Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

SOLCULARIN DESTEĞİNİ İDAMLARLA ÖDÜLLENDİREN İRAN FOTOĞRAFLARDAN DERS ALACAK MI?

Dünya gündemi ile başlayan, ülke gündemi ile son bulan bugünkü yazıma başlamadan önce başta şu ‘Kereste Rüşveti’ başlığını koyduğumuz haberimiz olmak üzere bir kaç yerel haberlerimize konu olan bir iki fotoğraftan bahsetmek isterim.. Çünkü, önce haberlerimize konu olan sonra da ‘sanki size inat’ dercesine sanala yansıyan o ünlü, ünsüz fotoğraflarında İsrail-Amerika’nın İran’a saldırısında ortaya haber konan fotoğraflardan farkı yok gibi..

Yani, İran’ın bombalanıp, yerle bir edilmesine, öğrencileri başta olmak üzere yüzlerce insanın ölmesine karşın, zafer Amerika’nın ve İsrail’in kazanmış gibi haber ve fotoğraflar servis eden havuz yok ya merkez, hayır hayır benim adını koyup, ‘Buda Okyanus Havuzu’ dediğim basın ve medyadaki gibi yerelde de aynı haber ve fotoğraflara rastlıyordum..


Öncelikle kendi köylüsü olan birinin, kendisi gibi bir çoklarının çöktüğü söylenen ve bu çökme yani gelişi güzel insanın, ‘iş, işçi’ adı altında güçlü bir genel af bekleyen cezaevlerini doldurduğu için meclis üyelerinin toplantı katılım ücretleri dahil maaş ödemekten zorlanan tıka basa Ardahan İl Özel idarede çalışan ve suçlanan kişi ile AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’un verdiği fotoğraftır..


Evet, whatsapp yazışmaları alenen ortada olan ve ‘ÖZEL İDARENİN ‘KERESTE RÜŞVETİ’ İDDİASI ADALET BAKANLIĞINA SEVK EDİLDİ!’ haberimize konu olan şahıs ile çekilen o fotoğraf ne kadar etik ve doğrudur bilmem ama fotoğraftaki şahsın, vekili ziyaretinde ‘whatsapp yazışmalarıma rağmen beni koru’ deyip, demediğini de sorar gibiydi.. Ve bu fotoğrafın hemen akabinde www.kuzyanadolugaazetesi.com adlı haber sitemizin https://kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan-cumhuriyet-bassavciligina-sikayet-ve-ihbarimdir/ linkinde bulunan ‘ARDAHAN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA ŞİKAYET ve İHBARIMDIR..’ başlıklı yazım sonrası Ardahan Cumhuriyet Savcısının, bizim türkücü belediye başkanı gibi deniz olmayan ülkede özel yatı olduğu ileri sürülen Adalet Bakanı ile birlikte olan fotoğrafının hemen akabinde ‘AK PARTİLİ BELEDİYELERDEN CHP’Lİ TÜRKÜCÜ BAŞKANA TAM DESTEK!’ başlıklı haberimize konu olan fotoğraftır.


Tabi cenazeye arkasını dönüp, helallik isteyen İmam’ın, eşi müftü yardımcı olan İmamın türkücü Ardahan belediye başkanı gibi bayramda Ardahan dışına çıkması ile şikayet edilen ‘PARAYI İMAM ALIYOR, GÖREVİNİ MÜEZZİN YAPIYOR..’ haberimiz ve daha nice haberlerimiz ardından gördüğümüz ‘ilginç’ denen bir o kadar da “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” deyimini hatırlatan fotoğraf ve sözde bizi yalanlama, birilerini ‘savunma’ değil ‘adeta yalama’ denen yerel haberler..
Evet, yerelde bunlar yaşanırken dünyada da ilginç şeylerin yaşandığını öğrenip, araştırıp, haber ve yorumlarımızla ülke bağlantılı hızla değişen gündemi yakalamaya çalışırken, mezarlık dibine benzeyen kendi müdürlüğünün kapısını bile yapamayan ve eşini yılın öğretmeni seçip, 20 bin tl.’lik ödülle ödüllendiren Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü ne ‘Müdür bey bu kapının, çalışmayan asansörün hali nedir?’ diye sorulup, sorulmadığını sorduran ve ‘Hijyen Eğitimi İşbirliği’ denen habere konu olan fotoğrafa rastlıyordum. Ve yerel basın ile hâlâ bir araya gelmeyen valinin yanı sıra İl Genel Meclis Üyesi arkadaşlarının ‘hayırlı olsun’a gitmediği ve benimde içinde olduklarımı bıktırırcasına arayıp, ‘Beni niye değerlendirmiyorsunuz?’ deyip, üniversitede daire başkanlığı aldıktan sonra çekip gidenin memleket sevdasını otaya koyan hastane fotoğrafı ile yerel gündemimizden dünya ve ulusla ilgili gündeme geçelim..


Ve, ‘Reklamlarımızla yerelden ulusala özgür gazetecilik..’ diyen gazetecilik anlayışı ile bugünkü yazıma, sınır ötesi dünyaya yani İsrail ile birlikte Amerika’nın bombaları ile harabeye dönen ve İsrail’in palazlanmasında büyük rolü olan ve Afganistan ile Irak’ın Amerika tarafından işgallerine gizli desteklerini sonrada alenen açıklayıp, kabul eden İran, İsrail ile Amerika’nın 2. saldırısın da kazanan taraf mı diye tartışıldığı şu günlerde asıl göz ardı edilen, hak, hukuk, adalet, kısacası cumhuriyetin Anayasası olan demokrasi isteyen İran halkının direnişidir..
1979 İran Devrimi’nde Şah’a karşı Molla Humeyni ile ittifak yapan sol grupların yani Tudeh, Halkın Fedaileri, Mücahitlerinin devrim sonrası kurulan İslamcı rejim tarafından tasfiye edilişini ‘bizim çocuklar’ demelerin 12 Eylül cuntasının, ihtilalin alt yapısına yol verdikleri 80’li yılarda “Kültürel Devrim” adı altında üniversitelerden atılan, binlercesi hapsedilen veya infaz edilen solcuları, hak, hukuk, adalet isteyenleri rejimin en büyük düşmanı, Afganistan ve Irak’ın yıkılışında payı olan İran’ birde bu yönde bakmak gerekir..


Çünkü 2001 yılında milyonlarca insanın ölüp, topraklarından göç ettirildiği ve ‘demokrasi’ denilip değiştirilmek istenen Taliban yönetiminin o dönemlerde devrilmesine destek vererek ABD’nin operasyonunu kolaylaştıran ve bu durumu üst düzey yetkililerince “Biz olmasaydık ABD Afganistan’a giremezdi” şeklinde itirafta bulunup, 40 yıldır ‘Kahrolsun’ dediği ABD ile gizli ortaklığını doğrulayan, Azerbaycan gibi gaz ve petrol verdiği İsrail ile birlikte bölgeyi Şia rüyaları ile dizayn eden, bir süre Türkiye’de kalıp, sonra görüldüğü Fransa’da uçağı ile geldiği ve bugünkü rejimi kurucusu Ayetullah Humeyni’in oluşturduğu Molla İran, bugün yaşananlardan hiçte suçsuz değil..
Ve aynı İran füzeleri ile değil, Donald Trump’ça iç karışıklığa davet edilen halkın direnişi ile yara, bere içinde kalsa da bugün hala ayakta ise etrafını çeviren dağlar yada Saka Türklerinin kraliçesi olarak tarih yazan Tomris Hatun’a yenilen Perslerle değil, iç kaleyi çökertmeyen halkıyla ayaktadır..
Bun en açık örneği de onca lider, kuşlar gibi tek tek öldürülen, maaş alıp, göbek büyütmekten istihbarat, hava saldırılarına karşın hiç bir önlem almadığı görülen ve kadın saçına düşman olan Devrim Muhafızları denen askerlerinin kahramanlılarıyla değil, başta solcular olmak üzere Şah’ı, Ocak ayının yaşandığı 1979 yılında deviren İran’ı oluşturan Farslar, Kürtler, Azeriler, Peştunlar, Tacikler, Beluçlar, Lurlar ve Zazaların oluşturduğu halkın direnişi ile bugün hala ayakta kalışıdır..


Çünkü Amerika’nın Irak İşgali ettiği 2003 yılında da aynı İran, özellikle Irak’taki Şii gruplar ve milis unsurlar aracılığıyla ABD’nin Saddam Hüseyin rejimini devirmesine zımnen destek vermiş, daha sonra işgal sonrası süreçte ABD ile iş birliği yaparak bölgedeki nüfuzunu tahkim ettiğini sanarken BOB hayalini kuran Amerika ve “Arz-ı Mev’ud” (Vaat Edilmiş Topraklar) inancı çerçevesinde şekillenen, bizim ülkenin sınırlarının da içinde olduğu Nil’den Fırat’a uzanabileceği iddia edilen geniş bir coğrafyada güvenlik ve hakimiyet sağlamak isteyen ve bu vizyon ile Filistin devletinin tamamen ortadan kaldırılması ve “Büyük İsrail” anlayışıyla bölgede nüfuzun genişletilmesini kendisine ahdeden İsrail’in sıraya koyduğunu anlamadığı gibi ülkesinin içinde yaşayan Kürtlerin, Azerilerin de içinde olduğu 90 ila 93 milyon arasında k nüfusuyla öncekilerde olduğu gibi bu son saldırıda da ülkesi adına direnen halkının demokrasi istemlerini anlamamıştır..


Evet, . Doğrudan söylenemeyen uyarıların, ilgili kişinin yakınına söylenerek dolaylı yoldan hedefe ulaştırılmasını ifade eden, öğüt verici ve kalıplaşmış bir atasözü olan “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” sözünü bize hatırlatan İran’da ki gelişmeler baktığımız sırada, ‘iç kalenin surlarını güçlendireceğiz’ denen sürece baktığımızda AHİM, Anayasa mahkemesinin bırakılması gerekir denen Demirtaşların doldurduğu hapishanelerin yeni misafirlerinin kim olacağının konuşulduğu ülkemizde oncası gibi tutuklanan CHP’li Bursa Belediye başkanının yerine bir AK Particinin elini sıcak sudan soğuk suya vurmadan oturduğunu, tutuklanıp görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı ilişkilendiren İzmir Bornova Belediye Başkanı ile CHP Ankara İl Başkanının da gözaltına alındığı haberlerini alıyorduk..

Evet.. bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..
Yazar, yerel yolsuzluk iddialarından küresel siyasi krizlere uzanan geniş bir perspektifle Ardahan’daki etik dışı fotoğrafları ve İran’ın siyasi tarihindeki tutarsızlıkları eleştirmektedir. Metinde, Ardahan Özel İdaresi’ndeki rüşvet söylentileri ile yerel siyasetçilerin bu şaibeli isimlerle bir araya gelmesi, samimiyetten uzak ve “halkı yanıltmaya yönelik” bir tutum olarak nitelendirilmektedir. Aynı zamanda İran rejiminin geçmişte sol gruplara yönelik baskıcı politikaları ve ABD ile girdiği gizli iş birlikleri, ülkenin bugün yaşadığı dış tehditler karşısındaki samimiyetsizliğinin bir kanıtı olarak sunulmaktadır. Makale, gerek yerel gerekse uluslar arası düzlemde asıl gücün halkın demokratik direnişi olduğunu vurgulayarak, yöneticilerin bu iç kaleyi ihmal etmemesi gerektiği uyarısında bulunmaktadır. Son olarak, Türkiye’deki güncel kayyum atamaları ve tutuklamalar, toplumsal barışın korunması ve iç cephenin tahkim edilmesi bağlamında İran örneğiyle ilişkilendirilmektedir.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER