Bugün, gelen onca Al/Yapıştır’Gönder’ hazır mesajlarının art arda geldiği telefonuma bakıp, iyi niyet taşıyan Whatsap mesajlarını kendimce cevaplamaya çalışırken, telefon rehberimde olmayan bir numaranın beni aradığını görüyor ve ‘Alo’ diyordum.
Nazik bir bayan sesinin, ‘iyi günler polis karakulunda ben filan memur’ diyor ve benim ‘buyurun’ demeden hakkınızda bir tazminat davası açılmış, gelen evraka mal varlığınız soruyorlar. Bir kaç soru var, cevaplayabilir misiniz?’ diyordu.
Telefondaki nazik sesin ne gibi sorular soracağını düşünürken dün yine aynı saatlerde beni arayan, ve ‘Fakir bey, sizi yakinen tanıyorum. Ben falan Holding’in yönetim kurulu başkanı, siz iyi bir gazetecisiniz.. Elimde belge ve görüntüler var.. Bir konuda sizle görüşmek isterim.. Eğer imkan varsa falan yerde olan holdingimize gelebilrmisiniz? İmkanınız aracınız yoksa ben sizi aldırayayım. Neredesiniz, konum atabilir misiniz?’ diyen ama tanımadığım için ‘ne alaka, siz kimsiniz, ve ne gibi bir sorun var’ deyip, doyurucu cevap alamadığım ama rahatsız olduğum o karanlık gibi görünen diğer bir telefon konuşmasını da düşünüyor, ve yine rehberimde olmayan o telefonun da bugün bana dönüp, dönmeyeceğini düşünüyordum.

Evet, en son yaşanan Ardahan’da ki aşk meselesi haberi olmak üzere 36 yıldır yaptığımız onca haberin birlerini rahatsız ettiğini, çokta sevildiğimizi (!) bildiğimden ret ettiğim ama rahatsız olduğum dünkü o telefonu düşünürken bu kez polis karakolunda gelen telefondaki nazik sesin sorularını alıyordum.
Çünkü, karşıda ki polis karakolunda beni arayan ses, kuyruğuna değil, başına da değil tüm ülke kamuoyunun bildiği ve bir çok hırsızlıktan yargılanan bir hırsızın son bodrum hırsızlığına ayak bastığımdan saçını boyayan, bir değil, 3 kez evlenen, soyadını değişenin onayı ile bana tazminat davası açtığını söylüyor ve mahkemenin, hakimin istediği sorulara cevap almak için art arda sorular soruyordu.
Polis karakoluna verdiğim cevaplar sonrası bu kez ikinci kez çalan telefonun dün ‘geri arayacak mı?’ diye beklediğim ve karanlık dediğim şahıs arıyor, ‘Siz gelemediniz ama benim bu yakada işim vardı. Konum atabilir misiniz, ben geleyim, sizinle görüşeyeyim’ diyordu.. Bende bu kez ne olacaksa olsun, belki de düşündüğüm gibi değil ve güzel, önemli bir habere değer, bilgi, belge verecek’ diyerek, ‘Buyurun gelin’ diyordum..

Ve bizim yaklaşan bayram öncesi belki bir iki reklam, mesaj alırız diyerek aşağıda ki dostlarının isim ve firmalarını adını mesajlarıyla birlikte hazırlarken, hırsızın biri bizden tazminat yoluyla para istiyor, bir diğer ise ‘karanlık’ denecek tereddütle baktığımız bir şeyler diyor ve ısrarla ‘Sizinle görüşmek istiyorum’ diyordu…
İşte, biz ve ben bağımsız gazetecilik ve özgür gazetecilik adına çabalarken yaşadığımız son iki konu diyerek bugünkü yazımızı da her zaman bizim yanımızda olan dostların, iş insanlarının mesajları ile birlikte bitiriyor, siz bu yazıyı okurken o ısrarlı görüşmeye tereddüt içinde ama ‘Bilgi, belgelerle gerçek gazetecilik ve reklamlarınızla özgür gazetecilik..’ adına bizi destek verenlere aşağıdaki teşekkür metinli mesajlarını yayınladıklarıma teşekkür edip, karanlık mı, aydınlık mı bileden o görüşmeye gidiyordum, ‘acaba sağ, salim geri gelecem mi?’ diyerek..

Evet, halimizden anlayın diyen ve ‘Gönüllü destek ve reklamlarınızla, ‘Yerelden ulusala daha özgür gazetecilik..’ diyerek yol aldığımız gazetecilik mesleğimizi bu gibi sıkıntıları yaşayarak yaparken başta işten önce reklam diyen iş dünyası olmak üzere imkanı olan dost, eş, arkadaşın verdiği büyük, küçük gönüllü desteklerle ayakta kalma mücadelesi verdiğimizi çoğu bilmez, hatta ‘Oooo hem havalı iş gazeteciliği yapar hem de paraları götürüyor’ der, buda yetmez zaman zaman yaptığımız haberler dolaysıyla acıyan kuyruklarına verdiği acı ile ‘Satılık basın, kaç lira aldın?’ diyerek acılarını hafifletmek saldırıya geçerler..
Gelelim, ‘Bayram benim neyime?!’ demeden hepinizden istediğimiz ve teşekkür ettiğimiz her zamanki destekleri veren dostlarımıza yönelik gazladığımız ve başta TEMPO TV’de olmak üzere gazetelerimiz, sitelerimiz ve sanallarımızda yayınlarımız da yayınlanacak olan o mesajlara..




