Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Dallas Ardahan’da Alan Razı, Veren Razı ise eğer sorun ne?!.

Altı yıldır kesintisiz olarak ulusal tv TEMPO TV’de canlı olarak sunduğumuz ve bugünde özel bir program ile Göle Dernekler Federasyonuna başkan aday olan Çetin Kılıç ile Göle köy dernek başkanları ile Göle Belediye Başkanını konuk edeceğimiz, ‘GAZETECİLERLE GÜNDEM ÖZEL’ adlı canlı yayın programıma hazırlanırken sabah sabah çalan telefonumla görüştüğüm bir dosta, ‘Veren razı, alan razı ise eğer sorun ne?’ diyemesem de diyordum..

Çünkü telefonu açan ve ilk haberi yapan bana, ‘Fakir falan, filanla şey etmiş duydun mu, haber yaptın mı?’ diye soran dostumla konuşurken bu dostumun da verenlerle yakından ilgilenip, aldığını bildiğimi kendisine direk demesem de diyor gibiydim.. Ve sonunda dayanmayıp, ‘sen önce evinin önünü sil..’ diyerek telefonu kapatıyordum..

Evet, saldırdığı İran’a yönelik ambargoyu deldiği ileri sürülen Halk Bankası davasında Türkiye ile anlaştığını da öğrendiğimiz Amerika’nın Avrupa’yı dışlayıp, İsrail ile birlikte Ortadoğu’yu dizayn etmeye ve Irak’tan sonra Libya, Lübnan, Suriye’den sonra havadan girdiği İran’ı yaktığı bir sırada Ardahan’da bir zaman yakında izlediğimiz, Amerika dizisi Dallas’ı hatırlatan gelişmeler olduğunu duyu, öğrenip, ‘etek altı habercilik’ anlayışında uzak durup, satır aralarında topluma izletilen bu tür filmlerin sadece bir kamu kurumun da değil, gün geçtikçe reyting yapan diğer bir çok sahada ve sahnede de onandığını yazdığımız halde ‘Fakir falan, filanla şey etmiş duydun mu, haber yaptın mı?’ diyen dostu ondan bozup, ‘sen önce evinin önünü temizle’ diyerek tersliyordum.

Gerçi İsrail ile İran’a giren Amerika’nın Dallas dizlerini aratmayan havuz medyanın başaktörleri tv’ler de sabahtan akşama kadar bu tür dizilerin oynatıldığı bir ülkede Ardahan’da yaşanan Dallas dizisinin ilk haberini veren beni saf, saf beni arayıp, ‘Fakir falan, filanla şey etmiş duydun mu, haber yaptın mı?’ dostumun da haklı olduğunu kabul etmek gerekir..

Çünkü, ‘Veren razı, alan razı ise..’ bu işe ne din ne hukuk nede biz, ‘vereni büyük bir iştah ile alıp, ardından da vallahi ben almadım, almam, zorla verdi’ deyip, ardandan da yalandan ‘Baaa, buuu, yok ya..’ diyenler veren, alana, razı olana karışamayız..

Karışamayız derken yaşananları görmezden gelip, yaşananın haberini yapmaz veya yaptıktan sonra gelen telefon veya çorba karşılığında da kaldırırız demek olmadığını da beni bilenler bilir..

Çünkü, benim işim habercilik yani gazetecilik olduğunu bunu yaparken de 36 yıldır yaptığım gazetecilikte onca Dallas dizisi duyan, bilen biri olarak namus, şeref, onur kırma olaylarında, haberlerin de elimde geldikçe uzak durduğumu da birileri anlamazsa da beni tanıyan en iyi ben bilirim..

Kısacası; ‘Alan Razı, Veren Razı ise eğer sorun ne?!.’ sorusuna cevap verilmediği ve mahalle ve güçlü olanın baskısının ağır bastığı bir toplumda, Ardahan’da en son yaşanan olayda alanın değil, verenin bir yakınının bir tutuklandığını da haber vererek bugünkü Dallas dizli yazımızı bitirip, izlemenizi umduğum ve saat: 16.00’da TEMPO TV’de başlayacak olan GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı canlı yayınımıza yetişmek için yola çıkalım diyorum..

Evet.. bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Yazar, Ardahan yerelinde patlak veren ve toplumsal ahlakı ilgilendiren skandalları, dönemin meşhur Dallas dizisine benzeterek eleştirel bir dille ele almaktadır. Metinde, karşılıklı rıza ile gerçekleştiği iddia edilen olaylar karşısında toplumun ve medyanın takındığı ikiyüzlü tavır sorgulanmaktadır. Gazeteci, kendisine ihbarda bulunan kişilerin kendi kusurlarını görmezden gelip başkalarını yargılamasını “evinin önünü temizlemek” deyimiyle sertçe eleştirir. Habercilik etiği çerçevesinde, özel hayatın gizliliği ile kamuoyunu bilgilendirme arasındaki hassas dengeye vurgu yapılır. Son olarak yazar, küresel siyasi gerilimlerin gölgesinde yerel yozlaşmanın nasıl normalleştiğine dikkat çekerek okurlarını dürüst bir duruş sergilemeye davet eder.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER