Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fakir Yılmaz

Faruk Demir Newroz’da özgürlük ateşinde mi yanacak yoksa Ergenekon demiriyle mi dövülecek?!

Bahçeli’nin Ankara’da yapılan MHP Büyük Kurultayı’nda Aliyev ve Putin’i kıskandıran bir oranla yani partisinin tüm delegelerini oluşturan 1295 delegenin oyunun tamamını alarak 11. kez MHP Genel Başkanlığına seçildikten sonra yaptığı konuşması kurultaydan daha çok konuşulmaya başlandı.
Çünkü partisi ve partisinin bundan sonraki olan ve projelerinden, ülkenin içinde olduğu ekonomik sıkıntılardan çok bir başka partinin lideri olan Erdoğan’a seslenmiş.
Evet, yanlış duymadınız Bahçeli 11. kez seçildiği partisinin büyük kurultayında AK partililerin bile demediği arzu ve istekle “Bu benim için bir final, bu benim son seçimim” diyen Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Ayrılamazsın, Türk milletini yalnız bırakamazsın. Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri olarak sizi görmek istiyoruz” diye seslenmiş.
Dün, yani cumhur ittifakına dahil olmadan önce demediğini bırakmadığı Erdoğan’a dostluktan öte canı gönülden bir sevgiyle seslenirken aynı günler öncesinde bir çağrıda ‘Ardahan’dan, Edirne’ye denilen Ardahan gibi diğer serhat kentin, Edirne cezaevinden geliyordu.
Araştırmacı Murat Karan’ın eşi Demirtaş’ı aday göstermeyen DEM Partisinin çizgisinden çıktığını ileri sürdüğü Selahattin Demirtaş’ın ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dediği Erdoğan’a Edirne cezaevinde ‘sayın’ diyerek seslenip, “Kürt Sorununda Çözüm ve Barış Konferansı’na” 16 Mart’ta gönderdiği mesajında, ‘Kürt sorununun çözümünde birinci muhatabın Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Öcalan olduğunu öne sürerek seçim öncesi başka bir tartışmayı başlattı.
Ve hemen bu açıklamanın ardından Ardahan’daki bazıları gibi ‘Hewal’ olmadığı halde ne alakaysa Diyarbakır’da milletvekili adayı gösterilip, DEM Milletvekili edilen bir zamanlarda rahmetli Özal’ın gözdesi olan Cengiz Çandar aynı konferansta “Boş hayaller kurmayalım” demiş.
Bizde, ‘Son dönemim’ diyen Erdoğan’ın artık alışıla gelmiş bu yöndeki açıklamasına, ‘AK Partililer sessizken Bahçeli senin bu sevgin niye?’, diye sormadan DEM’i yan eski adlarıyla HEP’in yerini sırasıyla ÖZEP, ÖZDEP, DEP, HADEP, DEHAP, ÖTP, DTP ve BDP’ler de partili olmayan ve adı gündeme gelince sol cenahça ‘Memlekete uzak, CIA’ya yakın’ şeklinde adı tartışmalı olan CengizÇandar’ın Demirtaş’ın bu açıklaması ardından “Boş hayaller kurmayalım” demesi de başta Ardahan’daki gibi birçok yerde ulusalcı CHP ile arka kapılarda dolandıkları ileri sürülen Hewal mı, Helvacılar mı diye merak edilen olmak üzere dikkat etmesi gereken diğer bir tartışma konusu olsa da ben bunun altında yatanın örgüt değil, parti olması gerektiğine mücadele verilen DEM’e sızmışlar olarak algılıyorum.
Çünkü Cengiz Çandar gibilerine benim gibi sıcak bakmayanların başında gelenler arasında Demirtaş ve Demirtaş gibi şu an hapiste olanlar, yerlerine kayyum atananlar ve yurt dışındakiler de gelmekte.
Neyse 2007 seçimlerinde Erzurum Mitinginden asılmaması için hazırlanan kararnameye imza attığını unutup, Erdoğan’a “Öcalan’ı niye asmıyorsun? Asacak ipin mi yok?.. Al sana ip!” deyip eline aldığı urganı meydana atan bugünkü Erdoğan sevdalısı Devlet Bahçeli ile partinin örgüt değil, parti olmasını isteyen Demirtaş’ın ‘Çözüm iki sayındadır’ demesini ve Demirtaş’ın bu önemli çağrısına ‘boş hayaller’ diyerek adeta çürüten ama sol cenahta ‘Memlekete uzak, CIA’ya yakın’ yetmedi ‘Her devrin adamı’ diye suçlanan Çandar’ı kenara bırakacak olursak önümüze Newroz mu, Nevruz mu diye tartışılan bahar bayramı çıkıyor.
Nevruz değil, ‘Newroz’ olarak yazılması özgürlüğünde mahkeme kararıyla payı olan bir gazeteci olarak çok önem verdiğim bugünün HDP’lilerin oyunu alarak 20 yıl sonra da olsa belediyeyi kazanan CHP’nin yerelde iktidar olduğu Ardahan’da da kutlanıp, kutlanmayacağı sormak için bu yöndeki düşüncelerimi aktarmaya çalışırken bugün yine arka kapılarda DEM’le demlenmeye çalışan türkücü başkanın 5 yıldır belediye başkanlığı yaptığı Ardahan’da ne Newrozla ilgili ne de Kürt sorunuyla ilgili bir demeci, etkinliğinin olmadığını da hatırlıyordum.
Halbuki bu soruyu 18 Nisan 2013 yılında benim imzamla ‘Devir Değişti’ 7 sütun harflerle ulusal gazetelerde manşete çekilen o manşetimizi attığımızda ‘Yerelden Ulusala, Mahalli Basın Lideri’ ilkesi ile gazeteciliğimizi ortaya koymuş bir gazeteci olarak bugün ulusalcılarla arka kapılarda hareket eden hewallere yada helvacılara sormak gerek..
Evet, Nevruz’a, ‘Newroz’ dediğimi ve manşet yaptığımız için Kuzey Doğu Anadolu Gazetemiz 2013 yılında polis tarafından toplatılmış ve bu yönde verdiğimiz mücadelemiz dolayısıyla hakkımızda açılan onca davalardan biri daha açılmıştı.
Ve Nevruz’u, ‘Newroz’ diye yazdığımız için o dönem hakkımızda açılan davanın 7 yıl sonra da olsa bizim haklı olduğumuzu ve Nevruz’un sadece Nevruz değil, Newroz’da olarakta yazılabileceğini ortaya koyan mahkeme kararı ile hemen toplatılan gazetelerimizin matbaamıza geri getirilmesi hem de bugün havuza düştü diye söylenen o dönemin Akşam Gazetesinde ‘Dewir Değişti’ manşetiyle gazetecilik ilkemizi ve direnişimizi de ortaya koymuş ve kimin Hewal, kimin Helva olduğunu da gözler önüne hem de mahkeme kararı ile belgelemiştik.
Şimdi bir daha soralım ve ‘Hewal kim, Helvacılar kim?’ diye merak edenleri tüm toplumun gözü önünde yargılayıp, gerekirse Bahçeli’nin salladığı urganı alıp, kim haksızsa Hoçvan’ın, Göle’nin meydanında asalım.
Arka kapılarda helvacılarla demlendiği ileri sürülen ve bir taraftan DEM’liden diğer tarafta kamu kurumlarında oy isteyen, Newroz’a Nevruz deyip, bugüne dek yani 4 yıl boyunca sadece reklam ekibinde bulunan grafikçisine hazırlattığı hazır bir grafikle Newroz’a ’21 Mart Nevruz Bayramı, Baharım Müjdecisi Kutlu Olsun’ demekten öteye geçmeyen CHP’li Faruk Demir şu yaklaşan Newroz’da DEM’lilerle birlikte yakılan ve adına yarın Ardahan’da yakılacak olan ve ‘Özgürlük ateşi’ denen ateşte mi yanacak, pardon atlayacak yoksa oy istediği resmi kurum yetkilileriyle birlikte 21 Mart’ta Ergenekon’un demiriyle mi dövülecek pardon dövecek!’ hep birlikte göreceğiz.
Bekliyoruz..

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER