Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Siz Aktaş’ın nerede olduğunu biliyor musunuz?

Sevap diye ‘Al/Yapıştır/Gönder’ hazır Cuma ve kandil mesajları gibi bizde erkenden ama emek verip hatırladığımız mesajlar ile şimdiden kutladığımız bayram öncesi Ulusal tv TEMPO TV’de, ‘Gönülleri fethedeceğiz’ diyen Fetih Partisi Genel Başkanı Fatih Sinan Yılmaz’ı konuk edeceğimiz özel bir programın hazırlıklar ve ‘Reklam, Mesaj ve Sponsorluklarınızla yerelden ulusala özgür gazetecilik..’ diyerek, ramazan bayramı öncesi okur ve gönüllü destekçilerimizin bayram mesajlarını hazırlama telaşında, gazetelerimizi hazırlarken, Çıldır gazetemizin sesi olduğu bölgede önüme bir haber düşüyordu.

 

Haberin başlığı, ‘Orta Doğu’daki gerilim Aktaş sınır kapısını kilitledi..’ olurken aynı haberin devamında, ‘ Orta Doğu’da tırmanan gerilim, Türkiye’nin Kafkasya’ya açılan sınır kapısı Aktaş’taki yoğunluğu artırdı. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik başlattığı hava saldırıları 15’nci gününe girerken, güvenlik endişesi taşıyan uluslar arası nakliye firmaları rotayı Ardahan’a çevirdi. Türkiye’nin en büyük üçüncü gümrük kapısı olan Çıldır Aktaş Sınır Kapısı, tarihinin en yoğun günlerinden birini yaşıyor.’  idi.
Bir daha okumanızı istediğim bu haberi okurken yıllardır ve her seçimde, ‘Kurulacak’ denilen ama hâlâ ortada olmayan Sınır Ticaret Merkezi, bir STM olmadığından aynı haberin satırları içinde ‘ticaret’ diye bir satırın olmadığını yani bir konsolosluğun, bir gümrük müdürlüğü, yol boyunca bir lokantası, lastikçisi, su satan büfesi olmayan bu gümrük kapısın da yaşanan tır hareketinde başta bölge insanı olmak üzere ‘yöre ticaretine şu kadar katkı oldu, bu kadar para kazanıldı’ satırları yoktu.


Çünkü, türkücü başkanın yediği balıkların parasını vermediği için zorda kalan tek göl kenarı lokantalı Çıldır Gölünün yanı başında her gün gelip, geçen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolundaki her gün gelip, geçen trenlerin bir istasyon, bir antrepo olmadığı için bölge ekonomisine hiç bir katkı sunmadığı gibi İran’a yapılan saldırı dolayısıyla güneydeki gümrükleri kullanmayıp, kuzeydeki Aktaş’a, Posof Türkgözü Gümrük kapısına yönelen tırlarda  gelip, geçmekten öte bir işe yaramıyordu.
Evet, açıkça soruyorum ey Ardahan’ı kurtarmaya aday ama bir gün bir fotoğraflarını, bir görüntülerini Ardahan sınırları içinde geçen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun raylarının üzerinde göremediğimiz milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, stk başkanlarımız, vekil adaylarımız, hatta vali, kaymakam, il, ilçe mülkü amiri vali, kaymakamlar ve içinde ticaret, sorunların çözümü konusunda bir kelimeleri olmayan bu tür haberleri yapan gazeteci arkadaşlarımız, ‘Siz, STM’si olmadığından sınır ticaretinin yapılmadığı Çıldır gölünün yanı başında, Ermenistan-Türkiye sınırının dibinde, Çin’den kalkıp, Kafkaslara uzanırken Ardahan toprakları içinden geçen KTB yani Kars Tiflis Bakü Demiryolunun, Aktaş Gümrük Kapısının nerede olduğunu biliyor musunuz?’
Sanmıyorum, çünkü seçimden seçime ellerine aldıkları içi boş ve kalacakları otelde giyecekleri pijamaları olan çantalarla temsil etmek için gelmeye çalışırlarken, ‘Ardahan’da havaalanı var mı?’ diye soranlardan sizde aşağı değil, kazcı, sazcı, iftiracı, lobiciliği, nenelerinin lobiyesi sanan dernekler, federasyonlar, konfederasyonlar gibi her yıl bin kişinin göç ettiği o çok sevdiğiniz Ardahan’ı tanımaz, bilmez ama miras,  mazot, arpa, buğday, tosun desteklerine, ‘Ardahanlıyım ben..’ diyenlersiniz..


Bugün Ardahan’ı kurtarmak için yola çıkanların bu bir zamanlar, yollarında güller açan ve ‘Ardahan’ın yollarında, güller açar bağlarında’ türküsünü söyleten Ardahan’ın yollarının niye böyle bozuk, çamur deryası içinde olduğunu acaba hiç konuşup, yazıp, düşünüyorlar mı?
Ve başta Aktaş’a olmak üzere tüneli açılmayan Posof Türkgözü gümrüğü ile bilinen Ardahan’a gelen, giden yollar gibi bu kentin sağlıkta, ekonomide, eğitimde, sosyal hayatta, niye böyle yoksul, böyle fakir kaldığını akıllarına getiriyorlar mı?
Getiremezler çünkü Ardahan onların aklına seçimden seçime gelir ve aday gösterilip, seçildikleri takdirde ve ya yazdan yaza köye gidip, kuruyan köy çeşmeleri dibinde selfie çekmekle Ardahan’ı kurtarmak gelir ..
Ardahan’ın kaç ilçesinin olduğunu bilmeyenlerin, Ardahan’ın diğer ilçelerini gidip görmeyenlerin, her yıl yüzlerce insanın kişinin daha göç ettiği köylerinin içler acısı halinin nedenini sorup, sorgulamayanların ve seçimden seçime Ardahan sevdalısı olup, bunu da vekil adayı olmakla ortaya koyanların cirit attığı şu günlerde seçmenden bir ricam var..
O ricam da size gelip, oy isteyenlere Tibat köyünün nerede olduğunu, üzerinden Şavşat’a direk bağlanmak istenen yol ile Posof Türkgözü gümrüğünü direk Karadeniz’e bağlama hesapları yapılan Kol köyünün hangi ilçeye bağlı bulunduğunu, göl kenarında olmasına karşın bir restoranı, bir oteli ya da villanın olmadığı, Çıldır Gölünün yanı sıra Çıldır ilçe merkezinin içme suyunu karşılayan bir su kaynağı olan ama değil ilçe belde, nahiye bile edilemeyen Hoçvan’a suyu verilmeyen Ardahan’ın en büyük dağı olan Kısırın dibindeki Meredis köyünün yeni isminin ne olduğunu, Hamaş köyün de kaç kişi kaldığını, 21 köy gibi Kısır dağının boşa akan suyunu içme umuduyla bekleyen Hoçuvan Murka nerede, dünyanın 8. harikası olarak kayıtlara geçmesi gereken Atatürk’ün siluetinin hangi köyde pardon yoksul ve ‘köprü, kanal istemezuk’ diyen CHP’li Damal Belediye meclis üyelerinin, ‘Çocuk kreşi de istemezuk’ dediği Damal’ın hangi mahallesin de ve ne zaman hangi saatlerde ortaya çıktığını, Alevi mi Suni mi diye tartışılan Şekke köyünün Göle’ye mi, Posof’a mı bağlı olduğunu sormalılar..

Sormalılar ki; Bunların daha Aktaş’ın nerede olduğunu,  Göle, Damal, Hanak, Posof, Çıldır ilçeleri olan 227 köyü, 39 mahallesi, bir beldesi olan, yağan her kardan, esen tipiden kapanan şehirler arası yolları dolayısıyla her yıl yüzlerce hayvanının buzağı atmadan, şaptan telef olmasından sorumlu ve kale diye define arandığı söylenen Göle TİGEM’den sorumlu tarım bakanının gelemediği, bir türlü açılamayan kalp anjiyo merkezini açacak mı diye merak ettiğimiz sağlık bakanının geleceği söylenen, başta köy, yayla kent yolları olmak üzere onca sorunun yaşandığı ve çözüm beklediği, vita tenekelerinde satılan Kafkas arısının balına yapışıp, BAL’dan değil, parasızlıktan 3. lige çıkamayan futbol takımının, Ağrılı başkana bırakıldığı, bir türkücünün sazlı festival, şenliklerin yapılacağı söylenen Ağustos böceği gibi saz çaldığı, lise konumunda olduğu söylenen, bodrumu ile tartışılan üniversitesinin öğrencilerinin dolmuş parası bulamadığı Ardahan’ın sorunlarını bilmediklerini ortaya çıksın..


Ve be bu yazımı yazarken yukarıdaki haber gibi onca haberlerin arasında havuz ve okyanus medya aracılığı ile Afrika, Ortadoğu, Irak, Libya, Lübnan ve Suriye’den sonra İran’a açtığı savaşı normal ve haklı olarak gösteren Gazze’den sonra Suriye Şam’a kadar geldiği gibi şimdide Lübnan’a giren İsrail ortağı Amerika’nın okul, hastane, cami demeden yağdırdığı bombaların yarattığı yeni katliamları da vardı. Ha unutmadan yerelde ise sağlık bakanının Ardahan’da olacağını da haber alıyor, Göle Federasyonunun seçim sonucunu dernek başkanları değil, içi boş diasporanın ve sözde toplum liderleri denenlerin yönlendirmesine inanmayan ve elinin tersi ile geri iten delegasyonunun belirlediği haberi de vardı.
Şimdi siz bu yazıyı okuyup, kendi yorumunuzu yaparken bende, muhalefetin nerde olduğu sorulan, bu nedenle yeni partilerin kurulduğu ve bu partiler arasında bulunan, çok hızlı bir şekilde ciddi bir kadro ile kuruluşunu tamamlayan Fetih Partisi Genel Başkanı Fatih Sina Yılmaz ile meslektaşım Baki Özışık’ın saat: 15.00’da konuklarımız olacağı, ulusal tv TEMPO TV’de canlı olarak yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı yayınımıza Hazırlanayayım..

Yani Ardahan’da bulunan ama ithalatın, ihracatın, ticaretin Aktaş ve Posof Gümrük Kapıları ile Ardahan sınırları içinde geçtiği Ardahanlılarca bilinmeyen ve üzerinde bir istasyon, bir Antrepo olmadığından trenlerin durmadığı ama birilerinin ‘iş yaptığımız sanılsın, torbamız dolsun’ diyerek ‘Doğu ekspresi gelsin’ dediği sanal ve kıytırıktan kampanyalardan da haber alamayan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunda gelip, geçen tır ve trenler gibi hızla değişen gündem arasında gelip, geçen haberleri ve gündemi takip etmeye devam edeyim..

Evet.. bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Yazar, Orta Doğu’daki gerginlikler nedeniyle Aktaş Sınır Kapısı’nda artan tır trafiğine dikkat çekerek bölgenin bu yoğunluktan ekonomik olarak faydalanamamasını eleştirmektedir. Ardahan’ın ulaşım hatları üzerinde stratejik bir konumda bulunmasına rağmen, Sınır Ticaret Merkezi ve demir yolu durakları gibi temel altyapıların eksikliği nedeniyle yerel ticaretin gelişmediği vurgulanmaktadır. Siyasetçilerin ve yerel yöneticilerin şehrin gerçek sorunlarından kopuk olduğunu savunan metin, bölgenin yoksulluk ve göç gibi kronik problemlerine çözüm üretilmemesini sert bir dille eleştirmektedir. Gazeteci, halkın adaylara memleketin coğrafyası ve ihtiyaçları hakkında hesap sorması gerektiğini belirterek yerel dinamiklerin ihmal edildiğine işaret etmektedir. Son olarak, ulusal ve uluslar arası gelişmelerin gölgesinde kalan Ardahan’ın sahipsizliği, somut eksiklikler ve yetersiz hizmetler üzerinden bir yerel sitem olarak sunulmaktadır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER