Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

ÜZERİNE KOYUN KOMU KURULAN ARDAHAN KENT İÇİ İÇME SUYU MEMBAASI DAVALIKMIŞ!

BÖLGENİN İLK E-GAZETELERİ www.sonvilayet.com
yazıyorsam sebebi var/fakir yılmaz
**Satılık Basın, Paragöz ve İb.. ancı Gazeteci!..
Bugünkü yazıma başlamadan önce şöyle bir dünya ve ülke gündemine göz atayım diye açtığım ulusal bir haber sitesini incelerken, gazetelerimizin basıldığı matbaamızda gazetemizi basan matbaa makinamızın baskı yaptığı esnada dönen çarkları eşliğinde ‘Yaz gazeteci ya gel bizim köyü de yaz’ müziği eşliğin kısa bir video whatsappıma geliyordu.
Bir gazeteci, bir vatandaş, bir okur olarak defalarca izlediğim o görüntüyü alıp, 19 bine yakın telefon numarasının bulunduğu telefonumun, ‘Yazıyor, yazıyor diyecek olan gazetelerimiz basılıyor’ notu ille durumuna koyarken bu saha da yağsız kaldığı an duran o makinanın çarklarının dönmesi için 36 yıldır nasıl büyük bir mücadele verdiğimi bana bir kez daha hatırlatırken, dün damı akan matbaada sağa, sola kaçırdığımız kurşun harflerle bugün her ay internet ücretini nasıl ödeyeceğimiz düşündüren bilgisayarlarla yazdıklarımızı kağıda basan o baskı makinamızın sesini de duyuyor, elimizi, yüzümüzü, yeni aldığımız gazeteci yelekli elbisemizi de boyayan o boyanı kokusunu da his ediyordum.
Ve dönüp, bu yazıyı okuyanlar başta olmak üzere her basın gününde şaşalı mesajlar bize gönderen siyasiler, stk’çılar, bürokratlar olmak üzere okur denenlerin kaçının kentinde ki, şehrinde ki, mahalle arasında ki bin bir emekle basılan yerel gazetelerin matbaasının yerini bildiğini soruyor ve şu an bu yazıyı okuyanların bu yazının kaç dakikada, kaç saate yazıldığını hiç düşünüp, düşünmediklerinde merak ediyordum.
Evet, babasının oğlu olmanın sorumluğu ile ulusal hakem oğlum Doğu’nun onca işi arasında başında olduğu, sayfa grafiğini yaptığı, yeri geldiğinde babası gibi geçmiş yaşına bakmadan kolunun altına aldığı basılı günlük gazeteleri önce resmi kurumlara sonra ‘600 yıl donra ancak ülkeye getirtilen Matbaası nerde acaba diye hiç merak etmeyen, bu gazete nasıl çıkıyor diye hiç düşünmeyen, reklam vermeyen, abone olmayan’ esnafa, vatandaşa dağıttığı gazetemizin basıldığı esnada bana gelen görüntüyü izlerken, 36 yıldan fazadır her gün bu köşede, ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı bana ayrılan baş köşe yazımın gündeminin ülke ve dünya gündemini değil, birde kendimizi, gazeteciliği, ‘Bizim köyün yollarını da yaz gazeteci’ diyenleri de yazmak gerek diyerek kendi dünyamız da yaşadıklarımızı kısa bir özetini yazmaya başlıyordum.
Çünkü, Göle İlçe teşkilatının halkın olan belediyenin eski yerine çöktüğü, ilçe başkanının Devlet Malzeme Ofisinin kayıtlarında olan belediyenin masasına, koltuğun oturduğu AK Parti’nin yani iktidarın başı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasını dinlediğim esnada, ‘Bu ne tesadüf’ dercesine gazetemizi basan matbaamızın görüntüsü bana geliyordu.
Ve, vergilerini bizimde ödediğimiz TRT dahil kendisine özel bir havuz medya oluşturduğu ileri sürülen Erdoğan’ın çarşamba günkü grup konuşmasında yaptığı konuşmanın satırları arasında ki söylemi de sanki bugün yazacağım yazıyı hissetmişçesine bizzat kulaklarımı çınlatıyordu.
23 yıldır iktidar olan AK Parti’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını takip etmek üzere basın locasında bulunan gazeteciler ile basın locasının arkasında slogan atan partililer arasında gerilim yaşandığı, söz konusu gerilim, Erdoğan’ın konuşmasında basın özgürlüğünden bahsettiği anlara denk gelmesi de ayrı ilgin günün notu olarak önüme düşerken Erdoğan’ın sansür, baskı, ekonomik destek ve en önemli özgürlük isteyen biz gazetecilerin kendileri tarafından değil, CHP başta olmak üzere muhalefet tarafından baskı altına alındığını ima eden konuşmasını dinlerken nedense mutlu olmuyor, moral bulamıyordum.
Çünkü, şu an tedavide olan bizim Tatina kedimizi de bana hatırlatan ve dönüp, ‘Nazo bizim Tatina’dan ne haber, neden artık getirmiyorsun?’ diye sormama vesile olan fotoğrafı ile iktidar olarak kendilerinin hep biz gazetecilerin yanında olduğunu, basın özgürlüğünün yana olduklarını söyleyen, biz gazetecilere baskı değil, maddi, manevi olarak sahiplenilmesi gerektiğini ima eden ve devlet yakasında bir adım ileri gitmediği ile eleştirilen süreçle ilgilide güzel şeyler konuşan aynı Erdoğan aynen şöyle diyordu..
“Hak ve hürriyetlerin genişletilmesinden, devlete çöreklenmiş oligarşik yapılarla mücadeleye; siyaset odaklarının geriletilmesinden milli iradenin güçlendirilmesine kadar her alanda cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarına imza attık, birçok alanda sessiz devrimler gerçekleştirdik. Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını gösteriyorlar diye kürsüden basına parmak sallayanlardan, basın mensuplarını küstahça tehdit edenlerden olmadık. Eleştirilere tahammül gösterdik, yapıcı önerilere kulak verdik. Hukuksuzluklar karşısında hakkımızı yine hukukun içinde aradık. ‘Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız, hepinizden hesap soracağız’ gibi anti demokratik yollara asla tevessül etmedik.’ diyordu.
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri ile biz gazetecilere ne kadar önem (!) verdiğini anlatmaya çalışırken, kendisinin iktidarı döneminde yok denecek kadar azalan, bin bir mana ile kesilen resmi ilanlarımız ve en önemlisi şunu yazsak sabah kapımız çalınacak mı, biz de İsmail Arı gibi onca gazeteci meslektaşımızın olduğu cezaevine gider miyiz? diye düşünülen bir ülkede, biz gazetecilerin neler yaşadığını bilmeden ‘İbancı, paragöz yetmez satılık basın..’ diyenlere de bende biz kez daha bir şeyler yazmak istedim.
Evet, büyük, küçük Turpların, dünyayı olduğu gibi basını da baskı altına almaya çalışan Trumplu dünya gündemiyle unutulan ülke gündeminde bende es geçip, kendi derdimize, gazeteciliğin derdine dönerken aynı gün görüştüğüm bir iş insanının bana, ‘Ya Fakirciğim senin adını neden fakir koymuşlar, hep merak ederim..’ diye sorarken bende şaka karışık, ‘Abi yazar Fakir Baykurt’tan, rahmetli babamın, ahırda, teksir makinası ile bastığı, ‘Fakir dostu’ adlı gazetesinde esinilen adımı fakir koymuşlar ki senin gibi iş insanları reklam versin zengin olsun’ diyerek takılıp, asıl gerçek mesajı versem de ‘Evet ya siz gazetecilerin de yaşaması, yazması gerek onu da fakir olmayan biz iş insanları unutuyoruz’ diyemediğini görüyordum.
Ve seçimlerin yeniden gündeme gelmesiyle bu aralar bir hayli akıllara gelen, omuzlarda taşınan biz gazetecilerin yaptıkları haberleri beğenmeyip, gazetecilerin para karşılığında haber yaptıklarını, ibanlı paragöz olduklarını ve ‘Satılık Basın’ diyerek gazetecilere yönelik alçakça bir tanım yapıldığını, biz gazeteciler gibi zaman zaman sizlerde görüyorsunuzdur.
Ve belki de zaman zaman sizlerde aynı şeyleri düşünüyorsunuzdur..
Ama bizlere ve meslektaşlarıma bu tür alçakça tanımlar yapanların öncelikle gazetecilerden kuyruk acıları olduğunu herkes iyi bilmelidir.
Çünkü bu tür tanımları yapan alçakların çoğunu yine biz gazeteciler iyi tanır ve biliriz..
Ama ben bu alçakların kimler olduğunu sıralayıp, yazmaktansa bu alçakların başını çektiği gazeteci düşmanlarına bir kaç soru soracağım..
1- Siz gazeteciyi suçlarken nasıl geçindiğini hiç düşündünüz mü?
2- Alçakça bir suikast sonucu öldürülürken ayakkabısının altını delik olduğu ortaya çıkan Hrant Dink başta olmak üzere yerel gazetecilerin başını çektiği gazeteci tayfasının yüzde kaçının sizin gibi villada, yatlarda, lüks arabalarda, barlarda, ihale salonlarında, siyasette olduğunu söyleyebilir misiniz?
3- Gazeteciyi ‘Satılık Basın’ diyerek suçlayan siz, 86 milyonluk ülkede yarısı spor, magazin, bulmaca olan topu topu 800 bin gazete ancak satıldığı bu ülkede bugün gazete bayisine gidip, günlük bir gazete alıyor musunuz?
Ve bu ülkede bir milyonu at yarışı, bir milyonu magazin, bir milyonu spor olmak üzere neden ancak 800 bin belki de daha az günlük gazete satıldığını hiç düşündünüz mü?
4- Her hangi bir haksızlığa uğradığınızda ancak aklınıza gelen gazetecinin yazdığı haber ve yorumları dolaysıyla mahkeme kapılarında dolaşırken, hapishanelere atılırken hanginiz gazetecinin arkasından gittiniz?
5- Sanal ortamı fırsat bilip, ‘Gazeteci ‘de kim?’ diyerek es geçtiğiniz gazeteciyi seçimden seçime hatırlayan hatta aday sıralamasına girmek için akıllara getirdiğiniz seçmenler gibi gazetecilerde unutulmuyor mu?
6- Farklı meslek örgütlerinin raporlarına göre Nisan 2026 itibarıyla değişkenlik gösterse de 10-20 civarında olduğu belirtilmektedir. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) verilerine göre 27 Nisan 2026 itibarıyla 14 gazeteci ve medya çalışanı cezaevindedir.
Kısacası, dün sesi halâ kulaklarımız da olan daktilo yazılan, teksir makinası ile sonra da tek tek dizilen kurşun harflerle yazılan yerlerde sürünen ama dünyanın en büyük 3. ekonomisine sahip olan Alamanya’nın üretimde başını çektiği ofset makineyle basılan gazeteleri çıkaran ve seçimlerin yeniden konuşulmaya başlandığı bugünlerde bir hayli hatırı sayılır (!) olan gazetecilere yönelik, İb.. (!) ancı şeklinde alçakça tanımlar yapanlar..
Size soruyorum;
Ve başta türkücü siyasiler olmak üzere herkese soruyorum..
Tek sermayesi düşünceleri, fikirleri ve daha güzel bir ülke, dünya özlemi olan biz gazetecileri, ‘Satılık Basın, İbancı, Paragöz Gazeteci!’ diyerek suçlarken hiç mi vicdanınız sızlamaz? Ve daha dün bu gazetecilerin sizi ‘adam’ diye yazdığını nasıl unutursunuz?.. Yoksa adam olmadığınızdan mı?
Neyse anlayan anlamış ve hakaret, aşağılama ve nefret söylemi olarak sıkça başvurulan argo bir kelimeyi hak edenlerin biz gazetecilere, ‘İbancı’ , ‘Paragöz, Satılık basın’ deyip, yazdıklarımızdan yedikleri sonucu yaşadıkları kuyruk acısını çeken alçaklara gerekli cevabı adı fakir, fikri zengin bir gazeteciden almıştır..’ diyerek, bu ülkede gazetecinin de içinde bulunduğu birini suçlamak için başvurulan ucuz yolların artık terk edilmesini ve gazetecilerin 4. kuvveti dedikleri demokrasinin olmazsa olmazları olduğunu bilmek ve hatırlatmak en güzelidir derim..Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..
Bu metin, Türkiye’de yerel gazetecilik yapmanın getirdiği ağır ekonomik yükleri ve basın mensuplarının karşılaştığı haksız toplumsal ithamları ele alan sitem dolu bir değerlendirmedir. Yazar, matbaadaki teknik imkansızlıklardan toplumun yerel basına karşı sergilediği ilgisizliğe kadar pek çok sorunu kendi mesleki tecrübeleri üzerinden aktarmaktadır. Gazetecilerin maddi yetersizlikler ve hukuki baskılarla mücadele ederken bir de “satılık” veya “paragöz” gibi ağır ifadelerle hedef alınmasına sert tepki gösterilmektedir. Siyasilerin ve iş dünyasının basını sadece kendi çıkarları doğrultusunda hatırlamasını eleştiren yazı, basın özgürlüğünün ve yerel medyanın demokrasi için taşıdığı hayati önemi vurgulamaktadır. Nihayetinde bu kaynak, zor şartlar altında mesleki onurunu korumaya çalışan bir gazetecinin toplumsal farkındalık çağrısını yansıtmaktadır.

YENİ KANALIMIZA ÜCRETSİZ 1 TIK İLE  ABONE OLMANIZI RİCA EDERİZ..

YouTube https://www.youtube.com/@fakirajansardahan

Pazar Günü, Saat:: 15.00’da TEMPO TV’de

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..

Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,

Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..

https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/

https://arsiv2.kuzeyanadolugazetesi.com/

ÜZERİNE KOYUN KOMU KURULAN

ARDAHAN KENT İÇİ İÇME SUYU MEMBAASI DAVALIKMIŞ!

ARDAHAN BELEDİYESİ

Ardahan’a içme suyu veren Gunzut Su Kaynağının üzerine kurulan koyun komunun tartışıldığı Ardahan’da belediyenin ‘benim’ dediği su membasının olduğu alanın  bir vatandaş ait olduğu gerekçesiyle davalık olduğu ortaya çıktı.

Haberlimiz ardından Ardahan’a içme suyu sağlayan Çataldere (Gunzut) köyüne giden  Ardahan İl Çevre Şehircilik İl müdürlüğü ekipleri, haberimize konu olan hususları tespit edilmiş olduğu, köy Muhtarı tarafından köy içindeki ve deredeki ihlallere sebep olan kişilerin İl Müdürlüğümüze bildirilmesi durumunda yapılacak inceleme ve tespitler neticesinde 2872 sayılı Çevre Kanununa istinaden idari yaptırım uygulanacaktır.’ denilirken Ardahan’a su veren şehir içme su menbasının olduğu arazinin Gunzutluar ile Belediye tarafından ‘Belediyenin arazilerine çöktüğü’ iddiasıyla davalık olduğu bilgilerine ulaşıldı.

Öte yandan bu su kaynağından su alan Ardahan’da ki su şebeklerinde akan suyu içmedikleri halde para ödediklerinden yakındıkları dikkat çeken diğer bir konu olurken, konu hakkında görüştüğümüz İl Sağlık Müdür ile yaptığımız konuşma esnasında onu da evinde su akmadığını belirtmesi sık sık yaşanan su kesintilerinin de ayrı bir sorun olarak ısınmaya başlayan havalarla birlikte tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.

İÇME SUYUNA DEREDEN BORU BAĞLAMIŞ!

Vali, Sağlık ve Çevrede O sudan İçiyor!

Ardahan’ın içme suyu membasıyla ile ilgili görüntüler görenleri şaşırtırken belediyenin yanı sıra İl Sağlık, Çevrenin sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.

Koyun sürüsünün  içme suyu şebekesinin üzerinde tepindiği Ardahan’a su sağlayan kaynak koyun pislikleri ile kentte ulaşırken, aynı hatta ayrı bir skandal daha oraya çıktı. Şehir merkezinin yanı sıra bir çok köyün içme suyunu karşılayan Ardahan Çataldere (Gunzut) suyuna dere suları bağlandığı görüldü.

Ardahan içme suyu şebekesinin olduğu kaynağının olduğu alana kurulan taş ocağının yanı sıra suyun sağlıksız olduğu yönünde ki iddialarla ilgili son görüntüleri görenler bu kadar da olmaz derken başta bu membadan sorumlu olan Ardahan Belediyelere, Ardahan İl Sağlık ve Ardahan İl Çevre Müdürlüğünün duyarsızlığı dikkatlerden kaçmazken, göreve geldiği günden bu yana sorunları yerinde görmek için sık sık köy ziyaretlerinde bulunan Ardahan Valisinin Gunzut’a gidip, kente içme suyu sağlayan ve toplumsal sorun olan oy yerinde incelemesi istenmektedir.

ARDAHAN KUYU SU DEĞİL,

KOYUN SUYU İÇİYOR!

Ardahan’ın şehir içme suyunun menfasının bulunduğu Çataldere (Gunzut) köyünün sınırları içinde bulunan ve Ardahan Belediyesinin sorumluluk alanı olan alanda bulunan membada çıkan içme suyu havzası koyun sürüsünün ayakları altında eziliyor.


Kentin, ‘sağlıklı su..’ diye içtiği su havzasının içindeki koyun sürüsünün Ardahan şehir merkezine gelen suyu kirlettiği alenen görünürken bu yönde yapılan şikayet ve ‘önlem alınması gerekir’ uyarılarının kulak ardı edildiği öne sürüldü.

Daha öncede aynı su membaının ortasına bir taş ocağının kurulduğu Gunzut’un su kaynağının ortası çadır kurulduğu ve onlarca koyuna kom yapıldığı görünürken, Ardahan’ın içme soyunu kirleten bu sağlıksız durumun suyun çıktığı köyün ve bu kaynakta su ihtiyaçlarını karşılayan çevre köylerinin içme suyunu da olağanüstü şekilde kirlendiği de belirtilmekte.

Siyasiler Karatay’ın misafirleriydi..

Geçtiğimiz günlerde Esenyurt’ta bulunan siyasi partileri bir masada bir araya getiren ve son olarak, Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak ve birlikteki heyeti misafir ettikten sonra dünde eski partisi İstanbul İl Başkanı ile yönetimini konuk eden Karatay İstanbul’un en büyük ilçesi Esenyurt’ta adeta siyasilerin adeta çekim merkezi olmuş gibi.
Merkezi İstanbul Esenyurt’ta bulunan TAY SÜRÜCÜ KURSLARI’nın yönetim kurlu başkanı Veysel Karatay’ın ağır misafirleri vardı.


Son günlerde bir hayli siyasetçiyi TAY SÜRÜCÜ KURSLARI’nın merkezinde kabul eden iş insanı, siyasetçi Veysel Karatay’ın en son misafirleri arasında kendisi gibi Göleli olan kayyum olarak atandığı İstanbul’un CHP İl Başkanı Gürsel Tekin ile şu an kayyumla yönetilen Esenyurt Belediyesinin AK Partili eski Meclis Üyelerinden Gazanfer Karakaş idi.


Esenyurt Esnaf ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Gürsel Doğan Gazeteci meslektaşımız Sevda Durgun’un yanı sıra Esenyurt Belediyesi eski Basın Müdürlerinden, Esenyurt Belediyesi Zabıtası Metin Karakoç ile Akan Deli’nin de olduğu sohbette güncel siyasetin yanı sıra Esenyurt ve bölge stk’larının son durumları konuşuldu.


Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanı Arif Osman Gençtürk, Gelecek Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Fatih Kandemir, Gelecek Partisi İl Yönetim Kurulu Üyeleri Şinasi Kuytak, Aynur Tatlı Küçük, Gelecek Partisi, Ardahanlı İlçe Başkanı Küçükçekmece İlçe Başkanı Şeref Caferoğlu’nun da ziyaret ettiği KARATAY SÜRÜCÜ KURSLARI Yönetim Kurlu Başkanı, Ardahanlı iş insanı, siyasetçi Veysel Karatay, kendisine ait sanal sayfada yaptığı açıklamada, iş yeri KARATAY SÜRÜCÜ KURSLARI’nın Genel merkezinde kendisini ziyaret eden tüm misafirlerine tek tek teşekkür etti.

POSOFLULAR ANKARA’DA

GÜÇBİRLİĞİ İÇİN BİRARADAYDILAR..

Onca derneği olmasına karşın halen federasyonlaşamayan Posoflular Ankara’da düzenlenen kahvaltılı toplantıda bir araya geldiler.
Başkent Ankara Yenimahalle Posoflular Yardımlaşma Derneği’nin düzenlemiş olduğu kahvaltı programına katılan Ardahan Posoflu İş insanı, Eğitimci, Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurlu Üyelerinden Orhan Özer, bir gözü Ahıska’da olan Posoflularıan birlik beraberliğine dikkat çekti.
Ankara Yenimahalle Posoflular Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği etkinlikte söz alan Özer, yaptığı konuşmada, Kafkaslara açılan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ile Ardahan’ın olduğu ülkenin gözbebeği olan ve Avrupa’dan, İzmir’e, Bursa’dan, İstanbul’a, oradan Başkent Ankara gibi metropollere dağılmış olan hemşerileri ile zaman zaman bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek, kahvaltılı organizeyi yapan derneğin yönetimine teşekkür etti.

‘Kıymetli hemşerilerimizle hasret giderdik..
Bizleri büyük bir nezaketle karşılayan Dernek Başkanımız Sayın Kemal Eren’e, değerli yönetim kurulu üyelerine ve yoğun ilgileriyle bizleri bağrına basan tüm hemşerilerimize şükranlarımı sunuyorum.’ diyen Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı, İş insanı Posoflu Orhan Özer, ‘Bizi biz yapan, bizi güçlü kılan en büyük değerimiz birlik ve beraberliğimizdir. Bu güzel buluşmanın anısına takdim edilen plaket için de ayrıca teşekkür ederim.’ dedi.
Ardahan’ın eski Milletvekilleri Prof. Dr. Orhan Atalay, Saffet Kaya’nın yan yana oturduğu Posofluların Ankara toplantısına CHP’li Posof ve Ardahan Belediye Başkanlarının da katıldığı görülürken, Ankara Yenimahalle Posoflular Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği kahvaltılı toplantıya Ardahan’ın iki mevcut milletvekilinin olmadığı görüldü.

POSOFSPOR GÖLE’YE MAÇA GİDEMEDİ..
Posofluların yanı sıra kum ocağını CHP’li Damal Belediye Başkanına veren Posof’un CHP’li Belediye Başkanı, eski milletvekilleri ve Posoflu bir çok iş insanı ve bürokratın bir Ankara’da bir araya geldiği aynı gün Posof İlçesinin futbol takımı çok önemli derbey denen maçına gidemedi.
Posofspor’un Play-of’a kalan Serhat Ardahanspor gibi maddi imkansızlıklar ve araç sıkıntısı dolaysıyla Göle’de Gölespor ile yapılacak olan . Amatör Futbol Ligine gidemediği öğrenildi.

ÇOBAN İÇİN REFERANDUMA GİTTİLER!..

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinin tartışıldığı ülkenin sınır kentinde demokrasi adına örnek bir davranış. Karların erimeye, meraların yeşillenmeye başladığı Ardahan’da aylardır içeride beslenen hayvanlarını dışarı bırakmaya çalışan Ardahanlı hayvan yetiştiricilerinin çoban derdine ilginç çare.

Her yıl yaşanan çoban sorununun yeniden tartışılmaya başlandığı Ardahan’da bu sorunu aşmak için çare arayan köylüler ilginç bir yola başvurup, ‘Çoban tutalım mı, Tutmayalım mı?’ referandumuna gittiler.
Alına bilgilere göre Ardahan’ın Damal İlçesine bağlı Seyitören köylüleri, köy muhtarının ‘Yabancı çoban tutalım’ önerisine ‘Çoban ücreti çoktur, yabancı çobana gerek yok, kendimiz sıra ile yaparız’ diyerek karşı çıkınca konu İlçe Kaymakamlığına taşındı.

Kaymakamın devreye girip, konuyu İlçe Tarım Müdürlüğüne yönlendirmesi üzerine köyde buluna Cem Evi’nde ortaya konula sandıkla referanduma giden 120 hanelik köyde 88 kişi oy kullandı.
Bine yakın hayvanın olduğu köyde çoban için referanduma giden Damal Seyitören köylülerinin 56’sı ‘Sırayla köylü çobanlık yapsın’ derken 33’ü ‘Çoban tutalım’ yönünde oy kullandıkları görüldü.
İlçe Kaymakamının bu demokrasi örneğini yaşattığı köyde yapılan Çoban referandumu köylünün talebi yönünde sonuçlanırken, referandum sonucu çıkan sonuçta istediği olmayan köy muhtarının referandum sandığında çıkan sonuca saygı çerçevesinde istifa etmeyi düşündüğü alınan diğer bilgiler arasında oldu.

Bolu’da ki otel yangını sonrası Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul facialarına karşın hiç kimsenin istifa etmediği  ülkede, ‘Çoban tutalım mı, tutmayalı mı?’ diyen Muhtara karşı çıkan ve  Çoban için referanduma giden köylülerin istediğini yapmadığı köy muhtarı istifa edeceği belirtildi.

21 PARE KÖYLÜ HOÇVANLILARIN YAPADIĞINI BİR KÖY YAPTI!
Ardahan’ın Damal İlçesinde yaşanan bu ilginç ve demokrasinin en güzel örneği İlçe olmak isteyen ancak bu yöndeki istekleri yılladır söylemde kalan 21 pare köyün olduğu Hoçvan’a da örnek olarak gösterildi.
İlçe olmak istemine yönelik referandum dahil ciddi bir istemde bulunmayan ve Damal Seyitören köyünde yapılan bu güzel çalışmayı örnek bile almayan Havanlılar değil referandum, sanalda başlattıkları imza kampanyasına bile imza atmadıkları dikkat çekmekte.

SİVAS’TA 3 LİRA ARDAHAN’DA 10 LİRA!
Öte yandan Çoban sorunu başta olmak üzere bir çok sorunla baş başa bulunan Ardahanlı hayvan yetiştiriciler uzun süren kış dolaysıyla tükenen hayvan yemi derdini de yaşıyor.
Bir çobanın 5 ay boyunca bakacağı hayvan başı için 3 ila 4 Bin TL. istendiği Ardahan’da tükenen hayvan yemi İl dışında getirilen samanlarla gidermeye çalışan bölgedeki hayvan yetişicileri Sivas’ta tonu 3 lira olan samanı Ardahan’da 10 liraya almanın sıkıntısı ile de baş başa bulunmakta.

ARDAHAN ÇILDIR’DA DEPREM..

SARSINTILAR ÇILDIR BUZLARINI KIRDI!

ARDAHAN’DA DEPREM Ardahan’da meydana gelen deprem Çıldır gölünün buzlarını kırdı.

Saat: 15:40 sıralarında meydana gelen 2.6 şiddetinde ki deprem buzlu yüzeyi çözülmeye başlayan Çıldır Gölünün yüzende ki buzları kırdı. Ardahan‘ın en büyük dağı Kısır ağının hemen dibinde bulunan Çıldır ilçesine bağlı Gölebakan (Meredis) köyü yakınlarından meydana gelen de hiç bir hasa meydana gelmediği öğrenilirken, karların erimesi ile üzerleri tonlarca topraklarla örtülü, çürümüş Gont odunlalarsa üzerleri taş salla kaplı bölgede bulunan köylerde ev ve ahırlar yıkılmaya devam ediyor.

Gazeteci Suat İncedere’nin çektiği fotoğraflarda iyiden iyiye çözülmeye başladığı görünen Çıldır Gölü üzerinde eki buzların yerini mavi sulara bıraktığı Ardahan’da kar ve buzların erimesi ile birçok toprakla örtülü ev ahır yıkılması da meydana gelmekte.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan karlı fırtına ardından bir çok ev ve ahırın çöktüğü Ardahan’da bu kez aynı zamanda Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da köyü olan Şişka’da bir ahır çöktü. Ardahan merkeze bağlı Küçük Sütlüce (Şişka/Harziyan)  köyünde çiftçilikle uğraşan Levent Kaya’ya ait hayvanların bulunduğu ahırda kısmi çökme meydana geldi. Olay, dün akşam saat 18.00 sıralarında gerçekleşti.

Edinilen bilgilere göre, Kaya’nın hayvanlarını barındırdığı ahırın bir bölümünde henüz bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı. Olayın ardından hızlı bir şekilde müdahale edilerek hayvanlar ahırdan çıkarıldı. İlk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı yaşanmazken, maddi hasar oluştu.

Yaşanan olayın ardından Ardahan Tarım ve Orman İl Müdürü Harun Akıllı ile İl Müdür Yardımcısı Ali Cihat Toydemir Küçük Sütlüce köyüne giderek Levent Kaya’yı ziyaret etti. Yetkililer, olay yerinde incelemelerde bulunarak geçmiş olsun dileklerini iletti. Olay sonrası açıklama yapan çiftçi Levent Kaya ise yaşadığı mağduriyeti dile getirerek, yetkililerden destek beklediğini ifade etti.

ALAGÖZLÜ KÖYLÜLERE

YEREL PARLEMENTODAN TAM DESTEK..

Eski başbakanlarından Binali Yıldırım’ın Ardahan’da olduğu sıra da geniş arazi kullanımı sonucu doğal habitatın bozulması, yaban hayatının yer değiştirmesi, panel üretimi sırasında kimyasal atık oluşumu ve kurulum aşamasındaki inşaat faaliyetleri gibi çevresel etkilere yol açan GES’i istemeyen Alagözlü köylülerin yaptığı ‘Meramıza GES istemiyoruz’ adlı eyleme iktidar ve muhalefet partilerinde tam destek.

Düz Ardahan diye bilinen Kura nehri havzasının ortasına kurulan ve başta Arıcılığı olmak üzere bölgedeki meraları kurutab 1. Hesten sonra 2. HES’in yapılmak istediği Ardahan İl merkezine 8 km mesafede bulunan Alagöz köy yerleşim alanına 1 km mesafede 990.683,457m2 alan üzerine, köy merasına kurulması planlanan 65,894 MWm/55 MWe kapasitesinde olacağı belirtilen Güneş Enerjisi Santrali’ni istemeyen Alagözlü köylüler, köy meydanında toplu bir açıklama yaparak, yapılması planlalar GES santralinin hayvancılıkla geçinen köylülerin tek geçim kaynağı hayvancılığını bitireceğini, ellerinde ki ekmeği alıp, göçe zorlayacağını belittiler.

Alınan bilgilere göre 5 MWe/55 MWh kapasiteli elektrik depolama tesisine dair ÇED raporu için Kurucu firma tarafından geçtiğimiz yıl Alagöz Köyü Camisinde yapılan bilgilendirme ardından ret aldıkları belirten köylüler bu projenin, köy meralarını yok edecek olan GES santralini istemediklerini belirterek, Alagöz köy meydanında ‘Köyümüze GES istemiyoruz’ diyerek toplu bir açıklama yaptılar. Köylülere, Yerel Parlamento olarak bilinen AK Parti ve CHP’li Meclis Üyelerinin yanı sıra CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay’da tam destek geldi.

Köylülerin köy meydanında yaptıkları basın açıklamalı eyleme katılan AK Parti Ardahan İl Genel Meclis Üyesi İsmail Kahya ile Suat Hancıoğlu köylünün, vatandaşın istemediği hiç bir şeyi kendilerinin de istemediklerini belirterek bu konuda köylünü yanın da olduklarını belirtilerken, CHP’li İl Genel Meclis Üyesi  Tayfun Aşık’ın da bu konuda hazırlayacakları ve köylünün lehine yönelik karar vereceklerine inandıkları RET raporu AK Partili, CHP’li İl Genel Meclis Üyesi arkadaşları ile birlikte gerekli yerlere sunacaklarını belirtti.

Ardahan’da üretilecek,

Olur Havza Trafo Merkezi’ne aktarılacak!

Malakan köyü olarak bilinen ve Gravyer peynirinin yanı sıra Kaşar’ın ik üretildiği köylerden olan Ardahan’ın Alagöz Köyüne yapılmak istenen GES Barajının 824 milyon TL yatırımla 55 MWe kurulu gücünde güneş enerjisi santrali (GES) ve eş zamanlı olarak elektrik depolama tesisi (EDT) kuruması hedefleniyor.
Proje, Ardahan’ın Merkez ilçesine bağlı Alagöz Köyü sınırlarında, yaklaşık 99 hektarlık alanda hayata geçirilecek. Spon Enerji, 65,894 MWm/55 MWe kurulu güce sahip Ardahan GES projesinde, 550 Wp kapasiteli tek eksenli güneşi takip eden fotovoltaik paneller kullanacak. Proje kapsamında ayrıca 55 MWe / 55 MWh kapasiteli bir elektrik depolama tesisi de inşa edilecek. Yaklaşık 8 bin metrekarelik alana kurulacak bu depolama tesisinde lityum-iyon bataryalar kullanılacak.

Santralde yılda 110 milyon kilovatsaat (kWh) elektrik enerjisi üretilmesi öngörülüyor. Üretilen enerji, sahada kurulacak olan şalt merkezinden 154 kV, 1272 MCM Enerji İletim Hattı ile Ardahan-Olur Havza Trafo Merkezi’ne aktarılacak. Talep durumuna bağlı olarak enerji, kurulan depolama tesisine aktarılabilecek veya şebekeye verilebilecek.

ÇEVRECİ VALİLİK GES’E İZİN VERMEDİ!

Yapımı için şantiye ve yol çalışmaları başlayan Beşikkaya HES Barajının yanında Onca HES Barajının yapıldığı ülke ve Ardahan’da yaşanan doğa değişimi dolaysıyla kar ve yağmurların eskisi gibi yağmadığı ve her geçen yıl biraz daha artan kuraklığın tartışıldığı şu günlere Ardahan Valilinden örnek bir davranış geldi.

Düz Ardahan olarak bilinen Ardahan Ovasının ortasına ki GES’in yanında ikinci bir GES yapılmak istenen Ardahan’da valilik ve çevre komisyonu doğa ve meralara zarar veriyor diye izin vermedi.

Hoçevan Festivalinin de yapıldığı merada ‘Çıldır Güneş Enerji Santrali’ adlı yeni bir santral yapılması istenen Ardahan’da yeni bir GES’e izin çıkmadı.

HOÇFED ORALI OLMADI, MUHTAR TEK BAŞINA MÜCADELE ETTİ!

Korgeli Köy Derneğin üyeliğe kabul etmeyen HoçFed’in oralı olmadığı, Korgeli köy muhtarının tek başına verdiği mücadele ve bu yönde yaptığı itirazı değerlendiren ve yeni bir GES santralinin yapılmasına izin vermeyen Ardahan Valiliği Çevre Komisyonu Konu hakkında teşekkür metni yayınlayan Ardahan Hoçevan Korgeli (Golgelu ) köyü muhtarı Mehmet Avşar şöyle dedi.

TEŞEKKÜR….!!!
Kıymetli Köylülerim Hepinizi Sevgi ve Saygıyla Selamlıyorum.

Muhtarı bulunmakla Onur, Şeref, ve Gurur duyduğum Köyümüz Korgeli’nin Mera’sına ve Festival Bölgesine Enerji ihtiyacı kapsamında Enerji Bakanlığı tarafından yapılmak istenen Güneş enerjisi sistemi projesi girişimlerimiz ve uzun uğraşlarımız sonucu iptal edilmiştir.
Söz konusu İptalin gerçekleşmesinde Kıymetli destekleri için Başta
– Ardahan Valisi Sn. Hayrettin ÇİÇEK Beyefendiye
– Ardahan Çevre şehircilik ve iklim değişikliği il Müdürü Sn. Kıvanç OKTAY’a
– Yayla Turizmine verdiği önemle bizleri her zaman destekleyen festivalimizde bizlere tüm imkanları sunan Bölgemizde yayla Turizminin gelişmesi için Özel çalışmalar yapan Ardahan İl Kültür Turizm Müdürü Sn. Uğur DEDE’ye
– Ardahan İl Tarım Müdürü Sn. Muhammet Fatih CENEVİZ’e
– Ardahan Çevre şehircilik ve iklim değişikliği kurum Müdürlerinden Kıymetli Köylümüz Kardeşimiz Erhan AVŞAR’a
– Süreç Boyunca Bizleri bir an olsun yalnız bırakmayan Köyümüzün Dernek Başkanı Tuncay AVŞAR’a Kıymetli Yönetimine ve Duyarlı Korgeli Halkına Şahsım ve Köyümüz adına teşekkür ederim.
“Birlik beraberliğimiz daim olsun”
MEHMET AVŞAR Korgeli Köyü Muhtarı

POSOFSPOR BELEDİYE’Yİ ES GEÇTİ!..

Geçtiğimiz yıl sahaya çıkacak takım bulamadığından Amatör maçlarını yapmadığından UEFA”nın kırmızı listesine giren Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi yeniden başlarken,  bu ligde mücadele eden Posofspor’un Ardahan merkez köylerinden olan Bağdeşen (Kinzodamal) Köyünün futbol takımı ile yaptığı karşılaşma sonrası yaptığı bilgilendirme açıklamasında, eşi Ardahan Kura Bayan Futbol Takımında görev alan CHP’li Posof Belleyesini es geçmesi dikkat çekti.

AK Parti ve MHP’lilere teşekkür eden Posofspor’un neden CHP’li Belediyeye teşekkür etmediği anlaşılmayan ‘bilgilendirme’ açıklamasında, eski banka çalışanı, şu anki Posof Belediye Başkanının yanı sıra CHP’li Ardahanlı Milletvekilinin de adından da bahsetmediği açıklaması şöyle;

POSOF GÜCÜ SPOR KULÜBÜ KAMUOYU BİLGİLENDİRMESİ

​Değerli Posof Halkı ve Kıymetli Sporseverler,

​19 Nisan 2026 Pazar günü sahamızda ağırladığımız Bağdaşen Spor Kulübü ile gerçekleştirdiğimiz müsabakayı, sadece bir futbol maçı değil, ilçemize yakışan tam bir spor şöleni havasında geride bıraktık.

​Posof Gücü Spor Kulübü olarak vizyonumuz; yaşları 16 ile 21 arasında değişen pırıl pırıl gençlerimizle geleceğe yatırım yapmak, onlara spor disiplini aşılamak ve ilçemizi en iyi şekilde temsil etmektir. Müsabakada beklediğimiz skoru alamamış olsak da, gençlerimizin sahadaki mücadelesi ve azmi, takımımızın geleceği adına bizlere çok değerli ve umut verici sinyaller vermiştir. Bu yolda ne kadar doğru bir adım attığımızı bir kez daha görmüş olduk.

​Ardahan futbolunun ihtiyaç duyduğu sportmenlik ve kardeşlik iklimini bizler elimizden geldiğince sahaya ve saha dışına aşılıyor, bu kültürü yaşatmak için çalışıyoruz. Bu anlayışla, maçın hemen ardından rakip takımımızı bizzat ağırlayarak, sporun sadece bir rekabet değil aynı zamanda bir gönül köprüsü olduğunu gösterdik.

​Bu anlamlı günde desteklerini esirgemeyen;

•​Tribünleri doldurarak takımımıza eşsiz bir motivasyon sağlayan ve stadyumu adeta bir şölen alanına çeviren kadirşinas Posof halkına,

•​Sporun ve sporcunun her zaman yanında olan, bizleri yalnız bırakmayan İlçe Kaymakamımız Sayın Mehmet Fatih KESTİOĞLU’na,

•​Maçın huzur ve güven içinde geçmesi, sporcu sağlığının korunması için büyük bir özveriyle görev yapan emniyet güçlerimize ve sağlık çalışanlarımıza,

•​Maç sonu rakibimizi ağırladığımız bu dostluk sofrasına katkı sunan, yemek sponsorumuz Adalet ve Kalkınma Partisi İlçe Başkanı Sayın Akın Akpınar ile Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Sayın Muhammed Kurşun’a gönülden teşekkür ederiz.

​Maç sonunda rakip takım oyuncularıyla bir araya geldiğimiz bu yemek, özlediğimiz sportmenlik ve kardeşlik ruhunun en güzel örneği olmuştur. Bağdaşen Spor Kulübü’ne de bu centilmence yaklaşımları için şükranlarımızı sunarız.

•​Ayrıca, sahamızın mevcut eksikliklerinin giderilmesi noktasında yakın ilgisini gördüğümüz ve desteklerini aldığımız Milletvekilimiz Sayın Kaan Koç’a özel bir teşekkür borçluyuz. Kendisinin destekleriyle sahamızdaki eksiklikler en kısa sürede giderilecek, gençlerimiz çok daha modern şartlarda spor yapma imkanına kavuşacaktır.

​Posof Gücü, gençlerine güvenmeye, Ardahan futboluna örnek olmaya ve bu birlik beraberlik ruhuyla yürümeye devam edecektir.

​Saygılarımızla, Posof Gücü Spor Kulübü Yönetimi

Başkan Songül Çelik:

“Kendileri istifa ettiler şimdi de algı yapıyorlar”

Eski yönetimin kongreyi yenilemesini istediği Ardahan Kura Bayan Futbol Takımı Kadın Başkanı eski erken idarecilerinin iddialara sert yanıt veren Ardahan Kura Bayan Futbol Takımı Başkan Songül Çelik, Özbay Çimen’in kendi rızasıyla istifa ettiğine dair dilekçenin ellerinde olduğunu belirterek iddiaları yalanladı. Çelik, “Tüm faaliyetlerimiz yasal çerçevededir. Kulübün kurumsal itibarına zarar veren bu asılsız beyanlara karşı hukuki süreci başlatacağız” diyerek kamuoyunu algı operasyonlarına karşı dikkatli olmaya çağırdı.

Ardahan Kura Bayan Futbol Takımı Başkan Songül Çelik’in kendi sayfasında yaptığı açıklaması şöyle

Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve kulübümüz ile şahsımı hedef alan asılsız iddialar üzerine bu açıklamayı yapma gereği doğmuştur.

Ardahan Kura Kadın Futbol Takımı yönetiminde görev yapan Özbay Çimen, kendi özgür iradesiyle ve herhangi bir baskı altında olmaksızın görevinden istifa ettiğini yazılı olarak beyan etmiştir. Söz konusu istifa dilekçesi açık, net ve tartışmaya mahal vermeyecek şekilde ortadadır.

Buna rağmen, Özbay Çimen’in bugün gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak kulübümüz hakkında “usulsüzlük” iddialarıyla kamuoyunu yanıltmaya çalışması son derece üzücü ve düşündürücüdür. Kendi imzası ile görevinden ayrılan bir kişinin, sonrasında gerçek dışı ithamlarla kurumumuzu hedef alması, iyi niyetle bağdaşmamaktadır.

Kamuoyunun bilmesini isteriz ki; Ardahan Kura Kadın Futbol Takımı yönetimi tüm faaliyetlerini şeffaflık, dürüstlük ve yasal çerçeve içerisinde yürütmektedir. Ortaya atılan bu mesnetsiz iddiaların hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.

Kulübümüzün itibarını zedelemeye yönelik bu tür asılsız beyan ve girişimlere karşı tüm yasal haklarımız saklıdır ve gerekli hukuki süreçler kararlılıkla başlatılacaktır.

Gerçekler belgelerle ortadadır. Kamuoyunun, kasıtlı olarak oluşturulmaya çalışılan bu algı operasyonlarına itibar etmemesini önemle rica ederiz.

Saygılarımızla,

Songül Çelik

Ardahan Kura Kadın Futbol Takımı Başkanı

ARDAHANLI DEĞİL, AĞRILININ SAHİPLENDİĞİ

Serhat Ardahanspor 3 Puan aldı 3 sıraya çıktı!

Bölgesel Amatör Lig (BAL) 1. Grup’ta 24. hafta maçları tamamlandı. Haftanın en dikkat çeken sonuçlarından biri Serhat Ardahanspor’un evinde aldığı net galibiyet oldu.
Ardahanlılar değil, bir Ağrılı iş insanının sahiplenip, başkanlık ettiği Ardahan’ın BAL Ligi temsilcisi, belediye başta olmak üzere Ardahanlılardan hiç bir destek görmeyen ancak tüm bu olumsuzluklara karşın 3. lig iddiasını sürdüren Serhat Ardahanspor, evinde Karaağaçspor’u 3-0’lık net skorla mağlup ederek önemli 3 puanı hanesine yazdırdı.
Serhat Ardahanspor, bu galibiyetle puanını 48’e yükselterek 3. sırada yer aldı ve 3 lige çıkma şansı olan play-off hattındaki iddiasını sürdürdü.

Çıldır’da Kar Esareti: Toprak Ev ve Ahır Çöktü!

​Ardahan’ın Çıldır ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve ardından gelen erime, Taşdeğirmen köyünde korku dolu anlara sahne oldu. Kar kütlelerinin ağırlığına dayanamayan toprak damlı bir ev ve ahır tamamen çöktü.

​Karın Ağırlığı Yıkım Getirdi

​Edinilen bilgilere göre, Taşdeğirmen (Çamdıra) köyünde ikamet eden Sadrettin Atakişi’ye ait olan ve geleneksel mimariyle inşa edilen toprak örtülü ev ile ahırın çatısında büyük miktarda kar birikti. Son günlerdeki sıcaklık değişimiyle birlikte ağırlaşan kar kütleleri, yapıların taşıyıcı sistemini zorlayarak ani bir göçüğe neden oldu.

​Ekipler Seferber Oldu

​Olayın ihbar edilmesi üzerine bölgeye vakit kaybetmeksizin AFAD, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin göçük altında yürüttüğü titiz incelemeler sonucunda, olay anında yapıların boş olması sayesinde herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı belirlendi.

​Büyük Maddi Hasar Oluştu

Yapılan ilk tespitlerde, Sadrettin Atakişi’ye ait ev ve ahırın büyük bir kısmının enkaz yığınına dönüştüğü ve tamamen kullanılamaz hale geldiği rapor edildi.

​Yetkililer, bölgedeki benzer yapı sahiplerini, çatıdaki kar yükünün temizlenmesi ve olası yeni göçüklere karşı dikkatli olunması konusunda uyardı. Olayla ilgili hasar tespit çalışmaları devam ediyor.

SERKA’DAN ÇILDIR’A HAYVAN PAZARI..

Çıldır Hayvan Pazarı 22 Nisan 2026’da Faaliyete Geçiyor

SERKA desteğiyle tamamlanan Çıldır Hayvan Pazarı’nın 22 Nisan 2026 tarihinde aktif hale geleceği ve her Çarşamba günü düzenli olarak hizmet vereceği duyuruldu. Ardahan’ın Çıldır ilçesinde yapımı tamamlanan modern hayvan pazarı, 22 Nisan 2026 Çarşamba günü resmi olarak açılacak. Pazar, her hafta Çarşamba günü düzenli olarak kurulacak.

Önce selfiye, sonra cenazeye!

Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yaşamını yitirenlerin cenazeleri yakınlarına teslim edildi. Saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara ve 8 öğrenci Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan , Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İçişler Bakanı Mustafa Çiftçi ve Ticaret Bakanın da katıldığı cenaze töreni ile son yolculuğuna uğurlandılar.

SELFİYE ÇEKTİRİP, CENAZE TÖRENİNE KATILDILAR..
Ülkeyi yasa boğan olay ardından Kahramanmaraş Afşin’de Furkan Balal’ın cenaze törenine katılmak için Ashabı Kehf Cami Kulyesi’nde namaz merasimi esnasında başta Doğukan Saylavcı adlı vatandaşla olmak üzere vatandaşlara selfiye çektikleri görünen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Bilal Erdoğan töreninin bitmesi ardından Afşin’de ayrıldılar.

DİĞER VİDEOLAR