Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

23 Milyonu olanı, Kayabaşını alanlar..

Bugünkü yazıma başlamadan önce başta, ‘Kent Uzlaşısı’ hatırına kendisini 2 dönem belediye başkanı olmasına katkı sunanların, helvacıların yolcu edildiği DEM’in kongresine gelmeyen, yerine birini kongreye göndermeyen türkücünün Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, resmî kısaltmasıyla DEM Partinin yeni İl Başkanını arayıp, kutladığını ve günün dikkat çeken diğer bol operasyonlu ulusal bir, iki önemli haberinde kısa özetler vermeye hazırlanırken, Kayyumlu Genel Başkanlı CHP’de de parti içi operasyonların devam ettiğini de görüyordum.

Özgür Özel gibi Eczacı olan Ardahan İl Başkanı Yunus Dündar’ın kendisi gibi Ardahanlı olan benim, ‘Erdoğan’nın bahsettiği turplar onlar olabiliriler mi?’ diye sorup, alenen yazıp, manşetleriyim Ağ saçlı ile doktoru unutup, partisinin içinde ki Ardahanlı turpları geçte olsa kamuoyuna işaret edip, tepki gösterdiği Kayyum Genel Başkanlı CHP’de de yeni operasyon haberleri havuz medya ajanslarınca duyuruluyordu.

Ve, ‘Disipline sevk edilen Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır’ın grup başkanvekillikleri düştü. İki ismin unvanları TBMM’nin resmi internet sitesinden kaldırılırken, Günaydın kararı “hukuksuz” olarak nitelendirdi. CHP’de grup başkanvekillikleri için yeni atamaların gündeme gelebileceği belirtilirken, Kılıçdaroğlu’nun makam odalarının boşaltılmasını istediği iddia edildi.’ şeklindeki son dakika haberi bir kenara bırakıp, diğer iki habere geçiyordum ki; Dikkat çekici yeni haber daha gündeme düşüyordu.

O haberde de, ‘Türk siyasi tarihinin en büyük sırlarından biri olan ve üzerinden yıllar geçmesine rağmen tartışılmaya devam eden Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindekilerin ölümüne ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma, yetkisizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.’ diyodu

Bu başlığı haberi görünce başta yok denecek dereceye indiğinden sevindiğimiz siyasilere yönelikler olmak üzere işlenen ve adına ‘failli meçhul’ denen cinayetlerin azaldığını bildiğim bu ülkede onca acının sonucu faili olduğu söylenen ve  oğlu, Cemil Kırbayır’ın kemiklerini görmeden hayat göz yuman Göleli Berfo ananı da olduğu Cumartesi annelerinin sorduğu 17 bin olayın akıbetinin son durumu da aklıma takılıyordu.

Ve, ‘Beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozduğu ve haksız fiyat artışlarına yol açtığı değerlendirilen kişi ve şirketlere yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi.’ başlıklı bende haberi alıp, www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı haber sitemize, ‘PAHALI TAVUK SATANLARA KAYYUM ATANDI! Belediyelere yetmedi bebeklere bile kayyum atandığı ülkede aralarına Ardahan’da ki beyaz et satıcılarının da olduğu tavuk sektörüne de kayyum atandı..’ başlığı ile okuruma duyuruyordum.

Bu haberin hemen ardından bu kez benimde şu an bulunduğum, İstanbul merkezli 11 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 44 şüpheli gözaltına alındı. Bir o kadarı da tutuklandı, türkücü pardon sanatçı Kenan Doğulu’ya da ev hapsi ‘ haberine bakıyor ve ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde “Kökünü kazıyacağız” diyerek yasa dışı bahisle mücadelede kararlılık mesajı vermişti.’ satılarının da ‘Kontrol Erdoğan’da’ dercesine bu habere eklendiğini okuyordum.

İçişleri Bakanı değil, Adalet bakanının duyurduğu ülkedeki operasyonların ardı, arkasının kesilmediği şu günlerde geri dönüp, kendi yerel haberlerime bakıyor ve onca belediyeye yönelik operasyonlarına olduğu ülkede aralarında benim de olduğu onca ihbar nitelikte ki ağır suçlamalarla karşı karşıya kalan türkücülerin yanında, en çok vergi verenler sıralamasına girmeleri gereken vergi levhası bile olmayanların aynı suçlamalarla karşı karşıya olan bu belediyelerin sattığı arsalar ilanız, ihalesiz çökerken bunların bir anda ortaya çıkardıkları onca devasa paraları nasıl olup, şu dijital sistemden kaçırıp, yastık altında sakladıklarını merak ediyordum.

Ve sadece bunlar mı? Tabi ki değil..

Bu kentin vilayet olması, gümrük kapılarının yanında üniversite açılması kısacası gelişmesi için mücadele edenlerin bankalarda kerdiler kırıp, gittikleri Ankaralarda çaba gösterirken, Ardahan’ın vilayet olmasıyla ahır ve harabeleri milyon eden ama başta Serhat Ardahanspor’a olmak üzere kentin kalkınmasına ortada olmayan sözde iş insanı, mal, mülk sahibi olanları ve şu geride kalan kurban bayramında topladıkları tosunları satıp, kenara çekilenleri de hatırlıyordum.

Halbuki, bu ülkede verginin eşit toplanamadığı, iktidara yakın müteahhitlerin vergi borçlarının niye af edildiğini söyleyenlerin başını çekenlerin, onca paracıkları kazanmalarına karşın bu vergi listelerinde adlarını görmediğimiz bunların olduğu da diğer bir gerçek..

Evet, son olarak yapığım iki haberim olan ‘Çarıklı Milyoner filmine konu olan milyonluk satışlar devam ediyor! Göle Eski Meydan 21 değil, 23 Milyona, yeni Meydanın önünün deki 6 dönümlük arsa 6 milyona satıldı..’ başlıklı haberimin yanında, ‘AK PARTİLİ OLUNCA YAYLA DA VİLLA YAPILIR?’, ‘HEN KORUYUCU, HEM KOYUNCU’ şeklinde ki onca haberimin yanında bu köşede 16 maddiler ile savcıları göreve çağırdığım, ‘ARDAHAN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA ŞİKAYET ve İHBARIMDIR..’ başlıklı şikayet, ihbar, iddialarımın yanında, ‘MECLİS ÜYESİNİN GELİNİNİ MÜDÜR YAPAN TÜRKÜCÜ CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI BUNGALOV OTELİNİN YATAK ÜCRETİ KİMİN İBANINA ÖDENİYOR?’ başlıklı haberimin sonucunu da kendime değil, 2002 yılındaki ilk iktidar kampanyasında Türkiye’deki Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar (3Y) ile mücadele edeceklerini belirtenlere soruyorum..

Ve mücadeleyi 3Y ile vaat edenlerin, ülke içinde ki yastık altında ki altın ve paraların yanında yurt dışında geleceğini umduğu paraları beklerken  içinde mezarlıkların da olduğu Göle belediyesinin arsasını 23 Milyona nakit alanların, bir döneri, bir tavuğu bir değil, 10 kat fiyata satıp, köşe olanları görmez, incelemez, bakmaz, sormaz, sorgulamaz?!.

Ve bir türlü o bol paraları olan o köşeden çıkıp, ‘bu kent, bu ülke nasıl kalkınır?’ demeyenleri niye takip etmez, yazdıklarımızı, yazılanları onca iddia ve suçlamaları ne diye  görmezden gelir?

Tabi, Göle, Posof, Hanak diğer ilçeleri de unutmadan bir örnekte, Ardahan Hallilefendi mahallesi Kayabaşında ki arsaları nakitle topladığı söylenen o karanlık çarıklı milyonerleri de unutmadan..

Bilmem ama bir dönem her gün manşetlere çekilen sınır ötesi operasyonları anlatıldığı bazı mitinglerinde hayat pahalılığına ve sebze-meyve fiyatlarına dikkat çeken vatandaşlara, “Siz bir kurşunun (merminin) ne kadar olduğunu biliyor musunuz?” deyip, iç kale surlarını güçlendirme adına yeni bir süreçle o operasyonlardan vazgeçilmesi ardından kurşun meselesinin de silahların yakılması ile durulduğu bir zamanda o kurşunların delik deşik ettiği ekonomiyi düzeltme adına iç operasyonlara dönenlerin birde, vali ve vekillerin içinde kaldığı asansörü bozuk hastaneyi yapanlara da bakarken, ‘2 hastane yapılacağı söylenen Suriye’nin, Irak’ın olduğu Ortadoğu’ya değil, Ardahan gibi gözden ırak yerlere bakması gerekmez mi? diyerek bugünkü yazımı da bitirelim.

Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Yazar, yerel ve ulusal düzeydeki güncel gelişmeleri politik operasyonlaryolsuzluk iddiaları ve ekonomik adaletsizlikler çerçevesinde eleştirel bir dille ele almaktadır. CHP içerisindeki yönetimsel değişimler, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasındaki yeni hukuki süreçler ve yasa dışı bahis operasyonları gibi önemli olaylar metnin ana eksenini oluşturmaktadır. Özellikle Ardahan ve Göle bölgelerindeki şüpheli taşınmaz satışları ile belediye kaynaklarının kullanımına dair ciddi yerel usulsüzlük iddialarına vurgu yapılmaktadır. Kamu kaynaklarının belirli kesimlere aktarılması ve vergi adaletsizliği gibi sorunlar, yazarın toplumsal adalet arayışıyla dile getirdiği temel şikayetler arasında yer almaktadır. Metin genel olarak, siyasi vaatler ile uygulamadaki çelişkileri sorgulayarak yargı makamlarını ve yetkilileri denetim ve göreve çağırmaktadır. Son olarak, sınır ötesi askeri harcamalar ile halkın içinden geçtiği ekonomik darboğaz arasındaki keskin tezat üzerinde durulmaktadır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER