Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Sevinç Akçetin

Söz Var, Yer Yok:

Modern İlişkilerin Sessiz Çıkmazı
“Çok seviyorum.”
“Gelecek planım var.”
“Evlilik istiyorum.”
Ama ne zaman buluşulacak, ne zaman konuşulacak, ne zaman hayat paylaşılacak…
O zaman hep bir iş çıkar.
Bir aile meselesi.
Bir yorgunluk.
Bir yoğunluk.
Bu cümleleri kuran erkeklerin ortak bir özelliği var:
Sözleri ilişkiyi büyütürken, davranışları ilişkiyi küçültür.
Modern ilişkilerin en kafa karıştıran modeliyle karşı karşıyayız:
Duygusal olarak var, pratikte yok.
Peki bu adam ne istiyor?
Bu erkek çoğu zaman kötü niyetli değil.
Ama net de değil.
İstediği şey şudur:
– Hayatının düzeni bozulmasın.
– Konfor alanı daralmasın.
– Ama sevildiğini, beklendiğini, özlendiğini de kaybetmesin.
Yani ilişki var, ama öncelik yok.
Bağ var, ama sorumluluk yok.
Gelecek hayali var, ama bugün yok.
Ve burada en büyük çelişki başlar:
Kadın ilişkiyi yaşamak ister,
erkek ilişkiyi yönetmek.
“Ailesi, işi, sorumlulukları var” savunması.
Evet, var.
Ama şunu netleştirelim:
Bir erkeğin hayatında ailesi ve işi varken, bir kadına yer açamaması,
zaman yokluğundan değil, öncelik yokluğundandır.
İsteyen erkek zamanı yaratır.
İstemeyen erkek bahaneyi.
Kadın bu tabloda ne yapıyor?
Kadın genelde şuraya düşüyor:
“Biraz daha sabredeyim.”
“Şu dönemi atlatsın.”
“Beni sevdiğini söylüyor sonuçta.”
Ama burada kritik bir hata var:
Kadın, sözleri delil, erkek ise davranışları sınır olarak kullanıyor.
İlişkiyi iyileştiren değil, iyileştirmesi gereken taraf.
Bu noktada çözüm, adamı değiştirmeye çalışmak değil.
Çözüm, ilişkinin tanımını netleştirmek.
Çünkü netlik, ilişkileri bitirmez.
Netlik, zaten olmayanı görünür kılar.
Okuyan için çözüm pusulası:
Bu tür bir ilişkideysen kendine şu 3 soruyu sor:
1. Bu ilişki beni genişletiyor mu, küçültüyor mu?
Kendini daha mı güçlü hissediyorsun, daha mı beklemede?
2. Benim isteklerim “anlaşılıyor” mu, yoksa “erteleniyor” mu?
Anlaşılmak, hemen yapılması değildir.
Ama sürekli ertelenmek, cevaptır.
3. Onun hayatına mı sığıyorum, yoksa birlikte bir hayat mı kuruluyor?
Ve en önemlisi:
Söz değil, yer iste.
Bir ilişkide talep edilmesi gereken şey sevgi sözü değil,
hayatta yerdir.
Net bir cümle bazen her şeyi çözer:
“Söylediklerinle yaptıkların arasında fark var.
Ben sevildiğimi duymak değil, hayatında yer almak istiyorum.”
Bu cümleden sonra gelen tepki,
ilişkinin gerçek niyetini zaten açığa çıkarır.
Unutma!
Sevgi, boşluklara sığmaz.
Sevgi, takvimde yer ister.
Hayatta yer ister.
Öncelik ister.
Söz veren çoktur.
Yer açan az.

Sevgiyle kalın…

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER