAHAN ve KARS İNŞAATINI

ESKİ BARO BAŞKANININ OĞLUNA VEREN

TTB HAYALİ PROJELER Mİ YAPIYOR?..

TTB HAYALİ PROJELER Mİ YAPIYOR..

Ardahan’da da Ardahan Barosu ile ilgili binanın yapılması için hazırlandığı ileri sürülen projeden haber alınamayan Türkiye Barolar Birliğinin Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) finansmanıyla yürütülen projeleri hayali, kişi ve sahte imzalar ile yürüttüğü iddiasıyla davalık oldu.
Alınan bilgilere ve öne sürülen iddialara göre
Gaziantep’te BMMYK finansmanıyla yürütülen bir mülteci hukuk kliniğinde usulsüzlük tespit eden ve Kars ile Ardahan Baro binalarının yapım porjesini Kars eski baro başkanının oğluna verdiğide öne sürülen TBB çalışanı proje asistanı Atakan Avcı, ihbarının ardından sistematik mobbinge uğradığını ve ardından işten atıldığını iddia ediyor.

Belgeler, iddiaları doğrular nitelikte görünüyor gibi..
İşyerinde tutulan resmî kayıtlarla gerçekte yapılan faaliyetler birbirini tutmadığını, yüzlerce mülteciyi temsil etmesi beklenen imza listeleri de adı geçenlerin kuruma ve kurum çalışmalarının yanına hiç gelmediğini ve projenin sahte imzalar atıldığı, hayalet danışanlar üretildiği, uluslar arası bir fonlayıcıya yanlış raporlar sunulduğu iddiaları yüzünden işinden olduğunu ileri süren ve TBB ile davalık olan Atakan Avcı susmak yerine ikinci seçeneği yani görmezden gelmeyip, konuyu ilgili ve yetkilere iletince işinde olduğunu da ileri sürerek, bir süre önce çalıştığı kurumu ile davalık olduğunu belirtti.
Konu hakkında bir açıklama yapan ve bir çok iddiayı öne süren Avcı, “Ben, gerçekte gelmemiş kişilerin yerlerine sorumlu avukatın talimatıyla imza atıldığını tespit ettim. Bu insanların haberleri yoktu.”
Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) bağlı Gaziantep Hukuk Kliniği, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) finansmanıyla yürütülen bir adli yardım projesidir. Kliniğin amacı, başta Suriyeli mülteciler olmak üzere yabancı uyruklu kişilere ücretsiz hukuki danışmanlık sunmak; buna karşılık da hem TBB’ye hem BMMYK’ya aylık ve yıllık faaliyet raporları iletmektir. Projenin devam edebilmesi, bu raporlardaki rakamlara bağlıdır. Rakamlar düşerse fon kesilir; fon kesilirse kadro dağılır.’ diyen TBB eski çalışanı Atakan Avcı’nın iddiasına göre, rakamları yapay olarak yüksek tutmak amacıyla sistematik bir sahte kayıt mekanizması işletilmiştir. Klinik binasına hiç adım atmamış binlerce kişi, sanki gelmişler gibi gösterilmiştir; onların adına imzalar atılmış, raporlar uydurulmuştur.’ dedi.

Belgeler Ne Diyor?
Bu iddiaların en kritik boyutu şudur: TBB’nin kendi iç soruşturması, Avcı’nın iddialarını kısmen doğrular nitelikte bir rapor ortaya koymuştur. Dava dosyasına göre, TBB Uluslararası İlişkiler ve AB Merkezi bünyesindeki Birim Müdürü Murat Yalkın’ın 3 Şubat 2025 tarihli “Gaziantep Hukuk Kliniği İnceleme Raporu” başlıklı belgede; dışa erişim faaliyetlerindeki fotoğraf çekme ve imza listesi hazırlama görevlerinin fiilen sekreter ve tercümanlar tarafından yapıldığı ortaya koyulmuştur. Dahası, klinik sorumlusu Sorumlu Avukat Mehmet Serkan Ergün tarafindan bu süreçlerde sekreter ve tercümanların görev aldığını kabul ettiği belirtilmektedir.

KRİTİK BELGE: TBB İNCELEME RAPORU
03.02.2025 tarihli “Gaziantep Hukuk Kliniği İnceleme Raporu”, TBB Uluslararası İlişkiler ve AB Merkezi tarafından düzenlenmiştir.
Rapora göre: Dışa erişim faaliyetlerinde fotoğraf çekme ve imza listesi hazırlama işlemlerinin sekreter ve tercümanlar tarafından yürütüldüğü tespit edilmiştir. Sorumlu Avukat Mehmet Serkan Ergün de bu hususu kendi beyanında teyit etmiştir.
Avcı’nın dava dilekçesinde bu raporu “iddialarımın dayanaksız olmadığını ortaya koyan” bir belge olarak nitelendirdiği görülmektedir.
Avcı, 22 Ocak 2025 tarihinde Ankara’daki merkez ofisi arayarak hem Merkez Proje Asistanı Burak Aydın’a hem de Birim Müdürü Murat Yalkın’a usulsüzlükleri resmi olarak ihbar etmiştir. İhbarın içeriğine göre:
● İDDİA 1Gaziantep Hukuk Kliniğine gerçekte gelmeyen yabancı uyruklu kişiler (danışanlar), kliniğe gelmiş gibi gösterilmiş; yerlerine sorumlu avukatın talimatıyla imzalar atılmıştır.
● İDDİA 2Bu sahte kayıtların amacı; BMMYK’ya sunulan raporlarda kliniğin faaliyet ve erişim sayılarını yapay biçimde yüksek göstermektir. Böylece projenin devamı ve fonun sürmesi sağlanmaktadır.
● İDDİA 350’yi aşkın dışa erişim faaliyetinin yarısından fazlası hiç yapılmamıştır. Sahte evrak düzenlenmesi ve fiilî katılımcıların haberi olmadan imzaların atılması bu sürecin parçasıdır. Her sene yüzlerce mülteciye danışmanlık verilmiş gibi for liar düzenlenmiştir.
Bu iddialar, Türkiye’deki mülteci adli yardımına yönelik uluslararası fonların nasıl kullanıldığına dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı nihai olarak yargı tarafından belirlenecektir; ancak TBB’nin iç soruşturma bulgularının Avcı’nın lehine bazı tespitler içerdiği görülmektedir.
— ◆ —

İhbarın Ardından: Sistematik Bir Susturma Girişimi mi?
Atakan Avcı’nın 11 Nisan 2025 tarihli dava dilekçesine göre, ihbarının ardından başlayan süreç bir ders kitabındaki “kurumsal baskı” örüntüsüyle birebir örtüşmektedir:
● 22 OCAK.. 2025 Avcı, usulsüzlükleri Ankara merkez ofisine resmi olarak ihbar eder.
● 23-24 OCAK.. Ankara’dan bir ekip kliniğe inceleme için gelir. İnceleme sırasında yönetici ve bazı personel Avcı’nın odasına girerek psikolojik baskı uyguladığını iddia eder. Birim Müdürü Murat Yalkın, Avcı’nın “hafiyelik yaptığını” ve “kapasitesinin yetersiz olduğunu” söyler.
● 03 ŞUBAT.. Murat Yalkın hem soruşturmayı yürütürken hem de hazırladığı inceleme raporunda ihbarı yapan Atakan Avcı’yı açık ederek hedef haline getirmiş ve whistleblower koruma mekanizmalarını uygulamamıştır.
● 27 OCAK – 10 ŞUBAT.. Avcı, “soruşturma devam ediyor” gerekçesiyle iki haftalık zorla izne çıkartılır. Bu sürede bilgisayarı da ofiste bıraktırılır.
● 5 ŞUBAT.. 2025 Hâlâ izindeyken Avcı’ya ilk savunma yazısı gönderilir. Savunma istenilen ekler iki gün sonra iletilir.
● 10 ŞUBAT.. İşe dönen Avcı, çalışma arkadaşlarının kendisiyle konuşmadığını, selamını almadığını belirtir. Yöneticinin diğer personele “Avcı ile konuşmayın” talimatı verdiğini öğrendiğini iddia eder.
● 16 ŞUBAT.. Daha önce işten çıkartılan tercüman Abdo Dede, TBB’ye ayrı bir şikâyet dilekçesi gönderir. Dede’nin şikâyeti de sorumlu avukata yönelik iddiaları kapsamaktadır.
● 19 ŞUBAT.. Avcı’ya ikinci savunma yazısı iletilir. İçeriğinde zamanı ve tarafı belli olmayan iddialar yer almaktadır.
● 28 ŞUBAT 2025.. Avcı, “verilen görevleri ısrarla yapmamak” gerekçesiyle işten çıkartılır. Fesih bildiriminde somut eylem belirtilmediği iddia edilmektedir. Mesai saati dolmadan ofisten çıkarılmaya çalışıldığı da dilekçede yer almaktadır.
“Fesih bildiriminde ne yaptığım, ne zaman yaptığım, kime karşı davrandığım açıkça belirtilmedi. 4857 sayılı Kanun bunu zorunlu kılıyor.”
Türk iş hukukunda, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi, işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmasını ve fesih sebebini “açık ve kesin” biçimde belirtmesini zorunlu kılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre, fesih sebebinin yeterince açık ve kesin olarak yazılmaması durumunda, başka hiçbir araştırmaya gerek kalmaksızın fesih geçersiz sayılmaktadır.
HUKUKİ NOT: İHBARCI KORUMASI VE TÜRK İŞ HUKUKU
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında, işçinin iş güvencesine aykırı olarak işten çıkarılması halinde işe iade davası açılabilir. Avcı’nın avukatı, feshin; işyerindeki usulsüzlükleri bildiren bir çalışanı susturmaya yönelik kötü niyetli bir eylem olduğunu ve Türkiye’nin de taraf olduğu temel işçi hakları sözleşmeleri çerçevesinde korunan “ihbarcı” statüsünü ihlal ettiğini savunmaktadır. Türk hukuk sisteminde henüz bağımsız ve kapsamlı bir “whistleblower” (ihbarcı koruma) kanunu mevcut değildir.
— ◆ —
SGK Kodu Değişikliği: Küçük Ama Çarpıcı Bir Ayrıntı
Dava dilekçesinde yer alan bir ayrıntı, sürecin nasıl ilerlediğine dair çarpıcı bir ipucu sunmaktadır: Avcı işten çıkartıldıktan sonra SGK’ya yapılan bildirimde çıkış kodu “25” olarak girilmiştir. Bu kod “istifa” anlamına gelmektedir. Oysa arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalı kurum, SGK’ya başvurarak bu kodu “49” olarak değiştirmiştir. Söz konusu değişikliğin hukuki sonuçları bulunmaktadır. Avcı’nın avukatı, bu değişikliğin dahi başlı başına sürecin “kötü niyetli” yönetildiğini ortaya koyduğunu savunmaktadır.
— ◆ —
BMMYK Fonu Nereye Gidiyor?
Bu davanın belki de en dikkat çekici boyutu, iddia edilen usulsüzlüklerin uluslararası insani yardım fonu üzerinden işlediği iddiasıdır. BMMYK, Türkiye’de mültecilere yönelik adli yardım projelerini çok sayıda ortağıyla birlikte finanse etmektedir. Bu projeler; danışman sayısı, yapılan faaliyet sayısı ve erişilen mülteci sayısı gibi metrikler üzerinden değerlendirilir. Eğer iddia edildiği gibi bu rakamlar sistematik olarak şişiriliyorsa, söz konusu fonlar gerçekte hizmet almayan insanlar adına harcanıyor demektir.
⚠ DİKKAT: İDDİA — HENÜZ MAHKEMECE SABİT DEĞİL
Bu yazıda yer alan tüm iddialar, Atakan Avcı ve avukatının dava dilekçesine, kendi gözlem raporlarına ve TBB’nin iç yazışmalarına dayanmaktadır. Davalı kurum Türkiye Barolar Birliği’nin bu iddialara verdiği resmi yanıt bilinmemektedir. Gaziantep İş Mahkemesi’ndeki dava sürmektedir. BMMYK’nın konuya ilişkin resmi bir açıklaması bulunmamaktadır.
Uluslararası kuruluşların fon yönetimi; sıkı izleme, denetim ve bağımsız değerlendirme mekanizmalarına dayanır. Nitekim dava dilekçesinde, TBB’ye yakın zamanda “bağımsız değerlendiricilerin” geleceğine dair bir toplantının yapıldığı ve bu ziyaret öncesinde personele talimatlar verildiği ileri sürülmektedir. Eğer bu iddia doğruysa, söz konusu durum denetim mekanizmalarının etkinliği açısından son derece ciddi bir soru işareti doğurmaktadır.
— ◆ —
Bir Kuşağın Aynası: Genç Türk Profesyoneller ve Etik İkilem
Atakan Avcı’nın hikâyesi, yalnızca bir iş uyuşmazlığı değildir. Aynı zamanda genç Türk profesyonellerinin kurumsal etik karşısındaki tutumuna dair bir ayna tutmaktadır.
Türkiye’de sivil toplum alanında istihdam edilen gençlerin önemli bir kısmı, kurum içi usulsüzlükleri gördüklerinde büyük bir ikilemin içinde kalmaktadır: Konuşurlarsa işlerini kaybetme, dışlanma ve tacize maruz kalma riski vardır. Sessiz kalırlarsa, insani yardım adı altında yürütülen projelerin içinin boşaltılmasına ortak olmak durumunda kalırlar.
Bu ikilem, yalnızca bireysel bir ahlak sorusu değildir. Aynı zamanda kurumsal ve hukuki bir meseledir. Türkiye, AB üyelik müzakerelerinde kabul ettiği birtakım normlar çerçevesinde “ihbarcı koruma” mekanizmalarını güçlendirme yükümlülüğü altındadır; ancak bu alanda somut bir yasal düzenleme hâlâ eksikliğini korumaktadır.
“Türkiye’de henüz kapsamlı bir ihbarcı koruma kanunu yok. Bir çalışan kurumsal usulsüzlüğü ihbar ettiğinde, korunma mekanizmaları son derece kısıtlı kalıyor.”
Avcı’nın davası bu boşluğu gözler önüne sermektedir. Dava dilekçesine göre, ihbarını yapan Avcı işten çıkarılırken; usulsüzlükleri gerçekleştirdiği iddia edilen çalışanlar uzunca bir süre görevlerine devam etmiştir. Bu eşitsizlik, iş hukuku bağlamında “eşit işlem borcu” ilkesinin açıkça ihlali olarak değerlendirilmektedir.
Trajikomik ve Şüpheli
Atakan Avcı’nın iş arkadaşları bu iddiaları asılsız olarak nitelendiriyor. Kendisinin işe başladığı ilk günden itibaren hiçbir görevini yerine getirmediğini ve 18 ay boyunca her gün tartışma ve problem yaşadığını iddia ediyor. Yaşadığı problemlerin kendisi açısından hukuki sonuçlar doğuracağını hissettiğini ve bu sebeple ön almak için bu iddiaları ortaya attığını söylüyorlar. Gün sonunda Atakan Avcı ihbari gerçekleştiriyor. Ve bakın ne oluyor; 18 ay boyunca çalıştığı bütün arkadaşları Ankara merkezin yönlendirmesiyle tek bir ağızdan çıkmış gibi şikayet dilekçesi hazırlıyorlar. İnsana sormazlar mı made bu adam işe başladığı günden beri size kan kusturdu ve huzurunuzu bozdu, 18 ay boyunca neredeydiniz?
— ◆ —
Şimdi Ne Olacak?
Dava şu an Gaziantep İş Mahkemesi’nde görülmektedir. Bu davanın önemi ise tek bir çalışanın bireysel hakkının çok ötesine geçmektedir. Eğer iddialar mahkemede doğrulanırsa; uluslararası insani yardım fonlarının Türkiye’deki sivil toplum örgütleri üzerinden nasıl yönetildiğine, bu fonların gerçek faydalanıcılara ulaşıp ulaşmadığına ve kurumsal ihbarlara karşı nasıl bir pratik iklim bulunduğuna dair kritik sorular gündeme taşınmış olacaktır.
Atakan Avcı otuz altı yaşında. Sessiz kalıp oturmayı tercih etmedi. Bunun bedelini ödüyor. Ama aynı zamanda, etrafındakilerin yapmayı göze alamadığı bir şeyi yapıyor: Savaşıyor.
YANIT BEKLENTİSİ
Bu makale hazırlanırken Türkiye Barolar Birliği, Birim Müdürü Murat Yalkın ve Sorumlu Avukat Mehmet Serkan Ergün’ün resmi yanıtlarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Söz konusu taraflar henüz bir açıklama yapmamış ya da yorum talebine yanıt vermemiştir. BMMYK Türkiye ofisinin bu davaya ilişkin değerlendirmesi talep edilmiş, cevap alındığında bu makalenin güncellenmiş versiyonunda yer verilecektir.

BAŞBAKAN ARDAHAN’DA!

Geri gelmesi istenen parlamenter sistemin son başbakanı olan Binali Yıldırım, Ardahan’da

AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’un ev sahipliğinde bu akşam Ardahan’a gelen bugünkü Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı olan eski Başbakan Binali Yıldırım’ın Ardahan Üniversitesi kamusunda kalacağı öğrenilirken, sabah AK Parti Ardahan İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek, partilileri ve Ardahanlılarla bir araya geleceği öğrenildi.

Eski Başbakanın Ardahan ziyaret sırasında çeşitli konuların ele alınacağı, güncel siyasi ve yerel meseleler üzerine değerlendirmelerde bulunulacağı öğrenildi. AK Parti Ardahan İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise tüm vatandaşların programa davetli olduğu ifade edildi. Yıldırım’ın ziyareti kapsamında kentte yoğun katılım bekleniyor.

Eski Başbakan Binali Yıldırım’ı Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç,  AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın ve ihalesinde olmadığı halde inşaatı devam eden kütüphanene 150 milyona mal olacağı ileri sürülen keyfi bir bodrum yaptırdığı ileri sürülen Ardahan Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Öztürk (Öden) Emiroğlu karşıladılar.

İki kişiyi öldürenin yurt dışına kaçtığı

Ardahan’da 1 cinayet daha!

Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve iki kişin öldürülmesi ile sonuçlanan cinayetlerin birinin daha yaşanırken, bu üzücü olaylar ‘Huzur kenti olarak adlandıran Ardahan’da neler oluyor?’ sorusu sordurdu.

Bu kez bir kişi teyzesinin oğlunu iş yerinde öldürdü!

Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan ve 2 kişinin ölümüne neden olan olayın unutulduğu bir esnada şimdi de Atatürk Caddesi’nde bulunan bir plastik doğrama dükkanında meydana ölümle sonuçlanan bir olay daha yaşandı.

Öne sürülen iddialara göre iş yeri sahibi Gürdal A.’nın yanına gelen ve teyzesinin oğlu olduğu öğrenilen İsrafil Ç. ile arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Gürdal A., yanında bulunan bıçakla İsrafil Ç.’ye saldırdı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde İsrafil Ç.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi . İsrafil Ç.’nin ce-nazesi, otop-si yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.

Olayın ardından caddeyi trafiğe kapatan polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, şüpheli Gürdal A.’nın göz-altına alındığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Öte yandan Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan ve 2 kardeşin ölümü ile sonuçlanan olayın faili olduğu ileri sürülen şahsın Ardahan’a sınır Gürcistan veya Ermenistan’a kaçtığı da ileri sürüldü. Diğer yandan geçtiğimiz günlerde aracıyla çarptığı ve bir Ayı’nın ölümüne neden olan şahsında yakalanmadığı alınan diğer bilgiler arasında oldu. Foto: Dinçer Aktemür

KATİLİ YAKALAYAMAZSALAR DA

TAZİYE EVİNİ KARAKOLA ÇEVİRDİLER!

Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve iki kardeşin ölmesi ile sonuçlanan olayın faili katili yakalayamayan Jandarma köyde karakol kurdu.

Ardahan’ın Göle ilçesinde yaşanan ve Eren H. ile kardeşi Yavuz H., kavga ettikleri Fırat K. tarafından silahla vurularak öldürüldüğü olay ardından Jandarma ekipleri yeni bir olayın yaşanmaması için köyün taziye evinde nöbette beklediği öğrenilirken olayın faali olduğu iler sürülen Fırat K’nin hâlâ yakalanmadığı öğrenildi.

Bilindiği gibi  geçtiğimiz Mart ayının son günlerinde yaşanan olay, gece saat 03.30 sıralarında Göle ilçesine bağlı Çakırdere (Ora Kilisa) köyünde meydana gelmiş, Cezaevinde isimli olarak çıkan Eren H ve kardeşi Yavuz H. ile Fırat K. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıkması ardından büyüyen tartışma, kavgaya dönüşmüş, Fırat K., Eren ve Yavuz H.’ye silahla ateş ederek iki kardeşi kendi evlerinde öldürdükten sonra kayıplara karışmıştı.

Göle Jandarma Hizmetlerini Geliştirme ve Destekleme Derneği Başkanı ve yönetimin ziyaret ettiği jandarmanın köyü taziye evinde kaldıkları alınan diğer bilgiler arasında oldu.

ÖZEL İDARE ÇALIŞANLARINDAN

‘ÖZEL İŞ” BIÇAKLAMASI! AKSEL TUTUKLANDI!

Geçtiğimiz aylarda Ardahan Valiliğinde yaşanan ve 1 vali yardımcısını açığa alınmasına nenden olan olaya benzer iddialarla Posof”ta da yaşanan bir olay biri ağır 2 kişinin bıçaklanmasına bir kişinin tutuklanmasına neden oldu.

Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Gürcistan’a sınır olan Posof  ilçe merkezinde bulunan bir kahvehane de oturan Serkan Beşeren ve Mustafa Şahin’e saldıran iş arkadaşlarından Davut Aksel’in bıçaklı saldırısına uğradılar.

Aksel’in bir süre önce yeni bir evlilik yaptığı öğrenilirken, M. Şahin ile S. Beşeren’i bıçaklamasının nedeni bu kişilerin yeni eşine mesajlar atıp, rahatsız ettiklerini iddia ettiği ve bu nedenle iş arkadaşlarını bıçakladığını belirtirken, soruşturmayı yapan savcı Aksel’in eşinin de ifadesini alıp, serbest bırakırken, eşine mesajlar atıp, sarkıntılık yaptıkları iddiasıyla Posof İlçe Özel İdarede birlikte çalıştığı iş arkadaşlarının  bıçaklayan Davut Aksel çıkarıldığı mahkeme tutuklanıp, geçtiğimiz günlerde çalışanlarına yönelik bir baskın yapıldığı haberleriyle gündeme gelen ama nedense komu hakkında bir açıklama yapılamayan Ardahan F tipi cezaevine gönderildiği bilgisi alındı.

Yeni evlendiği eşine mesajlar attıkları iddiasıyla mesai arkadaşlarını bıçaklayan Davut Aksel’in Ardahan İl Özel İdarenin bağlı bulunduğu Ardahan Valiliği, eski Genel Sekreterlerinden Anıl Aksel’in eşi olan ve eşinin çalıştığı Ardahan Özel İdarede iş hayatına başlayan sonrasında Ardahan Belediyesine kapak atan oradan da çeşitli iddialarla Genel Sekreterlikten alınıp, normal bir memur olarak Ardahan Üniversitesin de görevlendirilen eşi Anıl Aksel’in de çalıştığı Ardahan Üniversitesinde inşaat işlerine bakan dairde çalışan Yakup Aksel’in akrabası olduğu da alınan diğer bilgiler arasında oldu.

Bilindiği gibi Ardahan İl Özel İdarede ve Ardahan Belediyesinde hakkında bir çok iddianın bulunduğu sırada bu kez Ardahan Üniversitesine kapak atan Yapı İşleri Ve Teknik Daire Başkanı olarak çalışan ve üniversiteye yaptırılan kütüphanesinin ihalesi dışına çıkılıp, müteahhitte ek iş çıkarttığı iddiasıyla ‘Üniversitenin Bodrumu’ başlıklı haberleri ile gündeme gelen Yakup Aksel’in yakını olduğu öğrenilen Aksel’in bıçakladığı Mustafa Şahin’de Posof İ eski İl Genel Meclis Üyesi Osman Şahin’in damadı olduğu ve ağır hasta olarak şu an Erzurum’da tedavi altında olduğu bilgisi de alındı.

CEZAEVİ BASKINI

RÜŞVET TUTUKLAMALARIYLA SONUÇLANDI!

Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve Ardahan F Tipi Kapalı Cezaevi ile Lojmanlarına yapılan baskın bir çok tutuklama ile sonuçlandı.

Cezaevi Müdürünün tutuklandığı baskın ardından gözaltına alınıp, 3 gün emniyette sorgulanan 3 Gardiyan ile 2 sivilin de tutuklandığı öğrenilen operasyonun rüşvet suçlaması ardından yapıldığı bilgisi alındı.

Daha öncede dağ kiralama ihalelerinde rüşvet vermekten ceza almış bir kişinin de aralarında olduğu tutuklulardan rüşvet alarak, dışarıdan yasal olmayan şeyleri getirtip, mahkûmlara sağladıkları iddiasıyla ilgili yapılan baskın, soruşturma ve tutuklama ardından biri cezaevi müdürü olmak üzere toplam 6 kişi tutuklanarak, rüşvetle mahkûmlara dışarıdan eşya sağlanan aynı cezaevine oldukları öğrenildi.

CEZAEVİ OPERASYONUNDA GÖZALTILAR VAR!

21 Nisan 2026 Tarihli Haber

Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve sabah baskını yapılana Ardahan F Tipi Cezaevi Operasyonun arka perdesi aydınlanmaya başladı.

Alınan bilgilere göre Samsun’dan Ardahan’a sevkleri yapılan bir grup tutuklunun da bulunduğu Ardahan cezaevinde müdür dahil bazı idareciler ile infaz memurlarının bu çeçede ile kurdukları ilişkileri dolaysıyla diğer tutuklularca ihbar didilmeleri ardından başlatılan operasyonla baskına uğradığı öğrenilen Cezaevi Baskınında birçok gözaltı olduğu ve bunların 3 gündür emniyete sorgulandıkları yakında da Adliyeye hakim karşına çıkarılacakları bilgisi alındı.

Ardahan Cezaevi’mde hareketli saatler!

20 Nisan 2026 Tarihli Haber

Geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanını ziyafet Eden Başsavcısının döndüğü Ardahan’da Cezaevine baskın.

Alınan bilgilere göre aralarında iki ünlü mafya adamlarının da bulunduğu diğer kentlerin cezaevlerinden Ardahan cezaevine sevk edilen mahkûmlarla dolup, taşan Ardahan kapalı F tipi cezaevinin Personel lojmanları ve ikametlere eş zamanlı baskın düzenleniyor.

DHA Muhabiri Dinçer Aktimur’un son dakika’ haberi olarak duyurduğu ve ‘Ardahan Kapalı Cezaevi’ne ait personel lojmanları ve ikametlerde sabahın erken saatlerinden itibaren eş zamanlı baskınlar yapıldığı iddia edildi. Lojman ve ikametlerde, çok sayıda Jandarma, Polis ve Özel harekat yoğunluğu dikkat çekti.

Yetkili kurumlar, operasyona ilişkin henüz bilgi paylaşmadı. Ayrıntılar geliyor…’ dendi.

SAHARA DA TRAFİK KAZASI

Ardahan-Şavşat karayolunun Sahara mevkiinde hafif ticari araç ile TIR’ın çarpışması sonucu meydana gelen kazada iki kişi yaralandı.

Ardahan istikametine doğru seyir halindeki 08AH854 plakalı hafif ticari araç, sisle kaplı yolda önündeki TIR’ı sollamak isterken karşıdan gelen TIR ile çarpıştı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, Jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hurdaya dönen hafif ticari araç içerisindeki iki kişi AFAD ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Kaza sebebiyle Ardahan-Şavşat karayolu çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Yaralılar ambülans ile Ardahan devlet hastanesine götürüldü. Haber/Foto: Dinçer Aktemür

Turgay Şirin’in Acı Günü..

Ardahanlı iş insanı, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Turgay Sirin’in kayınpederi İsmet Yılmaz (88) vefat etti. 9 Çocuk babası Yılmaz’ın cenazesi yarın (cumartesi) ikindi namazını müteakip, Çıldır Meryem Köyü Mezarlığına defnedileceği öğrenildi.

Kurban pazarlarında boğalara ilgi yoğun

Lorem ipsum gibi yapay metinler yerine, gerçek anlam taşıyan bu Türkçe metinleri kullanarak, demo sitenizi daha gerçekçi bir şekilde oluşturabilirsiniz. Bu metinler, tasarım ve içerik düzenlemelerinizi test etmenize yardımcı olacaktır.

Özellikle oversized kesimler ve katmanlı giyim tarzı popülerliğini sürdürüyor. Aksesuar olarak ise altın ve gümüş tonlarında geometrik şekilli takılar tercih ediliyor. Ayakkabılarda ise platform tabanlı modeller gözde bir seçenek haline geldi.

Sağlık alanında büyük bir dönüşüm

Bir başka konu olarak, gündem haberlerinden bahsedelim: Teknoloji dünyasında yapay zeka ve otomasyon, iş dünyasında dönüşüm sağlıyor. Artırılmış gerçeklik uygulamaları, müşteri deneyimini geliştirerek perakende sektöründe fark yaratıyor. E-ticaret platformları, mobil ödemeler ve dijital pazarlama stratejileri de hızla gelişiyor. Sağlık sektöründe ise genetik testler, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin gelişmesine katkı sağlıyor. Yapay zeka destekli teşhis sistemleri ve robotik cerrahi teknolojileri de sağlık alanında büyük bir dönüşüm yaratıyor.

Geçiş yapacak olursak, seyahat sektöründe ise alternatif tatil rotaları popülerlik kazanıyor. Doğa ile iç içe olan kamp tatilleri, yürüyüş turları ve bisiklet gezileri tercih ediliyor. Kültür turizmi ise tarihi ve arkeolojik mekanlara olan ilgiyi artırıyor.


Teknoloji ile entegre edilen turizm deneyimleri, seyahat severlere daha interaktif bir gezi deneyimi sunuyor. Ayrıca, yerel lezzetleri keşfetmek için gastronomi turları da tercih ediliyor.

Lorem ipsum gibi yapay metinler yerine, gerçek anlam taşıyan bu Türkçe metinleri kullanarak, demo sitenizi daha gerçekçi bir şekilde oluşturabilirsiniz. Bu metinler, tasarım ve içerik düzenlemelerinizi test etmenize yardımcı olacaktır. Sitenizi ziyaret eden kullanıcılar, gerçekçi içeriklerle etkileşime geçerek sitenizin işlevselliğini daha iyi anlayabilirler. Bu da potans

iyeliklerinizi artırabilir ve kullanıcıların sitenize olan ilgisini çekebilir.

Foto: Pexels

Gündem haberlerine geri dönecek olursak, politika dünyasında yaşanan gelişmeler büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Seçim süreçleri, siyasi liderlerin açıklamaları ve hükümet politikaları kamuoyunun dikkatini çekiyor. Ekonomi alanında ise enflasyon, işsizlik oranları ve döviz kurları üzerindeki dalgalanmalar yakından izleniyor. Yatırımcılar ve iş dünyası, bu değişkenlerin etkilerini analiz ederek stratejilerini belirliyor. Ayrıca, sosyal sorumluluk projeleri ve sürdürülebilirlik girişimleri de iş dünyasında önem kazanıyor.

  • Yeni gelişmelerde hız oldukça arttı
  • Yapay zeka tüm kategorilerde önemli ilgi görüyor
  • Umutlandıran gelişmeler oluyor
  • Gündem özellikle spor ve sağlık
  • Haber akışlarında güzel bir akıcılık mevcut
  • Okuma seyri ve zevki gittikçe gelişiyor

Eğitim dünyasında ise dijital dönüşüm hızla ilerliyor. Online eğitim platformları, öğrencilere her yerden erişim imkanı sağlıyor. Uzaktan eğitim ve dijital sınıflar, öğrencilerin öğrenme süreçlerini destekliyor.

Takımlar Penaltı Kaçan Penaltı Kaçan
Fenerbahçe 17 2 7 1
Galatasaray 12 4 2 1
Adana Demirspor 10 3 8  
Beşiktaş 10 2 3 1
HangiKredi Ümraniyespor 10 1 10 1
Trabzonspor 9   6  
Fatih Karagümrük 8   10 3
MKE Ankaragücü 5 2 7  
Medipol Başakşehir 5 1 8 2
Fraport TAV Antalyaspor 4 1 6 2

Teknolojinin kullanımıyla birlikte öğretim metotları da değişiyor ve öğrencilere interaktif bir öğrenme deneyimi sunuluyor. Ayrıca, STEM eğitimi ve girişimcilik programları da gençlerin beceri ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik çalışmalara öncelik veriliyor.

Lorem ipsum gibi yapay metinler yerine, gerçek anlam taşıyan bu Türkçe metinleri kullanarak, demo sitenizi daha gerçekçi bir şekilde oluşturabilirsiniz. Bu metinler, tasarım ve içerik düzenlemelerinizi test etmenize yardımcı olacaktır. Sitenizi ziyaret eden kullanıcılar, gerçekçi içeriklerle etkileşime geçerek sitenizin işlevselliğini daha iyi anlayabilirler. Bu da potans

Kripto paralar yoğun ilgi görüyor

  1. Yeni gelişmelerde hız oldukça arttı
  2. Yapay zeka tüm kategorilerde önemli ilgi görüyor
  3. Umutlandıran gelişmeler oluyor
  4. Gündem özellikle spor ve sağlık
  5. Haber akışlarında güzel bir akıcılık mevcut
  6. Okuma seyri ve zevki gittikçe gelişiyor

Sonuç olarak, bu örnek Türkçe metinler, demo sitenizin içeriğini gerçekçi ve anlamlı bir şekilde tamamlamanıza yardımcı olacak. Her bir paragraf, farklı konulara değinerek ziyaretçilerin ilgisini çekebilir ve sitenizin işlevselliğini test etmenize olanak sağlar. Gerçek anlam taşıyan metinler, kullanıcı deneyimini iyileştirebilir ve sitenizin profesyonel bir görünüm sunmasını sağlar.

DİĞER VİDEOLAR