Haberlerimizi sesli olarak dinlemek için
TIKla ARDAHAN RADYO


TEMPO TV’de canlı olarak yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ bu pazar, saat: 15.00’da yine dopdolu..
TEMPO TV’de canlı olarak yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ her pazar, saat: 15.00’da yine dopdolu..


Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,
Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258
BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..
Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,
Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..
https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/
https://arsiv2.kuzeyanadolugazetesi.com/

DAĞ GİBİ İNŞAATLAR YAPANLAR MI
ALT YAPIYI ALT ÜST EDİYOR?!.
Son olarak dün yağan yağmurların sel olup, kentin genelini sular altına aldığı Ardahan’da yaşanan bu durumun bir nedeninin de kentte dağ misali bina üzerine bina yapan müttehitlerin ‘İmar, Fen, İnşaat ve Kazı İzini’ni gösteren tabelaları olmayan inşaatların neden olduğu öne sürülmekte.
TABELASI VAR, ÖNLEMİ YOK! Ne kadar vergi verdikleri önüne gelenin ruhsatsız Posof beton santrali gibi yerler de aldıkları kalitesiz betonlar ile inşaat açtığı, milyonluk daireler sattığı çoğu inşaatın çevre önlemi almadan yol, kaldırım demeden kaçak kazı yaparak Telekom, elektrik, hatları kanalizasyon şebekelerini kırdıkları için yapan küçük bir yağmurda cadde ve sokakların sele boğulduğu öne sürülen Ardahan’da konuyla ilgili kurumların bu yönde yapılan denetimlerinin yetersiz oluşu da etkili olduğu öne sürülmekte.
Ardahan merkez de olduğu gibi İlçelerde de durumun aynı olduğuna dikkat çeken vatandaşlar başta müdürleri, idareciler kimler oldukları doğru dürüst bilinmeyen, ruhsatsız beton ve kum santrallerini denetledikleri görülmeyen, tanınmadan tayin olup gidenlerin idaresin olan bayındırlık müdürlüğü olmak üzere yapı işleri, çevre müdürlüğü ve belediyeler gibi kurumların bir birleriyle kurmadıkları iletişimin bu olumsuzlukların diğer bir nedeni olduğunu da belirttikleri görülmekte.

DAĞLAR GİBİ PARA KAZANDIKLARI BİNALAR YAPAR, ‘GEREKLİ ÖNLEMLERİ AL’ DEYİNCE DE ‘NE İSTİYORSUNUZ KAREŞİM ARDAHAN’A YATIRIM YAPIYORUZ! DİYE BAĞIRIRLAR!
Eski vekil Ensar Öğüt başkanlığında kurdukları dernekle bir birlerinin ayaklarına basmayan kentte ki müteahhitlerin gerekli önlemler almadan, nerdeyse yolun ortasına, kaldırım üzerine, park ve bahçesi olmayan, Kura nehrinin sulu yatağı gibi arsalarda plan, plansız yaptıkları inşaatlar denetlendiğin de ise ‘Ne istiyorsunuz kardeşim Ardahan’a yatırım yapıyoruz?’ diyerek kendilerini savundukları ve bu yönde cezai uygulamaya giden görevlileri rüşvet istemekle suçladıkları da öne sürülen Ardahan’da yapılan ancak depreme dayanıklı olup, olmadıkları bilinmeyen milyonluk dairelerin ekmek peynir gibi satıldığı da öğrenildi.
5 DAKİKALIK YAĞMUR ‘ATILDI’ DENEN
İNCE ASFALTI SİLDİ, SÜPÜRDÜ!
Çıldır’dan sonra Ardahan’da etkili olan yağmurlar sel olup, aylardır bir türlü tamamlanamayan yol ve kaldırımları silip, süpürdü.
Yaklaşan kış öncesi yaşanan yağışlarla birlikte kente yaşam adeta çileye dönüştü. Alt yapıdan yoksun şehir merkezinde cadde ve kaldırımlar sular altında kalırken, vatandaşlar, türkücü belediye başkanının başında olduğu Ardahan belediyesi tarafından yapılan yol ve kaldırım bakımlarına, “Bu sözde çalışmalar ne zaman bitecek?” diye tepki gösteriyor.
AYLARDIR BİTMEYEN ÇALIŞMA ÇİLEYE DÖNDÜ..
Ardahan Belediyesi tarafından aylardır sürdürülen yol ve kaldırım çalışmalarında yaşanan aksaklıklar, yağışlarla birlikte daha da görünür hale geldi.
Kent merkezinde etkili olan yağmur sonrası birçok noktanın göle dönmesi, vatandaşların ulaşımını ve günlük yaşamını zorlaştırdı.
GİDER KAPAKLARININ ÜZERİ KAPANDI İDDİASI..
Ortaya çıkan görüntülerle ilgili en dikkat çeken iddia ise yağmur suyu giderleriyle ilgili.
İddiaya göre yol ve kaldırım çalışmaları sırasında bazı gider kapaklarının üzerinin kapanması, yağmur sularının tahliye edilmesini engelledi. Bunun sonucunda suyun caddelere ve kaldırımlara yayıldığı öne sürüldü.
VATANDAŞIN SABRI TAŞTI..
Aylardır tamamlanamayan çalışmalar nedeniyle zaten zor günler geçiren vatandaşlar, yağışların ardından ortaya çıkan tabloya tepki gösterdi.
Yol ve kaldırım çalışmalarının vatandaşa kolaylık sağlaması beklenirken, iddialara göre yapılan bazı hatalı uygulamalar yeni mağduriyetleri beraberinde getirdi.
“Kaş yapayım derken göz çıkarmak” deyimini aratmayan görüntüler, belediyenin devam eden çalışmalarını yeniden tartışmaya açtı.
ŞİMDİ GÖZLER BELEDİYEDE..
Ardahanlı vatandaşların en büyük beklentisi ise çalışmaların bir an önce tamamlanması ve yağmur sularının tahliyesi konusunda kalıcı çözüm üretilmesi.
Kent sakinleri, aylardır süren yol ve kaldırım çalışmalarının ne zaman tamamlanacağını ve yaşanan su baskınlarının nedenlerinin nasıl giderileceğini soruyor.
Vatandaşın yolu da çilesi de bitmiyor! Ardahan’da yağmur yağdı, eksik ve tartışmalı çalışmalar bir kez daha gün yüzüne çıktı.
Serkan Hanoğlu’nun yanı sıra vatandaşların çektiği videolar, Ardahan’ın yağış sonrası karşı karşıya kaldığı içler acısı tablosunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kent merkezindeki su birikintileri ve kullanılamaz hale gelen yollar, yaşanan mağduriyetin boyutunu ortaya koydu.

TOKİ’DEN ÖNCE ONLAR
HANAK’I DÖNÜŞTÜRÜYOR!
ÇÜNKÜ KENDİSİ BELDİYE BAŞKANI,
OĞLU MÜTEAHİT!..
Doğalgaz olmayan tek İlçe olan Damal gibi TOKİ’nin konut yapmadığı Ardahan’ın 2 ilçesinden biri olan Hanak ilçesi AK Partili Belediye Başkanının müteahhit oğlu babasının imar, ruhsat ve inşaat izin verdiği ilçede rekor kırarcasına ad arda konutlar yapıyor.
Kent genelinde yeterli olmayan İmara karşın Avukatken, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci gibi kuyumcu olan babasının belediye başkanı seçilmesi ardından bu görevini bırakıp, müteahhitliğe başlayan oğul TOKİ’nin bir konut yapamadığı ve Zemin Raporu, İnşaat alanının altyapısı ve çevresi korunarak hata riskleri en aza indirilmesi için alınacak önlemleri denetleyenin kim olduğu bilinmeyen, Beton santrali olamayan Hanak’ta inşaat üzerinde inşaatlar yaparak, değeri milyonları bulan daireleri ekmek-peynir hatta zeytin gibi satıyor.
Milletvekilinin yanında İl Başkanı, Gençlik Kolları da İnşaat Mühendisi olduğu AK Parti’nin Ardahan İl Yönetiminde de yer alan Avukat Müteahhit oğulun babası v yaptığı açıklamasında haberimiz doğrularcasına, “İlçemizde yürütülen çalışmalarla Hanak İlçemiz adeta şantiye alanına dönmüştür.’ diyen AK Partili Hanak Belediye Başkanı Erdal Kurulkaya’nın kendisinden önceki belediye başkanlarının TOKİ neden Hanak’ta konut yapmıyor?’ sorusu da sormayanların başını çekmesi de dikkat çeken Hanak’ta olduğu gibi doğalgazı bile Damal’da konut yapmayan TOKİ Ardahan’da olduğu gibi Göle, Çıldır ve Posof’ta konut yapmasıyla biliniyor.

Başkan Hanak Takımı Kurmak Zor mu?
1992 Yılında yeniden vilayet olduktan bu yana Ardahan 1. Amatör Futbol Liginde yer alan bir futbol takımı olmayan ilçelerin başını çeken Hanak Belediye Başkanının seçim öncesi gençlere verdiği vaatleri arasında bulunan ‘Gençlere sahip çıkacağım’ sözünün ‘Başında olduğu ilçeye bir futbol takımı kurarak yerine getirmez mi?’ diye soran Hanaklı gençler, ‘Biz de Ardahan 1. Amatör Liginde yer almak istiyoruz’ diyerek belediye başkanının ve ilgililerin bu yönde ki, istemlerine sahip, çıkıp, destek vermelerini beklediklerini belirtiyorlar.

Damal ve Çıldır’ın anı sora Ardahan’ın tek beldesi olan Köprülü (Goereveng) Beldesinde de bu yönde çağrıların olduğu Ardahan’da yerel yöneticilerinin neden bu isteklerine kulak tıkadıklarını da soran Hanaklı gençler, bir başkanın başında olduğu ilçesine hareket getirecek, gençleri zararlı işlerden uzak tutacak spor’a yönelmelerini ve kendilerine bir futbol takımı kurup, el atmalarını isterlerken, birçok gencin gerek işsizlik, gerek bu tür sportiv faaliyetlerin olmaması dolaysıyla zaten devam eden göç kervanına katılıp, buralardan, memleketten koptuklarını da söyleyerek, ‘Çöp topladım, kaldırım yaptım’ diyerek iş yaptıklarını söyleyen yerel yöneticilerinin neden ‘Gençlerimizde sahip çıktık?’ demediklerini de merak ettiklerini söyleyerek, başta Hanak Belediye Başkanına olmak üzere, Damal, Çıldır, Köprülü Belediye Başkanlarının başında oldukları kentlere birer futbol takımı kurmalarını, Posof ve Göle’nin yanı sıra Ardahan merkez belediyesini de hazır kurulu olan onca Amatör futbol takımına sahiplenmeye davet ettiler.

AVUKATLIĞI BIRAKIP, MÜTEHİTLLİĞİE SOYUNAN
BAŞKAN BABA
OĞLUNA İNŞAAT RUHSATI VERİRKEN
ALEVİ VATANDAŞA RUHSAT VERMİYOR!
‘BAŞKAN OLDUKTAN SONRA AVUKAT OĞLU MÜTEHHİT OLDU, İLÇEDEKİ ARSALARI TOPLADI, İMARI, RUHSATI BAŞAKAN BABASI VERDİ, AVUKAT/MÜTEAHHİT’TE TOKİ’DEN ÖNCE KONUTLAR YAPTI, MİLYONA SATTI!’ iddiaları ile tartışılmaya devam eden AK Partili Hanak Belediye Başkanı Erdal Kurukaya’nın Alevi olan kendisine kahve ruhsatı vermediğini ileri süren vatandaş isyan etti.
Yıllardır kahvehane olan ve ruhsat verilen yeri kendisi kiralayınca ruhsatı alamadığından yakınan Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Koyunpınar (Sashata) köylü Sedat Tan isimli vatandaş ‘Defne Kıraathanesi’ isimli iş yerine ruhsat vermeyen AK Partili Hanak Belediye Başkanı Erdal Kurukaya’nın Avukatlığı bırakıp, müteahhitliğe başlayan oğluna sorun çıkarmadan inşaat ruhsatları verirken, bir kahve açmak isteyen bana niye ruhsat vermiyor. Aleviyim diye mi? Yoksa buraya daha önce birçok kişiye aynı taleple ruhsat veren aynı başkan ben Aleviyim diye mi ruhsatımı vermiyor. Analımdım gitti. Vergimi, sgk mı verip, işi çalıştıracağım iş yerime ruhsat vermeyen başkanın emniyetin ve gerekli yerlerin sorun çıkarmadığı ve daha önce yıllardır hep kahve olarak işletilen burayı benim işletmeme niye izin vermiyor diyerek isyan etti.
BAHANE KAMERA YOK!
Hanak’ın Alevi ve en büyük köylerinde olan Saskaralı köylü vatandaş Sedat Tan, ‘Avukatlığı bırakıp, inşaat üzerine inşaat yapıp, milyonlar kazanan oğluna sorunsuz imar, ruhsat, kat izni veren AK Partili Belediye Hanak Belediye Başkanının kendisinde dükkanı olan sokakta bulunan işyerinin daha yeni bir iki ay önce aynı şekilde işletildiğini ama gelin görün ki dün ruhsat verilen yere bugün ben istiyorum diye ruhsat erilmiyor. Kahvehane yani kıraathane, sadece çay satılan yere ne diye ruhsat vermediğini sorunca orada kamera yok deyip, ruhsat taleplerini ret ettiğimi ama kamerayı da ben kendim kurayım demesine rağmen ruhsatımız verilmiyor diyerek, ilgili ve yetiklerin olumlu baktığı buraya neden ruhsat vermediğin anlamadım gitti’ dedi.
GÖLELİ GİTTİ, HANAKLI GELDİ!..
Birçok Ardahanlının da yaşamlarını idame ettiği İstanbul metropolünün içinde ki metropol olan Esenyurt Kent Konseyi’nin Seçimli Olağan Genel Kurulu, yoğun katılım altında gerçekleştirildi. Genel kurulda tek aday olarak seçime giren Ardahan Hanaklı Mimar Halis Köroğlu, delegelerin oylarıyla Esenyurt Kent Konseyi’nin yeni başkanı oldu.
*GÖLEİ KONUŞTU GİTTİ..
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan Esenyurt Kent Konseyi Başkanı, Ardahan Göleli Mai Müşavir Tuncer Dağ, görev süresi boyunca birlikte çalıştığı yürütme kurulu üyelerine, çalışma gruplarına, sivil toplum kuruluşlarına ve Esenyurt’un tüm dinamiklerine teşekkür etti. Kent konseylerinin şehirlerin ortak vicdanı olduğunu belirten Dağ, görev süresi boyunca katılımcı, şeffaf ve kapsayıcı bir anlayışla hareket etmeye çalıştıklarını ifade ederek yeni yönetime başarılar diledi.

HANAKLI MİAMR’DAN TEŞEKKÜR KONUŞMASI..
Göleli Tuncer Dağ’ın aday olmayıp, görevi bıraktığı ve yapılan genel kurulda başkanlığa seçilen Ardahan Hanaklı Mimar Halis Köroğlu ise yaptığı teşekkür konuşmasında öncelikle görevi devraldığı Tuncer Dağ’a teşekkür etti.
Kent Konseyi’nin Esenyurt’un ortak aklını temsil eden en önemli platformlardan biri olduğunu vurgulayan Köroğlu, “Bu görevi bir makam değil, Esenyurt’a hizmet sorumluluğu olarak görüyoruz. Kentimizin tüm paydaşlarıyla birlikte çalışacak, ortak aklı büyütecek ve Esenyurt için üretmeye devam edeceğiz. Gençlerin, kadınların, sivil toplum kuruluşlarının ve mahalle temsilcilerinin daha aktif olduğu bir Kent Konseyi oluşturmak için gayret göstereceğiz” ifadelerini kullandı.
Esenyurt’un siyasi, sosyal ve sivil hayatının önemli isimlerini bir araya getiren genel kurul, farklı görüşlerden katılımcıların ortak bir platformda buluşmasına da sahne oldu. Birlik, beraberlik ve ortak akıl vurgusunun öne çıktığı toplantıda, Kent Konseyi’nin Esenyurt’un geleceğine yön veren önemli kurumlardan biri olduğu mesajı verildi.
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen seçimde Halis Köroğlu, Esenyurt Kent Konseyi’nin yeni başkanı seçilirken, genel kurul tebriklerin kabul edilmesi ve toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Yeni dönemde oluşturulacak yürütme kurulunun görev dağılımını yaparak çalışmalarına başlaması bekleniyor.
Yoğun bir katılımla yapılan İstanbul Kent Konseyini Genel Kuruluna şu an Esenyurt Belediye Başkan Vekilliği yapan kayyum katılmazken, Köroğlu gibi Hanaklı olan AK Parti Esenyurt İlçe Başkanı Togay Çoban’ında yapılan ve hemşerinin seçildiği seçime katılmadığı dikkatlerden kaçmadı.
Ardahan Göleli Dağ’ın ikinci dönem Kent Konseyi başkanlığını bıraktığı, Ardahan Hanaklı Köroğlu’nun Başkanlığına getirildiği Esenyurt Kent Konseyi Genel Kuruluna, AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz, görevden alınan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman, siyasi parti ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, oda başkanları ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun başkan ve yöneticileri katıldı.

AK PARTİLİ OLUNCA
YAYLA DA VİLLA YAPILIR?
Tarım Bakanlığının verdiğini ilan ettiği ancak kent merkezlerinde ki gibi alt yapısı, iması, kadastrosu, şıratların gelişi güzel dışarı dökülmesine neden olan kanalizasyonu, şehir plan ve projesi Ahır ruhsatı istediği için köylünün başvurmadığı kredi ve hibelerden faydalanamadığı hayvanların bile yürümekte güçlük çektiği doğru dürüst yolları olmayan Ardahan yaylalarında İstanbul boğazında ki lüks villaları kıskandıran villa tipi evlerin yapıldığı görülmekte.

Bir vatandaşın taş üzerine taş koymaya kalktığında başta elektrik şirketinden olmak üzere bir çok kurumdan izin istendiği Ardahan’da AK Parti Damal İlçe Başkanının, her yıl 15 Haziran ila 15 Temmuz günleri arasında, saat: 18.45 başlayıp, 15 dakika görüntülendiği Atatürk’ün siluetinin Karadağ isimli dağa yansıdığı köyü Yukarıgündeş’in yaylasına yaptırdığı muhteşem yayla evi ve babasına ait olduğunu belirttiği köyünde ki evi dakikalığına çııp, görenleri kendisine hayran bırakıyor.
*Bu da Kurtkalalı vatandaşın villası!
Başta Talip İnşaatın art arda yaptığı ve milyonlara sattığı lüks dairelerin yanında, bozuk Asansörlerinde vali ve vekillerin mağdur kaldığı Ardahan Devlet Hastanesinin inşaatını gecikmeli bitiren ve Anjiyo merkezinin ardından İl Özel İdare Müdürlüğüne ait lojmanlarını da yapan müttehit firmanın sattığı dairelerin ekmek peynir gibi satıldığı Ardahan’da ki yaylalara yapılan villa tipi evlerin yanında Çıldır’ın sınır dibinde ki Kurtkala köyünde her an yıkılacak olan harabe evde oturmak zorunda kalmak zorunda kalan Muzaffer amcanın evi gibi bir çok evin kullanılmaz olduğu ve yıkılması için muhtarlıklara yazı yazıldığı da bilinmekte.

‘Modern işletmeler için tasarlanmış kapsamlı platformumuz ile lojistiğin geleceğini deneyimleyin.’ parolası ile yol alan KARLOG GRUOP Yönetimi kurulu başkanı taşkın Karakaç, birlik, beraberliğin en güzel olan 30 Ağustos Zafer bayramını bizlere hediye eden Atatürk’ün işaret ettiği gibi, ‘Doğru zamanda, doğru yerde zafer peşinde olduklarını belirtti.
Atatürk’ün çok önemli bir Lojistik Yöneticiliğini yapan bir kişilikle ortaya koyduğu gerçek stratejisiyle bugün 104. yıl dönümü kutladığımız bayramını bizlere hediye ettiğine dikkat çeken Karakoç,
“Ülkemizin kurucusu Atatürk’ün çok iyi bir lojistikçi ve strateji uzmanı olduğunu anlamak için literatüre baktığınızda stratejik yönetim için iki önemli kriteri vurguladığını görmek mümkün. Yani, bizimde içinde oluğumuz tüm işletmelerin tamamını olduğu bu ülkenin geleceğini ilgilendiren, uzun vadeli hedeflerle ortaya konan lojistik ve strateji ile zaferin geleceğini anlatmıştır.” dedi.
Biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olan Ardahanlı bir iş insanı olarak başta Ardahan ile aynı gün İl olan ve bugün yıllık ortala 800 bin yolucu taşıyan bir havaalanı, üste liglerde futbol takımı bulunan, Ardahan’ın tam tersi nüfusu sürekli artan Iğdır’da yapımı devam eden Zengezur Koridoru strateji ve önemli bir lojistiçilik anlayışı olduğunu belrten KARLOG GROUP Yönetim Kurulu Başkanı Taşkın Karakoç, ‘Başta üniversiteye adım atmaya hazırlanan gençlerimizi o istenen zafere ulaşmaları için lojistiğe çekmemiz gerekiyor.’ diyerek kutladığımız Zafer Bayramının 104. yıl dönümünde anlaşılması gerekenin lojistiğin stratejik anlamda çok önemli bir alan olduğunu gerek topluma, gerekse müşterilerimize anlatmak gerek’ dedi.
YOL YAPMAYAN
3 BELEDİYE BAŞKANINI
DİREK YAPTI!
Ardahan’ın Damal ilçesindeki altyapı sorunlarını ve bakımsız yolları eleştiren Bektaş Bektaş isimli bir vatandaş yolrını yapmayan belediye başkanlarını protesto etmek için ilginç bir yola başvurdu.
Yola okratasına diktiği 3 adet sırıkla, Damal’da ‘kayıp yıllar’ olarak adlandırılan uzun yıllar belediye başkanlık yapan Gülcemal Fidan’ın ondan sonra bu göreve gelen, başkanlığı bıraktıktan sonra İzmir Büyükşehir’de kendisine işçi statüsünde iş bulup, İzmir’e yerleşen Ergün Ünal ve şu anki Damal ilçesinin Bağımsız Belediye Başkanı Kemal Çamlıyurt’un adlarını veren Damallı vatandaş, Damal İnönü ve Cumhuriyet mahallelerinde yıllardır çözülemeyen ulaşım problemlerine dikkat çekti.
Mevcut ve geçmiş dönem belediye başkanlarının isimlerini zikrederek, yöneticilerin halkın ihtiyaçlarına karşı sergilediği ilgisizliği ağır bir dille eleştiren vatandaş bölge sakinleri, yetkililerin artık sorumluluk almasını ve toz toprak içindeki yolların ivedilikle onarılmasını talep edip, yerel yönetimin yetersizliğini dikkat çekerek halkın yaşadığı mağduriyeti doğrudan siyasi figürleri hedef alarak dile getirdi.
CAMİSİ GİBİ KİLİSESİ KAYIP,KALE
ARDAHAN KALESİ!
Altından geçip, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’nün içme su kaynağı olan Kura Nehrinin yanı başında yapılan Millet Bahçesi gibi 5 milyona yakın bir proje ile ışıklandırılması yapılan ancak geceleri karanlıkta kalmaya devam eden Ardahan’ın değişik bir hikayesi sanalda yayınlandıktan sonra büyük yankı uyandırdı
Osmanlılar ya ondan önceki Türk beylikleri yapmışsa içinde cami, Hristiyanlar yada ondan önceki inanç sahibi toplumlarca yapılmışsa Kilise, Simegog olması gereken ama hiç birisinin olmadığı tek kale unvanını taşıyan Ardahan Kalesi için ilginç tartışma.
Ardahan Kalesi, Kazan Kale, Kurtkale, Cak Kalesi, Avcılar Kalesi, Kırnav Kalesi, Altaş Kalesi gibi bir çok kale, kule, camiye çevrilen veya kaderlerine, hazine avcılarına bırakılan kilse, sinagog Sosyal medyada yeniden gündeme gelen 1900’lü yılların başlarına ait Rusça bir kaynak, Ardahan Kalesi’nin geçmişine ilişkin dikkat çekici bilgiler içeriyor. Kaynakta, kale içerisinde geçmişte bir Gürcü kilisesinin bulunduğu, yapının günümüze ulaşmadığı ve bazı taşlarının kale surlarında kullanıldığı belirtiliyor. Ardahan Kalesi’nde yapılan modern arkeolojik araştırmalar da surlarda devşirme olarak kullanılmış Orta Çağ’a ait Gürcüce yazıtların varlığını ortaya koyuyor.
X platformunda Gürcü-Laz Dünyası Platformu tarafından paylaşılan Ardahan Kalesi’ne ait eski bir fotoğraf ve Rusça kaynak sayfaları, kentin çok katmanlı tarihini yeniden gündeme taşıdı.
Paylaşımda yer alan tarihi fotoğrafta Kura Nehri kıyısındaki Ardahan Kalesi görülürken, fotoğrafın altında eski Rusça yazımla “Ardahan’daki Kale” ifadesi bulunuyor.
Paylaşılan Rusça metinde ise Ardahan’ın eski dönemlerden beri bilinen bir şehir ve kale olduğu anlatılıyor. Ardahan’ın Gürcüce adının “Artaani” olduğu belirtilen kaynakta, bölgenin tarihine ilişkin çeşitli bilgiler aktarılıyor.

KAYNAKTA KALE İÇİNDEKİ KİLİSEDEN SÖZ EDİLİYOR
Metnin en dikkat çekici bölümlerinden biri Ardahan Kalesi içerisinde bulunduğu belirtilen eski dini yapıya ilişkin.
Kaynakta Gürcü tarihçi ve coğrafyacı Vahuşti Bagrationi’ye atıfla, Ardahan’da kubbeli ve mimari açıdan dikkat çekici büyük bir kilisenin bulunduğundan söz ediliyor.
Yazar daha sonra kendi gözlemlerini aktararak söz konusu kilisenin artık ayakta olmadığını ve yalnızca temel kalıntılarının görülebildiğini belirtiyor.
Metinde kilisenin Vahuşti’nin yaşadığı 18. yüzyılda hâlâ ayakta olup olmadığı konusunda da değerlendirme yapılıyor. Yazar, kiliseye ait taşların Kanuni Sultan Süleyman döneminde kale surlarının yapımında veya yeniden düzenlenmesinde kullanılmış olabileceğini ifade ediyor.
KALE DUVARLARINDA GÜRCÜCE YAZILI TAŞLAR
Rusça kaynakta özellikle dikkat çekilen bir başka ayrıntı ise kale surlarındaki yazılı taşlar.
Metinde, surların çeşitli noktalarında Gürcüce yazıların kalıntılarını taşıyan taşların görülebildiği belirtiliyor. Bazı yazıların okunmasının güç olduğu ifade edilirken, yazar kale duvarlarında gördüğü kitabelerden örnekler de veriyor.
Kaynağın devamındaki fotoğraflarda bu taşlardan bazıları ayrıca gösteriliyor.
Bir kitabede dini içerikli ifadelerin bulunduğu, başka bir taşta ise “İsa’nın Haçı” ifadesinin okunabildiği aktarılıyor. Sayfalarda Gürcü alfabesiyle yazılmış kitabelerin çizimleri ve dönemin fotoğrafları da bulunuyor.
MODERN ARAŞTIRMALAR DA GÜRCÜCE YAZITI BELGELİYOR
Tarihi kaynakta aktarılan bilgiler, Ardahan’da daha yakın tarihlerde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalar açısından da önem taşıyor.
Ardahan Kalesi üzerinde yapılan akademik çalışmalarda, kalenin kuzey savunma duvarının iç kısmında, zeminden yaklaşık 3 metre yüksekte devşirme malzeme olarak kullanılmış dört satırlık Gürcüce bir yazıt tespit edildi.
Yaklaşık 45×31 santimetre ölçülerindeki taşın Orta Çağ’a, yaklaşık 9–10. yüzyıllara tarihlendirildiği belirtiliyor.
Araştırmacılar yazıtın Türkçe karşılığını:
“Kutsal Taş. Jacop’un Kayası.” şeklinde veriyor.
Taşın kalenin inşası veya onarımı sırasında çevrede bulunan daha eski bir dini yapıdan alınarak sur örgüsünde yeniden kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.
ARDAHAN KALESİ YÜZYILLARIN İZLERİNİ TAŞIYOR
Ardahan Kalesi’nin ilk inşa tarihi kesin olarak bilinmiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında kalenin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kullanıldığı, 16. yüzyıl ortalarında Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarıldığı belirtiliyor.
Kalenin batı giriş kapısının üzerinde de Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait Arapça bir kitabe bulunuyor.
Dolayısıyla bugün Kura Nehri kıyısında yükselen Ardahan Kalesi yalnızca Osmanlı döneminin değil, bölgede daha önce yaşamış toplumların ve Orta Çağ mimarisinin izlerini de bünyesinde barındırıyor.
Yaklaşık 120 yıl önce çekilen fotoğraflar ve kayda geçirilen Gürcüce kitabeler ise Ardahan’ın bugün büyük ölçüde görünmeyen tarihi katmanlarının belgeleri arasında yer alıyor.
Sosyal medyada yeniden dolaşıma giren söz konusu arşiv sayfaları, Ardahan Kalesi’nin surlarında bulunan yazılı taşların ve kale içerisinde geçmişte yer aldığı belirtilen yapıların daha kapsamlı bilimsel araştırmalarla incelenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Öcalan’dan
‘İmralı tutanakları’ açıklaması:
‘Bana karşı bir komplo’
İmralı Heyeti aracılığıyla bir mesaj paylaşan hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan, sosyal medyada “görüşme tutanağı” adı altındaki bazı paylaşımların “süreci akamete uğratmaya çalışan çevreler” tarafından yapıldığını söyledi.
Öcalan el yazısı ile kaleme aldığı açıklamasında sürecin “kritik bir aşamaya” geldiğini ve kendisine karşı komplo kurulmak istendiğini ifade etti.
“Bu tarihi dönemde süreci akamete uğratmaya çalışan bazı çevrelerin girişimleri, bana karşı bir komplodur” dedi.
Öcalan, “Basına, sosyal medyaya yansıyan ve bana atfedilen ifade, görüşme, isim, belge, tutanaklar, atıflar gerçek dışıdır” ifadelerini kullandı ve paylaşımların, “süreç karşıtları tarafından geliştirilen provokatif hareketler” olduğunu savundu.
DEM Parti’den 23 Ağustos’ta yapılan açıklamada, Öcalan’a atıfla “görüşme notu” ve “tutanak” adı altında bazı metinlerin dolaşıma sokulduğu uyarısı yapılmıştı.

HOÇ/FED BAŞKANI,
ÖCALAN’I
İŞBİRLİKÇİ OLARAK
SUÇLAYANLARIN
TOPLANTILARINA İMZA ATIP,
DESTEK VERDİ!..
Çoğu ulusalcı ve milliyetçi siyasi partilerin eski milletvekilleri, eski bakanlar ve rejim diyerek bu ülkede ki halkları istemlerini darbe, işkencelerle engelleyenler tayfası olarak suçlananlar arasında olukları öne sürülen emekli yüksek yargı mensupları, emekli askerler, büyükelçiler, akademisyenler, gazeteciler, avukatlar, sendika ve dernek temsilcileri ile farklı meslek gruplarından toplam 112 kişinin imzasıyla, 27 Haziran Cumartesi günü Muş ve Mersin’deki, 28 Haziran Pazar günü Diyarbakır ve İstanbul’da yapılacak olan “Öcalan’a Özgürlük Mitinglerine Hayır” başlıklı ortak açıklama yaptığı bir sırada aralarında Hoçvan eski başkanlarından bir isimin de ilginç bir çıkış..
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik yaptığı çağrıları ile başlayan sürecin devam ettiği şu günlerde bir grup Kürt’te Öcalan’ın kendilerini yanıltıp, sattığını ileri sürüp, yeni bir oluşum başlattıkları görülürken, bu oluşa Ardahan’ı ilk federasyonlarından olan Hoçvan Dernekler Federasyonunun eski başkanının da destek verdiği görüldü.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir yıldan önce yapılan bir toplanıktı esnasında, ‘Dünya barışıyor, biz niye barışmayalım’ diyerek DEM Partililere el uzatan Bahçeli’nin tecridin kaldırılması ve Öcalan’ın gerekirse meclise gelip, TBMM’de konuşarak örgütü lağvettiğini açıklaması ile başlayan süreci destek vermeyen ‘Kürt Milli Platformu’ adlı oluşumun toplantılarına katıldığı da görüldü.
Bugünlerde meclise gelecek denen yeni bir hukuki paket olan 12. Yargı Paket tartışmaları arasında devam ettiği söylenen adı konmamış olan yeni sürece destek vermedikleri ve DEM’e alternatif, Barzani’ye yakın oldukları ileri sürülen Kürt Milli Platformu, Kürtçenin resmi dil olması gerektiğini savunuyor.
Bahçeli’nin, sürecinin sağlıklı işlemesi için Öcalan’ın hukuki ve siyasi durumunun ele alınması gerektiğini ve bir statü verilmesi, aynı Öcalan’a, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü”, verilerek Öcalan’ın PKK’nın kurucu liderliğinin Türkiye Cumhuriyeti lehine bir tanım altında görev yapmasını önerisinin yanlış olduğunu statünün Öcalan’a değil, Kürtler için istiyor.
Adlarına ‘Kürt Milli Platformu’ adı koyan ve aralarında HOÇ/FED eski başkanlarından olan Güven Yılmaz’ında olduğu grup düzelmedikleri toplantı da çekilmiş üstteki videoyu paylaşarak, kamuoyu oluşturmaya çalıştıkları görüldü.

Ardahan üniversitesinde yaşanan ve AHMED Spor’u kutlamak isteyen öğrencilerin açtığı pankartı ellerinden yırtarcasına ellerinden alınıp, çöpe atılması ve bu gelişmenin bir çok basın ve medyada geniş yankı bulmasına rağmen ulusal da olduğu gibi yerel sorunlar karşında da duyarsızlığı ile eleştiren ve Ardahan Üniversitesi, mezuniyet yürüyüşü sırasında Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesiyle ilgili “Şampiyon da olduk Mezun da” yazılı pankart açan öğrencilere üniversitenin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Dekanı Ahmet Atalay ile Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğretim Görevlisi ve Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu, ASKF Ardahan İl Temsilcisi Özgür Hamza Küçük ile güvenlik görevlilerinin müdahalesine ilişkin hiç bir açıklama yapmadığı görülen HOÇ/FED eski başkanı Güven Yılmaz’ında destek verip, imza attığı öğrenilen yeni oluşumca yayınlanan deklarasyonda isim verilmeden DEM Parti hedef alınmıştı.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Türk devletiyle işbirliği yaptığını ve başlangıç düşüncelerinden vazgeçtiğin devlet ile anlaştığını ileri süren ve adlarına ‘Kürt Milli Platformu’ diyen siyasi hareketi desteklediğini belirten HOÇ/FED eski başkanlarından Güven Yılmaz, konuyu ve toplantının içeriğini kendisine soran Gazeteci Fakir Yılmaz’a yaptığı açıklamada, ‘bu hareketin mutlakıyetine dikkat çekerken, bu hareketin Öcalan’a karşı bir hareket olarak değil, ‘belki de’ elini daha güçlendirecek bir hareket olarak değerlendirmek gerekir..’ dedi.

Bu gelişmelerin sonucunda, 28-29 Mart 2026 tarihlerinde Diyarbakır’da Kürt Milli Platformu’nun kuruluşunu ilan eden geniş kapsamlı bir konferans düzenlenen toplantılara katıldığı görülen HOÇ/FED eski Başkanı Güven Yılmaz’ın da destek verdiği Kürt Grubunun, Kürtler ve Kürtlerin beklentileri için değil, kendisi için devletle anlaşan Öcalan’ın başlatılan hareketin özünden uzaklaştığını ileri sürülmüş ve Öcalan’ı ret eden bir adım atarak Kürt Sorununun devletle anlaşan Öcalan ile değil, Kürt halkıyla birlikte alınacak kararlar doğrultusunda yeni bu hareket ve örgüt hatta parti için yola çıktıkları da ileri sürülmüştü.
Hoçvan Dernekler Federasyonu eski başkanı Güven Yılmaz”ın Kurulacak olan Milli Temsil Heyeti aracılığıyla, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Parlamentosu gibi uluslar arası mecralarda diplomatik girişimlerin başlatılması hedeflediği belirtiliyor.
Yaklaşık 400 katılımcıyı bir araya getiren bu oluşum, toplumun farklı kesimlerini kucaklayan stratejik bir çatı yapılanması olarak öne çıktığı ve bu yeni oluşuma aday olanların genel olarak yaşlı delegelerden oluşması, daha dinamik bir temsil bekleyen ve bu işin hareketi başlatan Öcalan’sız olmayacağını öne süren milliyetçi Kürt gençler arasında memnuniyetsizlik yaratmış, yeni br hareket başlatılacaksa eğer genç kuşak, siyasal arenada daha yenilikçi ve kapsayıcı bir liderlik yapısının gerekliliğini güçlü bir şekilde savunulmuştu.nın keyfiyle bölgede yaşanan onca soruna rağmen ne konuşuyor, ne görüyor nede duyuyor.
BAĞDEŞEN DERNEĞİ
KÖY YAYLASINA SU GÖTÜRDÜ!
Gün geçtikçe adı unutulan ARDAFED’in yanısıra şenlik yaptığı susuz, ağaçsız, wc’siz yaylayı çöp içinde bırakıp giden ve boşa akan Kısır dağınım suyunun 21 pare köye verilmesi konusunda bir adım atmayan HOÇ/FED gibi federasyon ve derneklerin kaz gecelerinden sonra yaz etkinlikleri yapıp geri döndükleri Ardahan’da kalan Bağdesen (Kinzodamal) Köy derneği bir çok köyün yaylasında olduğu 2 bin 800 rakımlı Bülbülan dağında bulunan köy yaylasına su şebekesi yaptı.
Kimzodamallı İş insanlarının yanı sıra köy muhtarı ve üyeleri ile birlikte düzenledikleri 18. Bülbülan Yayla Şenliği ardından etkinliğin yapıldığı alanda temizlik yapan Ardahan İli Bağdesen Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan, İş insanı İbrahim Şenel ile dernek yönetimi İMC ulusu ile tamamen kendi imkanlarıyla köylerini yaylasına içme suyu ve su deposu yaptılar.
‘Bütçesi batırılmış’ denen ve bu yöndeki iddialara cevap vermeyen Ardahan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün yeni valiye kurdele kestirip, Kur Nehri yatağının yanı başında su bulduk deyip, bir muslukta akacak kadar az akan suyu çıkarmakla meşgul olduğu bir esnada köylüleri ile birlikte kilo metrelerce su borusu döşeyerek yaylalarına su götüren Bagdeşen köyünün Derneği kazıyıcı ve diğer malzemeleri de kendi imkanlarıyla metrelerce yüksekte bulunan dağın tepesinde bulunan yaylalarına su getirmenin mutluluğunu yaşadılar.
Çıldır’dan sonra Göle’de de çamur gibi akan suların yanında su kaynağının üzerinde ki Koyun Komu bulunan, aynı kaynağın ortasında taş ocağı olan Ardahan’ın sık sık süsü kaldığı şu günlerde, STK’çılığın, dernekçiliğin, federasyonculuğun en güzel örneğini ortaya koyan Ardahan İli Bagdeşen Köyü Derneği daha öncede köyün alt yapısını ve köyün yanı başında bulunan Kinzo Kalesine bayrak direği yaptırmıştı.

Peynir altı suları
ŞİRAT çevre felaketine yol açıyor!..
Ardahan isimli bir köyü de olan Kuzey Kıbrıs’ta ki Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Kıdak, hellim ve diğer peynirlerin üretiminden meydana gelen peynir altı sularının büyük kısmının değerlendirilmeden veya arıtılmadan çevreye atıldığına dikkat çekti.
Ardahan’da 15 yıl Milletvekilliği yapan ve Ardahan-Et’i ailesine alan Ardahan eski milletvekili Saffet Kaya’nın bir kaç gün önce ziyaret ettiği kaşarlıların ve hayvancılık bölgesi olan ve başta Göle’de olmak üzere bölgede üretilen Kaşar ve diğer peynirlerin Şirat olarak adlandırılan ve hassas bir doğal ortam olan ve koruma altına alınması önerilen lagünlere bu atıkların boşaltılmasının büyük bir çevre katliamı olduğunu kaydeden Kıdak, bu durumun sadece çevre katliamı yaratmadığını aynı zamanda da zengin içerikli potansiyel bir kaynağın boşa harcandığını anımsattı.
Prof. Dr. Kıdak, Haspolat Bölgesi’nde yer alan lagünlerin sulak alanlar olarak ekosisteminin önemli bir parçası olduklarını belirterek, “Ülkemizde bu alanlar özellikle flamingolar gibi göçmen kuşların konakladıkları ve biyoçeşitliliğin korunmasında büyük rol oynayan alanlardır” bilgisini paylaştı.
Haspolat lagünlerini özenle korumak yerine, yıllardır yüksek organik yük içeren (60000-80000 mg/L KOİ) peynir altı sularının bu bölgeye boşaltıldığının altını çizen Kıdak, “Günde yaklaşık 320 ton atığın bu alana taşındığı göz önüne alındığında tehlikenin büyüklüğü görülmektedir. Yüksek organik yük, anaerobik şartları beraberinde getirirken, koku, zararlı böcek/sinekler için üreme ortamı oluşturur ve bozulma sırasında oluşan maddeler insan ve diğer canlıların sağlığını olumsuz etkiler” şeklinde konuştu.
Kıdak, bu özellikteki suların evsel atık su arıtma tesislerinde arıtılmasının mümkün olmadığını söyleyerek, “Bu sular biyolojik arıtma sırasında sisteme zarar vererek arıtmayı engellerler” dedi.
Ülkede peynir altı sularından kısıtlı miktarda nor üretimi yapıldığına dikkat çeken Kıdak, “Ülkemizde peynir altı suyu tozu üretimi yapılmıyor. Dolayısı ile tüm dünyada olduğu gibi, bu atıkların değerlendirilmesi için fizibilitesi en yüksek yöntem olan biyogaz üretimi düşünülmelidir” ifadesi kullanıldı.
Kıdak, hem çevresel zararı durdurmak, hem de bu zengin kaynağı değerlendirmek üzere, yetkin kişilerin eliyle kurulup işletilecek en az bir biyogaz tesisinin acilen planlanıp devreye alınmasının önemli olduğunu dile getirerek, “Enerji konularında sıkıntı yaşayan Kuzey Kıbrıs için sürdürülebilir yöntemlerden mümkün olduğunca yararlanmak gereklidir” bilgisini paylaştı.



























