Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Sevinç Akçetin

“Seni anlıyorum.”

İlişkileri Yıkan Küçük Hatalar

Bir ilişkinin nasıl bittiğini çoğu insan tam olarak hatırlamaz. Büyük bir kavga mıydı, kırıcı bir söz müydü, yoksa sadece yavaş yavaş mı uzaklaştılar? Aslında çoğu ilişki tek bir olay yüzünden değil; zamanla biriken küçük hatalar yüzünden yıpranır. Fark edilmeyen alışkanlıklar, söylenmeyen duygular ve ertelenen konuşmalar… Bir gün gelir ve iki insan birbirine bakıp aynı soruyu sorar: “Biz ne zaman bu kadar uzaklaştık?”

İlişkiler çoğu zaman büyük fırtınalar yüzünden bitmez. Çoğu ilişkiyi yıpratan şey, her gün tekrar eden küçük hatalardır. İlk başta önemsiz görünen davranışlar zamanla birikir, birikir ve sonunda iki insanın arasına görünmez duvarlar örer.

Birçok çift bana geldiğinde aynı cümleyi kuruyor:
“Biz aslında birbirimizi seviyoruz ama sürekli tartışıyoruz.”

Bu cümlenin içinde çoğu zaman gizli olan şey sevgisizlik değil; yanlış alışkanlıklar, yanlış iletişim ve farkında olunmayan davranış kalıplarıdır.

İlişkilerde en sık karşılaştığım hatalardan biri partneri değiştirmeye çalışmaktır. İnsanlar ilişkiye girerken çoğu zaman karşısındaki kişiyi olduğu gibi kabul ettiklerini söylerler. Ama zamanla küçük düzeltmeler başlar. “Biraz daha böyle olsa…”, “Şunu yapmasa…”, “Benim istediğim gibi davransa…”

Fakat ilişkiler birini yeniden şekillendirme projesi değildir. İnsanlar değişebilir, ama bu değişim zorlamayla değil, kabul görmeyle olur.

Bir başka yaygın hata ise konuşmak yerine varsayım yapmaktır. Birçok insan partnerinin zihnini okuyabilmesini bekler. “Beni sevseydi zaten anlardı” cümlesi ilişkilerde sık duyduğum bir cümledir. Oysa kimse zihin okuyamaz. Konuşulmayan duygular, anlaşılmayan beklentiler zamanla yanlış anlamalara dönüşür.

Çiftlerin yaptığı bir diğer hata ise tartışmaları kazanılması gereken bir mücadeleye çevirmektir. Tartışmanın sonunda haklı çıkmak isteyen iki insan, çoğu zaman ilişkinin kendisini kaybeder. Çünkü ilişkilerde mesele haklı olmak değil, birbirini anlayabilmektir.

Bunun yanında geçmişi sürekli masaya getirmek de ilişkileri yoran bir alışkanlıktır. Bir hata konuşulmuş ve çözülmüşse, o konu artık kapanmalıdır. Fakat bazı ilişkilerde geçmiş, her tartışmada yeniden açılan bir dosya gibidir. Bu da güveni yavaş yavaş aşındırır.

İlişkileri zorlayan başka bir nokta ise egoyu koruma refleksidir. Bazı insanlar özür dilemeyi zayıflık olarak görür. Geri adım atmak, yumuşamak ya da “ben yanlış yaptım” diyebilmek zor gelir. Oysa çoğu zaman ilişkileri kurtaran şey büyük jestler değil, küçük bir özürdür.

Bir başka yanılgı da sevginin kendiliğinden devam edeceğini düşünmektir. İlişkiler canlı organizmalar gibidir. İlgi ister, emek ister, bakım ister. Emek verilmeyen ilişkiler zamanla önce alışkanlığa, sonra da uzaklığa dönüşür.

Ve belki de en önemli mesele: dinlemek.

Çoğu insan karşısındakini anlamak için değil, cevap vermek için dinler. Oysa gerçek dinleme, kelimeleri değil duyguyu duymaktır. Bazen bir insanın ihtiyacı olan şey çözüm değil, sadece anlaşıldığını hissetmektir.

Sonuç olarak ilişkileri ayakta tutan şey büyük romantik jestler değildir. Günlük hayatta gösterilen küçük anlayışlar, küçük saygılar ve küçük şefkatlerdir.

Bazen bir ilişkiyi kurtaran şey doğru bir cümledir.
Bazen doğru zamanda susabilmektir.
Ve bazen de içten söylenen tek bir cümle:

“Seni anlıyorum.”

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER