Pazar Günü, Saat:: 15.00’da TEMPO TV’de
Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,
Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258
BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..
Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,
Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..
https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/
https://arsiv2.kuzeyanadolugazetesi.com/

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,
Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..
Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,
Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..
https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/
https://arsiv2.kuzeyanadolugazetesi.com/

İLKAY ŞİMŞEK: BUGÜN BAYRAĞI İNDİREN,
YARIN VATANI BÖLER
DYP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, ‘Bayrak inmez, vatan bölünmez’ sözünün Türk milletinin şiarı olduğunu belirterek, “Bugün bayrağı indirenlerin, yarın vatanı bölmek isteyeceği aşikardır, terörsüz Türkiye süreci bir kez daha suya düşmüştür” dedi.
HABER MERKEZİ- Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, ‘Bayrak inmez, vatan bölünmez’ sözünün Türk milletinin şiarı olduğunu belirterek, “Bugün bayrağı indirenlerin, yarın vatanı bölmek isteyeceği aşikardır, şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyoruz, terörsüz Türkiye süreci bir kez daha suya düşmüştür, Hasan Kundakçı Paşa’nın dediği gibi, O bayrak inince akla çok şey gelir” dedi. İlkay Şimşek, Suriye tarafındaki terör örgütü SDG yandaşları tarafından Kamışlı-Nusaybin sınır hattında bulunan şanlı Türk bayrağına yapılan alçak saldırıyı lanetleyerek şu açıklamada bulundu: “DEM Parti’nin Suriye’de hükümet birlikleriyle çatışan SDG’yle, sözde dayanışma amacıyla Mardin’in Suriye sınırındaki Nusaybin ilçesinde düzenlendiği grup toplantısı ve yürüyüş sırasında büyük bir olay yaşandı.
Suriye tarafındaki terör örgütü YPG yandaşları olduğu belirtilen bir grup, sınır hattındaki Türk bayrağını gönderden indirerek güvenlik güçlerine saldırdı. Polis barikatlarını aşan bir grup tel örgüleri sökerek sınırı geçmeye çalıştı, Suriye tarafından gelen kişiler ise şanlı Türk bayrağımızı indirip askerlerimize taş attı. Şanlı Türk bayrağımıza yapılan bu alçak saldırıyı lanetliyoruz ve bu alçak saldırıya en net, en etkili ve en güçlü karşılığın neden verilmediğini bilmek istiyoruz. Biz bu hain teşebbüsün arkasındaki yapıların tespit edilerek gerekli işlemlerin uygulanmasını istiyoruz. Eğer bu terörsüz Türkiye süreci dedikleri şey, her önüne gelen eşkiyanın elini kolunu sallayarak bayrağımızı indireceği bir boyuta gelmişse vay halimize! Eğer bayrak inerse, vatan bölünmeyecek diyebilir miyiz? Eğer bayrak inerse, ezan susmayacak diyebilir miyiz? O yerde, o anda, o eller kırılmadıysa, şehitlerimizin kemikleri, gazilerimizin yürekleri sızlamaz mı?”
PAŞAMIZI RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ
Bugün gelinen noktada Korgeneral Hasan Kundakçı Paşa’yı rahmetle ve minnetle andıklarını söyleyen İlkay Şimşek, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Hasan Kundakçı Paşamız, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı görevine 1995 yılında atanmıştı, terörün en azgın olduğu dönemdi, Asayiş Kolordu Komutanlığı görevindeydi, elinden silahını hiç düşürmezdi. O yıllarda Rumlar, bazı Avrupa ülkelerinden de kendilerine destek veren motosikletli grupları davet etti, KKTC’yi devlet olarak kabul etmedikleri için sınırı delme girişiminde bulunacaklar, Girne’ye kadar gelip orada bulunan bayrağımızı da indireceklerdi. Ama Devletimiz tedbirini almış, bayrağımızı indirmeye kalkışanlar olursa derhal etkisiz hale getirilmesi planlanmıştı. Paşamız ve askerimiz hazırdı, güçlü motosikletlere sahip kişilerin her taraftan geçebileceğini değerlendirmiş, buna göre önlem almışlardı. Paşa ilgili birimlere gerekli talimatı vermişti, elini kaldırdığı zaman kimlerin ne yapacağı belliydi. Tarih 14 Ağustos 1996’yı gösteriyordu, tel örgüyü geçip sınırın 15 metre uzağında bulunan bayrağımızın gönderde bulunduğu direğe tırmanan kişi, bayrağımızı indirmek istiyordu. Kendisini üç defa uyardılar, aldırış etmedi, bunun üzerine Paşamız bölge komutanına kesin emrini verdi, elini kaldırıp ‘vur emri’ işareti yaptı. Paşa, ‘Bayrak indirilirse biz orada duramayız’ demişti, şanlı bayrağımızı indirmek isteyeni indirdi. Özel Kuvvetler‘den yetişen Hasan Kundakçı Paşamız bugün aramızda yok, bayrağımızı indirtmeyen, indirmeye çalışanı bir işaretiyle gönderde vurduran komutan olarak tarihe geçti. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Biz, Türk milleti olarak, ‘Ben komutanım’ diyenlerden bu hareketi bekleriz. Çünkü millet olarak şiarımız budur; bayrak inmez, vatan bölünmez.”

İLKAY ŞİMŞEK: İŞÇİ DEĞİL, PATRON SEVİNDİ..
30 Aralık 2025 Tarihli Haber
DYP Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, 28 bin 75 lira olarak belirlenen asgari ücretin emekçi kesimleri bir kez daha açlık ve sefalete sürüklediğini belirterek, bu rakamın sadece patronları sevindirdiğini söyledi.
Ardahanlı Doğru Yol Partisi (DYP) Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, milyonlarca insanın yoksulluk sınırının üstüne çıkmasını beklediği asgari ücretin yüzde 27’lik artışla bir kez daha açlık sınırının altında bırakılmasını sert dille eleştirdi.
DYP Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, “İşçiler, emekçiler yeni yıla mutsuz ve umutsuz girerken, bir avuç patronun adeta zil takıp oynadığını görüyoruz, bu hangi vicdana sığar” dedi.

İlkay Şimşek konuya ilişkin şu açıklamada bulundu: “Önümüzdeki dönemi kapsayacak rakamın belirlendiği asgari ücret görüşmeleri çok önemliydi, milyonlarca işçiyi, ailesini, çocuklarını, onların umutlarını ilgilendiriyordu, iktidar ve ortakları için büyük bir fırsattı, ancak bu fırsatı iyi kullanamadılar. İktidar alın terine, emeğe, cana, sadece 28 bin 75 lirayı reva gördü, bir kez daha işçiyi değil patronları mutlu etmeyi seçti. Açıklanan rakam ne asgari ücretlinin, ne kamuoyunun, ne de bizim kabul edeceğimiz bir rakam değildir, zaten buradan doğru, hakkaniyetli bir rakam çıkacağını da beklemiyorduk, böyle olacağını işçi sendikaları da biliyordu, bu nedenle toplantılara bile katılmadılar, masanın bir bacağı hep kırıktı. Sonuçta işçiler, emekçiler yeni yıla mutsuz ve umutsuz girerken, patronların adeta zil takıp oynadığını görüyoruz, bu hangi vicdana sığar. Bakın bir patron ne diyor; ‘Yüzde 27’lik asgari ücret artışıyla mevcut ekonomik şartlar dahilinde enflasyonla mücadelenin de bir parçası olarak sosyal dengeyi önceleyen bir adım atılmıştır, ekonomik dengeleri gözeten, istihdamı ve üretimi korumayı amaçlayan bir yaklaşım olmuştur’. Açlık sınırının altında kalmış bir asgari ücret karşısında sarf edilmiş bu sözler vicdanları sızlatmaktadır.
“DOĞRU YOL’DA BİRLEŞELİM
Asgari ücretin net 28 bin 75 lira, brüt 33 bin 30 lira olarak açıklanmasını içimize sindiremiyoruz, bu rakamı kabul etmemiz mümkün değildir, belirlenen rakam çalışanların geçim koşullarını karşılamaktan uzaktır. Asgari ücret artık bir geçim ücreti haline gelmiştir, ücret belirlenirken gıda, kira, eğitim ve ulaşım başta olmak üzere temel harcama kalemlerindeki artışların gerçek verilerle dikkate alınması gerekir, TÜİK verileriyle, yanıltıcı rakamlarla bir yere varılamaz, ayrıca mevcut yapı değişmediği sürece Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan emekçi kesimleri tatmin edecek bir sonuç çıkmayacağı da ortadadır.
Doğru Yol Partisi olarak işçilerimizin açlığa mahkum edilmesini, emeğin, alın terinin ucuzlatılmasını, milletin yoksullaştırılmasını kabul etmiyoruz. Sarayın bir günlük harcaması 58 milyon lira iken, işçiye bir yıl boyunca ayda 28 bin lira ile geçin demek insanı değildir.Asgari ücretli günlük kazancıyla bir kilo et dahi alamazken, yerli ve yabancı tekeller, sermaye kuruluşları kârlarına kâr katmaya devam edecektir. Milletin kurtuluşu iktidarın dayattığı açlık politikalarına boyun eğmekle değil, birlikte, örgütlü ve kararlı bir mücadeleyle mümkün olur. Vakit, Doğru Yol’da birleşme vaktidir. El ele verirsek aşamayacağımız engel, çözemeyeceğimiz sorun yoktur.”

EKOMOMİ BAKANININ SOYDAŞI
Şimşek: Daha yoksul bir yıl geliyor!..
12 Aralık 2025 Tarihli Haber
Ardahanlı DYP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, bütçe görüşmelerinin yeni yılda da milletin yoksulluk ve açlıkla sınanacağı gerçeğini ortaya koyduğunu söyledi.
Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, ülkenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durumu değerlendirdiği açıklamasında, “Milletin seçilmiş vekillerinin, iktidarın atanmış bakanlarına yönelttiği soru önergelerinin tamamına yakını cevapsız kalmıştır, kanun teklifleri ret edilmiştir, nedeni tabi ki iktidarın yönetim zaafiyetidir, liyakatsizliğidir, iş bilmezliğidir. Bu durum ülkemizi geriye götürmüş, milleti yoksulluk batağına saplamıştır, bütçe görüşmeleri de had safhaya ulaşmış yoksulluk ve açlığın şiddetinin artarak devam edeceğini ortaya koymuştur” dedi.
Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek’in soydaşı, Ardahanlı siyasetçi İlkay Şimşek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Dünya ülkeleri çok kutuplu, daha şeffaf, milli kaynakları arttırıcı ve sürdürülebilir yönetim anlayışına yönelirken, ülkemizde bu durumun tam tersi yaşanmakta, kişiye bağlı, kapalı, hesap vermeyen, milli kaynakların yok edildiği bir yönetim biçimi ortaya konmaktadır. TBMM’de milletvekillerinin bakanlara yönelttiği soru önergelerinin birçoğu cevapsız kalmıştır, binlerce önergeye yanıt verilmemiştir. Bu bakanlar ve bakanlıkları, vekillerin çok sayıda soru önergesine yanıt vermemeye devam ediyor. Örneğin bu bakanlıkların başında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı geliyor, onu İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı takip ediyor. Meclis’te sadece AKP’nin verdiği yasa teklifleri kanunlaşıyor, onun dışında hiçbir partinin teklifi yasalaşmıyor. İktidarın yasalaşan teklifleri de milleti değil, sermaye dünyasını, 5’li çeteleri ve yandaşları memnun ediyor.”
BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ UMUTLARI KIRDI
TBMM genel kurulu 2026 yılı bütçe kanunu teklifi görüşmelerinin milletin beklentisini karşılamadığını, milyonların umudunu kırdığını ifade eden İlkay Şimşek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizde çarşı, pazar yangın yeridir, işçi, çiftçi, esnaf, emekli açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. İktidarın yönetim zaafiyeti, liyakatsizliği, iş bilmezliği tüm emekçi kesimleri perişan etti, milleti yoksulluk batağına sapladı. 2026 yılı bütçe kanunu teklifi görüşmeleri de milletin beklentisini karşılamaktan uzaktır, milyonların umudunu kırmıştır. Türkiye adeta bir vergi cenneti olmuştur ve verginin tamamına yakını işçiden, çiftçiden, esnaftan, emekliden, hatta işi, geliri olmayandan dâhi alınmaktadır. Mutfaktaki tüpten tırnak makasına, elektrikli ev aletlerinden yatak, yorgana kadar milletin her ihtiyacından vergi alınırken, yüksek gelirlinin pırlantasından, elmasından, yatının mazotundan vergi alınmamaktadır. Gelir vergisi nedeniyle milletin maaşının 4’te 1’i vergiye gitmektedir, ancak bizim iktidarımızda çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınacak, hiç kazanmayandan hiç vergi alınmayacaktır. Hasta insanlar Devlet hastanelerinde randevu sırası bulamıyor, özel hastaneye gittiğinde de fark adı altında para ödemek zorunda bırakılıyor. Bu rakamlar yeni yılda çok daha fazla artmış olacak. Büyükşehirlerde satılık evler 7 milyon liraya kadar ulaştı, konut sahibi olanlar yüzde 60’lardan yüzde 50’lere geriledi. Çiftçinin durumu içler acısı, artık üretmek istemiyor, çünkü zarar ediyor, elinde, avucunda bir şey kalmadı, çiftçinin aldığı mazottan ötv kalkmalı, en azından bu yapılmalı, ama bütçede yine böyle bir şey yok. Bütçe kanunu kimlerin servetinin büyüyeceğine, kimlerin ekmeğinin küçüleceğine karar verir, bu bütçe yine zengini zengin, fakiri fakir etmiştir, milletin refahı adına tek bir madde yoktur. Hesap yine sandığa kalmıştır.”
SOKAKTA SUÇ VARSA, EKONOMİDE KRİZ VARDIR
Bir ülkenin sokaklarında suç ve uyuşturucu çeteleri rahatça geziyor ve sayıları her geçen gün artıyorsa, bu durumun ekonomik krizden bağımsız düşünülemeyeceğini söyleyen İlkay Şimşek açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Yaklaşık 3 trilyon lira faiz ödemesiyle faiz lobilerinin, yaklaşık 800 milyar lira vergi istisnasıyla zenginlerin, yaklaşık 250 milyar lira garanti ödemesiyle yandaşların, beşli çetelerin, seçkin bürokrasinin keyfine keyif katacak, ama milletin canına okuyacak, yoksulun ekmeğine kan doğrayacak 2026 yılı bütçesi, hızla artacak olan sosyal sorunların da habercisidir. Efsane liderimiz rahmetli Süleyman Demirel’in söylediği gibi, ‘Enflasyon ahlakı bozar’. Yüksek enflasyon düşük ücretin, iğneden ipliğe gelen zamların, mutfakta yangının habercisidir ve tüm bunlar kitlesel ekonomik çöküşü yaşatmaktadır. Nihayetinde sosyo-ekonomik çöküşler beraberinde ahlaki çöküşü de getirmektedir. Hayatının en güzel yıllarını 22 bin 800 lira maaş alarak geçiren bir asgari ücretli işçimiz, varlıklı bir insanın sadece öğle yemeğine bu parayı ödediğini görünce, bu iktidardan, yönetenlerden, ülkesinden duygusal kopuş yaşamakta haksız değildir.
Borcu borçla kapatan, kredi kartından çekip öbür kartını ödeyen insanlarımız tefecilerin eline düşüyor, yasadışı bahse bulaşıyor, türlü suçlara karışıyorlar. Ne yazık ki en çok da gençlerimiz suç örgütlerinin ağına düşmektedir. Bugün ülkemizde üniversite bitirmiş ama iş bulamamış, iş bulsa bile asgari ücrete mahkum edilmiş, evlenmek isteyen ama evlenemeyen, evlenip de çocuğuna süt alamayan milyonlarca gencimiz var. Tüm bu sorunlar karşısında çözüm bulamayıp ruh sağlığını yitirme noktasına gelen, ilaç kullanan, sonrasında bağımlı olan gençlerimiz var. İktidar mensupları unutmasın ki, yitirilen her genç, yok olan geleceğimizdir.”
Uyuşturucu kaçakçılığı ülke sınırlarını aştı!
13 Ekim 2025 Tarihli Haber
Ardahanlı Doğru Yol Partisi (DYP) Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, “Uyuşturucu kaçakçılığı ülke sınırlarını aşan bölgesel ve uluslararası düzeyde bir suç türü haline gelmiştir” dedi.
Partisinin iktidarında uyuşturucu ticaretinin bölgesel ve uluslararası düzeyde bağlantılarının ortaya çıkartılarak bu konuda ciddi çözümler üretileceğini ifade eden İlkay Şimşek konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi:

“Bağımlı sayısında dünya çapında artış olması, uyuşturucu kaçakçılığındaki yüksek kâr payı, terörist örgütlerin bu kârdan artan ölçüde pay alma arayışına yönelmeleri ve teknolojik gelişmeler, uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığını hızlandırmış ve sorunu küresel düzeyde kapsamlı mücadeleyi gerektiren başlıca bir sorun haline getirmiştir.
Ortadoğu’da rejim, harita ya da çalkantılı her büyük olayda bir şeyler değiştiğinde uyuşturucunun rotasının da değiştiğini ve suç mahalini etkilediğini hatırlatmak isterim. Milyar dolarlık uyuşturucu rantı da Meksika örneğinden bilindiği gibi, uyuşturucu kartellerinin neredeyse bir ülkede darbe yapacak kapasiteye erişmesini sağlıyor. Deyim yerindeyse sentetik uyuşturucu ülkeleri tehdit eden bir milli güvenlik sorununa dönüşmüş durumdadır.
Dünya çeşitli tehlikelerle karşı karşıya ve bunların en önemlisi şu anda terörizmle uyuşturucu ticaretinin iç içe girmesidir. Ne yazık ki Nato, 2009 yılına kadar terörizmin uyuşturucu ile finanse edildiğini asla kabul etmedi, 2009 yılında kabul ettiğinde ise Afganistan gibi bir çok ülkede iş işten geçmişti. Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle uyuşturucu kaçakçıları tarafından Asya kökenli uyuşturucuların Avrupa’daki uyuşturucu piyasalarına ulaştırılmasında transit güzergahı olarak kullanılmaya çalışılması, uluslar arası planda bu sorunla mücadelede önemli bir işlev üstlenmesine yol açmıştır.”
GEREKLİ ÇALIŞMALAR YAPILMIYOR
Uluslararası uyuşturucu kurulunun son raporunda Türkiye ve Ortadoğuyu ilgilendiren önemli tespitler bulunduğunu söyleyen İlkay Şimşek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Uyuşturucu madde kullanımı ve bu sorunla mücadelede ortaya konulan kamu politikalarının analiz edilmesi, uygulamada eksik yönlerin tespiti ve etkili politikaların yürürlüğe konulabilmesi açısından oldukça hayati bir öneme sahiptir. Ancak Türkiye’de uyuşturucu madde sorunu ile mücadele alanında yeterli sayı ve içerikte kamu politikası analiz çalışmaları bulunmamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı gençlerin Türkiye’de uyuşturucu madde sorunu ile mücadeledeki farkındalık düzeylerini tespit ve analiz etmektir. Gençler uyuşturucu madde konusunda ne kadar bilgi sahibidir? Ülkemizde uyuşturucu madde sorunu açısından gençler çözüm adına alınan önlemler veya oluşturulmuş kamu politikaları için ne düşünmektedir? Uyuşturucu ile mücadele alanında faaliyet gösteren kamu kurumları gençler tarafından ne ölçüde bilinmektedir? ‘Türkiye’de uyuşturucu kullanımının engellenmesi ve uyuşturucu ticaretinin siyasi bağlantılarının araştırılması’ önergesi TBMM Genel Kurulu’nda reddedilmiştir. DYP iktidarında hem uluslararası düzeyde, hem de bölgesel düzeyde uyuşturucu sorununu ele alıp, uyuşturucu ticaretinin siyasi ve küresel bağlantılarını ortaya çıkararak, bu konuda ciddi çözümler üretmek için mücadele vereceğiz. Halkımızın, terör örgütlerinin ve uyuşturucu kartellerinin küresel düzeyde nelere hizmet ettiklerini anlaması ve bu mücadeleye bizimle birlikte katılması için bilinçlendirilmesi adına, yeni sistemler geliştirmek öncelikli görevlerimiz arasında yer alacaktır.”
Türkiye’nin Kronik Sorunları Çözülmeden
Gelecek Güvenli Değil..
Ardahanlı Doğru Yol Partisi (DYP) Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, haberebakis.com’a verdiği röportajda Türkiye’nin kronikleşmiş ve çözülemeyen sorunlarını samimi bir şekilde değerlendirdi. Şimşek, sorulara net ve kararlı cevaplar verirken, bilinen siyasetçi profilinden uzak bir üslup kullandı.
Orman yangınları konusunda Şimşek, kanunların yetersiz kaldığını ve yeni hukuki düzenlemelerin elzem olduğunu belirtti. “Ormanlarımızla beraber köylerimiz, köylülerimiz, görevli ve gönüllü insanlar, evcil ve yaban hayvanlarımız yanıyor, ölüyor, doğamız yok oluyor, geleceğimiz kararıyor” diyen Şimşek, ormanları yakan ve azmettirenlere en ağır cezaların verilmesi gerektiğini vurguladı.
Yangınlarla ilgili başlatılan soruşturmaların sonuçlarının bilinmediğini ve toplumun bilgiye erişimde yetersiz kaldığını ifade etti. Sahte diploma skandalına değinen Şimşek, bu tür dijital sistemlere sızmaların Türkiye’nin ulusal egemenliği ve kamu güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. “BTK, MEB, YÖK ve 14 üniversitenin dijital sistemlerine girilmesi, dijital kimlik altyapısı ve kamu anahtar altyapısının tarumar edilmesi, yalnızca eğitim alanını değil sağlık, tapu, milli emlak gibi kritik kamu sistemlerini de etkiliyor. Bu durum devletin ve vatandaşların güvenliğini riske atıyor” ifadelerini kullandı.
Rezerv alan düzenlemesini ele alan Şimşek, mülkiyet haklarının ciddi şekilde zedelendiğini ve vatandaşın tapulu malına devlet eliyle el konulmasının önünün açıldığını belirtti. 6306 sayılı yasaya göre mülklerin riskli olup olmadığına bakılmaksızın kamulaştırılabileceğini ve vatandaşın itiraz hakkı bulunmayacağını ifade eden Şimşek, bunun bir “mülksüzleştirme süreci” olduğunu söyledi. Türkiye’de altın piyasasının geleceğine dair değerlendirmesinde Şimşek, İstanbul Altın Rafinerisi’ne yönelik operasyonlar ve Merkez Bankası Başkanı’nın yastık altı altınları enflasyonun sebebi olarak göstermesinin, altın piyasasında yeni ve kısıtlayıcı bir dönemin başlayabileceğini gösterdiğini kaydetti.
Yastık altı altınların kayıt altına alınması, yasa dışı sayılması, cezai yaptırımlar veya vergilendirmelerin gündeme gelebileceğini belirtti. Uyuşturucu ile mücadele ve stratejik madenler konusunda ise Şimşek, Türkiye’nin güvenlik ve ekonomi açısından ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Gençlerin farkındalık eksikliğinin mücadeleyi zorlaştırdığını, stratejik madenlerin ise ekonomik bağımsızlık için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Terörle mücadeleye değinen Şimşek, masum insanların sebepsiz ve umarsızca katledilmesine dikkat çekti. “Bu ülkeye barışı ve huzuru katil bir ebleh ve etrafındaki goygoycular değil, evlerinde sevdiklerinin ardından helva kavuran, sıvasız evlerine bayrak asan, arı, duru, temiz vicdanlar getirecek. Nasıl mı? Elbette adaleti sağlayarak…” dedi.
Son olarak Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm önerilerini paylaşan Şimşek, Doğru Yol Partisi’nin ‘Geniş Merkez’ siyasetiyle toplumsal uzlaşı ve ortak aklı önceliklendirdiğini belirtti. İşsizlik, düşük alım gücü, çiftçinin ve esnafın zor durumu, yoksulluk ve açlık gibi sorunların, partili-partisiz tüm vatandaşların katılımıyla çözülmeye çalışıldığını söyledi. “Vakit; gerçek sahibinin millet olduğu bir büyük ‘Geniş Merkez’ de buluşma vaktidir” diyerek mesajını özetledi.

İLKAY ŞİMŞEK: CUMHURİYETİMİZİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN
DOĞRU YOLDA BULUŞUYORUZ
DYP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, “Ülkemizin ve milletimizin topyekûn kalkınması, zenginleşmesi, topraklarımızın baştan sona imar ve inşa edilmesi, en önemlisi de Cumhuriyetimizin güçlendirilmesi için Doğru Yol’da buluşuyoruz” dedi.
HABER MERKEZİ- Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, “Doğru Yol Partisi Türkiye Cumhuriyeti’nin partisi, vatandaşın partisi, sizin partiniz, köylünün, kentlinin, öğrencinin, öğretmenin, işçinin, memurun, hepinizin partisi” diyerek, yeniden geldiklerini, kolları sıvadıklarını, ülkenin ve milletin topyekûn kalkınması, zenginleşmesi, baştan sona imar ve inşa edilmesi yönündeki çalışmaları devam ettireceklerini söyledi. İlkay Şimşek partisinin çalışmalarıyla ilgili şunları söyledi: “Süleyman Demirel’in 1965 ile 1971 yılları arasında başbakan olduğu dönemde Boğaziçi Köprüsü, Ereğli Demir Çelik İşletmeleri ve Keban Barajı gibi büyük yatırımlara imza atıldı.
Bu dönemde Türkiye’de enflasyon yüzde 5, kalkınma hızı yüzde 7 seviyesindeydi. Demirel’in hedefi, Türkiye’yi bir uçtan bir uca inşa etmekti. Üç temel alanda alt yapı lazımdı; bunlardan biri enerji, biri ulaşım, biri de iletişimdi. Eğitimden sağlığa, sanayiden tarıma, sulamadan enerjiye, iletişimden ulaşıma kadar aklındaki ve yüreğindeki projeleri hayata geçirmek için insanüstü gayretler gösteren Süleyman Demirel’e, Türkiye’yi inşa çabası karşılığında halk tarafından ‘Barajlar Kralı’ ünvanı verilmesi boşuna değildir. Demirel’in 50 yıllık devlet hizmeti süresi içinde sahiplendiği, imza attığı, gerçekleşmesinde önemli rol oynadığı büyük projeler hep bu büyük ideale yöneliktir.”
DEMİREL’İN HAYATA GEÇİRDİĞİ PROJELER SAYMAKLA BİTMEZ
Süleyman Demirel’in hayata geçirdiği ve her biri kalkınma hamlesi olan dev projelerin saymakla bitmeyeceğini söyleyen DYP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Demirel’in, ‘Gerek mühendislik ve mimarlık bakımından taşıdığı haşmet, gerek bu ülkenin insanlarına sağladığı faydalar bakımından gerçekten büyük bir proje’ olarak nitelendirdiği Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) belkemiğini oluşturan, 1966 yılında temelini attığı Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali’ni, Fırat ve Dicle nehri üzerinde kurulan başka barajlar izledi. Diğer yandan Seyhan, Kemer, Hirfanlı, Gökçekaya, Oymapınar, Ceyhan Aslantaş, Altınkaya ve Deriner Barajları, Türkiye’deki barajların büyük çoğunluğunda damgası bulunan Demirel’in Barajlar Dairesi Başkanlığı’ndan Cumhurbaşkanlığı’na uzanan süreçte gerçekleşmesine katkı sağladığı, öncülük ettiği projelerden bazılarıdır. Afşin-Elbistan Termik Santrali, Van Engil Hidroelektrik Santrali, Seyitömer Termik Santrali ve bir çoğu imzasını attığı diğer önemli enerji projelerindendi. ‘Sanayileşme, Türkiye kalkınmasının olmazsa olmaz şartlarındandır’ değerlendirmesini yapan Demirel’in Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde çimento fabrikalarından demir-çelik işletmelerine, ferro-krom tesislerinden petrokimya komplekslerine, kâğıt fabrikalarından otomobil fabrikalarına, tersanelerden petrol boru hatlarına, telekomünikasyondan savunma sanayi tesislerine ve benzeri pek çok proje hayata geçirildi. Türkiye’nin tarım, köy ve köylü sorununu çözmedikçe, ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarını çözemeyeceğini düşünüyoruz. Bu nedenle bir yandan tarımda üretimin ve verimliliğin artması, sulamanın geliştirilmesine yönelik projeler, diğer yandan köy ve köylü sorununun çözümü için tarım ve hayvancılık konusunda çalışmalar yapıyoruz.”
BİR OLURSAK GÜÇLÜ OLURUZ
İlkay Şimşek açıklamasını şu sözleriyle sonlandırdı: “Siyasi geçmişimizden bugüne temel amacımız demokratik Cumhuriyetin güçlendirilmesi, ülkemizin kalkınması ve müreffeh, mutlu, büyük Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında hak ettiği yeri alması olmuştur. Başta Büyük Önder Atatürk’ün ülkemize kattığı bizi biz yapan değerleri, Demirel’in bıraktığı yerden bayrağı devralarak ilerletmeye, arada geçen zaman içerisinde kaybedilen her bir öz kaynağımızı ve ülkemizin değerlerini yeniden geri kazanmaya kararlıyız. Yeri geldiğinde Atatürkçü’den daha Atatürkçü, ülkücüden daha ülkücü, milliyetçiden daha milliyetçi, muhafazakârdan daha muhafazakâr olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarının ellerinden tutup, içinde oldukları ahval ve şeriattan çekip çıkartmaya geldik. Doğru Yol Partisi hepimizin çatısı olmak için burada. Ne kadar birlik olursak, o kadar güçlü oluruz. Güçlü bir Türkiye için yeniden hep birlikte Doğru Yol’da yürüyelim.”

İlkay Şimşek’ten Kurban Bayramı Mesajı;
“Milletimizin Değerleriyle, Doğru Yolda Hep Birlikte Yürüyoruz”
Ardahanlı Doğru Yol Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi İlkay Şimşek, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda hem bayramın manevi iklimine hem de toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Şimşek, mesajında milli ve manevi değerlere sahip çıkmanın, Türkiye’nin geleceği açısından hayati bir rol taşıdığına vurgu yaptı.
Bayramların sadece dini bir vecibe değil, aynı zamanda millet olmanın en kıymetli göstergelerinden biri olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:
“Kurban Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın, hoşgörünün ve kardeşliğin simgesidir. Bu kutsal günlerde kırgınlıkları geride bırakmalı, gönül köprülerini yeniden inşa etmeliyiz. Her bayram, milletçe yeniden kenetlendiğimiz, ortak duygularda birleştiğimiz müstesna bir zamandır.”
Doğru Yol Partisi’nin temsil ettiği siyasi çizginin de altını çizen Şimşek, mesajında partinin temel değerlerine atıfta bulunarak, vatandaşlara umut dolu mesajlar verdi:
“Bizler Doğru Yol Partisi çatısı altında, yıllardır olduğu gibi bugün de milletimizin hizmetindeyiz. Adaletin, hakkaniyetin ve demokratik teamüllerin hâkim olduğu bir Türkiye idealiyle, doğru yoldan sapmadan yürümeye devam ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki bu milletin asıl gücü; tarihinden, kültüründen ve birlik ruhundan gelir.”
Şimşek, mesajının sonunda ise tüm vatandaşların bayramını şu sözlerle kutladı:
“Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur, bereket ve barış getirmesini temenni ediyorum. Bayram boyunca sergilenecek dayanışma, toplumsal kardeşliğimizin pekişmesine vesile olsun. Aziz milletimizin her bir ferdinin bayramı mübarek olsun.” dedi.

DYP’li İlkay Şimşek;
“Milletine Hizmeti Şiar Edinmiş Bir Liderdi”
16 Haziran 2025 Tarihli Haber
Doğru Yol Partisi (DYP) Genel İdare Kurulu Üyesi İlkay Şimşek, Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı ve DYP’nin kurucu lideri Süleyman Demirel’in vefatının 10. yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir anma mesajı yayımladı.
Şimşek mesajında, Süleyman Demirel’in sadece bir devlet adamı değil, aynı zamanda Türkiye’nin demokrasi mücadelesine damgasını vurmuş büyük bir lider olduğunu vurguladı. “O, her koşulda milletine hizmet etmeyi şiar edinmiş, devlet aklını ve siyasi nezaketi birleştiren bir isimdi” ifadelerine yer veren Şimşek, Demirel’in siyaset anlayışının bugün bile yol gösterici olduğuna dikkat çekti.
“Türkiye’nin zor dönemlerinde istikrarın ve akılcılığın sesi olan merhum Cumhurbaşkanımızı rahmet ve minnetle anıyoruz” diyen Şimşek, mesajını şu sözlerle tamamladı:

Onun mirası, yalnızca bir siyasi geçmiş değil; Türkiye’nin kalkınması, demokratikleşmesi ve barışı için verdiği mücadeledir. Süleyman Demirel’i saygı ve özlemle yad ediyoruz.”
Süleyman Demirel, 17 Haziran 2015’te hayatını kaybetmişti. Türk siyasi tarihinin en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilen Demirel, arkasında derin bir iz ve saygın bir miras bıraktı.

ARDAHANLI GAZETECİ HAYATA GÖZ YUMDU..
Aynı zamanda Ardahanlı Erdal Karasansar’ın abisi de olan Ardahan Çıldırlı Gazeteci hayata göz yumdu.
CHP’li Belediye Başkanı Utku Caner ve Ardahanlı Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka’nın geçtiğimiz günlerde yapılan son operasyonla tutuklanan İstanbul Avcılar’da gazetecilik yapan Ardahanlı Gazeteci Gürsel Karasansar uzun yıllardır mücadele ettiği kanser iletine yenilerek hayata göz yumdu.
Gazeteci Gürsel Karasansar‘ın bugün İkindi namazında İstanbul Avcılar merkez camiden kılınacak cenaze namazı ardındna toprağa verileceği öğrenildi.

İLKAY ŞİMŞEK: BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE İZLEMİŞTİK
10 Mart 20225
DYP GİK Üyesi İlkay Şimşek, Öcalan’ın PKK’nın feshedilmesine ilişkin çağrısına milletin neredeyse hiç bir reaksiyon göstermediğini belirterek, “Biz bu filmi daha önce de izlemiştik, sonu hayırlı bitmemişti, millet o yüzden temkinli” dedi.
HABER MERKEZİ- Ardahanlı Doğru Yol Partisi (DYP) Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi, Anadolu Düşünce ve Strateji Merkezi Temsilcisi İlkay Şimşek, DEM Parti İmralı heyetinin Öcalan’ın çağrısını kamuoyu ile paylaşmasının ardından bir açıklama yaparak, “Biz bu filmi daha önce izlemiştik, üstelik başrol oyuncuları da, figüranları da aynıydı, sonu hayırlı bitmemişti, millet o yüzden temkinli” dedi.
Ardahanlı DYP GİK Üyesi İlkay Şimşek yaşanan gelişmelere dair görüşlerini şöyle ifade etti: “Öcalan beklenen çağrısını yaptı ve örgütün silah bırakması gerektiğini söyledi, peki söyledi de ne oldu, millet olumlu bir reaksiyon mu gösterdi, tabi ki göstermedi, tepkisiz kaldı, çünkü bu filmi daha önce izledi, tüm oyuncuları, tüm replikleri ezbere biliyor, kimin kimlerle ne yapmak istediğini biliyor, bu işlerin çağrıyla, kağıttan süslü laflar okuyarak olmayacağını da biliyor.
PKK fesh edilecekse, gerçek niyetleri buysa zaten ederler, birilerinin çomakla dürtmesine gerek yok. Devletin de örgütle müzakere etmesine gerek yok, çünkü devletler örgütlerle müzakere etmezler, mücadele ederler.
Gerçek bir barış; her bir vatandaşımıza aynı hukukun uygulandığı, insanımızın umut ve aidiyet duygularının örselenmediği, ötekileştirilmediği, birbirine düşman yapılmadığı ve en önemlisi vicdanların huzur bulduğu bir samimiyetle mümkündür. Bizler, açıklamalara değil samimiyete ve ne yapılacağına bakacağız. Milletimizin de beklentisi bundan ibarettir.
MİLLET GERÇEK GÜNDEMİ BİLİYOR
İktidar ve ortaklarının ülkeyi gerçek gündeminden uzaklaştırmak için her yolu denediklerini söyleyen Ardahanlı siyasetçi İlkay Şimşek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Milletin önceliği yaşadığı yoksulluk ve açlığın bir an önce sona ermesidir, alım gücünün artmasıdır, asgari ücrete ve emekli maaşına insan onuruna yakışır bir artışın yapılmasıdır, emeğinin, alın terinin karşılığını almasıdır, iş bulmasıdır, çoluğunun çocuğunun rızkını çıkartmasıdır. Alın teriyle çalışanlara, yıllarca bu memlekete hizmet etmiş emeklilere yapılan muamele, layık görülen maaş ülkeyi yönetenlerin ayıbıdır. Ülkenin ve vatandaşların tek gündemi budur, yani ekonomidir, ekonomik buhrandır, bunun dışında bir şey konuşmak herkes için zaman kaybıdır. Oysa iktidar ve ortakları ekonomi konuşulmasın, gerçekler örtbas edilsin diye akla hayale gelmeyen konuları gündeme taşıyor, türlü oyunlarla milleti oyalıyorlar. Öyle ki daha önce denenmiş, kan ve göz yaşıyla sonuçlanmış, başarısız olmuş bir oyunu yeniden sahnelemekten bile geri durmuyorlar. Oysa laf cambazlığı yaparak, boş hayaller satarak, suni gündemler oluşturarak ülke yönetme devri bitmiştir, milletin aklıyla dalga geçme dönemi bitmiştir, milletin derdi geçimdir, çaresi de seçimdir. Millet sandığa gideceği günü iple çekmektedir.”

ARDAHAN’IN ‘VATAN TOPRAKLARINA KATILIŞININ 104. YIL DÖNÜMÜ’ mesajları ve reklamlarınız haber sitelerimiz, gazetelerimiz, TEMPO TV, YouTube ArdahanHaberTV’de ve sanal ortamlarımızda binlere ulaşır.. Sende ara mesaj, reklam ver.. 05354183258
Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,
Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258
BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..
Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,
Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..
https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/
Ardahanlı iş insanı Gürsoy Karataş’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı BYM Fashion Giyimde yıl sonu indirimler bir TIK’la Gar dolabınızda.. www.bymfashion.com

EHLİYETİNİZİ ALMAK İÇİN ÖNCE BİZE ULAŞIN
TAY SÜRÜCÜ KURSLARI
Veysel Karatay
0 532 324 02 35































