Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Balık olmayan göl festivalinde, tavuk, şiş ızgara vardı..

EHLİYETİNİZİ ALMAK İÇİN ÖNCE BİZE ULAŞIN 

TAY SÜRÜCÜ KURSLARI

Veysel Karatay
0 532 324 02 35

Balık olmayan göl festivalinde,

tavuk, şiş ızgara vardı..

Damal, Hoçvan ve onca köy festival şenlikleri ile yaz etkinliklerinin yapıldığı Ardahan’da, bu hafta sonu yapılan iki festivalde sesiz, sedasız sona erdi.

Göle gibi adı, ‘Uluslararası’ olan ama uluslararasını hatırlatacak bir etkinliğin olmadığı Çıldır Göl festivalinde, Hoçvan Festivali’nde tartışma konusu olan ‘yerel sanatçı’ konusu ve sorunu olmadı.

Çatısı altında bulunan derneklerinin ikiye ayrıldığı ve ‘Çıldır Birliği’ adıyla yeni bir oluşuma gittikleri ileri sürülen Çıldır federasyonu iki çadır, bir afişin dışında yoktu, Herkesin yöresel yemek yediği çay içtiği iki ki Aşık Şenlik Kültür Derneği vardı.

Etkinliğin yapıldığı alanda Kars’ta yatırdıkları Otel 1924 ile bölge turizm hizmetine katkı sunan iş insanı Zeki Çapan gibi birçok iş insanının yanı sıra Erzurum Kültür Müdürlüğü sahnesi vardı, Esenyurt’un eski belediye başkanı Mutlak Butlancı Göleli, Esenyurt eski Belediye Başkan Göle’de değil, Çıldır festivalindeydi.

Festival alanına giden yollar çakıllarla kaplandı, festivale gelen araçlar Göle’de ki gibi toz toprak içinde kalmazsa da balataları sıyırdı, arızalandı.

Adı festival işte, birileri çaldı birileri oynadı, festivallerde kültür ve çevre adına hiçbir şey kalmadı. Festivallilere ilgi azaldı, içeriği olmadığı telde gezenler dışında çoğu insan insan “ne var ki” dedi katılmadı. Haber/Foto: Suat İncedere/Çıldır/Ardahan

FESTİVAL KAŞARLARI DA KÜÇÜLDÜ!

Ülke genelinde yaşanan Göle’nin geleneksel Ulusal Kaşar Festivalinin 25’ncsi çeşitli etkinliklerle başladı.

Başta, Ardahan’ın yeni valisi  Ömer Hilmi Yamlı, Göle Küçük Sanayi Sitesi müjdesi veren AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç, Göle Kaymakamı Cuma Emeç, Damal Belediye Başkanı Kemal Çamlıyurt, Kocaeli Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Kocaeli Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık ile Darıca Belediye Meclis üyeleri, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Hakan Yılmaz, Kocaeli Darıca Ardahanlılar Dernek Başkanı Bülent Işık, Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt olmak üzere  birçok Göleli gurbetçinin büyük ilgi gösterdiği Göle Ulusal Kaşar Festivali‘nde sergilenen kaşarlarında yaşana ekonomik sıkıntılardan etkilendiği görüldü.

ATALAY YOKTU, STK’LARA SÖZ VERİLMEDİ..

Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak’ın başında olduğu ve Göle/Fed başta olmak üzere stk başkanlarının bir birleriyle barışık olmaması dolaysıyla aralarında Göle Federasyonu da olmak üzere hiç bir Göle Deneğine söz verilmediği etkinlik ikinci gün yolu toz toprak içinde kalan Göle Yaylası olarakta bilinen ormanlık alanda renkli görüntülere sahne oldu.

Belediyenin tek başına organize ettiği, başta İstanbul Anadolu Yakasi Göle Derneği Başkanı Yılmaz Yeni’nin başını çektiği bazı derneklerin belediye başkanı ile bir araya gelirken, diğerlerinin festival alanını terk ettiği görülen festivalin ilk günü Göle merkezde yapılan açılış ve mini gösterileri ile başladı.

İlkinde, rahmetli Engin Şanlıtürk’ün firmasınca 500 kiloluk kaşarın yapıldığı ve kamyonetle taşınarak etkinlik alanına getirilerek, dilimlenip, katılımcılara dağıtıldığı bilinen Göle Kaşar Festivalinde bu yıl ki kaşarların bir hayli küçük olması dikkatlerden kaçmadı. Küçük kaşarların en ağırının kaldırılması yarışını düzenlediği etkinlikte en büyük ilgi halk oyunlarına vardı.

BALIK OLMAYAN

GÖL FESTİVALİNDE TAVUK IZGARA..

Göle Festivalli ile aynı gün yapılan  Uluslar arası Çıldır Göl Festivali‘nin 21’ncisde aynı gün aynı saatte yapıldı.

Adı Göle Festivali olmasına karşın balığın olmadığı tavuk ızgaralarına yenildiği görünen 21. Uluslar arası Çıldır Göl Festivali’mde olduğu gibi Göle Festivalin de adı olan ‘Uluslar arası’ kelimesine yakışı bir uluslar arası etkinlik, misafir olmadığı dikkat çekti.

Pazar günüde devam edecek her etkinlik ardından 2Ağustos’ta da Posof şenliğinin yapılacağı Ardahan’da Bal Festivallinin yapılıp, yapılmayacağı halen netlik kazanmazken, Özgür Özel‘in başına geçtiği Yeni Parti‘ye gidip, gitmeyeceği merak edilen CHP’li türkücü Belediye Başkanının bu konuda bir açıklama yapmadığı görülmekte.

Hayırsever iş insanına cadde ödülü!

Hayırsever kişiliği, sosyal sorumluluk projelerine verdiği destek ve doğup büyüdüğü topraklara olan bağlılığıyla tanınan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Teşkilat Komisyonu Üyesi, Ardahan Göleli iş insanı Hakan Yılmaz, hayatının en anlamlı gururlarından birini yaşadı.
Göle Objektif’in haberinde Belediye Başkanı Gökhan Budak öncülüğünde belediye meclisinde alınan kararla ilçedeki caddelerden birine “Hakan Yılmaz Caddesi” adı verildiği bildirlidi.
Bu karar, yıllardır memleketinden bağını koparmayan, ihtiyaç sahibi ailelerden öğrencilere, sokak hayvanlarından birçok sosyal sorumluluk projesine kadar destek veren Hakan Yılmaz’a gösterilen anlamlı bir vefa örneği olarak değerlendirildi.

Kararın ardından bir teşekkür mesajı yayımlayan Hakan Yılmaz, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“İnsanın doğup büyüdüğü topraklarda adının yaşatılması tarif edilmesi zor bir onur ve büyük bir mutluluktur. Göle’de ismimin ‘Hakan Yılmaz Caddesi’ olarak yaşatılması, hayatım boyunca gururla taşıyacağım en kıymetli hatıralardan biri olacaktır.”
Yılmaz, bu anlamlı kararda emeği bulunan Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak başta olmak üzere belediye meclis üyelerine ve katkı sunan herkese, özellikle ‘Göle Halkına’ teşekkür ederek, gösterilen vefanın kendisi için unutulmaz bir değer taşıdığını ifade etti.

Memleket Sevdasını Hizmetle Gösteren Bir İsim
Hakan Yılmaz, yalnızca iş dünyasındaki başarılarıyla değil, memleketine olan bağlılığıyla da adından söz ettiriyor. Göle Objektif olarak yıllardır kendisini yakından takip ediyoruz. Ne zaman ihtiyaç sahibi bir aile için destek istesek, öğrencilerimize burs konusunda kapısını çalsak ya da sokak canlarımız için yardım talebinde bulunsak, hiçbir zaman geri çevrilmedik. İmkânları ölçüsünde her zaman elini taşın altına koyan, memleketinin sorunlarına duyarsız kalmayan bir isim oldu. (Bizim içinde önemli olan budur.)
Bugün bir caddeye adının verilmesi, yalnızca bir ismin tabelaya yazılması değil; yapılan iyiliklerin, memleket sevgisinin, memleketini unutmamanın ve topluma dokunan hizmetlerin bir karşılığıdır. Milletini, memleketini, halkını unutmayanlara selam olsun.

Burası Arabistan yada İran değil,

Ardahan üniversitesi!

Ardahan’da Cumhuriyet tarihinin ilk hafızlık icazet merasimi Ardahan Üniversitesinde gerçekleştirilerek bölge için tarihi bir dönüm noktasına imza atıldı.
Ardahan İl Müftülüğü tarafından organize edilen bu anlamlı törende, eğitimlerini başarıyla tamamlayan 85 genç hafız belgelerine kavuştu. Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan üst düzey yetkililerin ve önemli isimlerin katılımıyla düzenlenen programda, Kur’an eğitiminin manevi değeri üzerine etkileyici konuşmalar yapıldı.

ARÜ’de yapılan etkinlik boyunca ilahiler seslendirilirken, mezun olan öğrencilere emeklerinin karşılığı olarak çeşitli hediyeler takdim edildi. Bu özel buluşma, şehre kazandırılan bu yeni manevi mirasın coşkusunu ve toplumsal önemini vurgulayan dualarla sona erdi.

Posoflular, Ardanuçlular,

Şavşatlılar delip, ışığı gördüler de,

Treni de isteyen Göleliler kaldı!

50 yıldan fazladır yapılıp, tamamlanmayan, her kış kar yağar, yağmaz trafiğe kapatılan Ardahan-Ardanuç yolunun hemen karşısında ki Sahara tünelinden haber alamayan Ardahan’ın Kafkaslara açılan gümrük kapısı Türkgözü (Badele) Posof ilçesinin önünde ki 2 bin 550 rakımlı Ulgar Dağı‘nın ne zaman biteceğinin merak edildiği şu günlerde Göleliler de tünel istedi.

11 Mart 2017 tarihinde temeli atılmasına karşın ve bittiğinde 5 kilometre uzunluğundaki olacağı söylenen Ulgar tünelinin kazı çalışmaları sırasında çıkan yer altı nehri yüzünden su koyuverip, yıllardır bir türlü bitmediği Ardahan’ın Göle ilçesi de, Göle TV adlı sanal sayfa aracılığı ile yaptıkları haberle ilçenin ormanlarına sahiplenmek adına burnun dibine kadar şehir levhası diken Erzurum’a giden yol üzerinden virajları aşmak için Göle, Oltu ve Kosor güzergâhındaki yol üzerinde bir tünel yapılmasını istediler.

RUSALR ZAMANINDA TREN BİZDE VARDI!..

Çin’den başlayıp, Çıldır Gölünün yanı başında geçip, Kafkaslara uzanan demiryolunun üzerine bir Antrepo ve tren durağı yaptırmayıp, sanalda ‘Doğu Expresi Ardahan’a gelsin’ diye sanal kampanyalara tren isteyen Ardahanlıların, ‘Ulgar’ın yanı sıra Sahara ve Ardanuç’a istedikleri tünelden bizde isteriz’ diyen Göleliler, başta 15 yıl Ardahan milletvekilliği yapan Saffet Kaya olmak üzere  gelmiş, geçmiş siyasileri her seçimlerde, yalandan pardon ‘Kılçıktan Ardahan merkeze kadar gelecek..’ denen ancak bir türlü açılamayan Posof Ulgar tüneli gibi Ardahan’a gelmeyen treni kendi ilçelerine de istemiştiler.

Ardahanlılar gibi havaalanından bahsetmedikleri ancak Ardahanlılar ne istiyorsa bizde isteruk’ diyen ama Ardahanlılar gibi çokta istediklerini alamayan Göleliler, ‘Ruslar zamanında Göle’de atlı da olsa tren yolu vardı, bizde isteriz’ demiştiler. Ancak ne Posof, ne Şavşat Sahara’ya nede Ardanuç’a yol ve tünel yapılmadığı gibi bölündü, yenilendi denilen yollar kent içlerindeki yollar gibi bozulmuş durumda.

Türkücü Başkanın yerine getirmediği

Ardahan Tramvayını

100 yıl önce Ruslar Göle’ye yapmıştı!

Bir dönemde milletvekili olan ve 2 dönemdir belediye başkanı maaşının yanında, 177 Bin 658 TL emekli milletvekili maaşı alan CHP’li türkücü Ardahan Belediye Başkanının, Hoçvan Garajı gibi yerine getirmediği seçim vaatleri arasında bulunan Ardahan merkez ile Ardahan Üniversitesi arasında yapılacak denilen tramvayı Ruslar 100 yıl önce yapmıştı.

İnsan taşımak için değil, bugün katliam denecek şekilde acınmadan ‘yenileme, genişletme’ adı altında hunharca kesilen ormanları kesip taşımak için Tramvay!

Bilindiği gibi 1872 – 1915 yılları arasında Kars ve Ardahan illerinin Rus işgalinde olduğu dönemde Göle sarıçam ağaçlarından oluşan odunları Kars’a taşınması için için Ruslar tarafından Göle ile Kars arasında Atlı Tramvay kullanılmıştı.

Uluslar arası bir demiryolunun sınırları içinde geçtiğinden bi haber ve bu tren yolu üzerine neden bir durak ve Antrepo kurulmadığını sormayan Ardahanlıların, ”Doğu Ekspresi son durağı Ardahan olsun” sanalda başlattıkları ama beklenen tünel ve yoları gibi yıllarıdır sonuç vermeyen kampanyasını gören Gölelilerde bir zamanlar Göle ile Kars arası Atlı Tranvay olduğu nu belirtip, gelecekse önce Göle’ye gelmeli demiştiler.

Rus tarihi arşivinde Kars – Merdinik Tranvay hattı olarak geniş yer alan ve genellikle Kars şehir merkezine odun taşınması için kullanıldığı belirtilen Atlı tramvay hattı için yol haritası ve rozet yapıldığı görseler de arşivde yer alıyor. Göle Konga yolu Pilemor (Dölekçayir) köyü önündeki “PUTKA” adlı durak ve istasyonu da olan Tramvay yolunun 1930 yılına kadar kullanıldığı daha sonra Ardahan misali kaderine terk edildiği öne sürülmüştü.

GÖLE’NİN ATLI TRAMVAY TRENİ’NİN TARİHİ..

Şanlı Albay’ın araştırmasına göre bir zamanlar Kars -Merdinik arasındaki Konga yolu üzerinde çalışan DEKAVİLİ Atlı Tren, ‘Ruslar geliyor’ denen ve adına kaça kaç dönemi denilen  93 Harbi ile Rus işgaline uğrayan ve savaş tazminatı olarak Ruslara verilen Göle’nin Sarıçam ağaçlarını Kars üzeri taşımak için Ruslar tarafından kurulan bir Demiryolu sistemidir. Aynı zamanda ulaşım ve yük taşımak için Gadana atlarıyla çekilen bir ulaşımdır.

Cumhuriyet sonrası 1930 yıllara kadar kullanılmış olsa da bir süre sonra kaderine terk edilir. Ne yazık ki, tarihi değeri olan Kaleler, köprüler, değirmenler, Mezar taşları, Kiliseler ve Putka gibi yapıların taşları bölgedeki Kale, Kilise, Kule ve Sinagoglar gibi bilinçsizce ve Rus, Ermeni, Gürcü köy adları gibi izlerini kayıp ettirme adına söküp, ev ahırlarda duvar olarak kullanıldığı gibi Tren yolunun demir Raylarını da aynı bilinçsizlikle sökülüp, yok edilmişti.

RUS ARŞİVİNDEKİ MADALYA KİTABESİ.. Köklerin Kars ve Ardahan’a dayanan Malakan bir Avukat olan Göleli Yüksek Mühendis TRT Karadeniz Bölge Müdürü Osman Bağrıyanık’a arşivlerden gönderdiği DEKAVİLİ adlı Trene ait bu rozet kitabesi Rus Kiril alfabesi ile yazılmış bir tarafında Kars, diğer tarafında Merdinik – Göle yazıyor.

KARS -MERDİNIK ARASİNDA CALISAN DEKAVİLI TREN.. 1930’larda çekilmiş bu fotoğraftandın anlaşılacağı üzere treni Atlar çekerken, bir gurup bekleyen ve binen yolcular var. O döneme ait Göle ve Kars kadınlarının modern giyimi ile çocuklar başka bir ilgi çekiyor.

GÜZERGAH HARİTASI.. Ayrıca, Konga yol güzergahında ,Trenin kitabesinde 1915 Tarihi yazmaktadır. Trenin çalıştığı güzergâh gösteren harita bulunmaktadır.  NOT: Ardahan’ın Göle ilçesinin eski ismi Merdinik’tir.

BU BİR SKANDALDIR!

50 YILDIR ULGAR’I AÇTIRAMAYAN

ARDAHAN’IN ESKİ VEKİLLERİ

‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüneli Artık Açılsın’

İmza Kampanyasına Katılmışlar!

1992 yılından yeniden vilayet olduktan sonra 15 yıl boyunca milletvekilliği yapan Saffet Kaya, Ensar Öğüt ve Orhan Atalay’ın vekillik yaptıkları süre içinde çözeceklerini ileri sürüp, açacaklarını belirttikleri Posof Ulgar Tünelin artık açılması için açılan imza kampanyasına imza attıkları öğrenildi.

Şu an Ardahan Belediye Başkanlığını da yapan ancak bir dönem onun da milletvekilliği yaptığı türkücü başkanın yanı sıra Posof Belediye Başkanının da imza attığı kampanyayı Ankara ‘da bulunan ve halen bir federasyonu olmayan Posof İlçesinin Ankara Posof Yeni Mahalle Derneğinin kahvaltılı toplantısına katılan ve Ulgar tüneli başta olmak üzere bir çok sorunun çözülmediği Ardahan’da 15 yıl boyunca milletvekilliği yapan Saffet Kaya, Ensar Öğüt ve Orhan Atalay, Faruk Demir’in sanki kendileri hiç milletvekili olmamış, sade vatandaş yada bir stk başkanlarıymış gibi ‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüeni Artık Açılsın’ başlıklı imza kampanyasına imza atmaları gülünç bir skandal olarak hafızalara kazındı.

SELFİYE ÇEKEREK ‘ULGAR AÇILSIN’ DEDİ!

Ardahan’ın kayıp yılları olarak değerlendirilen yıllar da bugün hala aynı yerde olan sorunlarını çözeceklerini iddia edip,  15 yıl boyunca Ardahan Milletvekilliği yapan vekiller arasında bulunan ve Ankara’da ki bürosunda emeklileri kabul ederek, poz veren Ardahan’ın Şavşat kökeli eski milletvekili Saffet Kaya’nın selfiye çektiği görülen Posofluların toplantısında, ‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüeni Artık Açılsın’ başlıklı imza kampanyasına imza attıkları öğrenildi.

Arpa ve Buğdayın zor yetiştiği
Ardahan’a Nohut, Mercimek!

Aralarında Ardahan’ın da bulunduğu Kars-Ardahan-Iğdır ve Ağrı’yı kalkındırma adına 2029 yılında kurulan ve kurulduğundan bu yana masa başında hazırlanan hayali projelere büyük paralar harcayan Serhat İlleri Kalkınma Ajansı ile Ardahan Üniversitesi ile birlikte karasal iklimi nedeniyle Arpa, Buğday ve Çavdarın zor yetiştiği Ardahan’a genellikle Güneydoğu Anadolu veya İç Anadolu iklimiyle özdeşleşen Nohut ekti.
Nohuttun yanından yine bölgede yetişmesi adeta mucize olan Mercimeğ’i Ardahan Üniversitesinin kampüsüne eken Rektör Emiroğlu, amaçlarının yeni ürünlerin bölgedeki verimliliğini test etmeyi amaçladıklarını belirtti.


Öden olan soy adını değişip, gittiği yurtdışından Ardahan Üniversitesine rektör olduktan sonra dönen Ardahanlı, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu, Nohut ve mercimek ekimi ardından yaptığı açıklamada, ‘Üniversite olarak yeni ürünlerin bölgedeki verimliliğini test etmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Kampüste daha önce kavılca buğdayı ekildiğini, bu kez ilk kez nohut ve mercimek denendiğini belirtti.
Emiroğlu, başarılı sonuçlar alınması halinde gelecek yıllarda farklı ürünlerin de deneneceğini söyledi.


‘Amaçlarının, bölgede alternatif tarım ürünlerinin yetiştirile bilirliğini ortaya koymak, üreticilere yeni seçenekler sunmak ve çiftçilerin ekonomik kazançlarını artırmak olduğunu vurgularken, yine Ardahanlı olan SERKA Genel Sekreteri Nurullah Karaca da projenin bölge tarımı için büyük önem taşıdığını belirtti.

91 BİN NUFUSLU ARDAHAN’DA

KOYUN SAYISI 99 BİNDEN 150 BİNE ULAŞTI!

1992 yılında yeniden vilayet olup, başta sağlık, eğitim, sanayi yatırmalar gelecek diye umutlanan ancak o günden bugüne beklediğini bir türlü alamayan ve her yıl bin ila Bin 500 kişinin başka kentlere göç ettiği biri demir yolu olmak üzer 3 gümrük kapısı olan ancak başta ithalat, ihracasın sıfır denecek kadar az olduğu, Organize sanayisin yıllardır yatırım adına bir çivi çakılmayan Ardahan’da koyun sayısı kentin nüfusunu geçti!.

Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinden ülkenin sayılı hayvan merkezlerinden olmasına karşın, bir et entegre tesisinin olmadığı 91 bin 354 nüfuslu Ardahan’da küçükbaş hayvanlardan olan koyun sayısının 99 binden 150 binlere kadar arttığı öğrenildi.

12 Eylül Darbesinin ardından başlayan ve bugüne kadar devam eden göçün bölge de yaşanan çatışmaların yoğunlaşması ile getirilen yayla yasakları doyasıyla bir dönem bitme noktasına gelen koyunculuğun yeniden arttığı görülen Ardahan genelinde küçükbaş hayvancılığı geliştirme projeleri sonucunda koyun sayısı hızlı bir artış gösterdiği belirtildi.

Bir dönen 99 binlik nüfusu ile tartışılan Ardahan’da ki koyun sayısının Tarım ve Orman Bakanlığı ile yerel yönetimlerin destekleriyle birlikte kentteki toplam koyun ve kuzu varlığı 150 bin ile 160 bin bandına ulaştığı açıklanırken, devlet destekli projelerle şehirdeki koyun sayısı 99 bin seviyelerinden 150 bin barajını aştığı bildirildi.
Ardahan’da ki toplam koyun varlığının yarısını Morkaraman cinsi koyunlar oluştuğ, bu ırkın ardından ,kinci sırada Tuj, üçüncü sırada Akkaraman ve dördüncü sırada Hemşin ırkı koyun ırkının olduğu belirtildi.

En az göç alan il Ardahan..

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin “İç Göç İstatistikleri” bültenini yayımladı. Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025’te yüzde 2,87 oldu.

Bu çerçevede, Türkiye’de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi, iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,5’ini erkekler, yüzde 52,5’ini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul’un 329 bin 912 kişiyle en çok göç alan il olduğu görüldü. İstanbul’u, 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti.

En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt, 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu. İstanbul 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olurken, bu ili 145 bin 661 kişiyle Ankara, 98 bin 728 kişiyle İzmir izledi. En az göç veren iller ise 5 bin 916 kişiyle Ardahan, 6 bin 388 kişiyle Bayburt, 7 bin 558 kişiyle Tunceli olarak belirlendi.

ÇALABAŞ KÖYÜ MUHTARI ÇÖP İÇİNDE BIRAKILAN

YAYLASINDA ŞENLİKTE, FESTİVALDE İSTEMİYOR!

Hoçvan Dernekler Federasyonun her yıl festival ve şenlik düzenlediği alanda bu yıl 14. düzenlenen etkinliği ardından çöpleri bırakıp, gitmesi yaylanın sahibi köylüleri ve doğa severleri çileden çıkardı.

Her yıl aynı durumun yaşandığına dikkat çeken köy muhtarlığı Ardahan valiliğine verdiği resmi dilekçede yaylalarında bir daha festival veya şendik adı altında etkinliklere izin verilmemesini istedi.

Bu yönde Ardahan Valiliğine dilekçe veren Hoçvan Çalabaş Köyü Muhtarı Muhammet Çelik, geride tonlarca çöpü bırakıp, gidenleri istemedikleri gibi yayla şenliğinin geçim kaynağı olan hayvanlarına büyük zarar verdiğini belirterek, bölgede yapılan yayla şenliğine bir daha izin verilmemesini ve yasaklanmasını istedi.

Çelik, 13 Temmuz 2026 tarihinde Ardahan’daki Hoçvan Yayla Şenliği sonrasında gözlemleri gazetemizle  paylaşan paylaş köy muhtarı , bölgedeki kültürel etkinliklerin değerini kabul etmekle birlikte, kutlamaların ardından geride bırakılan çevre kirliliğine ve bakımsızlığa dikkat çekti.

Çalabaş Köyü Muhtarı Muhammet Çelik,  ‘Kendi yaşam alanını ve hayvanlarının otlağını korumaya çalışan birey, şenlik alanındaki mevcut durumu kültürel bir yozlaşma olarak nitelendirmektedir. Görüntüler aracılığıyla yetkililere ve kamuoyuna seslenerek, ortaya çıkan bu manzaranın bölge kalkınmasına hizmet etmediğini vurgulamaktadır.

Kaynak, festivallerin toplumsal faydasından ziyade, etkinlik sonrası yaşanan sorumsuzluklara karşı sert bir sitem de bulunup, Valiliğe verdiği dilekçede bir daha böyle bir manzaranın yaşanmaması için bölgede festival ve şenliklere izin verilmemesini ve yasaklanmasını istediğini belirtti.

MUCUC KÖYÜ DE TARTIŞMALI

YAYLA ŞENLİĞİNE KATILMAMIŞTI!..

Hoçvan Çalabaş köyü muhtarının bu çıkışı ile Hoçvanlı sanatçılara değil, yabancı sanatçılara 2 milyon verilip, sahneye çıkarıldığı öne sürülen Hoçvan Yayla Şenliği öncesi yaşanan tartışmalara sonrasına yeni bir tartışma açacağı görülürken Hoçvan köylerinden olan Beşiktaş (Mucuc) Köy Derneği de arkasında çöpler bırakıp giden federasyonun düzenlediği etkinliğine katılmamıştı.

Bilindiği gibi 14 yıldan bugüne kadar ne bir ağacın ekildiği, ne bir bardak suyun içileceği bir çeşmenin olmadığı, etkinliğe gidenlerin wc ihtiyaçlarını giderecek bir alanı bulamadığı yaylada yapılan Hoçvan Yayla Şenliğine katılmayacaklarını açıklayan Hoçvan Mucuc (Beşiktaş) Köyü Derneği Başkanı Şener Gözcü’de,

‘Değerli Beşiktaş köylüleri bir önceki Yayla Festivalinde Beşiktaş köyü olarak 104 bin destek verildi. Hoç/Fed toplantılarında konuşmalarımız ve fotalarımız hiçbir zaman bizimle olduğu gibi ne sanalda, nede Hoç/Fed’in sanal sayfasında paylaşılmadı.. Öğrenci burslarında iki öğrencimize evrak eksiği giderilecek denilmesine karşın giderilmedi. HoçFed, İstanbul Sarıyer’de tüm esnaf ve delegeleri gezerken Beşiktaş Köyü Dernek Başkanını ve delegesine hiçbir zaman uğramamıştır. Hoç/Fed hiç bir resmi olarak faaliyeti olmayan kişileri istilasına uğramıştır. Sarıyer’de 2 yıldan beri gelen Hoç/Fed sadece yayla festivali için para istemeye gelmesi beni çok rahatsız edip, endişe içinde bırakmıştır. Kendi göbek bağını kesmeyen bir kurum bizim kuyruk olmamız doğru olamaz ve Hoç/Fed’e şunu diyorum..
İnsanları kutuplaştırdınız, ayrıştırdınz.. Tek başarınız budur..’ bu nedenle bu yılki festivale katılmayacağız.’ şeklinde bir açıklama yaparak bu yılki etkinliği protesto etmişti.

Hoçvan’da MHP’nin

miting sahnesini kıskandıran şenlik!

Valinin düzenlediği Bisiklet Festivaline olduğu gibi Damal Belediyesinin düzenlediği festivallere, Atatürk’ün silueti ile de olsa geldiği gelmediği görünen Ardahan’da ki yaz etkinlikleri Hanak’ta ki Aşık Mazlumi Festivali, Göle Canibeg Yayla Şenliği ve Hoçvan Yayla Şenliği ile devam etti.

Aynı gün ve saatlerde yapılan yaz etkinliklerine AK Partili Ardahan Milletvekili Kaan Koç başta olmak üzere protokolün yetişmekten zorlandığı görülürken, Hanak Belediyesinin adına festival düzenlediği Aşık Mazlumi ile ilgili Çıldır merkez ve Suğara köyündeki Aşık Şenlik heykelleri gibi ne bir heykel yada Aşık Mazlumi’yi anlatan bir köşe yapmaması gibi Göle Köprülü Canibeg Yayla Şenliğinin yapıldığı sırada her yıl gündeme gelen yollarının yine aynı şekilde olağanüstü bozuk olduğu dikkat çekti.

CHP’li Milletvekili Özgür Erdem İncesu’yun yurt dışından Avrupa Komisyon Toplantısında olduğundan katılmadığı görünen, Ardahan’ın CHP’li türkücü CHP’li Belediye Başkanının türkü söyleyerek katıldığı Ardahan’da ki yaz etkinlikleri önümüzdeki haftalar da Göle ve Çıldır Festivalleri ile devam edecek.

Başta MHP’nin olmak üzere milliyetçi siyasi partiler ve stk’ların kıskandıran bir sahne düzenlediği görünen Kürt köylerinin ağırlıkta olmasına karşın sahnesinde Kürtçe hiç bir afişin olmadığı görünen etkinliğe 2 gün içinde 4 ila 5 bin kininin katılım sağladığı tahmin ediliyor.

Devam ettiği ileri sürülen ancak bir yıldan fazladır devam etmesine karşın istenen adımların atanmadığıyla eleştirilen sürecin olumlu yönde etkisini gösterdiği de görünen Hoçvan Yayla Şenliğinin de olaysız sonlandığı Ardahan’da, türkücü başkanın başında olduğu Ardahan Belediyesince yapılan Bal Festivali’nin yapıp, yapılmayacağı halen netlik kazanmamış durumda.

MUCUC KÖYÜ TARTIŞMALI

YAYLA ŞENLİĞİNE KATILMAYACAK!

Önümüzde ki günlerde yapılacak olan ve Hoçvanlı sanatçılara değil, yabancı sanatçılara 2 milyon verileceği öne sürülen Hoçvan Yayla Şenliği öncesi yaşanan tartışmalara bir yenisi daha eklendi
Hoçvan köylerinden olan Beşiktaş (Mucuc) Köy Derneği, bugüne kadar ne bir ağacın ekildiği, ne bir bardak suyun içileceği bir çeşmenin olmadığı, etkinliğe gidenlerin wc ihtiyaçlarını giderecek bir alanı bulamadığı yaylada yapılacak olan bu yıl ki Hoçvan Yayla Şenliğine katılmayacaklarını açıkladılar.
Konu hakkında bir açıklama yapan Mucuc (Beşiktaş) Köyü Derneği Başkanı Şener Gözcü şöyle dedi.
‘Değerli Beşiktaş köylüleri bu sene yayla festivaline katılmama kararı aldık bilginize.

KONU : HOÇFED :
1) Bir önceki Yayla Festivalinde Beşiktaş köyü olarak 104 bin destek verildi.
2) Hoç/Fed toplantılarında konuşmalarımız ve fotalarımız hiçbir zaman bizimle olduğu gibi ne sanalda, nede Hoç/Fed’in sanal sayfasında paylaşılmadı..
3) Öğrenci burslarında iki öğrencimize evrak eksiği giderilecek denilmesine karşın giderilmedi.

4) HoçFed, İstanbul Sarıyer’de tüm esnaf ve delegeleri gezerken Beşiktaş Köyü Dernek Başkanını ve delegesine hiçbir zaman uğramamıştır.
5) Hoç/Fed hiç bir resmi olarak faaliyeti olmayan kişileri istilasına uğramıştır. Sarıyer’de 2 yıldan beri gelen Hoç/Fed sadece yayla festivali için para istemeye gelmesi beni çok rahatsız edip, endişe içinde bırakmıştır.
Kendi göbek bağını kesmeyen bir kurum bizim kuyruk olmamız doğru olamaz ve Hoç/Fed’e şunu diyorum..
İnsanları kutuplaştırdınız, ayrıştırdınz..
Tek başarınız budur..
Beşiktaş (Mucuc) Köyü
Dernek Başkanı
Şener Gözcü’

Hoç/Fed’in whatsapp grubunda Gazeteci Fakir Yılmaz’a ulaştırılan bu açıklama üzerine Gazeteci Fakir Yılmaz, telefonla ulaştığı Mucuc İstanbul Derneği Başkanı Şener Gözcü doğruladığı açıklamalarının kendilerine ait olduğunu ve bu yönde yani yapılmadan bir çok tartışmaya konu olan yayla şenliğine katılama kararını Mucuc Derneği yönetimi olarak aldıklarını söyledi.
Gözcü, Hoç/Fed’de yaşananları ve köylülerime yönelik yaptığım basın açıklamasında daha çok  şeylerin olduğunu yapılan yanlışları her toplantı ve platformlar da Hoç/Fed’in yöneticilerinin yüzüne anlattığını ama anlamayanlara sorunları anlatamadığını da belirtti.

HOÇ/FED: ARAHAN’DA ŞÜBEYİ AÇAMADIK,

DAVETİYEMİZİ ALIR MISINIZ?!.

Önümüzde ki günlerde yapılacak olan Hoçvan Yayla Şenliğinin hemen ardından seçime gidecek olan HOÇ/FED’in mevcut yönetimi seçilirken verdiği sözü yerine getirmektense yeniden davet dağıtımına çıktı.

DEM Parti ile kurulan ‘Kent Uzlaşısı’ iş birliğine da oy almak için ‘Ben Hoçvan garajı yapacağıma’ diyen Ardahan’ın türkücü belediye başkanının sözü gibi Ardahan’a HOÇ/FED şubesi açacaklarını belirten mevcut yönetiminin başkanlığında ki HOÇ/FED bu yönde verdiği sözü bugüne kadar yerine getirmezken bugüne kadar gölge yapacak bir ağacın ekilmediği, bir bardak suyun içeceği bir çeşmenin yapılmadığı ve en önemlisi insanların ihtiyaçlarını içerecekleri bir wc yapılamayan yaylada yapılacak olan ama Hoçvanlı sanatçılara değil, elin sanatçılarına milyonların ödeneceği şenlik için yeniden davetiye dağıtımına başladığı görüldü.

Öte yandan önümüzdeki günler de yapılacak olan HOÇ/FED Genel Kurulundan seçim değil, görevlendire yapılması bu görevlendirmenin de her kongrede federasyona üye olan dernek başkanlarının sıra ile başkan olması gerektiğine dikkat çekildi.

HOÇ/FED TEPKİ ALINCA

5’İ PARASIZ VE ELESİNE AFİŞE GİRDİLER!

Gazetemizin, ‘Yok sayıldılar afişte bile adları yok!’ diyerek gündeme taşıdığı Hoçvanlı sanatçılardan bir kaçı ‘elesine’ şenliğin afişine konuldular.

Kışları kaz, yazları saz etkinlikleri ile ortaya çıkan stk’lardan olan HOÇ/FED Hoçvanlı sanatçıları es geçip, bir kadın sanatçıya  1 Milyon, kadın sanatçının saz ekinine 500 bin tl bunun yanında yanında yine yabancı diğer yabancı sanatçıya da 500 Bin tl öderken, Hoçvanlı sanatçılara değil para, şenliğin afişine almamasını gündeme taşımamız ardından değiştirilen afişe bir kaç sanatçının fotoğraflarını eklerken, bu sanatçılara para vermeyeceği öğrenildi.

Öte yandan haberimiz üzerine değiştirilen aynı afişe son yıllarda sayıları bir hayli artan Hoçvanlı yazar, çizelerden sadece birinin eklendiği de dikkat çekti.

HOÇ/FED’DEN

YEREL SANATÇILARA PARA YOK

YABANCI SANATÇIYA 1, MİLYON..

BAŞKA YABANCIYA VE SAZA 500 BİN TL.!

Yıllardır yapılmasına rağmen bugüne kadar katılımcıların gölgeleneceği şenlik alanına bugüne kadar bir ağaç ekmeyen, bir barak su içecek çeşme yapamayan, insanların wc ihtiyaçları için dağ tepe dolaştığı Hoçvan’ı temsil ettiğini iddia eden federasyonda Ardahan DSYB’ gibi stk’ları aratmıyor.

Önümüzde ki ay yapacakları şenliğe hiç bir Hoçvanlı sanatçıyı davet etmediği, şenlik afişine ad ve resimleri koyma gereği bile duymadığı görülen Hoçvan Dernekler Federasyonu onca sanatçısı olan Hoçvanlı sanatçıları es geçip, kendisine 1 Milyon, saz ekinine 500 bin tl vereceği yabancı bir kadın sanatçının yanında aynı sanatçı ile diğer bir yabancı sanatçıya da 500 Bin TL. öderken, kendi sanatçıları festival programına bile almaya gerek görmedi.

BİR DİĞER YASAKTA

HOÇVANLI YEREL SANATÇILARA!..

Posof’a bırakılmayan Ardahanlı hayvan yetiştiricilerinin tartışıldığı ve Posof’un yasak, özerk bölgemi diye soruduğu bir zamanda bir yasakta Hoçvanlı sanatçılara getirildiği öne sürüldü.

Önümüzde ki günler içinde yapılacak olan yayla festivaline getirilen yabancı sanatçılardan birine 1 Milyon, saz ekibine 500 bin TL, bir diğerine 500 bin tl. ödeme yapacağı ileri sürülen Hoçvan Federasyonu, HOÇ/FED Hoçvanlı sanatçıları şenlik programına almadı.

Konu hakkında bir basın açıklaması yapan Hoçvanlı sanatçılar, Hoçvan Yayla Festivali’nin özünden uzaklaştığını belirterek federasyon yönetimine sert eleştiriler yönelttiler.

Yapılan ortak açıklamada, yerel sanatçıların dışlandığı, festival bütçesinin ise yüksek maliyetli dışarıdan getirilen sanatçılara harcandığı öne sürüldü.

Hoçvanlı sanatçılar, Hoçvan Yayla Festivali’nin organizasyon anlayışına yönelik dikkat çeken bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, festivalin bölgenin ortak kültürel mirası olduğu vurgulanırken, yerel sanatçıların yıllardır emek verdiği organizasyonda geri planda bırakıldığı ifade edildi.

Sanatçılar, festivalin kültürel üretim anlayışından uzaklaştırıldığını belirterek, federasyon yönetiminin kaynakları yerel sanatçılar yerine dışarıdan getirilen yüksek maliyetli gösterilere ayırmasını eleştirdi.

Açıklamada, “Sanatı yerel paydaşlarından koparan, sanatçısını görmezden gelen ve ortak akıl mekanizmasını işletmeyen bu anlayış festivalimizin özgün kimliğine zarar vermektedir.” ifadelerine yer verildi.

Hoçvanlı sanatçılar, festivalin bir “tüketim etkinliği” değil, kültürel üretimin ve yerel değerlerin yaşatıldığı bir organizasyon olması gerektiğini belirterek federasyon yönetimini şeffaf, kapsayıcı ve yerel sanatçıların emeğine değer veren bir anlayış benimsemeye çağırdı.

Sanatçılar, açıklamalarını “Sanatın ve sanatçının toplumla bağını koparmayan, öz değerlerimizi yaşatan bir festival istiyoruz.” sözleriyle tamamladı.

Şenlikten hemen sonra kongreye gitmesi beklenen ve yönetimin değişmesi beklenen HOÇ/FED’in şu anki yönetiminde nasıl bir cevap verileceği merakla beklenmekte.

YILLARDIR NE BİR AĞAÇ EKİLDİ,

NEDE BİR ÇEŞME YAPILDI..

Göleli sanatçının katılmakta vaz geçtiği ileri sürülen yeni bir şenlik yapmaya hazırlanan ve Ardahan Valisinden istedikleri randevu alamadıklarından morali bozuk olduğu ileri sürülen ve Hoçvanlı sanatçıları davet etmeyip, yabancı sanatçılara 2 Milyon TL. ödeyecekleri belirtilen Hoçvan Dernekler Federasyonu, HOÇ/FED’in organize ettiği Hoçvan Yayla Şenliği’nin 14 yıldır etkinlik yaptığı  alan hala ağaçsız, susuz, wc’siz.
Bu yıl 14.’ncsi yapılacak olan ve Ardahan-Kars yolu üzerinden bulunan yaylada yapılan Hoçvan Yayla Şenliğinin olduğu alana ekilecek denen ağaçlardan haber alınamadığı gibi bir baRdak su içecek çeşme, ihtiyaç girdirilecek bir wc bile yok.

Çıldır Gölünün yanı sıra Kura Nehrinin su kaynağı olan ama 2 köyün engellemesi yüzünden yıllardır Hoçvan’ın 21 köyüne su vermeyi hedefleyen Sütlüceler Su projenin hayata geçirilememesi dolaysıyla köylerinin hâlâ içme suyunu yüksek ücretler ödediği elektrikli pompalarda karşıladığı Hoçvan’ın diğer yakasında bulunan Çıldır Gölünün yanı sıra Çıldır ilçesinin su kaynağı olan Kısır Dağının dibinde olmasına rağmen o çok istenen suyu şenliğin yapıldığı alana akıtacak bir çeşmesinde hala yok.
Öte yandan Hoçvanspor ve Hoçvan Hayvan Meydanını unuttuğu da görülen Hoç/Fed’in  her şenlik dönemlerinde gündeme getirip, düzenlediği ‘Hoçvan Belde Olsun yetmez İlçe olsun’ imza kampanyalarında bugüne topladığı imzaların sonucunun ne olduğunu da merak edilirken, bu yılda suyu, gölgeliği, ve wc’si olmayan alanda aynı şekilde imza standı açacağı öğrenildi.

Ardahan’da Altyapı Çöktü!

Kanalizasyon Evlere Taştı,

Karakol Bile Kurtulamadı..

Ardahan’da etkili olan sağanak yağış, kentte uzun yıllardır dile getirilen altyapı sorunlarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı.

Özellikle Karagöl Mahallesi’nde çok sayıda evi kanalizasyon suyu bastı. Vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde, lağım suyunun evlerin içine kadar girdiği, odaları ve eşyaları kullanılamaz hale getirdiği görüldü. Evlerini kendi imkanlarıyla temizlemeye çalışan mahalle sakinleri, yaşananların doğal afet değil, yıllardır çözüm üretilmeyen altyapı yetersizliğinin sonucu olduğunu öne sürdü.

Olayın en dikkat çeken ayrıntılarından biri ise iddiaya göre polis karakolunun da kanalizasyon taşkınından etkilenmesi oldu. Vatandaşların belediyeyi arayarak yardım istemesi üzerine kendilerine, “Karakolu da lağım bastı. Yağmur iki gün daha devam edecek. Şu an müdahale edemiyoruz, iki gün beklemeniz gerekiyor.” cevabının verildiği öne sürüldü. Bu ifadeler mahallede büyük tepkiye neden olurken, vatandaşlar bir kamu kurumunun dahi aynı sorunla karşı karşıya kalmasının Ardahan’daki altyapının geldiği noktayı gözler önüne serdiğini savundu.

Belediye ekiplerinin olaylara zamanında müdahale etmediğini iddia eden mahalle sakinleri, saatlerce evlerinden kanalizasyon suyunu kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştıklarını belirtti. Vatandaşlar, “Yağmur devam ediyor diye insanlar iki gün boyunca lağımın içinde mi yaşayacak?” diyerek tepkilerini dile getirdi.

Evlerin içerisine dolan kanalizasyon suyunun yalnızca maddi hasara neden olmadığını belirten vatandaşlar, ciddi sağlık riskleriyle de karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Lağım suyunun bakteri, virüs ve parazit taşıma riski nedeniyle özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunan kişiler açısından büyük tehlike oluşturduğunu söyleyen mahalle sakinleri, kötü koku, hijyen sorunu ve bulaşıcı hastalık endişesiyle evlerinde yaşamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Karagöl Mahallesi sakinleri, mevcut belediye yönetiminin ikinci görev döneminde olmasına rağmen altyapı yatırımlarının yetersiz kaldığını öne sürerek yönetime tepki gösterdi. Her sağanakta benzer görüntülerin yaşandığını ifade eden vatandaşlar, geçici müdahaleler yerine kanalizasyon ve yağmur suyu altyapısının tamamen yenilenmesini istediklerini belirtti.

Haber merkezimize ulaşan görüntüler, yaşanan mağduriyetin boyutunu gözler önüne sererken, vatandaşlar evlerinin, eşyalarının ve sağlıklarının tehlikeye atıldığını belirterek yetkilileri göreve çağırdı. Haberin yayımlandığı saat itibarıyla Ardahan Belediyesi’nden yaşanan olaylara ve vatandaşların iddialarına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Belediyeden gelecek açıklama olması halinde haber güncellenecektir.

POSOF’U BU KEZ DE SEL BASTI!

Özlem Şeyma Yılmaz Damgacı’nın ÖZEL Haberi
Ardahan’ın Gürcistan’a sınır Posof ilçesi bu kez sağanak yağış sonrası sele teslim oldu. İlçede etkili olan şiddetli yağmur, kısa sürede cadde ve sokakları göle çevirirken, bazı ev, iş yeri ve ahırları su bastı.
Yağışın ardından ilçe merkezinde ve köy yollarında ulaşımda aksamalar yaşanırken, vatandaşlar kendi imkânlarıyla su tahliyesi yapmaya çalıştı. Sel sularının önüne kattığı çamur, taş ve hafriyat bazı noktalarda yolları kapatırken, tarım arazilerinde de zarar meydana geldiği öğrenildi.
Geçtiğimiz günlerde ilçeyi hayvanların basmasıyla gündeme gelen Posof’ta, bu kez doğanın öfkesi ilçe halkını tedirgin etti. Vatandaşlar, her yağmurda aynı manzaraların yaşandığını belirterek altyapı eksikliğine dikkat çekti.
İlçe sakinleri, “Bir yağmur yağıyor, Posof’un sokakları dereye dönüyor. Evlerimizi, ahırlarımızı, bahçelerimizi kendi imkânlarımızla korumaya çalışıyoruz. Yetkililer sel olduktan sonra değil, sel olmadan önce önlem almalı” diyerek tepki gösterdi.

Temmuz Ortasında Kış Manzarası!

Dolu Ardahan’ı Beyaza Bürüdü..

Özlem Şeyma Yılmaz Damgacı’nın Haberi
Ardahan’da etkili olan dolu yağışı kenti beyaza bürüdü. Temmuz ayında yağan yoğun dolu, cadde ve sokaklarda kış manzaralarını aratmazken, vatandaşlar ve sürücüler zor anlar yaşadı. Meteoroloji, bölgede kuvvetli yağışların sürebileceği uyarısında bulundu.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün günler öncesinden yaptığı kuvvetli yağış ve yerel dolu uyarısı Ardahan’da etkisini gösterdi. Kentte aniden bastıran sağanakla birlikte etkili olan dolu yağışı, kısa sürede cadde ve sokakları beyaza bürüdü. Vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde, temmuz ayında adeta kış manzaralarını andıran görüntüler oluştu.
Özellikle kısa sürede etkisini artıran dolu yağışı nedeniyle birçok noktada yollar beyaz örtüyle kaplandı. Araç sürücüleri ilerlemekte güçlük çekerken, vatandaşlar araçlarını doludan korumak için kapalı alanlara çekmeye çalıştı. Bazı bölgelerde dolu yağışının ardından su birikintileri oluşurken, tarım arazilerinde de olası zarar endişesi yaşandı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Ardahan, Kars ve Ağrı çevreleri için yaptığı uyarıda kuvvetli sağanakla birlikte yerel dolu, yıldırım, ani sel ve ulaşımda aksamalar yaşanabileceğini bildirmişti.
Vatandaşların sosyal medyada paylaştığı videolarda cadde ve kaldırımların kar yağmış gibi beyaza büründüğü, dolunun yoğunluğu nedeniyle görüş mesafesinin düştüğü görüldü.
Yetkililer, yağışların etkisini sürdürebileceğini belirterek vatandaşları ani sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.

POSOF’U BU KEZ DE SEL BASTI!

Ardahan’ın Gürcistan’a sınır Posof ilçesi bu kez sağanak yağış sonrası sele teslim oldu. İlçede etkili olan şiddetli yağmur, kısa sürede cadde ve sokakları göle çevirirken, bazı ev, iş yeri ve ahırları su bastı.

Yağışın ardından ilçe merkezinde ve köy yollarında ulaşımda aksamalar yaşanırken, vatandaşlar kendi imkânlarıyla su tahliyesi yapmaya çalıştı. Sel sularının önüne kattığı çamur, taş ve hafriyat bazı noktalarda yolları kapatırken, tarım arazilerinde de zarar meydana geldiği öğrenildi.

Geçtiğimiz günlerde ilçeyi hayvanların basmasıyla gündeme gelen Posof’ta, bu kez doğanın öfkesi ilçe halkını tedirgin etti. Vatandaşlar, her yağmurda aynı manzaraların yaşandığını belirterek altyapı eksikliğine dikkat çekti.

İlçe sakinleri, “Bir yağmur yağıyor, Posof’un sokakları dereye dönüyor. Evlerimizi, ahırlarımızı, bahçelerimizi kendi imkânlarımızla korumaya çalışıyoruz. Yetkililer sel olduktan sonra değil, sel olmadan önce önlem almalı” diyerek tepki gösterdi.

DİĞER VİDEOLAR