Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Göbek büyüyorsa beyin küçülüyormuş..

Art arda gelip, geçen yılları fark etmeden gelip, çattığı yaşın bizlere hediye ettiği hastalıklardan biri de Alzheimerdir..

Yani bugünü hatırlatan 21 Eylül Dünya Alzheimer Gününü de uzun uzun anlatılıp, sonrasında unutulan günlerden biri bugün..

Yani kimsenin kurtaramadığı ancak sorun, sıkıntılara karşı azıcık duyarlı olanların bir ömür boyu kurtarmaya çalıştığı, çalışırken kendisini bile unuttuğu şu dünyanın derdini düşünüp, kendilerini unutanlar günü bugün..

Evet..

Sağ görünüp, ‘ölse daha iyidir..’ denilenlerin yani dünya yansa umurunda olmaz olan insanların beynen hasta ettiği ve günü denilmesi gereken bugünün kendisi bile Alzheimer..

Diğer adı bir adı ‘Bunama’ olan bugünü bize hatırlatan Alzheimer, “Her şeyi unutmaya başladım yaşlanıyorum!” sözlerini sarf ettiğimiz yaşlarla birlikte kendisini bize hatırlatır..

Benim gibi 58’e dayanan yani ‘ilerleyen yaş, yoğun çalışma temposu basit unutkanlıklarla belirtileri görünür’ denen Alzheimer hastalığı aslında ortalama 30, 35 yaşlarında yani benim yaşıtlarımın 20 yıl öncesinde başladığını ve hastalık klinik verdiği andan itibaren geri dönüşsüz ilerleyici bir hal alıyormuş..

Hafızamızı, sosyal ilişkilerimizi sosyal hayatımızı ve günlük yaşam aktivitelerimizi olumsuz etkileyecek düzeyde gerilemeye neden olan ülkede an itibarı ile biri sen, şu an bu yazıyı okuyan sen olmak üzere 1 milyona yakın Alzheimer hastası varmış..

Ve dert, keder izin verirse yada sen tüm baskılara direnip, 20 yıl daha yaşarsan Alzheimer yani bunama 3 katına çıkar, seni doğduğun güne, yani altına bez bağlandığı o anlara götürür bilesin..

Ama bu yazıyı okuduktan sonra hemen de ‘bende Alzheimer oldum..’ demeyin..

Çünkü zaman zaman normal unutkanlıklarımız olabiliyor; sohbet sırasında anlık dikkatin dağılması, kelimeyi bulmada zorlanma, ajanda kullanarak hatırlamaya çalışma, karmaşık bilgiyi tekrar unutuyorsanız, çok işiniz var kafanız çok meşgul ve yorgunluk yaşıyorsanız, ara sıra gözlük anahtar gibi sık kullandığınız eşyalarınızı nereye koyduğunuzu unutup sonra hatırlıyorsanız, ara sıra tanıdıklarınızın ismini unutuyorsanız bu durum normaldir.

Çünkü; Alzheimer hastalığının klinik evreleri önemli.

Belirtilerde erken dönemde ipuçları arasında yön kaybı, yeni bilgileri unutmak sürekli aynı soruları sormak, aşina olunan işleri yapmakta zorluk yaşamak yemek hazırlama gibi, kelimeleri unutmak ve hatırlamakta zorlanmak, zaman ve yer karışıklığı, eşyaların yerlerini karıştırma, para hesabında hatalar yapması, verdiği randevuları unutması, özbakımda özensizlik gibi belirtiler ilk etapta karşımıza çıkabilir.

Orta evrede gördüğümüz belirtiler ise; yavaş yavaş mevsim, yıl gün gibi kavramlarda karışıklık, arkadaş çevresini tanımakta zorlanma, sürekli soruların ve olayların tekrarlanması, matematik hesaplarını yapamama, kişisel özbakımda destek ihtiyacı duymak, hastalık ilerledikçe isteksizlik depresif ruh hali başlar.

İleri evreye geçişte en önemli belirtilerden biri idrar kaçırma problemidir. Beslenme oturmak, yemek yemek için yardım alması gereklidir, iletişim kurma sohbeti devam ettirme kaybolur, aile ve yakın çevreyi artık karıştırmaya başlar. Hareketsiz ve eve yatağa bağımlı hale gelir.

Sık sigara ve alkol tüketimi de beyin dokusuna zarar verir ve riski artırır. Uykusuzluk en önemli tetikleyiciler arasındadır, 6 saat ve daha kısa uyku süreleri, düzensiz uyku saatleri, derin uykuya dalamama uzun süreli hafızayı olumsuz etkiler. Obezite de ayrı bir ciddi risk faktörüdür.

Son yapılan çalışmalara göre göbek çevreniz büyüdükçe beyniniz küçülüyor. Küçülen beyin bölgeleri özellikle motivasyon ve ödüllendirme ile ilişkili duygusal kontrolle ilişkili ve hafıza ile ilişkili bölgeler olduğunu da ‘offf bunadım’ demeden okuduklarını not etmeyi de unutmayın..

Ha bu arada bende hem bu yazıyı yazıp, diğer yandan eski AK Parti Milletvekili, ünlü xtvitirci Şamil Tayyarîn siyasetten bürokrasiye birçok alanda ‘tuhaf bir dağınıklık’ yaşandığını savunup, Emie hanımla BM toplantısına giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrıda bulunup, “Mecazi manada söylüyorum. Cumhurbaşkanımız, en yakınından başlayarak gölgesini kendi azameti sanan herkesi sıra dayağına çekse. Falakaya yatırsa. Veya fırlatıp atsa. Ne iyi olur” ifadelerini kullandığını okuyordum.

Ve;  ‘Demirtaş başlayıp, İmamoğlu ile devam eden onca falakadan beter şeyleri düşünürken bindiğim Marmaray’da gideceğim yerin tam tersi istikamete binmişim..

Yoksa bendede mi belirtileri başladı acaba?

Yok canım, birlerini kısındıracak kadar dinç ve birileri gibi becerip, göbekte büyütemediğim göre demek hala yakalanmış sayılmam demi?!.

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU

Gazeteci Fakir Yılmaz tarafından kaleme alınan bu yazı, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle modern toplumun ve bireylerin karşı karşıya kaldığı zihinsel sağlık risklerini ele almaktadır. Yazar, hastalığın erken, orta ve ileri evre evrelerini detaylandırarak, basit unutkanlıklar ile tıbbi belirtiler arasındaki farklara dikkat çekmektedir. Metinde uykusuzluk, kötü beslenme ve obezite gibi yaşam tarzı faktörlerinin beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri, “göbek büyüdükçe beyin küçülür” tespitiyle vurgulanmaktadır. Kişisel anekdotlar ve güncel siyasi gelişmelere yapılan atıflarla zenginleşen içerik, hastalığın toplumsal farkındalığının önemini hatırlatmaktadır. Sonuç olarak kaynak, hafıza kaybının sadece yaşlılıkla ilgili olmadığını, 30’lu yaşlardan itibaren başlayan sinsi bir süreç olduğunu savunmaktadır. Bu kapsamlı değerlendirme, okuyucuyu hem fiziksel sağlığını korumaya hem de çevresindeki değişimlere karşı daha duyarlı olmaya davet etmektedir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER