Amerika ve İsrail’in saldırdığı komşu ülke İran’ın Mellat Bankasının faaliyet lisansını iptal edip, 2018’den bu yana bazı ABD menşeli ürünlere uygulanan ek gümrük vergilerini kaldırdıktan sonra Amerika’ya giden AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Kürsünde ‘İsrail’ başlıklı yaptığı konuşmanın havuz denen medyanın yani sıra sözde muhalif gazete ve medya tarafından manşetlere çekileceğinden ben de bu ziyaretin ara satırlarına bakacağım.

Çünkü, feto ölmeden önce sık sık adına ‘Okyanus ötesi’ denen Amerika’da bulunan Erdoğan’ın Fox News televizyonuna verdiği röportajda Hamas’ı bir terör örgütü olarak görmediğini” ifade edip, ‘Hamas’ı bir direniş örgütü olarak görüyorum” derken, dostu Trump’ın göreve geldiğinde Rusya-Ukrayna savaşını bitireceği sözünü verdiğini belirtip, “Bitti mi? Hala devam ediyor. Aynı şekilde ‘Gazze savaşını ben bitiririm’ dedi. Bitti mi? Hayır” diyerek dostu Trump’a sitem ettiğini manşetlere çekeceğini düşündüğüm havuz ve sözde muhalif basının bu konuda verilen cevaplarını es geçeceğinden düşünürken, önüme bir haber düşüyordu.
Ve önce ‘Dünya 5’ten büyüktür’ sözünü bu kez tekrarlamadığını da gördüğüm ve Trump’un ‘Erdoğan benim dostum. Sert bir adam ama yine de onu seviyorum.’ diyerek moral verdiği Erdoğan’dan sonra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya konuk eden aynı tv kanalı, Fox News televizyonun haberini okurken, Amerikalı bakanın “Türkiye dahil diğer tüm diğer ülkeler bize müdahil olmamız için yalvarıyorlar. Müdahil olmamızı istiyorlar” dediği iddia ediliyordu.
Erdoğan’ın röportajının tamamını dinlemediğini vurgulayan Amerikaları Bakan Rubio’un, Erdoğan’ın bu sözleri ardından iki konu hakkında da yorum yapabileceğini belirtip, Trump’un dostu olan cumhurbaşkanımıza yönelik, ‘Rusya-Ukrayna konusunda “Trump’un herkesten daha fazla zaman ve enerji harcadığını” belirtip, “Türkiye dahil diğer tüm diğer ülkeler bize müdahil olmamız için yalvarıyorlar. Müdahil olmamızı istiyorlar” dediğinin ne anlama geldiğini ve başta İletişim Başkanlığı olmak üzere Hakan Fidan’lı Dişişleri, bakanlığımızın bu, ‘ukalaca’ denilecek sözlere cevap verip, vermeyeceğini düşünüyordum.
ABD Dışişleri Bakanının, “İnsanlar söylemek istediklerini söylüyor ama günün sonunda bir şey yapılmasını istediklerinde Beyaz Saray’a gelmek istiyorlar” diye devam eden saygısızlığı karşısında ülke olarak nasıl bir cevap verileceğini merak eden bir vatandaş, bir gazeteci olarak umutsuz olsam da ‘Dünyanın cendermesi’ dediğim aynı Amerika’nın ‘Katil’ dediğimiz İsrail’le birlikte önce Irak’a, ardından Suriye şimdide İran’a saldırmasını ve BOP denen proje ile bölgeyi dizayn etmesine karşı koymayıp, İran’ın bankasını kapatıp, Amerika’ya uyguladığımız ambargoları kaldırmamızın da ABD’yi tatmin etmediği gibi fayda vermediğini de anlıyordum.


