TEMPO TV’de canlı olarak yayınladığımız “Gazetecilerle Gündem’ adlı iki saatlik yayınımın birinde değil, bir kaçında sesli dediğimi bir kez de buradan yazarak bugünkü yazıma başlamak istiyorum..
Çünkü, ‘Bir gün herkes AK Partili olacak’ denildiğinde “Haydi oradan’ diyenlerin bir çoğunun AK Partili olduğunu gördüğümüz ülkede onca belediye başkanı, bürokrat, gazeteci, aydın kısacası AK Partili olmazsa da AK Partili olanlara kızanların ne halde olduğunu ve ne olacağına devam edileceğini görüyor, izliyor, üzülüyoruz..
Evet..
Dün, o canlı yayınlarımda dediğim gibi bugün de diyeceğim şey, “başına bir şey gelmesini istemiyorsan ve bir sabah evden alınıp, A Haberler aracılığıyla olan kimlik, kişilik, kariyerin yerle bir olmasını istemiyorsan ‘falan ne der, filan ne söyler’i umursamadan bir an önce karar vermesi gerekir demiştim..
Ve ‘kaldıysa’ başta ‘mutlak’ bıçağıyla adeta Diyarbakır değil, Iğdır, Adana ya da İran karpuzu gibi ikiye bölünen CHP’li belediye başkanlarına yönelik olarak ‘Siz kalanlar bir an önce istifa edin, topluca AK Parti’ye katılın..’ demiştim..
Ve geçte olsa da çoğu gitti, azı kaldı denen şu günlerde “dokunulmaz’ denilen CHP’li Ardahan olmazsa da yine bir CHP’li olan ve başkan yardımcılarından birinin de Ardahanlı hemşerim olduğunu öğrendiğim CHP’li Sinop’ta da ‘şimdilik’ mini bir operasyon olduğunu ana olmazsa da ara haberler de görüyoruz..
Evet..
CHP’li de olsa yıllarca ellerinde tuttukları belediyelerin çok seven ve oy olmazsa da 12 milyona yaklaşan üye sayısı ile 1. partiyim diyen AK Parti’de dün kendisine demediğini bırakmayanlara, ‘Olsun ne olursan ol gel’ diyerek rozet taktıklarının safkan bir AK Partili yapamasa da iktidarına ilaç olan yerel gücü elinde tutmanın keyfini çıkarıp dururken, ben buradan çıkıp, taaa yüz yıl önce yaşanan ve hale anlatılan bir yaşanmışa gideyim diyorum..
Çünkü, bugün oy aldıklarını terk edip, başka partiye kaçanlar gibi Moğollara teslim olan ve şu an bir çoğu gibi hapiste olan Nasu Mahruki’nin başına iş açan bir paylaşım yaptığı 15 Temmuz’dan sonra AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da zaman zaman dilendirdiği Haşhaşilerin yuvası olduğu söylenen Alamut Kalesinin sonunu anlatan o meseleye doğru yol alacam..
……
Evet işte yüzyıl önce yaşandığı söylenen o mesele;
