AK Parti Ardahan Milletvekilinin üzerinde bir kınuşma yaptığı ‘Yeni Tapu Kanunu’ TBMM’de Kabul Edildi
Fahiş aidatlara ilişkin hükümleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ile 375 sayılı kanun Hükmünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ile 375 sayılı kanun Hükmünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda düzenlendi ve kabul edilerek yasalaştı. 304 milletvekili oy kullandı. 241 kabul oyu kullanılırken, 63 red oyu kullanıldı.
Meclise gelen misafirleri ile bir bir yakinen ilgilenen AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’un mecliste yaptığı konuşmada şöyle dedi.
Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,
Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi; kamuoyunda ihtiyaç duyulan bazı yapısal iyileştirmeleri hayata geçirerek kamu hizmetlerini de daha hızlı ve daha etkin hale getirmeyi amaçlayan önemli bir düzenlemedir.
Taşınmaz yönetiminde veri temelli, dijital ve bütünleşik yapı güçlendirilmekte; kurumlar arası koordinasyon artırılmaktadır. Bu sayede karar alma süreçleri hızlanırken, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması hedeflenmektedir.
Sosyal konut politikaları açısından da önemli adımlar atmaktayız.
TOKİ için yürütülen süreçlerin hızlandırılması, bürokratik yüklerin azaltılması ve üretim kapasitesinin artırılması; özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımız için önemli bir kolaylık sağlayacaktır.
Aynı şekilde afet sonrası yeniden inşa süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi; hem devletimizin müdahale kapasitesini artıracak hem de vatandaşlarımızın hayatlarını daha hızlı şekilde yeniden kurmalarına katkı sunacaktır.
Bu yönüyle teklifimiz, “sosyal devlet ilkesini güçlendiren bir adımdır.”
Değerli Milletvekilleri,
Toplumda en çok karşılık bulan başlıklardan biri olan “kooperatifler ve site aidatları” meselesine de değinmek isterim.
Günümüzde birçok vatandaşımız site ve apartman yaşamının içinde yer almakta; ancak aidatların belirlenmesi ve harcanması konusunda zaman zaman tereddütler yaşanmaktadır. Avans toplama ve keyfi aidat artışı gibi site yönetimlerinin elinde ki sınırsız yetki kat maliklerinin mağduriyetine yol açmaktadır.
Bu teklif ile;
• Bu yetkinin kat malikleri kurulunca belirlenmesi ve onaylanmasını,
• Yönetim süreçlerinin daha şeffaf hale getirilmesini,
• Harcamalarda hesap verilebilirliğin artırılmasını,
• Kat maliklerinin haklarının daha güçlü şekilde korunmasını
Amaçlamaktayız..
Bu düzenlemelerin, hem vatandaş memnuniyetini artıracağına hem de komşuluk hukukunu güçlendireceğine inanıyorum.
Yapı kooperatifleri açısından bakıldığında da ortaklık devri ile ortağın maliki olduğu konutun tapusunun devri birbirinden bağımsız yapılabilmektedir. Tapu devri yapılan bir ortak, diğer ortaklarından bağımsız bir şekilde taşınmazını satmakta ve konutlar tamamlanmadan kooperatif ortağı olmayan kişiler malik olabilmektedir. Özellikle etap kooperatifçiliğinde ciddi sorunlar yaşanmaktadır.
Bu teklif ile;
Yapı kooperatiflerinin son konut tamamlanmadan, hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine uygun şekilde kesin maliyet hesaplanmadan ortakların tapu devri yapmalarının ve bu sebeple oluşan mağduriyetlerin giderilmesini amaçlamaktayız.
Ortaklık yapısının netleştirilmesi, teslim süreçlerinin hızlandırılması ve uygulamada karşılaşılan sorunların da giderilmesini hedeflemekteyiz.
Bu da hem vatandaşlarımızın beklentilerini karşılayacak hem de sektörde güven ortamını güçlendirecektir.
Değerli milletvekilleri;
İlk imza sahibi olduğum kanun teklifiyle, Çevre ve yapı güvenliği alanında yapılacak düzenlemelerin de son derece önemli olduğunu bir İnşaat Yüksek Mühendisi olarak belirtmek isterim.
Denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, teknik süreçlerin standartlaştırılması ve kalite odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi; daha güvenli ve sağlıklı şehirler için hepimizin ortak beklentisidir.
Ülkemizin deprem kuşağında bulunması sebebiyle; zemin yapısı ve mevcut yapılaşma durumunun iyi belirlenmesi, yapı güvenliğinin artırılması, kaçak ve denetimsiz yapılaşmanın önüne geçilmesi ve yangın güvenliğine ilişkin tedbirlerin artırılması zorunlu hale gelmektedir.
Bu kapsamda, olası can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi için bu teklifle alınacak önlemlerle dinamik bir çalışma benimsenmesi zorunlu hale gelmiştir. Kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi için ciddi yaptırımlar yapılmaktadır.
Sonuç olarak teklifimizde yer alan düzenlemelerle;
• Kooperatifçilik, Site Yönetimleri ve Kat mülkiyeti sistemini daha şeffaf hale getiriyoruz,
• Yapı denetim süreçlerini güçlendiriyoruz,
• Çevre ve Şehircilik alanında kurumsal yapıyı daha etkin kılıyoruz.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Türkiye Yüzyılı” vizyonu çerçevesinde, “güçlü devlet, güçlü toplum ve sürdürülebilir kalkınma” anlayışını pekiştiren bu düzenlemenin, ülkemizin geleceğine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.
Komisyon ve Genel Kurul aşamasında kıymetli fikir ve önerileriyle kanun teklifimize destek olan tüm milletvekillerimize teşekkür ediyor, teklifin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum..
KANUN NE GETİRİYOR?
Kanunla, Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarınca, konut finansmanı ve sermaye piyasası mevzuatı gereğince düzenlenen değerleme raporunun, düzenlettiren kamu kurum ve kuruluşları, bankalar ve diğer fimans kuruluşları tarafından raporun düzenlendiği tarihte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda ve bedelsiz olarak gönderilmesi zorunlu olacak.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca; 31 Aralık 2027 tarihine kadar (bu tarih dahil), daha önce ihale ilanı verilmiş olmakla birlikte son teklif verme tarihi geçmemiş olanlar dahil olmak üzere sosyal konut ve konut ile birlikte ihaleye çıkılan yapım işlerine ilişkin ihalelerde, alman ihale kararları ve Başkanlık ile işi yüklenenler arasında düzenlenen sözleşmeler damga vergisinden istisna olacak.
İşletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici, gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapacak.
Kanuna göre, inşaatı tamamlayarak etaplar halinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatifleri, yaptıkları ve yapmayı planladıkları tüm inşaatlar tamamlanmadan iş yeri ve konutları ortaklarına tahsis etmiş olsalar dahi tahsis edilen gayrimenkullerin tapusunun devrini yapamayacak. Ayrıca, faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve/veya tespit edilen aylık faaliyet raporunda belirtmeyen çevre danışmanlık firmalarına 75 bin lira ceza verilecek. Kanuna göre, kanıçevre yönetimi hizmeti verenlere, esasları ilgili yönetmelikte belirlenen yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde ceza puanı uygulanacak, uygulanan ceza puanının dört yıl içerisinde 100 puana ulaşması durumunda ise yeterlik belgesi 180 gün süre ile askıya alınacak. Uygulanan ceza puanının dört yıl içerisinde 200 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi iki yıl süreyle iptal edilecek.
Kanunla beraber, yeni yerleşim alanı olarak belirlenen sosyal konut alanı içerisinde bulunan yerlerde ise, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dahil edilecek olanlar ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilecek.
Ayrıca, şantiye şefi, şantiyede yürütülen günlük işlerin ve çalışan yetki belgeli ustaların kaydını Bakanlıkça belirlenecek usule uygun tutmak zorunda olacak. Yangın güvenliğine yönelik periyodik kontrollerde tespit edilen eksiklikler ise 6 aydan fazla olmamak üzere ilgili idaresince verilen süre içinde giderilerek geçerli yangın güvenlik raporu alınacak. Esaslı tadilat gerektiren eksiklikler ise kanuna göre, ilgili idaresinden alınacak ruhsat veya izin ile yapılacak. İlgili idaresince verilecek süre ruhsat veya izin tarihinden itibaren başlayacak.
Kanunla, ruhsata tabi olup ruhsat alınmaksızın veya izin almaksızın yapılacak yapılarda kullanılmak amacıyla hazır betonu piyasaya arz eden ya da piyasada bulunduran kişiler ilgili idare tarafından 500 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Ayrıca, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olurken, tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşecek.
Kanuna göre, mahalli idareler, bağlı kuruluşları, mahalli idare birlikleri ve bunlar tarafından kurulan şirketler ile bunların doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerin yeni şirket kurması, kooperatif kurması, yarısından fazla hissesine sahip olduğu kooperatiflerin yeni şirket veya kooperatif kurması, mevcut veya kurulacak şirketlere veya kooperatiflere sermaye katılımında bulunulması, bedelsiz devir yoluyla olanlar da dahil olmak üzere her türlü hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olunması Cumhurbaşkanının iznine tabii olacak.
Ayrıca kanunla beraber, kamu kurum ve kuruluşları ile bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinin yatırım ihtiyaçlarının karşılanması ve bu taşınmazların daha etkin, ekonomik ve verimli kullanılmasını teminen kamu idarelerine tahsisli Hazine taşınmazlarının tahsislerinin kaldırmasına, kanun gereği tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescili gereken yerlerin re’sen tesciline, kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile kamu hizmetleri için ihtiyaç duyulan yerlerin bedelsiz olarak Hazine adına tesciline, bu taşınmazların Bakanlık veya Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine bedelsiz devredilmesine Bakanlıkça karar verileceği yönünde düzenleme yapılacak.
Laboratuvar kuruluşunda görevli iken çalıştığı laboratuvardaki idari görev dışında başka işte çalışan laboratuvar denetçilerine ve teknik elemanlarına ise kanuna göre, 50 bin lirası idari para cezası verilecek. Beton üreticisine, yapının denetimi için alınan sertleşmiş beton deney sonuçlarının ilgili standardı sağlamadığının tespiti hallerinde ise 500 bin lira idari para cezası verilecek. Ayrıca, beton üreticisine, Bakanlıkça yönetilen izleme sistemi kapsamında dökülen betonlarda, mikser etiketi veya kare kodlu irsaliyenin bulunmaması veya mikser etiketi ile kare kodlu irsaliyenin uyuşmaması hallerinde ise 250 bin lira idari para cezası verilecek.
Kanunla beraber, Türkiye Çevre Ajansın faaliyetlerine başladığı tarihten itibaren 10 yıl süreyle, kamu kurum ve kuruluşlarının personeli Ajansta görevlendirilebilecek. Fahiş aidatlara uygulamalarına yönelik ise düzenleme yapılacak.