Newroz, Kürt halkının demirci Kawa önderliğinde Dehak’ın zulmüne karşı isyan ateşini tutuşturduğu ve zaferle taçlandırdığı gündür. “Yeni gün” anlamına gelir.
Newroz, Kürt ulusunun Demirci Kawa önderliğinde Asurlu kral Dehak’ın zulmüne isyan ateşini tutuşturduğu ve haksızlığa başkaldırı, zulme karşı halkın uyanış mücadelesi olarak kutlanır. Kürt ulusunun zalim Dehak’a karşı elde ettiği zaferin bayramı ve mücadele günü olarak birçok ulusa yayılmıştır.
Newroz, Kürtlerin olduğu için yıllarca yasaklandı. “Newroz kutlamak haramdır. Newroza gidenler ateşe tapıyorlar” vaazlarını az duymadık. 1992’deki Iğdır Newroz kutlamasında gözaltına alındığımı bilirim.
Maalesef 21 Mart Newroz bayramı ülkemizde resmi tatil değil? Madem denildiği gibi “Türk bayramıdır” neden resmi tatil değil? Neden Konya, Nevşehir, Trabzon, Muğla, Uşak kutlamıyor? Kürdün Bayramı Newroz, Kürde komşu yaşayan halkların Azeri’nin de, Türk’ünde Acem’in de kutlayan tüm bölgenin bayramıdır. Her iki vekilimiz de Newroz’un resmi tatil ilan edilmesi için TBMM’ye öneride bulunmalı ve Newroz Resmi Tatil ve Bayram ilan edilmelidir.
Tarihi anlamı ile Newroz, özlenen özgürlük baharının geldiği gündür
20 Mart akşamı zalim Dehak’ın sarayına baskın düzenleyen Demirci Kawa komutasındaki halk zaferle çıkar. Zalimin zulmü biter. Ve özlenen özgürlük baharı gelmiş olur.
Newroz’u anlamlı kılan budur işte. Newroz’a dini inançlar ve değişik yerel motifler katarak yaygınlaştıran halklar renk katmışlardır. Kürdün özgürlük bayramı Newroz’un başka halklarca da benimsenip kutlanması apayrı bir güzellik katmaktadır…
Newroz, Kürt tarihçileri ile Kürtlerin en eski dini olan Zerdüşt’ün Kitabı Zend-Avesta’da, Firdevs’in Şerefnamesinde Ömer Hayyam’ın Newroznamesinde, Şerefxan’ın Şerefnamesinde ve günümüzde çeşitli yazılı eserlerde değişik şekillerde işlenmiş, günümüze taşınmıştır.
Newroz’un Kürtler için anlamı nedir?
Kürt mitolojisinde Newroz Bayramının çıkışı ve tarihi şöyle anlatılmaktadır. Kawa efsanesine göre, günümüzden 2517 yıl öncesinde Kürt Kral Cemşid’i yıkarak yerine geçen Dehak adında çok zalim olan Asurlu kralın yönetiminde yaşayan Kürtlerin içinden çıkan Kawa adında bir demircinin isyanı ve Dehak’ı öldürmesi anlatılmaktadır.
Mezopotamya’da hüküm süren Asurlu kral Dehaq, kısa zamanda etrafa saldığı dehşetle adından söz ettirir. Dehaq, çok amansız bir hastalığa yakalanır, Her iki omuzun da iyileşmeyen yaralar çıkar. Omzundaki yaralar kapandıkça tekrar açılmaya başlar. Korkunç acılar yaşamaya devam eden Dehaq, Ülkedeki bütün hekimleri çağırır ama hiçbiri derdine çare bulamaz, En sonunda hekimler çareyi söyler ve tek çaredir ki Kürdün gününü, geleceğini belirleyecektir. Bu acıların dinmesi için, yaraların her gün iki gencin beyinleriyle tedavi edilmeleri gerekir.
Dehaq’ın emri ile her gün iki Kürt genci saraya getirilir, başları kesilir ve beyinleri yaralara koyulur, zamanla gençlerin ölümü halk arasında büyük tepkilere neden olur, halk korku ve dehşet içindedir. Sonraları Dehaq’in Sarayına Armail ve Karmail adlı iki kardeş kralın sarayına aşçı olarak girmeyi başarırlar, Bu duruma tahammül edemezler. Ve her gün getirilen iki genci saklarlar ve onların yerine iki koyun beynini Dehaq’a sunarlar. Kendi yerlerine koyun kesilip kurtarılan Kürt gençleri ise dağlara kaçarlar, bu durum yıllarca sürer.
Newroz ateşi ile sarı, kırmızı ve yeşil renkler nereden geliyor?
Bir gün daha önce oğlunu ve kardeşlerini Dehaq’ın öldürdüğü Demirci Kawa, bu duruma isyan eder. Halkının böyle katledilmesini kabullenmez. Yiğit, cesur ve iyi yürekli biri olan Kawa, halkını ve bunca senedir dağlara sığınan gençleri örgütler, büyük bir ayaklanmanın başına geçer.
Ve Beklenen gün gelir. Asurluların başkenti Ninova’yı kuşatırlır. (Ninova Irak Kürdistan bölgesel yönetiminin Başkenti Erbil’in yanında yer alan tarihi bir kenttir)
Dehaq’in Sarayına gizlice giren Kawa, onu balyozuyla öldürür. Onu öldürdüğünü sarayın dışında bekleyen taraftarlarına haber vermek için önceden anlaştıkları gibi sarayın yüksek bir yerinde bir ateş yakar ve bu ateşi gören Kawa’nın taraftarları sarayı basarlar. Böylece sabaha karşı Dehak’ın krallığını yıkarak sarayı ele geçirirler. Yüksek bir yere çıkan Kawa halkın zulümden kurtuluşunu kutlamak için giymiş olduğu sarı, kırmızı ve yeşil renkteki demirci önlüğünü sallayarak sevincini gösterir.
İşte o gün takvimler M.Ö. 21 Mart 612’yi göstermektedir. Artık Halk için yeni bir dönem başlamıştır. Ve her yıl Kürtler 21 Mart’ta büyük ateşler yakarak, özgürlüklerine kavuştukları bu günü kutlamaktadırlar. Keyasker’e eski Med dilinde “lider, önder, komutan” anlamına gelen ”Kawa” denilir. O günden sonra, bütün Mezopotamya özgür olur.
O gün omuzlara alınan Demirci Kawa’nın sevinçten salladığı sarı, kırmızı ve yeşil renkteki demirci önlüğü, özgürlüğe kavuşan halklar için bir sembol olur. Sarı, kırmızı ve yeşil renkler o günden bugüne Kürtlerin ulusal renkleri arasında yer almıştır. Bu renkler giyim kuşamları ile dokudukları Heybe, halı ve kilimlere kadar yansımıştır. Kürtçede Newroz için söylenen yüzlerce şarkı günümüze kadar gelmiştir.
Demirci Kawa için ‘Mezopotamya’nın Spartaküs’üdür” diyen yakın tarihteki bazı batılı tarihçiler Newroz için “Asur İmparatorluğu Mezopotamya halklarına, Kürtlerin ataları olan Medlere, İran’lıların ataları Perslere ve şimdi soyları tükenen Hurilere, Babillere, Elamlılara çok zulüm yapıyordu. Kürt Med Generali Keyasker (Kawa), Asur zulmüne ve zalim Dehak’ın saltanatına son verdiği gündür.” Diye yazmaktadırlar.
Özgürlük baharının geldiği gün olan 21 Mart Yeniden Diriliş ve Mücadele Gününe selam olsun.
Newroz’u kutlayan tüm halkların Newroz Bayramı kutlu olsun!