Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

PEMPE GÖZLÜKLERLE ‘OROSPU KIRMIZI’ KİTABINI YAZMAK…

Tuzla/İstanbul Reklam ve Mesajlarınızla

Tuzla/İstanbul

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

Her Pazar Saat:: 15.00’da TEMPO TV’de..

YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz

**PEMPE GÖZLÜKLERLE

‘OROSPU KIRMIZI’ KİTABINI YAZMAK…

Ardahan’ın Dağ oteli işletilemeyen, Polis evi yapılmayan, burnunun dibinden geçen KTB demiryolunun üzerinde Antrepo, istasyon yapılmadığı için Ekspirisin gelemediği, Ulgar Tünelinin açılmadığı, Lise düzeyine düşen Üniversitesinin hayvan hastanesini, açmaktansa ihalede olamayan bodrumun yapıldığı kampüsüne Ardahan doğasında yetişmeyen nohut ektiği, olağanüstü bozuk kent içi yolları gibi bozuk olan köy ve yayla yolarının tamir edilmediği, nahiye, belde değil İlçe olmak isteyen ama ’60 bin kişi topladık..’ deyip, 6 imza toplanamayan Hoçvan’a su vermesi gereken Kısır dağının boşa akan suyu olmak üzere onca sorunu,20 yıldır Ankara’ya bir heyetin gitmediği Ardahan muhteşemce tartışılmaya devam ediyor..
Müzesi olmayan tarihi, kültürel alanların tabelasız ve yolsuz olduğu, 50 yıldır açılmayan Ardahan-Ardanuç yolunun geçtiği Bülbülan yaylasının üzerinden Beşikkaya HES Barajı ile Kura Nehrinin suyunu çalınıp, Karadeniz’e akıtılacağı, yıllardır istenen bir göletin yapılmadığı ama dağına GES enerji santrali yapılacağı Alagöz köyü gibi onca köylerin onca sorunu varken, markalaşıp, paketlenemediğinden vita tenekelerinde, domates salçası kavanozlarında satılan, Bal’a yapışıp kalan futbol takımının yanında yapılanamayan Amatör Liginin derdi unutulmuşken tayt sorunu birinci gündemi olmaya devam ediyor.
Başta ‘Gelene ağam, gidene paşam’ demeyi kendilerine kişilik edinenler olmak üzere Ardahan’la alakası olmayan, Ardahan’ı görmeyen, sanalda vatan-millet-sakarya edebiyatı yapmaktan öteye geçmeyenlerin bugüne kadar gelmiş geçmiş onca valinin, kaymakamın ya da bir siyasinin ‘Ardahan’da neden bir çeşmesi yok? demeyip, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün mezarlık dibini andıran giriş kapısına ve Vali ve vekillerinin içinde kaldığı Ardahan Devlet Hastanesi gibi asansörüne çözüm bulamayıp, fetocuların davasını kazandığı binanın başka bir yerinden duvarı delerek kapı açan ve karısını yılın öğretmeni seçip, 25 Bin TL. nakit ile ödüllendiren İl Milli Eğitim Müdürünün, 6 bin hayvanın telef olup 30 milyonun çukurlara gömen İl Tarım Müdürü gibi asaletini alıp, giderken ‘Muhteşemsin’ denip tanıtıldığı söylenen Ardahan İl Kültür Müdürlüğüne 36 yıldır asaleten bir müdürün atanmadığını görmeyip, dün olduğu gibi bugün de 657’ye tabi memurlara yaranma, yalakalık yarışına girdikleri şu günlerde Özgür Özelci vekillerin de tayt kervanına katıldıkları görüldü.


GECE KARANLIĞINDA KALAN MİLLET BAHÇESİNİ GÖRMEYEN TAYTÇI MİLLET..
‘Turizme kazandıracağız’ denen ve şow şeklinde 4 İl Müdürüne imza attırılan Çıldır Gölünün 4 yasakla etrafına bir çivi çakılamadığını, içinde yüzmenin bile valilik iznine bağlı olduğunu, Aktaş gölünün balıklarını Çıldırlılar tutulmazken, Gürcülerin yediğini göremeyenlerin, Posof gibi meyvesi ve sebzesini ağaç dalında kuruduğu Kurtkala’nın kalası gibi şeytan kalasının yolunun neden yapılmadığını sormayı akıl etmeyenlerin, sanalda başlattıkları, ‘Doğu Expresi Ardahan’a Gelsin’ gibi ‘Taytçı gitmesin’ diyerek kampanyalar açarlarken, bu kentin bir demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısının olmasına karşın neden ithalatın, ihracatın sıfır denecek halde olduğunu niye bir gümrük müdürünün olmadığı, niye bir konsolosluğun açılmadığını ve bir türlü bitmeyen şehirler arası yollardan sorumlu olanın 36 yıldır aynı şefin olduğunu ve bu şefin Ardahan’da doğan iki oğlunun birini Göle diğerini ise devam eden göç dolayısıyla kapatılıp, mahalle olan Hanak ortakent (Büyük Nakala) ve Çıldır Aşıkşenlk (Suğa) Beldeleri gibi her an kapatılacak denen Göle Köprülü (Goreveng) Beldesi Belediyesinde işe koydurduğunu niye sormazlar?
Ekonominin bel kemiği olan hayvancılığın hala neden Atadan/Deden kalma yöntemlerle, çürük gontların üzerindeki sal ve kara topraklı ahırlarda yapıldığını ve sağlık, eğitim, sosyal, ekonomik olarak yıllardır beklenen yatırımların olmadığından yılda bin ila Bin 500 kişinin göç ettiğini, bir çok daire amiri gibi vekilin vekili ile idare edilen Valilik Özel Kalem Müdürünün 15 yıl boyunca kağıt üzerinde 15 yıl Ardahan’da görünüp, maaşını Ardahan bütçesinde alıp, Ankara’da emekli olduğunu, ‘görmedim duymadım, bilmiyorum’ diyerek 3 maymunculğu oynayıp, gelen çantacıları omuzladıkları gidenlere niye bu kadar ağladıklarını da çözmüş değilim..
Yağan karla şehirler arası yolları bile kapatılan, yağmur, dolu ardından bir karakoluna bile lağım bastığı kentin içinde bulunan kalesinde bir kıl çadırın yapılmadığı, tarihi Rus köprüsünün çürüdüğü, hala teslim alınmayan Millet Bahçesinin olduğu gibi mahalle sokaklarının geceleri karanlıkta kaldığı Ardahan’da parasızlıktan 2 yıldır yapılmayan Ardahan Bal Festivali başta olmak üzere Göle, Damal, Hanak, Çıldır, Posof’ta aynı gün ve saatlerde yapılan şenlik, festivallerin yanında Hoçvan, Bübülan ve köy şenlikleri varken köy yollarına, alt yapısına harcanması gereken 250 bin TL.’yi babalarının paralarıymış gibi dışarıdan getirdikleri TİK/TOK’çu ekibe verip, değil araba, bisikletin bile zorlandığı bozuk yollarıyla ünlü Ardahan’da taytlı bisiklet festivali yapılmasının ne kadar mantıklı olduğunu sormayanların gelen yeni valiye saygısızlığa varan yalakalıkları, yağcılıkları ALP dağlarını aşarken, tayt tayfasına Özgür Özel’ci milletvekillerinin de katılması gülünç bir durum olarak karşılandı.

KARS MİLLETVEKİLİ OLMASAYDI ARDAHAN ADI BU KADAR KONUŞULURMUYDU VE TANINIRMIYDI?
Valilik, Adliye’nin yanı sıra kereste rüşvetiyle, idarecilerinin özel idare ile iş yapan mücahitlerden ev, daire aldıkları ile konuşulan İl Özel İdare binasının depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle acil boşaltılması gerektiğini unutup, bisikletle tur atanların ayda 10 milyon para harcandığı söylenen ancak içindeki hayvan sayısının her geçen günü ilginç (!) bir şekilde azaldığı, TIR parklarında gelen onca paralara karşın bu paraların nereye gittiği sorulmayan, yeniletme, genişletme, seyrekleştirme adı altında hunharca kesilen ormanları ile değil, kırmızı tayt ile gündeme gelmesi ve tanınmasına, konuşulmasına büyük etkisi olan Kars Milletvekiline teşekkür edeceklerine, o küçük faşo beyincikleri ile eleştirmeleri ne kadar mantıklı?
ÖZGÜR ÖZELCİLER DE TAYT KERVANINA KATILDILAR!
Kılıçdaroğlu’ya taraf tutunan CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp’ı eleştirme adına sözde Ardahan ve taytçı valiye taraf çıkışları ile kendilerine güldüren CHP’li vekillerinin yanında Kürt olan ve Kürt sorununu sıkça dile getiren Kars Milletvekilini taytı kendilerine maske yaparak aslında kafatasçı faşist düşüncelerini ortaya koyanların büyük bölümünün Ardahan adını gölgeleyen KAI, KASİAD, KAIFED gibi saçma stk’ların içinde olup başı çekmeleri de diğer ayrı gülünç durum olurken, Kars Milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıdığı taytının o istenen en büyük reklamı yaptığını da anlamadıkları da görülmekte.
PEMBE GÖZLÜKLERLE UMAY UMAY’IN KULLANILMIŞ TAYTLI KIRMIZI ORUSPU KİTABINI YAZMAK..
Evet, 36 yıldır belediye arsaları satılan, belediye oteli yapılacak yeri ayrılan, projesi hazırlanan ancak son anda yapılan rantsal imar değişiklikleri ile konuta çevrilen araziden alınacak denen payların ortada olmadığı türkücülerin başında olduğu belediye payının ne olduğunu sormayan, Kura nehrinin yatağına da binalar diktirenlerin konuşulmadığı, Yıldız Dağının altında ki çöp merkezinin Halilefendinin ovasına dağıldığı ve ŞAP başta olmak üzere onca hayvan hastalıklarının yeniden kapıda olduğu, olmasına karşın yıllardır bir yatırımcının gelip, çivi çakmadığı, Ardahan Organize Sanayi, OSB gibi alt yapıdan yoksun ve verilen ruhsat, iş yeri ruhsatı dolaysıyla adeta Çin mahallesinde dönen Küçük Sanayi Sitesine hiç bisikletle gittiniz mi bilmem ama yeni valinin geldiği Ardahan’ı anlatmaya devam edersek, başta cumartesi yazılarım be ‘Özel Hayat Anlatılır mı? adlı yazılarımda sık sık dile getirdiğim ve gelmiş, geçmiş, kullanılmış kırmızıların özelliklerini anlatmaya çalıştığım Umay Umay’ın OrOspu Kırmızı kitabından daha kalın kitap olacağını ve adının da, Umay Umay’ın, ‘Orospu Kırmızı’ kitabı değil, ‘Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Kullanılmış Kırmızı Orospu Kitabı’ olacağını ama gazeteler gibi kitaplarında okunmadığı bir ülke ve kentte bu konuyu daha çok uzatmaya gerek var mı?’ diye sorarım..
Not: Bu yazı kente gelen 16. valimize Ardahan’ın ilk raporu olarakta okunabilir..

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU.. Bu metin, Ardahan’ın kronikleşmiş altyapı, ekonomi ve bürokrasi sorunlarını sert bir dille eleştiren yerel bir köşe yazısını içermektedir. Yazar Fakir Yılmaz, kentin temel ihtiyaçları ve tamamlanmamış projeleri dururken yetkililerin sembolik ve yüzeysel gündemlerle vakit kaybetmesini eleştirmektedir. Yazıda, hayvancılıktan turizme kadar pek çok alanda yaşanan gerileme ile liyakatsiz atamalar ve yerel yönetim hataları arasındaki bağa dikkat çekilmektedir. Özellikle sosyal medya odaklı etkinliklerin ve “tayt” tartışması gibi yapay krizlerin, şehrin gerçek mağduriyetlerini gölgelediği savunulmaktadır. Gazeteci, bölgenin kalkınması için gereken stratejik yatırımların ihmal edilmesini ve idari vurdumduymazlığı yeni atanan valiye bir rapor niteliğinde sunmaktadır. Sonuç olarak kaynak, Ardahan’ın ihmal edilmiş potansiyelini ve yönetimsel eksikliklerini toplumsal bir perspektifle gözler önüne sermektedir.

Görevden alınan eski Vali

sessizliğini bozdu ama ‘Ardahan’ demedi..

Bisiklet sürerken giydiği tayt nedeniyle TBMM’de eleştiri oklarının hedefi olan Ardahan eski Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla görevden alınması ardından sessizliğini bozdu.

Ardahan Vali yardımcısı olan ve Genel Sekreterin yerine geçme hesapları içinde olduğu ileri sürülen eşinin durumu da merak edilen eski vali Çiçekli, “Pedallamaya devam. Ben yelken, kürek sporcusuyum. Bisiklet sporcusuyum. Üzerimdeki kıyafet spor kıyafetidir. Sporu spor kıyafetiyle yapıyorum. Karar büyüklerimizin takdiridir” derken konuşmasının içinde Ardahan’ın adını ağzına almaması dikkatlerden kaçmadı.

A HABER’E DEĞİL, BİRGÜN GAZETESİNE KONUŞTU..

Ardahan valiliğine atandığından bu ana mahalli basın, Ardahan’da ki yerel ve ulusa basınla bir araya gelmeyen ve görevden alındığını gece yarısı imzalanan Özel kararname ile öğrenen Çiçekli, giderken de Ardahan’da ki bası mensuplarına değil, iktidara yakınlığı ile bilinen A Haber’e hiç değiş, sol orjinli bilinen BirGün gazetesine yaptığı açıklamalarda kararı değerlendirdi. Üzerindeki kıyafetin tayt değil, bisiklet kıyafeti olduğunun altını çizen Çiçekli, sporu profesyonel düzeyde yaptığını vurguladı:

“Pedallamaya devam. Ben yelken, kürek sporcusuyum. Bisiklet sporcusuyum. Üzerimdeki kıyafet spor kıyafetidir. Sporu spor kıyafetiyle yapıyorum. Karar büyüklerimizin takdiridir”

“Ben sporun değişik branşlarını profesyonele yakın yapan birisiyim. Hatta neredeyse profesyonelim. Yelken, kürek sporcusuyum. Bisiklet sporcusuyum. Profesyonel düzeyde yapmak için elimden geleni yapıyorum. Üzerimdeki kıyafet de sabahları spor yapmakta kullandığım, spor yaparken giydiğim bir spor kıyafetidir. Onun dışında normal mesaimizde, hafta içinde zaten bu kıyafetle dolaşmıyoruz. Dolaşmayız. Hafta sonu, çok erken saatlerde bu sporu yaparız. Bu açıkça görülecektir. Sporu spor kıyafetiyle yapıyoruz yani”

“PEDALLAMAYA DEVAM EDECEĞİM”

Çiçekli, “Bundan sonra ne yapacaksınız? Mevcutta bir göreviniz var mı?” şeklindeki soruya ise “Pedal çevirmeye devam” yanıtını verdi. Çiçekli, spora olan tutkusunu şu sözlerle dile getirdi:

“Ben sporu laf olsun, görüntü olsun, imaj olsun diye yapan birisi değilim. İstanbul’da kürek çektim, Marmara’da, Ege’de yelken yaptım, Ankara’da Karaburun’da bisiklet sürdüm. Bundan sonra ne yapacağım, daha çok spor yapacağım.”

Bisiklet sürerken giydiği spor kıyafeti nedeniyle Kars Milletvekili İnan Aygün Alp tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınan ve eleştirilerin hedefi olan Ardahan eski  Valisi Mehmet Fatih Çiçekli,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla görevinden alındı. Çiçekli’nin yerine Gaziantep Şehitkamil Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı atandı.

ARDAHAN’A YENİ VALİ ATANDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karar doğrultusunda, Ömer Hilmi Yamlı yeni Ardahan Valisi olarak atandı.
Ardahan’ın 16. valisi olarak atanan Yamlı, 1979 Yılında Bitlis İlinin Ahlat ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ahlat’ ta tamamladı, 1997 yılında Ahlat Selçuklu Lisesinden mezun oldu ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü kazandı. 2001 yılında bu okuldan mezun oldu.
2006 yılında dokuz ay süreyle Manchester Üniversitesinde (İngiltere) dil eğitimi aldı.
2013 yılında Keele Üniversitesinde (İngiltere) Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler alanında Yüksek Lisans yaptı. Ömer Hilmi YAMLI evli ve 3 çocuk babasıdır.

Yeni valiye, yeni kaymakamlar..

Ardahan’a yeni vali atayan Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı zamanda yeni 4 kaymakamın atamasını yaptı.
Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile Ardahan’ın Hanak, Damal, Posof ve Çıldır ilçelerine atanan kaymakamlar, atandıkları ilçelere gelerek görevlerine başladılar.
Son kararname doğrultusunda Hanak Kaymakamlığına Soner Erol, Damal Kaymakamlığına İsmail Şanal, Posof Kaymakamlığı ve Posof Türkgözü Mülki İdare Amirliğine İsa Bertan, Çıldır Kaymakamlığına ise Yunus Emre Sakızcı atandı.
Kaymakamlar, yeni ilçelerindeki görevlerine başlayarak mesailerine başladı. Göreve başlama bilgileri ilgili kaymakamlıkların resmi açıklamaları ve kaymakamların yeni makamlarında ki fotoğrafları ile birlikte kamuoyuna duyurulurken, Cumhurbaşkanlığı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında gerçekleştirilen atamalarla birlikte Ardahan’ın dört ilçesinde kaymakamlık görevleri yeni isimlere devredildi.

ARDAHAN VALİSİ GÖREVDEN ALINDI?

el mi yaman bey mi?..

YENİ VALİ BİTLİSLİ..

Ardahan valiliğine atandığından bu yana TİK-TOK‘tan boşalıp,  bu yana basınla bir araya gelemeyen, son olarak Kars Milletvekili İnan Akgün Alp’ın taytı ile TBMM’si gündemine taşıdığı, gazeteci Fakir Yılmaz ile Suat İncedere’in sık sık uyardığı ancak sanal yalaka ve yağcılarınn gazına gelip, pedal çevirmeye devam eden Ardahan’ın valisi Mehmet Fatih Çiçekli görevden alındı.

Hazırlanan ÖZEL kararnamenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzalamasıyla görevden alınan valisinin Çiçekli’nin yerine Ömer Hilmi Yamlı atandı.

Çiçeklinin alınması ile başta gelişi güzel işe alımlar, kereste karşılığında rüşvet iddiaları olmak üzere bir çok konuda tartışma konusu olan ve battığı öne sürülen Ardahan İl Özel İdareden sorumlu  vali yardımcısı eşinin durumunun da ne olacağı merak konusu oldu.

Hizmetiyle değil, bisiklet taytı polemiğiyle gündeme gelmişti..

Bisiklet sürerken giydiği tayt nedeniyle TBMM Genel Kurulunun gündemine taşınan Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli,  CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp’in Meclis kürsüsünden fotoğrafını göstererek “Böyle vali olmaz, bunlara asma yaprağı gönderin” sözleri ardından çıkıp, resmi bir açıklama yapacağına huyundan vazgeçmeyip, eleştirildiği sosyal medya üzerinden kendisine yalaka yarışına giren bazılarının, Kars Milletvekiline yönelik olarak “asma yaprağı” emojileri ve fotoğraflarıyla sözde tepki mesajlarını kendi hesabından paylaşmıştı.

Yeni Ardahan Valisi Yamlı Kimdir?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karar doğrultusunda, Gaziantep Şehitkamil Kaymakamı, Ardahan’ın yeni valisi Ömer Hilmi Yamlı yeni Ardahan Valisi olarak atandı.

1979 Yılında Bitlis İlinin Ahlat ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ahlat’ ta tamamladı, 1997 yılında Ahlat Selçuklu Lisesinden mezun oldu ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü kazandı. 2001 yılında bu okuldan mezun oldu.

2006 yılında dokuz ay süreyle Manchester Üniversitesinde (İngiltere) dil eğitimi aldı,2013 yılında Keele Üniversitesinde (İngiltere) Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler alanında Yüksek Lisans yaptı. Ömer Hilmi YAMLI evli ve 3 çocuk babasıdır.

KAYMAKAMLAR ERDOĞAN’SIZ

GÖREVE BAŞLADILAR!

Cumhurbaşkanlığı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile Ardahan’ın Hanak, Damal, Posof ve Çıldır ilçelerine atanan kaymakamlar, atandıkları ilçelere gelerek görevlerine başladılar.
Son kararname doğrultusunda Hanak Kaymakamlığına Soner Erol, Damal Kaymakamlığına İsmail Şanal, Posof Kaymakamlığı ve Posof Türkgözü Mülki İdare Amirliğine İsa Bertan, Çıldır Kaymakamlığına ise Yunus Emre Sakızcı atandı.
Kaymakamlar, yeni ilçelerindeki görevlerine başlayarak mesailerine başladı. Göreve başlama bilgileri ilgili kaymakamlıkların resmi açıklamaları ve kaymakamların yeni makamlarına ki fotoğrafları ile birlikte kamuoyuna duyurulurken, yeni kaymakamların oturdukları makamlarının arka fonunda cumhurbaşkanının fotoğrafının olmaması dikkatlerden kaçmadı.
Cumhurbaşkanlığı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında gerçekleştirilen atamalarla birlikte Ardahan’ın dört ilçesinde kaymakamlık görevleri yeni isimlere devredildi.

BU YOLLARDA PEDAL ÇEVRİLEBİLİNİR Mİ?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil için memleketlerine akın eden vatandaşlar olağanüstü yolların halini görünce şaşkına uğradı. Araçlarında maddi hasar oluşan gurbetçiler, ‘Onca festival, şenliklerin yanında Bisiklet Festivali düzenlenen bu kenttin bu hali nedir?’ diyerek ilgili ve yetkilere tepki gösterdiler.

MERKEZ KÖYLERİNİN ORTAK ÇİLESİ:

“ARABALARDA ALT TAKIM KALMADI”

Ardahan merkez yollar gibi köy ve yayla yollarının da olağan üstü bozuk olması başta tatile memleketlerine giden gurbetçilerin olmak üzere yaylaya çıkmaya hazırlanan vatandaşların tepkisini almaya devam ediyor.

Özellikle Tepesu (Gürcübeg) , Küçük Sütlüce (Şişka), Büyük Sütlüce (Harziyan), Meşedibi (Moofga), Alagöz, Kocaköy ve Yaylacık köylerini birbirine bağlayan grup yollarının içler acısı hali, bölge halkını canından bezdirdi.

Yollardaki derin çukurların adeta uzay kraterlerini andırdığını belirten sürücüler, bu manzaranın serhat şehri Ardahan’a hiç yakışmadığını vurguladılar. Yaz tatili için memleketlerine dönen gurbetçi vatandaşlar da karşılaştıkları bu altyapı yetersizliği karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.

“HARZİYANLAR İÇİN HAZİRAN DEDİLER,

TEMMUZ GELDİ, GEÇİYOR?

‘Ardahan’ın yollarına, Güller açar’ türküsünün söylendiği Ardahan’ın yoların da, güller değil, çukurlar açtığını belirten vatandaşlar, yetkililerin verdiği sözleri tutmadığını belirterek, başta belediye ile Özel idarenin ilgili yetkilere tepki göstermeye devam etseler de seslerini kimseye duyuramadıklarından yakınmaktalar.

Vatandaşlar, “Bize ‘Haziran ayında çalışmalara başlayacağız, yolları yapacağız’ dediler ama yapmadılar. Temmuz ayına girdik, hala neyi bekliyorlar? KÖYDES kapsamında Ardahan’a gelen yüzlerce milyon liralık ödenek nereye harcanıyor? Kent ve köy halkı olarak resmen mağdur ediliyoruz” yakınmasında bulunmaktalar.

BOZUK YOLLAR ALT YAPISI VE SANAYISININ YOLLARI ŞEHİR VE KÖY YOLLARINDAN BETER BOZUK OLAN YOLADAN AĞLAYAN SANAYİ ESNAFININ YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ!.

Yolların bozuk olması nedeniyle her gün sanayinin yolunu tuttuklarını belirten araç sahipleri, ekonomik olarak da büyük bir yükün altına girdiklerini söyledi.

Yol mağduru vatandaşlar, “Bu yollar yüzünden arabalarımızda alt takım kalmadı. Sayelerinde her gün sanayiden çıkamaz olduk. Yetkililerin buradaki çileyi görmesi için illa bir kazanın mı yaşanması gerekiyor?” diyerek 35 yıldır aynı şefin başında olduğu karayollarını, Ardahan Damallı idarecinin başında olduğu İl Özel İdarelerin ve İl, kent içlerini olduğu gibi mahalle ara yollarını göremeyen İlçelerinin  bozuk, çukurlu, Ay ve Mars yüzlü yollardan sorumlu yetkililerini davet ettiler.

Öte yandan bozulan araçların tamir için gittiği arastalarının gelişi güzel satıldığından yönetim mahkemelik olup, yargılandığı Ardahan Küçük Sanayi Sitesinin iç sahası ve olmayan alt yapıdan yoksun yollarının da kent ve köy yollarını aramayacak kadar bozuk, çukurla dolu olduğu görülükken aynı sanayide toplanmayan çöplerin, Haliefendi mahallecinin tarlarını çöp poşetlerinin altında bırakan Yıldız Dağını altında olan Ardahan Belediyesinin sorumluğunda bulunan şehir ki vahşi çöplüğü aratmadığı da görülmekte.

KURA NEHRİNİN

SUYUNU ÇALACAK OLAN

DOZERLER BEŞİKAYA’YA GİRDİ!

Ardahan’ı çevreleyen dağlar Kısır, Sahara, Ulgar, Yalanızçam arasında bulunan Allahuekber dağlarından doğup, Göle ve Ardahan ovasına hayat verdikten sonra Hanak meralarında ve Çıldır kalyonundan geçip, Azerbaycan Hazar Gölüne kadar uzanan Kur nehrinin yönünü çevirip, Ardahan’ın suyunun %75’ni Karadeniz’e akıtacak olan Beşikkaya HES barajı için çalışmalar başladı.

DSİ Bölge Müdürü Serdar Kotan DSİ , Bölge Müdür Yardımcısı Tekin Kabul ve Can Asalnoğlu, Jeoteknik Hizmetler Şube Müdürü Mustafa Ata Çakmakçı, Barajlar ve HES Şube Müdür V. Erşan ŞEN, 243. Şube Müdür V. Şule Koç teknik personelleri ve yüklenici firma yetkilileri, DSİ Bölge Müdürlüğün sorumluluk sahasında bulunan ve proje yapım çalışmaları devam eden Ardahan Beşikkaya Barajı sahasında, % 95’i tamamlanan temel sondaj çalışmaları ile baraj ünitelerine ait alanlarda incelemelerde bulundular.

Bir taraftan yılladır bir gölet yapılması beklenen ama Ankara’da oturup, uzaktan kumanda ile işleri yürüten şirketçe dağına GES kurulmak istenen Ardahan/Alagöz köyüne bir gölet yapmayanlar kent genelinde bulunan su yataklarını HES Barajları ile toplayıp, kullanılmaz hale sokmaya devam ettikleri görülen Ardahan’ın simgesi konumunda olan Kura Nehrini kurutacak denen Beşikaya Hidro Elektrik Santrali çalışmalarının sessizce devam ettiği bir zaman da dozer ve kepçelerin Beşikkaya vadisine girip, bir çok mağara ve bin bir yeşil çam ile çiçeğin olduğu Beşikaya vadisine daldıkları görüldü.

40 MW enerji elde edilmesi amaçlayan Beşikkaya Barajın temelden yüksekliği ise 106,40 metre olarak belirlenirken bu barajda birikecek suyun büyük bir bölümünün Ardahan’a sınır olan Artvin’de bulunan Yusufeli bagajına akıtılacak.

Düz Ardahan denen köylerinin tarım arazilerine hayat veren Kura Nehrinin suyunun önünü bir kez daha kesecek olan Beşikkaya HES aracılığı ile Ardahan’ın doğasına hayat vere Kura Nehrinin suyunun büyük bölümünün Bülbülan üzerine açılacak tüneller ile 275 metre yükseği ile Türkiye’nin en büyük barajı ünvanlı olan Yusufeli HES Barajının Çoruh nehrinin yetmeyen suyuna katmayı hedefleniyor.

YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz
*14 yıl önceki ‘bıçaklanacak’ dediğim Beşikaya’yı anlatan yazı..
Geçtiğimiz gün sanalda gördüğüm bir dostumun, sanırım iş insanı Hanif Gültekin olmalı, köyü, Bağdeşen’e (Kinzodamal) gidip, orada ve çevre köylerinde yaşayanların çoğunu gidip, görmediği, ailesi ile pikniğin bu dünyada ki cennetin bir köşesi olan orda yapmadığını bildiğim orada yani Göle ve Ardahan Ovasına, Hanak’ın çayırlarına hayat verip, Çıldır Kalyonunu bin bir çiçekle donatıp, Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a ulaşan ve orada ki gölü, denize Hazar’a çeviren Kura nehrinin geçtiği Beşikaya deresine gidip, orada çektiği fotoğraflar çektirip, sanalda paylaşıyordu.
Ama yanı başında bulunan o dev dozerleri, onca kamu görevlilerini göremiyordu..  Ve o muhteşem fotoğrafları ve yanı başında ki doğayı kazımaya başlayanları görüp, yeniden haberlerimiz yazmaya hazırlanırken önüme aynı günlerde ama 2012 yılında gidip, döndükten sonra ‘Haydi Kura İçin Eyleme’ başlıklı yazdığın yazım düşüyordu.
Ve; Ardahanlıların suyunun çalınacağı Beşikkaya Barajını Protesto etmek için 15 Ocak Cumartesi Günü Yapılacak olan protesto ve basın açıklamasına tüm doğaya sevdalı Ardahanlılar davet ediliyor.
15 Ocak Cumartesi günü ülkenin bir çok kentin de olduğu gibi Kura Nehri’nin köprüsünde yapılacak olan ‘Kura’ya sahip çık, suyumuzu çaldırma’ protesto basın açıklaması aynı gün saat 11.30’da yapılacak.’ şeklinde başlayan duyurumu okuyordum.
‘Ardahan’a ve Kura’ya sahip çık ..’ diye ara başlıkla devam eden 2012 yılında ki yazımı okurken sanki bende  bir kez daha hem de bu kez o dostumla birlikte oradaymışım ve geri gelip yeniden yazıyorum gibi okuyordum..
Çünkü 2012 Haziran 30 yani o gün, o yıl ele aldığım yazını sanki, 2026 Haziran 30 tarihinde yani bugün yazıyormuşum gibi duygu içine girip, o günden bugüne anlatamadığımız ve aynı sorunlar, sıkıntılar aynen devam ediyordu.
Kafkaslara ve Orta Asya’ya açılan bir demiryolu 3 gümrük kapısı olmasına karşın sınır ticaretinin yapılmadığı, yıllardır bir çivi çakılmayan Ardahan OSB’nin üzerinde bulunduğu, eski Hanak yolu olarak bilinen ama Posof, Hanak, Damal’ı Ardahan’dan koparıp, Kars’a yönlendiren yolu hatırlıyorum..
Zamanın sanayi bakanı olan Ardahan Ölçekli Abdülkerim Doğru’nun Sanayi Bakanlığı yaptığı döneminde, ‘Benim köyümün önünde yol geçsin’ dediği ve eski Hanak yolunu iptal ettirip, Posof, Damal ve Hanak’tan Ardahan’a gelip, gidenlerin kullandığı Dikkan yolunu kapatıp, köyüne yakın yeni yol ile Kars’a yönlendirilip, Ardahan’ın baypas ettiği gibi Şavşatlı Saffet Kaya’nın döneminde de,’Ulgar tünelinin açılmasını yıllardır bekleyen Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapısının yolunun Posof Kol köyü üzerinden Şavşat’a bağlanmak istendiği bir süreçte Ardahan’a sahip çık..’ diye hala geçerli olan o yıl yani 2012 yılında çağrı yapmıştım..
Posof, Damal ve Hanak’ın eski Hanak yolunun kapatılması dolaysıyla %65’ninin doğru dürüst Ardahan’a gelmektense Ölçek köyü yakınlarında geçen yoldan direk Kars’a gitmeyi tercih etmiş ve bir çoğu da yatırımlarını Kars’a yaptığını da o yıl yani 2012 yılının 30 Haziran ayının son gününde, 16 yıl önce sanki bugün yazmışım gibi bir yazı yazmışım..
Ve; ‘Gölelilerin Kars ile  irtibatını kesmemesi için AK Parti eski İlçe Başkanı Cengiz Çapan’ın köyü de olan Senemoğlu köyü üzerinden Selim’e açılan yolun önüne geçilmesi gereken bir zaman da Çıldır Aktaş’a yapılması beklenen, ancak Kars Mezra’ya yapılması için alttan çalışma yapılan Antrepo’ya sahip çık..’ demişim..
Ve yine halen Ardahanlı olduklarını kabul etmeyen, Bal Liginde mücadele veren 23 Şubat Spor’u, Hoçvanspor’u ve bu yazım gibi 14 yıldır bir türlü 3. Lige çıkamayan Serhat Ardahanspor’u, Ardahan 1. Amatör Ligini görmeyip, Karsspor’un etkinliklerini sitelerine sahip çıkan ve bu anlayışla Çıldır’ın 9 köyünü Kars’a kaptıranlara, ‘Çıldır gölü ile birlikte Çıldır’ı Kars’a bağlama rüyası yaşayanlara karşı çık..’ diye uyarıda bulunmuşum..
Ve yine ‘Çıldır Gölü, Serhat, Karaca, Özlem isimli Ardahan otobüslerine binmeyip, halen Dadaş’a, Doğu Kars’a, Serhat Kars’a yolcu toplayan anlayışı ret et.. Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun niye Çıldır’ın Arrdahan’a daha yakın olan batı yakasından geçmediğini sorgulamayan, burnunun dibinde geçen Avrupa’yı bile ısıtan Doğalgazın Damal’ı neden ısıtmadığını sorgula..’ diye devam etmişim..
Ve devam ederek, ‘Ardahan’ın Ardahan’da oturan, onlarla birlikte aynı nefesi alan, aynı sıkıntıyı çekenin niye bir türlü milletvekili olmadığını, seçimden seçime çantasını alıp gelenin Ardahan’da bir evleri bile olmayan Saffet, Türkücüler niye şow yapar hele bir düşün ve buna yönelik adım at..
Dünya’nın karşı çıktığı ve Posof’un, Hanak’ın Çıldır’ın doğasını katleden HES’lere dur de Ve en önemlisi Ardahan’a, Hanak’a, Çıldır’a hayat veren Kura Nehrine sahip çık.’ demiş ve aşağıda ki; ‘Siz hiç Beşikkaya Vadisi’ne gittiniz mi?’ başlığı ile bir soru sormuşum..
‘Ardahan’da adım atmadığım köşenin kalmadığını düşündüğüm anda karşıma çıkan o gizli cennete, Beşikkaya Vadisine sizde hiç gittiniz mi?’ şeklinde soruma devam edip; Bana özel Mavi Göl’ü görüp, ona yazdığım şiiri bile kendisine hayran bırakan Beşikkaya Barajı’nın yapılacağı ve Ardahanlılara ait suyun çalınacağı Beşikkaya Vadisini görüpte hayran kalmamak elde değil..’ diyerek bugün yazsam 14 yıl önce yazılmış diyemeyeceğiniz 2012 yılının yarılayan Haziran aynın son gününde ki yazım şöyle devam etmişim..
Hem de bir haftada iki kez peş peşe giden benim gibi ..
Evet, haydi birlikte Beşikkaya Vadisine gidelim dersem gelir misiniz?
Eşinizi, çocuklarınızı, hatta komşularınızı da, güzel hazırlanmış bir piknik sepetiyle birlikte yanınıza alır mısınız?..
Tamam mı?
Haydi gidelim o zaman ..
Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan ve bu yıl kar olmadığı için kayılamayan Dağ Oteli bir türlü işletilemediğinden Ardahan-Ardanuç yolu gibi yıllardır kapalı olan Uğurludağ Kayak Tesinin yoluna sapalım.
Yani 50 yıldır bir türlü bitirilemeyen Ardahan-Ardanuç yoluna.
Diğer adıyla iki dilli takvim bastıran AK Parti İl Başkanının (O dönenim İl Başkanı Yunus Baydar’ yolu olmayan köyü Yanlızçam’a doğru gidiyoruz ..
Kayak Evinin yoluna sapmadan ilerliyor, çürümeye terk edilen yol şantiyesinin hemen karşısında sola sapıyoruz ..
Bir çok köy yolundan güzel ve düz olan yola saptıktan sonra Kura Nehrinin ana kaynağı olan Yeniköy ve Bülbülan tarafından gelen tertemiz suyun şırıldısıyla kulaklarınız, birçok yeşilim çam ağaçları ile ise gözleriniz bayram yaparken, kent havasından uzak, tertemiz hava ciğerlerinizin olduğunu sizlere hatırlatacak ..
Vadi boyunca size tam ters akan Kura’nın ana yatağını izleyip ilerlerken karşınıza çıkan kanyonlar, peri bacaları, kçük kalecikler ve kayalardan taşıp akan birçok çeşme size el uzatıyor, ‘Hoş geldiniz, 10, 20 yıl sonra bulamayacağınız, göremeyeceğiniz Beşikkaya Vadisi.. ‘demişim..
Yani anlayacağınız, 24 yıl önce 2012 Haziran 30 Tarihin de değil, sanki bugün 2026 Haziran 2026 günü yazılmış bir yazı değil mi yukarıda yeniden yayınladığım 14 yıl önceki bugünü anlatan yazı..
Değil ise şu arada bulunan iyi bakın.. Evet, evet o fotoğraflara bir daha bakın, hele..
Ve benim 14 yıl önce anlatmaya çalıştığım o bu dünyanın cennete, o  bin bir çiçeğin, çamın, onca mağaranın olduğu bir ucu Göle’ye çıkan Beşikkaya Vadisine dalanların, orayı da alt üst edip, HES’e, Hidro Elektirik Santraline çevirip, ‘Ben gidersem Göle ve Ardahan ovasının kuruyacak’ diyen Kura Nehrinin suyunu büyük bölümünü Bülbülan üzerinden Karadeniz’e akıtacağını anlatmaya çalıştığımı anlayacak mısınız?
Bilmem ama 14  değil 36 yıldan fazladır ‘Ardahan, Ardahan’ deyip yazıp, anlatmaya çalışsam da gördüğünüz bu fotoğraflarla oraya da girildiğini ve şimdiden doğasını alt üst edilmeye başlandığını belki anlarsınız ve Hanif Gültekin gibi Bağdeşenli dostların gelecek yıllarda o muhteşem fotoğraflarını çekemeyeceğini bugüne dek gidip göremeyenlerin torunlarının sular altına kalacak olan orayı hiç ama hiç görmeyeceğini anladınız mı?!
Sanmıyorum..
Çünkü 14 yıl ve öncesinde anlattığım gibi bugün de ne yazsam, anlatsam anlayan olmayacak, Ve yazın saz deyip, Bübülana’a, Hoçvan yaylasına gidip cırtık atacak, sonra kışın kaz diyerek batı kentlerine diyecek..
Hepte öyle olmadı mı?.. Yazık, hem de nasıl yazık, akarsularına HES, Alagöz dağına ise GES yapılan Ardahan’ıma..
Ve; ‘Ülkenin en büyük barajını yaptık’ diye övünülen ama bir çok proje gibi başkent Ankara’da masa üzerinde hazırlanan plansız hesaplamalar ile üzerine konulan Çoruh Nehrinin çarklarını çevirmeye yetmediği, Yusufeli Barajına su takviyesi için Göle Allahüekber dağlarından doğup, Hazar’a kadar uzanan Kura Nehrinin suyunu Ardahan’dan çalacak olan ve 50 yıldır bitirilmeyen Ardahan-Ardanuç yolundan önce Bübülan yaylası üzerinden Artvin’e götürecek olan Devlet Su İşlerince Beşikkaya’ya ya hem de kalbinin ortasına bıçağın çoktan vurulduğunu, bölge halkı gibi Ardahanlıların haberinin olmadığını 14 yıl öce yazılmış, bugünü anlatan anlatan yazı..

YAPAY ZEKANIN BU YORUMA YORUMU..
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ele aldığı bu yazı; Ardahan’ın doğal mirası olan Kura Nehri ve Beşikkaya Vadisi’nin hidroelektrik santral projeleriyle yok edilmesine karşı verilen yıllar süren mücadeleyi ele almaktadır. Yazar, 2012 yılında kaleme aldığı uyarıların günümüzde acı bir gerçekliğe dönüştüğünü vurgulayarak yerel halkın bu ekolojik yıkıma karşı sessiz kalmasını eleştirmektedir. Bölgedeki su kaynaklarının başka havzalara aktarılması girişimleri, bölgenin ekonomik ve çevresel geleceğine vurulmuş bir darbe olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca, siyasi ilgisizlik ve yanlış planlamalar nedeniyle şehrin kimliğini ve doğal zenginliklerini kaybettiği üzerinde durulmaktadır. Yazar, gelecek nesillerin bu cennet köşelerini bir daha göremeyeceği konusunda karamsar bir tablo çizerek toplumsal bir farkındalık yaratmayı hedeflemektedir. Sonuç olarak kaynak, Ardahan’ın sahipsiz bırakılmasına ve doğa katliamına karşı yükselen nostaljik ama sitemkâr bir feryadı yansıtmaktadır.

Reklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..

Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,

Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..

https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/

https://arsiv2.kuzeyanadolugazetesi.com/