Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

PEMPE GÖZLÜKLERLE ‘OROSPU KIRMIZI’ KİTABINI YAZMAK…

Ardahan’ın Dağ oteli işletilemeyen, Polis evi yapılmayan, burnunun dibinden geçen KTB demiryolunun üzerinde Antrepo, istasyon yapılmadığı için Ekspirisin gelemediği, Ulgar Tünelinin açılmadığı, Lise düzeyine düşen Üniversitesinin hayvan hastanesini, açmaktansa ihalede olamayan bodrumun yapıldığı kampüsüne Ardahan doğasında yetişmeyen nohut ektiği, olağanüstü bozuk kent içi yolları gibi bozuk olan köy ve yayla yolarının tamir edilmediği, nahiye, belde değil İlçe olmak isteyen ama ’60 bin kişi topladık..’ deyip, 6 imza toplanamayan Hoçvan’a su vermesi gereken Kısır dağının boşa akan suyu olmak üzere onca sorunu,20 yıldır Ankara’ya bir heyetin gitmediği Ardahan muhteşemce tartışılmaya devam ediyor..
Müzesi olmayan tarihi, kültürel alanların tabelasız ve yolsuz olduğu, 50 yıldır açılmayan Ardahan-Ardanuç yolunun geçtiği Bülbülan yaylasının üzerinden Beşikkaya HES Barajı ile Kura Nehrinin suyunu çalınıp, Karadeniz’e akıtılacağı, yıllardır istenen bir göletin yapılmadığı ama dağına GES enerji santrali yapılacağı Alagöz köyü gibi onca köylerin onca sorunu varken, markalaşıp, paketlenemediğinden vita tenekelerinde, domates salçası kavanozlarında satılan, Bal’a yapışıp kalan futbol takımının yanında yapılanamayan Amatör Liginin derdi unutulmuşken tayt sorunu birinci gündemi olmaya devam ediyor.
Başta ‘Gelene ağam, gidene paşam’ demeyi kendilerine kişilik edinenler olmak üzere Ardahan’la alakası olmayan, Ardahan’ı görmeyen, sanalda vatan-millet-sakarya edebiyatı yapmaktan öteye geçmeyenlerin bugüne kadar gelmiş geçmiş onca valinin, kaymakamın ya da bir siyasinin ‘Ardahan’da neden bir çeşmesi yok? demeyip, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün mezarlık dibini andıran giriş kapısına ve Vali ve vekillerinin içinde kaldığı Ardahan Devlet Hastanesi gibi asansörüne çözüm bulamayıp, fetocuların davasını kazandığı binanın başka bir yerinden duvarı delerek kapı açan ve karısını yılın öğretmeni seçip, 25 Bin TL. nakit ile ödüllendiren İl Milli Eğitim Müdürünün, 6 bin hayvanın telef olup 30 milyonun çukurlara gömen İl Tarım Müdürü gibi asaletini alıp, giderken ‘Muhteşemsin’ denip tanıtıldığı söylenen Ardahan İl Kültür Müdürlüğüne 36 yıldır asaleten bir müdürün atanmadığını görmeyip, dün olduğu gibi bugün de 657’ye tabi memurlara yaranma, yalakalık yarışına girdikleri şu günlerde Özgür Özelci vekillerin de tayt kervanına katıldıkları görüldü.


GECE KARANLIĞINDA KALAN MİLLET BAHÇESİNİ GÖRMEYEN TAYTÇI MİLLET..
‘Turizme kazandıracağız’ denen ve şow şeklinde 4 İl Müdürüne imza attırılan Çıldır Gölünün 4 yasakla etrafına bir çivi çakılamadığını, içinde yüzmenin bile valilik iznine bağlı olduğunu, Aktaş gölünün balıklarını Çıldırlılar tutulmazken, Gürcülerin yediğini göremeyenlerin, Posof gibi meyvesi ve sebzesini ağaç dalında kuruduğu Kurtkala’nın kalası gibi şeytan kalasının yolunun neden yapılmadığını sormayı akıl etmeyenlerin, sanalda başlattıkları, ‘Doğu Expresi Ardahan’a Gelsin’ gibi ‘Taytçı gitmesin’ diyerek kampanyalar açarlarken, bu kentin bir demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısının olmasına karşın neden ithalatın, ihracatın sıfır denecek halde olduğunu niye bir gümrük müdürünün olmadığı, niye bir konsolosluğun açılmadığını ve bir türlü bitmeyen şehirler arası yollardan sorumlu olanın 36 yıldır aynı şefin olduğunu ve bu şefin Ardahan’da doğan iki oğlunun birini Göle diğerini ise devam eden göç dolayısıyla kapatılıp, mahalle olan Hanak ortakent (Büyük Nakala) ve Çıldır Aşıkşenlk (Suğa) Beldeleri gibi her an kapatılacak denen Göle Köprülü (Goreveng) Beldesi Belediyesinde işe koydurduğunu niye sormazlar?
Ekonominin bel kemiği olan hayvancılığın hala neden Atadan/Deden kalma yöntemlerle, çürük gontların üzerindeki sal ve kara topraklı ahırlarda yapıldığını ve sağlık, eğitim, sosyal, ekonomik olarak yıllardır beklenen yatırımların olmadığından yılda bin ila Bin 500 kişinin göç ettiğini, bir çok daire amiri gibi vekilin vekili ile idare edilen Valilik Özel Kalem Müdürünün 15 yıl boyunca kağıt üzerinde 15 yıl Ardahan’da görünüp, maaşını Ardahan bütçesinde alıp, Ankara’da emekli olduğunu, ‘görmedim duymadım, bilmiyorum’ diyerek 3 maymunculğu oynayıp, gelen çantacıları omuzladıkları gidenlere niye bu kadar ağladıklarını da çözmüş değilim..
Yağan karla şehirler arası yolları bile kapatılan, yağmur, dolu ardından bir karakoluna bile lağım bastığı kentin içinde bulunan kalesinde bir kıl çadırın yapılmadığı, tarihi Rus köprüsünün çürüdüğü, hala teslim alınmayan Millet Bahçesinin olduğu gibi mahalle sokaklarının geceleri karanlıkta kaldığı Ardahan’da parasızlıktan 2 yıldır yapılmayan Ardahan Bal Festivali başta olmak üzere Göle, Damal, Hanak, Çıldır, Posof’ta aynı gün ve saatlerde yapılan şenlik, festivallerin yanında Hoçvan, Bübülan ve köy şenlikleri varken köy yollarına, alt yapısına harcanması gereken 250 bin TL.’yi babalarının paralarıymış gibi dışarıdan getirdikleri TİK/TOK’çu ekibe verip, değil araba, bisikletin bile zorlandığı bozuk yollarıyla ünlü Ardahan’da taytlı bisiklet festivali yapılmasının ne kadar mantıklı olduğunu sormayanların gelen yeni valiye saygısızlığa varan yalakalıkları, yağcılıkları ALP dağlarını aşarken, tayt tayfasına Özgür Özel’ci milletvekillerinin de katılması gülünç bir durum olarak karşılandı.

KARS MİLLETVEKİLİ OLMASAYDI ARDAHAN ADI BU KADAR KONUŞULURMUYDU VE TANINIRMIYDI?
Valilik, Adliye’nin yanı sıra kereste rüşvetiyle, idarecilerinin özel idare ile iş yapan mücahitlerden ev, daire aldıkları ile konuşulan İl Özel İdare binasının depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle acil boşaltılması gerektiğini unutup, bisikletle tur atanların ayda 10 milyon para harcandığı söylenen ancak içindeki hayvan sayısının her geçen günü ilginç (!) bir şekilde azaldığı, TIR parklarında gelen onca paralara karşın bu paraların nereye gittiği sorulmayan, yeniletme, genişletme, seyrekleştirme adı altında hunharca kesilen ormanları ile değil, kırmızı tayt ile gündeme gelmesi ve tanınmasına, konuşulmasına büyük etkisi olan Kars Milletvekiline teşekkür edeceklerine, o küçük faşo beyincikleri ile eleştirmeleri ne kadar mantıklı?
ÖZGÜR ÖZELCİLER DE TAYT KERVANINA KATILDILAR!
Kılıçdaroğlu’ya taraf tutunan CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp’ı eleştirme adına sözde Ardahan ve taytçı valiye taraf çıkışları ile kendilerine güldüren CHP’li vekillerinin yanında Kürt olan ve Kürt sorununu sıkça dile getiren Kars Milletvekilini taytı kendilerine maske yaparak aslında kafatasçı faşist düşüncelerini ortaya koyanların büyük bölümünün Ardahan adını gölgeleyen KAI, KASİAD, KAIFED gibi saçma stk’ların içinde olup başı çekmeleri de diğer ayrı gülünç durum olurken, Kars Milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıdığı taytının o istenen en büyük reklamı yaptığını da anlamadıkları da görülmekte.
PEMBE GÖZLÜKLERLE UMAY UMAY’IN KULLANILMIŞ TAYTLI KIRMIZI ORUSPU KİTABINI YAZMAK..
Evet, 36 yıldır belediye arsaları satılan, belediye oteli yapılacak yeri ayrılan, projesi hazırlanan ancak son anda yapılan rantsal imar değişiklikleri ile konuta çevrilen araziden alınacak denen payların ortada olmadığı türkücülerin başında olduğu belediye payının ne olduğunu sormayan, Kura nehrinin yatağına da binalar diktirenlerin konuşulmadığı, Yıldız Dağının altında ki çöp merkezinin Halilefendinin ovasına dağıldığı ve ŞAP başta olmak üzere onca hayvan hastalıklarının yeniden kapıda olduğu, olmasına karşın yıllardır bir yatırımcının gelip, çivi çakmadığı, Ardahan Organize Sanayi, OSB gibi alt yapıdan yoksun ve verilen ruhsat, iş yeri ruhsatı dolaysıyla adeta Çin mahallesinde dönen Küçük Sanayi Sitesine hiç bisikletle gittiniz mi bilmem ama yeni valinin geldiği Ardahan’ı anlatmaya devam edersek, başta cumartesi yazılarım be ‘Özel Hayat Anlatılır mı? adlı yazılarımda sık sık dile getirdiğim ve gelmiş, geçmiş, kullanılmış kırmızıların özelliklerini anlatmaya çalıştığım Umay Umay’ın OrOspu Kırmızı kitabından daha kalın kitap olacağını ve adının da, Umay Umay’ın, ‘Orospu Kırmızı’ kitabı değil, ‘Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Kullanılmış Kırmızı Orospu Kitabı’ olacağını ama gazeteler gibi kitaplarında okunmadığı bir ülke ve kentte bu konuyu daha çok uzatmaya gerek var mı?’ diye sorarım..
Not: Bu yazı kente gelen 16. valimize Ardahan’ın ilk raporu olarakta okunabilir..

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU.. Bu metin, Ardahan’ın kronikleşmiş altyapı, ekonomi ve bürokrasi sorunlarını sert bir dille eleştiren yerel bir köşe yazısını içermektedir. Yazar Fakir Yılmaz, kentin temel ihtiyaçları ve tamamlanmamış projeleri dururken yetkililerin sembolik ve yüzeysel gündemlerle vakit kaybetmesini eleştirmektedir. Yazıda, hayvancılıktan turizme kadar pek çok alanda yaşanan gerileme ile liyakatsiz atamalar ve yerel yönetim hataları arasındaki bağa dikkat çekilmektedir. Özellikle sosyal medya odaklı etkinliklerin ve “tayt” tartışması gibi yapay krizlerin, şehrin gerçek mağduriyetlerini gölgelediği savunulmaktadır. Gazeteci, bölgenin kalkınması için gereken stratejik yatırımların ihmal edilmesini ve idari vurdumduymazlığı yeni atanan valiye bir rapor niteliğinde sunmaktadır. Sonuç olarak kaynak, Ardahan’ın ihmal edilmiş potansiyelini ve yönetimsel eksikliklerini toplumsal bir perspektifle gözler önüne sermektedir.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER