Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

BENDE TRUMP GİBİ DÜŞÜNÜYORUM..

Esenyurt diasporasının başını çektiği bir stk’nın kaça, kaç bir şekilde korsan denecek komisyonun imzaladığı sözde izin ile bir etkinlik yapmaya hazırlanmasının yanında onca bölge derneğinin adeta çıldırmışçasına içi boş kaz geceleriyle, ‘çalsın sazlar, yensin kazlar..’ diyerek memleketi kurtarmaya çalışırken bende TEMPO TV’de canlı olarak yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı yayınıma yetişme telaşıyla bir haftalığına gidip, ama torunları doyasıyla öpecek, akrabaları ziyaret edecek vakit bulamadığım ve sevdiğim, saydığım valisi değişen valiliğinde çıkamadığım ve amca oğlu, kuzenim Candar Yılmaz’ın ezici bir oranla kazandığı ESOB seçimleri ile Ardahanda ki yarı resmi stk’larda ki değişimin devam ettiği memleketim Ardahan’daydım..

Ve havaalanı olmadığından mı, hava koşullarından mı anlayamadığım uçakların kalkıp, inemediğinden dolayı bin 400 kilo metre yolu havayoluyla değil, yer uçağı otobüsler aracılığı ile Ardahan’a gidip, döndüğüm İstanbul’da, ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programı yaptıktan sonra geldiğim evimde yorgun halde günün yorumuna hazırlandığım bir esnada sanal sayfama düşen bir haber ve arkadaki posterin bile perişan ve başka bir afiş brandanın üzerine yamalanmış halde olduğu toplantı ve fotoğrafının paylaşımı dikkatimi çekiyor.
Dönüp o haber niteliğinde ki aşağıda ki açıklamayı okuyunca adeta ‘haydi oradan’ diyerek bir anda Trump gibi düşünüyor ve sizin de o ‘sözde’ dediğim açıklamayı okuyup, bu açıklamanın ne kadar samimi bir açıklama olduğunu değerlendirmenizi ve Trump ile benim neden öyle düşündüğümü anlamanız için aşağıda ki açıklamayı da aynen alıp, yayınlamaya karar kılıyorum.
‘Türklere de ve Kürtlere de ‘ABD’ye Güvenmeyin’ demiştim..’ başlıklı yazıma da konu olan “Kürtler bizimle savaştı ancak bunu yapmaları için onlara çok para ödendi ve teçhizat verildi. (Kürtler) Yıllardır Türkiye’ye karşı savaşıyorlar. Bu savaşı 3 yıl boyunca engelledim ancak bizim için bu saçma, çoğu aşiret kaynaklı, sonu gelmez savaşlardan uzaklaşmamızın ve askerlerimizi eve geri getirmenin artık zamanı geldi” ifadesine benimde katıldığımı anlamanızı umuyorum.

İşte, ‘Özerk Yönetim’i ve Rojava Kürdistanı’ndaki tüm partileri; 26 Nisan 2025 tarihinde gerçekleşen Kamışlı Konferansı çerçevesinde hareket etmeye çağırıyoruz. Halkımızın milli ve demokratik hakları ve siyasi bir statü esas alınarak konferansta seçilen “Temsil Heyeti”nin halkımızı temsil etmesi ve daha aktif bir tutum içinde olması gerektiğini önemle vurguluyoruz.’ deyip ama Nisan 2026’da bu yana bir adım ileri atamayan, güçlü bir temsil heyeti oluşturamayan ve Trump’un dediği gibi, benimde Tump gibi düşünmeme neden olan aşiret kavgası ve yarışı içinde olduklarını adeta kabul edip, suçun onda, bunda yada Türkiye’de değil, kendilerinde olduğunu kabul eden o saçma ve ‘Siz önce kendiniz bir araya gelemiyorsunuz, suçu neden başkalarına atıp, suçlu arıyorsunuz’ diyen Trump ve bana göre içi boş o açıklama..
Evet, Suriye’de Ahmed eş-Şara ve SDG komutanı Mazlum Abdi’nin sekiz maddelik anlaşmayı imzaladıkları 10 Mart’tan bu yana öyle yada böyle bir türlü atılmayan adımları da hatırlayıp, HÜDA/PAR hariç üçünün adını ilk kez duyduğum partiler denenlerin yaptığı aşağıdaki açıklamayı birde siz okuyun ve önce Trump’a, sonra bana yada kendinize hak verin..
Kuzey Kürdistandaki dört Kürt partisinden Halep ve Rojhilat için ortak açıklama

HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK; Halep’teki Kürtlere yönelik saldırıları protesto etmek ve Rojhilat ile İran halklarının ayaklanmasına destek vermek amacıyla bugün Diyarbakır’da, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde bir basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısının açılışında PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, toplantının amacına dair kısa bir konuşma yaptı.
Ardından, PWK Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Can Azbay; HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK’nin ortak açıklamasının Kürtçesini okudu. HAK-PAR Diyarbakır İl Başkanı Mustafa Okumuş ise ortak açıklamanın Türkçesini kamuoyuyla paylaştı.
Basın toplantısına HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK üye ve yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda Kürt siyasetçi ve aydın katıldı.
HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK’nin ortak açıklaması şöyle:
“Suriye Yönetimi’ne bağlı askeri güçler, günlerdir sivil-asker ayrımı gözetmeksizin Halep’in çoğunluğu Kürtlerden oluşan Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerini bombalamakta ve düşmanca saldırılar gerçekleştirmektedir. Bu saldırılar sonucunda çok sayıda ölü ve yaralı bulunmaktadır.
Şam yönetimi; ırkçı ve şovenist bir zihniyetle, bu saldırılar üzerinden Halep’in demografisini değiştirmek istemekte ve Kürt halkına yönelik katliamların önünü açmaktadır. Bu saldırılar, Rojava Kürdistanı Kürtlerinin kazanımlarını ortadan kaldırma ve üniter, totaliter, şoven, tekçi, bir Arap devlet politikasını hayata geçirme denemesidir.

“Federal bir anayasanın engellenmesi girişimidir”
Bu saldırılar, aynı zamanda; Rojava Kürdistanı’nın (Güneybatı Kürdistan) siyasi statüsünün engellenmesi; Suriye’deki tüm etnik, dini, mezhepsel ve sosyal bileşenlerin özgürlük, demokrasi, adalet ve eşitlik mücadelesinin, federal bir anayasanın engellenmesi girişimidir.
Şam Yönetimi’ne bağlı silahlı grupların sivil-asker ayrımı gözetmeksizin Halep’in çoğunluğu Kürtlerden oluşan Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine yönelik bu terörist saldırılarını kınıyoruz.
Uluslararası Koalisyon’a, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’ne Şam Yönetimi’nin bu saldırılarını derhal durdurması için acilen somut bir tutum alması çağrıda bulunuyoruz. Kürdistan’ın dört parçası ve diasporadaki tüm Kürtler, bu saldırılara karşı ortak bir tavırla ses çıkarmalı ve Rojava halkımızın davasına sahip çıkmalıdırlar.
Türkiye Devleti’ni Suriye’deki ırkçı, şiddet yanlısı güçlere verdiği desteğe ve Kürt karşıtı siyasete son vermeye çağırıyoruz.
Özerk Yönetim’i ve Rojava Kürdistanı’ndaki tüm partileri; 26 Nisan 2025 tarihinde gerçekleşen Kamışlı Konferansı çerçevesinde hareket etmeye çağırıyoruz. Halkımızın milli ve demokratik hakları ve siyasi bir statü esas alınarak konferansta seçilen “Temsil Heyeti”nin halkımızı temsil etmesi ve daha aktif bir tutum içinde olması gerektiğini önemle vurguluyoruz.
HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK olarak, Rojava Kürdistanı’ndaki halkımızın milli, coğrafik, siyasi statü mücadelesini ve Suriye’deki tüm milli, etnik, dini, mezhebi, sosyal bileşenlerin federal, demokratik, özgür bir Anayasa ve sistem için yürüttüğü mücadeleyi tüm gücümüzle destekliyoruz.

“Rojhilat Kürdistanı ve İran halklarının ayaklanmasını destekliyoruz”
28 Aralık 2025’ten bu yana, İran ve Rojhilat Kürdistanı halkları, İran İslam Rejimi’nin zulmüne karşı kitlesel bir ayaklanma sürdürmektedir. Tahran’da ekonomik taleplerle başlayan eylemler; kadınların, gençlerin ve toplumun geniş kesimlerinin katılımıyla bugün rejim karşıtı bir boyuta ulaşmıştır.
İran Devleti’nin bu meşru ve barışçıl özgürlük direnişine yönelik saldırıları sonucunda, bugüne kadar yaklaşık 50 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır. Gözaltına alınanların akıbeti ise bilinmemektedir.
İran İslam Rejimi, on yıllardır Kürt, Beluç ve diğer halklar üzerinde baskı, idam ve katliamlarla iktidarını ayakta tutmaktadır. Ancak, Kürt milletinin ve İran’daki tüm halkların düşmanı olan bu köhne rejimin, ciddi bir çürüme ve yok oluş sürecine girdiği açıktır. Halkların direnişi, bu rejimin sonunu hızlandıracaktır.
Uluslararası kurumlara, özellikle Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’ne, bu katliamları durdurmak için etkili bir tavır almaları çağrısında bulunuyoruz. Dünyadaki tüm barış ve demokrasi yanlısı güçlerini de İran devletinin baskılarına karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.
Doğu Kürdistan halkının özgürlüğü, her şeyden önce siyasi partilerin ulusal demokratik ittifakından geçmektedir. Bu vesileyle 7 partiden oluşan “İran Kürdistanı Siyasi Partileri’nin İşbirliği İçin Diyalog Merkezi”ni saygıyla selamlıyoruz.

HAK-PAR, PDK-BAKUR, PSK ve PWK olarak; Doğu Kürdistan’daki halkımızı özgürlük mücadelesini ve İran ve Doğu Kürdistan halklarının zulme, katliamlara karşı başkaldırılarını; federal, demokratik, adil, özgür bir sistem ve gelecek için yürüttükleri mücadeleyi tüm gücümüzle destekliyoruz.”

Evet, 36 yıldır gazetecilik yapan, ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı bu köşede her gün, kesintisiz olarak günün yorumunu yazan bir gazeteci, bir Kürt olarak benim de ilk kez adını duyduğum PKK değil, PWK diye bir partinin de aralarında olduğu HAK-PAR, PDK-BAKUR ve PSK adlı 4 Kürt partisi olduklarını belirtip, yukarıda ki gibi  açıklamaları aynen böyle idi..

Ve şimdi soruyorum..

Sizin de okuduğunuz bu açıklamaya bakınca Trump ile benim, ‘Siz önce kendiniz bir araya gelemiyorsunuz, suçu neden başkalarına atıp, suçlu arıyorsunuz’ demesini haklı mı veya haksız mı olarak nasıl değerlendirirsiniz…

Ve bu konuda, onca yaşanmışta ve yaşananlarda kim haklı, kim haksız diye bende sizin görüş ve bakışınızı merak ederim..

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER