Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

SAYIN VALİM BENZİNLE YANAN FİTİLLİ ÇAKMAĞIMI VER ELE GİT!

Havaalanı olmadığından havada değil, yer uçağı denen otobüsle geldiğim memleketimde gördüklerimi, yaşadıklarımı yazıp, anlatacağım derken gece yarısı çıkan yeni kararname ile aralarında Ardahan Valisinin de olduğu bir çok valinin yerlerinin değiştiğinin haberini alıyordum..
Ve, Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu SARDAFED olarak Ardahan’da 5 gündür mücadele ettiğim 8 yıldır yapılamayan yeni bir ‘Ardahan’ı Tanıtma Günü’ izni için maaşsız mesajımı valilikte geçirip, yoğun çabam ve çalışmam boşuna mı?’ diye düşünürken son şans diyerek, havaalanı olmayan Ardahan’ı, eski Atatürk Havaalanında ki Çevre Bakanlığının bünyesinde bulunan ama ne hikmetse AK Parti İstanbul İl Başkanı Yardımcısının komisyon başkanı olduğu iddia edilen, Hatay, Rize ve Bingöl Federasyon Başkanlarının canları kimi isterse ona verdiği iddia edilen İstanbul Bakırköy’de bulunan İstanbul Millet Bahçesinde bir kez daha tanıtma adına bir mektup ele alıp, diasporaya, içi boş kaz lobisiyle kahramanca mücadele ettiğim bir esnada çıkan son kararname ile Ardahan’dan Karaman’da giden Vali Hayrettin Çicek’e whatsapp aracılığıyla gönderiyordum..
Dedim ya ‘Umut Fakir ekmeğidir..’ diyerek..
Ve aşağıda ki mektubu başladım yazmaya..

Sayın valim merhaba..
Sayın valim öncelikle yeni yerinizin hayırlı olmasını, dostluğumuzun ömür boyu sürmesi umuduyla saygılarımla..
Sayın valim..
Çıkan yeni kararname ile hayırlı olsun dediğim yeni yerinize gitme hazırlıkları içinde olmanızın yoğunluğunu bilmeme karşın sizi sabah sabah telefonla aramamın nedeni, aşağıda yazılı olarak anlattıklarımı sesli olarak bizzat size önceden anlatmak istediğim içindi..
Ama çıkan kararname ile ilişki kesme, veda ziyaretleri başta olmak üzere yeni görev yoğunluğunuzun olduğunu düşünüp, benim bizzat yaşadığım bir konuyu bu kez yazılı olarak bir kez de size anlatmak istedim..
Ve Ardahan’da ayrılmak üzere olan sizin beni anlayıp ve bizzat vedalaşmak için birazdan gelmek istediğim makamınızda beni de elim dolu olarak İstanbul’a yolcu etmenizi umuyorum..

Sayın valim;
BENZİNLE YANAN FİTİLLİ ÇAKMAĞIMI VER ELE GİT!
Yıl: 1982’lerdi.. Ve günlerde 12 Eylül idi..
Yani 12 Eylül Darbesi olduğu günlerdi..
‘Kara günler..’ dediğimiz O günlerin ilk günleri idi. Bir çok kişi gözaltına alınıp, tutuklandığı günlerdi..
Köyümüz olan Küçüksütlüce (Şişka) köyünü basan asker ve jandarmalar o dönem Kars İl Genel Meclis Üyesi ve kanaat önderi olan babamı gözaltına alıp, Afyona sürgün etmek için köyde ki evimizin etrafını ablukaya almış ve odasında tıraş olan, bir yanağı sabun köpüğü içinde ki babamı bebek denecek yaşlarda olan biz çocuklarının gözyaşları önünde dipçikleyerek evden çıkarıp, adeta yerde çekerek köy meydanına götürüyordular.
Ve; Yanağında bulunan tiraj köpüğünü silmeye bile müsaade etmeyen jandarmaların gözaltına alıp, elini kelepçeledikten sonra etrafını sıkı sıkıya çevrelediği bir esnada yani sineğin bile aradan girip, rahmetli babama yaklaştırılmadığı bir sırada evin çalışanı olan bir akrabamız o aşılamaz denen nasıl başardığını anlamadığımız bir hareketle ablukayı delerek, şaşkın şaşkın kendisini izleyen jandarmaları aşıp, ulaştığı babama ne desin sizce?!.

Sayın Valim..
Bugün olmayan rahmetli babamın çaresiz olan eşleri gözü önünde evinde alınıp, yerde süründürülerek köy meydanında bulunan askeri araçlara götürüldüğü bir sırada feryatlar içinde ağlayan ailesi, uzaktan kendisini üzülerek izleyen köylülerin ve biz çocuklarının kendisine yaklaştırılmadığı bir esnada yani yüzünde ki tıraş köpüğünü silmesine, ceketini giymesine bile müsaade etmeyen jandarmanın rahmetli babamın etrafında oluşturduğu çemberi yarıp, babama ulaşan çalışanımız bu çabasını görenler; O çalışanın babamla vedalaşıp, helalleşip, yüzündeki sabun köpüğünü sileceğini beklemişti..
Ama bunun hiçte öyle olmadığını ve evimizin çalışanının olanın babama ulaşır ulaşmaz dediği sözleri orada bulunan herkesi şok etmişti..
Ve o çalışanın babama dediği az önce babamı dipçikleyerek gözaltına alıp, götürmek üzere olan jandarmaları, üzülen köylülerini ve feryatlar içinde ağlayan bizleri gülümsetirken bugünkü gibi acı acı düşündürmüştü.
Çünkü.. Darbecileri emri üzerine köyümüz basan Jandarmanın çemberi yaran çalışanımızın derdinin babamla dertleşmek, çocukları, eşleri ve köylüler önünde dipçiklenip, götürülmesine üzülmek olmadığı anlaşılmıştı.
Evet..
Babamın ailesinin gözleri önünde dipçiklenip, göz altına alınıp, tutuklanıp götürülmesini kendisine dert etmeyen çalışanımızın derdi neymiş desem umarım sizde gülümser ve tarihin tekerrür ettiği bir durumun bugünde yaşandığını anlarsınız..
Ve o çalışanımızın o günlerde bizlere yarattığı acı durumun bir kez daha hem de bizzat benim yaşadığımı anlar ve ülkemin metropolü İstanbul’da bir kez daha tanıtmaya çalışacağımız Ardahan adına sizde olan beklentimi bugün imzalarsınız:))
Yani, o hepimizin kötü günler dediğimiz günlerde babamın etrafını saran jandarmanın o aşılamaz denen çemberini yarıp, FEZO AMCA SEN GİDYORSUN, BELLİ DÖNMEYECEKSİNDE.. SEN HELE O BENİM BENZİNLE YANAN FİTİLLİ ÇAKMAĞIMI VER DE ELE GİT diyen çalışanımızın durumunda olan bir durumun bir kez daha yaşandığı bu saatlerde anlattığım, anlayacağınızı umduğuma üzülerek, gülümseyeceğinizi biliyorum..
Ve sizin de gelişmesi, büyümesi ve daha iyi tanıtılması adına yıllarca mücadele ettiğiniz kent, Ardahan adına SARDAFED yani başkanlığını yaptığım, Serhat Ardahan Dernekler Federasyonunca istenen, ‘Havaalanı olmayan Ardahan’ın havaalanında tanıtılması’ için hala başında olduğunuz valilikte istenen izni imzalayarak, bizim bir kez daha çakmağı ateşlememize katkı sunarak gideceğiniz kentte ki yeni görevinizde başarılar dilerim..

SARDAFED Başkanı
Fakir Yılmaz/Gazeteci

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER