Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yüksel ERCAN

Bayram çaresizliği..

Normal şartlarda 16-19 haziran tarihleri arasında kutlayacağımız kurban bayramı önüne ve arkasına yapılan eklemler ile dokuz güne çıkartıldı.

Bilindiği gibi tüm İslam alemi ile birlikte bizde yılda iki kez bayram kutluyoruz, bunlardan birisi ramazan bayramı diğeri de kurban bayramı.

Normal şartlarda her iki bayram büyük bir özlem ve sevinçle özlenen muhteşem günler, ramazan bayramında tadına doyum olmayan tatlılar, Kurban bayramında ise kurban kesiminden sonra çok sayıda aile ferdinin bir sofra etrafında toplanıp kavurma yemenin tadına doyum olmadığını hepimiz biliriz.

Ancak son birkaç yıldır bizi yakıp kavuran hayat pahalılığı dolayısı ile memleketin çok büyük bir bölümü “Bayram gelmiş neyime/kan damlar yüreğime” ile başlayan dizeleri söylemek zorunda kalıyor.

Normal şartlarda biz ramazan bayramına birkaç gün kala en yakımızdaki tatlıcıya tepsi tepsi tatlı siparişi verir, kendi evimiz ile birlikte eşe dosta da birer tepsi tatlı hediye ederdik.

İçerisinde bulunduğumuz yıl bir kilo tatlının fiyatı yaklaşık dokuz yüz lira civarında seyredince bırakın eşi dostu akrabayı kendimize bile tatlı alıp almamak konusunda çekinser kaldığımızı hatırlıyoruz.

Son birkaç haftadır yakın çevremizdeki dostlarımıza “Bu sene ne keseceksiniz.?” Şeklinde sorular yöneltiyoruz, çok büyük oranda aldığımız cevap “-bizde artık kurban kesecek derman kalmadı” şeklinde oluyor.

Nasıl olduysa aynı soruyu yönelttiğimiz bir dostumuz “-Ancak 15 bin lira para denkleştirdim, Daha önceden tanıdığım arkadaşlarımla birlikte yedi kişi ortak kurban keseceğiz, kişi başına ne kadar et düşeceğini şimdiden bilmiyorum ancak bildiğim tek şey hiç kimseye et vermeyeceğim, bayramda bize düşen kurban etini 12 eşit parçaya ayırıp derin dondurucuya koyacağım her ay için ne kadar et denk gelirse bir ay boyunca o eti tüketip kendimizi gelecek kurban bayramına atmaya çalışacağız” şeklinde son derece ilginç bir cevap verdi.

Dostumuzun verdiği cevap karşısında inanın ne diyeceğimizi şaşırmış durumda kaldık, ancak konuştuğumuz çok sayıda arkadaşımız “Bu bayram kesilecek bir kurban bedeli en az 25 bin lira olur, bu yoklukta bırakın emekliyi çalışan birisinin bile bu parayı biriktirip nasıl kurban keseceğini işin doğrusu bizde merak ediyoruz” diye konuştular.

Bu kadar büyük bir pahalılık içerisinde vatandaşın nasıl davranacağını, dini bayramları nasıl karşılayacağını kestirmek gerçekten zor.

Bu kadar büyük bir hayat pahalılığının sürdüğü bir süreçte emekliye “-size 3 bin lira bayram ikramiyesi vereceğiz” demek kelimenin tam anlamı ile “ne haliniz varsa görün” demekten başka bir şey değildir.

Pahalılığın var olan tüm yaşantımız ile birlikte yine var olan tüm değerlerimizi de erozyona uğratacağını söylemek için sanırım müneccim olmaya gerek yoktur.

Kurban bayramı çaresizliğini nasıl aşacağımız ile ilgili bizim de için doğrusu en ufak bir fikrimiz yok.

Zira bizimde kafamız karışık.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER