Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

İsmail Ögeday

“Nerede yanlış yapıyoruz?”

Afyonkarahisar’da basın camiası, yılların birikimiyle yoğrulmuş, emeğin ve alın terinin değer gördüğü bir alan olmalıdır. Ancak ne yazık ki zaman zaman bu camianın içine öyle tipler karışmış ki, insan ister istemez “Nerede yanlış yapıyoruz?” diye sormadan edemiyor.

Hani bir söz vardır; “Can çıkar, huy çıkmaz” diye… İşte tam da bu sözün vücut bulmuş hali gibi dolaşan biri var aramızda. Yüzünüze gülen, sırtınızı sıvazlayan, hatta yanınızdayken en samimi cümleleri kuran; fakat siz arkanızı döndüğünüz anda bambaşka bir kimliğe bürünen bir insan… Dedikodunun en koyusunu yapan, iftirayı sıradanlaştıran, ama iş yüz yüze gelmeye gelince el etek öpmekten geri durmayan bir anlayış sahibi kişiliği oturmamış bir şahıs.

Daha da vahimi, bu iki yüzlülüğü örtmek için kutsal değerleri kalkan yaparak hacılığı üzerine konuşan… Ortalıkta “Ben hacıyım” diyerek, inancını bir güven aracı gibi sunan, hatta bunun üzerine yemin ederek insanları inandırmaya çalışan; fakat aynı zamanda o inancı temsil etmesi gereken ahlaki duruştan fersah fersah uzak olan… İşte asıl sorun da burada başlıyor.

İnanç, insanı yüceltir. Ama samimiyetsizlik, o yüceliği yerle bir eder. Eğer bir insanın dili başka, kalbi başka konuşuyorsa; yüzüne güldüğü insanın arkasından konuşmayı alışkanlık haline getirmişse, ne taşıdığı hacılığın ne de yaptığı ibadetin bir anlamı kalır.

Atalarımız boşuna söylememiş: “Eşeğe altın semer vursan da, eşek yine eşektir.” Mesele dış görünüş, unvan ya da sıfat değildir. Mesele, insanın özünde ne taşıdığıdır. Altın semerle süslenen bir eşek nasıl ki değişmezse, karakteri sorunlu olan bir insan da şekil değiştirerek dürüst olamaz.

Basın camiası güven üzerine kurulur. Kalem, doğruluk için oynar; söz, hakikat için söylenir. Bu mesleğin içinde yer alan herkesin de önce kendisine, sonra çevresine karşı samimi olması gerekir. Çünkü güven bir kez sarsıldı mı, geriye ne itibar kalır ne de saygınlık.

Velhasıl, mesele hacı olmak değil, insan olabilmekte… Mesele sözle değil, özle doğru olabilmekte. Gerisi ise sadece bir görüntüden ibaret. Hoşçakalın..

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER