Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

75’i ters çevirirsen ne eder?!.

BOP’çu Amerika’nın NATO ve AB ülkeleri olmaksızın yanına aldığı İsrail ile birlikte Libya, Irak, Lübnan ve Suriye’den sonra havadan saldırıldığı ancak aşağıdaki (Para verdik, silahlandırdık yeter’ deyip, Suriye’nin başına geçirdiği eski terörist yeni cumhurbaşkanının İş-İT’çi kafaya teslim edip, küstürdüğü Kürtlerden alamadığı destek yüzünden bir hayli zorlandığı ve Hürmüz boğazında boğulmaya başladığı İran’ı yormaya devam ederken, yeğen Baran’ın ayrıldığı, oğul Doğu’nun yüklendiği yayın grubumuzun günlük basılı gazetelerinden olan ‘Ardahan Anadolu Haber’ adlı gazetemizin hazırlandığını ve whatsapp’tan gelen tın sesi ile ‘Baba köşe yazın..’ mesajının uyarmasını alıyordum..


Tabi ben de bu sırada, ulusal tv TEMPO TV’de 7 yıldır aralıksız ve kesintisiz olarak canlı yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı tv programın yorgunluğunun hemen akabinde rutin hayatın getirdikleri ve gereklerinin yanında asıl işim, mesleğim olan gazeteciliğimin verdiği enerji ile gün boyu yazdığım haberlerin yanı sıra yeni bir çalışmamız olan ve güzel etkileşimler alan ‘Ardahan Sanal Radyo’ yayınıma ara verip, 36 yıldır kesintisiz yazdığım yazılarımın yer aldığı ‘Yazıyorsam Sebebi Var’ adlı köşeme uğurlu günüm dediğim Salı’nın yazısını yazmaya başlıyordum..
Ha bu arada İran’ında ebabil kuşlarını anımsatan ve İsrail dahil tüm Arap yarımadasına, Ortadoğu’ya hatta Kıbrıs’ın güneyine ulaşan müthiş füzeleri, Hürmüz boğazından sonra Arap Yarımadası’nın güneybatısı Yemen ile Afrika Boynuzu Cibuti ve Eritre arasında yer alan ve Kızıldeniz’i Aden Körfezi ile Hint Okyanusu’na bağlayan boğazı da paralı askerler denen vekil, milis güçlerle kapatacağını da belirtip, ‘Baskıyla, kanla, bombalarla demokrasi, özgürlük’ deyip, şimdi de kendisine saldıranlara Azeri ve Kürtleri ezen, hak hukuklarını vermeyen Mollaların dualarıyla direniyordu..

Öte yandan benim, bir tezek yakıp, Newroz’u kutlayamayanlar dediğim bu yetmez bir zamanlar başkanlığını yaptığım ve gün geçtikçe adı, sanı yaptıkları unutulan ARDAFED gibi arka mahalleye partiyi taşıyan Ardahan İl ve İlçe Örgütünün bağlı olduğu ve yine benim hevallerin arasına helwacıların sızdığını iddia ettiğim, şehir merkezlerinin gündeminde bi haber köylü idarecilerden, helvacılardan temizlenmesi gerektiğine işaret ettiğim DEM, kendi başkanları gibi başkanlarının yerine kayyumlar atanan ve erken bir seçim isteyen CHP Genel Başkanı ile görüştüğü sıralarda, ‘partiye sızan ajanlar..’ tartışmalarını yaşayan MHP’nin İstanbul’un İl Başkanı ile 39 İlçe Başkanını görevden el çektirdiğinin haberini alıyorduk.


Ve bende bir yandan tamı tamına hem de aralıksız 36 yıldır gece, gündüz yorulmadan 75 plakalı, bir demiryolu 3 gümrük kapısı olan, Kafkasya’nın 2 ülkesine komşu olmasına rağmen ne bir konsolosluk, ne bir gümrük müdürlüğü, ne bir tren istasyonu, ne de bir Antreposu olmayan serhat kentin sorun ve sıkıntılarını yazmaya devam ediyorum..
Tabi bu arada, 2 güne biter denen ama yıllarca sürüp, çoluk , çocuk, kadın , sivil demeden milyona yakın insanın öldüğü, oncasının göç ettiği, Gazze gibi şehirlerin yerle bir edildiği Libya, Irak, Lübnan ve Suriye gibi İsrail ile birlikte şimdi de Orta Asyayı istila etmeye çalışırlarken Türk hükümdarı Tomris Hatun’a yenilen Perslerin merkezi İran’ı yormayı sürdüren Amerika bana da bomba atmıştı..
Çünkü ABD menşeli YouTube’nin sorgusuz, sualsiz ve onca sormama karşın, neden kanalımı kapattığını söylemeyen, onca yılın içinde yok imkanlarla verdiğimiz mücadelemizle, çok değerli emeğimizin içinde olduğu eski sanal kanalım, YouTube ArdahanTV adlı YouTube kanalımın yerine yenisini açmış, baştan aşağıya kurmaya çalışıyordum..


Ve; https://www.youtube.com/@fakirajansardahan linkiyle açtığımız ve rica edip, ücretsiz 1 tık ile abone olmanızı istediğimiz yeni sanal tv kanalımız, https://www.youtube.com/@fakirajansardahan YouTube kanalına dolup, taşan dahili ve harici hard disklerdeki arşivimizde bulunan onca görüntülü haberleri baştan, yeniden eklemenin stresi ile benden beter gerilen bilgisayarım da İran ve benim kadar yoruluyordu.
Tabi bu yorulmanın diğer bir nedenin de, ‘en stresli 10 meslek’ sıralamasında 9. sırada bulunan gazetecilik mesleğinin güdüsüyle dakika başı değişen gündemi  kaçırmama ve haber atlatmama olduğunu bile bile durup, dinlemeden 75 plakalı Ardahan’ın da için de olduğu ülkemi, savaşlarla kana bulanan dünyayı kurtarmaya çalışıyordum.
Ve bu arada art arda gelen mesajlarla takipte bir hayli zorlandığımız gündem gibi hızla gelip, geçen yılların birisinin daha oncası ve bir o kadar yaşanmışlar misali hızla gelip, geçtiğini ve çekip, gittiğini, İran’a olduğu gibi YouTube kanalıma da bomba atan ve Saddam, Esad pardon Esedler ve diğerleri misali Kızılderilileri yok ettikleri gibi Kürtlede yok etmeye çalışan emperyalist, dünyanın cendermesi Amerika menşeli olan facebok sayfama gelen güzel mesajlarla anlıyordum.
Evet, sevgilim dediğim memleketim Ardahan’ın plakası olan 75’i ters çevirsen ne olur? sorusunu bana sorduran 3 Nisan gününden başlayıp, bugüne kadar gelen güzel mesajlarla iyiden iyiye beyazlanan sakallarımla, 7. torunum Han Alparslan’ın dünyaya merhaba demesiyle 57’yi bulduğumun cevabı, doğum günüm dolayısıyla okurlarım ve dostlarımca bana yollanan güzel mesajlara teşekkür ederek almış oluyordum.
Ve benim de artık ‘yaşlı bir gazeteci..’ olduğumu kabul edip, yıllarıdır yazdığım yazılarımın da içinde olduğu ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ başlığını kan kırmızı değil, aşkın simgesi dikenli kırmızı gülü kapağına koymayı düşündüğüm kitabımı hazırladıktan, sonra yayınlayıp, gazetecilikten yazarlığa da soyunup, yıllar önce zaten olduğum 28 tl.’lik emekliliği değil, geriye kalan hayatı parkta, kahvede, yaylada, denizde geçirsem mi diye düşünüyordum..


Evet, başta, acı vererek dökülen dişlerimizi tedavi ettirip, hazırlandığı , üniversitede dişçiliği hedefleyen ilk torun Ezel olmak üzere, ‘Bende büyüdüm’ deyip, anasının arabasını alıp kaçıran ama türkücü başkanı olmasına karşın olağanüstü bozuk olduğunda türkülere konu olan gülleri açmayan Ardahan yollarından çıkıp, tarlaya uçan Dağhan ile yoksa iyi bir muhabir olacağını benim kameramanım olup, çektiği videolarla ortaya koyan yakışıklı Berat’la, babamın adını alıp, yaşatan, bana ‘Asıl sen beni yaşlandırdın’ diye sitem eden  baba annesine, ‘Nenoş’ diyen Rüzgar ile yarışan ve Deniz amcasının adını aldığı devrimcilerle birlikte anılan Mahir’in dedesine gülüşüne, her geçen gün güzel annesine benzeyen Mira’nın kıskandığı şimdiden Apo dediğimiz Ardahan’ın son 3 kelimesini adının önüne koydurtan son torun Han Alparslan’la ve siz beni yaşatan, yaşlatan okurlarla olmak üzere sevdiklerimle baş başa kalarak geçiren bir insan emeklisi olmak en iyisi mi acaba?..
Çünkü 75’i ters çevireli 57’ye adım atan bu gazetecinin doğum günü olan 3 Nisan 2026’ın da bu yazıyı yazarken çoktan geride kaldığı ve çekip, gidenler gibi gelip, gelmeyeceği meçhul 58’e doğru yola gireli bir hafta oldu bile..
Ne dersiniz, bende o güzel yıllar, güller, dikenler gibi sizi bende bırakıp, meçhule doğru çekip, gitsem mi?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER