Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Sevinç Akçetin

Mutlu Bir İlişki Biraz da Erkeğin Verdiği Tepkide Gizlidir

İnsanlar ilişkilerin neden bittiğini konuşurken genellikle büyük olaylara odaklanır. İhanetlere, yalanlara, terk edilişlere… Oysa birçok ilişki bir gecede değil, her gün biraz daha yanlış anlaşılmaktan ölür.
Bir ilişkinin kaderini belirleyen şey çoğu zaman yaşanan olay değil, o olaya verilen tepkidir.
Ve burada erkeklerin duygusal tavrı, ilişkinin iklimini belirleyen en önemli unsurlardan biri hâline gelir.
Kadın ve erkek sevgiyi farklı şekillerde yaşar. Kadın çoğu zaman duygusunu davranışına dönüştürür. Kırıldığında sesi değişir. Yorulduğunda susar. Özlediğinde sitem eder. Kaygılandığında kontrol etmeye başlar. Aslında söylediği şeyle hissettirdiği şey çoğu zaman aynı değildir.
Erkek ise çoğu zaman davranışın altındaki duyguyu değil, davranışın kendisini görür.
İşte ilişkilerin en büyük kırılması burada başlar.
Kadın “Beni neden aramadın?” derken bazen aslında “Seni özledim,” demektedir. Erkek bunu hesap soruluyormuş gibi algılar. Kadın geri çekildiğinde biraz anlaşılmak ister; erkek cezalandırıldığını düşünür. Kadın kırgınlığını dile getirdiğinde erkek bunu saygısızlık gibi okuyabilir.
Çünkü erkekler çoğu zaman kelimeyi duyar, duyguyu değil.
Oysa mutlu ilişkilerde erkek, kadının davranışının arkasındaki görünmeyen duyguyu okuyabilen kişidir.
Bu bir teslimiyet değil, olgunluktur.
Bir kadın sevildiğini hissettiğinde yumuşar. Güvende hissettiğinde güzelleşir. Anlaşıldığında sakinleşir. Sürekli kendini anlatmak zorunda kalmadığında kadın, ruhunu savunmayı bırakır.
Kadının sertliği çoğu zaman karakterinden değil, kendini yalnız hissetmesinden doğar.
Erkek bunu anlayamadığında ilişki bir güç savaşına dönüşür. Her tartışma “kim haklı” meselesi olur. Oysa ilişkiler mahkeme salonu değildir. Haklı çıkmak bazen ilişkiyi kaybetmenin en hızlı yoludur.
Bugün birçok erkek ilişkiyi yönetmeyi, problem çözmek sanıyor. Oysa kadın her zaman çözüm aramaz; bazen sadece duygusunun görülmesini ister. Çünkü kadın için sevgi yalnızca “yanında olmak” değildir. Duygusal olarak da orada olabilmektir.
İlişkide en zor şey sevmek değil, sevginin karşı tarafta nasıl bir duygu yarattığını anlayabilmektir.


Bir erkek kadının öfkesine yalnızca öfkeyle karşılık verdiğinde tartışma büyür. Ama bazen o öfkenin altında korku vardır. Terk edilme korkusu… Değersiz hissetme korkusu… Görülmeme korkusu…
Kadın çoğu zaman bağırdığı şey yüzünden değil, duyulmadığı için yorulur.
İlişkiyi güçlü yapan şey mükemmel insanlar değildir. Birbirinin yarasına nasıl dokunacağını bilen insanlardır.
Ve evet… Bir ilişkinin huzurlu ya da yıkıcı bir yere dönüşmesinde erkeğin verdiği tepki çok belirleyicidir. Çünkü erkek evin duvarı gibidir; kadın o duvarın içinde açan iklim.
Duvar sertleşirse içerideki çiçek solmaya başlar.
Ama erkek duygusal olarak güven veren bir alan kurabiliyorsa, kadın yalnızca sevgili değil, yuva olur.
Belki de bu yüzden bir kadın hayatındaki erkeğin karakterine göre ya içini açar ya da içine kapanır.
İlişkiler sevgisizlikten değil, çoğu zaman yanlış tepkilerden yorulur.
Ve bazen bir kadının hayatındaki en büyük şans, onu susturmaya çalışan değil; onu anlamaya çalışan bir erkeğe rastlamaktır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER