Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

CAMİSİ GİBİ KİLİSESİ KAYIP, KALE ARDAHAN KALESİ!

Mesajlarınız ve reklamlarınızla haber sitelerimiz, gazetelerimiz,

ARDAHAN RADYO‘da ve sanal ortamlarımızda binlere ulaşır..

Sende ara mesaj, reklam ver.. 05354183258

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..

Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,

Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..

https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/

CAMİSİ GİBİ KİLİSESİ KAYIP,KALE

ARDAHAN KALESİ!

Osmanlılar ya ondan önceki Türk beylikleri yapmışsa içinde cami, Hristiyanlar yada ondan önceki inanç sahibi toplumlarca yapılmışsa Kilise, Simegog olması gereken ama hiç birisinin olmadığı tek kale ünvanlını taşıyan Ardahan Kalesi için ilginç tartışma.

Sosyal medyada yeniden gündeme gelen 1900’lü yılların başlarına ait Rusça bir kaynak, Ardahan Kalesi’nin geçmişine ilişkin dikkat çekici bilgiler içeriyor. Kaynakta, kale içerisinde geçmişte bir Gürcü kilisesinin bulunduğu, yapının günümüze ulaşmadığı ve bazı taşlarının kale surlarında kullanıldığı belirtiliyor. Ardahan Kalesi’nde yapılan modern arkeolojik araştırmalar da surlarda devşirme olarak kullanılmış Orta Çağ’a ait Gürcüce yazıtların varlığını ortaya koyuyor.

X platformunda Gürcü-Laz Dünyası Platformu tarafından paylaşılan Ardahan Kalesi’ne ait eski bir fotoğraf ve Rusça kaynak sayfaları, kentin çok katmanlı tarihini yeniden gündeme taşıdı.

Paylaşımda yer alan tarihi fotoğrafta Kura Nehri kıyısındaki Ardahan Kalesi görülürken, fotoğrafın altında eski Rusça yazımla “Ardahan’daki Kale” ifadesi bulunuyor.

Paylaşılan Rusça metinde ise Ardahan’ın eski dönemlerden beri bilinen bir şehir ve kale olduğu anlatılıyor. Ardahan’ın Gürcüce adının “Artaani” olduğu belirtilen kaynakta, bölgenin tarihine ilişkin çeşitli bilgiler aktarılıyor.

KAYNAKTA KALE İÇİNDEKİ KİLİSEDEN SÖZ EDİLİYOR

Metnin en dikkat çekici bölümlerinden biri Ardahan Kalesi içerisinde bulunduğu belirtilen eski dini yapıya ilişkin.

Kaynakta Gürcü tarihçi ve coğrafyacı Vahuşti Bagrationi’ye atıfla, Ardahan’da kubbeli ve mimari açıdan dikkat çekici büyük bir kilisenin bulunduğundan söz ediliyor.

Yazar daha sonra kendi gözlemlerini aktararak söz konusu kilisenin artık ayakta olmadığını ve yalnızca temel kalıntılarının görülebildiğini belirtiyor.

Metinde kilisenin Vahuşti’nin yaşadığı 18. yüzyılda hâlâ ayakta olup olmadığı konusunda da değerlendirme yapılıyor. Yazar, kiliseye ait taşların Kanuni Sultan Süleyman döneminde kale surlarının yapımında veya yeniden düzenlenmesinde kullanılmış olabileceğini ifade ediyor.

KALE DUVARLARINDA GÜRCÜCE YAZILI TAŞLAR

Rusça kaynakta özellikle dikkat çekilen bir başka ayrıntı ise kale surlarındaki yazılı taşlar.

Metinde, surların çeşitli noktalarında Gürcüce yazıların kalıntılarını taşıyan taşların görülebildiği belirtiliyor. Bazı yazıların okunmasının güç olduğu ifade edilirken, yazar kale duvarlarında gördüğü kitabelerden örnekler de veriyor.

Kaynağın devamındaki fotoğraflarda bu taşlardan bazıları ayrıca gösteriliyor.

Bir kitabede dini içerikli ifadelerin bulunduğu, başka bir taşta ise “İsa’nın Haçı” ifadesinin okunabildiği aktarılıyor. Sayfalarda Gürcü alfabesiyle yazılmış kitabelerin çizimleri ve dönemin fotoğrafları da bulunuyor.

MODERN ARAŞTIRMALAR DA GÜRCÜCE YAZITI BELGELİYOR

Tarihi kaynakta aktarılan bilgiler, Ardahan’da daha yakın tarihlerde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalar açısından da önem taşıyor.

Ardahan Kalesi üzerinde yapılan akademik çalışmalarda, kalenin kuzey savunma duvarının iç kısmında, zeminden yaklaşık 3 metre yüksekte devşirme malzeme olarak kullanılmış dört satırlık Gürcüce bir yazıt tespit edildi.

Yaklaşık 45×31 santimetre ölçülerindeki taşın Orta Çağ’a, yaklaşık 9–10. yüzyıllara tarihlendirildiği belirtiliyor.

Araştırmacılar yazıtın Türkçe karşılığını:

“Kutsal Taş. Jacop’un Kayası.” şeklinde veriyor.

Taşın kalenin inşası veya onarımı sırasında çevrede bulunan daha eski bir dini yapıdan alınarak sur örgüsünde yeniden kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.

ARDAHAN KALESİ YÜZYILLARIN İZLERİNİ TAŞIYOR

Ardahan Kalesi’nin ilk inşa tarihi kesin olarak bilinmiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında kalenin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kullanıldığı, 16. yüzyıl ortalarında Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarıldığı belirtiliyor.

Kalenin batı giriş kapısının üzerinde de Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait Arapça bir kitabe bulunuyor.

Dolayısıyla bugün Kura Nehri kıyısında yükselen Ardahan Kalesi yalnızca Osmanlı döneminin değil, bölgede daha önce yaşamış toplumların ve Orta Çağ mimarisinin izlerini de bünyesinde barındırıyor.

Yaklaşık 120 yıl önce çekilen fotoğraflar ve kayda geçirilen Gürcüce kitabeler ise Ardahan’ın bugün büyük ölçüde görünmeyen tarihi katmanlarının belgeleri arasında yer alıyor.

Sosyal medyada yeniden dolaşıma giren söz konusu arşiv sayfaları, Ardahan Kalesi’nin surlarında bulunan yazılı taşların ve kale içerisinde geçmişte yer aldığı belirtilen yapıların daha kapsamlı bilimsel araştırmalarla incelenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

BAĞDEŞEN DERNEĞİ

KÖY YAYLASINA SU GÖTÜRDÜ!

Gün geçtikçe adı unutulan ARDAFED’in yanısıra şenlik yaptığı susuz, ağaçsız, wc’siz yaylayı çöp içinde bırakıp giden ve boşa akan Kısır dağınım suyunun 21 pare köye verilmesi konusunda bir adım atmayan HOÇ/FED gibi federasyon ve derneklerin kaz gecelerinden sonra yaz etkinlikleri yapıp geri döndükleri Ardahan’da kalan Bağdesen (Kinzodamal) Köy derneği bir çok köyün yaylasında olduğu 2 bin 800 rakımlı Bülbülan dağında bulunan köy yaylasına su şebekesi yaptı.

Kimzodamallı İş insanlarının yanı sıra köy muhtarı ve üyeleri ile birlikte düzenledikleri 18. Bülbülan Yayla Şenliği ardından etkinliğin yapıldığı alanda temizlik yapan Ardahan İli Bağdesen Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan, İş insanı İbrahim Şenel ile dernek yönetimi İMC ulusu ile tamamen kendi imkanlarıyla köylerini yaylasına içme suyu ve su deposu yaptılar.

‘Bütçesi batırılmış’ denen ve bu yöndeki iddialara cevap vermeyen Ardahan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün yeni valiye kurdele kestirip, Kur Nehri yatağının yanı başında su bulduk deyip, bir muslukta akacak kadar az akan suyu çıkarmakla meşgul olduğu bir esnada köylüleri ile birlikte kilo metrelerce su borusu döşeyerek yaylalarına su götüren Bagdeşen köyünün Derneği kazıyıcı ve diğer malzemeleri de kendi imkanlarıyla metrelerce yüksekte bulunan dağın tepesinde bulunan yaylalarına su getirmenin mutluluğunu yaşadılar.

Çıldır’dan sonra Göle’de de çamur gibi akan suların yanında su kaynağının üzerinde ki Koyun Komu bulunan, aynı kaynağın ortasında taş ocağı olan Ardahan’ın sık sık süsü kaldığı şu günlerde, STK’çılığın, dernekçiliğin, federasyonculuğun en güzel örneğini ortaya koyan Ardahan İli Bagdeşen Köyü Derneği daha öncede köyün alt yapısını ve köyün yanı başında bulunan Kinzo Kalesine bayrak direği yaptırmıştı.

Ulutaş: Hep bir istikamete doğru..

Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı katılımıyla AK Parti, kuruluşunun 25. yıl dönümünü etkinliklerine karılan AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanı Aytaş Ulutaş, AK Parti’nin 25 yıllık yolculuğundaki kararlılığa vurgu yaptığı açıklamasında, ‘Bu başarı hikâyesi inişli çıkışlı yaşanmış olabilir. Zaman zaman daha yavaş bir şekilde de ilerlemiş olabilir. Ancak hep bir istikamete doğru ilerlediğini görüyoruz.’ dedi.
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü kutlamalarına katılan Ardahan heyetinin faaliyetlerini ve bu önemli dönüm noktasına dair görüşlerini aktaran AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanı Aytaç Ulutaş, ‘Türkiye’nin vizyonunu dünya vizyonunun ötesine taşıyabilmek, yapılmayanları başarabilmek ve bu başarı öyküsünün pek çok defa akamete uğratılmak istendiğini de biliyoruz. Millî irade bunun yanında olmasaydı elbette gerçekleşemezdi.” diyerek sözlerine şöyle devam etti.

AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’un misafirliği ile karşılandıkları Ankara’da kutlanan 25’nce yıl dönümünün muhteşem görüntü ve açıklamalarla ülkenin geleceğine ışık tuttuğuna bir kez daha şahit olduklarını belirten Ulutaş, Ardahan ve İlçe Teşkilatlarının da görev alan arkadaşlarla birlikte katıldıkları partilerinin kuruluş yıl dönümünde edindiği intibaının, tüm ülke olarak geleceğe hep birlikte doğru istikamette olmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.

‘Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır’ sloganı ile bu güzel ülkenin güzel geleceği için mücadele eden binleri başkent Ankara’da bir araya geldiğini belirten AK Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanı, İş insanı Aytaş Ulutaş Ardahan heyeti olarak milletin meclisi olan TBMM’sine Ardahan Milletvekili Kaan Koç ile birlikte Ardahan’a yönelik hizmetleri bir kez daha gözden geçirdikleri mini toplantı ve görüşmeler yapma fırsatı da yakaladıklarını belirttiği açıklamasını ‘Daha güzel bir ülke, gelişmiş, sorunlarını en aza indirmiş bir Ardahan’ diyerek bitirdi.

ARDAHANLI ZENGİN AK PARTİLİLER UÇAKLA,

FAKİRLERİ ARABAYLA

ANKARA’YA İL BAŞKANI ALMAYA GİTTİLER!

Hakan Aydın’ın ‘Affını isteyerek’ istifa etmesi ile 2. Kez geldiği AK Parti Ardahan İl Başkanlığından alınması ile günlerdir kimin yeni İl Başkanı olacağı tartışılan Ardahan AK Parti İl ve İlçe Teşkilatlar Ankara’da. Uçakla Ankara’ya giden Ardahanlı zengin AK Partililer, otobüs ve arabalarlalar gelen fakir AK Partililerden önce gittikleri Ankara’da AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’u mecliste ziyaret ettiler.

Aynı zamanda AK Parti Genel ada olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın öncülüğünde 2001 yılında kurulan ve 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde yüzde 34,28 oy alarak tek başına iktidara geldikten sonra 25 yıla yakındır iktidar da bulunan AK Parti bugün, 25’inci yıldönümünü kutluyor.

KARANLIKTA Kİ ARDAHAN MİLLET BAHÇESİNDE DEĞİL,

ANKARA MİLLET BAHÇESİNDE!

Aralarında İl Başkanı olmayan Ardahan’ında olduğu 81 kette ki parti teşkilatlarının katılımı ile gerçekleşecek olan AK Parti  “Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganıyla Ankara Millet Bahçesinde kuruluşunun 25’nce Yıl Dönümünü kutlayacak.

Binası depreme dayanaklı olmadığı gerekçesiyle Hükümet Binası acilen boşaltılması istenen Ardahan Valiliğine devir edilen Sabripaşa Kışlası gibi Müteahhit firmanın bir türlü bitirip, kesin teslimi yapmadığı, elektrik saati bağlanmadığından geceleri karanlıkta kalan Ardahan Millet Bahçelerinden olan Ankara Millet Bahçesinde saat 17.30’da yapılacak AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünde çerçeve yasayı değişmesini hedeflediği Anayasa’nın değişimi için gereken 360 oydan daha büyük bir oy oranı ile mecliste geçirten Erdoğan’ın yapacağı konuşma merakla bekleniyor.

Zengin AK Partililerin, Ardahan’ın değil, Azerbaycan uçaklarının da inip, kalktığı Kars havaalanında uçakla, fakir olanların otobüsle, şık ve marka giyim, kuşamları ile Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’la yarıştıkları iddia edilen kadın kolları gibi parti temsilcilerimin de partinin rent a car  firmalarında kiralanan araçları ile gittikleri Ankara’da, Ardahan İl Başkanı ile geri, dönüp, dönmeyecekleri merak edilmeye başlandı.

ARDAHAN ve POSOF’TA

TRAKTÖR KAZALARI! 1 ÖLÜ!..

Çayır bicinin devam ettiği, otların toplandığı, tarlaların biçilmeye başlandığı, yayalara çıkıldığı Ardahan merkez de, Çıldır Aktaş Tünelinde ve Posof’ta meydana gelen trafik kazalarında bir kişi hayatını kayıp ederken, 1 kişi yaralandı.. Traktörlerin çarptığı araçlar kullanılmaz hale geldi.

Birinci kaza sık sık trafik kazalarının yaşandığı Ardahan-Kars kara yolunun sanayi çıkışı olan 2. kilometresinde, Ardahan çıkışında meydana geldi. Yaşanan kaza da  75 AAL 988 plakalı traktör ile 34 PLL 839 plakalı kamyonet çarpıştı. Kazada yaralanan 1 kişi, sağlık ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

İkinci kaza tünedi bu yılda açılamayan Posof Ulgar dağında meydana geldi.

Yaşanan kaza da, 36 Yıldır aynı şefin yönetiminde olan Ardahan Karayolları Şefliğine  ait asfalt aracına çarpan traktör ve asfalt aracı kullanılmaz hale gelirken, yaralı veya ölü olmaması üzücü kazanın sevindirici tarafı oldu.

Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının yol güzergâhında bulunan Aşıkşenlik (Mozoret) tüneelind ebir traktör ile aracın çarpması soncu trafik kısa sürelide olsa trafiğe kapanırken, ölümün olmadığı kazada araç ve traktör kullanılmaz hal geldi.

Traktör römorkunun

altında kalan kişi hayatını kaybetti.

Posof Ardahan merkez de meydana gelen traktör kazalarının hemen ardından yaşanan diğer bir traktör kazasın can kaybı oldu.

Alınan bilgilere göre Ardahan Merkeze bağlı Büyük Sütlüce köyünde 57 yaşındaki Ersoy Karabağlı, oğlunun kullandığı traktörle tarladan ot taşırken dökülen balyaları kontrol etmek için araçtan indi. Bu sırada hareket eden römorkun altında kalan Karabağlı ağır yaralandı.  Ardahan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Karabağlı, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Traktör Çiftçiye 225 bin lira ceza!

Haber: Suat İNCEDERE

Ardahan’da tarladan biçtiği otu oğlunun üzerine kayıtlı hususi kamyonetle taşıyan çiftçi Zikri Tırpancı, kontrol noktasında durduruldu. Ehliyetini kamyonetin takografına takmayı unuttuğunu belirten Tırpancı’ya 75 bin lira, araç sahibine ise 150 bin lira ceza uygulandı. Toplam 225 bin lira ceza ile karşı karşıya kalan Tırpancı, “Bir sezon boyunca gece gündüz çalışsam yine bu parayı kazanamam” dedi.

Ardahan’da hayvancılık ve tarımla uğraşan Zikri Tırpancı, tarlasında biçtiği otu oğlunun üzerine kayıtlı hususi kamyonetle Sulakyurt (Sarzep) köyüne götürmek üzere yola çıktı.

Tırpancı, yol üzerindeki kontrol noktasında polis ekipleri tarafından durduruldu. Yapılan kontrolde, ehliyetini kamyonetin takografına takmadığı tespit edilen Tırpancı’ya 75 bin lira idari para cezası kesildi ve sürücü belgesine 1 ay süreyle el konuldu.

Ot taşımakta kullandığı kamyonetin sahibi olan Tırpancı’nın oğluna da 150 bin lira ceza uygulandı. Böylece baba ve oğul toplam 225 bin liralık ceza ile karşı karşıya kaldı.

“Bir sezon boyunca çalışsam yine bu parayı kazanamam”

Çayırda çalışmanın verdiği yorgunluk nedeniyle ehliyetini takografa takmayı unuttuğunu söyleyen Zikri Tırpancı, uygulanan cezanın kendisini mağdur ettiğini belirtti.

Tırpancı, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Kamyonet kendi mülkümüz, ticari değil. Oğlumun üzerine kayıtlı. Benim ehliyetim ve evraklarım kamyoneti kullanmak için yeterli. Çayırda çalışmanın verdiği yorgunlukla ehliyetimi takografa takmayı unuttum. Polisler durdurunca durumu anlattım ama toplam 225 bin lira ceza yazıldı.”

“Tam sezonun ortasında ehliyetim de alındı”

Kesilen cezanın kendisi için çok ağır olduğunu ifade eden Tırpancı, “Evrakım eksik olsa, araç ticari olsa tabii ki ceza yazılsın. Ama tarladan ot taşırken ehliyeti takografa takmayı unuttuğum için 225 bin lira ceza yazılması beni çok üzdü. Bu parayı nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum” diye konuştu.

Ceza nedeniyle bir yıllık emeğinin boşa gittiğini söyleyen Tırpancı, “Ben bu parayı bir sezon boyunca gece gündüz demeden çalışsam yine kazanamıyorum. Bir de tam sezonun ortasında ehliyetime el konuldu. Bu durum beni iş yapamaz hale getirdi. Şimdi tarım sezonunda ne yapacağımı bilemiyorum” ifadelerini kullandı.

YOL YAPMAYAN

3 BELEDİYE BAŞKANI

DİREK YAPTI!

Ardahan’ın Damal ilçesindeki altyapı sorunlarını ve bakımsız yolları eleştiren Bektaş Bektaş isimli bir vatandaş  yolrını yapmayan belediye başkanlarını protesto etmek için ilginç bir yola başvurdu.

Yola okratasına diktiği 3 adet sırıkla, Damal’da ‘kayıp yıllar’ olarak adlandırılan uzun yıllar belediye başkanlık yapan Gülcemal Fidan’ın ondan sonra bu göreve gelen, başkanlığı bıraktıktan sonra İzmir Büyükşehir’de kendisine işçi statüsünde iş bulup, İzmir’e yerleşen Ergün Ünal ve şu anki Damal ilçesinin Bağımsız Belediye Başkanı Kemal Çamlıyurt’un adlarını veren Damallı vatandaş, Damal İnönü ve Cumhuriyet mahallelerinde yıllardır çözülemeyen ulaşım problemlerine dikkat çekti.

Mevcut ve geçmiş dönem belediye başkanlarının isimlerini zikrederek, yöneticilerin halkın ihtiyaçlarına karşı sergilediği ilgisizliği ağır bir dille eleştiren vatandaş bölge sakinleri, yetkililerin artık sorumluluk almasını ve toz toprak içindeki yolların ivedilikle onarılmasını talep edip, yerel yönetimin yetersizliğini dikkat çekerek halkın yaşadığı mağduriyeti doğrudan siyasi figürleri hedef alarak dile getirdi.

UR KÖYÜNÜN

13 HAYVANIDAN HABER ALAMAYAN

JASAT

8 KAMERA İLE 9 HAYVANI BULDU!

Ur köyünde çalınan 13 hayvanın halen bulunamadığı Ardahan’ın Hanak ve Göle ilçelerinde piyasa değeri yaklaşık 2 milyon lira olan 9 büyükbaş hayvanın çalınmasıyla ilgili jandarma ekiplerince yürütülen çalışma kapsamında 6 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 3’ü tutuklandı.

Hanak ilçesine bağlı Aşağıaydere Köyü Yaylası ile Göle ilçesine bağlı Durançam Köyü’nde meydana gelen hayvan hırsızlığı olaylarının ardından Ardahan İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin yakalanması ve çalınan hayvanların bulunması için çalışma başlattı.

Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerince yürütülen titiz çalışma sonucunda, çalınan büyükbaş hayvanların Kars ve Ardahan il merkezinde satıldığı belirlendi.

Ekipler, 2 farklı bölgede bulunan 8 ayrı kameraya ait yaklaşık 20 saatlik görüntüyü inceleyerek şüphelilerin izini sürdü. Elde edilen deliller doğrultusunda Kars ve Ardahan’da 4 farklı adrese operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda çalınan 9 büyükbaş hayvanın üçüncü kişilere satıldığı tespit edilirken, olayla bağlantılı T.Ç., Y.A. ve T.M. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. M.A., D.Ş. ve F.T. ise çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak Ardahan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Jandarma ekiplerinin olayla ilgili geniş çaplı soruşturmasının sürdüğü bildirildi.

YAKACAK ODUNA GİTTİLER,

ÇAMUR BATAKLIĞINA BATIP, BALATA YAKTILAR..

‘Genişletme, yeniletme’ adı altında katliam dereceline varan orman kesimlerinin aralıksız devam ettiği Ardahan’da vatandaşın tepkisin en aza indirmek için ilginç bir yola başvuran Orman Müdürlüğü ‘Susun, gelin sizde kestiğimiz ormandan kışlık yakacak alın’ dediği köylüleri bataklığa batırıp, balata uyartırdı.

Ardahan Merkez Ölçek köylülerinin Orman İşletmesi tarafından “yakacak sahası” diye gösterilen yere traktörleri ile giden köylüler gecenin karanlığın da bataklığa battılar.

Bedava kışlık yakacak odun almak için traktörleri ile ormana dalan köylüler, yolu olmayan çam ağaçları arasında zorla gittikleri ormanlık alanda bir anda kendilerini batağa saplanmış halde buldular. Batan traktörleri çıkarmak için diğer traktörlerin yardıma çağıran köylüler elen traktörlerin de bataklığa saplanması ile gece yarılarına kadar zor anlar yaşadılar.

Akşam saatlerinde gittikleri ormanda sağlandıkları bataklıkta ancak sabah saatlerine kadar saplandıkları çamurluk alanda zor bela çıkan Ölçek köylülerin traktörleri ve römorkları kırıldı.*Bazı traktörler  baskı balata sıyırdı.

Kendilerini çamurluk alana gönderen Orman İşletmesi kılını kırıtmadığından yakınan köylüler, Muhtardık başta olmak üzere yetkili ve ilgililere yaptığımız yardım talebimize  “Kepçe ve dozer göndereceğiz” diye verilen sözleri yerine getirmeyen ve kendilerini mağdur ettiğini belirtirlerken, Ölçek köy muhtarı ile Azaların görevlerin yerine getirmediği gibi kendilerinin bataklığın dışında, kuru yerden ağaç aldıklarını da ileri sürdüler.

Peynir altı suları

ŞİRAT çevre felaketine yol açıyor!..

Ardahan isimli bir köyü de olan Kuzey Kıbrıs’ta ki Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Kıdak, hellim ve diğer peynirlerin üretiminden meydana gelen peynir altı sularının büyük kısmının değerlendirilmeden veya arıtılmadan çevreye atıldığına dikkat çekti.

Ardahan’da 15 yıl Milletvekilliği yapan ve Ardahan-Et’i ailesine alan Ardahan eski milletvekili Saffet Kaya’nın  bir kaç gün önce ziyaret ettiği kaşarlıların ve hayvancılık bölgesi olan ve başta Göle’de olmak üzere bölgede üretilen Kaşar ve diğer peynirlerin Şirat olarak adlandırılan ve hassas bir doğal ortam olan ve koruma altına alınması önerilen lagünlere bu atıkların boşaltılmasının büyük bir çevre katliamı olduğunu kaydeden Kıdak, bu durumun sadece çevre katliamı yaratmadığını aynı zamanda da zengin içerikli potansiyel bir kaynağın boşa harcandığını anımsattı.

Prof. Dr. Kıdak, Haspolat Bölgesi’nde yer alan lagünlerin sulak alanlar olarak ekosisteminin önemli bir parçası olduklarını belirterek, “Ülkemizde bu alanlar özellikle flamingolar gibi göçmen kuşların konakladıkları ve biyoçeşitliliğin korunmasında büyük rol oynayan alanlardır” bilgisini paylaştı.

Haspolat lagünlerini özenle korumak yerine, yıllardır yüksek organik yük içeren (60000-80000 mg/L KOİ) peynir altı sularının bu bölgeye boşaltıldığının altını çizen Kıdak, “Günde yaklaşık 320 ton atığın bu alana taşındığı göz önüne alındığında tehlikenin büyüklüğü görülmektedir. Yüksek organik yük, anaerobik şartları beraberinde getirirken, koku, zararlı böcek/sinekler için üreme ortamı oluşturur ve bozulma sırasında oluşan maddeler insan ve diğer canlıların sağlığını olumsuz etkiler” şeklinde konuştu.

Kıdak, bu özellikteki suların evsel atık su arıtma tesislerinde arıtılmasının mümkün olmadığını söyleyerek, “Bu sular biyolojik arıtma sırasında sisteme zarar vererek arıtmayı engellerler” dedi.

Ülkede peynir altı sularından kısıtlı miktarda nor üretimi yapıldığına dikkat çeken Kıdak, “Ülkemizde peynir altı suyu tozu üretimi yapılmıyor. Dolayısı ile tüm dünyada olduğu gibi, bu atıkların değerlendirilmesi için fizibilitesi en yüksek yöntem olan biyogaz üretimi düşünülmelidir” ifadesi kullanıldı.

Kıdak, hem çevresel zararı durdurmak, hem de bu zengin kaynağı değerlendirmek üzere, yetkin kişilerin eliyle kurulup işletilecek en az bir biyogaz tesisinin acilen planlanıp devreye alınmasının önemli olduğunu dile getirerek, “Enerji konularında sıkıntı yaşayan Kuzey Kıbrıs için sürdürülebilir yöntemlerden mümkün olduğunca yararlanmak gereklidir” bilgisini paylaştı.

İLKAY ŞİMŞEK’TEN SERT UYARI:

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE YASASI

MECLİSTEN GEÇSE MİLLETE TAKILIR”

DYP Genel Başkanı Cenk Küpeli ile birlikte yurt gezilerine çıkan Doğruyol Partisi Genel Yardımcısı İlkay Şimşek, “Terörsüz Türkiye diye terör örgütünün yöneticilerinin yol göstericiliğinde tanzim edilmiş bir kanun teklifi meclisten geçse bile, milletten geçemez, önce bizim cesedimizi çiğemek zorunda kalırlar” dedi.

Ardahanlı siyasetçi, Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, iktidar ve ortaklarının ‘Terörsüz Türkiye’ adı altında yürüttüğü süreç kapsamında TBMM’ye sunulması beklenen kanun teklifine ilişkin sert uyarılarda bulundu.

İlkay Şimşek, “Terör örgütü yöneticilerinin ve meclisteki uzantılarının yol göstericiliğinde hazırlanmış bir kanun teklifi meclisten geçse bile, milletten geçemez, önce bizim cesedimizi çignemek zorunda kalırlar” dedi.

İlkay Şimşek, yaşanan gelişmelere dair şu açıklamada bulundu: “DYP olarak terörsüz Türkiye’yi elbette ki istiyoruz, ancak bunun yolu terör örgütü yöneticilerinin ve meclisteki uzantılarının yol göstericiliğinde hazırlanmış bir kanun teklifi ile mümkün olamaz, bu eşyanın tabiatına aykırıdır. Şimdi bu kanun teklifi meclis gündemine gelecek, orada herşey konuşulacak ve tartışılacak. Bunun mücadelesini mutlaka vermek gerekiyor ve biz bu mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. Mücadelemiz sonuna kadar ve sonu ne olursa olsun sürecektir. Bakın, ‘Abdullah Öcalan gelsin, bu kürsüde konuşsun, umut hakkından yararlansın’ demişlerdi, ama ne oraya gelebildi, ne umut hakkından yararlanabildi. Bunu millet önledi, muhalefet edenler önledi, karşı koyanlar önledi. Yetmedi, ona bir statü verilmesini istediler, ama veremediler, bunu da milletimiz, mahalefet edenler ve karşı koyanlar önledi. Şimdi yeni bir cumhuriyetten, sözde demokratik bir cumhuriyetten bahsediyorlar. Biz de milletimizle birlikte tekrar ediyoruz ki, cesedimizi çiğnemeden birlik ve beraberliğimize zarar verecek hiç bir yasayı Atatürk’ün bize armağan ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçiremezsiniz.”

BAŞTA ŞEHİT AİLELERİ VE MİLLETİMİZ BUNU KABUL ETMEZ

DYP Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, başta şehit aileleri ve gaziler olmak üzere milletin bu yasayı kabul etmeyeceğini belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Doğru Yol Partisi olarak başından beri yolun doğru tarafındayız ve bu sürece hep temkinli yaklaştık, karşı durduk, çünkü gördük ki asıl mesele terörsüz Türkiye değil, emperyalizme boğun eğmektir. Türkiye’de hiç bir gücü ve etkinliği kalmamış bir örgütün Suriye’nin kuzeyine taşıması batılı emperyalistlere verilmiş sözün yerine getirilmesidir. Ayrıca bu yasa ile Türkiye’nin sözde refaha ulaşacağı, ekonomik kaynaklarının doğru biçimde kullanılacağı, terör yüzünden kaybedilen imkanların telafi edileceği filan iddia ediliyor, Türkiye böyle ihya olacaksa hiç olmasın, Türkiye’nin ihya olma yolu birlik ve beraberlik içinde üretmektir. Biz ülkemizin birlik ve bütünlüğünü savunmaya devam edeceğiz, Türkiye’nin üniter devlet yapısını savunmaya devam edeceğiz. Eğer onlara üniter devlet yapısından vazgeçilmesini temin edecek bir anayasa değişikliği sözü verildiyse, buna izin vermemiz asla mümkün değildir, eğer bebek katili ve avanesine af getireceklerse, buna izin vermemiz de asla mümkün değildir. Doğru Yol Partisi olarak şehit analarımızın gözyaşlarını unutmayız, şehitlerimizin hakkını, hukukunu, şehit eşlerinin, çocuklarının istikballerini de bunlara yedirmeyiz. Milletimiz terör örgütüyle masaya oturan yöneticileri de asla affetmeyecektir.”

ESPAŞ’ta Mobbing İddiaları Büyüyor!

Personel İsyan Noktasında..

Esenyurt Belediyesi iştiraki ESPAŞ A.Ş.’de Genel Müdür İbrahim Albayrak hakkında ortaya atılan mobbing iddiaları kurumda büyük rahatsızlık yarattı. Çalışanlar arasında konuşulan iddialara göre, göreve başladığı günden bu yana birçok personele baskı uyguladığı öne sürülen Albayrak’ın, “Hakkınızda tutanak tutarım” sözleriyle çalışanları tehdit ettiği iddia edildi.

İddialara göre son olarak çalışma düzeninde yapılan değişiklikle personelin haftada 6 gün çalıştırılacağı yönündeki uygulama çalışanların tepkisini daha da artırdı. Bu kararın personel üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturduğu ve çalışanların “yıldırılmaya çalışıldığı” öne sürüldü.

Çalışanlar Tepkili

Kurum içerisinde huzursuzluğun her geçen gün arttığı belirtilirken, bazı çalışanların yaşanan baskılar nedeniyle iş motivasyonlarını kaybettikleri ve psikolojik olarak yıprandıkları iddia ediliyor.

Personeller arasında konuşulan iddialara göre, çalışma koşullarının ağırlaştırılması ve disiplin tehdidinin sıkça gündeme getirilmesi nedeniyle birçok çalışanın büyük rahatsızlık duyduğu ifade ediliyor.

“Grev Kapıda” İddiası

İddiaların devam etmesi ve çalışma şartlarında iyileştirme yapılmaması halinde çalışanların toplu protesto düzenleyebileceği, hatta greve gitmeyi değerlendirdiği de öne sürülüyor.

Belediye yönetiminin yaşanan gelişmelere müdahale etmemesi halinde kurum içindeki krizin daha da büyüyebileceği konuşuluyor.

Gözler Belediye Yönetiminde

Kamuoyunda yankı uyandıran bu iddialarla ilgili Esenyurt Belediyesi ve ESPAŞ yönetiminin nasıl bir açıklama yapacağı merak konusu oldu.

DİĞER VİDEOLAR