Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Sevinç Akçetin

İlişkilerde Öz Saygı:

[Sevgiyle Sınır Arasındaki İnce Çizgi]

Romantik ilişkilerde en sık göz ardı edilen ama en belirleyici unsur öz saygıdır. Çoğu çift, ilişki sorunlarını iletişim eksikliği, kıskançlık, uyumsuzluk ya da dış stres faktörleri üzerinden değerlendirir. Oysa ilişkinin sürdürülebilirliğini belirleyen temel unsur, bireyin kendi değer algısını koruyabilmesidir.
Öz saygı; kişinin kendini değerli, yeterli ve saygıya layık görmesidir. Bu algı zedelendiğinde, sevgi varlığını sürdürse dahi ilişki sağlıklı kalamaz.

Sevgi ve Öz Saygı Birbirine Zıt Değildir
Toplumda yaygın bir yanılgı vardır:

Seviyorsanız katlanmalısınız.
Seviyorsanız sabretmelisiniz.
Seviyorsanız affetmelisiniz.
Oysa sağlıklı bir ilişkide sevgi, öz saygıyı aşındırmaz; destekler.
Kişi partnerinin yanında kendini küçülmüş, sürekli tetikte ya da değersiz hissediyorsa, burada sorun sevginin miktarı değil, ilişkinin yapısıdır.
Bir birey şunu hissediyorsa:
“Sürekli kendimi savunmak zorundayım.”
“Duygularım küçümseniyor.”
“Sınırlarım ihlal ediliyor.”
“Yanında rahat değilim.”
Bu durum, öz saygı alarmıdır.
Öz Saygı Sınır Koyabilme Yetisidir
Öz saygı; bağırmak, rest çekmek ya da karşı tarafı cezalandırmak değildir.
Öz saygı, netliktir.
“Bu davranış beni incitiyor.” diyebilmek,
“Bu şekilde devam edemem.” diyebilmek,
“Böyle hissettiğim bir yerde kalmak istemiyorum.” diyebilmek öz saygının göstergesidir.
Sınır koymak, karşı tarafı değersizleştirmek anlamına gelmez.
Kişinin kendi duygusal güvenliğini koruma hakkını kullanmasıdır.


[Değersizlik Hissi İlişkiyi Aşındırır]

İlişkilerde en yıkıcı deneyimlerden biri, değersizlik hissidir. Bu his çoğu zaman açık hakaretlerden değil; küçük ihlallerin birikmesinden doğar:
Duyguların ciddiye alınmaması.
Sürekli eleştirilme.
Öfke ve gerginlik ortamı.
Telafi çabasının olmaması.
Kişi seviliyor olabilir; ancak değerli hissetmiyorsa, psikolojik olarak geri çekilmeye başlar.
Bu geri çekilme genellikle şu cümleyle ifade edilir:
“Ben burada kendim değilim.”

[Ayrılık Bazen Öz Saygının Korunmasıdır
Ayrılık her zaman sevgisizlik anlamına gelmez.]

Bazen ayrılık, kişinin kendini kaybetmemek için aldığı bilinçli bir karardır.
Bir ilişkide kalmak için öz saygıyı sürekli askıya almak, uzun vadede hem bireyin ruh sağlığını hem de ilişkinin dengesini bozar. Öz saygısı zedelenmiş bir birey ya aşırı savunmacı hale gelir ya da tamamen içe kapanır. Her iki durumda da sağlıklı bir bağ kurmak mümkün değildir.

[Sağlıklı Bir İlişkide Öz Saygı Nasıl Korunur?]

Duygular açıkça ifade edilir.
Sınırlar karşılıklı olarak tanınır.
Hatalar telafi edilir.
Eleştiri davranışa yöneliktir, kimliğe değil.
Güç dengesi eşittir.
Öz saygı; “Ben seni seviyorum ama kendimi kaybetmem.” diyebilmektir.
Romantik ilişkilerde gerçek olgunluk, kalmakla gitmek arasında doğru dengeyi kurabilmektir. Kişi hem sevebilmeli hem de gerektiğinde kendini koruyabilmelidir.
Çünkü öz saygı kaybedildiğinde, ilişki devam etse bile sağlıklı kalmaz.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER