Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Günahı bana, sevabı size..

Azerbaycan’ın doğalgazı ile ısınan İsrail’in Avrupa’yı öteleyen BOB’u adım adım hayata geçirdiği söylenen Amerika’yı ardına alıp, Ortadoğu’da ki onca ülkeden sonra saldırdığı kendisini bile koruyamayan babadan oğul Mücteba Hamaney’e bırakılan İran yanarken, gözaltına alınıp, tutuklanan, yerlerine kayyumlar atanan belediye başkanları kervanına Bolu Belediye Başkanında katan 23 yıllık mevcut iktidarın her olağanüstü gelişmede olduğu gibi sınırımız ötesinde ki son savaşı da fırsata çevirip, yeni bir karar aldığını da görüyoruz..

Milli Savunma Bakanlığı haricindeki 16 bakanlığa, ‘Acil Durumlar ve Savunma Planlamaları Dairesi Başkanlığı’ adlı bir birim, kurup, iki, üç, beş yetmedi 11 maaş alanlarında aralarında olup olmayacağı merak edilen ve kendisine yakın onca insanın iş bulacağı yeni kadroya yol verdiğini gördüğümüz ve eskiden okulların da tuvalet bile olmadığı söylenen ülke ile dünyanın tez değişen gündemi arasında yerele baktığımızda karşımıza siyasetten çok stk’larımızın bir kez daha çıktığını görmekteyiz.
Ve dönüp, yerele baktığımızda başta, Ardahan Şoförler Ve Otomobilciler Odası AŞOB Başkanı Asım Özer ile Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası ESOB Başkanı Candar Yılmaz’ın iftarda bir araya gelip, kendilerinin en büyük destekçilerinden olan Göle Esnaf Odası Başkanı ESOBB eski başkanı Yılmaz Kaya’yı ellerinin tersiyle itip, Mayıs ayına kadar Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanlığına devam edecek olan Ardahan ESOBB’un mevcut başkan İskender Alihanoğlu’na karşı, ‘biz adayız’ demeleri ile yeniden tartışılmaya başlanan Ardahan’daki yarı resmi stk’ların başı olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, ATSO seçimi de ‘Biz adayız diyenlerin geri adım atıp, sus, pus olmaları ile yine unutulurken birde batı kentlerindeki Ardahan stk’larına ve bu stk’lara saz, kaz ve iftar düzenleyen organizatör şirketi yapanlara bakmak isterim.

Ha unutulmadan yerel parlamento olarak bilinen ama halkın önemsemediği, hatta başkanı ve üyelerinin kim olduğunu bile merak etmediği, vali, kaymakam, genel sekreterlerin başında olduğu bürokrasinin ve belediye başkanlarının gölgesinde, emrinde çıkamamakla eleştirilen meclisler arasında bulunan yerel meclislerden olan  Belediye ve İl Genel Meclislilerinde yaşananları da buraya not düşmek isterken, 13 delegesi bulunan Ardahan İl Genel Meclisinin de Nisan’da yapılacak olan seçimde 1 Nisan şakası yapıp, yapmayacağı merak etmekteyim.
Bu arada belediye ve belediye meclisi  demişken son seçimde bağımsız seçilip, sülale ve birilerinin sırtına bindiği Damallılara belediyeciliğin, hizmetin ne olduğunu yaptığı çalışmalarla ortaya koyan Damal Belediye Başkanı Kemal Çamlıyurt’un CHP’li Meclis Belediyenin kıt kanat imkanlara rağmen bir ilke imza atıp, ilçede yaptırdığı çocuk kreşini istememeleri ve kentte yapılmak istenen imar değişikliğine karşı çıkmalarının  toplum nezdinde aldığı haklı tepkiyi de kutluyor, tıraşsız, kravatsız, ahırdan çıkıp geldikleri hala hizmet etmeye çalışan mecliste türkücünün gazına gelip, saçmalamaları da gerçekten gülünç bir o kadarda acı vericiydi.

Çünkü genelde iktidar olan ve Damal’da CHP’yi unutturan Bağımsız adayla da ilgilenmediğini gördüğüm Ardahan AK Parti’nin, türkücü CHP’li başkana bıraktığı Ardahan’da yıllardır bir çok stk’yı muhalefete bıraktığı ve çokta ilgilenmediğini bilen biri olarak İl Genel Meclisinin yanından Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının seçimlerinde de nasıl bir rol alacağının da sorulup, sorgulanması gereken bir durum olduğunu sık sık söyleyenlerin başında gelen bir gazeteci olarak iyi biliyorum.
Evet, ülkede sarılaştıkları ön sürülen sendikalar, 8 Mart’ı bol güller ve yemeklerle kutlayan kadın stk’ları ve diğerleri gibi yerlerde sürünen bölge dernekçiliği ve stk anlayışını ayağa kaldırma çabasını ortaya koyduğum, içinde bir eğitimcinin olmadığı etçilerden oluşan vakfın, Ardahan’ın 100. yılında yapacaklarını söyledikleri bir anıtı yapamaya vakıf olamayan, bağlı oldukları ve Kısır dağı kadar büyük olduklarını ama bir yanı Çıldır gölüne ve Çıldırlılara içme suyu veren Kısır’ın suyu gibi boşa akıp giden federasyonlardan umut kesip, kendi içlerinde bölünüp, sülale derneğine kadar indirgenen stk’larımızı bir kez daha yazıp, anlamak istiyorum.


Çünkü, bahsi geçen bu stk’ların bol olduğu İstanbul’da iki dönem başında olduğum Ardahan Dernekler Federasyonu, ARDAFED kurulduğundan bu yana yapmadıklarını, benim başkanlığını yaptığım o dönemin ekibinin yapması, elin oğlunu değil, başta stk’ları siyasete atlama tahtası yapanlar, rantlarına rant katma hesabının içinde olanlar başta olmak üzere o dönemde, ARDAFED başkalığım da olduğu gibi şimdi de, İstanbul SARDAFED başkanlığım ardından birilerini bir hayli rahatsız ettiği görüyorum..
Ve bunların kendilerini Ardahan’ın tek sahibi sanırlarken aslında, Ardahan ve Ardahanlıların, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ hedefi ve amacına zarar verdiklerini bir türlü anlamayanları bu kez SARDAFED’in başına gelmemle yeniden bir hayli rahatsız ettiğini yeniden görmekteyim.

Ve aynı çete, aynı diaspora aynı lobiyeciler dediğim bunların bu kez benim İstanbul Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu, SARDAFED’in başına geçmemle birlikte dün bir birilerine demediklerini unutup, benim başkanlığımın hatırı için yeniden bir araya gelip, bana özel karşı cephe oluşturduklarını, SARDAFED olarak, ‘Havaalanı olmayan Ardahan Havaalanından Tanıtılacak’ başlığı ile yaptığımız yeni bir Ardahan Tanıtım Günü  girişiminin korsan komisyonunda katkısıyla engellenip, ‘Esenyurt Ardahan Günleri’ ne dönüştürülmesi ile tüm Ardahan kamuoyu gibi bende bir kez daha görmüştüm.Evet, Ay ile Güneş gibi yıllardır bir birinin etrafında dönen ve bugüne kadar Ardahan’a, Ardahanlılara hatta kendilerine bir hayrı olmayanların bizim ilk, ‘Ardahan Tanıtım Günleri’ni ardından ses getiren onca etkinlik yaptığımız ARDAFED başkanlığım döneminde ortaya koyduğumuz çabaları engellemek, güçlü bir lobi için attığımız adımları boşa çıkarma çabalarına bu kez SARDAFED başkanlığımda da görmekteyim.
Çünkü yılda bir düzenledikleri kaz ve saz geceleri ve oruç tutmadıkları halde belediyelerin geri dönüşümde elde edilen naylon kaplar içinde verdiği bedava yemek ve salonlarda verdikleri sözde iftarlar ile Ardahan’ı kurtarmaya çalıştıklarını sanıp, kendilerini bile kurtaramayan bu içi boş diaspora, lobiciliği nenelerinin lobiye sanan  bu Ardahanlıların yerlere serdikleri dernekçilik anlayışını ayağa kaldırma çabamıza bin bir kulp takıp, bizi yormaya, beni bizzat yıpratmaya, ekibim arasına nifak sokmaya çalışmalarına da şahit olmuyor değilim..
Ancak, toplumda büyük destek gören çabalarımızın önüne geçmek için benden değil yapılması gerekenlerden korktuklarından olacak ki direk bana yüklenmektense, sağda solda dedikodu üretip, arkadaşlarımı etkilemeye çalışmalarına şahit olduğumuz bu miadı dolmuşların unuttukları bir şey var..

O da gerek şu an ortalıkta görünmeyen, adından bahsedilmeyen, iki kişiyi bir araya getiremeyen, tabelası hâlâ Şişli’de duvarda kalan ARDAFED’in başında şu an olmasam da, gerek bir Ardahanlı, gerek, gerekse bir gazeteci ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti AGC, Ardahanlı İş insanları ve Sanayiciler Derneği, ARSİAD’ın yanından ARDAKON’un kurucu federasyonu olan Ardahan Dernekler Federasyonu SARDAFED’in başında olmanın yanında hep Ardahan diyen ömrüm yettiğince bu çeteleler ile mücadele eden biri olduğumdur..
Ve mahkemelik olan ve diğer dernek ve federasyonlar gibi Esenyurt sınırlarının dışına çıkamayan ve önümüzde ki pazar günü yapılacak olan ve Çetin Kılıç’ın başkan adayı olduğu Göle Dernekler Federasyonu, GölFed’in yeniden kongreye gitmeye hazırlandığı şu günlerde bir soru ile bu yöndeki yazımıza son verip, ben adım atınca adam sayılıp, durunca adları unutulanların yani toplum tarafından olduğu gibi kendi köy ve çevrelerinde bile ciddiye alınmayanların, kısacası kendilerine bile hayrı olmayanların dün ARDAFED’in başında olarak bugün SARDAFED’in başından olan benim ortaya koyduğum samimi çabalarımın onlar için de olduğunu da anlamayanlardır..

Yani ortaya koyduğum samimi çabalarımın toplumda, kamuoyunda kendilerinin bile adam sayılmalarına neden olduğunu bile anlamayan bunların bana değil, aslında ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ özlemi çeken Ardahan ve Ardahanlılara yaptıkları bu yanlışlarının ne kadar doğru olduğunu kendilerine sorulmasını gerektiğini düşünüp, benim ‘Ardahan dernekçiliğini, vakıfçılığını, federasyonculuğunu ayağa kaldırma çabam acaba yanlış bir şey mi?’ diye sorup, tüm Ardahanlılardan cevap vermelerini isterim..

Çünkü ben adım atınca ayağa kalkan bu diasporanın, ben durunca ortadan kayıp olup, nereye gittikleri ne yaptıkları ve niye bu kadar kobuğ yemiş hainler olduklarını ve niye saz, kaz ve iftar etkinliklerinden öteye gidemediklerini ve Sönmez Karadağ’ın başında olduğu Gürcübeg Derneği gibi tuvaleti olmadığı söylenen o terk edilen köy okullarını güzel bir kültürevine çeviremediklerini merak edilmesini ve bunun nedeninin sorulup, bunca yazdıklarımdan cevap alınmasını, ve yıllardır olduğu gibi yukarıda anlattıklarım gibi bugün de bir kez daha yazıp, ‘şarlatan içi boş diaspora, kazcı, sazcı, iftarcılar siz niye böylesiniz?’ diyerek nedenlerinin onlara, suçlulara ‘Biz niye böyleyiz?’ diyerek  sorulması için ‘günahı bana sevabı size..’ diyerek tüm Ardahanlıların boynuna yüklüyorum..

Evet.. bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem

ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Yazar, Ardahan merkezli sivil toplum kuruluşlarının ve yerel siyasetin mevcut durumunu sert bir dille eleştirerek toplumsal bir muhasebe yapmaktadır. Metinde, derneklerin ve federasyonların gerçek bir lobi faaliyeti yürütmek yerine kaz geceleri veya iftar programları gibi yüzeysel etkinliklerle vakit kaybettiği savunulmaktadır. ARDAFED ve SARDAFED gibi yapılar üzerinden kişisel ikbal arayışları ve iç çekişmelerin bölge çıkarlarına zarar verdiği vurgulanmaktadır. Aynı zamanda yerel yönetimlerdeki aksaklıklar ve belediye meclislerindeki nitelik kaybı, yazarın bölgesel kalkınma idealinin önündeki engeller olarak sunulmaktadır. Sonuç olarak, statükonun değişmesi gerektiği belirtilerek Ardahan için daha samimi ve vizyoner bir sivil toplum anlayışı çağrısında bulunulmaktadır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER