Ardahan diye bir şehir var içimde,
dar sokaklarında çocukluğum koşardı.
Pencerelerinden annemin sesi sarkardı
taş duvarlarına Babamın öfkesi sinerdi.
Şimdi o eski şehir yok.
Birer birer söküldü isimler.
Önce dostların yüzleri silindi,
sonra sevdaların izi.
En son aynalar bıraktı beni.
Zaman, usta bir hırsızmış meğer.
Ne cüzdan çalar, ne altın.
İnsanı eksiltir aheste aheste
Bir sabah uyanırsın, ve çocukluğunun geçtiği sokağı haritalarda bile bulamazsın.
Ama yine de bazı şeyler direniyor içimde.
Yağmurdan sonra yükselen toprak kokusu, uzaktan gelen bir çobanın yanık şarkısı, ve hiçbir yere gitmeyen o eski özlem.
