Türkiye ve Ermenistan arasında yürütülen normalleşme süreçlerinin, bölge ekonomisinin kalbi sayılan Kars, Ardahan ve Iğdır hattında büyük bir canlılık yaratacağını düşünenlerdenim.
Bu süreçte sadece ekonomik veriler değil, kültürel miras da ön planda.
Tarihi İpekyolu’nun simgelerinden biri olan “Anı Köprüsü”nün yeniden inşası, sadece fiziksel bir restorasyon değil, aynı zamanda iki halk arasında geçmişten bugüne taşınan duvarların yıkılması adına bir adım olmasını diliyorum!
Turizm potansiyelini zirveye taşıması beklenen bu köprü, barışın ve diyaloğun en güçlü sembolü olmaya aday.
Sürecin başarıyla hayata geçirilmesinde ise en büyük sorumluluk bölge dinamiklerine düşüyor.
Yerel basın ve TV kanallarının süreci sahiplenici tutumu, sivil toplum kuruluşlarının (STK) ise bu yakınlaşmayı kültürel ve sanatsal etkinliklerle taçlandırması hayati önem arz ediyor.
Zihinlerdeki önyargıları yıkmak ve tarihsel husumeti geride bırakmak ancak halklar arasındaki temasın artmasıyla mümkündür.
Ekonomik kalkınmanın toplumsal barışla el ele yürüdüğü bu yeni dönemde, atılan her adım bölgenin ortak kaderini yeniden yazacaktır.