Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

İsmail Ögeday

Yapay zeka yapay gazeteci..

Yeni yetme gazeteciler yapay zekaya haber yaptırınca kendini gazeteci oldum sanıyor. Hızlı haber girmeyi marifet sayıyor. Halbuki haberde hız değil, sabır ve doğruluk ön plandadır. Ne olacak haberi ilk sen girince? Millet senin girdiğin haberi okumak için kuyruğa mı girdi. ?
Yapay zekaya köşe yazdıran haberi yapay zekaya yaptıran maalesef günümüzde başımıza hem gazeteci hem de filozof kesilmiş. Suya sabuna dokunmadan, eleşetirisel haber yazmaktan korkanlar, eleştirmeden gazetecilik, şakşakcılık yapanlar Vallahi başımıza gazeteci kesilmiş Sosyal medyada şu kadar takipçim var, yok bu kadar takipçim var diyor beyefendi. Google da esemesi yok. Google da haber sitelerini tarattırıyorsun Google’nin 10. Sayfasında çıkıyor.


Piyasada gazeteciyim imajı vererek, gazeteci olduğunu sanıyor. Oysa ki gazetecilik yaptığı işin dışında başka bir iş yapmıyorsa sadece bu mesleği icra ediyorsa gazetecidir. Adam inşaatla uğraşıyor, yada bir kuruma girmiş çalışıyor bi tane site açmış ortalıkta ben gazeteciyim diye dolanıyor.
Az kaldı bu gazeteciliğin arkasına sığınanları tek tek temizleyeceğiz az kaldı. Gazetecilik, bir dönem sahada ayakkabı eskitmekti. Şimdi ise ekran başında birkaç komutla “haber üretme” devri başladı. Yeni yetme gazetecilerin önemli bir kısmı, yapay zekâyı bir araç olarak değil, adeta mesleğin yerine koymuş durumda. Ortaya çıkan tablo ise ne gazetecilik ne de habercilik… Daha çok hızlı tüketilen, ruhsuz metinler yığını.
Bugün birçok kişi, olayın peşine düşmek yerine algoritmanın peşine düşüyor. Saha yok, kaynak yok, doğrulama yok. Ama başlıklar büyük, iddialar keskin. Çünkü kolay. Çünkü hızlı. Çünkü sorumluluk hissi neredeyse sıfır. Oysa gazetecilik dediğin şey; masa başında değil, hayatın içinde yapılır.
Yapay zekâ ile yazılmış metinlerin en büyük sorunu belli: Kokusu var. Evet, yanlış duymadınız. O metinler okununca hissediliyor. İçinde emek yok, ter yok, risk yok. Herkesin yazabileceği kadar düz, herkesin söyleyebileceği kadar yüzeysel. Gazetecilik dediğin şey ise fark koymaktır. Aynı cümleyi kurmak değil, doğru cümleyi kurmaktır.
Daha vahimi ise şu: Bu yeni nesil, gazeteciliği öğrenmeden gazeteci olduğunu zannediyor. İki başlık, üç paragraf, biraz da sansasyon… Oldu sana “haber”! Oysa haber dediğin; araştırma ister, sabır ister, bazen bedel ister. Bir telefonla doğrulanmayan bilgi, gazetecilik değildir. Sosyal medyada gördüğünü aynen yazmak ise hiç değildir.
Elbette yapay zekâ bir araçtır. Doğru kullanıldığında hız kazandırır, veri analizinde yardımcı olur. Ama gazeteciliğin yerine geçmez, geçemez. Çünkü gazetecilik; sezgi ister, vicdan ister, sorumluluk ister. Bunlar algoritmayla üretilemez.
Bugün ortaya çıkan bu “kopyala-yapıştır gazeteciliği”, mesleğin itibarını zedeliyor. Okuyucu da bunun farkında. Güven kaybı büyüyor. Çünkü insanlar gerçek hikâyeyi, sahici sesi arıyor. Makine diliyle yazılmış metinler ise bu ihtiyacı karşılamıyor.
Son söz net: Gazetecilik kolay iş değildir. Eğer kolay geliyorsa, büyük ihtimalle gazetecilik yapmıyorsunuzdur. Yapay zekâya yaslanarak meslek inşa edilmez. Olsa olsa kısa yoldan görünürlük elde edilir. Ama bu da ilk ciddi rüzgârda savrulup gider.
Gerçek gazetecilik hâlâ sahada. Gidip bakmak, sormak, araştırmak gerekiyor. Geri kalan her şey, sadece gürültü.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER