Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

ARDAHAN’DA BARO VAR MI?

Başlığımıza bakıp, hemen yok demeyin..

Çünkü,  sanallarda ‘iş olsun Ardahan görsün’ diye, ‘Doğu Expresi, tren gelsin..’ derken Ardahan’da tren olduğunu ve üzerinde  her günü trenlerin gelip, geçtiğini geçtiğini bilmeyenler gibi sizde hemen başlığa kanıp, ‘Ardahan’da Baro yok’ demeyin..

Densizde haklınız..

Çünkü var olan kendisi hissetmekle varlığını ortaya koyarda ondan..

Ama Ardahan Barosu gibi Ardahan’da, Ziraat Odaları, Arıcılar Birliği, Kent Konseyi, Damızlık İnek, Koyun, Keçi Birlikleri, Veterinerle Odası hatta başkanı muhtar olmazsa da Muhtarlar Derneği, Iğdır gibi havaalanı olmazsa da başkanı aynı zamanda Mutlak Butlanlı CHP Ardahan İl Başkanı edilen Türk Hava Kurumu, uyuşturucunun alıp başını gittiği söylenen bir kentte Yeşilay’ın yanında Kızılay, Sendika temsilcikleri bile var..

Evet.. Uluslar arası, demir ipek yolu denen tren yolu gibi Ardahan’da Ardahan Barosu da var..

Peki, var dediğimiz ‘Ardahan Barosu’nun başkanı kim? diye sorsam bileniniz olur mu?

Vallahi kurulması için büyük mücadele vermiş, ilk taşı koymuş, ateşi yakmış biri olarak, 36 yıldır gazetecilik yapan ben baro ile ilgili her haber yaptığımda çokta gündem olmayan bir isim olan başkanının adını Google amcaya soruyorum..

Çünkü, Ardahan Barosu gibi başkanı da var ama başkanın adı var-yok arasında bir isim..

Yani ‘Adalet aranıyor, Adalet yok’ denen ülkenin kuzey, sınır kenti olan ama bir konsolosluk, bir gümrük müdürünün olmadığı Serhat Ardahan’da bu başkan ne ete, ne süte karışır, hiç bir açıklaması olmaz, yaşananlar karşısında bir duyarlılığını ortaya koymadığından, adını googel amcaya sorduğum bana ve onca gazeteci meslektaşıma haber bile olmaz..

Ve seçimden seçime ortaya çıkar, üniversite sitesi gibi bir hayli ağır açılan internet sitesi gibi baronun facebook, twitter gibi sanal sayfalarının bile doğru dürüst güncellemediği, 9. ayda olmamıza karşın 5 Nisan Avukatlar günü ekinliği haberi hala ilk haber olarak bayatladığı, diğer haberlerinin geçen yılın haberleri olduğu, sanal sayfası facebookta ise daha yeni yani seçim yaklaştığı için olacak ki bir iki ziyaret fotosu paylaşır, seçim bittikten sonra siz sağ o selamet diyerek adeta ortada gözükmez..

Ve önümüzde ki hafta kongreye gideceğini duyduğumuz ve Ardahan’da  ‘Değişim’ rüzgârlarının sonbahar fırtınaları gibi estiği bir zaman da bu adını çokta duymadığınız başkan ‘3. kez yine ben başkan olayım’ diye çoğu genç, atılgan 50’nin üzerinde olan Avukat ve şu bizim Çorumlu valilik özel kalem müdürcüğü gibi kendisi başka yerde, ruhsatı Ardahan’da olan ve seçimden seçme oy kullanmak için gelip, giden Avukatların yanı sıra kamu Avukatları olanların oy kullanacağı Ardahan Borusu seçiminde genç avukatlarımızdan Sinan Gelturan Yılmaz ile yarışacakmış..

Bana soracak olsaydılar, ‘Bir kadın avukat Ardahan Barosu Kadın Başkanı olsun’ derdim.. Ki bu yönde bir önceki seçimde canı gönülden desteklediğimiz kadın avukat, Av. Baran Çoban hanımın kendi hatası yüzünden bu adını hatırlayamadığımız başkan karşısında kayıp etmesine de çok üzülmüş biriyim.. Hatta abla dediğimiz, 1 lira için 3 yıldır festivali yapılamayan Ardahan Balını hatırlatan BAL’dan Amatöre düşen Serhat Ardahanspor’a başkan olarak kal dediğimiz Av. Müzeyyen hanıma da bu yönde kaç kez öneride bulunsam da nedense aday olmadı..

Gerçi, benim gibi borç harç içinde, akraba, miras, özel tüzel durumlar dolaysıyla işlerinin resmi yükünü zorunlu olarak kadınlara bırakan biz Ardahanlı erkeler Ardahan Ticaret Odasında, Esnaf Odasında değil, bir kadın başkan, yönetimlerinde bile bir kadın olmayan stk ve siyaset sahnesinde ‘neden bir kadın yok?’ bile sormayız ya neyse..

Mehter çaldırarak oy alacağını sanan MHP İl Başkanı Sevim hanım, artık bırak dediklerimizden olan AK Parti Damal İlçe Başkanı Nevriye hanım ve güler yüzüyle Ardahanlının ablası olan ARAS Edaş’ta ki Meryem hanım ve oncası tesellimiz olsun diyerek, burayı, bu konuyu Ardahanlı kadın avukatlara bırakıp, konumuza, ‘2 kez yetmedi, 3. kez seçin beni..’ diyen Ardahan Barosunun mevcut başkanına dönelim..

Sayın Ardahan Barosu Başkanı..

Benden sonra, baro gibi yapılmayan etkinlikler dolaysıyla lobiciliği nenelerinin lobiyesi sananlarca adı unutturulan, merkezi ve İstanbul’un kalbi denen Şişli’den sökülüp, tabelası bile duvarda adı bırakılıp, bir mahalleye, tekstilciler hanına taşınan 75, 75 nolu telefonu bile icralık olan ben, ARDAFED’ın eski Başkanı iken şu an Büyükelçi olan eski TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’na ‘Ardahan Barosu için gidiyorum, sizde gelin’ derken siz neredeydiniz?

Ve Fevzioğlu ile yaptığım iki görüşme ardından Ardahan’da kurulması gündeme gelen ve kurulan, kurulurken de Feyzioğlu’nun, ‘Fakir Yılmaz nerede?’ diye sorduğu, ben ise ‘Ben bana düşeni yaptım, gerisi malin sahibi Ardahanlı Avukatlarda’ deyip, şova gerek yok diyerek açılışına bile gitmediğim ve kurucu Başkan Av. Osman Nuri Yıldız ve o dönem ki ekibinin bin bir zorlukla kuruluş çalışmasını yaparken niye bugünkü gibi yani 2 dönemdir başkan olduğun gibi ortada yoktun?

Tamam bunakları da geçelim..

Peki, ülkede olduğu gibi dünyada yaşanan onca adaletsizlik ve konu için senin dönemin deki Ardahan Barosu olarak değil yerelde, ulusalda manşet olmuş kaç açıklamamız oldu?
Kuruluş yıl dönümleri hariç bir iki hazır kalıp paylaşımın dışında kitap olacak çalışmalarınız veya bir Avukat olarak  hukukla, adaletle, insan hakları ile ilgili bir makaleniz, röportajınız var mı, varda bizim gözümüz mü kör de görmedik, duymadık, yazmadık mı?

Onları geçelim diyecek olursan..

Senin de benimde memleketim olan Ardahan’da yaşanan onca adaletsizliğe karşın bir çıkışınız, bir açıklamanız oldu mu?

Yoksa siz de mi bir demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olan ama ithalatta, ihracatta sıfır çeken Ardahan’a tren gelsin derken tren yolunun Ardahan’da geçtiğinden, üzerinde bir durak, bir Antrepo olmadığından gelip geçen trenlerin durmadığından bi haber misiniz?

Yok canım her gün gelip, gittiğin ilçen içme su sorunu yaşayan, ormanları her yıl doğranan Ardahan gibi göç veren Göle yolu başta olmak üzere ülkenin her yerinde biten bölünmüş yollar bitti, tüneler açıldı, Ardahan’da niye bitmiyor, tünelle açılmıyor dediniz de biz mi yazmadık?

‘Hadi oradan o işler benim işim mi cahil gazeteci?’ dediğini duyar gibiyim..

Özür..

O zaman senin mesleğine ve başkanlığını yaptığın Baronun ne anlama geldiği konusuna bakalım mı?

Depreme dayanıklı olmayan Ardahan Adliyesi ile ilgili bugüne dek hangi girişimde bulundun, kaç Adalet Bakanını, Başsavcıyı, Ağır Ceza Reisini ziyaret edip, içinde şu kaderine terk edilen eski cezaevi binasının da içine olduğu ve Trabzon, Samsun’a gönderilen çocuklara ‘Çocuk mahkûmlara cezaevisi olsun’ önerdiğin 2 sayfa da olsa Ardahan dosyası sundun mu?

Varsa seçime az kaldı o seçimden seçime paylaşımları yaptığın sanal sayfadan fotoğraflarınla birlikte paylaşta hepimiz görelim, utanıp, 2 kez az, 3. kez için oy verelim..

‘Ardahan Barosunu binasını ben yaptırıyorum’ diyemesin, çünkü senin kadar Av. Osman Nuri Yılmaz’ın, tüm avukatların, ikiye bölünmek istenen ve parayı veren TBB’nin ve şu bir tülü bitmeyen, müze, güzel sanatlar fakültesi, valilik olacak denen tarihi binaları lağım suları altında kalan, geceleri ışıkları yanmayan Millet Bahçesini halka ve merkeze kapatan ‘Askeri gazinon yerine yapılsın’ diyen benim de payım var.. Ama yeni bir kışın daha geldiği şu günlerde oda şu bizim müze, kültür binası gibi, millet bahçesi gibi bir türlü  bitmedi ya neyse..

Ha bu arada yönetiminde olan bir Avukat arkadaşın daha dün siyaset sahnesinde yer almak istediyse de seninle birlikte kendisini göstermediği için kazanamadı.. Diğer yönetici arkadaşlarına da kendine de kayıp ettirme önlerini aç, ‘gelin ben değil, siz olun’ deseydin daha iyi olmazıydı? Diyebilirsen de daha zaman var..

Evet, adını google amcaya sorduğumuz Ardahan Barosu Başkanı..

Şöyle geriye dönüp, bakarsanız ya Baro başkanı yada baro yönetici olan nice Avukat milletvekilimiz, bakanımız varmışta bir gör..

Çünkü Baro Başkanı olmak demek, o süreçte başta insan hakları konusunda olmak üzere yaptıkları ile kendisini topluma kabul ettirmiş, tanıtmış ve bir üst adımı atarken başarılı olmuştur..

Neyse;

Ayağının biri hep adliyelerde olan bir Gazeteci olarak avukatların da kalın dosya pardon uzun yazılar okumayı sevmediğini bildiğimde yazıma burada son verirken, senden bir ricam olacak..

Senin gibi iki dönemdir başkan olan türkücünün bir türlü güller açtıramadığı Ardahan caddelerini yaya gezebilir misin?..

Bir bak.. Aldıkları milyonluk teşviklerle yapılan ve Ardahanlıya yer vermedikleri ileri sürülen, sahiplerini Ardahan’ı tanıtma turizm toplantılarında bile görmediğimiz bir iki apart ve dükkan dışında iş yerinin olmadığı Çevreyolu caddesi hariç Atatürk Caddesini, İnönü Caddesini, Karagöl Caddesini, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesini, Cumhuriyet Caddesini, Kars Caddesi ve kim olduğunu bilmediğim ve ne alaka dediğim Hacı Hüseyin Caddesi ile diğer caddeleri yaya olarak bir gez, bir bak kaç Ardahanlı sana, ‘Sayın Baro Başkanım, sayın avukatım, sevgili hemşerim’ diye tanıyıp, selam verecek, ‘gel çay iç’ diyecek?..

Çünkü çok dostunun olduğunu bilenlerdenim..

Olmazsa benim ilk ofset matbaayı kurduğum, ilk günlük gazetemiz olan Yeni Gözlem Gazetesini çıkardığım eski Sümerbank sokağının olduğu Göle Caddeleri de olabilir..

Evet.. soy adı gibi haftaya yapılacak olan Ardahan Barosu seçimin de yerine genç ve yeni bir yönetime bırakıp, kazasız, belasız yolcu olmasını umduğum Murat Yolcu Avukatım, bu sitemim tek sana değil, senin gibi onca okurumuzu, aydınımızın olmasına karşın halen İnşaat, Mimarlar, Elektrik, Makine Mühendisleri Odası olamayan Ardahan’ımın barosuyla, sporcusuyla, aydınıyla, eczacısıyla, siyasetçiyle gür ses çıkarmadığından, ekonomik dinamosu olan ama Hayvan Borsasının olmadığı hayvancılığın bir kez daha karantinaya yakalanan, Mırdar et satan lokantayı yazamayan gazetecilerin olduğu memleketimizin geri gide gide nüfusu 90 binle düşmesinedir bilesin..

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU

Gazeteci Fakir Yılmaz, kaleme aldığı bu eleştirel köşe yazısında Ardahan Barosu’nun toplumsal meselelere karşı sergilediği sessizliği ve mevcut yönetimin yetersizliğini sorgulamaktadır. Yazar, baronun şehirdeki adaletsizliklere, yerel sorunlara ve hak ihlallerine karşı pasif bir tutum sergilediğini belirterek kurumun varlığının halk tarafından hissedilmediğini vurgulamaktadır. Yaklaşan baro seçimleri öncesinde mevcut başkanın yeniden aday olmasını eleştiren Yılmaz, kurumun daha dinamik ve topluma dokunan bir yapıya kavuşması için değişim çağrısında bulunmaktadır. Metin boyunca sivil toplum kuruluşlarının şehir aidiyeti üzerindeki sorumluluğu hatırlatılmakta ve yerel yönetim mekanizmalarının şeffaflık ile etkinlik açısından zayıflığına dikkat çekilmektedir. Yazar, Ardahan’ın ekonomik ve sosyal anlamda geri kalmışlığını, bölgedeki aydınların ve meslek odalarının yeterince ses çıkarmamasına bağlamaktadır. Sonuç olarak bu kaynak, yerel bir kurumun işlevsizliğini ve kentin genel makus talihini sert bir dille analiz eden bir toplumsal eleştiri sunmaktadır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER