Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Şüpheli Bir durum, bir etkinlik ve 13 Yılda Şam, 4 Günde Sarı Bölge..

2011 yılında başlayan ve 13 yıl süren ama iki yıl önce Türkiye’nin de aralarında olduğu dünyanın bir çok ülkesi tarafından terör örgütü olarak kara listeye aldığı İslamcı militan Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün 12 günlük Şam yürüyüşü ile beklenmedik bir anda seyri değişen Suriye’de ki Esad, pardon Esed’in hanedanlığının ve Baasçılığın sonu geldiği günleri hatırlıyor musunuz?


Peki, 1997 yılında HADEP’in Kongresi’nde bayrağı indirdiği gerekçesiyle “vatan haini” ilan edilen, ancak daha sonra bayrağı asmaya çalışan kişi olduğu anlaşılan Ömer Doyuran, tutukluluğu sona erdikten sonra mahallesine döndüğünde ailesine ait kahvenin  kendisi ve ailesinin vatan haini ilan edilmesinden dolayı yaşadıkları çevrede büyük baskı görüp, ekmek tekneleri kahveyi kapatmak zorunda kaldığını ve Doyuran soyadına sahip olan aile bireylerinin birçoğunun işsiz kaldığını, duyup, bileniniz var mı?

Ya şu bizim Ardahan Valiliğinin ‘yapamaz’ diyerek ret ettiği, engellenmesi için İstanbul Valiliğine, İstanbul polis ve jandarmasına resmi yazı yazdığı ve milletin bahçesi olan İstanbul Millet Bahçesini komisyon, siyasi ve keyfi sattıklarını iddia ettiğim ve bir kez de buradan başta cumhuriyet savcılarına olmak üzere, herkese bir kez daha şikayet ettiğim korsan komisyon tarafından yaptırılan eski İstanbul Havalimanın da ki Millet Bahçesinde Ardahan adına düzenlenecek denilen korsan ve şüpheli etkinlik için hazırlanan korsan afişteki bayraksız Kale ve İstanbul Unkapan’da ki Kemer gibi alakasız kemerli kent konulan ve Ardahan denilen bu kent neresi?
Bu soruyu aşağıda ki afişte bulunan o bayraksız kalenin bulunduğu tepeyi kültür evi denen ve Esenyurt Belediyesinin olan ve ‘Belediyenin arsasına ve binasına yaptığınız işgale son verin, boşaltın’ dediği binada bulunan ve tren yolunun geçtiği ama bir istasyonu, antreposu olmayan  Ardahan’ı çok iyi tanıyan kültürlülerin bol olduğu, vergisiz, fişsiz, faturasız korsan etkinliği bir 100’e anlaşan derneğe sorun..

Ve en önemlisi  başta doğru dürüst bir kapısı olmayan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğünün de emrinde olduğu ve daha geçen hafta dağıtılan karnelerde bayrağı kaldıran Milli Eğitim Bakanlığına koyamadığınız tepkiyi, kimin, hangi ajanın kardeşçe yaşamakta ısrar eden ülke halklarını karşı karşıya getirmek için düşürdüğü bayrağın bulunduğu sınır kapısının Ardahan’da ki açık ama neden istendiği gibi ithalat, niye ihracat yapılmadığını sormanızı istediğim ve Gürcü tarafına Avrupa Birliğine ait bayrağın asıldığı Posof Türkgözü (Badele) Gümrüğüne giden tünelin hâlâ neden açılamadığını az merak edin..
Yani Irak’tan sonra diğer bir sınır komşumuz olan ve 13 Yıl süren , 600 bine yakın insanın öldüğü, çoğu ülkemizde olmak üzere 7 milyon insanın göç edip, mülteci durumuna düştüğü Suriye iç savaşının 12 günde hem de dünyanın terörist dediği bir örgüt tarafından nasıl teslim alındığını ve hâlâ bir çok ülkenin resmi kayıtlarında terörist diye adlandırılan birini cumhurbaşkanı olduğunu hatırlayıp, sormayacaksanız eğer o zaman Amerika’nın binlerce tırla, tonlarca silahlarla donattığı söylenen ve ‘Kürtlere ülke içinde terör ülkesi kuracak’ denilen YPG’nin, pardon SDG Suriye’nin sarı bölgesini iki günde hem de doğru dürüst bir mermi patlatılmadan nasıl olup, yaya yürüyüp geldiği  Şam’ı 12 günde teslim alan aynı örgüte teslim ettiğini sormanızı istediğim gibi yukarıdaki ve aşağıda ki sorularıma da cevap verin lütfen..
Evet, yaya olarak yürüyüp, geldikleri Şam’ı dostum Esad pardon katil Esed’den 12 günde teslim alan İslamcı militan Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütüne yani oradan, buradan toplatıldığı ve paralı katil sürüsü denenlerce oluşturulan bugünün adıyla Suriye ordusu denilenlere ve İsrail’e bu yolu açan trafik polisleri kimler? Ve bu yolu onlara açan ve Durziler kadar dik duramayan, dost bulamayan ve Kandil tarafından yer altı tünellerine çekilmesi istenen, milis dedikleri el/çocuğu kapanın ağzına bırakıp, gençlerin, kadınların balkonlardan aşağıya attıran YPG/SDG’nin buradaki rolü nedir?


Ve, ‘Kürt realitesini tanıyorum’ diyen rahmetli Demirel’in dediği gibi, ‘dün dündür, bugün de bugün’ diyen Amerika başta olmak üzere böl/parçala/yut oyunu ile dünyanın kanını emen kapitalist, sömürgeci, emperyalistlerin dün destek verdiklerini söyledikleri, bugün ‘işimiz sizinle bitti’ denen YPG/SDG, bugün resmîleştirilmeye çalıştığı İslamcı militan Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütleri kime, kimlere çalışıyorlar?
Yoksa burada başka bir oyun mu var? Yani Moğollar gibi düşman dediklerini saklandıkları yerden açık alana çekmek için öncüler mi kullanıldı? Yani geri dönüp, alana inenlere, indiklerini sananlara KCK davalarına, tutuklamalarına neden olan İş-İT’e direnişte olduğu gibi yeni bir ders mi verecekler?!. Ki b u durumun yeni bir Esed’li Suriye dönemi hatta çevreyi kana bulamaktan öte bir şeye yaramaz..
Ve başta şu bizim Ardahan dernekleri, federasyonları, ileri, gelen siyasileri gibi bir türlü bir araya gelemeyen başta Barzani Aşireti olmak üzere her aşiretin ayrı ayrı Kürtleri, bölgeyi hatta tüm Ortadoğu’yu temsil ettiklerini hatta Irak’ta ki gibi yeni bir özerk bölge kuracakları söylenenlerin Irak’ta, Suriye’de İran’da, Türkiye’de ne yaptıklarını ve bunca yaşananları anlayanınız var mı?

Bilmem ama yıllardır bu yönde onca yazı yazıp, aranan, sorulan ve onca soruya cevap vermeye çalışan bir Kürt gazeteci olarak, Davos’ta ‘barış’ mesajı veren Ermenistan ve Azerbaycan liderlerinin son açıklamalarına rağmen hâlâ açılmayan Kars Doğu Gümrük Kapısı gibi neden kapalı olduğu sorulmayan diğer bir gümrük kapısının önündeki direkte sallanan ve bir ulusun birliğini simgeleyen al yıldızlı bayrağı adice indiren, yaşanan hassas süreci anlamaz, bilmezlerin bu yaptığı alçakça hal hareketleri de en sert bir dille kınadığımı ve bu kınamayı öyle sanal ortamlarda şow yaparak değil, açıkça lanetlediğimi bilmenizi de istiyorum.
Ve bu son yaşanan durumunda, ‘Şüpheli Bir durum.. 13 Yılda Şam, 4 Günde Sarı Bölge..’ diyerek yukarıda sorduğum sorulara cevap verilmeyeceğini bilerek şu colalar döktüğümüz ama Okyanus ötesinde ki feto gibi unutulan, unutturulan Gazze’yi hatırlatan karanlık provokasyon gazlarına hemen gelip, ‘vatan-millet-sakarya’ diyerek hazır olan al/yapıştırlı durum bayraklarıyla memleketi kurtaranlara CHP’den istifa etmek ve AK Partiye geçmek için önce şow yapan sonra selam çakan Mersin Milletvekili gibi değil, tüm samimiyetimle selam çakıp, bugünkü yazıma son veriyorum.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER