Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir YILMAZ

Birilerinde torbayı turplarla doldurma telaşı varken Erdoğan yeniden kazanır mı?

Yeniden tartışılmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçim sonuçlarının ne olacağı, kimim muhalefetin başkan adayı, kimin milletvekili adayı olacağının Kürtçe, ‘hedi hedi’, Türkçe ‘yavaş yavaş’ tartışıldığı şu günlerde, şöyle bir etrafınıza baktığınız da türkücülerin, çantacıların ‘Acaba nasıl ederimde yeniden vekil olur, kapağı başkente atarım’ derken bunlarla birlikte onlar gibi birlerinin de torbayı doldurma telaşı içinde olduğunu görmek mümkün.
‘Bu durum en çokta başta bir çok Ardahanlı hemşerimin de yaşamlarını idame ettiği ve onlarcasının siyaset yaptığı Esenyurt’ta olmak üzere batı kentlerinde iktidar partisi AK Parti ile Ermeni ve Kürt düşmanı Arif Kocabıyık’a rozet takması gibi her gün yeni bir pot kıran CHP’de yaşanıyor..’ desek kimse yalandan çıkıp, ‘Bizi yıpratıyorlar’ demesin..
Evet, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere iktidarın omurgasını oluşturanların yeniden aday olmama ve seçilememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı şu günlerde başta Esenyur’ta olmak üzere batı kentlerinde siyaset yaparak, ticaretini büyüten birçoğunda da ayrı bir diğer panik var.
Bu iş ele 2 kez yetmedi, 3. kez ATSO’ya  yeniden aday olma ve kazanma telaşı hiç değil, müdiresi bir kadın ve ana olan Ardahan İl Doğa Koruma Müdürlüğünün hemen arkasında, betonların konut olduğu Kura yatağında bir kış boyu aç gezip, ölen ana At’ın yetim kalan Tay’ı hiç değil, benim geçemediğim, Abdullah Gül gibi evi orada olan Erdoğan’ın da son iki yerel seçimde geçemediği Üsküdar’ı geçtiği söylenen At ise hiç değil, o bildik Atasözüne uydurulan ‘At kaçtı, torba düştü’ durumu yaşanmadan yani fırsat varken patlayacak dereceye gelen göbekleri dolduran rantların elden gitmesinin yarattığı korku paniğidir.
Çünkü yarım, yamalak denen ve Türk usulü Cumhurbaşkanlığıyla kalan başkanlıktan sonra seçilemeyip, ‘Emekli bürokratların ziyaret ettiği ama emekli yada eskiler denmeyen dernek’ kuran Saffet Kaya gibi önceden tadını aldıkları vekilliği kafasına koyan bizim türkücü de o hesapları yapanların arasında..

Ve birçoğumuzun, ‘Yetmezse de Evet’ dediğimiz Anayasa değişiklikleri ile başta kendisini olmak üzere samimi AK Partilileri ve şu bizim Kılıç misali AK Partili geçinip, rantı götürenleri zora sokan Erdoğan’ın da yakından takip ettiği kamuoyu yoklamaları kendisinin adı ve AK Parti sırtından malı götürenleri kara kara düşündürürken adım, adım yaklaşan seçimler öncesi yaşanan bu durumun hiçte kılavuz istemediğini görmekteler.


Ve bu acıklı durum bazılarını bir hayli paniklendirmiş durumda.
Bunun nedeni ise; Daha dün CHP’lilerin villasında dolaşanların bugün AK Partili Belediyeler de başkan ve başkan yardımcılığına kadar gelenlerin birden beklemedikleri makamlara gelmelerini verdiği rant sarhoşluğundan uyanıp, bir daha tam iktidar olamama ve yaklaşan genel ve yerel seçimlerde yeniden seçilememe paniği ve telaşıdır.
Çünkü onlarda biliyor ki; Parlamenter sistem kalsaydı, %45 kemik oyu olan ve yeniden iktidar olma şansı olan AK Parti ve onu kuran Erdoğan’ın adının gölgesinde, sırtında rant götürme devam edecekti.
Ama şimdi yani ilk seçimde içine helwacıların dolduğu söylenen ve her an bölünüp, ikiye ayrılacağı söylenen DEM’in de desteğini alma hesapları yapan Erdoğan kendisini kurtarsa da, mecliste istediğini almayı zora sokmuştur.
Bu nedenle; Başta Ardahanlı hemşirelerimin çok olduğunu belirtip, o kotadan kendisine makam, mevki ve rüyalarında göremeyecekleri başkanlık, meclis üyeliği, başkan yardımcılıkları alanların da içinde olduğu bir çok kişinin su almaya başlayan gemiyi terk etmeden önce ‘Ne kaparsak’ anlayışı ile rant derdine düştükleri ve bu durum 23 yıl önce okyanusa açılan ancak artık su almaya başladığı ileri sürülen geminin kaptanını daha da zora sokmuş haldedir.
Birilerinde, ‘Torbayı Doldurma Telaşı Varken Erdoğan Kazanır mı?’ sorusunu da sorduran bu sorunun cevabını ben değil, benden beter bir hayli yorulan, yıpratılan Erdoğan’ın kendisi ve Erdoğan’sız ANAP gibi tarih olacağı söylenen AK Partinin gölgesinde göbek büyüyen, TOG değil, elin yabancı 4×4’leri yanı sıra bir yetmez iki, 3’tane çocuğunu yetmez gelinleri devlette işe koyanların yanın da yeni bir skandalla sallanan ve bizim türkücü gibi Yat’ta görüntüleri sanala düşen üst yöneticileri vermelidir..’ diye düşünüyorum.
Zaten, 23 yıldır ‘Hep bana rap bana’ diyen bir değik 11 maaş zihniyetle idare edilen yönetim anlayışı değil mi ki; tüm yükü Erdoğan’ın ismine, sırtına yükleyenler.. Ve karşı tarafında Atatürk adını, heykelini, fotosunu maske yapmaları..
Yani Erdoğan’ın isminin olmadığı bir AK Partinin kazanmasının mümkün olmadığını bilen seçmen Erdoğan’a değil, bugün torbayı doldurma telaşı içinde olanlara kızmıyor mu?
Bilmem ama benim gördüğüm şu ki; Biz emeklilere değil, Somali’ye aylık 2,5milyon doları aşmayacak şekilde 30 milyon dolar hibe eden şu çok zengin ülkemde yaklaşan seçimim yarattığı puslu havada AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın derdi yeniden seçimi kazanıp, tam başkan olmakken, Eroğan’ın partisi ve DSP gibi tek adamın olduğu partilerin bu parti ile ittifak kurmanın sayesinde milletvekili olmaları, kızını TBMM’sinde mecliste işe koyduran BBP Genel Başkanı gibi  birilerinin derdi de bu puslu havada zaten dolup, taşan torbalarını daha da doldurma telaşı içinde olduklarıdır..
Benim gördüğüm bu..

MHP gibi sürecin hatırına Demirtaşları, Ahmetleri unutup, iktidara destek verdiğiyle eleştirilen DEM ile CHP’nin haline bakıp, ‘Peki kime, hangi partiye’ diyen sizi bilmem..

bile..

Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Yazar Fakir Yılmaz, bu metinde Türkiye’nin güncel siyasi atmosferini ve yaklaşan seçimler öncesinde iktidar kanadındaki çıkar ilişkilerini eleştirel bir dille ele almaktadır. Özellikle AK Parti içerisindeki bazı isimlerin halkın sorunlarından ziyade kendi servetlerini artırma ve makamlarını koruma telaşına düştüklerini savunmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi geleceğinin, etrafındaki bu rant odaklı yapı ve fırsatçı bürokratlar nedeniyle tehlikeye girdiği vurgulanmaktadır. Metinde, muhalefetin hatalarına da değinilerek siyasetin halk nezdindeki güven kaybı ve ekonomik adaletsizlikler üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yapılmaktadır. Sonuç olarak yazar, devlet imkanlarını şahsi ikbaline alet edenlerin yarattığı bu panik havasının seçim sonuçları üzerindeki belirleyici etkisine dikkat çekmektedir.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER