33 yıl önce ‘İL olsun’ diye başlattığımız mücadelenin içinde, yanında, kenarında olmayan, yani Latifşah Sural abilerin bankada senet kırıp, borç harç içinde Ankaralara gittikleri o zaman ortada görünmeyenlerin bugün çel çocuklarına, yakınlarına, eşlerine iş bulma keyfini yaşadığı Ardahan’ı kurtarmaya çalışırken gece yarısı gördüğüm bir fotoğraf bana, ‘Sen Ardahan’ı değil, Ardahan’ın sırtına olduğu gibi senin sırtına binenlerin çel çocukları yetmedi karılarına, gelinlerine iş bulup, Ardahan’ı değil, kendilerini kurtarıyorlar’ dedirtiyordu…
Biz Ardahan’ı kurtarmaya çalışanların kendi çel çocuğuna temizlikçi, hademelik bile bulamayıp, kendi imkanlarımızla ayakta kalmaya çalışırken onların ‘İşe sokma garantisi’ ile gelin aldıkları bir memleket haline döndüğünü bana anlatan o fotoğraf aslında Ardahan’ın İL, Vilayet değil, birilerine vali, müdür, idareci, işçi mevki bulduğu alan olduğunu da anlatıyordu.

Evet, dün danaya gönderilmeyenlerin ‘Ardahan İl olsun, vilayet olsun..’ diye kendini paralayanların kazandırdığı İL rütbesi ardından bugün müdür, amir, yetmedi Saffet Kaya gibilerine milletvekili mevkileri açtığını anlamadan hala Ardahan gelişsin, büyüsün derken, Ardahan gibi kendileri de küçülüp, giderken birilerinin onların sırtında buldukları iş, aşlar ile keyiflerine keyif katıklarını hatta kurumlara ailece, köylülerince topluca çöktüklerini bir memleket olmuş Ardahan..
Ve Ardahan’ın gelişmesi, büyümesi, güçlü olması için verilen mücadelede yer alanların yıllardır iktidar da olanlara ve b u iktidarlar sayesinde iş buldukları çel, çocuklarına, gelin ve karılarına söz geçirilmediği bir sırada birilerinin öküzün altında buzağı arayışı içinde olduklarını da görmüyor değiliz..
Evet, benim ‘içi boş’ diaspora dediğim grubun bu memleketin gelişmediği, iktidarda yada yetki de olanların uygulamaya koydukları yanlı, maceracı plan, projelerin bu kentteki göçü durduramayacağı, işsizliği bitiremeyeceği, güçlü bir Ardahan lobisi oluşturamayacağını yıllardır anlatmalarına karşın aynı ilin sınırları içinde yada dışında bulunan iktidar temsilcileri, bürokrasi, stk’a yöneticileri bildiklerini yapmaya devam etmişler ve 176 bin nüfusla yeniden vilayet olan Ardahan bugün gelişmediği gibi erimiş, 100 binin altına düşmüştür..
Toplumsal konularda, ‘Her şeyi ben bilirim’ diyerek ‘Her şeyi sen bilmiyorsun’ diyenleri dışlayanların eseri olan Ardahan’ın bugünkü halinde sorumlu olanların başında 105 yıldır bu memlekette gerek siyasette, gerek bürokraside, gerek ise stk’alarda iktidar olanlardır.. Ve bunları görmeyip, sesini çıkarmaktansa, ‘Aman yılan bana dokunur’ deyip, sesiz kalıp, bugün de çel, çocuğuma iş olsun diye bizlere lala lolu okuyanlardır..
İstanbul Başağı, Başakşehir..