
EHLİYETİNİZİ ALMAK İÇİN ÖNCE BİZE ULAŞIN
TAY SÜRÜCÜ KURSLARI
Veysel Karatay
0 532 324 02 35

![]()


Arpa ve Buğdayın zor yetiştiği
Ardahan’a Nohut, Mercimek!
Aralarında Ardahan’ın da bulunduğu Kars-Ardahan-Iğdır ve Ağrı’yı kalkındırma adına 2029 yılında kurulan ve kurulduğundan bu yana masa başında hazırlanan hayali projelere büyük paralar harcayan Serhat İlleri Kalkınma Ajansı ile Ardahan Üniversitesi ile birlikte karasal iklimi nedeniyle Arpa, Buğday ve Çavdarın zor yetiştiği Ardahan’a genellikle Güneydoğu Anadolu veya İç Anadolu iklimiyle özdeşleşen Nohut ekti.
Nohuttun yanından yine bölgede yetişmesi adeta mucize olan Mercimeğ’i Ardahan Üniversitesinin kampüsüne eken Rektör Emiroğlu, amaçlarının yeni ürünlerin bölgedeki verimliliğini test etmeyi amaçladıklarını belirtti.

Öden olan soy adını değişip, gittiği yurtdışından Ardahan Üniversitesine rektör olduktan sonra dönen Ardahanlı, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu, Nohut ve mercimek ekimi ardından yaptığı açıklamada, ‘Üniversite olarak yeni ürünlerin bölgedeki verimliliğini test etmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Kampüste daha önce kavılca buğdayı ekildiğini, bu kez ilk kez nohut ve mercimek denendiğini belirtti.
Emiroğlu, başarılı sonuçlar alınması halinde gelecek yıllarda farklı ürünlerin de deneneceğini söyledi.

‘Amaçlarının, bölgede alternatif tarım ürünlerinin yetiştirile bilirliğini ortaya koymak, üreticilere yeni seçenekler sunmak ve çiftçilerin ekonomik kazançlarını artırmak olduğunu vurgularken, yine Ardahanlı olan SERKA Genel Sekreteri Nurullah Karaca da projenin bölge tarımı için büyük önem taşıdığını belirtti.

91 BİN NUFUSLU ARDAHAN’DA
KOYUN SAYISI 99 BİNDEN 150 BİNE ULAŞTI!
1992 yılında yeniden vilayet olup, başta sağlık, eğitim, sanayi yatırmalar gelecek diye umutlanan ancak o günden bugüne beklediğini bir türlü alamayan ve her yıl bin ila Bin 500 kişinin başka kentlere göç ettiği biri demir yolu olmak üzer 3 gümrük kapısı olan ancak başta ithalat, ihracasın sıfır denecek kadar az olduğu, Organize sanayisin yıllardır yatırım adına bir çivi çakılmayan Ardahan’da koyun sayısı kentin nüfusunu geçti!.
Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinden ülkenin sayılı hayvan merkezlerinden olmasına karşın, bir et entegre tesisinin olmadığı 91 bin 354 nüfuslu Ardahan’da küçükbaş hayvanlardan olan koyun sayısının 99 binden 150 binlere kadar arttığı öğrenildi.
12 Eylül Darbesinin ardından başlayan ve bugüne kadar devam eden göçün bölge de yaşanan çatışmaların yoğunlaşması ile getirilen yayla yasakları doyasıyla bir dönem bitme noktasına gelen koyunculuğun yeniden arttığı görülen Ardahan genelinde küçükbaş hayvancılığı geliştirme projeleri sonucunda koyun sayısı hızlı bir artış gösterdiği belirtildi.
Bir dönen 99 binlik nüfusu ile tartışılan Ardahan’da ki koyun sayısının Tarım ve Orman Bakanlığı ile yerel yönetimlerin destekleriyle birlikte kentteki toplam koyun ve kuzu varlığı 150 bin ile 160 bin bandına ulaştığı açıklanırken, devlet destekli projelerle şehirdeki koyun sayısı 99 bin seviyelerinden 150 bin barajını aştığı bildirildi.
Ardahan’da ki toplam koyun varlığının yarısını Morkaraman cinsi koyunlar oluştuğ, bu ırkın ardından ,kinci sırada Tuj, üçüncü sırada Akkaraman ve dördüncü sırada Hemşin ırkı koyun ırkının olduğu belirtildi.

En az göç alan il Ardahan..
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin “İç Göç İstatistikleri” bültenini yayımladı. Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025’te yüzde 2,87 oldu.
Bu çerçevede, Türkiye’de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi, iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,5’ini erkekler, yüzde 52,5’ini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul’un 329 bin 912 kişiyle en çok göç alan il olduğu görüldü. İstanbul’u, 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti.
En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt, 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu. İstanbul 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olurken, bu ili 145 bin 661 kişiyle Ankara, 98 bin 728 kişiyle İzmir izledi. En az göç veren iller ise 5 bin 916 kişiyle Ardahan, 6 bin 388 kişiyle Bayburt, 7 bin 558 kişiyle Tunceli olarak belirlendi.

Posoflular, Ardanuçlular,
Şavşatlılar delip, ışığı gördüler de,
Treni de isteyen Göleliler kaldı!
50 yıldan fazladır yapılıp, tamamlanmayan, her kış kar yağar, yağmaz trafiğe kapatılan Ardahan-Ardanuç yolunun hemen karşısında ki Sahara tünelinden haber alamayan Ardahan’ın Kafkaslara açılan gümrük kapısı Türkgözü (Badele) Posof ilçesinin önünde ki 2 bin 550 rakımlı Ulgar Dağı’nın ne zaman biteceğinin merak edildiği şu günlerde Göleliler de tünel istedi.

11 Mart 2017 tarihinde temeli atılmasına karşın ve bittiğinde 5 kilometre uzunluğundaki olacağı söylenen Ulgar tünelinin kazı çalışmaları sırasında çıkan yer altı nehri yüzünden su koyuverip, yıllardır bir türlü bitmediği Ardahan’ın Göle ilçesi de, Göle TV adlı sanal sayfa aracılığı ile yaptıkları haberle ilçenin ormanlarına sahiplenmek adına burnun dibine kadar şehir levhası diken Erzurum’a giden yol üzerinden virajları aşmak için Göle, Oltu ve Kosor güzergâhındaki yol üzerinde bir tünel yapılmasını istediler.

RUSALR ZAMANINDA TREN BİZDE VARDI!..
Çin’den başlayıp, Çıldır Gölünün yanı başında geçip, Kafkaslara uzanan demiryolunun üzerine bir Antrepo ve tren durağı yaptırmayıp, sanalda ‘Doğu Expresi Ardahan’a gelsin’ diye sanal kampanyalara tren isteyen Ardahanlıların, ‘Ulgar’ın yanı sıra Sahara ve Ardanuç’a istedikleri tünelden bizde isteriz’ diyen Göleliler, başta 15 yıl Ardahan milletvekilliği yapan Saffet Kaya olmak üzere gelmiş, geçmiş siyasileri her seçimlerde, yalandan pardon ‘Kılçıktan Ardahan merkeze kadar gelecek..’ denen ancak bir türlü açılamayan Posof Ulgar tüneli gibi Ardahan’a gelmeyen treni kendi ilçelerine de istemiştiler.
Ardahanlılar gibi havaalanından bahsetmedikleri ancak Ardahanlılar ne istiyorsa bizde isteruk’ diyen ama Ardahanlılar gibi çokta istediklerini alamayan Göleliler, ‘Ruslar zamanında Göle’de atlı da olsa tren yolu vardı, bizde isteriz’ demiştiler. Ancak ne Posof, ne Şavşat Sahara’ya nede Ardanuç’a yol ve tünel yapılmadığı gibi bölündü, yenilendi denilen yollar kent içlerindeki yollar gibi bozulmuş durumda.
Türkücü Başkanın yerine getirmediği
Ardahan Tramvayını
100 yıl önce Ruslar Göle’ye yapmıştı!
Bir dönemde milletvekili olan ve 2 dönemdir belediye başkanı maaşının yanında, 177 Bin 658 TL emekli milletvekili maaşı alan CHP’li türkücü Ardahan Belediye Başkanının, Hoçvan Garajı gibi yerine getirmediği seçim vaatleri arasında bulunan Ardahan merkez ile Ardahan Üniversitesi arasında yapılacak denilen tramvayı Ruslar 100 yıl önce yapmıştı.
İnsan taşımak için değil, bugün katliam denecek şekilde acınmadan ‘yenileme, genişletme’ adı altında hunharca kesilen ormanları kesip taşımak için Tramvay!
Bilindiği gibi 1872 – 1915 yılları arasında Kars ve Ardahan illerinin Rus işgalinde olduğu dönemde Göle sarıçam ağaçlarından oluşan odunları Kars’a taşınması için için Ruslar tarafından Göle ile Kars arasında Atlı Tramvay kullanılmıştı.
Uluslar arası bir demiryolunun sınırları içinde geçtiğinden bi haber ve bu tren yolu üzerine neden bir durak ve Antrepo kurulmadığını sormayan Ardahanlıların, ”Doğu Ekspresi son durağı Ardahan olsun” sanalda başlattıkları ama beklenen tünel ve yoları gibi yıllarıdır sonuç vermeyen kampanyasını gören Gölelilerde bir zamanlar Göle ile Kars arası Atlı Tranvay olduğu nu belirtip, gelecekse önce Göle’ye gelmeli demiştiler.
Rus tarihi arşivinde Kars – Merdinik Tranvay hattı olarak geniş yer alan ve genellikle Kars şehir merkezine odun taşınması için kullanıldığı belirtilen Atlı tramvay hattı için yol haritası ve rozet yapıldığı görseler de arşivde yer alıyor. Göle Konga yolu Pilemor (Dölekçayir) köyü önündeki “PUTKA” adlı durak ve istasyonu da olan Tramvay yolunun 1930 yılına kadar kullanıldığı daha sonra Ardahan misali kaderine terk edildiği öne sürülmüştü.
GÖLE’NİN ATLI TRAMVAY TRENİ’NİN TARİHİ..
Şanlı Albay’ın araştırmasına göre bir zamanlar Kars -Merdinik arasındaki Konga yolu üzerinde çalışan DEKAVİLİ Atlı Tren, ‘Ruslar geliyor’ denen ve adına kaça kaç dönemi denilen 93 Harbi ile Rus işgaline uğrayan ve savaş tazminatı olarak Ruslara verilen Göle’nin Sarıçam ağaçlarını Kars üzeri taşımak için Ruslar tarafından kurulan bir Demiryolu sistemidir. Aynı zamanda ulaşım ve yük taşımak için Gadana atlarıyla çekilen bir ulaşımdır.
Cumhuriyet sonrası 1930 yıllara kadar kullanılmış olsa da bir süre sonra kaderine terk edilir. Ne yazık ki, tarihi değeri olan Kaleler, köprüler, değirmenler, Mezar taşları, Kiliseler ve Putka gibi yapıların taşları bölgedeki Kale, Kilise, Kule ve Sinagoglar gibi bilinçsizce ve Rus, Ermeni, Gürcü köy adları gibi izlerini kayıp ettirme adına söküp, ev ahırlarda duvar olarak kullanıldığı gibi Tren yolunun demir Raylarını da aynı bilinçsizlikle sökülüp, yok edilmişti.
RUS ARŞİVİNDEKİ MADALYA KİTABESİ.. Köklerin Kars ve Ardahan’a dayanan Malakan bir Avukat olan Göleli Yüksek Mühendis TRT Karadeniz Bölge Müdürü Osman Bağrıyanık’a arşivlerden gönderdiği DEKAVİLİ adlı Trene ait bu rozet kitabesi Rus Kiril alfabesi ile yazılmış bir tarafında Kars, diğer tarafında Merdinik – Göle yazıyor.
KARS -MERDİNIK ARASİNDA CALISAN DEKAVİLI TREN.. 1930’larda çekilmiş bu fotoğraftandın anlaşılacağı üzere treni Atlar çekerken, bir gurup bekleyen ve binen yolcular var. O döneme ait Göle ve Kars kadınlarının modern giyimi ile çocuklar başka bir ilgi çekiyor.
GÜZERGAH HARİTASI.. Ayrıca, Konga yol güzergahında ,Trenin kitabesinde 1915 Tarihi yazmaktadır. Trenin çalıştığı güzergâh gösteren harita bulunmaktadır. NOT: Ardahan’ın Göle ilçesinin eski ismi Merdinik’tir.
BU BİR SKANDALDIR!
50 YILDIR ULGAR’I AÇTIRAMAYAN
ARDAHAN’IN ESKİ VEKİLLERİ
‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüneli Artık Açılsın’
İmza Kampanyasına Katılmışlar!
1992 yılından yeniden vilayet olduktan sonra 15 yıl boyunca milletvekilliği yapan Saffet Kaya, Ensar Öğüt ve Orhan Atalay’ın vekillik yaptıkları süre içinde çözeceklerini ileri sürüp, açacaklarını belirttikleri Posof Ulgar Tünelin artık açılması için açılan imza kampanyasına imza attıkları öğrenildi.

Şu an Ardahan Belediye Başkanlığını da yapan ancak bir dönem onun da milletvekilliği yaptığı türkücü başkanın yanı sıra Posof Belediye Başkanının da imza attığı kampanyayı Ankara ‘da bulunan ve halen bir federasyonu olmayan Posof İlçesinin Ankara Posof Yeni Mahalle Derneğinin kahvaltılı toplantısına katılan ve Ulgar tüneli başta olmak üzere bir çok sorunun çözülmediği Ardahan’da 15 yıl boyunca milletvekilliği yapan Saffet Kaya, Ensar Öğüt ve Orhan Atalay, Faruk Demir’in sanki kendileri hiç milletvekili olmamış, sade vatandaş yada bir stk başkanlarıymış gibi ‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüeni Artık Açılsın’ başlıklı imza kampanyasına imza atmaları gülünç bir skandal olarak hafızalara kazındı.

SELFİYE ÇEKEREK ‘ULGAR AÇILSIN’ DEDİ!
Ardahan’ın kayıp yılları olarak değerlendirilen yıllar da bugün hala aynı yerde olan sorunlarını çözeceklerini iddia edip, 15 yıl boyunca Ardahan Milletvekilliği yapan vekiller arasında bulunan ve Ankara’da ki bürosunda emeklileri kabul ederek, poz veren Ardahan’ın Şavşat kökeli eski milletvekili Saffet Kaya’nın selfiye çektiği görülen Posofluların toplantısında, ‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüeni Artık Açılsın’ başlıklı imza kampanyasına imza attıkları öğrenildi.

ÇALABAŞ KÖYÜ MUHTARI ÇÖP İÇİNDE BIRAKILAN
YAYLASINDA ŞENLİKTE, FESTİVALDE İSTEMİYOR!
Hoçvan Dernekler Federasyonun her yıl festival ve şenlik düzenlediği alanda bu yıl 14. düzenlenen etkinliği ardından çöpleri bırakıp, gitmesi yaylanın sahibi köylüleri ve doğa severleri çileden çıkardı.

Her yıl aynı durumun yaşandığına dikkat çeken köy muhtarlığı Ardahan valiliğine verdiği resmi dilekçede yaylalarında bir daha festival veya şendik adı altında etkinliklere izin verilmemesini istedi.

Bu yönde Ardahan Valiliğine dilekçe veren Hoçvan Çalabaş Köyü Muhtarı Muhammet Çelik, geride tonlarca çöpü bırakıp, gidenleri istemedikleri gibi yayla şenliğinin geçim kaynağı olan hayvanlarına büyük zarar verdiğini belirterek, bölgede yapılan yayla şenliğine bir daha izin verilmemesini ve yasaklanmasını istedi.

Çelik, 13 Temmuz 2026 tarihinde Ardahan’daki Hoçvan Yayla Şenliği sonrasında gözlemleri gazetemizle paylaşan paylaş köy muhtarı , bölgedeki kültürel etkinliklerin değerini kabul etmekle birlikte, kutlamaların ardından geride bırakılan çevre kirliliğine ve bakımsızlığa dikkat çekti.

Çalabaş Köyü Muhtarı Muhammet Çelik, ‘Kendi yaşam alanını ve hayvanlarının otlağını korumaya çalışan birey, şenlik alanındaki mevcut durumu kültürel bir yozlaşma olarak nitelendirmektedir. Görüntüler aracılığıyla yetkililere ve kamuoyuna seslenerek, ortaya çıkan bu manzaranın bölge kalkınmasına hizmet etmediğini vurgulamaktadır. Kaynak, festivallerin toplumsal faydasından ziyade, etkinlik sonrası yaşanan sorumsuzluklara karşı sert bir sitem de bulunup, Valiliğe verdiği dilekçede bir daha böyle bir manzaranın yaşanmaması için bölgede festival ve şenliklere izin verilmemesini ve yasaklanmasını istediğini belirtti.
MUCUC KÖYÜ DE TARTIŞMALI
YAYLA ŞENLİĞİNE KATILMAMIŞTI!..
Hoçvan Çalabaş köyü muhtarının bu çıkışı ile Hoçvanlı sanatçılara değil, yabancı sanatçılara 2 milyon verilip, sahneye çıkarıldığı öne sürülen Hoçvan Yayla Şenliği öncesi yaşanan tartışmalara sonrasına yeni bir tartışma açacağı görülürken Hoçvan köylerinden olan Beşiktaş (Mucuc) Köy Derneği de arkasında çöpler bırakıp giden federasyonun düzenlediği etkinliğine katılmamıştı.
Bilindiği gibi 14 yıldan bugüne kadar ne bir ağacın ekildiği, ne bir bardak suyun içileceği bir çeşmenin olmadığı, etkinliğe gidenlerin wc ihtiyaçlarını giderecek bir alanı bulamadığı yaylada yapılan Hoçvan Yayla Şenliğine katılmayacaklarını açıklayan Hoçvan Mucuc (Beşiktaş) Köyü Derneği Başkanı Şener Gözcü’de,
‘Değerli Beşiktaş köylüleri bir önceki Yayla Festivalinde Beşiktaş köyü olarak 104 bin destek verildi. Hoç/Fed toplantılarında konuşmalarımız ve fotalarımız hiçbir zaman bizimle olduğu gibi ne sanalda, nede Hoç/Fed’in sanal sayfasında paylaşılmadı.. Öğrenci burslarında iki öğrencimize evrak eksiği giderilecek denilmesine karşın giderilmedi. HoçFed, İstanbul Sarıyer’de tüm esnaf ve delegeleri gezerken Beşiktaş Köyü Dernek Başkanını ve delegesine hiçbir zaman uğramamıştır. Hoç/Fed hiç bir resmi olarak faaliyeti olmayan kişileri istilasına uğramıştır. Sarıyer’de 2 yıldan beri gelen Hoç/Fed sadece yayla festivali için para istemeye gelmesi beni çok rahatsız edip, endişe içinde bırakmıştır. Kendi göbek bağını kesmeyen bir kurum bizim kuyruk olmamız doğru olamaz ve Hoç/Fed’e şunu diyorum..
İnsanları kutuplaştırdınız, ayrıştırdınz.. Tek başarınız budur..’ bu nedenle bu yılki festivale katılmayacağız.’ şeklinde bir açıklama yaparak bu yılki etkinliği protesto etmişti.

Hoçvan’da MHP’nin
miting sahnesini kıskandıran şenlik!
Valinin düzenlediği Bisiklet Festivaline olduğu gibi Damal Belediyesinin düzenlediği festivallere, Atatürk’ün silueti ile de olsa geldiği gelmediği görünen Ardahan’da ki yaz etkinlikleri Hanak’ta ki Aşık Mazlumi Festivali, Göle Canibeg Yayla Şenliği ve Hoçvan Yayla Şenliği ile devam etti.
Aynı gün ve saatlerde yapılan yaz etkinliklerine AK Partili Ardahan Milletvekili Kaan Koç başta olmak üzere protokolün yetişmekten zorlandığı görülürken, Hanak Belediyesinin adına festival düzenlediği Aşık Mazlumi ile ilgili Çıldır merkez ve Suğara köyündeki Aşık Şenlik heykelleri gibi ne bir heykel yada Aşık Mazlumi’yi anlatan bir köşe yapmaması gibi Göle Köprülü Canibeg Yayla Şenliğinin yapıldığı sırada her yıl gündeme gelen yollarının yine aynı şekilde olağanüstü bozuk olduğu dikkat çekti.
CHP’li Milletvekili Özgür Erdem İncesu’yun yurt dışından Avrupa Komisyon Toplantısında olduğundan katılmadığı görünen, Ardahan’ın CHP’li türkücü CHP’li Belediye Başkanının türkü söyleyerek katıldığı Ardahan’da ki yaz etkinlikleri önümüzdeki haftalar da Göle ve Çıldır Festivalleri ile devam edecek.
Başta MHP’nin olmak üzere milliyetçi siyasi partiler ve stk’ların kıskandıran bir sahne düzenlediği görünen Kürt köylerinin ağırlıkta olmasına karşın sahnesinde Kürtçe hiç bir afişin olmadığı görünen etkinliğe 2 gün içinde 4 ila 5 bin kininin katılım sağladığı tahmin ediliyor.
Devam ettiği ileri sürülen ancak bir yıldan fazladır devam etmesine karşın istenen adımların atanmadığıyla eleştirilen sürecin olumlu yönde etkisini gösterdiği de görünen Hoçvan Yayla Şenliğinin de olaysız sonlandığı Ardahan’da, türkücü başkanın başında olduğu Ardahan Belediyesince yapılan Bal Festivali’nin yapıp, yapılmayacağı halen netlik kazanmamış durumda.

BİSİKLETLE TANTILACAK DENEN
ÇILDIR GÖLÜNÜ,
İNEK TURİSTLER TURİZME AÇTI!..
İçine girilip, yüzülmesinin bile valilik iznine bağlı olan Çıldır Gölünü turizme kazandırma çalışmalarının yapıldığı belirtilen şu günlerde ineklerin su ihtiyaclarını Çıldır Gölünden karşıladıkları görülmekte.
İnsanlar gibi başta yol, şu, kanalizasyon sorunları olmak üzere bir çok sorunla birlikte yayla hazırlıklarına başlayan bölge insanının tek geçim kaynağı ineklerde havaların iyiden iyiye ısındığı şu günlerde bir çok yasak karar dolaysıyla etrafına bir çivi cakılmayan ve bisiklet, sörf gibi etkinliklerle turizme kazandırılacağı söylenen Çıldır gölünde su içerek serinledikleri dikkat çekiyor.

Yaşanan göç dolaysıyla bom boş kalan kullanılmayan, yetişen ot ve toplamdan ağaçlarında çürüyen meyveleri gibi yeşilliklerinin biçilmeden kuruduğu yaylalarına dışarıdan kimsenin bırakılmadı için, ‘Posof Gürcistan’da ki gibi ‘Özerk bölge mi? yoksa ‘Eyalet mi?’ diye sorulan Posof’tan sonra Çıldır Gölünü basan İnekler, tatilcilerin yoğun ilgi gösterdiği, belediye ve özel idarenin sosyal tesislerinin de yanı başın da olduğu Çıldır Gölü sahiline indiler.
Serinlenmek için Çıldır gölü sahilinde gelen İnekler, Ardahan’ın en büyük dağı olan Kısır dağı Hoçvan yakasında boşa akan su membaasında çıkan sular ile dolan soğuk, içilecek kadar temiz sularından içerek serinledikleri görülürken, bazı ineklerin gölün derinliklerine kadar suyun için girip, serinledikleri de dikkat çekti.

YASAK GÖL, ÇILDR GÖLÜ!..
Bilindiği gibi bazılarının yıllardır, ‘Turizme açacağız’ dedikler ama ‘Kıyı sınır’ çizgisi’ yasağı başta olmak üzere ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ olarak tescillen ve ‘Su kalitesinin korunması ve güvenlik..’ amacıyla denilen Çıldır Gölüne yüzmek içinde valilik kararı gerekmekte.
Çin’den kalkıp, Kafkaslara uzanan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun yanı başında geçen Çıldır Gölünün etrafının turizme açılmasına engel olan bir çok yasağı olduğunu ve önce bunca ‘Koruma’ adı altında şu an uygulamada bulunan ve yürüklükte olan yasak kararanlarının kaldırılması gerektiğinin belletildiği bir zamanda İneklerin bastığı Çıldır Gölü’nün iyiden iye yasak hale getirilmesi için hem de Ardahan Çıldırlı olan, Ardahan adını gölgeleyen KAI sevdalısı, KAI vakfı kurucusu Prof. Dr. Esefender Korkmaz tarafından sadece göl değil, Gürcistan ile ortak, içinde ki adaları yüzüp, yer değiştirdiği sınır gölümüz olan ve adı KAI; KAIFED; KASİAD; gibi içi boş stk’ların gölgesinde kaldığı gibi unutulan Aktaş gölü yol olmadığından bisikletle birle gitmenin zor olduğu Şeytan Kalasına, Kurt Kalasının sınırları içinde kaldığı Çıldır’ın tümünün yasak alan olarak ilan edecek olan ‘Unesco -Dünya Çevre Kültür Mirasına girmesi istenmekte.

ÇILDIR’DA KÖY DERNEKLERİNE ŞENLİK VE YAYLA YASAĞI!
Öte yandan bu yıl Çıldır’da yayla etkinlikleri yapmak isteyen Çıldır’ın köy derneklerine ‘Güvenlik’ öne sürülerek köy derneklerinin yapmak için istedikleri izinin verilmeyip, yasak getirildiği öğrenildi. Aşıkşenlik ve Cancur yayla şenliğine karşı çıkıp, etkinliklerine katılmayan Çıldır Belediye Başkanının baskısı yüzen olduğunu öne süren dernek yöneticileri başkanın dernekler arasında ayrımcılığa neden olduğunu öne sürüp, kendi düzenlemek istediği göl festivaline ilgiyi arttırmak için bu yola başvurduğu ancak aynı başkanın geçen kış Göl Festivalini yapmayı becermediğini belirtip, DSP’den seçilip, AK Parti’ye geçen ve son seçimde kura ile 3. kez belediye başkanı olan Kemal Yakup Azizoğlu’na sert şekilde leştirdikleir görüldü.

Tekneyi yüzdürmeyenler Küreklere asıldılar!.
Denizi olmayan ama Belediye Başkanının lüks bir Yatının olduğu , Gölleri varken sahilleri olmadığından kimsenin yüzemediği, HES Barajlarında baraj balıkçılığına izin vermeyip, balık avlanmasına izin verilmediği Ardahan’a getirilen Tekne yıllardır sınır çizgisi yasağı olan gölün yanı başında çürümeye terk edilirken, valilik ve kültür müdürlüğü gölü tanıtmak için kürek çekmeye çalıştıkları görülüyor.
Geçtiğimiz günler içinde Ardahan’a sınır olan Gürcistan Ahırkelek’te ki bir toplantıya katılmak için Karslı siyasilerle birlikte Ardahan’a gelen ve Ardahan ile ilgili hiç bir açıklama yapmadan Çıldır Aktaş Gümrüğü üzerinden Gürcistan’a geçen Abdulkadir Uraloğlu’nun başında olduğu Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 2017 yılında Çıldır Gölü’nde yüzülen tekneler çürükken vali ve kültür müdürlüğü düzenlediği etkinlikle gölde kürek etikliği düzenledi.

Köpükten yapılan iskele yapısının kısa sürede yıkılması sebebiyle sahili ve doğru dürüst bir dinlenme tesisi olmayan gölün kenarına çekilen ve çürümeye terk edilen Tekne, şimdi adeta açık hava müzesinde sergilenir gibi kurulan platform üzerine konulurken iskelenin yeniden yapımı ise merak konusu.
Ardahan ile Kars sınırları arasında yer alan ve yanı başında, doğu yakasına üzerine bir Antrepo, bir durak olmadığından gelip, geçen trenlerin durmadığı Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu, KTB demiryolu hattının geçtiği Çıldır Gölü’nde kullanılmak üzere göle getirilen tekne, göl kenarında yapılan iskelenin yıkılması nedeniyle kıyıya çekildi.
Turizm faaliyetlerine katkı sunması amacıyla getirilen teknenin uzun süredir karada bekletilmesi, vatandaşların da dikkatini çekiyor.
Yetkililer tarafından gölde tekne turizminin geliştirilmesi hedeflenirken, iskele ve yanaşma alanı eksikliği nedeniyle tekne henüz hizmete alınamadı. Kıyıda bekleyen teknenin geleceği ise merak konusu oldu.
Çıldır Gölü’ne gelen vatandaşların teknenin göl turizmine önemli katkı sağlayabileceğini belirterek gerekli altyapı çalışmalarının tamamlanmasını beklediklerini ifade etseler de yıllardır kimsenin ilgilenmediği tekneler çürürken, gölü tanıta, anlatma adına yapılan kano, yelken ve kürek sörfü (SUP) gibi su sporları yapılmaya çalışılması dikkat çekmekte.

Yetkililerin iskele yapımı veya alternatif bir çözüm konusunda çalışma yürütüp, yürütmediği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmazken, 6 yıl önce Çıldır Gölün de yüzdürülen ancak bölge kış şartlarına uygun olmayan köpüklü yapılan ilkelerinin gölün dalgalarına ve buzlarına dayanamayan kısa süre sonra kıyıya çekilen teknenin ne zaman kullanılmaya başlanacağı belirsizliğini koruyor. Teknenin bakımının düzenli olarak yapılması ve uygun altyapının oluşturulmasının ardından turizme kazandırılması bekleniyor.
YAZ ETKİNLİKLERİ STRAT ALIYOR..
Köy ve yayla yolları başta olmak üzere kentin genelinde ki sorunların çözümü konusunda baş sorumlusu olan valiliğin 100 milyona yakın bir harcama yapıldığı iler sürülen ‘Bisiklet Festivali’nin ilkinin yapılacağı Ardahan’da ki yapılan yaz etkinlikleri başta ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri’ olan ve Ardahan’ın Damal ilçesinde Karadağ sırtlarına yansıyan Atatürk siluetinin izlendiği ve kültürel etkinliklerin yapıldığı geleneksel şenlikle başlıyor.

Damal Festivali ile birlikte ‘Uluslar arası Çıldır Göl Festivali’ adlı ve Çıldır Gölü kıyısında aşık atışmaları, yöresel halk oyunları ve çeşitli su sporu etkinliklerinin düzenlendiği büyük yaz şenliği yapılacak.
MUCUC KÖYÜ TARTIŞMALI
YAYLA ŞENLİĞİNE KATILMAYACAK!
Önümüzde ki günlerde yapılacak olan ve Hoçvanlı sanatçılara değil, yabancı sanatçılara 2 milyon verileceği öne sürülen Hoçvan Yayla Şenliği öncesi yaşanan tartışmalara bir yenisi daha eklendi
Hoçvan köylerinden olan Beşiktaş (Mucuc) Köy Derneği, bugüne kadar ne bir ağacın ekildiği, ne bir bardak suyun içileceği bir çeşmenin olmadığı, etkinliğe gidenlerin wc ihtiyaçlarını giderecek bir alanı bulamadığı yaylada yapılacak olan bu yıl ki Hoçvan Yayla Şenliğine katılmayacaklarını açıkladılar.
Konu hakkında bir açıklama yapan Mucuc (Beşiktaş) Köyü Derneği Başkanı Şener Gözcü şöyle dedi.
‘Değerli Beşiktaş köylüleri bu sene yayla festivaline katılmama kararı aldık bilginize.
KONU : HOÇFED :
1) Bir önceki Yayla Festivalinde Beşiktaş köyü olarak 104 bin destek verildi.
2) Hoç/Fed toplantılarında konuşmalarımız ve fotalarımız hiçbir zaman bizimle olduğu gibi ne sanalda, nede Hoç/Fed’in sanal sayfasında paylaşılmadı..
3) Öğrenci burslarında iki öğrencimize evrak eksiği giderilecek denilmesine karşın giderilmedi.
4) HoçFed, İstanbul Sarıyer’de tüm esnaf ve delegeleri gezerken Beşiktaş Köyü Dernek Başkanını ve delegesine hiçbir zaman uğramamıştır.
5) Hoç/Fed hiç bir resmi olarak faaliyeti olmayan kişileri istilasına uğramıştır. Sarıyer’de 2 yıldan beri gelen Hoç/Fed sadece yayla festivali için para istemeye gelmesi beni çok rahatsız edip, endişe içinde bırakmıştır.
Kendi göbek bağını kesmeyen bir kurum bizim kuyruk olmamız doğru olamaz ve Hoç/Fed’e şunu diyorum..
İnsanları kutuplaştırdınız, ayrıştırdınz..
Tek başarınız budur..
Beşiktaş (Mucuc) Köyü
Dernek Başkanı
Şener Gözcü’
Hoç/Fed’in whatsapp grubunda Gazeteci Fakir Yılmaz’a ulaştırılan bu açıklama üzerine Gazeteci Fakir Yılmaz, telefonla ulaştığı Mucuc İstanbul Derneği Başkanı Şener Gözcü doğruladığı açıklamalarının kendilerine ait olduğunu ve bu yönde yani yapılmadan bir çok tartışmaya konu olan yayla şenliğine katılama kararını Mucuc Derneği yönetimi olarak aldıklarını söyledi.
Gözcü, Hoç/Fed’de yaşananları ve köylülerime yönelik yaptığım basın açıklamasında daha çok şeylerin olduğunu yapılan yanlışları her toplantı ve platformlar da Hoç/Fed’in yöneticilerinin yüzüne anlattığını ama anlamayanlara sorunları anlatamadığını da belirtti.
HOÇ/FED: ARAHAN’DA ŞÜBEYİ AÇAMADIK,
DAVETİYEMİZİ ALIR MISINIZ?!.
Önümüzde ki günlerde yapılacak olan Hoçvan Yayla Şenliğinin hemen ardından seçime gidecek olan HOÇ/FED’in mevcut yönetimi seçilirken verdiği sözü yerine getirmektense yeniden davet dağıtımına çıktı.
DEM Parti ile kurulan ‘Kent Uzlaşısı’ iş birliğine da oy almak için ‘Ben Hoçvan garajı yapacağıma’ diyen Ardahan’ın türkücü belediye başkanının sözü gibi Ardahan’a HOÇ/FED şubesi açacaklarını belirten mevcut yönetiminin başkanlığında ki HOÇ/FED bu yönde verdiği sözü bugüne kadar yerine getirmezken bugüne kadar gölge yapacak bir ağacın ekilmediği, bir bardak suyun içeceği bir çeşmenin yapılmadığı ve en önemlisi insanların ihtiyaçlarını içerecekleri bir wc yapılamayan yaylada yapılacak olan ama Hoçvanlı sanatçılara değil, elin sanatçılarına milyonların ödeneceği şenlik için yeniden davetiye dağıtımına başladığı görüldü.
Öte yandan önümüzdeki günler de yapılacak olan HOÇ/FED Genel Kurulundan seçim değil, görevlendire yapılması bu görevlendirmenin de her kongrede federasyona üye olan dernek başkanlarının sıra ile başkan olması gerektiğine dikkat çekildi.





















Çıldır Gölünün yanı sıra Kura Nehrinin su kaynağı olan ama 2 köyün engellemesi yüzünden yıllardır Hoçvan’ın 21 köyüne su vermeyi hedefleyen Sütlüceler Su projenin hayata geçirilememesi dolaysıyla köylerinin hâlâ içme suyunu yüksek ücretler ödediği elektrikli pompalarda karşıladığı Hoçvan’ın diğer yakasında bulunan Çıldır Gölünün yanı sıra Çıldır ilçesinin su kaynağı olan Kısır Dağının dibinde olmasına rağmen o çok istenen suyu şenliğin yapıldığı alana akıtacak bir çeşmesinde hala yok.


