Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Türkücünün bankamatikçi trolleri, Saffet’in kalaycı emekli avukatları..

Bugünkü yazımla başta, belediye başkanlarının dün demediklerini bırakmadıkları AK Partili olduğu, tutuklu olanların ise ‘zorunlu’ bir birini jurnallayan, itirafçı olduğu, topukluların topukladığı CHP olmak üzere son seçimde 4 vekillik karşılığında AK Parti ile ittifak kuran HÜDAPAR’ı kıskandıran bir suskunluk içine girmiş olan, helvacıların hewalleri pasivize ettiği DEM’in iyiden iyiye susup, sanki yokmuş gibi ortalıkta görünmediği, hak, hukuk diyerek 70’li yılarda Ardahan’da yürüyüş yapan gençlere sahip çıktığında, ‘Rusya bilgi veriyor..’ diye suçlanan babamın Diyarbakır zindanlarına yollayan davaya benzettiğim İmamoğlulu ‘casusluk’ davalı, süper lige çıkan yeşil, kırmızı ve sarı değil beyaz olan ama birilerien br hayli gol attığı, atacağı alenen görünen Amedspor’un tartışıldığı ülke gündemini yanında dünya gündemine bakacaktım.

Ve sarı bölgeyi 2 gün içinde siyah sakallılara bırakan anlayışın şimdi de Kürtçeyi “Ulusal dil” olarak tanımlayan, Lazikesine Türkmen valinin atandığı Şam yönetiminin Arapça tabela ısrarına boyun eğmesi, İran’ın elinde ki Uranyumu isteyen Amerika’nın Golan tepelerini aşıp, Şam’a kadar gelirken yerle bir ettiği cola dökerek kurtaramadığımız Gazze’den sonra Lübnan’ın- yarısını işgal eden İsrail’in yaptıklarını gölgelemesi gibi ülke de ve dünya da yaşananları yorumlama hazırlanırken bana sürtünüp, birilerine yaranma hesabı yapanlarına tayfasına Saffet’in emekli kalaycı avukatlarının da katıldığını görüyor ve yerele dönüyordum.

Çünkü, ‘Saffet’in emekli kalayıcı avukatları’ dediklerimden birinin yani Kobuğ yemişlerin çok olduğu memlekette paçaya yapışıp, bir adım ileri atanları kendilerinden aşağı çukura çekmek isteyenlerin kervanına takılan, türkücünün trolleriyle yarıştıklarını görüyor,  takip etmekte zorlandığım onca sanal sayfada yaptığım haber paylaşımlarımın altına hazır, ve kendisinin değil, sanki Saffet’in kendisince hazırlanmış gibi görünen ‘al/yapıştır’lı yazılardan bir yenisinin eklediğini okuyordum..

Ve bunu yazanın benim paçama yapışıp, bana sürtünerek ünlü olmak değil, başta türkücüye olmak üzere eleştirdiklerimi gönüllü trollüğünü, avukatlığını yaparak, ya çel çocuğuna işe koymak yada bankamatik kartı almak ve yada onlara yaranmak isteyenler kervanına takılanlar misali Saffet’e yaranmaya çalışan, Sarzepli bir emekli bir kalaycı idi.

Şu adı, sanı unutulan merkezi nerde olduğu bilinmeyen, en son kayığa bindirildiğin gördüğüm ARDAFED’in Başkanlığını yaptığım süre içinde iki dönem boyunca bana da başkan yardımcısı olan Yener Bayrakçı’nın başkanlık yaptığı dönem de üyesi olmadığı İstanbul’da ki kendi köy derneğinin Sulakyurt yani Sarzep köyünün hemen karşısında ki çayırlık alanda oluşturmaya çalıştığı ormanlığın iki fidanına sahip çıkılamayan, köylüsü AK Parti’nin ilk Ardahan milletvekili olan Kenan Altun’un hem de AK Parti’nin en güçlü döneminde milletvekili olmasına rağmen alt yapısız köyünün girişi gibi sonunun da çamur içinde olduğunu da bi haber olduğunu da hatırlıyordum.

Ve bu Saffet’in kalaycı emekli avukatının, bir zamanlar sineması bile olan, Malakanların yaşayıp, insanlığın yanı sıra şehir planının bir köyde bile uygulanabileceğinin en güzel örneğini yaşattığı, İSTOÇ gibi İstanbul’un ekonomisinin döndüğü merkeze yılarca başkanlık eden Nahit Kemalbey ailesinin kızının HDP eş Başkanlığına kadar yükseltildiği, ‘can veren’ dediğim ve ”Ardahan’a mahalle olarak bağlanmalı’ dediğim, Sahara tünelini bekleyen Şavşat yolu üzerinde ki Sarzep köylü, yaş 70’miş iş bitmiş denen soy adının hakkını veren kalaycı biri olduğunu öğreniyordum.

Ve soyadını taşıyanların hepsinin sağcı olduğu kendisi solcu geçinip, merdiven altı matbaalarda bastırdığı kitaplarını satmak için köprü altlarına kadar düşen söze yazar köylüsünü kıskandığından olacak ki; İstanbul Maltepe sahilinde benim, ilkini yaptığım ve benden sonra son olan 3 günde 2.5 milyon inanın aktığı ‘Ardahan’ı Tanıtım Günleri’nde kuruduğum ‘Kültür Sokağında’ birlik sayemde Ardahan’ı köyünü hatırlayan ve giden köylüsü ile  yarıştığını düşündüğümden kendinse hem yazar, hem de araştırmacı diyen ama benim, ‘Saffet’in Emekli Avukatlarından biri’ dediğim Muharrem Kalaycı’nın aşağıda ki bana yönelik yazdığı son yazısını okuyordum.

Ve ülke, dünya gündemini bir kenara bırakıp, yerele dönerek siz okurunda her sorusunun altına cevabını verdiğim o yazıyı okumanızı ve ‘kim haklı, kim Saffet’in kalaycı avukatı, kim bu memleketin sahtekarı, sevdalısı olduğunu ve en önemlisi, 1992 yılında 174 bin nüfus ile 3 belde ile 240 köy ile vilayet olup, bu memleketin 15 yılını boşa harcayan Saffet başta olmak üzere seçtiği siyasilerinden beklediğini alamadığından her yıl bin ila bin 500 kişinin göç etmek zorunda kaldığı ve bugün nüfusu neden 90 bine kadar düştüğünü sormanızı düşünmenizi istediğim ‘bu memleketimin 15 yılını çalanların ben mi, feto ile fotoğrafı bulunan Saffetler mi, türkücüler mi yoksa bunları yazan, bunların kalayıcıları, yağcıları ile mücadele eden gazeteci olan ben miyim?’ diye not vermenizi isterim..

İşte, ‘

BU BİR SKANDALDIR!

50 YILDIR ULGAR’I AÇTIRAMAYAN

ARDAHAN’IN ESKİ VEKİLLERİ

‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüneli Artık Açılsın’

İmza Kampanyasına Katılmışlar!

1992 yılından yeniden vilayet olduktan sonra 15 yıl boyunca milletvekilliği yapan Saffet Kaya, Ensar Öğüt ve Orhan Atalay’ın vekillik yaptıkları süre içinde çözeceklerini ileri sürüp, açacaklarını belirttikleri Posof Ulgar Tünelin artık açılması için açılan imza kampanyasına imza attıkları öğrenildi.

Şu an Ardahan Belediye Başkanlığını da yapan ancak bir dönem onun da milletvekilliği yaptığı türkücü başkanın yanı sıra Posof Belediye Başkanının da imza attığı kampanyayı Ankara ‘da bulunan ve halen bir federasyonu olmayan Posof İlçesinin Ankara Posof Yeni Mahalle Derneğinin kahvaltılı toplantısına katılan ve Ulgar tüneli başta olmak üzere bir çok sorunun çözülmediği Ardahan’da 15 yıl boyunca milletvekilliği yapan Saffet Kaya, Ensar Öğüt ve Orhan Atalay, Faruk Demir’in sanki kendileri hiç milletvekili olmamış, sade vatandaş yada bir stk başkanlarıymış gibi ‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüeni Artık Açılsın’ başlıklı imza kampanyasına imza atmaları gülünç bir skandal olarak hafızalara kazındı.

SELFİYE ÇEKEREK ‘ULGAR AÇILSIN’ DEDİ!

Ardahan’ın kayıp yılları olarak değerlendirilen yıllar da bugün hala aynı yerde olan sorunlarını çözeceklerini iddia edip,  15 yıl boyunca Ardahan Milletvekilliği yapan vekiller arasında bulunan ve Ankara’da ki bürosunda emeklileri kabul ederek, poz veren Ardahan’ın Şavşat kökeli eski milletvekili Saffet Kaya’nın selfiye çektiği görülen Posofluların toplantısında, ‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüeni Artık Açılsın’ başlıklı imza kampanyasına imza attıkları öğrenildi’ başlıklı yukarıda ki bu manşet ve haberimize yapılan o yorumlarından biri ve her sorusuna tek tek cevap verdiğim o yazı..

FAKİR YILMAZ’A CEVABIMDIR!

“Emekli ve Eskiler Derneği Başkanı Saffet” diyerek küçümsemeye çalıştığın insanı hedef alırken aslında Ardahan halkının hafızasını küçümsediğinin farkında mısın Fakir Yılmaz?

Cevap: Tam tersi, Ardahan halkının hafızasını küçümsemek değil, iyi çalıştığının cevabıdır o haber ve manşetim..

Sen bugün kalemini kinle, alayla ve hakaret diliyle kullanıyorsun…
Ama unuttuğun bir şey var:
Bu memlekette insanlar lafı değil, hizmeti hatırlar!

Cevap: Kin taşımadığımı en iyi saffet bilir.. Hakaret etme gibi bir alışkanlığım olmadığı gibi hak edene de gerekli cevabı verecek kadar hareketli yüreğim olduğunu yine Saffet bilir..

Saffet Kaya’yı eleştirebilirsin…
Bu herkesin demokratik hakkıdır.
Ama “şov”, “goy goy”, “emekliler derneği başkanı” diyerek küçümsemeye çalıştığın adam; yıllarca Ardahan’ın köy köy suyuna, yoluna, köprüsüne, öğrencisine, hastasına koşmuş bir isimdir.

Cevap: Koştu da ne oldu? Yıl 2026 hal suyu olmayan, olanın da Sarzep gibi alt yapısız olduğu gibi çamur deryası içinde olan köylere mi koştu? Köprü derken hangi köprü? Rusların yaptığı 2 demir köprü olan ve ‘yıkıldı, yıkılacak’ denen Kurtkala köyüne ve Çıldır’ın sınır ve dağ köyleri denen köylere giden önüne HES barajı gemi vurulan Kura Nehrinin üzerinde ki köprü mü?

Bugün Ulgar Tüneli için imza atmasını “skandal” diye manşet yapmak ise gazetecilik değil, art niyetli algı operasyonudur!

Cevap: ‘Oy verin bu kez Ulgar’ı kesin açacağım’ deyip, ‘Ardahan’ın kayıp yılları..’ denen yıllarda vekil olan Saffet, bir avukat, diğer ilahiyatçı olan 2 Atalay, Türkücü Faruk, köylün Kenan, Çıldır Ensar gibi 15 yıl boyunca ben mi milletvekilliği yaptım yoksa onlarımı ‘hizmet getireceğiz’ deyip yıllarca vekil oldukları halde sözlerini yerine getirmediklerinden onlar mı halka algı mı yaptılar?

Soruyorum sana Fakir Yılmaz:

Ulgar Tüneli yalnızca bir milletvekilinin mi görevidir?
Bugüne kadar gelen hükümetler, bakanlıklar, bürokratlar nerede?

Cevap: Evet 15 yılını boşa geçiren sadece Saffet olmadığını zaten haber bende yazmışım ya sayın emekli savunma avukatı?
Sen yıllardır gazeteciyim diyorsun…
Peki kaç kez çözüm odaklı dosya hazırladın?
Kaç kez Ankara’nın kapısını aşındırdın?

Cevap: Aşındırdım ve vilayet olması için defalarca Saffet’in ve sülalesinin içinde olmadığı heyetlerle gittiğim Ankara’da, Ardahan barosunun kurulmasının ilk taşını koyanın benim olduğunu, TBB’nin eski başkanı sayın Feyzioğlu’na sor..
Kaç kez Ardahan’ın göçünü durduracak proje ortaya koydun?

Cevap: 36 Yıl ve bu yazım gibi her yazdığım yazı, yorum, haberimin hepsi çözüm odaklı olduğunu anlaman için yazdıklarımı ön yargısız okumanı tavsiye ederim..

Kolaydır klavye başında insanları itibarsızlaştırmak…
Zor olan ise bir köyün susuzluğunu gidermektir!

Cevap: Başta Hasan Özdemir olmak üzere onca vali ile birlikte benimle rahmetli meslektaşım Ümit Kılıç ile birlikte verdiğimiz mücadele ile başta kendiisine ‘Milletin vekili’ diyen ama ‘Göle’nin, Hoçvan’ın kaç dağ köyüne gittin?’ diye sorsan cevap vermeyecek olan senin gibi emekli olan Yaşar Geler’in köyü de olan Çıldır’ın Eskibeyrahatun köyü ve onca köye su verilmesinde hakkımız var.. İnanmıyorsan git o köyleri benim gibi tek tek gez ve o köylülere sor..
Zor olan öğrenciyi bursla okutmak,

fakir fukaranın derdine koşmaktır!

Cevap: ARDAFED’de federasyon başkanı iken bir çok öğrenciye burs verdiğimi söylerken belgelerimle tüm kamuoyu ile anında paylaştım.. Peki maaş almadığını söyleyen ama senin maaşında kat kat çok emekli milletvekili maaşı hesabına yatırılan Avukatlığını yaptığın Saffet’in ve onca dernek, federasyonun bu yönde ki iddialarını doğrulayan bir paylaşımı var mı? Varsa iste gözüme sok..

Cevap: Klavye başında olan gazeteci olan ben değil senim gibi emeklilere, boş ve boş işlerle uğraşan insanlara denir.. Ben demiyorum TDK’ya bak, o diyor..

Sen diyorsun ki:
“15 yıl vekillik yaptılar, neden çözmediler?”

Cevap: Yalan mı? Bu soru kadar doğru ne olabilir?

Peki ben de sana soruyorum:
Bugün Ardahan’ın hangi sorununu sadece bir kişi çözüyor?
Bugün görevde olanlar bütün sorunları bitirdi mi?
Madem öyle, bugün neden hâlâ göç var?
Neden gençler işsiz?
Neden köyler boşalıyor?

Cevap: İşte, 36 yıldır bende bunu anlatıyorum, yazıyorum, yorumluyorum sen anlamasan da..

Demek ki mesele sadece bir kişiye yüklenerek çözülecek kadar basit değil!

Cevap: Ama bu ben değil, Saffet diyordu, ‘ben çözerim, ben yaparım’ diye diye 15 yılı boşa geçiren oydu..

Ama sen ne yapıyorsun?
Ardahan’ın meselelerini çözmek yerine insanları birbirine düşürüyorsun.
Sürekli kin, sürekli polemik, sürekli kavga…

Kim bir birine düştü, hele 2 kişi göster, ‘Fakir Yılmaz yazdı ondan oldu’ diyecek 2.5 kişi göster bu mesleği bırakacağım, senin gibi emekli olacağım söz..

Bir de utanmadan:
“Saffet gelsin açık meydanda tartışırım” diyorsun.

Cevap: Evet.. Tekrarlıyorum, gelsin hem de benim, ‘Gazeteciler Gündem’ adlı programıma konuğum olsun yada onu belirlediği bir kanala, bir alanda ben sorayım o desin canlı yayında beni yalanlasın..

Önce üslubunu düzelt!
Gazetecilik hakaret etmek değildir.
Gazetecilik; belgeyle, vicdanla, adaletle yazmaktır.

Sen yıllardır aynı dili kullanıyorsun:
Hakaret…
İtham…
Küçümseme…
İnsanları hedef gösterme…

Ama unutma:
Ardahan halkı kimin memleket için taş üstüne taş koyduğunu da bilir,
kimlerin sadece masa başında kalem salladığını da bilir!

Cevap: Memleketin ilk yüksek binasını yapan, ilk kanopoli petrollünü yapan, il ku ve taş ocağını kuran, kısacası kazandığı memlektin taşını üzerine koyan ve evi Ardahan’da olan , babasının mezarı dahil aile ferlerinin rahmete kavuşanlarının Esenyurt’ta, Şavşat’ta, Ankara’da değil, memlektin mezarlığında olanlardanım..

Saffet Kaya bugün hâlâ halkın içinde gezebiliyorsa,
insanlar kapısını çalıyorsa,
telefonu susmuyorsa,
bunun sebebi senin küçümseyerek yazdığın gibi “şov” değil;
insanların gönlünde bıraktığı izdir!

Cevap: Evet.. Geziyor.. Hatta omuzlarda bile taşınıyor.. Çünkü parası kendisinden kurbanlıkları kesenler senden aşağı değiller..

Sen “emekli” diyerek küçümsemeye çalışıyorsun…
Ama bazı insanlar emekli olsa da hizmetleri emekli olmaz!

Cevap: Ya saçmalama bende emekliyim.. Senin gibi 48 Tl. almasam da şeref duyduğum gazetecilikte emekliyim.. Ama pijamasını giyip, ekran önünde goy goy yapan senin soy adın gibi kimseyi parlatmak adına kalaylamıyor, memleketin derdi ile gecemi gündüzüme katarak çalışıyorum..

Ve şunu iyi bil:
Ulgar Tüneli için imza atmak ayıp değil,
ayıp olan; yıllardır çözülmeyen meseleleri insanların birlik olması yerine kavga malzemesi yapmaktır!

Ardahan’ın bugün ihtiyacı;
kısır polemik değil,
birliktir…
Hizmettir…
Ortak mücadeledir…

Cevap: Birlik diyorsun ya Sen kendi köyün derneğine üye misin?

Kalemini kin için değil,
memleket için kullan Fakir Yılmaz!

Araştırmacı / Yazar
Muharrem Kalaycı

Cevap: Kalemini kinle değil, kılıç gibi kuyruk kesip, acıtan Fakir Yılmaz derki;

Yazarlık merdiven altı matbaalarda 500 adet kitap diye bastırakları ile yazarlığın moda olduğu ayağa düştüğü bu ülkede ben yazar değilim.. Gazeteciyim..

Araştırmacı deyip, verilen onca söze rağmen 15 yılları boyunca bir türlü gelmeyen sağlık, eğitim, ekonomik yatırmalar dolaysıyla boşalan kaç köyü olduğunu bilmeyenler araştırmacı olamaza.. Olsa olsa o unutulan Şavşatlı poşalar gibi karamış tencereleri kalaylar, belki dolar diye boşuna beleyenler olurlar..

Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Bu metin, Gazeteci Fakir Yılmaz ile araştırmacı yazar Muharrem Kalaycı arasında geçen sert bir yerel siyaset tartışmasını ve karşılıklı suçlamaları içermektedir. Tartışmanın odağında, eski milletvekili Saffet Kaya’nın geçmişteki faaliyetleri ve bitirilemeyen Ulgar Tüneli projesi için düzenlenen imza kampanyasına katılması yer almaktadır. Kalaycı, eski vekilin halk nezdindeki itibarını ve yaptığı yardımları savunurken; Yılmaz, bölgedeki göç sorununu ve yatırımların yetersizliğini öne çıkararak siyasetçileri halkı oyalamakla itham etmektedir. Taraflar, gazetecilik etiği, memleket sevgisi ve hizmet anlayışı gibi değerler üzerinden birbirlerinin iddialarını çürütmeye çalışmaktadır. Sonuç olarak kaynaklar, Ardahan‘ın kronikleşmiş sorunlarını ve yerel figürler arasındaki derin fikir ayrılıklarını yansıtan polemik dolu bir tablo sunmaktadır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER