Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

ARDAHAN VALİSİ GÖREVDEN ALINDI? el mi yaman bey mi?.. YENİ VALİ BİTLİSLİ..

yazıyorsam sebebi var/fakir yılmaz
: 04-07-2026 14:16 tarihi yazısıdır..
**Ardahanlılar valisine sahip çıkıyor muş?..
Güne başlarken, baktığım sanalda, ‘Ali Mavi’ adlı bir takipçim ile onca takipçimin ses getiren, gündem yaratan ve onca tartışmaya sebep olan haberlerimden biri olan ‘YAPAMADIĞINIZ SAAT KULESİNİ NEREYE KOYACAKSINIZ?!.’ başlıklı haberime aşağıda ki yorumu yaptıklarını görüyor, okuyarak acı acı gülümsüyorum..
Ali Mavi’ adlı takipçimin, ‘Sayın abim cesaretli yorumlarınızla Ardahan güncel haberlerine farklı bir bakış açısı sunuyorsunuz. Ama bu konuda size katılmıyorum. Komşu milletvekilinin Ardahan’da proje üreten çıldır gölüyle ilgil gözle görülür bir şeyler yapmaya. Çalışan kayak merkeziyle ilgili çalışmalar yapan. Spor konusunda bir şeyler yapmaya çalışan bir bürokratı savunmak yalaklık değil. Bilakis çalışanı desteklemektir. Evet eleştirmek istesek bir çok yön buluruz valimizde ama valimizi geçmiş dönem valilerimizle karşılaştırınca gözle görülür bir şeyler yapmaya çalıştığı ortada. Bu ve benzeri haberlerle vali beyin Ardahan’da alınması, Ardahan’ın zararına olur.. Komşu ilimizde sanırım bize çalışkan bürokratların gelmesini istemiyor. Kendisine bağlı sömürüye açık bir il olarak kalmamızı istiyor herhalde.’ satırları ile bir yoruma cevap vermekle, 36 yıldır yazdığım gibi yazmaya başlıyordum..
Ve, ‘Kars Milletvekili İnan Akgün ALP’ın, Ardahan Valisinin bozuk yollarıyla ünlü Ardahan’da çarşı da taytla gezmesini TBMM’sinde gündeme getirmesi üzerine başta, Ardahan’ın yüzüncü yılında Ardahan’a saat kulesi yapacaklarını ama Ardahan ve ülke 103 yaşına girilmesine rağmen hala yapamayan Ardahan Vakfı yetkilileri olmak üzere Ardahan’ın adını gölgeleyen KAI, KAISİAD, KAIFED isimli içi boş derneklerine ses çıkarmayanlar, Kars Milletvekilini eleştirip, valiyi desteklediklerini belirterek sanalda yağcılık, yalakalık derecesine varan mesaj yarışına girdikleri görüldü.’ içerikli ve ‘Yalakalık, Yağcılık ALP dağlarını aştı!..’ ara başlık satıları ile devam eden o haberime diğer takipçilerimden gelen bu tür mesajlara tek tek cevap vermektense oturup, gününün yazına dönen bir yazı yazıyordum.
Çünkü aralarında eroinci, esrarcı, dolandırıcı, iki yüzlü, her gelene ‘Ağam, gidene paşam’ diyenlerin de olduğunu bildiklerimin de olduğunu görünce onca mesaja tek tek cevap vermeye kalksam, haber bekleyen memleket habersiz kalırdı..
Ve onca yoruma ve tartışmaya neden olan, ‘Ardahan kamuoyunca yakinen tanınan bu isimlerin adeta ‘torba dolsun..’ diyerek valiye sözde destekleriyle dikkat çekerlerken, Ardahan Vakfının, Ardahan’a yapacağını hatırlatan Saat Kulesinin olduğu bir jpg hazırlayan bazı Ardahanlılar da, ‘Ardahan Valisine Sahip Çıkıyor.. Tüm Erkekler 4 Temmuz Cumartesi Günü Tayt Giyecek, Çarşıda Gezecekler’ yazan resimle tayt tartışmalarını Tİ’ye aldılar.’ diye devam eden ‘YAPAMADIĞINIZ SAAT KULESİNİ NEREYE KOYACAKSINIZ?!.’ başlıklı o haberimi birde buradan yayınlamam gerektiğini düşünüyordum..
‘Bu tiplerin, ‘yalakalık, yağcılık ALP dağlarını aştı..’ derecesine varan bir yarışın içine girip, bölgenin sorun ve sıkıntılarını sık sık mecliste gündeme taşımasıyla tanınan CHP’li milletvekiline eleştirel satırlarla cevap vermeleri ‘Gelene ağam, gidene paşam’ diye tanınanların komedisi olarak yorumlandı.’ diye devam eden o haberim;
‘Öte yandan tayt bulamayan bazılarının da kirli aşortmanlarıyla, Türkiye Milletvekili olan ALP’a, ‘Kars Milletvekili’ diyerek eleştirmenleri gülünç ama acınacak bir durum olarak karşılandı. Milletvekili ALP’ın TBMM’sine taşıdığı konuyu daha önce Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanın da gündeme getirip, kızdıklarını unutan bu tiplerin aslında kendilerinin çeper dibinde konuştukları bir konu meclise taşınca neden 90 derece ters bir tepki koydukları da merak edildi.’ diye devam ediyordu..
‘Onca sorun sıkıntılar karşısında 3 maymunu oynayan birilerinin ‘desinler diyerek’ milletvekili ALP’ı eleştirip, aslında kendilerinin çeper diplerin konuştukları konuyu bir anda 90 derece çark edip, kınarlarken, Ardahan’ın milletvekilinin yaşananlara karşı sessizlikleri milletvekili ALP’a destek olarak değerlendirildi.’ satılarının olduğu, ‘YAPAMADIĞINIZ SAAT KULESİNİ NEREYE KOYACAKSINIZ?!.’ başlıklı bu haberime yorumu yapan Ali Mavi adlı takipçimin üstteki o mesajının altına, aşağıda ki ki cevabı yazıyordum..
Tabi bu arada aynı haberimle ilgili gelen telefonlarda da aynı konuyu konuşup, burada kimin haklı, kimin haksız olduğunu uzun uzun konuşurken, sabahın erken saatlerinde yorum diye yazmaya başladığım yazı öğlen ezanının okunduğu saatlere kadar bir türlü bitmiyordu..
Ve, ‘hem geciktim, hem de çok uzatma’ diyerek, ‘Sevgili Ali Mavi’ başlığı ile günün yazısı olmaya aday yorumu yeniden yazmaya başlıyordum..
Ve, ‘Sayın abim cesaretli yorumlarınızla Ardahan güncel haberlerine farklı bir bakış açısı sunuyorsunuz.’ diye başlayan ‘Ali Mavi’nin üstteki o yorumuna sabah sabah verdiğim cevap ve günün yazısına dönen ‘Tayt Tartışmasına’ yönelik yorumum aynen şöyle;
Sevgili Ali Mavi..
Sen dahil Vali bey bilir mi bilmem ama şu an Araç Muayenenin olduğu alanda, arazide şu bizim bisiklet geçmeyen yolları çamur deryasına çeviren yağmurlar her yağdığında orada bir ‘Mavi Göl’ oluştuğunu bilir misin?
Çünkü, ‘Biliyorum’ diyenin şiirlerime konu olan ve yağan her yağmurdan sonra oluşan o Mavi Gölü biliyorsa Ardahan’ı seviyor, tanıtıyor diye biliriz..
Sayın Ali Mavi..
Peki sen ve vali bey bu memleketin o bozuk yolların da sorumlu olan ve iki oğlunu Göle ve Köprülü belediyelerinde işe koyan Şefin 35 yıldır başında olduğu Ardahan merkezde bulunan ve vali beylerin evinin komşusu olan ve şu an 20 yıldır boş bekletilen, valilik konağı olması gerekirken çürümeye terk edilen Sabripaşa Kışlası gibi bom boş olan Karayolları 126. Şube Şefliğinin içinde 10 bine yakın çamın olduğunu ve oranın doğal bir Milli Park olduğunu biliyor mu?
Peki, kayak merkezi dediğin yerde buluna Dağ otelinin gelmiş, geçmiş onca valinin yanında bu vali döneminde de çalıştırılamadığı, kiraya verilmediği ve kapalı olduğunda şu bizim türkücü başkanın çok övündüğü Bungalov evlerde olduğu gibi fareler tarafından baskına uğradığından haberdar mısınız?
Ve spor konusunda dediği memleketin bu yıl yine 3 lige çıkmadığından, adına ‘Sporcu Fabrikası’ denen ama hiç sporcu ürettiğini görmediğimiz, haber yapmadığımız şehir merkezinde dev bir tesisin olduğundan ve bürokratların, 3 kardaşın devletten bol maaşlar alıp, göbek büyüterek görevli oldukları o tesisi kapattırıp, senin, benim vergimin parası ile alınan ilaç, bone, terlik, havlu ile için de keyif için yüzdüğünden haberiniz var mı?
‘Ardahan’da proje üreten..’ derken Valiliğin hazırladığı, onaylattığı, bütçesini bulduğu bir proje varsa al getir haber yapalım.. ‘Kıyı Kenar Çizgisi’ ile turistikte olsa, ağaçtan hatta Ardaha kalesinde de yapılacağğı söylenen ama onca iş gibi halen yapılamayan kıl çadırından da olsa etrafına bir çivi çakılmasan izin verilmeyen Çıldır Gölüyle ilgili gözle görülür bir şeyler yapmaya gayret ediyor..’ derken bilmiyorum, biliyor musun Çıldır Gölünün diğer adının yasak göl olduğunu?..
Ve, ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ olarak tescillen ve ‘Su kalitesinin korunması ve güvenlik..’ amacıyla denilen göle girilmesinin yani yüzmek içinde valilik kararı gerektiği Çıldır Gölünün etrafının turizme açılmasına engel olan bir çok yasağı olduğunu ve önce bunca ‘Koruma’ adı altında şu an uygulamada bulunan ve yürüklükte olan yasak kararanlarının kaldırılması gerektiğini biliyor musun?
Ve bunca yasakla yasaklı göle çevrilen bu gölün iyiden iye yasak hale getirilmesi için hem de Ardahan Çıldırlı olan, Ardahan adını gölgeleyen KAI sevdalısı, KAI vakfı kurucusu Prof. Dr. Esefender Korkmaz tarafından sadece göl değil, Gürcistan ile ortak, sınır gölümüz olan ve unutulan Aktaş gölü isimli gölü de bulunan, yol olmadığından Şeytan Kalasına, Kurt Kalasına gidilemeyen Çıldır’ın tümünün yasak alan olarak ilan edecek olan ‘Unesco -Dünya Çevre Kültür Mirasına girmesi istendiğini de haberdar mısın?
‘Komşu ilimizde sanırım bize çalışkan bürokratların gelmesini istemiyor. Kendisine bağlı sömürüye açık bir il olarak kalmamızı istiyor herhalde’ demeden önce biz Ardahanlıların önce çoğu başkanı, yöneticisi Ardahanlı olan ve Ardahan adını gölgeleyen KAI, KAIFED, KAISİAD KAISİAD gibi içi boş stk saçmalıklarından vaz geçip, ret etmesi gerekmez mi?
Ve ben, ‘Ardahan’a havaalanı yapılmalı’ derken karşı çıkanların başında gelip, saf, saf hatta salakça ‘Gerek yok’ diyenlerin Gürcistan ile Ermenistan’a sınır olan Ardahan ile birlikte İl olan Iğdır’ın havaalanı varken, Ardahan’ın olan ve adı Ardahan-Artvin havaalanı projesinin Çıldır’ın 9 köyü gibi son anda sahipsizlikten çalınıp, denizin ortasında yapılan Rize’ye götürülürken neredeydi bu tayt seven Ardahanlılar..
Ki aynı Ardahanlılar ‘Komşu’ dediği İlin O ve bu dönemki siyasilerinin Ardahan sınırları içinde geçen ve Çıldır Gölünün batı yakasından geçmesi gerekirken, Ardahan ve Çıldır merkeze çok çok uzakta olan ve ‘Vatan-Millet-Sakarya’ diyenlerin yeri geldiğinde bizlere, ‘Ermeni dölü’ derken Kars-Tiflis-Bakü, KTB demiryolunun Ermenistan sınırınınım dibine, doğu yakasına alınırken neredeydiler?
Ve bu demiryolu hattının üzerine neden bir tren istasyonu yapılmadığını ve ‘Aşağı cambaz’ adıyla projesinde olmasına karşın niye hâlâ üzerine bir Antreponun kurulmadığını sormazlar?
Ve 35 yıldır aynı karayolları şefinin başında olduğu yollarımızı, tünellerimizi yapmayan Karslı eski bakan birini görünce, ‘Bakanım, bakanım’ diyerek karşısında hazır ola geçip, ceket iliklediklerini hiç sordun mu?
Ve, Hoçvan Yayla Şenliğini düzenleyecek olan Hoç/Fed’e olduğu gibi iktidarın temsilcilerine ‘Yoğunum’ diyerek randevu vermekten geciken Vali beye, ‘Vali bey bir de git Ardahan sınırları içinde bir demiryolunun geçtiğini Ardahanlıların çoğunun bile bilmediği, görmediği Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gör..’ dedik mi?
Ve, Ardahan’da, Çıldır Gölünün yanı başında geçmesine karşın başta Doğu Expresi olmak üzere trenlerin, gelip durmadığını o sanalda yalakalık ve yağcılık mesaj yarışına girenleri de toplayıp, ‘Burada demiryolu var ama Doğu Expresinin geleceği, Kafkaslara tonlarca yük taşıyan trenlerin duracağı bir durak, Antrepo niye yok?’ diye neden orada da tik toklamazlar’ diye merak ettin mi?
Kısacası vali beyle özel bir derdi olmayan benim olduğu gibi Kars milletvekillide olsa aldıkları kararlarla, attıkları imzalarla ülkenin gidişatına yön veren 600 milletvekilinden biri olan seçilmiş birinin, saat. 10.00’da mesaiye başladığı söylenen, yardımcısı eşinin başında olduğu ‘Özel İdare batmış’ diyen, 657’ye tabi birinin eleştirmesi de doğal karşılanmalı..
Ve senin mesajın sonrası benim yukarıda anlattığım gerçek sayamadığımız onca sorunlara duyarlı olunduktan, sıkıntıları çözülmüş, alt yapısı bitmiş, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, gümrük müdürü olan, konsolosluğu kurulan, ithalatın ihracatın rekor kırdığı, yolu, suyu, elektriği ve yatırımcısının olmadığından yıllardır bir çivi çakılmayan Ardahan OSB, Organize Sanayisinde fabrikaların kurulduğu bir kent keyfiyle sonra taytta giyilir, bisiklette sürülür.. Hem de Hollanda, İngiltere, Fransa’daki başbakan, bakanlar gibi zengin olup, bir zevkle..
Neyse.. Çok su götürecek olan bu konuyu daha çok uzatmayalım da haydi, ‘Ardahanlılar valisine sahip çıkıyor. Tüm erkekler 4 Temmuz cumartesi günü (bugün) tayt giyerek çarşıda gezecekler’ adlı eyleme gidelim..
Yani haydi taytları ve o kirli, buruşuk hatta yoksulluktan dizi delinmiş elbiseleri giyelim, çarşıya gidelim, yürüyüş var..

yazıyorsam sebebi var/fakir yılmaz

Tuzla/İstanbul

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

Her Pazar Saat:: 15.00’da TEMPO TV’de..

ARDAHAN VALİSİ GÖREVDEN ALINDI?

el mi yaman bey mi?..

YENİ VALİ BİTLİSLİ..

Ardahan valiliğine atandığından bu yana TİK-TOK‘tan boşalıp,  bu yana basınla bir araya gelemeyen, son olarak Kars Milletvekili İnan Akgün Alp’ın taytı ile TBMM’si gündemine taşıdığı, gazeteci Fakir Yılmaz ile Suat İncedere’in sık sık uyardığı ancak sanal yalaka ve yağcılarınn gazına gelip, pedal çevirmeye devam eden Ardahan’ın valisi Mehmet Fatih Çiçekli görevden alındı.

Hazırlanan ÖZEL kararnamenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzalamasıyla görevden alınan valisinin Çiçekli’nin yerine Ömer Hilmi Yamlı atandı.

Çiçeklinin alınması ile başta gelişi güzel işe alımlar, kereste karşılığında rüşvet iddiaları olmak üzere bir çok konuda tartışma konusu olan ve battığı öne sürülen Ardahan İl Özel İdareden sorumlu  vali yardımcısı eşinin durumunun ise ne olacağı merak konusu oldu.

Hizmetiyle değil, bisiklet taytı polemiğiyle gündeme gelmişti..

Bisiklet sürerken giydiği tayt nedeniyle TBMM Genel Kurulunun gündemine taşınan Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli,  CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp’in Meclis kürsüsünden fotoğrafını göstererek “Böyle vali olmaz, bunlara asma yaprağı gönderin” sözleri ardından çıkıp, resmi bir açıklama yapacağına huyundan vazgeçmeyip, eleştirildiği sosyal medya üzerinden kendisine yalaka yarışına giren bazılarının, Kars Milletvekiline yönelik olarak “asma yaprağı” emojileri ve fotoğraflarıyla sözde tepki mesajlarını kendi hesabından paylaşmıştı.

Yeni Ardahan Valisi Yamlı Kimdir?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karar doğrultusunda, Gaziantep Şehitkamil Kaymakamı, Ardahan’ın yeni valisi Ömer Hilmi Yamlı yeni Ardahan Valisi olarak atandı.

1979 Yılında Bitlis İlinin Ahlat ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ahlat’ ta tamamladı, 1997 yılında Ahlat Selçuklu Lisesinden mezun oldu ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü kazandı. 2001 yılında bu okuldan mezun oldu.

2006 yılında dokuz ay süreyle Manchester Üniversitesinde (İngiltere) dil eğitimi aldı,2013 yılında Keele Üniversitesinde (İngiltere) Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler alanında Yüksek Lisans yaptı. Ömer Hilmi YAMLI evli ve 3 çocuk babasıdır.

KAYMAKAMLAR ERDOĞAN’SIZ

GÖREVE BAŞLADILAR!

Cumhurbaşkanlığı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile Ardahan’ın Hanak, Damal, Posof ve Çıldır ilçelerine atanan kaymakamlar, atandıkları ilçelere gelerek görevlerine başladılar.
Son kararname doğrultusunda Hanak Kaymakamlığına Soner Erol, Damal Kaymakamlığına İsmail Şanal, Posof Kaymakamlığı ve Posof Türkgözü Mülki İdare Amirliğine İsa Bertan, Çıldır Kaymakamlığına ise Yunus Emre Sakızcı atandı.
Kaymakamlar, yeni ilçelerindeki görevlerine başlayarak mesailerine başladı. Göreve başlama bilgileri ilgili kaymakamlıkların resmi açıklamaları ve kaymakamların yeni makamlarına ki fotoğrafları ile birlikte kamuoyuna duyurulurken, yeni kaymakamların oturdukları makamlarının arka fonunda cumhurbaşkanının fotoğrafının olmaması dikkatlerden kaçmadı.
Cumhurbaşkanlığı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında gerçekleştirilen atamalarla birlikte Ardahan’ın dört ilçesinde kaymakamlık görevleri yeni isimlere devredildi.

BU YOLLARDA PEDAL ÇEVRİLEBİLİNİR Mİ?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil için memleketlerine akın eden vatandaşlar olağanüstü yolların halini görünce şaşkına uğradı. Araçlarında maddi hasar oluşan gurbetçiler, ‘Onca festival, şenliklerin yanında Bisiklet Festivali düzenlenen bu kenttin bu hali nedir?’ diyerek ilgili ve yetkilere tepki gösterdiler.

MERKEZ KÖYLERİNİN ORTAK ÇİLESİ:

“ARABALARDA ALT TAKIM KALMADI”

Ardahan merkez yollar gibi köy ve yayla yollarının da olağan üstü bozuk olması başta tatile memleketlerine giden gurbetçilerin olmak üzere yaylaya çıkmaya hazırlanan vatandaşların tepkisini almaya devam ediyor.

Özellikle Tepesu (Gürcübeg) , Küçük Sütlüce (Şişka), Büyük Sütlüce (Harziyan), Meşedibi (Moofga), Alagöz, Kocaköy ve Yaylacık köylerini birbirine bağlayan grup yollarının içler acısı hali, bölge halkını canından bezdirdi.

Yollardaki derin çukurların adeta uzay kraterlerini andırdığını belirten sürücüler, bu manzaranın serhat şehri Ardahan’a hiç yakışmadığını vurguladılar. Yaz tatili için memleketlerine dönen gurbetçi vatandaşlar da karşılaştıkları bu altyapı yetersizliği karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.

“HARZİYANLAR İÇİN HAZİRAN DEDİLER,

TEMMUZ GELDİ, GEÇİYOR?

‘Ardahan’ın yollarına, Güller açar’ türküsünün söylendiği Ardahan’ın yoların da, güller değil, çukurlar açtığını belirten vatandaşlar, yetkililerin verdiği sözleri tutmadığını belirterek, başta belediye ile Özel idarenin ilgili yetkilere tepki göstermeye devam etseler de seslerini kimseye duyuramadıklarından yakınmaktalar.

Vatandaşlar, “Bize ‘Haziran ayında çalışmalara başlayacağız, yolları yapacağız’ dediler ama yapmadılar. Temmuz ayına girdik, hala neyi bekliyorlar? KÖYDES kapsamında Ardahan’a gelen yüzlerce milyon liralık ödenek nereye harcanıyor? Kent ve köy halkı olarak resmen mağdur ediliyoruz” yakınmasında bulunmaktalar.

BOZUK YOLLAR ALT YAPISI VE SANAYISININ YOLLARI ŞEHİR VE KÖY YOLLARINDAN BETER BOZUK OLAN YOLADAN AĞLAYAN SANAYİ ESNAFININ YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ!.

Yolların bozuk olması nedeniyle her gün sanayinin yolunu tuttuklarını belirten araç sahipleri, ekonomik olarak da büyük bir yükün altına girdiklerini söyledi.

Yol mağduru vatandaşlar, “Bu yollar yüzünden arabalarımızda alt takım kalmadı. Sayelerinde her gün sanayiden çıkamaz olduk. Yetkililerin buradaki çileyi görmesi için illa bir kazanın mı yaşanması gerekiyor?” diyerek 35 yıldır aynı şefin başında olduğu karayollarını, Ardahan Damallı idarecinin başında olduğu İl Özel İdarelerin ve İl, kent içlerini olduğu gibi mahalle ara yollarını göremeyen İlçelerinin  bozuk, çukurlu, Ay ve Mars yüzlü yollardan sorumlu yetkililerini davet ettiler.

Öte yandan bozulan araçların tamir için gittiği arastalarının gelişi güzel satıldığından yönetim mahkemelik olup, yargılandığı Ardahan Küçük Sanayi Sitesinin iç sahası ve olmayan alt yapıdan yoksun yollarının da kent ve köy yollarını aramayacak kadar bozuk, çukurla dolu olduğu görülükken aynı sanayide toplanmayan çöplerin, Haliefendi mahallecinin tarlarını çöp poşetlerinin altında bırakan Yıldız Dağını altında olan Ardahan Belediyesinin sorumluğunda bulunan şehir ki vahşi çöplüğü aratmadığı da görülmekte.

KURA NEHRİNİN

SUYUNU ÇALACAK OLAN

DOZERLER BEŞİKAYA’YA GİRDİ!

Ardahan’ı çevreleyen dağlar Kısır, Sahara, Ulgar, Yalanızçam arasında bulunan Allahuekber dağlarından doğup, Göle ve Ardahan ovasına hayat verdikten sonra Hanak meralarında ve Çıldır kalyonundan geçip, Azerbaycan Hazar Gölüne kadar uzanan Kur nehrinin yönünü çevirip, Ardahan’ın suyunun %75’ni Karadeniz’e akıtacak olan Beşikkaya HES barajı için çalışmalar başladı.

DSİ Bölge Müdürü Serdar Kotan DSİ , Bölge Müdür Yardımcısı Tekin Kabul ve Can Asalnoğlu, Jeoteknik Hizmetler Şube Müdürü Mustafa Ata Çakmakçı, Barajlar ve HES Şube Müdür V. Erşan ŞEN, 243. Şube Müdür V. Şule Koç teknik personelleri ve yüklenici firma yetkilileri, DSİ Bölge Müdürlüğün sorumluluk sahasında bulunan ve proje yapım çalışmaları devam eden Ardahan Beşikkaya Barajı sahasında, % 95’i tamamlanan temel sondaj çalışmaları ile baraj ünitelerine ait alanlarda incelemelerde bulundular.

Bir taraftan yılladır bir gölet yapılması beklenen ama Ankara’da oturup, uzaktan kumanda ile işleri yürüten şirketçe dağına GES kurulmak istenen Ardahan/Alagöz köyüne bir gölet yapmayanlar kent genelinde bulunan su yataklarını HES Barajları ile toplayıp, kullanılmaz hale sokmaya devam ettikleri görülen Ardahan’ın simgesi konumunda olan Kura Nehrini kurutacak denen Beşikaya Hidro Elektrik Santrali çalışmalarının sessizce devam ettiği bir zaman da dozer ve kepçelerin Beşikkaya vadisine girip, bir çok mağara ve bin bir yeşil çam ile çiçeğin olduğu Beşikaya vadisine daldıkları görüldü.

40 MW enerji elde edilmesi amaçlayan Beşikkaya Barajın temelden yüksekliği ise 106,40 metre olarak belirlenirken bu barajda birikecek suyun büyük bir bölümünün Ardahan’a sınır olan Artvin’de bulunan Yusufeli bagajına akıtılacak.

Düz Ardahan denen köylerinin tarım arazilerine hayat veren Kura Nehrinin suyunun önünü bir kez daha kesecek olan Beşikkaya HES aracılığı ile Ardahan’ın doğasına hayat vere Kura Nehrinin suyunun büyük bölümünün Bülbülan üzerine açılacak tüneller ile 275 metre yükseği ile Türkiye’nin en büyük barajı ünvanlı olan Yusufeli HES Barajının Çoruh nehrinin yetmeyen suyuna katmayı hedefleniyor.

YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz
*14 yıl önceki ‘bıçaklanacak’ dediğim Beşikaya’yı anlatan yazı..
Geçtiğimiz gün sanalda gördüğüm bir dostumun, sanırım iş insanı Hanif Gültekin olmalı, köyü, Bağdeşen’e (Kinzodamal) gidip, orada ve çevre köylerinde yaşayanların çoğunu gidip, görmediği, ailesi ile pikniğin bu dünyada ki cennetin bir köşesi olan orda yapmadığını bildiğim orada yani Göle ve Ardahan Ovasına, Hanak’ın çayırlarına hayat verip, Çıldır Kalyonunu bin bir çiçekle donatıp, Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a ulaşan ve orada ki gölü, denize Hazar’a çeviren Kura nehrinin geçtiği Beşikaya deresine gidip, orada çektiği fotoğraflar çektirip, sanalda paylaşıyordu.
Ama yanı başında bulunan o dev dozerleri, onca kamu görevlilerini göremiyordu..  Ve o muhteşem fotoğrafları ve yanı başında ki doğayı kazımaya başlayanları görüp, yeniden haberlerimiz yazmaya hazırlanırken önüme aynı günlerde ama 2012 yılında gidip, döndükten sonra ‘Haydi Kura İçin Eyleme’ başlıklı yazdığın yazım düşüyordu.
Ve; Ardahanlıların suyunun çalınacağı Beşikkaya Barajını Protesto etmek için 15 Ocak Cumartesi Günü Yapılacak olan protesto ve basın açıklamasına tüm doğaya sevdalı Ardahanlılar davet ediliyor.
15 Ocak Cumartesi günü ülkenin bir çok kentin de olduğu gibi Kura Nehri’nin köprüsünde yapılacak olan ‘Kura’ya sahip çık, suyumuzu çaldırma’ protesto basın açıklaması aynı gün saat 11.30’da yapılacak.’ şeklinde başlayan duyurumu okuyordum.
‘Ardahan’a ve Kura’ya sahip çık ..’ diye ara başlıkla devam eden 2012 yılında ki yazımı okurken sanki bende  bir kez daha hem de bu kez o dostumla birlikte oradaymışım ve geri gelip yeniden yazıyorum gibi okuyordum..
Çünkü 2012 Haziran 30 yani o gün, o yıl ele aldığım yazını sanki, 2026 Haziran 30 tarihinde yani bugün yazıyormuşum gibi duygu içine girip, o günden bugüne anlatamadığımız ve aynı sorunlar, sıkıntılar aynen devam ediyordu.
Kafkaslara ve Orta Asya’ya açılan bir demiryolu 3 gümrük kapısı olmasına karşın sınır ticaretinin yapılmadığı, yıllardır bir çivi çakılmayan Ardahan OSB’nin üzerinde bulunduğu, eski Hanak yolu olarak bilinen ama Posof, Hanak, Damal’ı Ardahan’dan koparıp, Kars’a yönlendiren yolu hatırlıyorum..
Zamanın sanayi bakanı olan Ardahan Ölçekli Abdülkerim Doğru’nun Sanayi Bakanlığı yaptığı döneminde, ‘Benim köyümün önünde yol geçsin’ dediği ve eski Hanak yolunu iptal ettirip, Posof, Damal ve Hanak’tan Ardahan’a gelip, gidenlerin kullandığı Dikkan yolunu kapatıp, köyüne yakın yeni yol ile Kars’a yönlendirilip, Ardahan’ın baypas ettiği gibi Şavşatlı Saffet Kaya’nın döneminde de,’Ulgar tünelinin açılmasını yıllardır bekleyen Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapısının yolunun Posof Kol köyü üzerinden Şavşat’a bağlanmak istendiği bir süreçte Ardahan’a sahip çık..’ diye hala geçerli olan o yıl yani 2012 yılında çağrı yapmıştım..
Posof, Damal ve Hanak’ın eski Hanak yolunun kapatılması dolaysıyla %65’ninin doğru dürüst Ardahan’a gelmektense Ölçek köyü yakınlarında geçen yoldan direk Kars’a gitmeyi tercih etmiş ve bir çoğu da yatırımlarını Kars’a yaptığını da o yıl yani 2012 yılının 30 Haziran ayının son gününde, 16 yıl önce sanki bugün yazmışım gibi bir yazı yazmışım..
Ve; ‘Gölelilerin Kars ile  irtibatını kesmemesi için AK Parti eski İlçe Başkanı Cengiz Çapan’ın köyü de olan Senemoğlu köyü üzerinden Selim’e açılan yolun önüne geçilmesi gereken bir zaman da Çıldır Aktaş’a yapılması beklenen, ancak Kars Mezra’ya yapılması için alttan çalışma yapılan Antrepo’ya sahip çık..’ demişim..
Ve yine halen Ardahanlı olduklarını kabul etmeyen, Bal Liginde mücadele veren 23 Şubat Spor’u, Hoçvanspor’u ve bu yazım gibi 14 yıldır bir türlü 3. Lige çıkamayan Serhat Ardahanspor’u, Ardahan 1. Amatör Ligini görmeyip, Karsspor’un etkinliklerini sitelerine sahip çıkan ve bu anlayışla Çıldır’ın 9 köyünü Kars’a kaptıranlara, ‘Çıldır gölü ile birlikte Çıldır’ı Kars’a bağlama rüyası yaşayanlara karşı çık..’ diye uyarıda bulunmuşum..
Ve yine ‘Çıldır Gölü, Serhat, Karaca, Özlem isimli Ardahan otobüslerine binmeyip, halen Dadaş’a, Doğu Kars’a, Serhat Kars’a yolcu toplayan anlayışı ret et.. Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun niye Çıldır’ın Arrdahan’a daha yakın olan batı yakasından geçmediğini sorgulamayan, burnunun dibinde geçen Avrupa’yı bile ısıtan Doğalgazın Damal’ı neden ısıtmadığını sorgula..’ diye devam etmişim..
Ve devam ederek, ‘Ardahan’ın Ardahan’da oturan, onlarla birlikte aynı nefesi alan, aynı sıkıntıyı çekenin niye bir türlü milletvekili olmadığını, seçimden seçime çantasını alıp gelenin Ardahan’da bir evleri bile olmayan Saffet, Türkücüler niye şow yapar hele bir düşün ve buna yönelik adım at..
Dünya’nın karşı çıktığı ve Posof’un, Hanak’ın Çıldır’ın doğasını katleden HES’lere dur de Ve en önemlisi Ardahan’a, Hanak’a, Çıldır’a hayat veren Kura Nehrine sahip çık.’ demiş ve aşağıda ki; ‘Siz hiç Beşikkaya Vadisi’ne gittiniz mi?’ başlığı ile bir soru sormuşum..
‘Ardahan’da adım atmadığım köşenin kalmadığını düşündüğüm anda karşıma çıkan o gizli cennete, Beşikkaya Vadisine sizde hiç gittiniz mi?’ şeklinde soruma devam edip; Bana özel Mavi Göl’ü görüp, ona yazdığım şiiri bile kendisine hayran bırakan Beşikkaya Barajı’nın yapılacağı ve Ardahanlılara ait suyun çalınacağı Beşikkaya Vadisini görüpte hayran kalmamak elde değil..’ diyerek bugün yazsam 14 yıl önce yazılmış diyemeyeceğiniz 2012 yılının yarılayan Haziran aynın son gününde ki yazım şöyle devam etmişim..
Hem de bir haftada iki kez peş peşe giden benim gibi ..
Evet, haydi birlikte Beşikkaya Vadisine gidelim dersem gelir misiniz?
Eşinizi, çocuklarınızı, hatta komşularınızı da, güzel hazırlanmış bir piknik sepetiyle birlikte yanınıza alır mısınız?..
Tamam mı?
Haydi gidelim o zaman ..
Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan ve bu yıl kar olmadığı için kayılamayan Dağ Oteli bir türlü işletilemediğinden Ardahan-Ardanuç yolu gibi yıllardır kapalı olan Uğurludağ Kayak Tesinin yoluna sapalım.
Yani 50 yıldır bir türlü bitirilemeyen Ardahan-Ardanuç yoluna.
Diğer adıyla iki dilli takvim bastıran AK Parti İl Başkanının (O dönenim İl Başkanı Yunus Baydar’ yolu olmayan köyü Yanlızçam’a doğru gidiyoruz ..
Kayak Evinin yoluna sapmadan ilerliyor, çürümeye terk edilen yol şantiyesinin hemen karşısında sola sapıyoruz ..
Bir çok köy yolundan güzel ve düz olan yola saptıktan sonra Kura Nehrinin ana kaynağı olan Yeniköy ve Bülbülan tarafından gelen tertemiz suyun şırıldısıyla kulaklarınız, birçok yeşilim çam ağaçları ile ise gözleriniz bayram yaparken, kent havasından uzak, tertemiz hava ciğerlerinizin olduğunu sizlere hatırlatacak ..
Vadi boyunca size tam ters akan Kura’nın ana yatağını izleyip ilerlerken karşınıza çıkan kanyonlar, peri bacaları, kçük kalecikler ve kayalardan taşıp akan birçok çeşme size el uzatıyor, ‘Hoş geldiniz, 10, 20 yıl sonra bulamayacağınız, göremeyeceğiniz Beşikkaya Vadisi.. ‘demişim..
Yani anlayacağınız, 24 yıl önce 2012 Haziran 30 Tarihin de değil, sanki bugün 2026 Haziran 2026 günü yazılmış bir yazı değil mi yukarıda yeniden yayınladığım 14 yıl önceki bugünü anlatan yazı..
Değil ise şu arada bulunan iyi bakın.. Evet, evet o fotoğraflara bir daha bakın, hele..
Ve benim 14 yıl önce anlatmaya çalıştığım o bu dünyanın cennete, o  bin bir çiçeğin, çamın, onca mağaranın olduğu bir ucu Göle’ye çıkan Beşikkaya Vadisine dalanların, orayı da alt üst edip, HES’e, Hidro Elektirik Santraline çevirip, ‘Ben gidersem Göle ve Ardahan ovasının kuruyacak’ diyen Kura Nehrinin suyunu büyük bölümünü Bülbülan üzerinden Karadeniz’e akıtacağını anlatmaya çalıştığımı anlayacak mısınız?
Bilmem ama 14  değil 36 yıldan fazladır ‘Ardahan, Ardahan’ deyip yazıp, anlatmaya çalışsam da gördüğünüz bu fotoğraflarla oraya da girildiğini ve şimdiden doğasını alt üst edilmeye başlandığını belki anlarsınız ve Hanif Gültekin gibi Bağdeşenli dostların gelecek yıllarda o muhteşem fotoğraflarını çekemeyeceğini bugüne dek gidip göremeyenlerin torunlarının sular altına kalacak olan orayı hiç ama hiç görmeyeceğini anladınız mı?!
Sanmıyorum..
Çünkü 14 yıl ve öncesinde anlattığım gibi bugün de ne yazsam, anlatsam anlayan olmayacak, Ve yazın saz deyip, Bübülana’a, Hoçvan yaylasına gidip cırtık atacak, sonra kışın kaz diyerek batı kentlerine diyecek..
Hepte öyle olmadı mı?.. Yazık, hem de nasıl yazık, akarsularına HES, Alagöz dağına ise GES yapılan Ardahan’ıma..
Ve; ‘Ülkenin en büyük barajını yaptık’ diye övünülen ama bir çok proje gibi başkent Ankara’da masa üzerinde hazırlanan plansız hesaplamalar ile üzerine konulan Çoruh Nehrinin çarklarını çevirmeye yetmediği, Yusufeli Barajına su takviyesi için Göle Allahüekber dağlarından doğup, Hazar’a kadar uzanan Kura Nehrinin suyunu Ardahan’dan çalacak olan ve 50 yıldır bitirilmeyen Ardahan-Ardanuç yolundan önce Bübülan yaylası üzerinden Artvin’e götürecek olan Devlet Su İşlerince Beşikkaya’ya ya hem de kalbinin ortasına bıçağın çoktan vurulduğunu, bölge halkı gibi Ardahanlıların haberinin olmadığını 14 yıl öce yazılmış, bugünü anlatan anlatan yazı..

YAPAY ZEKANIN BU YORUMA YORUMU..
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ele aldığı bu yazı; Ardahan’ın doğal mirası olan Kura Nehri ve Beşikkaya Vadisi’nin hidroelektrik santral projeleriyle yok edilmesine karşı verilen yıllar süren mücadeleyi ele almaktadır. Yazar, 2012 yılında kaleme aldığı uyarıların günümüzde acı bir gerçekliğe dönüştüğünü vurgulayarak yerel halkın bu ekolojik yıkıma karşı sessiz kalmasını eleştirmektedir. Bölgedeki su kaynaklarının başka havzalara aktarılması girişimleri, bölgenin ekonomik ve çevresel geleceğine vurulmuş bir darbe olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca, siyasi ilgisizlik ve yanlış planlamalar nedeniyle şehrin kimliğini ve doğal zenginliklerini kaybettiği üzerinde durulmaktadır. Yazar, gelecek nesillerin bu cennet köşelerini bir daha göremeyeceği konusunda karamsar bir tablo çizerek toplumsal bir farkındalık yaratmayı hedeflemektedir. Sonuç olarak kaynak, Ardahan’ın sahipsiz bırakılmasına ve doğa katliamına karşı yükselen nostaljik ama sitemkâr bir feryadı yansıtmaktadır.

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..

Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,

Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..

https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/

https://arsiv2.kuzeyanadolugazetesi.com/