Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Millet Bahçeleri kimin? Kimler bakıp, işletiyor? 

Bugünkü yazımda aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projesi olan ve hayata geçirildiğinden bu yana gerek doğaya, gerekse betonlar arasında sıkışan halka nefes veren Millet Bahçelerinden bahsedeceğim.

Memleketim Ardahan’da da yapılan ancak başta Kalp Anjiyo Merkezi olmak üzere birçok yatırım gibi bir türlü bitirilmeyen ve şimdiden adeta perişan olan Ardahan Millet Bahçesi gibi başta İstanbul’da olmak üzere bir çok kentte yapılıp, hayata geçirilen Millet Bahçelerinin muhteşemliklerinin yanında görülmeyen bir yüzü de bu bahçelerin yani devasa alanların yetkili olmayan kişilerce ‘komisyon’ adı altında komisyonculukla birileri tarafından el altında pazarlanmasıdır.

Evet, iddia ediyorum ve TOKİ’nin eliyle gerçekleştirilen bu güzel projelere verilen emekler ya siyasi yada ‘benim adamım’ adı altında denenlerce pazarlandığının en açık ve bariz öremeği kapatılması ile tartışmalı hale gelen İstanbul eski havaalanı olan İstanbul Bakırköy Havaalanın da bulunan ve ilgisi, alakası yetkisi olmadıkları iddia edilen 4 kişi tarafından kim yada kimler, hangi resmi kurum tarafından görevlendirilip, oluşturulduğu bilinmeyen, başta stk’lar tarafından olmak üzere kamuoyunda, ‘korsan komisyon’ denelerce pazarlanan İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, Yeşilköy sınırları içinde bulunan Millet Bahçesidir.

Yazının içinde bulunan biri saklı, 3 açık imza ile pazarlandığı görülen bu Millet Bahçesi yani Bir Millet Bahçesi düşünün ki, yapıyorsunuz ama bakımını, sorumluluğunu kimin üstlendiği belli değil..

Normal bir ülkede zaten Millet Bahçesi de dahil tüm yeşil alan düzenlemelerini hükümetler değil, yetkili kurumlarca veya yerel yönetimler olan belediyeler yapar, bakım ve işletmesini de doğal olarak üstlenirler..

Ama bizde öyle işlemiyor süreç..

Buraların yani Millet Bahçelerinin işletilmesi, halka sunulması, etkinlik izni verilmesi konusunda kararı verenin belli olmadığı dikkat çekerken burada gözden kaçırılan, birilerince, birilerine pazarlandığı sanki bir durum var.

Çünkü benim de içinde olduğu stk’ların ve buralarda etkinlik yapmak isteyenlerin gidip, çarptığı kişiler hem işin ehli olmadıkları gibi hem de resmi yetkisi olmayan kişilerdir.

Buna örnek olarak; AK Partili Akdeniz Belediye Başkanının son meclis toplantısında anlattıklarına bakacak olursak; “Millet Bahçesinin sahibi Milli Emlak’ tir, Hazine’ dir. Hazine de malını, ister Akdeniz’e, isterse de Büyükşehir’e kiraya verir, onlar beni tercih etmiş. Ben orada kiracıyım. Bunun önünde yasal olarak hiçbir sorun veya engel yok.”
Akdeniz Belediye Başkanı Gültak’a göre mülkün sahibi Hazinenindir ve Hazine de malını dilediğine verir.. Hazine normal bir ülke bir yana hukukun işlediği Türkiye’ de bile malını dilediğine veremez. İhaleye çıkarır, en iyi koşulları teklif edenle de el sıkışır, yaptırır, pazarlatır, kiraya verir veya kendisi işletir..

Evet, İstanbul’dan Ardahan’a oradan Akdeniz’e ve diğer illere baktığımızda yani gelin görün ki, ülkede ki Millet Bahçelerinde biri olan İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, Yeşilköy sınırları içinde bulunan Millet Bahçesi başta olmak üzere bu halkın ve onu temsil eden resmi kurumların yönetiminde olduğunu sandığımız bu bahçelerde bizim bilmediği ya da birilerinin siyasi ve ya rantsal çıkarları doğrultusunda görmezden geldiği farklı bir durum var..

Evet doğrudur.. Yasal ve kurumsal olarak bakacak olursak; Adı üstünde milletin olan buralar yani ‘Millet Bahçelerinin yeri alanı, sınırları, işletilmesi, satılması, kiraya verilmesi hazineye yada diğer resmi kurumlara aittir’ diye biliriz..

Ve bu alanlar yasal olarak çıkarılan kanun, genelgelerle TOKİ idaresine devir edildiğini ve Şehircilik Bakanlığına yasal sahibi an itibariyle TOKİ yada bir başka resmi kurumdur..

Peki, başta İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, Yeşilköy sınırları içinde bulunan Millet Bahçesi olmak üzere ülke genelinde ki bu bahçeler gerçekten ‘resmi bir kurum tarafından mı işletiliyor?’ yoksa ‘Benim adamım, benim oluşturduğum komisyon tarafından pazarlanır?’

Bilmem ama bir gazeteci, bir stk başkanı olarak benim gördüğüm İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, Yeşilköy sınırları içinde bulunan Millet Bahçesi benim gibi yetkisiz, ilgisizi ve alakasız ama siyasilerin yada ilgisiz kişilerin yönlendirmesi ile olduğu iddia edilen ve el altında, ‘Yap, sat, pazarla’ diyerek oluşturdukları ve adlarına komisyon denen yetkisiz, resmi olmayan kişilerce pazarlandığıdır.

Değilse yukarıda ki 3 isim ve imzanın hangi yetki, hangi resmi kuruma ait olduğuna bakmak yeter artar bile..

Evet, bende soruyorum, ülkedeki tüm Millet Bahçeleri kime ait?, Buraların işletilmesi hangi kuruma ait?

Ve başta, Cimer’e olmak üzere diğer resmi b,r çok kurumlara, siyasilere, bürokratlara başvuran benim bizzat devreye girmemle imzasını ve kendisini saklayan bir siyasi başta olmak üzere 3 stk başkanı, Hatay, Rize ve Bingöl federasyon başkanlarının sanki bu bahçenin yasal sahipleriymiş gibi bir tutum ve tafraya girerek, bunların canlarının istediğine verildiği ileri sürülen İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, Yeşilköy sınırları içinde bulunan Millet Bahçesinin kiralamasına, pazarlanmasına yani burada etkinlik yapılmasına izin verenler kim veya kimler yada hangi kurumlar tarafından izin verilmekte?’ diye tam soracakken memleketim Ardahan’dan gelen son dakika bir haber, bu yönde k onca gazetecinin, stk ve başkanının bu yönde ki şikayetlerine yorumlarına baktığımızda sorup, anlatmak istediğimiz her şeyi anlattığını da okuyordum.

Çünkü bu bahçede bugüne kadar yapılan, yapılacak olanların ne kadar yasal ve stk’ları küstüren, uzaklaştıran bu anlaşılmaz keyfi tutum ve davranışlar yüzünden mevcut iktidarın siyasi getirisine bir şey katmadığını tan tersi zarar verdiğini ortaya koyan, ‘KÜLTÜR EVİ’NİN ‘KORSAN TANITIMINA’ VALİLİK DUR DEDİ!’ başlıklı haberi sizin de okumanızı ve yukarıdan buraya kadar neyi anlatmaya çalıştığımı anlamanızı umuyor, o habere yer verip, bundan sonraki gelişmelere yani ilgili, ilgisiz kişilerin konuya nasıl bakacaklarını ve başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde bugüne kadar yapılan etkinliklerin kim veya kimler tarafından hangi resmi izinle verilip, yaptırıldığına bırakalım..

KÜLTÜR EVİ’NİN ‘KORSAN TANITIMINA’ VALİLİK DUR DEDİ!

Valilikten Sert Yanıt: Yetkisiz Kişilerin Tanıtım Etkinliğini Durdurun..

İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Etkinlik Alanı’nda 22-25 Ocak 2026 tarihleri arasında yapılması planlanan “Ardahan Tanıtım Günleri” etkinliği, Ardahan Valiliği’nin müdahalesiyle durduruldu. Valilik, organizasyonun yasal bir dayanağı olmadığını belirterek ilgili kurumlara resmi yazı gönderdi.

Valilik Kurul Kararı: Etkinlik Uygun Görülmedi

Ardahan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından paylaşılan 15.01.2026 tarihli resmi yazıda, İstanbul Ardahanlılar Kültür Evi’nin gerçekleştirmek istediği tanıtım günlerinin, Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek başkanlığındaki “İl Tanıtım ve Geliştirme Kurulu” tarafından uygun görülmediği açıklandı.

Valilik, 05.01.2026 tarihinde alınan kurul kararını gerekçe göstererek organizasyonun durdurulması için; İstanbul Valiliğine, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne, İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne ve İl Jandarma Komutanlığına resmi yazı yazarak söz konusu etkinliğin durdurulmasını talep etti.

Korsan İzinle Yapılamaz!

Organizasyonu düzenlemek isteyen tarafın sunduğu ve “Millet Bahçesi Etkinlik Alanı Komisyonu” tarafından verildiği iddia edilen tahsis belgesinin, yetkisiz kişilerce hazırlandığını belirten Ardahan Valiliği, resmi bir izin sürecinin işletilmediğini vurguladı. Valilik; ilgili birimlere gönderdiği yazıda, bu tür etkinliklerin koordinasyon ve izin yetkisinin valilik makamında olduğunu hatırlattı.

“Korsan Etkinlik” Uyarısı

Resmi makamlarca onaylanmayan bu girişimin engellenmesi için tüm idari birimler bilgilendirilirken, Ardahan Valiliği devlet ciddiyeti ve kurumlar arası koordinasyonun önemine vurgu yaptı. Valiliğin bu hamlesiyle birlikte, 22-25 Ocak tarihleri arasında İstanbul Ardahan Kültür Evi tarafından yapılacağı duyurulan organizasyonun resmi bir geçerliliğinin kalmadığı bildirildi.

Baran Yılmaz / Anadolu Haber

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER