Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Din ve dil empoze edilmediği gibi milliyet de empoze edilmemelidir..

Benim, TEMPO TV’de pazar günü saat: 15.00 ila 17.00 arasında canlı yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programıma bir fizikçiyi Mutasavvıf – Yazar – Fizik Yüksek Mühendis Dr. Abdulcabbar Boran davet edip, hem ramazan aynına uygun bir program hazırlığı içindeyken hızla değişen gündeme bu kez bir mektup düşüyordu.
Ve Hindistan ile hep savaşan Pakistan’ın bu kez dini siyasete bulaştırdığı iddia edilen Talibanlı Afganistan ile savaşa girdiğini görüp, izliyorduk.
Yeni bir tv programıma hazırlandığım esnada bu yaşananları izleyip, gündemi kaçırmamaya çalışırken ‘Aya bile yol yaptık’ denen ülkenin kuzeyinde etkili olan kar ve tipinin bir kez daha yolları kapattığı ve eşini yılın öğretmeni seçen müdürün başında olduğu ve giriş kapısı mezarlık duvarı dibini andıran Ardahan İl Milli Müdürlüğüne bağlı olan okulları tatil ettirdiğini de izlerken neden alındığı ve yerine kimin geleceğini merak ettiğimiz Ardahan Valisinin makamının olduğu kattaki çay ocağına yeni bir polisin daha mı geleceğinin sorup, öğrenmeye çalışıyordum.
Çünkü gelenle, gidenle en iyi şekilde ilgilenen, tanıyan, bilen İbrahim Güllüdağ’ın yerine bir polis komiserinin olmazsa milletvekili ile arası olmayan isimlerin bu çok hassa görece gelmeye çalıştığını ve vali ile halkın arasında önemli bir köprü olan Özel Kaleme Güllüdağ’ı aratacak bir duruma düşeceğinden çekiniyorduk.

Neyse deyip, ‘seni işe alacağız’ diyerek keresteli rüşvet alanların olduğu iddia edilen İl Özel İdarenin bağlı olduğu Genel Sekreterliğin başına da yeni bir isimin gelebileceği ve bunun mevcut vali yardımcıları arasında bir isimin olabileceğinin de konuşulduğunu da duyup, 35 yıldan fazladır aynı şefin başında olduğu karayollarının kar ve tipi yüzünden kapandığı memleketim Ardahan’a gelemeyen Tarım Bakanına yönelik hazırladığım raporuma üzülüyordum.
Tabi bu arada yeni valimize hazırladım raporumun sonunda gelip, bitirmeye çalışırken bir kez daha dönüp, komisyon üyelerinin kendilerini garantiye aldığı, ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Plan ve Projesine yönelik yeni tartışmalar başlatacağını gördüğümüz ve İktidar kanadının bu mektubun Bahçeli’nin, çağrılarına tam uymadığını ve masanın diğer başında oturan kendilerini ilgilendirmediğini aslında PKK ve DEM Parti’ye mesaj verdiği yorumları yaptığı Öcalan’ın mektubuna yeniden dönüyordum.


Ve ‘şimdilik’ hiç bir yorum yapmadan aşağıda ki mektubu sizin nasıl değerlendirdiğinize bırakıp, etrafı sarıldığı söylenen ve PYF/YPG’nin yani DGS’nin çekilip, HTŞ ile birlikte olmaya ve bu birleşmeyi İran’a saldırdı, saldıracak denilen Amerika ve Avrupa’nın yanında Türkiye’niin de yakında ama bir hayli sessizce izlemesine baktığını ve buradaki hesapların ne olduğunu düşünüyordum..
Çünkü birilerinin durup, durduk yerde diploma ve ‘Ne alaka?’ dedirten saçma bir çıkışı ile laiklikle ilgili başlattıkları imza kampanyalarını fırsata çeviren mevcut iktidarın lideri ve cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 72 yaşana girdiğini yapılan kutlamalarla öğreniyoruz.
Benim de doğum gününü kutladığım Erdoğan’ın 72’nci yıl dönümünden bir gün sonra bu kez, 78 yaşında ki Bahçeli’nin bir statü vermek gerekliğine işaret ettiği 77 yaşında olan Öcalan’dan bir mektup geliyordu.
Aynı zaman da meclis başkan vekili olan ve benden 2 yaş büyük olan Pervin Buldan’ın okuduğu Öcalan’ın ‘”Din ve dil empoze edilmediği gibi milliyet de empoze edilmemelidir..’ satıları ile biten mektubuna baktığımızda mektubu okuyan DEM’lilerin bu mektubun “hukuki statü tanınmasını’ istediğini anlattığını belirttiğini de anlıyoruz.

İşte o, Öcalan’ın İmralı’da gönderip, içine helvacıların sızdığını söylediğim bol hewallı DEM’lilere okuttuğu ve ‘Devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması önemlidir” dediği BARIŞ ve DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISI başlıklı ikinci ’27 Şubat’ mesajı pardon Buldan’ın Öcalan’ın yeni fotoğrafının eşliğinde okuduğu “Din ve dil empoze edilmediği gibi milliyet de empoze edilmemelidir.. satırları ile biten mektubu..

BARIŞ ve DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISI -2
PKK lideri Abdullah Öcalan, örgüte kongre toplayıp kendini feshetme ve silah bırakma çağrısı yapmasının birinci yılında yeni bir açıklama paylaştı.
Türkiye’de yaşanan pek çok sorunun nedeninin “demokratik bir hukukun yokluğu” olduğunu vurgulayan Öcalan bu dönemin dilinin buyurgan ve otoriter bir dil olamayacağını, karşılıklı dinleme ve kendini ifade etmeyi esas alması gerektiğini aktardı.
27 Şubat 2025’teki çağrının, demokratik siyasetin hayata geçmesiyle silahın anlamsızlaşacağının ve “Cumhuriyet’le barışmanın ilanı” olduğunu belirten Öcalan, sürecin sonunda sadece fiilen değil zihnen de şiddetin sonlanacağını söyledi.
Ankara’da düzenlenen basın toplantısında Öcalan’ın mesajını DEM Parti Van Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan okudu.
Bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ve CHP lideri Özgür Özel’in katkılarının önemli olduğunu aktaran Öcalan “Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz, bu diyalektiğin tarihsel bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyetin kuruluşundaki temel metinler Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu” mesajını gönderdi.
Demokratik entegrasyonun, cumhuriyetin başlangıcı kadar önemli olduğunu, onun kadar anlam içerdiğini aktaran Öcalan, bu süreçte vatandaşlık ilişkisinin “millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak” kurulması gerektiğini belirtti:
“Din ve dil empoze edilmediği gibi milliyet de empoze edilmemelidir.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER