Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Müdürden eşine ödül!, 100 Stk’dan, 100 Bin TL.. Ve bakanı değişen Adalet..

Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak gibi CHP’den istifa eden Ankara Keçiören Belediye Başkanı ile girdiği bol küfürlü kavganın içinde olan CHP Liderinin, ‘Yarın sabah bu sabahtan daha zor bir sabah olacak. Buna kimsenin şüphesi olmasın’ diyerek baktığı Adalet ile İçişleri Bakanlarının değişimi ve bu iki bakanlığa getirilen isimlerin şimdiden çokça tartışılmaya başlarken bende hem ülkenin, hem de Gürcistan ve Ermenistan‘a sınır kenti Ardahan’ın gündeminde kopmamaya çalışarak, bugünkü yazımı yazmaya çalışıyordum.

Çünkü, Gürcistan ile ortak gölümüz Aktaş gölü gibi Kars‘ın değil, Ardahan‘ın gölü olan ve her kış tüm yüzeyi donan ve idarecilerin çoğunun kayak bilmediği, öğrenmediği bu yönde bir adım atmadığı bir doğada adeta doğal, devasa bir buz pisti haline dönen Çıldır Gölü‘nün buzlarının eridiği ve daha önce de bir dozer ile bir taksinin içine düştüğü göl sularına bu kez bir traktörün düştüğü haberi yerel ulusal medyada ‘İki bakanlıkta değişim‘ dendiği gibi sadece ‘Buzlar kırıldı, traktör içine düştü’ başlığı ile verilirken onca önemli sorun ve sıkıntılar gibi asıl ve çok önemli bir nokta gözden kaçırıldığını da görmekteydim.

Gerçi tam bu yönde bir yazı yazmaya hazırlanırken son dakika olarak önüme düşen iki önemli konuyu da hemen burada yazmak ve ‘Müdür bey bu etik mi?’ diye sormak istiyorum. Çünkü, bir anda biten aşkları hatırlatan 14 Şubat sevgililer günü üzerinde yapılacak denen kış etkinliğini iptal ettiren olağanüstü küresel ısınmanın en bariz şekilde hissedildiği ve buzların bu nedenle kırıldığını tartışmaktansa, ‘Gölün içine traktör düştü’ demeyi daha kolay bulan bir gazetecilik anlayışın yanında müdürü olduğu İl Milli Eğitim’de görev yapan onca öğretmen varken, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürünün kendi eşini ödüllendiren bir anlayışla karşılaşıyordum.

Evet, her yıl donan ve aylar süren soğuklarla en az 2 metre kalınlığında kalınlaşan üzerinde ki buz tabakasının kışın 2. ayını bitirmeden neden kırıldığını ve bunun her gün biraz daha ısınan tüm dünyada devam eden ve yaşanması beklenen küresel kuraklığın sonucumu diye bakamayan anlayışla, ‘kendi eşini ödüllendiren müdürün anlayışı arasına bir fark var mı?’ diye sorduran iki konudan biriside dünkü yazımdı.

‘MEREK YANARSA, SANA DA KALMAZ..’ başlıklı dünkü yazımdan sonra beni arayanlar, sanal ortamda yazanların, ‘Fakirciğim sende bir stk başkanısın. Ve bu işin ne kadar zor olduğunu en iyi sen bilirsin, neden bu stk’lara bu kadar yüklenirsin?’ diye sorup, beni yargılarlarken bende aşağıda ki yazımda ki konu gibi onca örnek ve savunma yapıyordum. ve beni de kendilerinde haklı görenlerin de okuması için diğer konu yani eğitim konusuna 81 kent içinde sıralamada sonlarda olan Ardahan’ın İl Milli Eğitim Müdürünün öğretmen olan eşi, Esra Uzantı hanımefendiyi ödülle laik görüp, bakanlığa önermesi, bakanlığında, ‘Helal olsun’ diyerek hanımefendiyi 22 bin TL. tutarında olduğu söylenen ödül ile ödüllendirmesi konusuydu.

Yani, ulusal da yaşananlar ile yerelde yaşananların bir birinden çok farklı olmadığını ortaya koyan bana gelen son dakika bilgiyi haber olarak toplayıp, yerel ve ulusal basına da yansıttıktan sonra aynı haberi bir kez de burada verip, hep birlikte okuyup, sonra da, ‘MEREK YANARSA, SANA DA KALMAZ..’ başlıklı dünkü yorumum ardından beni arayıp sitem eden stk’ların en basitinde neler yapabileceğini anlatan diğer yazıma geçeyim diyorum..

İşte o haber;

‘Müdür bey bu yaptığın ne kadar etik ve eğitimli iş?

Mezarlık kenarı ve duvarını andıran doğru dürüst bir giriş kapısı olmayan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde verilen bir ödül, eğitim camiasında tartışma yarattı. İddiaya göre, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Uzantı’nın eşi olan öğretmen Esra Uzantı’ya başarı/ödül belgesi verilmesi için eşini öneren okulun idarecilerin bu önerisi onaylarken, bu durum başta 20-25 yıllık öğretmenler ve makalesi, kitabı vs. gibi çalışmalar yapan öğretmenler arasında olmak üzere eğitim camiasında arasında rahatsızlığa neden oldu.

Esra Uzantı’nın yaklaşık 1,5 yıldır Ardahan Merkez 23 Şubat İlkokulu’nda görev yaptığı belirtilirken, il genelinde uzun yıllardır görev yapan öğretmenler bulunduğu ve ödül kriterlerinin nasıl işletildiği konusunda soru işaretleri oluştuğu ifade ediliyor.
“Kriterler Şeffaf mıydı?” Sorusu..
Eğitim camiasında konuşulan en temel konu, ödüllendirme sürecinin hangi kriterlere göre yürütüldüğü. İl genelinde kaç öğretmenin aday gösterildiği, değerlendirme komisyonunun kimlerden oluştuğu ve il müdürünün süreçte doğrudan ya da dolaylı bir rolü olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.
Bazı öğretmenler, görev süresi ve hizmet yılı bakımından daha kıdemli isimlerin bulunduğunu, ödül değerlendirmelerinde liyakat ilkesinin titizlikle uygulanması gerektiğini savunuyor.

Etik Tartışması Gündemde..
Uzmanlara göre, bu tür durumlarda asıl tartışma hukuki değil etik boyutta yaşanıyor. Kamu yönetiminde “çıkar çatışması” riskinin ortadan kaldırılması için yöneticilerin yakınlarıyla ilgili değerlendirme süreçlerinden çekilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bir kamu yöneticisinin eşine verilen ödül, hak edilmiş olsa dahi, sürecin şeffaf yürütülmemesi halinde kurum içinde güven zedelenmesine yol açabiliyor.

Resmi Açıklama Bekleniyor..
Konuyla ilgili Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Eğitim çevreleri, ödül kriterlerinin ve değerlendirme sürecinin  22 Bin TL.’lik olduğu söylenen ödülle ilgili kamuoyuyla paylaşılması ve ödülü alan öğretmenlerin hangi kriterleri dolaysıyla bizzat Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Uzantı’nın onayı ile ödüle laik görüldüğünün açıklanması bu yöndeki tartışmaları sona erdirebileceğini belirtiyor.’

Ve bu haberi siz okurların adaleti ile yorumuna bırakıp, Adaletin olmadığı ileri sürülen ama yerini eski yardımcısına bırakan bakanın her konuşmasında ‘Bu ülkede adalet var’ dediği ülke de Demirtaş gibi iki kez halktan milyonlarca oy alıp, seçilen başta İmamoğlu başta olmak üzere bir çok belediye başkanı hakkında yürüttüğü soruşturmalar ile adı duyulan eski savcı yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek‘in Adalet Bakanlığına getirilmesini, “Bakanlık koltuğu ona yargılanmama, ona dokunulmazlık imkanı veriyor. Ne zamana kadar? Milletimiz yetkiyi bize verip, biz onu yüce divanda çatır çatır yargılatana kadar” diyen CHP’ye ve Suriye‘den sonra Irak‘takiler de denen DEM‘e bırakayayım..

Çünkü bu yapılan iki değişikliğin normal bir değişiklik olmadığını ve daha başta yani devir değişikliğinde bile ‘alçak koltuk‘ tartışması ile daha çok konuşulacak gibi. Ve ‘Daha çok ileri gitme, başına iş açarsın..’ önerilerinin çokça yapıldığı, telkin edildiği ülkede benim de sizin gibi izleyeceğim bu süreci bırakıp, kendi gündemime, memleketim Ardahan’a, Ağrılı bir iş insanın sahiplendiği ama Ardahanlıların sahiplenmekten kaçtığı Serhat Ardahan adını taşıyan futbol takımının son haline döneyim diyorum.

Evet, daha önce onca yazdığımız ve sıraladığımız gibi kalpten ameliyat olduğunu duyduğumuz Çıldır’ın kuracı başkanın yerini değiştirdiği Çıldır etkinliği gibi adeta Allah’ın vergisi olan buzun kırılması konusu misali diğer bir gelişme daha birilerini şaşırtırken, birilerinin de duyarsızlığını ortaya koymakta..

Öncelikle başta İstanbul’da olmak üzere düzenlenen onca gecelerde vaat ettikleri parayı hala vermeyen dernekler ve iş adamları olmak üzere Ardahan’ı kurtaracaklarını belirten siyasiler ve her gelişmede olduğu gibi spor’da da yaşanan gelişmeyi görmezden gelen ama Ardahan’ın kaymağını yiyip, Ardahan’ın gelişmesi ile ilgili hiç bir adım atmayanlar olmak üzer bir çok Ardahanlı, Ardahan’ın bal tenekesine yapışıp, kalan BAL temsilcisi Serhat Ardahan Spor’un yaptığını ya anlamıyor, yada anlamamazlıktan geliyor..

Bunların yani aynı anlayışın Posof Türkgözü (Badele) ile Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı, Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu, Ardahan-Ardanuç Yolu gibi dev projeleri görmedikleri ve ilgilenmedikleri gibi Serhat Ardahan Spor’un Ardahan’ı 3. Futbol Ligine taşıma hırsını ve başarısını da görmezden geldiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz..

Ve aynı bunların için de Ardahan adını taşıyıp, yüzlerce insanın toplandığı ve Ardahan’ın olmayan kazlarını ‘çal oynasın’ şeklinde sazlı gecelerinin hesaplarını vermeyen ünlü, ünsüz derneklerimizde bulunuyor..

Halbuki; Başta söz verdiği 250 bin TL’yi hâlâ vermeyen ve Ergüder Şimdi’nin başında olduğu Ankara Ardahan Dernekler Federasyonu olmak üzere 100 Derneği, stk başı bin lira toplama imkanı varken, toplanacak olan 100 Bin liranın bile Ardahan’ın kaderini değiştirmese de moral vereceği gibi gençlere, spor sahip çıkmanın yanında birlik beraberliğin samimiyetini de ortaya koyacağını anlamaları gerekmez mi?

Bilmem ama elin oğlu vali kadar, kent gelişsin diye çırpınan türkücü, şowcu değil samimi belediye başkanı ve biz kendini paralayan bir iki gazeteci kadar Ardahan ile ilgilenmediklerini üzülerek ve de kızarak görmekteyiz.

Ha bu arada, başta Yalnızçam dernekleri olmak üzere Bursa‘nın en zengin iş kadınlarından olan Nurcan Özdemir ve onca Yalnızçamlının yanında derme, çatma tesislerin içinde yıllardır burada para kazanan Tarık Odabaş gibileri neden diğer kentlerin kayak tesislerini reklam ettikleri gibi bu Ardahan’a hâlâ bir müze bile yapamayan, 33 yıldır asaleten bir İl Kültür Müdürü atamayan Kültür Bakanlığına devir edildiği söylenen o devasa tesisi yani başta adalette olmak üzere istenen kriterleri yerine getirmediğimizden  giremediğimiz Avrupa Birliği, AB parası ile yapılan Yalanızçam Kayak Tesissilerini ulusal ve yerel basında reklam edip duyurmazlar onu da sorup, ‘yine uzun yazmışsın’ denen yeni bir yazımızı daha bitirip, kongresini Ardahan’da yapacak olan Ardahan Dernekler Konfederasyonun kongresi için başsavcısı bakan olan İstanbul’dan yolları güller açmayan, havaalanı olmayan Ardahan’a yol alayım..

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER