Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

SEN BENİ ANLASAYDIN AYNAYA BAKARDIN..

Kadın erkekler ilişkisi üzerine güzel yazılar yazan bir kadın yazarımızın, ‘İlişkileri Yıkan Küçük Hatalar’ başlıklı yazını okuyup, yazısında anlattıklarını okuyup, ne anladığımı ve onun kadın, erkek ilişkisine bakışını kendisine kendi yaşadıklarımla anlatmaya çalışırken o bana, ‘Abi bırak ya evli barklı adamsın.. Hem evlisin hem ilişki yaşıyorsun olmadı..’ diye sızlanıyorsun.. Bekarlar sızlansın evliler değil,.. Çünkü ilişkiye zaten hatalı başlıyorsun..’ diyor ve ekliyor.. ‘Abi benimle yazıyı konuşmaktan
, ‘yazıyı daha siteye eklemedin’ diyor..
Evet, aynı yazarın ‘İlişkileri Yıkan Küçük Hatalar’ başlığıyla başlayıp, “Seni anlıyorum” satırları ile biten yazısını siteye eklemeden önce okurken ben de yazısından anladıklarımı kendisine aşağıdaki sohbet denecek küçük, kısa cevaplarla anladığımı belirtiyordum..
Ve aynı yazarın son yazısının girişinde bulunan, ‘Bir ilişkinin nasıl bittiğini çoğu insan tam olarak hatırlamaz. Büyük bir kavga mıydı, kırıcı bir söz müydü, yoksa sadece yavaş yavaş mı uzaklaştılar?’ satırlarına ‘Çok uzaklaştılar.. Ve tek bıraktılar..’ diyerek cevaplıyordum..
Daha yeni gelen yazısını okumaya başladığım ve anlattıklarını anladığımı anılamadan bana verdiği ‘Abi bırak ya evli barklı adamsın.. Hem evlisin hem ilişki yaşıyorsun olmadı..’ diye sızlanıyorsun.. Bekarlar sızlansın evliler değil,.. Çünkü ilişkiye zaten hatalı başlıyorsun..” cevabı ile aslında hata ettiğimi ve rahmetli Attilla amcanın bana anlattıklarını anlıyor, bir kez daha üzülüyordum..
Ve benim, ‘Beni anlamadılar, hepsi çekip, gittiler.. Evet.. Ve hepsi aynı saçmalıklar yapıp gittiler.. Benim en büyük hatam hepsine sevgiyle bakıp, hepsini sevgiyle sahiplenerek hata ettim..’ dediğime çok bilmişlik edasına takılıp, yazsını okuduğumu neyi anladığımı anlatmak için verdiğim cevaplara pişman ettiriyordu.
Çünkü, birlikte 3 yıl yaşadığım ve birbirine çok benzeyen yaşamı devirdiğimiz hayatı bana anlatırken, ‘O hayatın içindeki hayatların en büyüğünün bizi anlamayanların etrafımızda çok oluşu ve bizimde onların içinde çıkma başarısı göstermediğimizdendir..’ diyen Attila amcanın bana beni anlatırken benim asıl sorunumun çevremde bulunanların beni itmektense geri çekip, kendi küçük dünyalarında boğmaları olduğunu anlatma çabasını hala anlamadığımı ve çevremdekilerinin beni anladığını, benim gibi dünyaya baktığını hâlâ anlamadığımdı..


Evet, ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ başlıklı kitap olacak diye beklettiğim yazı dizelerimden anlattığım bir durumu daha yaşadığımı da anlarken, az önceki yazarın bana verdiği saçma ve dalga diye sandığı cevaplarla aslında benim o cevaplarla kendisine ayna olmama kızdığından olduğunu da anlamıyor değildim..
Çünkü bu tip insanların ve kadınların karşıdaki erkeği anlamadan, dinlemeden hep kendilerini haklı gören egoist hata daha ötesi yani bizzat benim 56 yıllık hayatta birlikte olduklarımın ‘birlikte’ derken bunun sadece cinsellik değil, insanlık gereği olması gereken, olan onca yaşanmışlıklar esasında ortaya koydukları mazoşist yüzlerini de görüyordum..
Ve Othello sendromu yaşayanların yanında Narsijzmin etkisinde kalıp, karşıdakine Nazi işkencelerinden öte işkenceler çektirenlerin karşılarındakilerini anlamadıkları gibi karşıdakinin verdikleri cevaplarla kendisinin yaşadıklarına ayna oluşuna kızdıklarını da anlıyordum.. Yani mahalle baskısı ile kabuk tutan yaramı açma diyordular..
Çünkü onca yaşanmışları yaşayan biri olarak onların benim kadar cesur olmadıkları ve yaşadıklarını saklamaya çalışırken, yazdıklarıyla, anlattıklarıyla, ele aldıkları satırları ve sanalda yaptıkları paylaşımları ile kendilerini ele verdiklerini de anlamıyordular. Bunu saklamak içinde hemen harekete geçip verdikleri saçma ve karşıyı suçlayan cevaplarla kendi yaşanmışlıklarını da örtmeye çalışıyordular.

Kısacası; Bana artık yazmamaya direndiğim, Cumartesi yazılarımda ele aldığım yaşanmışlıklar da tecrübe ettiğim bu hayatı anlatıp, paylaşmaya çalıştıklarımın 83’üncü doğum gününü birlikte kutladığım ama hastanede ölürken, ‘ölme yoldayım, geliyorum dediğim ve yetişemediğim Attila amcanın dediği gibi sen beni anlasaydın aynaya bak dediklerimin çevremde olduğunu unutmuş, “Seni anlıyorum.” başlığını koyduğum hepimizin yaşadığını anlatan o güzel ama yazanın bile anlamadığı bir yazıya ve beni, seni yukarı değil, aşağıya çeken çevremdekilerine yani ‘Seni anlamayana sen ne anlatsan boş..’ diyen bir duyguyla gereksiz cevaplar vermenin üzüntüsünü yaşamıştım..

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER