Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Gündemi kaçırmama telaşıyla yerin de donup, kalmamak..

Bugünkü yazıma başlamaya hazırlandığım bir esnada çalan telefonuma bakıyorum. Gelen numaranın rehberimde olmayan ama gizli olmadığını görünce açıp, ‘Alo’ diyorum.
Bir bayan ve telefonumu bir yakınımda aldığını belirtip, rahatsız edip, etmediğimi bir hayli tereddütlü ama nazikçe soruyor.
‘Hayır. ne rahatsızlığı lütfen rahat olun buyurun..’ diyorum.
Tereddütle aradığı telefonda ki sesimin verdiği güvenle konuşmaya başlayan Çıldırlı kadın, evli ve 3 çocuk annesi olduğunu, midesinin yarı olmayan, bağırdak eşinin sanalda paylaştığı bir fikri ardından aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaretten dolayı hapiste olduğunu belirtirken kendisinin de bir dönem mahalle muhtarlığı yaptığı ve kendisini görsem tanıyacağını söylüyordu.
Adını sorduğum da ve haberimde kullanıp, kullanmayacağını sorduğumda tabi ki’ diyen okula başlayacak olan üç çocuk annesi Esra Kuzey isimli eski muhtarı dinlerken kendi fakir halimi unutup, yutkunuyordum.
Çünkü karşımda ki kadın, eski muhtarın Çıldır Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma yani kısa adı SYDV’den yardıma muhtaç bir durumda olduğunu ve çalışmak için İş-Kur’a başvurduğunu ancak kendisi gibi bir çok insanın bazı siyasilerin ve kamu kurum amirlerinin işaret sonucu elendiklerini anlatıyordu.
Gündemi kaçırmama adına içinde olduğumuz ilk haberi verme telaşı ile kaçırdığımız asıl gündemin yoksul halkın gündemi olduğunu beni yerimde donduran, boğazımı düğümleyen Çıldır’dan gelen telefon konuşmasını bitirdikten sonra geri dönüp, düşünceli bir halde bölge ve ülke siyasilerinin gündemine bakıyordum.
Ve başta son adı ‘çerçeve yasası’ denen süreçte kuyruğunu bağlandığı söylenen atın alanın bir kez daha Üsküdar’ı geçmek için ortaya koyduğu çabalarına bakınca göz göre göre adeta değil alenen gasp edilen İstanbul Üsküdar Belediyesin de yaşananlar karşından donup, kalıyorum.
Yazımı bırakıp, balkona çıkıp sigaramı yakıyor, bir hayli soğumuş çayı yudumlamaya çalışırken ülkenin neden bu kadar acımasızca hırpalandığını kara kara düşünürken bu kez whatsapptan arayan bir dostun telefon ziliyle kendime gelip, isteksiz bir halde ‘Alo diyorum.
Çıldır’da ki yürek acıtan telefondan sonra beni Ardahan merkezde arayan dostu dinlerken az önce hava almak için çıktığı balkondan birileri gibi daha da aşağıya düşmemek için direnip, yere çöküyorum. Çünkü bu kez arayan arkadaşım Ardahan’da bir katiplik sınavı yapıldığını ve bu sınavda mevcut partinin üst düzey yetkili birinin eşinin de olduğunu ve pazartesi açıklanacak olan listede adının yayınlayacağını geriye kalan 20’sinide dayısız olmadıklarını söylüyordu.
Aynı dostum Ardahan’da ki inşaatçıların bağış keyfiyle Ardahanlı bir siyasinin yakını olan Oltu’da ki kum ocağında getirdikleri kumlarla, Posof’ta ki ruhsatsız beton santralinde getirilen betonla zaten alt üst olmuş kaldırım ve yolları iyiden iyiye bozduğunu batırırlarken bunları denetlemesi gereken kurumun birine, çerçeve yasacı değil, depreme dayanıklı olmadığı için kendinse yer arayan ve bir otele taşınmaya çalışan Ardahanlı çevre müdürlüğüne yine Ardahanlı siyasilere yakın olan dostlarının çel, çocukları olan 3 bayanın sesiz, sedasız işe alındığını söylüyordu.
Evet, 10 yıldır hapiste olan ve AYM, AHİM hatta yerel mahkemelerin kararlarına karşın Dem,rtaş’ın son mektubunda ki satırlarının arasına sıkıştırdığı rahatsızlıklarına katılan bir Kürt olarak sürece dönmek isterken bu kez kendi kendime frene basıp, ‘Bu parti de bunlar ne alaka..’ dediğim ve yapıldığı söylenen kongrede aynı yerde kalıp, sonrasında katıldığı ve Göleli hemşerim, meslektaşım Dilek Odabaş’ın sunduğu bir tv programın da sorulan sorulara bol bol ‘Eeee. eeyy’ deyip, ne kadar zorda olduklarını ortaya koyan ve benim TEMPO TV’de ki ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı canlı yayın programıma karlan HDP eski eş Başkanı Ardahanlı Serpil Kemalbay gibi kaçamak cevaplarını doğadan, ekolojiden sözde emekten bahsedip, saklamaya alışırken aslı sorun Kürt sorunundan bahsetmekten kaçan Saruhan gibilerinin ve İmralıcılar tarafından hain ilan edilmekten çekinip, aylardır olduğu gibi bu gündemi yine erteleyip, es geçmeye çalışıyorum.
Çünkü aynı programa katılan gazetecilerde bolca ‘eyy, eeeeeee’ şeklînde sorular sorarken sürecin ve Serhatspor’un kongresi gibi al acele yapılan kongrenin ne kadar hassas pardon inandırıcı olmadığını ima etme telaşı taşıyordular.
Bu kez şu bizim Ziraat Kupasından olan ardından BAL ligine katılamayan Serhat Ardahanspor gibi al acele kongreye giden ve benim içine helvacıların sızdığı iddia ettiğim, tabanının büyük kesiminin ise mevcut iktidarın uydusuna girdiğine işaret ettiği hewalllı DEM’in kongresinin hemen ardından bir habere rastlıyorum.
Ki o haberinde şu bizim havuz medyanın başını çeken A haberini haberlerinde daha çok gülünçtü.
Çünkü, hemşerim, Göleli iş insanı Ertan Hamitoğlu’nun da ‘PM’ye seçildim’ diye sevindiği DEM’in kongresinden hemen sonra yeni bir kongre yapılacağını ve bu kongrede Demirtaş’ın yeniden eş başkan olarak seçileceğini söylüyordu.
Yani devam ettiği söylene süreçte, yapılan kongrede adı doğru dürüst ağza alınmayan ve neden bırakılmadığını, CHP ve YP’ Belediyelerine yapılanlara, geniş kapsamlı bir affı yüksek sesle söyleyemediklerinden benim gibi Demirtaş’ı sevenlerin ve ilk seçimde bunlara oy vermeyecek olanların gazını almaya çalışıyordular.
Ve yine kendi gündemime, Ardahan haberlerine geri dönüp, bekleyen başlıkları haberleştirmeye çalışırken bu kez okul kapatarak 2026-27 eğitim/öğretim sezonuna hazırlanan okulların başına gelen Erzurumlu müdürümüzün de yine bir siyasinin yakını olduğunu öğrenip, şu 5 bin köpeğin kayıp olduğu söylenen Ardahan valiliğinin, özel davası için Erzurum mahkemesine başvurduğu söylenen Genel Sekreterin sorumluğunda olan ve ayda 10 milyon mama parası harcandığı, bu nedenle son kaç aydır beton yol başta olmak üzere köy ve yayla yollarını yapmadığını gördüğümüz Özel İdarenin battı, parasız kaldığı ileri sürülen Çıldır yolu üzerinde ki hayvan barınağını 2 müfettiş tarafından baskına uğradığını haber alıyorum.
Tabi, aylar önceden ‘adayız’ diyen ama son bir kaç aydır sus-pus olan ve sanki aday olmayacaklar gibi görünen Sabahattin Gündoğdu ile Kenan Yıldız’ın önümüzde ki günlerde yapılmasını beklediğimiz Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimi ile birlikte kuruluşunda bir hayli payım olan Ardahan Barosu’nun da kongre kararı aldığını ve genç Avukat Sinan Gelturan Yılmaz’ın 2 dönemdir başkan olan Avukatla yarışacağını unutmuyorum.
Ve ben de, 7 HES, 7 HİS Barajının olmasına karşın neden baraj balıkçılığı yapılmadığını merak ettiği ve Şavşat Karagöllü kıskandıran Posof Gölleri gibi unutulan, sınırları içinde balık tutmanın serbest, olan Gürcistan ile ortak olan ama bizim sınırın da kalan bölümünde balık avlamanın yasak olduğu Aktaş isimli gölü de olan Ardahan’da gökkuşağı alabalığı için ortasına kurulan kafes balıkçılığını başarısız olduğu Çıldır Göllü Ardahan’da, Bakü’ye içme suyu olan Kura nehrine 300 bin Sazan yavrusun bırakıldığı haberini alıyordum.

Göle’den sonra Hanak’ta da katliam denecek derecede orman kesiminin devam ettiği ve Avukat oğlu avukatlığı bırakıp, müteahhitliğe soyunduğu Belediye Başkanının başında olduğu Hanaklıların, Göleliler kadar ses çıkarmadığı ve yine aynı Hanak le Damal arasında yol genişletme adı altında Hanak festivalinde yapıldığı alanında bulunan sarı çamlarında vahşice devrildiğini haber aldığım memleketim Ardahan’ın yerel gündemi ile hızla akan ülke ve dünya gündemi kaçırmama telaşıyla yerin de donup, kalmamak..’ için dağılan kafa mı toparlanmaya çalışırken yazımın yine uzadığını da his ediyordum..
Ve iki değerli başkanın vefatı ardından başsız kalan Ardahan ve Göle Ziraat Odlarının da seçime gidip, gitmeyeceklerini düşünerek Ardahan’da ki bu seçimlerle ilgili ve diğer yeni haberlerime geçerken, sizlerin de de bu yazıyı okuduğunuz sırada ‘Genel Başkanların Ardahan ziyaretleri seçim işareti mi?’ diye manşet attığımız, Deva ve Saadet Partisi Genel Başkanları sonrası Yeni Parti’nin Genel Başkanının da Ardahan’a geleceğini ilk haberi vermeye yarışını diğer meslektaşlarımda bir adım önden veriyordum.
Ardahan’da olacak olan Yeni Parti’nin Genel Başkanı Özgür Özel’n alttan alta Mutlak Butlanlı CHP’yi Ardahan’da dizayn etmeye çalışan Ensar Öğüt’ün otelinde değil, farelerin bastığı söylenen ve borcu dolaysıyla yapmacı firma ile mahkemelik olan türkücü beldeye başkanının başında olduğu Ardahan Belediyesinin üzerinde şow yaptığı Bungalov evlerde kalacağında gündemi kavurmama telaşı içine de öğrenip, İran ile Amerika savaşının da Rusya-Ukrayna ve Gazze gibi gündemde düşse de zaten yerler de sürünen (!) Alamanya ekonomisini akaryakıt pompaları aracılığı ile vurmaya devam ettiğinde görüyordum.

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..

Gazeteci Fakir Yılmaz, bu köşe yazısında yerel halkın gerçek sorunları ile siyasi gündem arasındaki derin kopukluğu Ardahan ve çevresinden somut örneklerle ele alıyor. Yazar, işe alımlardaki adam kayırmacılık, yolsuzluk iddiaları ve ekonomik sıkıntılar gibi toplumsal yaraları, kendisine ulaşan mağdur vatandaşların hikayeleri üzerinden eleştirel bir dille sorguluyor. Metin boyunca yerel yönetimlerdeki aksaklıklar, siyasilerin halktan uzak tutumu ve bölgedeki adaletsizlikler güncel siyasi gelişmelerle harmanlanarak sunuluyor. Yılmaz, büyük siyasi tartışmaların gölgesinde kalan yoksul halkın yaşadığı hak gasplarını ve liyakatsizliği ön plana çıkararak toplumsal bir farkındalık yaratmayı hedefliyor. Sonuç olarak kaynak, Ardahan özelinde Türkiye’nin genel sosyo-politik manzarasını ve halkın yönetim mekanizmalarına duyduğu güvensizliği yansıtan kapsamlı bir gözlem niteliği taşıyor.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER