Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yüksel ERCAN

Bundan sonra siyaset..

12 Eylül 1980 ihtilali sonrasında demokrasiye geçiş tarihi olan 1983 yılındaki seçimde dört eğilimi birleştirdiğini söyleyen ANAP’ın iktidar olması Türk siyasetinde bambaşka bir sürecin başlamasına önayak olmuştu.

1983 yılından itibaren çok sayıda parti kuruldu, seçmeni iyi okuyan, vatandaşın ne istediğinin farkına varan partiler belli zaman aralıklarında iktidar oldular, siyaseti okuyamayan partiler ise kendilerini tarihin tozlu raflarında buldular.

03 Kasım 2002 tarihinde tek başına iktidara gelen AK parti bilindiği gibi o gün bu gündür iktidarda , İktidarda kalmanın sadece seçmenden oy almakla olmadığını çok iyi bilen Recep Tayyip Erdoğan dışarıda da kendisini zorlayacak ne kadar parti ne kadar siyasi aktör varsa tamamını kendi bünyesinde barındırarak belki dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyecek kadar uzun sür iktidarda kalmayı başardı.

Türk insanı oldum olası siyaseti sever, Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz 1950 yılından itibaren daha çok ideoloji ve lider endeksli bir siyaset anlayışı ile yapılan siyaset dolayısı ile ülke bir türlü gerçek gündemler ile ilgilenemedi bunun yerine fındık kabuğunu bile doldurmayan suni gündemler ile zaman kaybetti.

Şu sıralar Türkiye artık ne işe yaradığı belli olmayan sunu gündemlerden büyük oranda arınmış durumda, Seçmen hamaset dolu nutuklara, kendisini ilgilendirmeyen vaatlere artık prim vermiyor, “sizin bu söyledikleriniz bizim daha iyi bir yaşam sürmemize imkan sağlamıyor” görüşünde birleşiyor.

Dikkat edin son birkaç seçimdir seçmenin ekonomik sıkıntılarına çözüm bulamayan iktidar partisi artık eski gücünde değil, yıllar yılı “Eski Türkiye artık yok eski Türkiye’deki çok partili koalisyon hükümetleri yok” diyen siyasetçiler 2018 yılında tanıştığımız Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dolayısı ile bırakın iki partiyi 5-6 siyasi partinin bir araya gelerek oluşturdukları organizasyonlar ile ancak iktidarı korumak zorunda kaldılar.

Bugün Ülke sınırları içerisinde yaşayan milyonlarca insan “Ben artık içi boş hamaset dolu nutuklar duymak dinlemek istemiyorum, yıllar yılı bize dayattığınız ideolojilerden bir fayda görmedik, bizim daha iyi yaşamaya daha güzel şartlarda yaşamaya ihtiyacımız var bize bunu sağlayın” diyerek siyasi partilere çağrı yapıyorlar.

Türkiye’de şu sıralar başta emekliler olmak üzere toplumun tüm kesimleri açlık ile karşı karşıya artık ay sonuna getirmekten uzak maaşlar, bir kola ucuz et alabilmek adına sabahın kör karanlığında kuyruğa giren insanlar, Kasıp kavuran pahalılık dolayısı ile bırakın tatil yapmayı evinden bile çıkamayan emekliler artık hayatta kalabilmenin mücadelesini veriyor.

Bundan sonra Türkiye’nin gerçek gündemi ekonomidir, hayat pahalılığıdır, insan haklarıdır, İnsanlar ile birlikte yaşayan hayvanlara yapılan muameledir, Çevredir vs vs.

Daha iyi daha insanca bir hayat sunabilmek adına kendisini konumlandıran, Vaatleri ile vatandaşı ikna eden siyasi partiler bundan sonra ayakta kalacak vatandaşın yaşamını zorlaştıran, öteleyen siyasi partiler ise tarihin tozlu raflarında yerlerini alacaklar.

Üçüncü bir yol şu aşamada mevcut değil.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER