Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Yerel, genel değil, dokunulmazlık arayan bürokratik seçimi..

‘Sıra Irak’ta’ diyen Dışişleri Bakanının DEM’in saray ziyareti arından çark ettiği, neredeyse, ‘Sayın bakanın ele demediğini düşünüyoruz. Bizim, kendisine dediklerimiz için özür’ diyecek gibi açıklamalar yapan DEM’in ise MHP gibi olmazsa da gizliden pardon İmralı’nın gölgesinden iktidar ortağı olmaya devam ettiği  AK Parti iktidarının bakanlar kurulunda ki Adalet ve İçişleri Bakanlarının değiştiği ve milletvekili olmayan bu iki bürokrat, yeni bakanın milletin seçtiği vekillerince etrafları sarılıp, zar zor yemin etmelerini izlediğimiz anlarda diğer bir tartışmanın da gece yarısı yapılan bu değişimin her an ilan edilecek denilen bir erken seçim sinyalinin olduğu da tartışılıyordu.

Seçim deyince bu ülkede değiştiği ve değişime devam ettiği belirtilen rejimin halkın oylar ile seçilen meclisi her geçen gün biraz daha pasifize ettiği ve ülkeyi bir kaç tane yani bizim türkücü belediye başkanı misali bir emekli vekil bir belediye başkanı maaşı gibi iki yada 3 değil, 5 bilemediniz ve iddialara göre 11 maaşlılarında aralarında olduğu ve partili Cumhurbaşkanının başında bulunduğu bürokrasi ile yani başta mecliste yaşanan kavga ve tartışmalara, ‘Sizin gücünün bu gidişe yetmeyecek Özgür’ diyen ve yeni adalet bakanın başta olmak üzere grubunu ayakta alkışa geçirten mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere siyasilerce o çok şikayet edilen bürokratik sistemce yönetildiği yönünde ki iddiaları da gündeme getiriveriyordu.

‘Yani seçim olsa neye yarıyor ki, vekillerin çoğu işlevsiz kalmış durumda..’ denen bir ülkede ‘erken veya olağan bir seçim olsa ne değişecek’ sorusu da onca çözüm bekleyen sorunlar gibi bu yönde sorulan soruların başında bürokrasi ve bürokrat bir idare dönemi de geldiği de tartışılmakta..

Buna örnekte bir bürokrat olan ve harcadığı büyük paracıklarla makamı valinin makamından daha güzel olduğu söylenen Ardahan İl Genel sekreterinin aynı zamanda Cumhurbaşkanının başdanışmanlarından olan, BBP’nin eski genel başkanı olan Yalçın Topçu’nun öz yeğeni Vedat Topçu’yu kumlarının kimler tarafından kimlere çekildiği bilinmeyen Ardahan Ölçek şantiyesinden alı, Çıldır’a süresidir..  Aynı durum daha önce de yaşanmamış, aynı zamanda AK Parti İl Başkan Yardımcısı olan biri ile MHP’de Belediye Başkan Adayı olan meslektaşımın başına gelmemiş miydi. Ve Damal’a TIR garajına sürülmemişiydiler?!

Ve yapılan, yapılacak denen ve bakanlar gibi her geçen gün bürokratikleşen bir süreç ve ülke de ‘ha bugün, ha yarından da yakın..’ denen seçimler öncesi yaşanan adaylık yarışında kimin nerede hangi partide aday olacağının ve bu tartışmaların netleşmesi ile şimdi sıranın bürokrat olup, görevde veya görevlerini bırakırken dokunulmazlık zırhına ve milletvekili emekli maaşı ile  ihtiyaç duyanların aday edilenlerin listesi dolaysıyla yerelde siyaset yapanlara zor sıra geleceğini de görüp, izlemekteyiz.

Ha bu arada izlediklerimiz arasında iktidarın mevcut vekilinin bahşedemediği kaynamaların yaşandığı öne sürülen Ardahan İl Sağlığa bağlı Diş Hastanesinde de bir bayan doktorun onca çalışana olduğu gibi üzerinde uygulanan mobinge dayanmayıp, istifa edip gitmesidir..

Yani siyasileri takmayan, bürokrasisi de kendi krallıklarını kuranların ve Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü gibi kendi müdürlüğünün bağlı olduğu eğitim camiasında kimse kalmamış gibi eşini ödüllendirenlerin çoğaldığı bir bürokratik iktidar dönemi yaşanırken, seçim olsa neyime dedirten gelişmeler varken erken yada geç seçim neyi kurtaracak ki?!.

Bunun en bariz ve diğer bürokratik krallığı ve keyfiliğinin örneği, İstanbul Emniyet Müdür iken birden rütbe alma merkezi ve çantacıların vekil, belediye başkanı olduğu Ardahan’a vali olarak atanan, ardından bizim soy isminin yanında gerçek altuncu olan ve 6 bin oy ile kendisinin de beklenmedik bir anda Tansu Çiler’li partinin batıp, seçim barajını geçmemesi üzerine vekil olan Kenan Altun gibi milletvekili olup, sonra bir önergesi, bir istemi olmadan yenin töreni hariç mecliste aldığı dokunulmazlık ve emekli maaşı ile şu an nerde, ne iş yaptığını, rütbe, makam için Ardahan’a  gelen, giden valimiz ve de onca siyasimiz gibi sağ mı değil mi diye merak ettiğim memleketim Ardahan’ın eski milletvekili Hazan Özdemir’dir..

Yani başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya ve Erzurum, Diyarbakır, Urfa, Ardahan eski valisi Hasan Özdemir’in bir dönem milletvekilliğini yaptığı şu günlerde tekleticilerinin başta Mısır’a olmak üzere başka ülkelere gittiği söylenen Gaziantep olmak üzere eyaletleşmenin alt yapısı olduğu söylenen Büyükşehirler yani başkanı hapiste olan İBB veya nahiye, belde hiç değil İlçe hatta İL olması için saçma sanal paylaşımların yapılmasına acı acı gülen Hoçuvan’da ki Kısır dağının suyunun içme suyu olarak, 22 pare köye verilmesi için hazırlanan Sütlüceler Su Projesi gibi raflarda bekletilen Bütünşehirler projesi, muhtarlıkların kapanması, vali ve kaymakamlarca kararları çokta uygulanmayan İl Genel Meclislerinin yok denecek kadar azaltılması başta olmak üzere bir çok konunun tartışılacağı yeni bir seçimin kapısı, yeni bir anayasa ve başaltılığı ama bir türlü sona gelinmeyen sürecin germesiyle gıcırdasa da yavaş yavaş açılıyor gibi..

Ve bu gidişle nüfusu boşalan Bayburt gibi 2 milletvekilinin bire düşecek gibi görünen futbol takımı BAL’a yapışan nehri ve dereleri HES Barajları ille gemlendiğinden eski kışları yaşamayan, aylarca tüm yüzeyi donan ve buz pistine döndüğü gölünün bile erken eridiği Ardahan’ın da aralarında olduğu 81 Vilayetin ve ilçelerin hatta beldelerin adaylarının oluşturacakları isimleri de ‘oldu olacak’ denenen seçim tartışmaları arasında hedi hedi yani yavaş yavaş öne çıkmakta..

Seçim denince ilk etapta çifte yüksek maaşlı ve beleş lokantalı vekiller akıllara gelse de bugün bir çok başkanı tutuklu olan,, onasının yerine kayyumlarla idare edildiği belediye yani İl Genel, Belediye Meclisi, Muhtarlar ve de Azalarında seçildiği Mahalli İdareler Seçimleri diğer adıyla yerel parlamenterlerin belirleneceği seçim çalışmalarının il etabı isim listelerin belirlenmesi ile başlayacağını da unutmayalım.

Seçim ilan edilir edilmez fazladan yapılan Ardahan Üniversitesinin bodrumundan önce adli emanet zihniyetlerin bile çalındığı söylenen hükümet binalarında ki bodrumlarda çıkarılan tozlu seçim sandıklarının, isim listelerinin son gün akşamına kadar hazırlanıp, Seçim Kurullarına verilecek olan ‘Cumhurbaşkanı ve Genel seçimler’ denen seçimlerde Milletvekili, yerel yada mahalli ama asıl adı yerel parlamento olan  Belediye, İl Genel Meclislerini oluşturacak isimlerin belirlenmesi ile partileri yeni bir sarsıntı ile de karşı karşıya kalacaklar.

Çünkü bugüne kadar belediye başkan adaylarının yanın da Anakara Keçiören Belediye Başkanı gibi seçildikleri partilerden istifa edenler misali partili görünüp, vekil, belediye ve il genel meclisi listelerine girmeye çalışanların hepsinin değil, listenin istediği sayı kadar olacağı ve bu listenin de ilk 5’i veya 15’inin geçerli olacağı yani bu listeler girmek için bin bir taklayı pardon çabayı ortaya koyanlarca kabul göreceğini de iyi biliyoruz.

Devam eden göç ile her yıl biraz daha boşalan Ardahan adına boşa geçen, kendisi için kar üzerine kar ettiren yetmedi Ardahan-Et’i de yediren üç dönem yetmedi bir daha diyen eski vekil Saffet Kaya gibi bir daha vekil olmak için emekliler ziyaret evi açıp, kendisini tapılan hale sokanlar gibi seçimler öncesi listeye girenin partili,  giremeyenlerin ya yeni bir parti arayan yada partisine küsüp kabuğuna çekileceği her seçim öncesi gördüğümüz o ünlü  liste yarışı ardından başta aday adaylar olmak üzere onları kendi parti listelerine kabul edenler yeni bir yarışına yeniden start verecekler.

‘Aslında ben kiminle kazanırım’ diyerek onu arayıp, partisine, listesine davet etmesi gereken pati genel merkezlerinin değişmezleri olanların böyle bir derdi olmadığını da bildiğim ülkede ki seçim atmosferini benim gibi bir çok insanın takip ettiği ve büyük bir merakla beklediği bu listelerin netleşmesi ile seçimi hangi parti ve adayının kazanacağı konusunda kendi derdini unutup, seçim üzerinde kritikler, anketler de şimdide yapılıyor zaten..

Birde milletvekili, belediye başkan adaylarının, meclis üyelerinin belirlenmesinde büyük sancılar çeken partilerin şu yeni rejim denen süreçte birde Cumhurbaşkanı aday ismini de belirleme stresi listelerin belirlenmesi ile partilerin bir çoğunun yeniden sarsılıp, bir çok tartışma ve istifalar göreceği de kesin.

Şimdiye kadar konuşulan onca isimlerin kesin olmadığını savunup, yaşanan dalgalanmaları durdurmaya çalışan parti ve adayların ‘çok gizli’ parolası ile hazırlıklarını sürdürdükleri liste çalışmasının ardından onca aday adayın da elenip, kalanlarla yola devam edileceği genel ve yerel seçimler yarışı anketlerin ve kamuoyunun yönlendirilmesi ile erken yada geç denecek seçimlere doğru yol almaya devam ediyor zaten..

İstanbul gibi illerde memleket, Ardahan gibi yerlerde ise sülale oyları ile belirlenmesi beklenen listelerin ne kadar etkili olacağının da tartışılacağı bir sürecin yaşanacağı seçim atmosferinin bir hayli yakıcı ve o kadar da sarsıcı olduğunu gördüğümüz şu günlerde en çok zorda olanların, yeniden vekil olma hesapları yapan bizim türkücü başkan gibi belediye başkan adayları ile partilerinin parasız, pulsuz İl ve İlçe Teşkilat ve Örgütleridir.

Kısacası; Cadı Kazanı gibi kaynayan parti merkezleri ve ceplerde dolaşmaya başlayan listelerin nasıl bir sonuç vereceğini her an ilan edileceği söylenen seçimler öncesi kaynayan kazan misali şu günlerde bir hayli dolup, taşan parti merkezlerin de çıkacak olan isim listeleri ile hep birlikte göreceğiz.

Gönlümüz de geçen ise  er yada geç denen yeni bir seçimin ‘Yerel, genel değil, dokunulmazlık arayan bürokratik seçimi..’ olmaması umuduyla hazırlanacak olan listelerin gerçek anlamda birer genel ve yerel parlamenterin isimlerinin olduğu bir liste ile adayların seçmenden oy istemesi ve seçmeninde sadece partiye veya adaylara bakmadan hem onların listesine hem de ülkenin geleceğine oyları ile imza atmalarıdır.

Çünkü Milletvekillerinin bir adım mı 10 adım mı geriye atıldığı ve ‘Ne yaparsanız yapın, önüne geçemeyeceksiniz..’ denen yeni yönetim sistemin seçmen tarafından çokta anlaşılmayan sistemin gereği asıl parlamenterler olan Milletvekilleri, Belediye ve çokta konuşulmayan, tartışılmayan ama gerçek demokrasinin asıl kurumları olan, Belediye, İl Genel Meclis üyeleri, Muhtar, Azalar ve sanallaşan değil, gerçek basın ve medyadır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER